İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

YKS için geri sayım başladı

Yayınlandı

Ankara

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca düzenlenecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) 15 ve 16 Haziran’da yapılacak.

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, 2019-YKS’ye girecek adaylar için sınavda dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin hatırlatmaları içeren videoya yer verdi.

Videodaki bilgilere göre, adayların sınavdan önce YKS kılavuzunu dikkatlice okumaları gerekiyor.

YKS Temel Yeterlilik Testi (TYT) 15 Haziran Cumartesi günü saat 10.15’te düzenlenecek ve adaylara 135 dakika süre verilecek. 16 Haziran Pazar günü saat 10.15’te Alan Yeterlilik Testi (AYT), 15.45’te ise Yabancı Dil Testi (YDT) uygulanacak.

AYT’de adaylara 180 dakika, YDT’te ise 120 dakika süre tanınacak.

Adaylara 1. oturum olan TYT’de Türkçe testinde 40, sosyal bilimler testinde tarihten 5, coğrafyadan 5, felsefeden 5, din kültürü ve ahlak bilgisi veya ilave felsefe sorularından 5’er olmak üzere toplam 20, temel matematik testinde 40, fizikten 7, kimyadan 7 ve biyolojiden 6 sorunun yer aldığı fen bilimleri testinde de 20 soru yöneltilecek.

AYT’de Türk dili ve edebiyatı- sosyal bilimler-1 testi 40 sorudan oluşacak. Bu testte adaylar, Türk dili ve edebiyatından 24, tarih-1’den 10, coğrafya-1’den 6 soru yanıtlayacak. AYT’nin sosyal bilimler testi 40, matematik testi 40, fen bilimleri testi de 40 sorudan oluşacak. Sosyal bilimler testinde tarih-2’den 11, coğrafya-2’den 11, felsefe grubundan 12, din kültürü ve ahlak bilgisi veya ilave felsefe sorularından 6 soru yer alacak. Fen bilimleri testindeki dağılım ise fizik 14, kimya 13 ve biyoloji 13 soru şeklinde olacak.

YDT’de de Almanca, Arapça, Fransızca, İngilizce ve Rusça dillerinde toplam 80 soru yer alacak.

Adayların sınav saatinden en az bir saat önce sınav binalarında hazır olması gerekiyor. Adaylar, sınavın sabah oturumlarında 10.00, öğleden sonra oturumlarında saat 15.30’dan sonra sınav binalarına alınmayacak.

Kimlik belgesi uyarısı

Sınava girişte geçerli kimlik belgesi ve sınava giriş belgesinin bulundurulması gerekirken, sınavın ilgili oturumuna ait sınava giriş belgesini yanlarında bulundurmayan adaylar binalara giremeyecek.

Adayların, fotoğraflarının bulunması gereken sınava giriş belgelerinin yazıcıdan dökümünü edinirken belge üzerinde fotoğraflarının görünür olmasına dikkat etmeleri gerekiyor. Ayrıca ÖSYM tarafından belirlenmiş bilgiler haricinde belgenin ön ve arka yüzde herhangi bir yazı, resim, işaret vesaire bulunduğu taktirde adayların sınavları geçersiz sayılacak.

T.C. kimlik kartı edinme sürecinde İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen ve yeni kimlik kartları teslim alınıncaya kadar geçerli olan fotoğraflı, imzalı ve mühürlü “Geçici Kimlik Belgesi”nin aslı geçerli kimlik belgesi olarak kabul edilecek.

Sürücü belgesi, öğrenci kimlik kartları, basın kartı, avukat kimliği, kurum kimlikleri ve ikamet izni sınava girişte belge olarak kabul edilmeyecek.

Adaylar piercing ve başörtüsü iğnesi ile sınava katılabilecek

Sınavda adaylar, cep telefonu, çağrı cihazı, telsiz, fotoğraf makinesi, cep bilgisayarı, bilgisayar özelliği bulunan cihazlar, çanta, cüzdan, kredi kartı gibi her türlü manyetik kart, her türlü kesici ve delici alet ile ateşli silah, her türlü saat, sözlük işlevi olan aygıtlar, müsvedde kağıt, defter, kitap, sözlük, her türlü plastik ve güneş gözlüğü dahil cam eşya, kalem, silgi, kalemtraş, hesap cetveli, hesap makinesi, ehliyet ve kurum kimlik kartları, kulaklık ile bluetooth özellikli cihazlar sınava giriş sırasında yanında bulunduramayacak.

Basit olmayan her türlü ev ve araç anahtarı, anahtarlık ve plastik içerikli eşya, yiyecek-içecek, bilezik, küpe, her türlü taşlı yüzük, broş ve benzeri takılar ile ÖSYM’den resmi izin alınmamış ilaç, gıda ve her türlü cihazlarla da sınava giriş yasak olacak.

Adaylar ve görevliler yanlarında alyans, şeffaf numaralı gözlük, başörtüsü için kullanılan boncuklu-boncuksuz toplu iğne, metal para, anahtarlıksız basit ev anahtarı, ulaşım kartı, basit tokalı kemer, basit tel toka, basit piercing, şeffaf pet şişe içerisinde su ile sınava katılabilecek. 

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Göçükten çıkıp rektörü olduğu üniversiteyi üst lige taşımak istiyor

Yayınlandı

Yazar :

Kocaeli

Marmara Depremi‘nde Kocaeli’nin Körfez ilçesinde evi yıkılan ve kızıyla 8 saat göçük altında kaldıktan sonra kurtarılan Prof. Dr. Sadettin Hülagü, yıllar sonra rektörü olduğu, binalarının yüzde 40’ı depremde yıkılan, kalanları ise hasar gören Kocaeli Üniversitesinin (KOÜ) “araştırma üniversitesi” olması için çalışma yürütüyor.

Prof. Dr. Hülagü, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde Körfez ilçesindeki evinin yıkılması sonucu kızıyla 8 saat göçük altında kaldı.

Enkazdan yaralı halde çıkarılan Hülagü, tedavisinin ardından bölgedeki prefabriklerde hekim olarak görev yaptı.

Hülagü, Marmara Depremi’nde binalarının yüzde 40’ı yıkılan, kalanları ise hasar gören, 12 personelin hayatını kaybettiği KOÜ’ye 18 Kasım 2014’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından rektör olarak atandı.

Prof. Dr. Hülagü, KOÜ’nün “araştırma üniversitesi” olması için çalışmalarını sürdürüyor.

Varto ve Düzce depremlerini de yaşadı

Rektör Prof. Dr. Hülagü, Marmara Depremi’nde üniversitenin birçok binasının yıkıldığını, Derince’deki eğitim ve araştırma hastanesinin hasar gördüğünü ve prefabriklerde hizmet verdiklerini söyledi.

Depremde üniversitenin eğitim bloklarının yaklaşık yüzde 40’ının yıkıldığını ifade eden Hülagü, o süreçte maddi hasarın dışında duygusal olarak da travmalar yaşadıklarını vurguladı.

Hülagü, depremde Körfez ilçesi Tütünçiftlik’teki evinin yıkılması sonucu kızıyla 8 saat göçük altında kaldığını anlatarak, şöyle devam etti:

“Kaburgalarım kırıldı, tendonum koptu. Eşim çok ağır yaralandı ve ameliyat oldu. Kızım 5 yaşındaydı. Kucağımdaydı, yanımızda yeğenim vardı. Depremi çok ağır yaşadık. Savaşta bombalanmış bir şehir gibiydi. Enkazdan çıkınca etrafa baktım, inanamadım. Çok acılı günler yaşadık, sevdiklerimizi kaybettik. Üniversitemizden 12 hem öğretim üyesi hem de rektörlük personelimizi kaybettik.”

Çocukken 1966 Varto Depremi’ni ve 12 Kasım Düzce Depremi’ni de yaşadığını anlatan Hülagü, deprem deneyimlerinin gelecek kuşaklara iyi aktarılması gerektiğini vurguladı.

“Üniversite adeta orta ölçekli bir Anadolu kenti haline geldi”

Üniversitenin eğitim öğretimine ara vermeden deprem sürecini atlattığını belirten Hülagü, o dönemki rektör Prof. Dr. Baki Komsuoğlu’nun çabaları sonucu Umuttepe Kampüsü’nün kurulduğunu söyledi.

Hülagü, şu anda 5 bin 500 dönümlük büyük bir kampüs oluştuğunu aktararak, 18 fakülte, 22 meslek yüksekokulu, 4 yüksekokul, birimler ve enstitüleriyle üniversitenin adeta orta ölçekli bir Anadolu kenti haline geldiğini kaydetti.

Öğrenci sayılarının, yüksek lisans ve doktora öğrencileriyle 70 bine ulaştığını kaydeden Hülagü, şöyle konuştu:

“Tıp Fakültesi hastanemiz yapıldı, 10 şiddetinde bir depreme karşı ayakta kalacak bir yapısı var. Üniversitemize ciddi yatırım yapıldı. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin. Türk milleti asil bir millettir. Zor günlerde bir araya gelmeyi iyi biliyoruz. Zorluklar beraberce aşıldı.

Üniversitemiz şu anda çok iyi bir konuma geldi. Bundan sonra araştırma üniversitesi olup bir tık üst lige çıkmak istiyoruz. Bu uzun soluklu bir yol. Burası bizim için aidiyet duygusu oluşan bir üniversite. KOÜ’nün ‘araştırma üniversitesi’ olmasını arzuluyorum. Üniversitemiz iyi yolda. Bu memlekete ve millete borcumuz var, çalışmak zorundayız.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Mesleki ve teknik eğitim için yeni projeler hayata geçirilecek

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, mesleki ve teknik eğitimde tarih yazılan bir dönemde çoklu iş birlikleriyle yepyeni projeleri hayata geçirmeye hazırlanıyor.

İl Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Milli Eğitim Bakanlığının 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında mesleki ve teknik eğitimin geliştirilmesi için belirlenen yedi ana hedef doğrultusundaki çalışmalar sürüyor.

Bu bağlamda, mesleki ve teknik eğitim için lokomotif bir şehir olan İstanbul’da yürütülen çalışmalar daha da önemli hale geliyor.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İstanbul Kalkınma Ajansıyla (İSTKA) “Mesleki ve Teknik Eğitimin Güçlendirilmesi Çağrısı” projenin hazırlıklarına başladı.

Projeyle “Erasmus+ K1 Projeleri” kapsamında “Üreten Okullar Projesi” başvurusuyla Avrupa Birliği ülkelerinde döner sermayeyle üretim yapan ve gelir elde eden kurumları yerinde incelenecek. Bu sayede onların üretim ve pazarlama stratejileri hakkında bilgi elde edilmesi amaçlanıyor.

Eğitim-istihdam-üretim ilişkinin güçlendirilmesi amaçlanıyor

Ayrıca Sarıyer Mehmet Rıfat Evyap Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin koordinatörlüğünde yürütülen ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünün de proje ortağı olduğu “Erasmus+ K2 Projeleri” kapsamında da ayrı bir çalışma yürütülüyor.

Mesleki ve teknik eğitimde tarih yazılan bir dönemde tasarlanan projeyle “Robotik Kodlama Eğitimine Erişimin Artırılması için Sanal Bir Platform” oluşturulmasıyla mesleki eğitimin değerin ve rehberlik erişim imkanlarının artırılması, yeni nesil müfredatın oluşturulması, eğitim ortamları ve insan kaynaklarının geliştirilmesiyle eğitim-istihdam-üretim ilişkisinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Proje, bu yönüyle insanı merkeze alan ve çocukların mutluluğuna odaklanan 2023 Eğitim Vizyonu ile bağlatılı.

Son birkaç yılda mesleki ve teknik eğitimin şaha kalkma noktasına ulaştığının, yükselişe geçtiğinin ve tekrar eski kudretini kazanmaya başladığının göstergelerinden “Üreten Okullar Projesi” kapsamında Türkiye genelindeki okullarda üretilen ürünlerin sosyal sorumluluk projesi olarak sektör desteğiyle ihtiyaç sahibi öğrencilere ulaştırılmasını hedefleyen “Üreten Gönüller Projesi” de hayata geçirilecek.

Proje kapsamında Üreten Okullar A.Ş’nin kurulmasıyla, öğrencilerin yaptığı ürünlerin merkezi yerlerde oluşturulacak mağazalarda satışa sunulması planlanıyor.

Okul-sektör buluşması

Mesleki ve teknik eğitimin kurtuluşu, sektörle kombine bir hareketlilikten geçiyor. Mesleki eğitimin gelişimine katkısı olan “Okul Sanayi İş Birliği İstanbul Modeli” kapsamında gerçekleştirilen iş birlikleri ve protokoller çerçevesinde “Büyük İstanbul Okul-Sektör Buluşması” toplu açılış töreni düzenlenecek. Ayrıca ilçeler bazında alan/dal haritası çıkarılarak mesleki ve teknik eğitim İstanbul’da tekrar yapılandırılacak.

World Skills ve Euro Skills yarışmalarıyla ilgili İstanbul Ticaret Odası ortaklığında bir yapının kurulması, ilk olarak İstanbul Skills yarışması, İstanbul Proje Tabanlı Mesleki ve Teknik Eğitim Beceri Yarışmasıyla da “İstanbul Mesleki ve Teknik Eğitim Kariyer Günleri Fuarı” düzenlenecek. Projeler özenli bir şekilde hayata geçtiğinde, mesleki ve teknik eğitimin kalkınması için büyük bir adım atılmış olacak.

Mesleki ve teknik eğitimde çok değerli projelerin hayata geçirildiği 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılı’nda uygulanan “Atölye Buluşmaları”, “MEET KAP” ve “Üreten Okullar” projelerinin çıktıları, sahadan gelen geri bildirimlerle değerlendiriliyor. Bu projeler 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı’nda çok yönlü olarak uygulanmaya devam edecek.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Mesleki yeterlilik belgesi çift dilli olacak

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Uluslararası akreditasyona sahip Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK), mesleki yeterlilik belgelerini çift dilli düzenleyecek.

MYK’den yapılan yazılı açıklamada, yurt dışındaki projeler ve işletmelerde istihdam edilen vatandaşların Türkçe düzenlenen mesleki yeterlilik belgelerini ayrıca tercüme ettirmek durumunda kaldığına vurgu yapıldı.

Gerek duyulan yeminli tercüme hizmeti sebebiyle vatandaşların cebinden ilave ücret çıktığı belirtilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:

“Başlangıçta Türkçe-İngilizce ve Türkçe-Arapça ile başlayacak belge düzenlemeleri, zamanla Türkçe-Almanca, Türkçe-Fransızca şeklinde düzenlenecek. Uluslararası normlara ve akreditasyon standartlarına uygun olarak çift dilli şekilde yeniden tasarlanan belgelerin, bu sayede uluslararası mecrada daha tanınır ve anlaşılır hale getirilmesi hedefleniyor. Bu sayede ülkemizin nitelikli ve belgeli iş gücünün serbest dolaşımı yönünde adımlar atılıyor.”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanı Adem Ceylan, MYK mesleki yeterlilik belgelerinin dünya çapında bilinirliğini artırmak istediklerini belirterek, “Uluslararası geçerliliği olan mesleki yeterlilik belgelerinin, yabancı işverenin de anlayabileceği yeni formatıyla Türk işçisinin bir nevi ‘çalışma vizesi’ne dönüşmesini istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam