İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

YKS üçüncüsünün tercihi ilahiyat fakültesi oldu

Yayınlandı

Yükseköğretim Kurumlar Sınavı’nda (YKS) sözel puan türünde Türkiye üçüncüsü olan Muhammed Akif Aydın, puanı birçok bölümü kazanacak durumda olmasına rağmen ilahiyat fakültesini tercih etti.

Girdiği YKS sınavında 494,68 puan alarak Türkiye üçüncüsü olan İstanbul Beyoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi mezunu Muhammed Akif Aydın, üniversite eğitimi için tercihini “çocukluk hayali olan” ilahiyat fakültesinden yana yaptı.

29 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi‘ne kayıt yaptırdıktan sonra Konya’da ikamet eden ailesinin yanına gelen Muhammed Akif Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, başından beri hedefinin hep ilahiyat fakültesi olduğunu söyledi.

Bu tercihi yapmasında ailesinin katkı ve desteğine değinen Aydın, kendisine ilahiyat bilincini aşıladığı ve bu şekilde yetiştirdiği için ailesine müteşekkir olduğunu anlattı. 

“Almış olduğum puan hemen hemen tüm fakültelere yeten bir puandı”

Bu hedefine ulaştığı için mutlu olduğunu ifade eden Aydın, şunları kaydetti:

“Üniversite sınavında beni başarılı olmaya iten motive eden şey şuydu; ilahiyat fakültelerine karşı toplumda kötü bir algı var. Başarısız öğrencilerin oraya gittiği söyleniyor. Ben bu algıyı kırmak için, bunu bir motivasyon sebebi olarak kullanarak, sınava ciddi biçimde hazırlandım. Almış olduğum puan hemen hemen tüm fakültelere yeten bir puandı. Birçok mühendislikler ve hukuk fakültelerine puanım yetiyordu.”

Hafız olduğunu dile getiren Aydın, okulunu bitirdiğinde iyi derecede Arapça ve İngilizce öğrenmiş bir biçimde, üniversitede akademisyen olarak kalıp İslam’a hizmet etmeyi hedeflediğine dikkat çekerek, “Klasik profesörler gibi, odasında oturup çay içen değil, sahada olan, Kudüs’e giden bir akademisyen olmak istiyorum.” dedi. 

Öte yandan Konya İl Milli Eğitim Müdürü Seyit Ali Büyük, Muhammed Akif Aydın’ı makamında kabul ederek, başarısından dolayı Aydın’ı tabloyla ödüllendirdi.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Diyanetten Baba Okulu

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Diyanet İşleri Başkanlığınca Kur’an ve sünnet temelinde ailede hak ve sorumluluklar açısından baba olmanın önemine dikkati çekmek için alanında uzman eğitimcilerle “Baba Okulu” seminerleri gerçekleştirilecek.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Kur’an ve sünnet temelinde aile olma bilincini kazandırmak, ailede hak ve sorumluluklar açısından baba olmanın önemine dikkat çekmek amacıyla Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü Aile ve Dini Rehberlik Daire Başkanlığınca 4 hafta süreli “Baba Okulu” seminerleri yapılacak.

Seminerlerde, “İyi insandan iyi babaya”, “Mahremiyet eğitiminde baba”, “Çocuğun kişilik gelişiminde babanın rolü”, “Çocuğun kendini bulmasını, gerçekleştirmesini sağlayan bir rol model olarak baba”, “Eşinin saygın hayat arkadaşı olarak baba”, “İslam’a göre baba olmak ve babanın yükümlülükleri”, “Kur’an’dan baba örnekleri ve bir baba olarak Hz. Peygamber”, “Baba: Korkulan otorite mi, kucaklayan güven kaynağı mı?” ve “Görüş ayrılıklarında çatışma çözme yöntemleri” konu başlıkları ele alınacak.

Sadece babalara yönelik gerçekleştirilecek “Baba Okulu” projesi ilk etapta, pilot iller olarak seçilen Kütahya, Eskişehir, Samsun ve Ordu’da uygulanacak. Seminerlerin, 2021 yılında 81 ilde yapılması planlanıyor.

İlki yarın Ordu’da, ikincisi 13 Ekim’de Samsun’da başlayacak seminerlerin koordinesi, il müftülükleri Aile ve Dini Rehberlik Bürolarınca yapılacak.

Her hafta art arda iki seminer olmak üzere 4 hafta içinde tamamlanacak eğitimlerin katılımcı sayısı 30 kişiyi geçmeyecek.

Seminerlere öncelikle baba olan din görevlilerinin ve diğer kamu kurumlarında çalışanların katılımı sağlanacak.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Derse dans ve egzersizle başlıyorlar

Yayınlandı

Yazar :

Tekirdağ

Tekirdağ’da bir ilkokulda öğrenciler, sabah derslerine girmeden önce dans edip egzersiz yapıyor.

Yavuz Mahallesi’ndeki Süleymanpaşa Cumhuriyet İlkokulu Müdürü Suat Aydın, yeni eğitim öğretim yılının başında, öğrencilerinin motivasyonunu artırmak için uygulama başlattı. Buna göre okuldaki 550 öğrenci, öğretmenlerinin öncülüğünde sabah derse girmeden müzik eşliğinde 10 dakika dans edip egzersiz yapıyor. Neşeli bir şekilde dans eden ve egzersizlerini tamamlayan öğrenciler, ardından sınıflarına gidiyor.

“Okula daha keyifli geliyorlar”

Okul Müdürü Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukların her zaman sanatsal, sportif ve kültürel yönlerini geliştirmek için öğretmenlerle çaba içerisinde olduklarını söyledi. Bu sene de farklı bir uygulama yapmak istediklerini belirten Aydın, “Sabahları öğrenciler okul bahçesinde toplanıp müzik eşliğinde dans ediyor. Çocukların ritim duygularının gelişmesini, sabah açılıp kendilerine gelmelerini, derse uykuları açılmış, keyifli bir şekilde girmelerini amaçladık.” dedi.

Aydın, uygulamadan öğrenci, veli ve öğretmenlerin çok memnun olduğunu ifade etti.

Sanatsal, kültürel ve sportif etkinlikleri destekleyen bir okul olarak eğitim hayatına devam edeceklerini vurgulayan Aydın, “Çocuklar artık okula daha keyifli geliyor. Devamsızlık sorunu olan öğrencilerin de sabahları geç kalmayacağını düşünüyoruz. Çocuklar ‘Okula gidip dans edeyim’ diye erkenden gelmeye başladı.” diye konuştu.

Öğrenciler uygulamadan memnun

Üçüncü sınıf öğrencisi Melis Neva Eker ise uygulamanın ardından okula severek geldiğini anlatarak “Sabahları okula gelip dans etmek bize sabah sporu gibi oluyor. Çok eğleniyoruz. Güne hareketli başlamak çok güzel.” diye konuştu.

Öğrencilerden Ali Gündağ da dersten önce dans etmenin çok eğlenceli olduğunu ve uykusu kaçtığı için sınıfa daha dinç gittiğini dile getirdi.

Dördüncü sınıf öğrencisi Miray Zeynep Yıldız, sabah dans edip sınıfa girdikten sonra derslerinin çok daha güzel geçtiğini aktardı. 

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Üniversiteye girişte 3 bölüme başarı sırası düzenlemesi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarına göre hukuk fakültelerine giriş için 190 bin olan başarı sırası şartının 125 bin olarak güncellendiğini, eczacılık ve diş hekimliği bölümlerine de ilk kez başarı sırası sınırlaması getirdiklerini açıkladı.

Saraç, YÖK Genel Kurulu’nda gelecek yıl yapılacak YKS’den itibaren uygulanmak üzere üniversitelerin bazı bölümlerine girişte başarı sırası sınırlaması getirdiklerini bildirdi.

Yeni YÖK olarak Türk yükseköğretim tarihinde ilk kez, meslek icra yetkisi veren bazı üniversite programlarına başarı sırası şartı getirdiklerini anımsatan Saraç, bu uygulamanın toplumun neredeyse bütün kesimlerince takdir gördüğünü ve benimsendiğini vurguladı.

Başarı sınırlamasını ilk olarak tıp ve hukuk bölümleri için getirdiklerini hatırlatan Saraç, daha sonra mühendislik, mimarlık ve öğretmenlik programları için de bu uygulamayı hayata geçirdiklerini anlattı.

11. Kalkınma Planı’nda “meslek icra yetkisi veren yükseköğretim programlarında asgari başarı puanı şartı uygulamasının genişletilmesi” hedefinin yer aldığına işaret eden Saraç, bu uygulamanın Kalkınma Planı’nda bulunmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Saraç, bu hedefin hayata geçirilmesinde başarı sırası şartı getirilen mevcut programların gözden geçirilerek iyileştirilmesinin birinci, bu uygulamanın başka alanlara yayılmasının da ikinci husus olduğunu belirtti.

Hukuk fakülteleri için uygulanan başarı sırasına yeni düzenleme

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yargı reformuna ilişkin değerlendirmelerinde “hukuk fakültelerindeki eğitimin ne denli önemli olduğunu, bunun için birtakım düzenlemeler yapılması gerektiğini ve başarı sırası şartının da iyileştirme yönünde yeniden gözden geçirilmesi” ifadelerine yer verdiğini aktaran Saraç, Adalet Bakanlığının da bu konudaki talebini içeren yazısının kendilerine ulaştığını söyledi.

Kamuoyunun da bu konudaki hassasiyeti çerçevesinde başarı sırası şartını yeniden gözden geçirdiklerini bildiren Saraç, alınan yeni kararı ve gerekçesini şu sözlerle anlattı:

“Hukuk fakültelerine kabul edilen öğrencilerin başarı sıralarına bakıldığında, devlet üniversitelerinde en düşük başarı sırası 59 bin iken, vakıf üniversiteleri ve KKTC’deki üniversitelerde en düşük başarı sırasının 190 bin olduğunu görüyoruz. Buradaki makas çok açık. Sınıflarda verilen eğitimi öğrenci açısından zedeleyebilecek, eğitim öğretimin niteliğini aksatabilecek kadar geniş bir makas aralığı var.

YÖK Genel Kurulunca, bu durum yeniden değerlendirildi ve hukuk fakülteleri için 190 bin olan başarı sırası şartının 125 bin olarak yenilenmesine karar verildi. İlk yıldan itibaren hukuk fakültelerine alımlar bu şarta göre yapılacak.”

TBMM’de hukuk fakültesi mezunlarının meslek icrasına yönelik bir sınavın olmasına ilişkin kanun tasarısının da görüşüldüğüne dikkati çeken Saraç, bu teklifin de ilk olarak yaklaşık 5 yıl kadar önce Yükseköğretim Kurulu tarafından önerildiğini ve bu konuda Bakanlar Kurulunda da bir sunum yaptığını söyledi.

Saraç, YÖK’ün hukuk fakülteleri için aldığı karar ve TBMM’de görüşülen yasayla ilgili, “Yasalaştığı takdirde hukuk fakültelerindeki eğitimin niteliğine de doğrudan etki edecek çıktı esaslı bu iyileştirici düzenleme, girdi esaslı iyileştirici düzenlememiz ile birleştiğinde sonuç üretmeye başlayacak. Bizim de hedeflediğimiz husus, girdi esaslı iyileştirici düzenlemeler ile süreç odaklı ve çıktı odaklı düzenlemeleri birbiriyle uyumlu halde çalıştırmak. Çıktı esaslı ‘meslek icra sınavı’ ile girdi esaslı ‘başarı sırasının iyileştirilmesi’ birbiriyle uyumlu olarak çalışacak. Böylece çok olumlu neticeler üretilecek.” değerlendirmesinde bulundu.

İki programa daha başarı sırası şartı geldi

Saraç, Yeni YÖK olarak, yükseköğretim sistemini, alan bazlı iyileştirerek daha üst seviyelere taşımaya çalıştıklarını ve bunun sonuçlarını da aldıklarını belirterek, bu çerçevede fakülte dekanlarının önerileri üzerinde ciddiyetle durduklarını vurguladı.

Uzun zamandır diş hekimliği ve eczacılık fakültelerine de başarı sıralaması şartı getirilmesi ile ilgili talepler aldıklarını aktaran Saraç, şöyle devam etti:

“11. Kalkınma Planı hedefleri çerçevesinde bu fakültelerin taleplerini de değerlendirdik. Diş hekimliği programı için devlet üniversitelerinde en düşük başarı sırası 67 bin 855 iken, vakıf üniversitelerinde 88 bin 168, KKTC’de ise 116 bin 362 olduğunu görüyoruz. Arada çok büyük bir fark var. Eczacılık fakültesine baktığımızda ise devlet üniversitelerinde en düşük başarı sırası 47 bin 878, vakıf üniversitelerinde 121 bin 557, KKTC’de ise 169 bin 803. Burada da çok açık bir makas aralığı var.

Bunun için öğrenci merkezli bilimsel ve gerçekçi bir yaklaşımın, girdi esaslı iyileştirmenin yükseköğretimin kalitesine olumlu etkileri olacağı düşüncesiyle, başarı sırası şartını iki fakülte için daha genişlettik ve eczacılık fakülteleri için en düşük başarı sırası şartını 100 bin, diş hekimliği fakülteleri için en düşük başarı sırası şartını da 80 bin olarak belirledik.”

Alınan bu kararların, öğrenci niteliğini artıracağına işaret eden Saraç, “Eğitim bilimciler, başta nitelik itibarıyla eksik olan öğrencilerin, eğitim sürecinde bu eksikliklerinin giderilebileceğini, iyi bir bilgiyle ve yetkinlikle mezun edilebileceğini, bunun örneklerinin olduğunu söylüyor. Ama istisnaları dışında, girdideki niteliğin, çıktının niteliği ile doğrudan ilişkili olduğu çok açık. Hocalarımız gayet iyi bilir. Çok farklı başarı sırasındaki öğrencilerin aynı sınıfta bulunması eğitim öğretim ortamını olumsuz etkiliyor. Bu durum iyi bir donanım ve yetkinlikle gelen öğrencilere büyük bir haksızlık olarak ortaya çıkıyor.” diye konuştu.

Saraç, başarı sırası sınırlaması ile ilgili aldıkları kararların gelecek yıl, 2020’de yapılacak YKS’de uygulanmaya başlayacağını bildirdi.

İsteyen vakıf üniversitesi başarı sırasını daha da yukarı çekebilir

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, iyileştirici kararların hem devlet hem de vakıf üniversitelerini kapsadığına işaret ederek, “Ama bazı vakıf üniversitelerimiz marka değerlerini daha öne çıkarmak için başarı sırası şartını daha da yukarı çekebilir. Biz bundan mutluluk duyarız. Vakıf üniversitelerinden istediğimiz, bizi daha kalite odaklı kararlar almaya yönelten birtakım uygulamalarda bulunmalarıdır.” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam