İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Yola çıkan her çocuğun rehberi olmak görevimiz

Yayınlandı

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, destekleme ve yetiştirme kurslarına devam eden öğrenciler için hazırlanan bin 140 sorudan oluşan ölçme destek paketine ilişkin, “Yola çıkan her çocuğun yolculuğunu değerli kılmak, yolunu kısaltmak, rehberi olmak, ihtiyacını karşılamak bizim görevimiz. Ücretsiz destekleme ve yetiştirme kurslarıyla yola devam eden çocuklarımızın verimliliğini artırmak da öyle.” değerlendirmesinde bulundu.

Selçuk, sosyal medya hesaplarından, Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), ücretsiz düzenlenen destekleme ve yetiştirme kurslarına giden öğrencilere kaynak desteği sağlamak için hazırlanan bin 140 soruluk ölçme destek paketine ilişkin paylaşımda bulundu.

Selçuk, şunları kaydetti:

“Başarı hikayelerinin kahramanlarından ‘okuyacak kitabım, çalışacak test kitabım olmadığı için…’ diye başlayan cümleler duyarız. Hikayenin devamında kendi çözüm yollarını bulurlar. Kimisi kütüphanelerde çalışır kimisi arkadaşının kitaplarıyla hazırlanır kimisi öğretmenlerinden destek alır ve bugüne ulaşır. Yola çıkan her çocuğun yolculuğunu değerli kılmak, yolunu kısaltmak, rehberi olmak, ihtiyacını karşılamak bizim görevimiz. Ücretsiz destekleme ve yetiştirme kurslarıyla yola devam eden çocuklarımızın verimliliğini artırmak da öyle… Kurslara destek için ünitelere yönelik 5, 6 ve 7’nci sınıf seviyelerinde bin 140 sorudan oluşan ölçme destek paketi hazırladık.”

Bakan Selçuk, ölçme destek paketine Bakanlığın internet adresindeki “bit.ly/2pShl4D” linkinden ulaşılabileceğini de bildirdi.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Akran zorbalığını azaltmak için pilot uygulamalar başladı

Yayınlandı

Yazar :

Sakarya

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Bilkent Üniversitesinin desteğiyle Prof. Dr. Şule Alan öncülüğünde gerçekleştirilen pilot uygulamalarla ortaokul öğrencileri arasındaki “akran zorbalığı”nın en aza indirgenmesi amaçlanıyor.

Floransa’daki Avrupa Üniversitesi Enstitüsünde (European University Institute) tam zamanlı, Bilkent Üniversitesinde ise yarı zamanlı öğretim görevlisi olan Prof. Dr. Alan ve ekibi, İstanbul, Ankara ve Sakarya’da başlattıkları pilot uygulamalarla ortaokullardaki akran zorbalığı konusunu ele alıyor.

Alan, Sakarya’da bir okuldaki uygulama sırasında AA muhabirine yaptığı açıklamada, akran zorbalığı konusunda eğitim politikalarına yön verecek akademik bir çalışma için kente geldiklerini söyledi.

Akranların okul içerisinde, bahçesinde veya değişik yerlerinde birbirine yaptığı zorbalıkların sadece fiziksel olmadığını, aynı zamanda psikolojik yönlerinin de bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Alan, “Bu sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada olan bir problem. Tüm dünyada bu konuya çözüm bulmaya çalışıyoruz. Gelişmiş, gelişmekte veya gelişmemiş ülkelerin hepsinde aynı problemle karşılaşmaktayız. Bunun için birtakım çözümler üretmeye çalışıyoruz. Amacımız bu.” dedi.

“Politikaya girdi sunmaya çalışıyoruz”

Pilot uygulamalarla soruna çözüm aradıklarına değinen Alan, “Burada yapmaya çalıştığımız, akran zorbalığı problemini eğitsel olarak çözmenin yollarını sahada öğrendiğimiz bilgilerle yönlendirmeye çalışıyoruz. Aslında yaptığımız bu. Kafadan politika uydurmak yerine, sahada neyin olduğunu, sahadaki problemin ne olduğunu anlamaya çalışarak politikaya girdi sunmaya çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Çalışmanın sonra ermesinin ardından bir yol haritası çıkaracaklarını aktaran Prof. Dr. Alan, sonuçlara göre konuyla ilgili test imkanlarının olduğunu kaydetti.

Alan, sonuçları test ettikten sonra etkili olan çözümün genel politika yapılmaya çalışacağına işaret ederek, “Karar yapıcılara, politikacılara, bakanlara, bakan yardımcılarına sunacağımız bu. Finlandiya’dan ya da başkasının değil Türkiye’nin sahasından çıkan bilgilerle Türkiye’ye özel koşullarla işe yarayan ve işe yaramayan metotlar nedir, onları önlerine sunacağız, bizim sahadan çıkan bilgilerimizle. Amacımız bu, yani politikayı yönlendirmek.” ifadelerini kullandı.

Çalışmanın İstanbul, Ankara ve Sakarya’da pilot olarak uygulandığını dile getiren Alan, doktora ve lisans öğrencilerinin oluşturduğu yaklaşık 50 kişilik ekiplerin tüm sahaya yayıldığını belirtti.

“Ana amaç, insan kaynağı kalitesini yükseltmek”

Çalışmalarda birçok üniversiteyi işin içine koyarak ilerlediklerini aktaran Alan, şöyle devam etti:

“Akran zorbalığını önce anlayacağız, Bakanımızın deyimiyle ‘MR’ını çekeceğiz’, ondan sonra nasıl yok edebileceğimizi anlayacağız. Bu çalışma sadece akran zorbalığını ölçme çalışması değil. Onu da yapıyoruz ama müdahale sistemi geliştirme çalışması. Ne yapacağız? Yok edemeyeceğiz büyük ihtimal ama aza indirmek amacımız. Ana amaç, insan kaynağı kalitesini yükseltmek. İnsan kaynağı kalitesini eğitimle yükseltirsiniz. Eğitimi nasıl iyi hale getirirsiniz, okul iklimini düzelterek. Okul iklimi dediğiniz güzel bir iklim olmazsa öğretim yapabileceğiniz bir yer olmaktan çıkar. Akran zorbalığı bu yüzden bizim için önemli. Yoksa çocukların birbirine yaptığı zorbalık, okul iklimini öğrenim yapabilme olanağından söktüğü için bizim açımızdan önemli. Bunu azaltırsak öğretmen öğrenim yapabilecek. Amacımız bu, bunu ne kadar yapabilirsek öğretim kalitesini arttıracağız, insan kaynağını arttıracağız.”

Prof. Dr. Alan, çalışmanın ilk sonuçlarının haziran ayında alınacağını ve bu verilerin tüm ülkeye yayılarak önümüzdeki yılın eğitim politikasını şekillendireceğini sözlerine ekledi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Bakan Selçuk, Pakistanlı mevkidaşı ile görüştü

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Pakistan Federal Eğitim, Mesleki Eğitim ve Ulusal Miras Bakanı Shafqat Mahmood ve beraberindeki heyetle Bakanlık’ta bir araya geldi.

Tevfik İleri Toplantı Salonu’nda gerçekleşen görüşmede, iki ülke arasındaki eğitim konuları ele alındı.

Burada heyete hitaben bir konuşma yapan Selçuk, iki ülke arasında tarihten gelen özel kardeşlik ilişkilerinin zor zamanlarda ve ulusal davalarda karşılıklı destekle tezahür ettiğine işaret ederek, “Pakistan halkının milletimizin var olma ve bağımsızlık savaşı olan Kurtuluş Savaşı ile 15 Temmuz’da yaşadığımız menfur kalkışma sonrası bize gönülden verdiği desteği hiçbir zaman unutmadık, unutmayacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Yarışma, öğrenci değişimi gibi eğitim alanındaki ortak çalışmaların iki ülkenin kültürlerinin karşılıklı olarak tanıtılmasına katkı sağladığını aktaran Selçuk, bu iş birliklerini geliştirmek amacıyla Türkiye’nin eğitim alanındaki tecrübelerini paylaşmaktan memnuniyet duyacaklarını vurguladı.

Selçuk, ziyaretlerinden dolayı teşekkürlerini ilettiği heyetin Türkiye’de bulunduğu sürede yapacağı temasların iki ülke arasındaki eğitim ilişkilerine ivme kazandırması temennisinde bulundu.

Pakistan’dan mesleki eğitimde iş birliği temennisi

Bakan Mahmood da kendilerine gösterilen içten misafirperverlikten dolayı teşekkür ederek, Pakistan ile Türkiye arasında özel bir dostluk ve kardeşlik ilişkisi olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin her zaman Pakistan’ın yanında yer aldığını, destek verdiğini dile getiren Mahmood, Pakistanlı öğrencilerin Türkiye’deki eğitime büyük ilgi duyduklarını söyledi.

Mahmood, özellikle mesleki eğitim alanında hayata geçirilebilecek iş birliğinden memnuniyet duyacaklarını kaydetti.

Temaslarının ilk gününde Bakanlar düzeyinde ve heyetler arası görüşmeler yapan delegasyon, Din Öğretimi ile Mesleki ve Teknik Eğitim genel müdürlüklerine bağlı okulları da ziyaret etti.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Maarif Vakfından yurt dışındaki Türk nüfusuna yeni eğitim modeli

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

 Türkiye Maarif Vakfı, Avrupa’da ve ABD, Kanada gibi ülkelerde yüzde 3 düzeyindeki üniversiteli Türk genci sayısını artırmak için yeni “eğitim merkezleri” modelini hayata geçirmeye başladı.

Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Vakfın 1 Eylül 2016’da çalışmalarına başladığını söyledi.

Bu sene üçüncü eğitim öğretim yılını başlattıklarını dile getiren Akgün, “3 yıl önce hiçbir öğrencimiz yokken bugün sahadaki çalışmalarımızla önemli mesafeler aldık.” dedi.

Maarif Vakfının 55 ülkede temsilciliklerinin bulunduğunu belirten Akgün, “Eğitim öğretim faaliyeti yürüttüğümüz ülke sayısı 40’a yükseldi. 300 dolayında okulumuzdaki öğrenci sayımız 33 bine ulaştı.” bilgisini verdi.

Balkanlar ve Afrika’da bu yıl ilk kez okul açtıkları ülkelerin bulunduğuna işaret eden Akgün, şöyle konuştu:

“Romanya, bu sene ilk defa, ilk öğrenci kabul ettiğimiz Avrupa ülkesi oldu. İlk yılında 250 öğrenci kaydı aldık. Oradaki Türk toplumu başta olmak üzere yerli vatandaşların da rağbet ettiği güzel bir eğitim kurumunu bu ülkeye kazandırmış olduk. Bunun dışında Afrika’da Burundi ve Madagaskar’da ilk defa okul açarak öğrenci kabul ettik. Yakın coğrafyamızdan Bağdat’ta bu dönem 2 yeni okul açtık. 2 okuldaki toplam öğrenci sayımız bin 200’leri buldu.”

Avrupa’daki Türklerden eğitime destek talebi

Özellikle Avrupa ülkelerinde Türk çocuklarının üniversitelere gitme oranlarının oldukça düşük olduğunu bildiren Akgün, bu ülkelerde kendilerine en çok bu oranın artırılması için destek mekanizmalarını harekete geçirme konusunda taleplerin geldiğini söyledi.

“Yurt dışında yaşayan Türkiye kökenli vatandaşlarımızın çocuklarının üniversiteye gitme oranı yüzde 2-3’ü geçmiyor.” diyen Akgün, şöyle devam etti:

“Bunun nedenleri arasında sosyal destek ve danışmanlık hizmetlerinin yetersizliği bulunuyor. Bu eksikliğe bir çözüm üretmek adına Maarif Vakfı olarak yeni eğitim modelleri oluşturduk. Her ülkede en az 1-2 eğitim merkezi oluşturarak diğer sivil toplum kuruluşlarıyla bu modelimizi paylaşmak istiyoruz. Bu eğitim merkezlerine Türkçe kitapları götürüyor, materyaller konusunda destek veriyoruz. Böylece gurbetçi çocuklarının okul derslerine destek mahiyetinde olan etüt dersleriyle üniversiteye daha çok yerleşmeleri için onlara akademik ve sosyal destekler vermek üzere bu eğitim merkezlerimizin sayısını artıracağız. Eğitim merkezlerinde ayrıca Avrupa’daki Türk çocuklarının kültür, dil ve kimlik konularındaki ihtiyaçlarını da karşılıyoruz.

Strasburg ve Avusturya’da bu anlamda ilk eğitim merkezlerimizi açmış bulunuyoruz. Bu merkezlere çok yoğun ilgi var. Şu anda 450 dolayında öğrencimiz Avusturya’daki eğitim merkezine devam ediyor. Avrupa’da yılbaşına kadar eğitim merkezi açacağımız en az iki ülke daha var.”

Akgün, Türklerin en çok yaşadığı ülkeler arasında bulunan Almanya, Fransa, Avusturya, Belçika ve Kanada gibi ülkelerde de eğitim merkezleri açmayı hedeflediklerini kaydetti.

Yurt dışındaki eğitim faaliyetlerini ilgili bakanlıklar, büyükelçilikler, eğitim müşavirlikleri, konsolosluklarla istişare ederek yürüttüklerini bildiren Akgün, “Avrupa, ABD ve Kanada’da yani Türklerin yoğun olduğu yerlerde öncelikli hedefimiz, gençlerimizin Türk kültüründen kopmaması, Türkçeyi unutmaması.” dedi.

Birol Akgün, Türkiye’den yurt dışına master ve doktora için giden öğrenciler için de yurtlar açmaya başladıklarını sözlerine ekledi.

Okumaya Devam