İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Yükseköğretim programlarında doluluk oranı yüzde 90ı aştı

Yayınlandı

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından hazırlanan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2019-YKS) Yerleştirme Sonuçları Raporu’na göre, sınava 2 milyon 528 bin 31 aday başvurdu.

  • //www.aa.com.tr/tr/egitim/yks-yerlestirme-sonuclari-aciklandi/1550685″ target=”_blank”>YKS yerleştirme sonuçları açıklandı

2006 yılı baz alınarak başvuran aday sayıları değerlendirildiğinde 2017’de yüzde 35, 2018’de yüzde 42, 2019’da yüzde 51 oranında artış oldu. 2018 yılı başvuru sayıları ile 2019 yılı kıyaslandığında ise 2019’da yükseköğretime başvuruda yüzde 6.1 oranında artış yaşandı. 

Bu yıl örgün öğretim programlarında yükseköğretim kurumlarına 824 bin 694 kontenjan tahsis edildi. 2006 ile 2019 kıyaslandığında yükseköğretime talepteki (başvuran sayısı) artış yüzde 51 iken, arzdaki (kontenjan sayısı) artış yüzde 109 oldu. Raporda, bu verilere ilişkin şu değerlendirmede bulunuldu:

“Bu bağlamda, ülkemizde yükseköğretime erişim bir sorun olmaktan çıkmıştır. Dünya Ekonomi Forumu’nun 2017-2018 yılı raporunda ülkemiz, dünyada 137 ülke arasında yükseköğretime erişimde çağ nüfusu dikkate alındığında dünyada ikinci ülke konumundadır. YÖK, bundan dolayı artık büyümenin nitelik ve kalite eksenli olmasını öncelikli kılmıştır. Bunun sonucu olarak kontenjan planlamasında da bu prensip son yıllarda belirleyici olmaya başlamıştır.”

Her 100 adayın 81’i üniversiteli oldu

Bu yıl tercih yapma hakkını elde eden 1 milyon 761 bin 394 adayın 1 milyon 113 bin 640’ı tercihte bulundu.

2018’de lisans programlarına yerleşen aday sayısı 394 bin 945 iken bu yıl 409 bin 587, önlisans programlarına yerleşen aday sayısı 316 bin 37 iken bu yıl 343 bin 874 oldu. 2018 yılında örgün öğretim programlarına yerleşen toplam aday sayısı 710 bin 982 iken bu yıl 753 bin 461’e yükseldi.

2018’de tercih yapan her 100 adayın 71’i üniversiteli olurken, 2019’da tercih yapan her 100 adayın 81’i üniversiteli oldu.

Ayrıca sınava giren meslek lisesi öğrencilerinin sayısı 2017’de 999 bin 352 iken bu yıl 1 milyon 133 bin 397’ye ulaştı.

Doluluk oranı yüzde 90’ı aştı

Yerleştirme sonuçlarına göre, 2017’de 214 bin 383, 2018’de 128 bin 508 olan boş kalan kontenjan sayısı 2019’da daha da gerileyerek 71 bin 233’e düştü.

Program kontenjanlarında yapılan rasyonel planlamalar sonucunda 2017’de programlarda yüzde 76,45 olan doluluk oranı, 2018’de yüzde 84,69’a, 2019 yılında ise yüzde 91,36’ya yükseldi.

Geçen seneye kıyasla boş kontenjanlarda 57 bin 275 azalma sağlandı.

Lisans programlarında boş kalan kontenjan sayısı 2018’de 89 bin 686 iken, bu sayı 2019’da 38 bin 167’ye, önlisansta ise 38 bin 822’den 33 bin 66’ya geriledi. 2018’de toplam kontenjanın yüzde 15,3’ü boş kalırken, 2019’da bu oran yüzde 8,63’e düştü.

Lisansta boş kalan kontenjanların 20 bin 866’sının devlet, 12 bin 564’ünün vakıf, 4 bin 120’sinin KKTC üniversiteleri, 617’sinin ise diğer ülkelerdeki üniversitelere ait olduğu belirlendi.

Raporda, “Lisans programlarının kontenjanlarının belirlenme sürecinde yapılan başarılı değerlendirmeler sonucu boş kalan kontenjanların sayısı geçen seneye göre 51 bin 519 azalmıştır. Bu veri, boş kontenjan konusunda çok ciddi bir iyileşmenin olduğunu, artık bu konunun bir problem olmaktan çıktığını da açıkça göstermektedir.” değerlendirmesi yapıldı.

Taban başarı sıralaması şartı aranan bölümler

Raporda puan türleri üzerinden yapılan değerlendirmeye göre, bu yıl tercih yapma hakkı olan 1 milyon 761 bin 394 adaydan 180 ve daha üstü puan alan öğrencilerin sayısı sözel puan türünde; 862 bin 629, sayısal puan türünde 484 bin 820, eşit ağırlık puan türünde ise 824 bin 492 oldu.

2018’de 1 milyon 749 bin 144 tercih yapma hakkı olan adaylardan 180 ve daha üstü puan alan öğrencilerin sayısı sözel puan türünde; 904 bin 48, sayısal puan türünde 428 bin 968, eşit ağırlık puan türünde ise 735 bin 818 olmuştu.

Tercih yapma hakkı olan adaylardan sayısal ve eşit ağırlık puan türünde 180 ve daha üstü puan alan öğrencilerin sayısı geçen seneye göre artarken, sözel puan türünde adayların durumunda bir gerileme yaşandığı görüldü.

Taban başarı sıralaması şartı aranan bazı programlarla ilgili de tıp fakültesine en alt sıralarda genel kontenjandan yerleşen öğrencilerden 40 soru üzerinden matematik ham puanı neti 30.5, fen bilimleri ham puanı neti 22; hukuk fakültesine en alt sıralarda yerleşen öğrencilerden 40 soru üzerinden matematik ham puanı neti 6.75, Türk dili ve edebiyatı ham puanı neti 21.861; mühendislik fakültesi, makine mühendisliği bölümüne en alt sıralarda yerleşen öğrencilerden 40 soru üzerinden matematik ham puanı neti 18, fen bilimleri ham puanı neti 4 oldu.

Mimarlık fakültesine en alt sıralarda yerleşen öğrencilerden ise 40 soru üzerinden matematik ham puanı neti 13.75, fen bilimleri ham puanı neti 7.5 olarak belirlendi.

Öğretmenlik programlarına en alt sıralarda yerleşen öğrencilerden sayısal puan türünde 40 soru üzerinden matematik ham puanı neti 19.75, fen bilimleri ham puanı neti 3, sözel puan türünde 40 soru üzerinden Türk dili ve edebiyatı ham puanı neti 15.028, sosyal bilimler ham puanı neti 13, eşit ağırlık puan türünde 40 soru üzerinden matematik ham puanı neti 9.5, Türk dili ve edebiyatı ham puanı neti 22.417 oldu.

Devlet üniversitelerinde tıp ve hukukta doluluk oranı yüzde 100’e ulaştı

Lisans programlarında boş kalan 38 bin 167 kontenjanın programlara dağılımı muhtelif olmakla birlikte, boş kalan 16 bin 690 kontenjanın mühendislik programlarına ait olduğu saptandı. Mimarlık programlarına tahsis edilen 8 bin 783 kontenjanın ise 6 bin 561’i doldu.

Tıp ve hukuk programlarında devlet üniversitelerinde bu sene doluluk yüzde 100 oldu.

Raporda, yükseköğretimde kaliteyi önceleyen YÖK’ün katılımcı bir süreç sonucunda koyduğu başarı sıralaması şartının amacına uygun işlediğine, toplumun bütün kesimlerince kabul gören bu uygulamanın daha genişletilmesinin bakanlıklar, üniversiteler ve meslek örgütleri tarafından istenmesinden de anlaşıldığına dikkat çekildi.

Açıköğretim programları

2018’de açıköğretimde yüzde 73,82 olan doluluk oranı bu yıl yüzde 85,40’a yükseldi. Bu yükselişte açıköğretim programlarına ilişkin uygulanan rasyonel planlamanın yanısıra bu programlara ilişkin kalite odaklı YÖK’ün kararlarının da etkisinin büyük olduğu, gelecek yıllarda bu olumlu yükselişin devam etmesinin beklendiği aktarılarak, “Bu anlamlı iyileşme, üç sene önce belirlenen plana uygun olarak sürmekte olup, YÖK’ün gelecek sene açıköğretim programları ile ilgili alacağı radikal kararların hayata geçirilmesinde kolaylaştırıcı bir unsur olacaktır.” açıklamasına yer verildi.

Temel bilimler programlarına 10 bin 329 öğrenci yerleşti

Rapora göre, biyoloji programına 2018’de 1922 öğrenci yerleşirken, 2019 yılında bu sayı 1935’e, fizik programına 1032 öğrenci yerleşirken, 2019’da 1224’e, kimya programına 1979 öğrenci yerleşirken, 2019’da 2 bin 168’e, matematik programına 4 bin 637 öğrenci yerleşirken, bu sayı da 2019’da 5 bin 2’ye yükseldi.

Temel bilimler programlarına 2018’de toplam 9 bin 570 öğrenci yerleşirken, 2019’da toplam 10 bin 329 öğrenci yerleşti.

Raporda, Türkiye’nin bilgi temelli gelişiminin zeminini oluşturan temel bilim programlarına öğrencilerin ilgi göstermesinin ülkenin geleceğinin şekillenmesine ve iktisadi kalkınmasına önemli katkılar sunacağı vurgulandı ve şu değerlendirmeye yer verildi:

“Bu programlara ilişkin YÖK’ün başarı bursu uygulaması, bilim dünyası için bir ilk olan YÖK-TEBİP (Temel Bilimlerde Üstün Başarı Sınıfı) gibi projeler bu programların tercih edilme oranlarını artırmıştır. Bu programlardaki iyileşmeler YÖK’ün üstün değer atfettiği bu programlara ilişkin hassas yaklaşımının sonucudur. Bu hassasiyet devam edecektir.”

Öğretmenlik programlarındaki doluluk oranları

İlk kez 2017’de uygulanmaya başlayan öğretmenlik programları için başarı sıralaması şartı uygulaması da dahil öğretmenlik mesleğinin niteliğini artırmak amacıyla geliştirilen bazı politikalar neticesinde kontenjanlarda da kısmi azaltmaya gidildiği anımsatılan rapordaki verilere göre, bu programların 2017 yılında doluluk oranı yüzde 86,79, 2018’de ise yüzde 90,39’a yükseldi.

2019 yılı kontenjanları belirlenirken ilk kez dış paydaşların da görüşlerinin alındığı Yükseköğretim Eğitim Programları Danışma Kurulunda sunulan ihtiyaç analizleri ve projeksiyonları değerlendirilerek öğretmenlik programlarında kontenjanların azaltılması yönünde oluşan ortak kanaat doğrultusunda YÖK tarafından öğretmenlik programlarının kontenjanları azaltıldı. Öğretmenlik programlarının kontenjanı geçen sene 47 bin 755 iken bu sene 36 bin 311 olarak belirlendi.

“Olumlu tablo YÖK’ün atacağı ‘daha cesaretli ve kararlı adımları’ hızlandıracak”

Öte yandan 2017’de devlet üniversitelerinde hiç öğrenci yerleşmeyen 225 program bulunurken, bu sayı 2018’de yaklaşık yüzde 70 düşüş göstererek 68 oldu. 2019 yılında ise bu rakam 57’ye geriledi.

Raporda, şu değerlendirmede bulunuldu:

“Üniversiteye giriş sistemi sıklıkla değişmemektedir. On yıl zarfında -tekrar edilegelen yanlışın aksine- sadece bir defa değişmiş ve bu değişiklik de tekamül yolunda olmuştur. Bu sene ikinci defa uygulanan YKS sistemi YÖK’ün kamuoyu önünde öğrencilerimize ve ilgili tüm paydaşlara yönelik verdiği taahhütlerine uygun olarak herhangi bir değişiklik olmaksızın gerçekleşmiştir. Sosyal adalet ve fırsat eşitliğini sağlayan, başarıyı önceleyen, sözel ve sayısal okuryazarlığı sorgulayan, ezberciliği değil muhakeme ve analiz kabiliyetini öne çıkaran Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın kurgusundaki sağlamlık popülizmden uzak rasyonel planlama ile olumlu sonuç üretmeye devam etmektedir.

Hem devlet hem vakıf üniversiteleri için, hem lisans hem önlisans, hem örgün hem açıköğretim programları için, hatta KKTC’deki üniversiteler için dahi, yani bütün başlıklarda doluluk oranları önemli kabul edilecek bir şekilde artmıştır.

Sonuçlar kamuoyu önünde beyan ettiğimiz hedeflere tam olarak uygunluk göstermektedir. Bu olumlu tablo YÖK’ün önümüzdeki günlerde atacağı ‘daha cesaretli ve kararlı adımları’ hızlandıracaktır. Öncelikli meselemiz olan programların kalitesi üzerinde yoğunlaşmak, artık geçtiğimiz yıllara göre daha da kolay olacaktır.”

Raporda ayrıca ek yerleştirmenin de yükseköğretime katılımda ikinci bir fırsat oluşturacağı, öğrencilerin bu fırsatı değerlendirmeleri gerektiği, yıl kaybına uğramadan ve üniversiteli olmanın gelecek seneye ertelenmesinin getireceği ek maliyeti ödemeden yükseköğretime dahil olma imkanı bulabilecekleri hususunu hatırlatmakta yarar olduğu kaydedildi.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Tatildeki tercihleri okullarını güzelleştirmek oldu

Yayınlandı

Yazar :

Ardahan

Ardahan‘daki 23 Şubat İlkokulu‘nun idarecileri ve öğretmenleri, yeni eğitim-öğretim döneminin başlamasına sayılı günler kala, öğrencilerine güzel bir eğitim ortamı hazırlamak için 18 derslikli okulun boyasını yapıp, kapıları ve dolapları onardı, duvarları resimlerle süsledi.

Kent merkezinde yer alan ve 20 öğretmenin görev yaptığı, 470 öğrencisi bulunan okulun müdürü Gürbüz Yıldız, müdür yardımcısı Kasım Akçay ve öğretmenler, öğrencilerinin temiz, düzenli ve daha güzel bir ortamda eğitime başlaması için tatilde olmalarına rağmen adeta seferber oldu.

Yıldız, Akçay ve gönüllü öğretmenler tarafından alınan malzemelerle okulda hummalı bir çalışma yapıldı.

Yaz tatilinde Ardahan’da kalan eğitimciler, okulun dış duvarından iç kısımlarına, sırasından öğrencilerin kullandığı dolabına kadar tüm bölümlerini boyayıp onardı.

Eskiyen eşyaları onaran, boyanacak alanları boyayan okul idarecileri ve öğretmenler, duvarları da resimlerle süsleyip öğrencilerine güzel bir ortam hazırladı.

Okulun müdürü Gürbüz Yıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, her yıl olduğu gibi gönüllü öğretmenlerden oluşan bir ekip oluşturup, bu işi birlikte severek yaptıklarını söyledi.

“Öğretmen arkadaşlarımla gurur duyuyorum”

Her tatil döneminde okulun eksiklerini kendi imkanlarıyla giderdiklerini vurgulayan Yıldız, şunları kaydetti:

“Biz her yıl bu işi severek yapıyoruz. Yaklaşık bir hafta önce öğretmenlerimizle tadilat ve tamirata başladık. İlk olarak eksik olan boyaları yaptık, panolar düzenlendi. Şu an hiçbir eksiğimiz yok. Sadece sınıfların düzenlenmesi ve temizlik işlemleri kaldı. Öğretmen arkadaşlarımla gurur duyuyorum. Çünkü yaz tatilini aileleri ile geçirmeyi değil, okulda çalışmayı tercih ettiler. Bu durum beni gururlandırdı.”

Velilerden Seyfettin Tekin, gönüllü öğretmenlerin çalışmasının örnek teşkil ettiğini dile getirerek, “Çocuğumu kayıt için getirdim. Öğretmenlerin okulu son hızla yeni döneme hazırlamaları bizi sevindirdi. Bunu kendi imkanlarıyla yapmaları da ayrıca önemli, çok mutlu olduk. Duyarlılıkları için teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Okul idarecileri ve öğretmenler, çalışmalarının sürmesine rağmen kayıt için gelen velilere de zaman ayırarak, okul hakkında bilgi verip ikramda bulundu.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

MEBden özel okul açılmasına yeni düzenleme

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, özel eğitim kurumlarına standartlar getirilmesi konusunda çalışma yürüttüklerini belirterek, “Kim okul açmaya ehildir, yetkindir anlamında bazı standartlar çalışılıyor, bunun yönetmeliği de bitmek üzere.” dedi.

Bakan Selçuk, katıldığı bir televizyon programında eğitim gündemine ilişkin soruları yanıtladı.

Emine Bulut’un eski eşi tarafından çocuğunun gözü önünde öldürülmesi olayıyla ilgili soruyu yanıtlayan Selçuk, bakanlık olarak olaya çocuğun gözünden bakmak zorunda olduklarını belirtti.

Bu konularda bir taraftan müfredat içerikleri bir taraftan da öğretmen ve ebeveynlere yönelik halk eğitim merkezleri aracılığıyla eğitimler düzenlediklerini, ulusal ve uluslararası kuruluşlarla ortak projeler üretildiğini dile getiren Selçuk, “Bu işin sosyolojik, antropolojik, ekonomik boyutu hepsinin birlikte değerlendirilerek topyekün bir bakış açısı, farkındalık geliştirme ihtiyacımız var. Milli Eğitim Bakanlığı olarak da tekil olarak da bu tür olaylarla bağlantılı sorumluluğumuzu sonuna kadar yerine getirmek için ama asıl daha küçük yaşlardayken kadın erkek eşitliği konusunda ve değerlendirmelerin daha rasyonel bir temele oturması hususunda birtakım çalışmalarımız var.” diye konuştu.

“Okullarda bilinçli fidan dikimi eğitimleri verilecek”

Orman yangınları ile ilgili bir soru üzerine de Selçuk, yangınların önemli bir kısmının bilinçsizlik ve neyin nerede, ne şekilde kullanabileceği konusundaki farkındalık eksikliğinden kaynaklandığını aktardı. Selçuk, konuya ilişkin, “Okuma parçalarında, sınıftaki tartışmalarda çeşitli hikaye kitaplarında bu konuların gündeme gelmesi, çeşitli videolarla kamu spotlarıyla farkındalığın artması konusunda hem Tarım ve Orman Bakanlığımız, hem Milli Eğitim Bakanlığımız ve ilgili diğer kuruluşlar çalışıyor.” dedi.

Bakan Selçuk, bu sene fidan dikimi konusunda çocukların var olanı korumakla ilgili bir bilinç geliştirmeleri ve yeni fidan dikerken daha şuurlu olmaları için de gayretleri olduğunu ifade etti.

“Risk taşıyan özel okullarla ilgili çalışma yürütülüyor”

Selçuk, İstanbul Halkalı’daki bir özel okulun, kısa mesajla kapatıldığını velilere duyurduğuna yönelik habere ilişkin değerlendirmesinde ise “Bu yıl özel eğitim kurumlarına standartlar getirilmesi konusunda çalışma yürütüyoruz. Özel okul açılabilmesi için fiziksel ve mekansal şartların ötesinde, kurumun yetkinliği ve yatırım sermayesiyle ilgili konularda bazı kriterler getirip bunlar doğrultusunda kim okul açmaya ehildir, yetkindir anlamında bazı standartlar çalışılıyor, bunun yönetmeliği de bitmek üzere.” bilgisini paylaştı.

Binlerce özel okulda çok az sayıda problem yaşandığını dile getiren Selçuk, “Sistemin bütünü üzerinden, bir okul üzerinden bütün özel öğretim kurumlarını, özel okulları yaftalarsak bu bir gereksiz güvensizlik oluşturur. Ama bu tür bir okul varsa da gereğini yapmak öncelikle öğretmenimizi, çocuklarımızı, velilerimizi mağdur etmemek için tedbir almak bizim sorumluluğumuz. Bu olayın da farkındayız.” ifadelerini kullandı.

Haberde sözü geçen özel okulla ilgili haftalarca önce soruşturmanın başlatıldığını bildiren Selçuk, ayrıca kapanma riski olan okullarla ilgili çalışma yürüttüklerini aktardı.

“Makbuz karşılığındaki gönüllü bağışları online izliyoruz”

Bakan Selçuk, okullara kayıt için “zorunlu bağış” ve “özel sınıf” iddialarına ilişkin de açıklamalarda bulundu.

Eğitimin ücretsiz olmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu ve adrese dayalı sistemde otomatik kayıt sisteminin bulunduğunu hatırlatan Selçuk, “Herhangi bir okulun, adresteki öğrencinin kaydını orada olduğu halde ‘yapmıyorum’ demek gibi bir şansı asla yok. Bize gelen şikayetlerden de biliyoruz ki bu tür yaşanmışlıklar var. ‘Hiçbir okulumuzda bağış alınmamaktadır’ diye bir şey doğru olmaz.” dedi.

“Özel sınıf açma konusunda bu okulların tamamında soruşturma başlattık.” bilgisini veren Selçuk, “Bir okulda ayrı bir sınıfı farklı bir şeye dönüştürmek bizim asla onaylamayacağımız bir şey.” ifadesini kullandı.

Selçuk, okullarda eğitim öğretimin kalitesinin artırılması için okul aile birliklerinin velilerden makbuz karşılığında aldıkları gönüllü bağışları da bir yazılımla online olarak izleyebildiklerini aktardı.

“Fen liselerinde profesörler eğitim verecek”

Bakan Selçuk, yeni eğitim öğretim yılı hazırlıklarını anlatırken yaz döneminde öğretmenlere yönelik onlarca eğitim programı düzenlediklerini söyledi.

Öğretmenlerin geliştirilmesi konusunda üniversitelerin eğitim fakülteleri ile ortak çalışmalar yaptıklarını dile getiren Selçuk, “Özellikle fen liselerinde fizik, kimya, biyoloji, matematik gibi dersleri üniversitelerden bazı profesörlerin vermesi konusunda bu sene ilk kez çalışmamız olacak” dedi.

“Liselerde yapay zeka dersleri başlayacak”

Yapay zeka konusunda büyük bir hazırlık yürüttüklerini bildiren Selçuk, makine öğrenmesi, büyük veri gibi konuların bakanlığın karar destek sistemlerinin içine girmesi, e-okul ve dijital altyapıda kullanılması için yürütülen çalışmalara değindi. Bakan Selçuk, ayrıca lise seviyesinde de yapay zeka derslerinin olması için hazırlık yürüttüklerini söyledi.

Selçuk, tasarım-beceri atölyelerinde kodlama eğitimlerinin verilmesi için de çalıştıklarını, bu çalışmaların birkaç sene içinde toparlanacağını vurguladı.

Açıklanan ortaöğretim programıyla ilgili 100’ün üzerinde kuruma yazı yazdıklarını, bu konuda çok güzel geri bildirimler geldiğini dile getiren Selçuk, böylece “Tarih seçmeli ders olacak” gibi bazı yanlış anlaşılmaları da önleme fırsatı bulduklarını kaydetti.

“Ödevimiz var, farkındayız”

Bakan Selçuk’a öğretmenlerin özlük hakları, atamaları gibi konulardaki iyileştirmelerle ilgili çalışmaların hangi aşamada olduğu da soruldu.

“Kısa vadede ücretli öğretmenlerin durumunu iyileştirmekle ilgili bir ödevimiz var, bunun farkındayız.” diyen Selçuk, “Ekonomik imkanlar elverdikçe bunu en kısa sürede hayata geçirmekle ilgili çabamız sürüyor.” açıklamasında bulundu.

Eğitim fakültelerinden her sene 40 bin dolayında yeni mezun verildiğini aktaran Selçuk, bu kontenjanı yüzde 10 düşürmekle ilgili YÖK’le mutabakat sağladıklarını bildirdi.

Pedagojik formasyonun kaldırılmasının amacını, “Bu sertifikayı alan herkesin atama beklemesi yerine atamaya hak kazanan öğretmenlere formasyonu yeni bir kimlik içinde vermek” olarak açıklayan Selçuk, “Yani hiç kimsenin formasyon alması gerekmiyor. Onu biz zaten halledeceğiz.” dedi.

“Okullardaki kurslarda merkezi sınav yapılacak”

Dershane sonrası döneme ait yapılan çalışmaları da özetleyen Selçuk, bakanlık olarak okullarda ücretsiz düzenlenen destekleme ve yetiştirme kurslarıyla ilgili yeni bir modelleme yaptıklarını ifade etti.

Bu kurslarda öğrencilerin yeteneğini, becerisini izlemek, ailelerine geri bildirim vermek gibi yenilikler olacağını vurgulayan Selçuk, bununla ilgili bir yazılım hazırlandığını bildirdi. Video kütüphane de oluşturduklarını hatırlatan Selçuk, bu kütüphaneye mobil ulaşımın da mümkün olacağını, böylece Türkiye’nin her yerinde Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na hazırlanabilmek için bir altyapı sağladıklarını söyledi.

Bakan Selçuk, “Bütün bu hazırlıklarımız, ortaokul ve lisede hafta sonu kurslarıyla da destekleniyor. Sonuçta bunu izlemekle ilgili merkezi sınav düzenleyeceğiz, bu yeni bir şey. Çocuklar bu kursları alırken verimle ilgili değerlendirme yapacağız.” bilgisini paylaştı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Çocuklara ümidi yeşertecek bir insan olarak bakın

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, çocukların ülke için birer umut olduğuna işaret ederek “Baba diyor ki çocuğunu gösterip ‘Bu bizim küçük, çok yaramaz, adam olmaz, tek okulu bitirsin yeter.’ Böylesi cümleler… Çocuk ilkokula yeni başlıyor baba bunu söylerken. Yavrudan ümidi, daha yolun başında kesmişler.” ifadelerini kullandı.

Paylaşımında Şirazlı Sadi’nin “Yaşlı biri günlerini tamamladığında, bir talihli de beşikten başını kaldırır.” sözüne yer veren Selçuk, şunları kaydetti:

“Bana göre her yeni doğan çocuk, hayata karışan, okula başlayan her çocuk bu ülke için bir umuttur. Ben bu umutla, bu umut için buradayım. Lütfen çocuklara, sizin bıraktığınız yerden, sizin bıktığınız yerden geçecek, sizin tükettiğiniz ümidi yeniden yeşertecek yeni bir insan olarak bakın. Ülke olarak bu umuda, bu ümide su gibi, hava gibi ihtiyacımız var.”

Okumaya Devam