İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

YKS'ye başvuran aday sayısı belli oldu

Yayınlandı

Ankara

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün, bu yıl Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) Temel Yeterlilik Testi‘ne 2 milyon 446 bin 51, Alan Yeterlilik Testleri’ne 1 milyon 985 bin 689, Yabancı Dil Testi’ne ise 134 bin 323 adayın başvurduğunu bildirdi.

Aygün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üniversiteye girişte, ilki geçen sene uygulanan ve bu yıl 15-16 Haziran’da yapılacak 2019 YKS’ye başvuran aday sayısının belli olduğunu ifade ederek, “Buna göre, 15 Haziran 2019’da yapılacak olan Temel Yeterlilik Testi’ne (TYT) 2 milyon 446 bin 51 aday, 16 Haziran 2019’da yapılacak; Alan Yeterlilik Testleri’ne (AYT) 1 milyon 985 bin 689 aday, Yabancı Dil Testi’ne (YDT) ise 134 bin 323 aday başvurmuş oldu.” bilgisini paylaştı.

ÖSYM Başkanı Aygün, başvuru yapamayanlar ya da başvurularına yeni oturum eklemek isteyen adaylar için YKS’ye geç başvuru gününün 19 Mart olduğunu hatırlatarak, bunun neticesinde aday sayısında artış olabileceğini belirtti.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Mobil Trafik Eğitim Tırı yola çıkıyor

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Mobil Trafik Eğitim Tırı”nın Milli Eğitim Bakanlığı ile belirlenen program çerçevesinde Türkiye’yi dolaşacağını, eğitimlerle 81 ilde, 40 bin ilkokulda eğitim gören yaklaşık 6 milyon öğrenciye ulaşılacağını söyledi.

Bakan Soylu ile Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Mamak’taki Şehit Cihan Yıldız İlkokulu’nda düzenlenen “Mobil Trafik Eğitim Tırı Türkiye Yollarında Tanıtım Programı”na katıldı.

Programda konuşan Soylu, dünyada trafik kazalarına bağlı can kaybının 2000-2016 yılları arasında 1 milyon 350 bine yükseldiğini, dünyadaki tüm ölümlerin yüzde 2,5’inin yine trafik kazaları sebebiyle olduğunu ifade etti.

Dünyada 5-29 yaş arası ölümlerde trafik kazalarının ilk sırada yer aldığını dile getiren Soylu, hastalıklardan, terörden, savaşlardan daha fazla insanın trafik kazalarında hayatını kaybettiğini vurguladı.

Bakan Soylu, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Ne yazık ki bu meseledeki karnemiz, uzun yıllar hiç de iyi değildi. Ta ki Cumhurbaşkanımız meseleye bizatihi el atana kadar. Hemen hepimizin, trafik kazası yüzünden kaybettiğimiz sevdiklerimiz, tanıdıklarımız, yakınlarımız var. Hatta tümden yok olan aileler var. Bugüne kadar pek çok tedbir aldık. Her birinin sonuçları oldu ancak özellikle son yıllarda meseleye daha planlı ve stratejik yaklaşmamızın neticesinde, bu meselede belki de ilk kez, bu kadar anlamlı düşüş trendleri yakaladık.”

Bazı kesimlerin, bazı kalemlerin, rakamlarla ortada olan olumlu gelişmelere inanmakta güçlük çektiğini söyleyen Soylu, “Geçen yılın ilk 8 ayına göre bu yılın ilk 8 ayında trafik kazalarında yaşanan can kayıpları yüzde 31, yaralı sayısı yüzde 13,3, uluslararası bir ölçü olan 100 bin araca düşen can kaybı sayısı yüzde 32 oranında azalmıştır.” diye konuştu.

“Bugüne dönük tedbir alarak trafik meselesi çözülemeyecek”

Bakan Soylu, bu rakamların tesadüf değil planlı, özverili ve bilimsel yöntemlere dayanan bir çalışmanın ürünü olduğunu dile getirdi.

Trafikle ilgili sadece bugüne dönük tedbir alarak bu meselenin çözülemeyeceğini anlatan Bakan Soylu, şu ifadeleri kullandı:

“Bugünün sürücüsüne ceza keserken yarının sürücüsü ve yayasını, eğer doğru şekilde eğitmezsek, trafik kazalarını maalesef bir sonraki nesillere, çocuklarımıza miras bırakırız. Çünkü bugüne kadar hep böyle oldu. Biz, aşırı sürat sebebiyle kaza yapıyoruz, çocuklarımız da direksiyona geçince aynı sebeple kaza yapıyor. Biz, emniyet kemeri takmıyoruz, çocuklarımız da büyüyünce takmıyor. Biz, direksiyon başında cep telefonu kullanıyoruz, çocuklarımız da kullanıyor, kullanacak. İşte o yüzden, stratejimizin ikinci ayağını da gelecek nesillerin eğitimi üzerine oluşturduk. Milli Eğitim Bakanlığımıza çok teşekkür ediyoruz. Büyük bir samimiyet, gayret ve mücadeleyle yapıyoruz. Yarının sürücü ve yayalarını şimdiden doğru şekilde eğitmek, onlara doğru alışkanlıklar kazandırmak, yarın aynı acıları yaşamamak için bugünden onları eğitmek, trafik konusunda farkındalık oluşturmak, yeni dönem trafik stratejimizin temel ayaklarından biri oldu.”

“6 milyon 310 bin öğrenciye ulaştık”

Öğrenci ve öğretmenlerin trafik konusundaki eğitimi noktasında ciddi çalışmalar ortaya koyduklarına işaret eden Soylu, 2014’te hayata geçirilen 3-17 yaş grubundaki çocuklara yönelik “Trafik Dedektifleri Eğitim Projesi” kapsamında şimdiye kadar yaklaşık 6 milyon 310 bin öğrenciye ulaşıldığını bildirdi.

Yıl içinde, hatta yaz dönemlerinde de özellikle yaz Kur’an kurslarında ve yaz okullarında bu eğitimlerin aralıksız devam ettirildiğini aktaran Soylu, şu bilgileri verdi:

“2019 yılı ilk 8 aylık döneminde toplam 1 milyon 322 bin çocuğumuza proje kapsamında eğitim verdik ve inşallah 2019 yılı sonunda bu rakamı 2 milyona tamamlamayı hedefliyoruz. Keza, Milli Eğitim Bakanlığımızla yapılan protokol kapsamında, eğitim öğretim yılı başlarında öğretmenlerimize yönelik trafik eğitimleri veriyoruz. 2018 yılında 417 bin öğretmenimize trafik eğitimi vermiştik. 2019-2020 eğitim yılı dönemi öncesinde de yaklaşık 300 bin öğretmenimize mesleki gelişim programı içerisinde söz konusu eğitimleri verdik. 2017’de ‘Okul Servis Araçları Yönetmeliği’ni hayata geçirmiştik. Bu kapsamda 2017 yılında 107 bin 983 okul servis aracı şoförü ve rehber personeli eğitime tabi tutulmuştu, 2018 yılında bu sayıyı yüzde 60 oranında artırdık. 2019 yılı ilk 8 aylık döneminde de yaklaşık 150 bin servis şoförü ve rehber personelini eğitime tabi tuttuk. Ayrıca 2018-2019 eğitim öğretim yılında okul servislerine yönelik denetim sayımızı bir önceki eğitim öğretim yılına göre yüzde 33,4 oranında artırdık. Bu dönemde bu sayıyı daha da yukarı çekmeyi hedefliyoruz.”

“Projelerimizin odağına çocuklarımızı oturtmayı amaçlıyoruz”

Süleyman Soylu, trafik eğitim parklarının iyileştirilmesi için bir çalışma başlattıklarını, mevcut 42 parkı modernize ettiklerini, trafik eğitim parkı bulunmayan 24 kente de yeni eğitim parkı yaptıklarını söyledi.

Mevcut trafik eğitim parklarında 2018’de 133 bin, 2019’un ilk 8 aylık dönemde 150 bin çocuğa eğitim verdiklerini dile getiren Soylu, şöyle konuştu:

“Bu çalışmalara iki yeni projeyi daha ekliyoruz. Temel olarak trafikle ilgili farkındalık projelerimizin odağına çocuklarımızı oturtmayı amaçlıyoruz. ‘Kırmızı Düdük Projesi’ böyle bir projeydi. Günümüzün şoförlerini uyaran ama görevi çocuklarımıza veren, bu sayede farkındalık oluşturan bir projeydi. Çok ciddi dönüş aldık. Şimdi aynı proje doğrultusunda bir Trafik Eğitim Tırı’nı hizmete alıyoruz. Sağ olsunlar AFAD Başkanlığımız tarafından bu amaçla Emniyet Genel Müdürlüğümüze tahsis edilen trafik tırımızı, trafik eğitimi için yeniden dizayn ettik. Bu tırı, aynı anda 20 öğrencimize eğitim verebileceğimiz bir mobil trafik sınıfına dönüştürdük. İçinde led ekranlardan akülü arabalara kadar pek çok eğitim materyali var. Tırımız, önce İstanbul’daki Teknofest’te vatandaşlarımızla buluşacak, sonrasında da yollara düşecek, Milli Eğitim Bakanlığımızla belirlediğimiz bir program dahilinde, 25 Eylül’de Bolu’dan başlamak üzere, her gittiği ilde 2 gün kalacak şekilde, Türkiye’yi dolaşacak. İnşallah 81 ilimizde 40 bin ilkokulda eğitim gören yaklaşık 6 milyon öğrenciye ulaşmış olacağız. Şimdiden yolları açık olsun diyorum.”

İkinci çalışmanın trafik konulu oyun projesi olduğunu aktaran Soylu, şunları kaydetti:

“Bu projeyi de Vakıf Emeklilik sponsorluğunda gerçekleştiriyoruz. (Kırmızı Düdük) adlı bu oyunumuz, içinde bir trafik ekosistemini barındırıyor. Birkaç faz olarak tasarladığımız oyunumuzun ilk fazı tamamlandı. İlk fazında da 100 seviye bulunuyor. Oyunumuz şu anda mobil cihazlara indirilmeye hazır, bilgisayarlar için de arkadaşlarımız çalışmalarını bitirmek üzereler. Tahmin ediyorum bir-iki hafta içinde bilgisayarlara da indirmeye hazır olacak. Oyunumuzda dereceye giren, yıl içinde başarı gösteren çocuklarımıza da okul dönemi sonunda Bakanlık olarak sürpriz hediyelerimiz olacak. Onun da müjdesini vermiş olayım.”

“Trafik eğitimi içeriğinde uluslararası standartlarda bir kazanım tablosu oluştu”

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ise programda yaptığı konuşmada, son bir yılda trafik eğitimi konusundaki gelişmelerden mutlu olduğunu ifade etti.

Bir süre önce uluslararası bir toplantıda yabancı uyruklu bir konuşmacının, “Türkiye’deki trafik problemlerinde azalma var” dediğini aktaran Selçuk, o toplantıda bu azalmanın nelerden kaynaklandığını paylaşma imkanı bulduğunu dile getirdi.

İçişleri Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan protokol kapsamında, okul öncesi ve ilkokul öğrencilerine yönelik çalışma yapılacağını anlatan Selçuk, şöyle devam etti:

“Mobil tır, çocuklarımız açısından somut bir sonuç ortaya koyuyor ve bütün il ve okullarımızı dolaşacak. Bu tırların çocuklarımız tarafından fiilen kullanılacak ve onları heyecanlandırıyor olmasıyla trafik eğitimi, sadece sınıflarda teorik olarak değil, çok daha uygun bir faaliyet olarak ortaya konulacak. Erken yaşlardan itibaren de çocuklarımızın trafik konusundaki farkındalığının gelişmesine yardımcı olmuş olacağız.”

İki bakanlığın mobil eğitim tırı ile yürütülecek eğitim faaliyetlerinin içeriğini de birlikte çalıştığını bildiren Selçuk, “Program içeriği konusunda uluslararası standartlarda bir kazanım tablosu olduğunu da ifade etmek isterim. Çocuklarımız açısından sadece bilgisine sahip olmak değil görgüsüne sahip olmak konusunda bize mesafe aldıracak bir içerik söz konusu.” değerlendirmesinde bulundu.

Trafik konusunda bugünkü çağın dijital çocukları için dijital bir oyunun da hazırlandığını belirten Selçuk, “Cep telefonu ve bilgisayarlardaki oyunla çocuklarımızın aşina olduğu, çok hoşlandıkları ve artık farklı öğrenme yollarıyla öğrenme durumunda oldukları bir çağda yaşıyoruz. Dijital oyunlarla, çocuklarımızın bilgisayarları olumlu anlamda nasıl kullanabileceği konusunda bir seçeneği olacak. Yani çocuklara sadece ‘bilgisayarda uygunsuz işlere ya da programlarla oynamayın’ demek çok doğru değil, onlara bir seçenek sunmamız da gerekiyor. Bu dijital oyun vasıtasıyla da bu seçeneği sunmuş oluyoruz.” diye konuştu.

Eğitim protokolü imzalandı

Konuşmaların ardından Bakan Soylu ile Selçuk, eğitim protokolü imzaladı. İmza töreninin ardından Vakıf Emeklilik Genel Müdürü Özgür Obalı’ya desteklerinden ötürü plaket verildi.

“Kemerin Ses Getirsin Yarışması”nda dereceye giren öğrencilere hediye takdimi yapılan programda, Soylu ve Selçuk, TRT Çocuk Korosunca seslendirilen “Kemerini Tak” şarkısına da eşlik etti.

İçişleri Bakanı Soylu ile Milli Eğitim Bakanı Selçuk daha sonra eğitim tırı ve okul bahçesinde kurulan parkurda öğrencilere verilen trafik eğitimlerini izledi.

İki bakan, sanal gerçeklik gözlüğü kullanılarak alkollü bir sürücünün görüş açısının simüle edildiği ve topa bile vuramadığının deneyimlendiği eğitim pistini gezdiler.

Etkinlikte, TRT Rafadan Tayfa (Trafik Tayfa) maskotları da çocuklar için gösteri yaptı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

MEBden okulların üretimlerine tek tıkla ulaşım hizmeti

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, Türkiye’nin dört bir yanındaki mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında döner sermaye kapsamında üretilen ürün ve hizmetlerin kataloğunun yer aldığı web portalı oluşturduklarını bildirdi.

Özer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bünyesinde döner sermaye işletmesi bulunan mesleki ve teknik Anadolu liseleri ve mesleki eğitim merkezlerinde üretilen ürünler ile sunulan hizmetlerin tümünün tek bir noktadan tanıtılması ve bu ürün ve hizmetlere ihtiyaç duyanların erişimlerinin kolaylaştırılması için bir süredir web portalı hazırlıkları yürüttüklerini ifade etti.

“Türkiye’nin dört bir yanındaki mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında döner sermaye kapsamında üretilen ürünlerin kataloğuna erişim için web portalı oluşturduk.” ifadesini kullanan Özer, portalın “http://mtedose.meb.gov.tr” adresinden erişime açıldığını bildirdi.

Özer, şunları kaydetti:

“Ürün kataloğunda mesleki ve teknik eğitim kurumlarına bağlı döner sermaye işletmelerinde üretilen ürünler ve sunulan hizmetler belirli kategoriler altında özellikleri ve görselleriyle birlikte yer alıyor. Katalogda 13 ana kategoride ürünler sergileniyor ve 78 alt kategoride okul araç gereçlerinden giyim, ayakkabı ve aksesuarlara, oyuncak, hediyelik eşyadan yapı ve enerji sistemlerine kadar bin 752 ürün ile ilgili detaylı bilgiye erişilebiliyor.”

Meslek liselerinden ekonomiye 8 ayda 171 milyon liralık katkı

Mahmut Özer, MEB istatistiklerine göre, bu yılın 8 ayında bünyesinde döner sermaye işletmesi bulunan mesleki ve teknik Anadolu liseleri ve mesleki eğitim merkezlerinde yapılan üretimden 171 milyon liralık gelir elde edildiğini bildirdi.

Ürünler ve hizmetlerin mesleki ve teknik ortaöğretimde okuyan öğrencilerin uygulama becerilerini geliştirdiğinin altını çizen Özer, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Öğrencilerimiz, bir taraftan eğitim aldıkları alanlarla ilgili pratik becerilerini geliştirirken diğer taraftan üretime katkıları ölçüsünde asgari ücrete kadar gelir elde edebiliyor. Bakanlık olarak bu konuda tüm okullarımızı teşvik ediyoruz. Bu kapsamda hazine kesintisinin yüzde 15’den yüzde 1’e düşmesi üretim kapasitesinin artmasına çok önemli katkıda bulundu. Bu yıl, üretimde 2018’e göre yaklaşık yüzde 40’lık bir artış oldu. Şimdi bu hizmetlerin görünürlüğünü artırmak ve erişimini kolaylaştırmak için yeni bir adım daha atmış bulunuyoruz. Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğümüz tarafından geliştirilen ve hizmete alınan web ortamındaki ürün kataloğu ile artık döner sermaye işletmesi bulunan tüm okullarımızda üretilen ürünler ve sağlanan hizmetlere tek bir noktadan erişilebilecek.”

Özer, erişime açılan portalın mesleki ve teknik eğitim veren ortaöğretim kurumları ile mesleki eğitim merkezlerinde yapılan işlerin görünürlüğünü artıracağını, dağınıklığı tek bir noktada topladığı için sunulan hizmetlere erişimi kolaylaştıracağını vurguladı.

Bakan Yardımısı Mahmut Özer, kataloğun yeni ürünler ve hizmetlerle sürekli güncelleneceğini sözlerine ekledi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Engellerini aşarak BİLSEMe girmeye hak kazandılar

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Vakfı (MEV) Gökkuşağı Özel Eğitim İlkokulun 2. sınıf öğrencisi omurilik felçli Nurullah Salih ile 4. sınıf öğrencisi Spinal Müsküler Atrofi (SMA) hastası Bekir Balkan, çalışma azimleri ve ailelerinin desteğiyle engellerini aşarak örnek bir başarıya imza attı.

Minik öğrenciler okullarında ve değerlendirme sürecinde gösterdikleri başarıyla genel zihinsel yetenek alanında Bilim ve Sanat Merkezleri‘ne (BİLSEM) girmeye hak kazandı.

AA muhabirinin görüştüğü Nurullah Salih Coş, 5 yaşında geçirdiği trafik kazası sonucunda omurilik felci olduğunu ve hayatına tekerlekli sandalyeyle devam etmek zorunda kaldığını belirtti.

Boş zamanlarında kitap okumaktan, belgesel izlemekten ve bilgi veren videolar hazırlamaktan hoşlandığını anlatan Nurullah, “Bilime meraklı olduğum için ‘Nuro ile sınırsız bilgi’ adında bir Youtube kanalı açtım. Buradan çeşitli bilgiler veren ve gittiğim yerleri anlattığım videolar paylaşıyorum. Videolarımı paylaşmadan önce vereceğim bilgiler hakkında çalışmalar yapıyorum ve daha sonra videolarımı hazırlıyorum.” dedi.

Nurullah, tekerlekli sandalye kullandığı için sokakta zaman zaman zorluklar yaşadığına değinerek, “Okulumda hiç zorlanmadan her yere gidebiliyorum. Çünkü okulumun her yerinde engelli öğrenciler için rampalar var. Bu yüzden çok mutluyum. Okulumda yeni bilgiler öğrenmeyi çok seviyorum.” ifadelerini kullandı.

“Engellilerin hayatını kolaylaştıracak tasarımlar yapmak istiyorum”

BİLSEM’lere girmeye hak kazandığı için çok mutlu olduğunu aktaran Nurullah, “Her ay düzenli olarak kitap okuyorum. BİLSEM için sınavlara hazırlanırken de bol bol kitap okudum. Gelecekte hem bilgisayar hem de tasarım mühendisliği okumak istiyorum. Büyüyünce de tasarım mühendisi olmak istiyorum. Engelli çocukların hayatını kolaylaştıracak tasarımlar yapmak istiyorum.” diye konuştu.

“Mucit olmak istiyorum”

SMA hastası Bekir Balkan Albay da boş zamanlarında kitap okumayı ve dışarıda arkadaşlarıyla oyun oynamayı sevdiğini, derslerini düzenli tekrar ederek ve günü gününe çalışarak BİLSEM’e girdiğini ifade etti.

İleride yeni buluşlar ortaya koyan bir mucit olmak istediği anlatan Bekir Balkan, “Okulumuzda bizler için çok uygun bir ortam var. Her yerde asansör ve rampa var. Bu yüzden çok güzel bir okul. Arkadaşlarımı ve öğretmenimi çok seviyorum. Yeni buluşlar yapmayı çok seviyorum. Bu yüzden gelecekte mucit olmak istiyorum.” şeklinde konuştu.

Bekir, kendisi gibi engelli öğrencilere azimle çalışmaları tavsiyesinde bulunarak, “Engelli öğrenciler de isterlerse her şeyi başarabilirler. Başarıya ulaşmak için bol bol kitap okusunlar ve çalışsınlar.” dedi.

“Engelli ailelerine iş hayatında kolaylık tanınmalı”

Çocuk gelişimi uzmanı olan Nurullah’ın annesi Aliye Coş ise 20 yıl öğretmenlik yaptığını, oğlunun trafik kazası geçirmesinin ve hayatına tekerlekli sandalyeyle devam etmek zorunda kalmasının ardından emekli olduğunu dile getirdi.

Coş, hem öğretmenlik yapıp hem de Nurullah’a bakma imkanı olmadığı için mesleğini bırakmak zorunda kaldığını vurgulayarak, “Çalışan engelli anneleri olarak hem işimize devam edip hem de çocuğumuza bakabilme imkanımız olsun istiyoruz. Çünkü çocuklarımızın bize ihtiyacı var. Bizim de onların ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çalışmamız gerekiyor. Bu yüzden iş hayatında bizlere bazı kolaylıklar sağlanmasını istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Nurullah’ın bilime çok meraklı bir çocuk olduğuna değinen Coş, şöyle konuştu:

“Nurullah bilimi, kitap okumayı ve belgesel seyretmeyi çok seven bir çocuk. Nurullah okula başlayacağı zaman tekerlekli sandalyeyle zorlanmadan eğitim alabileceği bir okul bulmak bizim için çok önemliydi. Tersine kaynaştırmanın yapıldığı bu okul Nurullah’ın eğitimine büyük katkı sağladı. Bu okula adrese dayalı olmadan Ankara’nın her tarafından hem engelli hem de normal gelişim gösteren öğrenciler kayıt yaptırabiliyor. Bu da çocuklar için çok verimli oluyor.”

Coş, oğlunun BİLSEM’e girmeye hak kazanmasından dolayı çok gurur duyduğunu belirterek, “Engelli öğrenciler eve kapanmasınlar, dışarı çıksınlar. Elbette engelli çocuklar birçok yerde zorluk çekiyor. Rampa olmayan, asansör olmayan yerlerde zorluk yaşadığımız oluyor ama buna rağmen yılmamak, çok önemli.” ifadesini kullandı.

Engelli çocuğu olan anne ve babalara büyük görevler düştüğüne değinen Coş, “Çocuğumuzu hiçbir zaman hayattan soyutlamadık. Eve kapatmadık. Onu istediği her yere götürdük. Gezilere, müzelere götürdük. Çünkü engelli olması hiçbir çocuğu hayattan, sokaktan, arkadaşlarından ayırmamalı.” dedi.

“Bekir fiziki engelin başarıya engel olmadığının farkında”

SMA hastası Bekir’in babası Ümit Albay da oğlunun BİLSEM’e yerleştiğini öğrendiğinde çok mutlu olduğuna dikkati çekerek, “Oğlumuzun engelini öğrendiğimizde, eğitimi ikinci, sağlığı birinci planda tutmaya karar vermiştik. Eşimle, ‘çocuğumuzu huzurlu, mutlu ve özgüvenli yetiştirelim’ demiştik. Çocuğumuzu bu şekilde yetiştirmemiz eğitiminde de fayda sağladı.” diye konuştu.

Albay, oğullarının her zaman kendisiyle barışık bir çocuk olduğunu, engelinin hiçbir zaman kısıtlayıcı faktör olmadığını kaydetti.

Okul, hastane ve sokakların bir kısmının engellilere uygun olmadığına işaret eden Albay, “Okulumuzun fiziki şartları engelli öğrencilere uygun olduğu ve kaynaştırma okulu olduğu için çocuğum rahatlıkla eğitim alabiliyor. Biz bu fiziki şartların ülkemizdeki tüm kurumlarda, hastanelerde, tiyatro, sinema gibi yerlerin tümünde olmasını bekliyoruz.” şeklinde konuştu.

Okumaya Devam