İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

YKS birincisi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesini gezdi

Yayınlandı

İstanbul

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sayısal puan türünde 500 tam puan alarak Türkiye birincisi olan ve doktor olmak isteyen Mehmet Berke İşler, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni gezdi.

Denizli’de yaşayan Mehmet Berke İşler, bugün annesi Gülcan ve babası Prof. Dr. Ertuğrul İşler ile Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni ziyaret etti. 

Mehmet Berke İşler, öğrenciler eşliğinde fakülteyi, poliklinikleri ve servisleri gezdi, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörü Prof. Dr. Nuri Aydın ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sait Gönen ile bir araya geldi.

Prof. Dr. Nuri Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yılki YKS birincisinin Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni tercih ettiğini hatırlatarak, “Bugün Berke’yi ağırladık. Ona köklü tarihimizi, fakültede yapılanları anlattık, hastanenin imkanlarından bahsettik. Bazı hocalarımızla tanıştı, onlara sorular sordu, öğrencilerimizle bir araya geldi. Biz, kendisinin bizi tercih etmesini ümit ediyoruz.” diye konuştu.

Tercih yapacak öğrencilerin kararlarını, ailelerinin, çevrelerinin çok fazla etkisinde kalmadan vermelerini tavsiye eden Aydın, “Bu, sadece bir okul, eğitim tercihi olmayacak. Bundan sonra öz geçmişlerinde taşıyacakları bir markayı da tercih etmiş olacaklar. Bu bağlamda rahat ve özgür şekilde tercihlerini gerçekleştirsinler.” dedi.

Aydın, hekimliğin sadece bir meslek olmadığını vurgulayarak, şunları söyledi:

“Hekimlik aslında bir sanat. Çok fazla özveri isteyen, insanın severek yapması gereken bir iş. Aslında her iş öyle ama hekimlik biraz daha farklı. İyi hekim olabilmek için öncelikle iyi insan olmak, iyi iletişim kurmak, sabırlı olmak, karşısındaki insanı anlamak lazım. Ona göre bir tedaviyi planlamak lazım. Doğru ve dürüst olmak lazım. Bütün bu nitelikleri kendilerinde toparlayabileceklerini düşünüyorsa öğrenciler, onları bekliyoruz ve hekim camiası içinde onları görmek isteriz. Ülkemizin böyle arkadaşlara ihtiyacı var.”

“TUS başarısında da Cerrahpaşa oldukça iyi bir noktada”

Prof. Dr. Sait Gönen de üniversite sınav sonuçları belli olduktan sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne yoğun ilgi olduğunu belirterek, ilk 100’e giren çok sayıda öğrencinin kendileriyle ve öğrencilerle görüştüğünü, hastaneyi gezdiğini anlattı.

Hekim olmak isteyen öğrencilerin seçeceği fakültelerde arayacağı özellikleri, “çok geniş bir akademik kadroya sahip olması”, “entegre bir eğitim sistemine sahip olması”, “çok sayıda vaka görme imkanına sahip olması” şeklinde sıraladıklarını aktaran Gönen, şu bilgileri verdi:

“Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde bunların üçünün de çok iyi olduğunu gururla söylüyoruz. Geçen yıl bizim İngilizce Tıp Fakültemize en son giren Türkiye 401’incisi, Türkçe Tıp Fakültemize en son giren Türkiye 1933’üncüsüydü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne günde 4 bin 700-5 bin arası hasta geliyor. Türkiye’nin her tarafından hasta geliyor. Cerrahpaşa bu hastaların hepsini tedavi etmekle yükümlü hisseden ülkenin en önemli sağlık kuruluşlarından bir tanesi. Burada okuyan öğrenciler çok sayıda vakayı görme imkanına sahipler. TUS başarısında da Cerrahpaşa oldukça iyi bir noktada. Cerrahpaşa’nın uluslararası ilişkileri çok iyi, yurt dışındaki en az 24 fakülteyle anlaşmamız var. Hocalarımızın çok ciddi yurt dışı ağı var. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ülkemizde tıp eğitimi veren en köklü kuruluşların başında geliyor.”

“Cerrahpaşa iyi bir donanım sunuyor”

Türkiye birincisi Mehmet Berke İşler ise Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin tarihi dokusu ve geçmişine işaret ederek, şunları söyledi:

“Ben de doğru ve iyi bir karar vermek için gidebileceğim üniversiteleri geziyorum, sorularıma yanıt arıyorum. Doğru bir karar vereceğimi düşünüyorum. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, iyi bir doktor olabilmek için tecrübesi ve birikimiyle iyi bir donanım sunuyor. Türkiye’de iyi bir doktor olarak görev yapmak ya da işe hakim bir doktor olarak yetişmek isteyenler için gerçekten biçilmiş kaftan olduğunu söyleyebilirim. Ben henüz kararımı vermedim. Tamamen kendi zihnimde, geleceğimi nasıl bir planla yürüyeceğine dair kendi muhakemelerim içinde yanıt bulacak bir soru.”

Öğrencilere sadece ders çalışarak öğrencilik hayatı geçirmemelerini, sosyal yaşama katılmalarını tavsiye eden İşler, “Hayatınızı sadece sınava çalışarak heba etmeyin.” dedi.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Aldıkları eğitimi labirentte yarışarak pekiştirdiler

Yayınlandı

Yazar :

Trabzon

Trabzon’da çocuklara dini bilgileri oyunla öğretmeyi amaçlayan dernek, atık malzemelerle oluşturulan labirentte öğrencilere hem eğlenme hem de öğrenme fırsatı sundu.

Lisansız İnsan Derneği öncülüğünde İl Müftülüğü, Büyükşehir Belediyesi, Ortahisar İlçe Müftülüğü, Ortahisar Belediyesi, Halk Eğitim Merkezi ve İl Engelli Koordinatörlüğünce hazırlanan “Engelsiz Yaz Okulu Kampı”na katılan öğrenciler, Yol-İş Sendikası Ortaokulu’nda yaklaşık 2 ay eğitim aldı.

Aralarında down sendromlu, hafif otizmli, zihinsel, görme, işitme, konuşma ve bedensel engellilerin de bulunduğu 120 öğrenciye yaz okulunda müzik, resim, drama, Kur’an-ı Kerim, dini bilgiler ve değerler eğitimi verildi.

Her hafta cuma günü, aldıkları eğitimleri pekiştirmek amacıyla dernek tarafından hazırlanan “Lazvivor” parkurunda yarışarak dereceye giren 10 öğrenci, eğitim sonunda atık malzemelerden oluşturulan “Akıl Küpü” adlı labirentte yarışmaya hak kazandı.

Çocuklar, atık malzemelerden oluşturulan labirentteki soruları yanıtlayıp çıkışa ulaşırken hem eğlendi hem de öğrendikleri dini bilgileri pekiştirdi.

Lisansız İnsan Derneği Başkanı Selim Çolak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Trabzon’da 4 yıldır yaz okulu düzenlediklerini belirterek, verdikleri eğitimleri oyunlarla pekiştirmeye çalıştıklarını söyledi.

İlk yıllarda müezzini olduğu caminin alt katını çocukların oynaması için düzenlediğini anlatan Çolak, zamanla mekanın kısıtlı olmasından dolayı oyunları yaz aylarında okul bahçelerine kurduklarını ifade etti.

Çolak, çocukların oyunlara ilgisinin arttığına dikkati çekerek, “Bu yıl düzenlediğimiz kampta çocuklar öğrendikçe daha fazla oyun oynamak istiyordu. Biz de parkurumuza her hafta yeni bir oyun ekledik. Böylelikle çocukların öğrenmeye ilgisi arttı çünkü öğrenemeyen öğrenci, oyunlarda çıkan sorulara da doğru yanıt veremiyor. Dini bilgileri iyi öğrenen öğrenciler, finalde oynamaya hak kazandı.” dedi.

“Çocuklar oynayarak öğrenir, oyunla uslanır”

Çolak, 3 yıldır yapmayı planladıkları labirenti 7 aşamadan oluşturduklarını kaydederek, şöyle devam etti:

“Akıl küpü ismini verdiğimiz labirentin ilk aşamasını okul bahçesinde kurduk. Çocuklar, labirentle öğrendiklerini pekiştirerek zamanla yarışıyorlar ve saniyeler içerisinde heyecanlı bir şekilde çıkışa gitmeye çalışıyorlar. Çocuklar için çok faydalı olduğuna inanıyoruz. ‘Çocuklar oynayarak öğrenir, oyunla uslanır’ diyoruz. O mantıkla oyunlarımızı hazırlamaya başladık.”

Çocuklara örnek olabilmek amacıyla labirentin malzemelerini tamamen geri dönüşümden oluşturduklarını anlatan Çolak, böylelikle çocukların hiçbir şeyin atılmayacağını, başka işlerde kullanılacağını öğrendiğini söyledi.

Çolak, labirenti hazırlarken öğrencilerin de kendilerine yardım ettiğini belirtti.

Çocukların, labirentteki sorularla çıkış yönünü belirlediklerini ifade eden Çolak, “Soruları bilip labirenti en kısa sürede tamamlayan öğrencimiz birinci oldu. Dereceye giren öğrencimize tamamen manevi destekli olsun diye bir paket balon hediye ettik ve öğrencimiz işin özünü almış ki kazandığı hediyeyi diğer arkadaşlarıyla paylaştı.” diye konuştu.

Çolak, oluşturdukları oyunları sanal ortama taşımak için çalışmalar yaptıklarını kaydederek, bu konuda hayırsever iş adamlarından destek beklediklerini dile getirdi.

Tüm engelli kategorilerindeki çocuklar için içerisinde parkurların olduğu oyunlar planladıklarını aktaran Çolak, şunları söyledi:

“Sanal ortamda da engellileri ve değerler eğitimini işlemeye çalışacağız. Sanal ortamda da çocuklar bilgilerine göre oyunları geçip ödüller kazanacak. Engelin sadece zihinlerde olduğunu düşünüyorum. Bizim hayallerimizde engel yok. İnsanoğlu fıtratı gereği hayal ettiği her şeyi yapabilir. Biz de yapmak için ekip arkadaşlarımızla birlikte çalışıyoruz.”

Çolak, yaz ayında düzenledikleri dini değerler eğitimlerini okul döneminde de Yeni Hal Camisi’nde sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Özel okula giden öğrenci sayısı 1,5 milyonu bulacak

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

Tüm Özel Eğitim Kurumları Derneği (ÖZ-KUR-DER) Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Çevik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’de anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki özel okul sayısının 11 bini aştığını belirterek, özellikle anaokul sayısının bu toplam içerisinden ciddi pay aldığını söyledi.

Geçen yıl özel okullara giden öğrenci sayısının 1,4 milyona yaklaştığını dile getiren Çevik, kayıtların 2019 başından beri sürdüğünü, özellikle bu yıl yeni kayıtlarla birlikte sayının 1,5 milyonu bulmasını beklediklerini ifade etti.

Çevik, halihazırda özellikle Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) açıklanan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında istediği sonucu alamayan ve bu yıl lise birinci sınıfa gidecek öğrencilerin kayıtlarının sürdüğünü hatırlattı.

Türkiye’nin her ilinde özel okul bulunduğunu aktaran Çevik, bu okulların özellikle İstanbul, İzmir, ve Ankara gibi illerde yoğunlaştığını, son dönemde kadınların iş gücüne katılımının artması ve okul öncesi eğitimin ebeveynlerce daha iyi kavranması gibi nedenlerle anaokulu sayısının hızla arttığını aktardı.

Fiyatlar 10 bin liradan başlıyor, ortalama 20-40 bin TL

Çevik, özel okulların fiyatlarının yıl başından itibaren belli olduğunu, zaman zaman değişiklik yaşanabildiğini belirterek, bu yıl da birçok kurumun fiyatını erkenden açıkladığını söyledi.

Özel okul fiyatlarının yıllık 10 bin liradan başladığını dile getiren Çevik, “Özellikle Anadolu’da bu rakamlara öğrenci alan okullarımız var. Fiyatlar 100 bin liraya kadar çıkıyor, hatta sayısı az da olsa, bu rakamı aşan okullar mevcut. Ancak sayıları 11 bini geçen özel okulların yüzde 80’inin fiyatı 20 ila 40 bin lira arasında değişiyor. Ortalama 20-40 bin lira aralığında.” diye konuştu.

Çevik, bu fiyatların özel okullar için eğitim-öğretim ücreti olduğunu ifade ederek, servis ve yemek ücreti gibi giderlerin buna dahil olmadığını bildirdi.

Çevik, özel okul seçiminde sınav başarısının tek kriter olarak görülmesinin doğru olmadığını belirterek, velilerin başarıyı sınav başarısıyla sınırlı tutmamaları gerektiğini vurguladı.

“Özel okullar kayıttan önce iyi incelenmeli”

Türkiye Özel Okullar Derneği (TÖZOK) Yönetim Kurulu Başkanı Nurullah Dal ise, velilerin çocuklarını özel okullara gönderirken okulun 4, 8 veya 12 yıl olduğunu düşünmesi gerektiğini belirterek, burada uzun süre bu ücreti karşılayabilmenin öneminden, aksi takdirde çocuğun okulu dönem ortasında değiştirmek zorunda kalacağından bahsetti.

Dal, velilerin uzak bölgelerde okul tercih etmemesi gerektiğini kaydederek, şu ifadeleri kullandı:

“Servisle en fazla 30-40 dakika uzaklıkta okul tercih edilmeli. Sosyo-ekonomik yapıya uygun özel okullar tercih edilmeli. Tercih etmeden özel okullar ziyaret edilip kurumların fiziki özellikleri ve olanakları incelenmeli. Bunun dışında akademik personel ve idareciler tanınmalı. Alt yapısı nasıldır, geçmiş başarıları nelerdir, okul kaç yıllıktır, mezunlar nasıl insanlardır, kimlerdir, toplumda nasıl bilinirler… Bu konular çok önemli. Okulun akademik başarısı tek başına tercih sebebi olmamalı. Okulda esas verilen değer eğitimdir. Öğretim her yerde her şekilde yapılabilir. İnsani değerlerin yüksek şekilde verilebildiği akademik kadroya sahip olması çok önemlidir okulun.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Üniversitelere elektronik kayıt işlemleri başladı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığının internet sitesinde yer alan duyuruda, 2019-YKS yerleştirme sonuçlarının erken açıklanması dikkate alınarak, bir programa kayıt hakkı kazanan adayların elektronik kayıtlarının önceden belirlenen 19-21 Ağustos yerine, başvuru sürelerinin adayların lehine genişletilmesi amacıyla 16-21 Ağustos’a alınması kararı alındığı anımsatıldı. 

Bu kapsamda 2019-YKS yerleştirmeleri sonucunda bir programa kayıt hakkı kazanan adaylar, 16-21 Ağustos tarihlerinde, “öğrenci dostu yeni YÖK”ün 2014-2015 öğretim yılından itibaren e-Devlet Kapısı üzerinden öğrencilerin hizmetine sunduğu elektronik kayıt (e-Kayıt) uygulaması ile kayıt işlemlerini üniversitelere gitmeden kolayca yapabilecek.

e-Kayıt yaptırmak isteyen adaylar, YÖK’ün e-Devlet üzerinden sunduğu birçok hizmetin yer aldığı sayfada bulunan “Üniversite e-Kayıt” uygulamasını tıklayarak, “https://www.turkiye.gov.tr/yok-universite-ekayit” adresi üzerinden 21 Ağustos saat 23.59’a kadar elektronik kayıt işlemlerini gerçekleştirebilecek.

Son yıllarda adaylar tarafından kayıtta en çok tercih edilen yöntem olan “e-Kayıt” uygulaması, bütün devlet üniversitelerinde geçerli. Ayrıca uygulamayı hizmete sunan yaklaşık 50 vakıf üniversitesi de bulunuyor.

Okumaya Devam