İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Yükseköğretim programlarında doluluk oranı yüzde 90ı aştı

Yayınlandı

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından hazırlanan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2019-YKS) Yerleştirme Sonuçları Raporu’na göre, sınava 2 milyon 528 bin 31 aday başvurdu.

  • //www.aa.com.tr/tr/egitim/yks-yerlestirme-sonuclari-aciklandi/1550685″ target=”_blank”>YKS yerleştirme sonuçları açıklandı

2006 yılı baz alınarak başvuran aday sayıları değerlendirildiğinde 2017’de yüzde 35, 2018’de yüzde 42, 2019’da yüzde 51 oranında artış oldu. 2018 yılı başvuru sayıları ile 2019 yılı kıyaslandığında ise 2019’da yükseköğretime başvuruda yüzde 6.1 oranında artış yaşandı. 

Bu yıl örgün öğretim programlarında yükseköğretim kurumlarına 824 bin 694 kontenjan tahsis edildi. 2006 ile 2019 kıyaslandığında yükseköğretime talepteki (başvuran sayısı) artış yüzde 51 iken, arzdaki (kontenjan sayısı) artış yüzde 109 oldu. Raporda, bu verilere ilişkin şu değerlendirmede bulunuldu:

“Bu bağlamda, ülkemizde yükseköğretime erişim bir sorun olmaktan çıkmıştır. Dünya Ekonomi Forumu’nun 2017-2018 yılı raporunda ülkemiz, dünyada 137 ülke arasında yükseköğretime erişimde çağ nüfusu dikkate alındığında dünyada ikinci ülke konumundadır. YÖK, bundan dolayı artık büyümenin nitelik ve kalite eksenli olmasını öncelikli kılmıştır. Bunun sonucu olarak kontenjan planlamasında da bu prensip son yıllarda belirleyici olmaya başlamıştır.”

Her 100 adayın 81’i üniversiteli oldu

Bu yıl tercih yapma hakkını elde eden 1 milyon 761 bin 394 adayın 1 milyon 113 bin 640’ı tercihte bulundu.

2018’de lisans programlarına yerleşen aday sayısı 394 bin 945 iken bu yıl 409 bin 587, önlisans programlarına yerleşen aday sayısı 316 bin 37 iken bu yıl 343 bin 874 oldu. 2018 yılında örgün öğretim programlarına yerleşen toplam aday sayısı 710 bin 982 iken bu yıl 753 bin 461’e yükseldi.

2018’de tercih yapan her 100 adayın 71’i üniversiteli olurken, 2019’da tercih yapan her 100 adayın 81’i üniversiteli oldu.

Ayrıca sınava giren meslek lisesi öğrencilerinin sayısı 2017’de 999 bin 352 iken bu yıl 1 milyon 133 bin 397’ye ulaştı.

Doluluk oranı yüzde 90’ı aştı

Yerleştirme sonuçlarına göre, 2017’de 214 bin 383, 2018’de 128 bin 508 olan boş kalan kontenjan sayısı 2019’da daha da gerileyerek 71 bin 233’e düştü.

Program kontenjanlarında yapılan rasyonel planlamalar sonucunda 2017’de programlarda yüzde 76,45 olan doluluk oranı, 2018’de yüzde 84,69’a, 2019 yılında ise yüzde 91,36’ya yükseldi.

Geçen seneye kıyasla boş kontenjanlarda 57 bin 275 azalma sağlandı.

Lisans programlarında boş kalan kontenjan sayısı 2018’de 89 bin 686 iken, bu sayı 2019’da 38 bin 167’ye, önlisansta ise 38 bin 822’den 33 bin 66’ya geriledi. 2018’de toplam kontenjanın yüzde 15,3’ü boş kalırken, 2019’da bu oran yüzde 8,63’e düştü.

Lisansta boş kalan kontenjanların 20 bin 866’sının devlet, 12 bin 564’ünün vakıf, 4 bin 120’sinin KKTC üniversiteleri, 617’sinin ise diğer ülkelerdeki üniversitelere ait olduğu belirlendi.

Raporda, “Lisans programlarının kontenjanlarının belirlenme sürecinde yapılan başarılı değerlendirmeler sonucu boş kalan kontenjanların sayısı geçen seneye göre 51 bin 519 azalmıştır. Bu veri, boş kontenjan konusunda çok ciddi bir iyileşmenin olduğunu, artık bu konunun bir problem olmaktan çıktığını da açıkça göstermektedir.” değerlendirmesi yapıldı.

Taban başarı sıralaması şartı aranan bölümler

Raporda puan türleri üzerinden yapılan değerlendirmeye göre, bu yıl tercih yapma hakkı olan 1 milyon 761 bin 394 adaydan 180 ve daha üstü puan alan öğrencilerin sayısı sözel puan türünde; 862 bin 629, sayısal puan türünde 484 bin 820, eşit ağırlık puan türünde ise 824 bin 492 oldu.

2018’de 1 milyon 749 bin 144 tercih yapma hakkı olan adaylardan 180 ve daha üstü puan alan öğrencilerin sayısı sözel puan türünde; 904 bin 48, sayısal puan türünde 428 bin 968, eşit ağırlık puan türünde ise 735 bin 818 olmuştu.

Tercih yapma hakkı olan adaylardan sayısal ve eşit ağırlık puan türünde 180 ve daha üstü puan alan öğrencilerin sayısı geçen seneye göre artarken, sözel puan türünde adayların durumunda bir gerileme yaşandığı görüldü.

Taban başarı sıralaması şartı aranan bazı programlarla ilgili de tıp fakültesine en alt sıralarda genel kontenjandan yerleşen öğrencilerden 40 soru üzerinden matematik ham puanı neti 30.5, fen bilimleri ham puanı neti 22; hukuk fakültesine en alt sıralarda yerleşen öğrencilerden 40 soru üzerinden matematik ham puanı neti 6.75, Türk dili ve edebiyatı ham puanı neti 21.861; mühendislik fakültesi, makine mühendisliği bölümüne en alt sıralarda yerleşen öğrencilerden 40 soru üzerinden matematik ham puanı neti 18, fen bilimleri ham puanı neti 4 oldu.

Mimarlık fakültesine en alt sıralarda yerleşen öğrencilerden ise 40 soru üzerinden matematik ham puanı neti 13.75, fen bilimleri ham puanı neti 7.5 olarak belirlendi.

Öğretmenlik programlarına en alt sıralarda yerleşen öğrencilerden sayısal puan türünde 40 soru üzerinden matematik ham puanı neti 19.75, fen bilimleri ham puanı neti 3, sözel puan türünde 40 soru üzerinden Türk dili ve edebiyatı ham puanı neti 15.028, sosyal bilimler ham puanı neti 13, eşit ağırlık puan türünde 40 soru üzerinden matematik ham puanı neti 9.5, Türk dili ve edebiyatı ham puanı neti 22.417 oldu.

Devlet üniversitelerinde tıp ve hukukta doluluk oranı yüzde 100’e ulaştı

Lisans programlarında boş kalan 38 bin 167 kontenjanın programlara dağılımı muhtelif olmakla birlikte, boş kalan 16 bin 690 kontenjanın mühendislik programlarına ait olduğu saptandı. Mimarlık programlarına tahsis edilen 8 bin 783 kontenjanın ise 6 bin 561’i doldu.

Tıp ve hukuk programlarında devlet üniversitelerinde bu sene doluluk yüzde 100 oldu.

Raporda, yükseköğretimde kaliteyi önceleyen YÖK’ün katılımcı bir süreç sonucunda koyduğu başarı sıralaması şartının amacına uygun işlediğine, toplumun bütün kesimlerince kabul gören bu uygulamanın daha genişletilmesinin bakanlıklar, üniversiteler ve meslek örgütleri tarafından istenmesinden de anlaşıldığına dikkat çekildi.

Açıköğretim programları

2018’de açıköğretimde yüzde 73,82 olan doluluk oranı bu yıl yüzde 85,40’a yükseldi. Bu yükselişte açıköğretim programlarına ilişkin uygulanan rasyonel planlamanın yanısıra bu programlara ilişkin kalite odaklı YÖK’ün kararlarının da etkisinin büyük olduğu, gelecek yıllarda bu olumlu yükselişin devam etmesinin beklendiği aktarılarak, “Bu anlamlı iyileşme, üç sene önce belirlenen plana uygun olarak sürmekte olup, YÖK’ün gelecek sene açıköğretim programları ile ilgili alacağı radikal kararların hayata geçirilmesinde kolaylaştırıcı bir unsur olacaktır.” açıklamasına yer verildi.

Temel bilimler programlarına 10 bin 329 öğrenci yerleşti

Rapora göre, biyoloji programına 2018’de 1922 öğrenci yerleşirken, 2019 yılında bu sayı 1935’e, fizik programına 1032 öğrenci yerleşirken, 2019’da 1224’e, kimya programına 1979 öğrenci yerleşirken, 2019’da 2 bin 168’e, matematik programına 4 bin 637 öğrenci yerleşirken, bu sayı da 2019’da 5 bin 2’ye yükseldi.

Temel bilimler programlarına 2018’de toplam 9 bin 570 öğrenci yerleşirken, 2019’da toplam 10 bin 329 öğrenci yerleşti.

Raporda, Türkiye’nin bilgi temelli gelişiminin zeminini oluşturan temel bilim programlarına öğrencilerin ilgi göstermesinin ülkenin geleceğinin şekillenmesine ve iktisadi kalkınmasına önemli katkılar sunacağı vurgulandı ve şu değerlendirmeye yer verildi:

“Bu programlara ilişkin YÖK’ün başarı bursu uygulaması, bilim dünyası için bir ilk olan YÖK-TEBİP (Temel Bilimlerde Üstün Başarı Sınıfı) gibi projeler bu programların tercih edilme oranlarını artırmıştır. Bu programlardaki iyileşmeler YÖK’ün üstün değer atfettiği bu programlara ilişkin hassas yaklaşımının sonucudur. Bu hassasiyet devam edecektir.”

Öğretmenlik programlarındaki doluluk oranları

İlk kez 2017’de uygulanmaya başlayan öğretmenlik programları için başarı sıralaması şartı uygulaması da dahil öğretmenlik mesleğinin niteliğini artırmak amacıyla geliştirilen bazı politikalar neticesinde kontenjanlarda da kısmi azaltmaya gidildiği anımsatılan rapordaki verilere göre, bu programların 2017 yılında doluluk oranı yüzde 86,79, 2018’de ise yüzde 90,39’a yükseldi.

2019 yılı kontenjanları belirlenirken ilk kez dış paydaşların da görüşlerinin alındığı Yükseköğretim Eğitim Programları Danışma Kurulunda sunulan ihtiyaç analizleri ve projeksiyonları değerlendirilerek öğretmenlik programlarında kontenjanların azaltılması yönünde oluşan ortak kanaat doğrultusunda YÖK tarafından öğretmenlik programlarının kontenjanları azaltıldı. Öğretmenlik programlarının kontenjanı geçen sene 47 bin 755 iken bu sene 36 bin 311 olarak belirlendi.

“Olumlu tablo YÖK’ün atacağı ‘daha cesaretli ve kararlı adımları’ hızlandıracak”

Öte yandan 2017’de devlet üniversitelerinde hiç öğrenci yerleşmeyen 225 program bulunurken, bu sayı 2018’de yaklaşık yüzde 70 düşüş göstererek 68 oldu. 2019 yılında ise bu rakam 57’ye geriledi.

Raporda, şu değerlendirmede bulunuldu:

“Üniversiteye giriş sistemi sıklıkla değişmemektedir. On yıl zarfında -tekrar edilegelen yanlışın aksine- sadece bir defa değişmiş ve bu değişiklik de tekamül yolunda olmuştur. Bu sene ikinci defa uygulanan YKS sistemi YÖK’ün kamuoyu önünde öğrencilerimize ve ilgili tüm paydaşlara yönelik verdiği taahhütlerine uygun olarak herhangi bir değişiklik olmaksızın gerçekleşmiştir. Sosyal adalet ve fırsat eşitliğini sağlayan, başarıyı önceleyen, sözel ve sayısal okuryazarlığı sorgulayan, ezberciliği değil muhakeme ve analiz kabiliyetini öne çıkaran Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın kurgusundaki sağlamlık popülizmden uzak rasyonel planlama ile olumlu sonuç üretmeye devam etmektedir.

Hem devlet hem vakıf üniversiteleri için, hem lisans hem önlisans, hem örgün hem açıköğretim programları için, hatta KKTC’deki üniversiteler için dahi, yani bütün başlıklarda doluluk oranları önemli kabul edilecek bir şekilde artmıştır.

Sonuçlar kamuoyu önünde beyan ettiğimiz hedeflere tam olarak uygunluk göstermektedir. Bu olumlu tablo YÖK’ün önümüzdeki günlerde atacağı ‘daha cesaretli ve kararlı adımları’ hızlandıracaktır. Öncelikli meselemiz olan programların kalitesi üzerinde yoğunlaşmak, artık geçtiğimiz yıllara göre daha da kolay olacaktır.”

Raporda ayrıca ek yerleştirmenin de yükseköğretime katılımda ikinci bir fırsat oluşturacağı, öğrencilerin bu fırsatı değerlendirmeleri gerektiği, yıl kaybına uğramadan ve üniversiteli olmanın gelecek seneye ertelenmesinin getireceği ek maliyeti ödemeden yükseköğretime dahil olma imkanı bulabilecekleri hususunu hatırlatmakta yarar olduğu kaydedildi.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Öğrencilerin yaklaşık yüzde 39u sınavla öğrenci alan liseler için tercihte bulundu

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 2020 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki ilk yerleştirme sonuçları çerçevesinde hazırlanan raporda, merkezi (sınavlı) yerleştirme süreci detaylı olarak ele alındı.

Yürütücülüğünü MEB Bakan Yardımcısı Mahmut Özer’in yaptığı “Merkezi Sınavla Yerleşen Öğrencilerin Performansı” başlıklı bu rapora göre, merkezi sınava 1 milyon 472 bin 88 öğrenci katıldı, bu öğrencilerin 571 bin 704’ü, yani yüzde 38,84’ü sınavla öğrenci alan okullar için tercihte bulundu.

Geçen yıl sınava katılan öğrencilerin yüzde 42,68’inin merkezi yerleştirme için tercih yaptığı dikkate alındığında, bu oranın 2020’de düştüğü görüldü. Bu sonuç, oluşturulan kontenjan arzı ile öğrencilerin talepleri arasındaki uyumun arttığına dair önemli bir veri olarak raporda yer aldı.

Tercihleri neticesinde 2020 yılında 212 bin 485 öğrenci sınavla öğrenci alan ortaöğretim kurumlarına yerleştirildi. Bu durum, sınava katılan öğrencilerin yüzde 14,43’ünün sınavla öğrenci alan ortaöğretim kurumlarına yerleştirildiğini gösterdi.

Geçen yıl bu oranın yüzde 13,50 olduğu düşünüldüğünde, öğrenci sayısının artmasına rağmen kontenjan artırımı ve diğer iyileştirmeler sayesinde merkezi yerleştirme açısından öğrencilere herhangi bir dezavantaj yaratılmadığı görüldü.

Kız öğrenciler erkek öğrencilerden daha yüksek ham puan ortalamasına ulaştı

Raporda, merkezi sınav puanıyla yerleşen öğrencilerin sınavda bulunan alt testlerdeki performanslarını değerlendirmek için doğru cevap sayısı dağılımları incelendi.

Soru sayısı 20 olan alt testler arasında öğrencilerin doğru cevap sayısı ortalaması Türkçe alt testinde 15,32, matematik alt testinde 9,36 ve fen bilimleri alt testinde 16,47 olarak hesaplandı.

10 soru bulunan alt testler arasında öğrencilerin doğru cevap sayısı ortalamasının TC inkılap tarihi ve Atatürkçülük alt testinde 8,41, din kültürü ve ahlak bilgisi alt testinde 8,84 ve yabancı dil alt testinde 6,87 olduğu belirlendi.

Sınav kapsamı salgın süreci nedeniyle önemli ölçüde daraltılmasına rağmen alt testlerde elde edilen dağılımların yapısının daha önceki yıllarda elde edilenlerle uyum içinde olduğu gözlendi. Öğrencilerin en yüksek başarıyı gösterdiği alt testlerin, fen bilimleri, Türkçe, din kültürü ve ahlak bilgisi ile TC inkılap tarihi ve Atatürkçülük olduğu görüldü.

Bununla birlikte, 2020 yılında doğru cevap sayısı ortalamaları fen bilimleri dışındaki tüm alt testlerde 2019 yılına göre değişen ölçülerde düştü. Raporda, bu durumun önemli nedenlerinden birisi olarak “sınava giren öğrenci sayısının 2020 yılında yüzde 43 oranında artması ve sınav başvurusunun tercihe bağlı değil otomatik olarak gerçekleştirilmiş olması” gösterildi.

Sınavda kız öğrenciler tüm alt testlerde erkek öğrencilerden daha yüksek ham puan ortalamasına ulaştı.

20 soru bulunan alt testler arasında fen bilimleri, her iki cinsiyet grubundaki öğrencilerin en yüksek ham puan ortalamasına sahip olduğu alt test oldu. 10 soru bulunan alt testler arasında ise din kültürü ve ahlak bilgisi öğrencilerin en yüksek ham puan ortalaması aldığı alt test olma niteliği taşıdı.

20 soru bulunan alt testler arasında her iki cinsiyet grubunda da ham puan ortalamasının en düşük olduğu alt testin matematik olduğu, bu alt testte erkek öğrencilerin ham puan ortalamasının 7,81, kız öğrencilerin ham puan ortalamasının 7,92 olduğu görüldü.

Okul başarısı ile sınav başarısı arasında güçlü ilişki

Detaylı incelemeler, merkezi sınav puanıyla yerleşen öğrencilerin 2020 merkezi sınavdaki performansları ile okul performansları arasında güçlü bir bağ olduğunu gösterdi.

Öğrencilerin ortaokulda gösterdikleri akademik başarılarının bir göstergesi olan Okul Başarı Puanları (OBP) ile Merkezi Sınav Puanları arasındaki ilişki de incelendi. Buna göre OBP ile Merkezi Sınav Puanları arasında güçlü ve pozitif (ρ=0,840) bir ilişkinin bulunduğu belirlendi.

Bu sonuç, merkezi sınav puanıyla yerleşen öğrencilerin sınavda gösterdikleri performans ile okuldaki performansları arasındaki ilişkinin 2020’de, 2019’dan daha da güçlü olduğunu gösterdi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Sınavla öğrenci alan liselerde yaklaşık yüzde 100 doluluk sağlandı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) yapılan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki birinci yerleştirmede, sınavla öğrenci alan fen lisesi, sosyal bilimler lisesi ve Anadolu liselerinde yüzde 100, Anadolu imam hatip liselerinde yüzde 99,8, mesleki ve teknik Anadolu liselerinde yüzde 97 doluluğa ulaşıldı.

Bakanlık LGS kapsamında birinci yerleştirme sonuçlarını, daha önce ilan edilen takvime uygun olarak açıkladı.

MEB yine bir ilke imza atarak sonuçlarla birlikte yerleştirme sonuçlarıyla ilgili kapsamlı iki ayrı raporu “http://www.meb.gov.tr/” internet adresinden kamuoyuyla paylaştı. Raporlarda, merkezi (sınavlı) ve yerel (sınavsız) yerleştirme süreci detaylı olarak yer alıyor.

Yürütücülüğünü MEB Bakan Yardımcısı Mahmut Özer’in yaptığı raporların birincisi, “2020 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) Kapsamında İlk Yerleştirme Sonuçları” başlığı ile yayımlandı. Rapor yerleştirme sonuçları ile ilgili detaylı analizler içeriyor.

“2020 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) Merkezi Sınavla Yerleşen Öğrencilerin Performansı” başlıklı ikinci raporda ise merkezi sınav puanı ile yerleşen öğrencilerin sınav performansları analiz ediliyor.

“LGS Kapsamında İlk Yerleştirme Sonuçları” başlıklı rapora göre, LGS kapsamında yapılan merkezi sınav puanıyla öğrenci alan fen lisesi, sosyal bilimler lisesi ve Anadolu liselerinde yüzde 100, Anadolu imam hatip liselerinde yüzde 99,8, mesleki ve teknik Anadolu liselerinde yüzde 97 doluluk sağlandı.

Sınavla öğrenci alan okulların kontenjanı 2019’da 139 bin 600 iken, bu liselere 138 bin 993 öğrenci yerleşmişti. Bu yıl ise bu liselere ayrılan 213 bin 940 kontenjana 212 bin 485 öğrenci yerleşme imkanı buldu. Böylece sınavlı okullara yerleşen öğrenci sayısı 2019’a göre yüzde 53 arttı.

Sınavsız yerleştirmenin birinci adımında öğrencilerin yüzde 92’si ilk 3 tercihinden birine yerleşti

Sınavsız yerel yerleştirmede 2019’da öğrencilerin ilk 3 tercihinden birisine yerleşme oranı yüzde 91 iken, 2020’de bu oran yüzde 92’ye yükseldi.

Bu yıl öğrenci sayısında 2019’a göre yaklaşık 500 binlik artış olması kamuoyunda süreçle ilgili kaygıları artırmıştı. Bu kapsamda, öğrenci sayısındaki 500 binlik artışa rağmen sınavsız yerleştirmede öğrencilerin yüzde 92’sinin ilk 3 tercihlerinde yer alan bir liseye yerleşmeleri, MEB’in süreci yönetmedeki başarısını ortaya koydu.

Diğer taraftan sınavsız yerleştirmede öğrencilerin birinci tercihine yerleşme oranı yüzde 49,3 olarak gerçekleşti. Böylece sınavsız yerleşen öğrencilerin yaklaşık yarısı birinci tercihlerindeki liselere yerleşme imkanı buldu.

Öğrencilerin iki kez daha yerleştirmeye esas nakil hakları ve daha sonra il veya ilçe komisyonları tarafından yerleştirme ve nakil hakkı olduğu da dikkate alındığında bu durum, öğrencilerin neredeyse tamamının sınavsız bir şekilde tercih ettikleri bir okula yerleştirilebileceklerini gösteriyor.

Öğrencilerin yüzde 99’u ilk 3 tercihlerindeki bir Anadolu lisesine girdi

Anadolu liselerine geçen yıl giren öğrencilerin yüzde 99’u ilk 3 tercihlerindeki bir Anadolu lisesine yerleşirken, 2020’de de bu oran değişmedi ve bu liselere yerleşen öğrencilerin yüzde 99’u yine ilk 3 tercihlerindeki bir Anadolu lisesine girme imkanı buldu.

Geçen yıl Anadolu imam hatip liselerine yerleşen öğrencilerin yüzde 87’si ilk 3 tercihlerinde yer alan bir Anadolu imam hatip lisesine yerleşirken, 2020’de bu oran yüzde 87,26’ya yükseldi.

Bu kapsamda en büyük iyileşme mesleki eğitimde sağlandı. Geçen yıl mesleki ve teknik Anadolu liselerine yerleşen öğrencilerin yüzde 79’u ilk 3 tercihlerinde yer alan bir mesleki ve teknik Anadolu lisesine girmeye hak kazanırken, 2020’de bu oran yüzde 82’ye yükseldi.

Mesleki ve teknik Anadolu liselerine yerleşen öğrenci sayısı yüzde 40 arttı

MEB son 2 yılda mesleki ve teknik eğitimi güçlendirmek için önemli adımlar atmış ve çok sayıda projeyi hayata geçirmişti. Bu adımlar meslek liselerine ilgiyi artırdı, mesleki ve teknik eğitim daha cazip hale geldi.

Geçen yıl sınavla öğrenci alan mesleki ve teknik Anadolu liselerine 23 bin 775 öğrenci yerleşirken, 2020’de bu sayı yüzde 64 artarak 39 bin 13’e yükseldi. Diğer taraftan, bu yıl mesleki ve teknik Anadolu liselerine sınavlı ve sınavsız yerleşen öğrenci sayısı geçen yıla göre yüzde 40 arttı. Bu sonuçlar, atılan adımların ne kadar doğru olduğunu ortaya koydu.

Yüzde 1’lik dilimden öğrenci alan mesleki ve teknik Anadolu lisesi sayısı arttı

MEB başarılı öğrencilerin mesleki eğitimi tercih etmelerini sağlamak için Ankara’da ASELSAN Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve İstanbul’da İTÜ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini kurmuştu. Her iki okul geçen yıl yüzde 1’lik dilimden öğrenci almıştı. Böylece ilk defa bir mesleki ve teknik Anadolu lisesine yüzde 1’lik dilimden öğrenci yerleşmişti.

Bu sene her iki okul da yüzde 1’lik dilimden öğrenci almaya devam ederken bu okullara İstanbul’da yeni bir okul daha eklendi.

İstanbul’da ilk kez öğrenci alan Teknopark İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi de yüzde 0,47’lik öğrenci diliminden öğrenci aldı. Diğer taraftan MEB ile Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TOBB, İSO, İTO ve İTÜ arasında iş birliği kapsamına alınan mesleki ve teknik Anadolu liselerinin doluluk oranları yüzde 100’e yaklaştı.

Süreç sonunda herkes yerleştirilecek

İlk yerleştirmede yerleşemeyen veya yerleştiği okulu değiştirmek isteyen öğrenciler için yerleştirme süreci devam edecek.

Bu kapsamda 10-14 Ağustos’ta yerleştirmeye esas birinci nakil tercih dönemi olacak. Yerleştirmeye esas birinci nakil sonuçları 17 Ağustos’ta açıklanacak.

Yerleştirmeye esas ikinci nakil tercih başvuruları 17-21 Ağustos’ta yapılacak, sonuçları 24 Ağustos’ta açıklanacak. Böylece merkezi olarak yürütülen ana yerleştirme süreci, 24 Ağustos’ta tamamlanmış olacak. Hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler için il veya ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca yerleştirme başvuruları alınacak ve 28 Ağustos’ta yerleştirme süreci tamamlanacak.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Liselere yerleştirme sonuçları açıklandı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki yerleştirme sonuçları, Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) “http://sonuc.meb.gov.tr/” internet adresinden açıklandı.

Öğrenciler, yerleştirme sonuçlarına T.C. kimlik numaraları ve doğum tarihleri ile “sonuc.meb.gov.tr” internet adresinden ulaşabilecek.

İlk yerleştirmede yerleşemeyen veya yerleştiği okulu değiştirmek isteyen öğrenciler için yerleştirme süreci devam edecek.

Yerleştirmeye esas birinci nakil sonuçları 17 Ağustos’ta açıklanacak

Bu kapsamda 10-14 Ağustos’ta yerleştirmeye esas birinci nakil tercih dönemi olacak. Yerleştirmeye esas birinci nakil sonuçları, 17 Ağustos’ta açıklanacak.

Yerleştirmeye esas ikinci nakil tercih başvuruları, 17-21 Ağustos’ta yapılabilecek. Yerleştirmeye esas ikinci nakil sonuçlarının 24 Ağustos’ta duyurulmasıyla merkezi olarak yürütülen ana yerleştirme süreci tamamlanacak.

Daha sonra hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler için il/ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca yerleştirme başvuruları alınacak ve 28 Ağustos’ta yerleştirme süreci tümüyle sona erecek.

Fen, sosyal bilimler ve Anadolu liseleri yüzde 100 doldu

LGS yerleştirme sonuçlarına göre, merkezi sınavla öğrenci alan fen, sosyal bilimler ve Anadolu liseleri yüzde 100 doldu.

Liselere sınavsız yerleştirmenin birinci adımında, öğrencilerin yüzde 92’si ilk üç tercihinden birine yerleşti.

Okumaya Devam