İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

YÖK yurt dışı yatay geçiş kontenjanlarındaki yüzde 50 kısıtı kaldırdı

Yayınlandı

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, yaptığı yazılı açıklamada, Türk yükseköğretim sistemini yarınlara hazırlayabilmek amacıyla son yıllarda başlattıkları “kalite eksenli büyüme” yolundaki kazanımlar sürecinin kesintiye uğramaması, yabancı uyruklu öğrenci sayılarındaki artış başta olmak üzere uluslarasılaşma yolunda katedilen mesafeyi kaybetmemek, üniversiteleri bu küresel değişime, yeni ve zor döneme hazırlıklı kılabilmek ve yükseköğretimi uluslararası rekabete sokabilmek için bazı yeni ve yenilikçi kararlar aldıklarını belirtti. 

Saraç, “Bugün açıkladığımız kararlar küresel salgın sürecinde yurt dışında okuyan Türk öğrenciler ile ülkemize yabancı uyruklu öğrencilerin gelmesine yönelik önemli düzenlemeleri içermektedir. Haftaya uzaktan öğretim ile ilgili kararlarımızı ve düzenlemelerimizi kamuoyu ile paylaşmayı planlıyoruz.” ifadelerini kullandı. 

Yurt dışında okuyan fakat yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını dolayısıyla okuduğu üniversiteye dönemeyen veya okuduğu ülkedeki salgına ilişkin riskler yüzünden üniversitesine dönmek istemeyen öğrenciler için bir dizi kararlar alındığını belirten Saraç, yurt dışında okuyan öğrencilerin salgın sonrasında öğrenimlerini Türkiye’de sürdürmek istediklerini bildirmeleri üzerine bu öğrencilerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaları nedeniyle küresel salgın dönemindeki sağlık endişelerini dikkate alarak yeni düzenlemeler yapıldığını anlattı.

Düzenlemelerin “öğrenci merkezli” olarak ana hatlarının belirlendiğini ve Kovid-19 küresel salgını dolayısıyla sadece 2020-2021 eğitim ve öğretim yılı güz dönemi yatay geçiş işlemlerine mahsus olacağını belirten Saraç, “Yükseköğretime girişte başarı sıralaması şartı bulunan tıp, diş hekimliği, eczacılık, hukuk, öğretmenlik, mühendislik ve mimarlık programları dışındaki yükseköğretim programlarının yurt dışı yatay geçiş kontenjanlarındaki yüzde 50 kısıt kaldırılarak bu programlara yurt içi yatay geçiş kontenjanı kadar yurt dışı kontenjan ayrılabilmesine imkan tanındı.” değerlendirmesinde bulundu. 

İlk 1000’de yer alan üniversitelerde eğitim görenlere ek fırsat

Üniversite sıralamalarında ilk binde olan üniversitelerde okuyan öğrencilere ayrıca yeni bir imkan daha tanındığını bildiren Saraç, şunları kaydetti: 

“Başarı sıralaması şartı bulunan tıp, diş hekimliği, eczacılık, hukuk, öğretmenlik, mühendislik ve mimarlık programları için olan yurt dışı yatay geçiş kontenjan kısıtlaması, Yükseköğretim Kurulunca belirlenmiş olan sıralama kuruluşları tarafından yapılan dünya üniversite sıralamalarının herhangi birinde ilk 1000’de yer alan üniversitelerin programlarındaki öğrenciler için geçerli olmayacak. Dolayısıyla ilk binde yer alan üniversitelerde okuyan Türk öğrencilere ülkemizde eğitim ve öğretim görebilmeleri için yeni bir fırsat penceresi açılmış oluyor. Bu düzenleme yurt dışına giden ve üstün nitelikli üniversitelerde okuyan başarılı öğrencilerin tekrar Türkiye’deki üniversitelerimize kazandırılmasının yolunu da açacak.”

“Açıköğretim programlarına geçiş yapabilmenin yolu açıldı”

Saraç, önümüzdeki yıla mahsus olmak kaydıyla ÖSYS/YKS puanına veya muadil belgelere sahip olmaları halinde dileyen öğrencilerin, Türkiye’deki açık öğretim programlarından herhangi birine yatay geçiş başvurusu yapabileceğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Bu durumda ilgili üniversiteler bu öğrencilerin programa intibaklarını gerçekleştirecek. Küresel salgın dolayısıyla ve 2020-2021 eğitim öğretim yılı güz dönemi ile sınırlı olmak üzere öğrenciler, birinci sınıf ve son sınıf da dahil bütün sınıflara yatay geçiş başvurusu yapılabilecek. Bu şekilde yurt dışında okuyan tüm öğrenciler, okudukları sınıf ne olursa olsun belli şartlar dahilinde Türk yükseköğretim sistemine dahil olabilecekler.”

Meri mevzuata göre ilk ve son sınıflara yatay geçiş yapılamadığını hatırlatan Saraç, bu düzenlemenin küresel salgın dönemine mahsus olmak üzere geniş bir imkan sunduğuna işaret etti.

Saraç, “Kovid-19 küresel salgını dikkate alınarak sadece 2020-2021 eğitim ve öğretim yılı güz dönemine mahsus olmak üzere ülkemizdeki üniversitelere yatay geçiş hususlarında özet olarak ülkemizdeki üniversitelere yatay geçiş kontenjanları artırıldı, ilk 1000’deki üniversitelerden yatay geçiş talep edenler için yeni imkanlar sunuldu, birinci ve son sınıfa da yatay geçiş başvuru imkanı sağlandı, şartları sağlayan ve dileyen öğrenciler için de açıköğretim programlarına geçiş yapabilmelerinin yolu açıldı.” değerlendirmesini yaptı. 

Ortak programlardaki Türk öğrencilere yönelik düzenleme

Türk üniversitelerinin, yurt dışındaki üniversitelerle yürüttüğü ortak programlardaki Türk öğrenciler için 2020-2021 eğitim ve öğretim yılına yönelik düzenlemelere ilişkin Saraç, şu bilgileri verdi: 

“Salgın nedeniyle üniversitelerimizin yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarıyla açmış oldukları ‘ortak programlarda okuyan öğrencilerden’ yurt dışına gitmek istemeyen öğrenciler için alınan karar uyarınca yükseköğretim kurumları bu öğrenciler ile ilgili olarak yurt dışındaki yükseköğretim kurumundan dijital imkanlarla ve uzaktan öğretim ile ders alabilmesi, iki yükseköğretim kurumunun da uygun görmesi halinde öğrencilerin Türkiye’de kayıtlı oldukları yükseköğretim kurumunda eğitim alabilmesi, Türkiye’deki yükseköğretim kurumundan aldıkları derslerin yurt dışındaki üniversite tarafından sayılabilmesi, yurt dışında eğitim almaları gereken dönemlerin değiştirilebilmesi, öğrencilerin talebi halinde ortak programdan çıkarak kayıtlı olduğu yükseköğretim kurumundaki eş değer programa geçebilmesi, seçeneklerinden birisini, program özelinde ve öğrenci merkezli değerlendirerek karara bağlayabilecek.”

YÖK Başkanı Saraç, yurt dışından gelecek uluslararası öğrencilerin sayısını artırmak için de yeni düzenlemeler yapıldığına işaret ederek, Türkiye’nin yabancı öğrenciler için cazibe merkezi olmaya devam etmesinin sağlanacağını belirtti.

“Dersler dijital imkanlarla uzaktan öğretimle verilebilecek”

Son yıllarda yeni YÖK’ün başlatmış olduğu “Hedef Odaklı Uluslarasılaşma Projesi” kapsamında beş yıl önce 48 bin olan yabancı/uluslararası öğrenci sayısının, 180 bine ulaştığına dikkati çeken Saraç, şöyle devam etti: 

“YÖK, bu başarının salgın sonrasında da kaybolmaması ve ülkemizin yabancı öğrenciler için cazibe merkezi olma durumunun devam etmesi için bu yıla mahsus olmak üzere yeni düzenlemeler gerçekleştirdi. Salgın dolayısıyla pek çok ülkede lise mezuniyet sınavlarının sonbahara ertelenmesi, geç mezuniyet ile salgın nedeniyle alınan tedbirler dolayısıyla ülkemizde eğitim görmek isteyen uluslararası öğrenci adaylarına 2020-2021 akademik yılı güz dönemine mahsus olmak üzere bazı yeni imkanlar tanındı. Buna göre adaylar ön kayıt yaptırabilecek, ayrıca başvuru ve kayıt süreci 15 Aralık 2020 tarihine kadar uzatılarak geç kayıt yapılabilecek. Eğitim ve öğretime başladıktan sonra kayıt yaptıranlara hızlandırılmış telafi eğitimi verilebilecek. Geç kayıt yaptıran öğrenciler güz döneminde kayıt dondurarak eğitime bahar döneminde başlayabilecek. Eğitim ve öğretim dönemi başladığında kayıt yaptırmış ancak ülkemizde veya kendi ülkelerinde alınan tedbirler nedeniyle gelemeyen öğrencilere, bu tedbirler kalkıncaya kadar 2020-2021 eğitim ve öğretim yılı güz döneminde dersleri dijital imkanlarla uzaktan öğretimle verilebilecek.”

Saraç, uluslararası öğrencilerin klinik alanlar dışındaki lisansüstü programlara, YÖK’ten bir günde alınabilen “Okul Tanıma Belgesi” ile kayıt yaptırılabilmesine de imkan tanındığını dile getirerek, “Bu düzenlemeler ile küresel salgın sürecinde üniversitelerimizin yurt dışından öğrenci kaydetmeleri teşvik edilecek, yükseköğretimimiz bölgesi için çekim merkezi olması durumu devam edecek ve üniversitelerimiz uluslararası rekabete girebilecekler.” değerlendirmesinde bulundu. 

“Yükseköğretim Sanal Fuarları” gerçekleştirilecek

Saraç, Yükseköğretim Kurulunun küresel salgın müddetince kısıtlanan hareketliliğinin olumsuz etkilerini azaltmak ve bu süreçte Türk yükseköğretiminin yurt dışında dijital ortamlarda da tanıtılabilmesini sağlamak için de harekete geçtiğini vurgulayarak, bu kapsamda “Yükseköğretim Sanal Fuarları”nın yapılması için hazırlıklara başlandığını belirtti. 

Türkiye’deki bütün yükseköğretim kurumlarının, uluslararası platformlarda yabancı uyruklu öğrencilere tanıtımı amacıyla dijital ortamlarda gerçekleştirilecek sanal fuarlar için üniversitelerin, diğer ilgili kamu kurumlarıyla da iş birliği içinde olacaklarını anlatan Saraç, ​bu kapsamda üniversitelerin, bünyelerindeki fakülteleri, programları ve öğrencilere sundukları bütün imkanları tanıtarak, eş zamanlı olarak yabancı uyruklu öğrencilerin kendi yetkilileri ile doğrudan iletişim halinde olmalarına imkan sağlayacağını kaydetti.

Twitter hebasından da duyurdu 

YÖK Başkanı Yekta Saraç, alınan kararlara ilişkin Twitter hesabından da paylaşımda bulunarak, şunları kaydetti:

“Küresel salgın ve sağlık endişeleri nedeniyle ülkemize dönmek isteyen yurt dışında okuyan Türk öğrencilerimizle yabancı uyruklu öğrencilerin, ‘kaliteden taviz vermeden’ ülkemizde okumalarını kolaylaştıracak önemli düzenlemeler yaptık. Uluslararası üniversite sıralamalarında önde bulunan üniversitelerde okuyan öğrencilerimizin YÖK’e iletmiş oldukları ülkemizde okumaya devam etme taleplerini önemli buluyoruz. Yapılan düzenlemelerin yükseköğretimimiz için hayırlı olmasını dileriz. Önümüzdeki günlerde de üniversitelerimizdeki ‘uzaktan öğretim’ ile ilgili aldığımız yeni kararlarımızı kamuoyu ile paylaşmayı planlıyoruz. Küresel salgın sürecini retorik ile değil pratik sonuçlar üreten düzenlemelerle yönetmeye ve ülkemiz yükseköğretimi için fırsata çevirmek için çalışmaya devam edeceğiz.”

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Moritanya’da Maarif Okulları öğrencisi üniversiteye geçiş sınavında birinci oldu

Yayınlandı

Yazar :

Hartum

Türkiye Maarif Vakfı (TMV) Moritanya Okulları, üniversiteye geçiş sınavlarında büyük başarı elde etti.

TMV Moritanya Lisesi son sınıfı burslu öğrencisi Halid Muhammed el-Muhtar Sidi Ahmed, 200 bin öğrenci arasında son 4 yılın en yüksek puanını alıp ülke birincisi oldu.

Türk Hava Yolları Moritanya Ofisi de eğitim hayatı boyunca Ahmed’in Türkiye’ye gidiş-geliş masraflarını üstlendi.

Eğitim için Türkiye’yi tercih ediyorlar

Tercihini doktorluktan yana kullanan Moritanyalı öğrenci, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından sağlanan Türkiye Bursları ile Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde okuyacak.

Moritanya’da kapatılan FETÖ okullarını enkaz halinde devralarak 2017-2018 yılında eğitim-öğretim faaliyetlerine başladıklarını belirten TMV Moritanya Ülke Temsilcisi Adil Tanış, “Türkiye Maarif Vakfı Okulları, kısa zaman içerisinde ülkenin en kaliteli eğitim kurumlarından biri haline geldi. Bu yıl yapılan üniversiteye geçiş sınavına katılan öğrencilerin genel başarı ortalaması yüzde 16’yken Maarif Okullarından sınava katılan öğrencilerin başarı ortalaması yüzde 92 oldu. Bu sene 62 mezunumuzun 56’sı, 26 farklı bölümde çeşitli Türk üniversitelerine kayıt hakkı kazandı.” ifadelerini kullandı.

Salgın sürecinde de dersleri aksatmayarak uzaktan eğitim uyguladıklarını söyleyen Tanış, öğrencileriyle mezuniyetlerinden sonra da irtibatlarını sürdürdüklerini kaydetti.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Geleneksel kaynakçılığı modern yöntemle öğreniyorlar

Yayınlandı

Yazar :

Bursa

Bursa’nın Yıldırım ilçesindeki Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde, geleneksel kaynakçılık eğitimleri okula kazandırılan cihazla modern yöntemlerle öğretilecek.

Bursa, Eskişehir, Bilecik Kalkınma Ajansının (BEBKA) “Mesleki Eğitimin Geliştirilmesi Mali Destek Programı” kapsamında 460 bin liralık hibeyle meslek lisesine “İleri Seviye Kaynak Teknikleri Atölyesi” kuruldu.

Hibeyle, okulun Metal Teknolojisi Alanı’na 1 adet yeni nesil kaynak simülatörünün yanında 4 adet gaz altı kaynak makinesi, 2 adet iki kollu duman emme ünitesi, 4 adet camlı kaynak masası, 5 adet kaynak siperliği ve 1 adet tek pistonlu kombine makas kazandırılarak öğrencilerin eğitimine katkıda bulunulması hedefleniyor.

Proje kapsamında 14 öğretmen ve 300 öğrenci eğitim alacak. Bilgisayar tabanlı eğitim sistemiyle öğrenciler simüle edilen ortamlarda kaynak bilgilerini kullanarak pratik yapacak ve kaynak tekniklerini temsili ve üç boyutlu ortamda uygulayacak.

“Okulumuza farklı teknolojik aletler de kazandırmayı düşünüyoruz”

Okul müdürü Musa İncekara, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Metal Teknolojisi Alanı’nın mesleki eğitimde önemli bir yer tuttuğunu, projelerinin 65 proje arasından seçildiğini söyledi.

Mesleki eğitimde teknolojiyi takip etmeye çalıştıklarını ifade eden İncekara şöyle konuştu:

“Kaynak simülasyonu bizim çok önemli. Hem öğrencileri teknolojiye alıştırma adına hem de iş güvenliği açısından hiçbir risk olmadan, malzeme sarfiyatı gerçekleşmeden ellerinin alışmasını sağlıyor. Yeni başlayan öğrenciler için çok büyük bir kazanç olacak. Bu simülasyonla beraber kurslar açacağız, dışarıdan yetişkin eğitimini de tamamlamış olacağız. Okulumuz ve mesleki eğitim adına çok büyük bir kazanç.”

Milli Eğitim Bakanlığının 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında mesleki eğitimin bir atılım gerçekleştirdiğini belirten İncekara, “Mesleki eğitimde ileri bir seviyeye geçtik. BEBKA da tam zamanında bize yetişti, güzel bir destek sağladı. İnşallah bundan sonraki süreçte de okulumuza farklı teknolojik aletler de kazandırmayı düşünüyoruz; özellikle robot kollar, robot kaynak makinesi, plazma kesme makinesi gibi.” dedi.

“İş kazası riski ortadan kalkacak, çevre sağlığı açısından da önemli bir kazanım elde edeceğiz”

Metal Teknolojisi Alan Şefi Feridun Yüzügüldü ise kaynakçılığın metalin, endüstrinin olduğu hemen her alanda vazgeçilmez bir araç hüviyeti taşıdığını, bunun da iyi bir eğitimle yapılabildiğini kaydetti.

Kaynakçılık eğitiminde ustalaşmanın uygulama esasıyla sağlandığını belirten Yüzügüldü, şöyle devam etti:

“Uygulama eğitiminde gerçek malzemeler kullanıldığı için malzeme sarfiyatı, çevre kirliliği oluyor, kaynak esnasında ortaya yoğun anlamda bir gaz ve ışık çıkıyor. Eğitim sırasında iş kazası riski de var. Bazı kaynak sistemlerinde koruyucu gaz kullandığımızda bu da çevreye yayılmakta ve olumsuz sonuçları olmaktadır. Kaynak simülatörüyle uygulama eğitimlerinin tamamını cihaz üzerinden vereceğiz. Böylelikle malzeme harcamayacağız, iş kazası riski ortadan kalkacak, çevre sağlığı açısından da önemli bir kazanım elde edeceğiz. Uygulama esnasında kaynak yönü, açısı gibi birçok parametreyi yönlendirerek öğrenciyi doğru yöne iletiyor ve el becerisi kazanması sağlanıyor.”

Öğrencilerinin yüzde 70’inin kendi alanlarında çalışabildiğini ifade eden Yüzügüldü, “Özellikle otomotiv sektöründe kaynakçılık çok büyük ihtiyaç. Doğru parametrelerle yapılmayan kaynak istenilen sonucu vermez. Doğru şekilde yetişen bir öğrenci dışarıdaki ürün, üretim kalitesini de artıracaktır, bu da ülke ekonomisine ciddi anlamda bir kazanç sağlayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.eğit

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖKten vakıf üniversitelerinin tıp fakültesi kurmalarına ilişkin yasal düzenlemeye teşekkür

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Prof. Dr. Yekta Saraç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, tıp eğitiminde ihmalin müsamahayla karşılanmasının telafisi mümkün olmayacak sonuçlara yol açacağına işaret etti.

Öğrencilerin gerekli ve yeterli tıp eğitimi alabilmeleri için teorik dersler dışında, uygulamalı eğitim de alarak sağlık hizmeti sunmaları gerektiğini vurgulayan Saraç, tıp fakültesi bulunan vakıf üniversitelerinin kendi hastanelerine sahip olmasının tıp eğitimi açısından niteliği artırıcı önemli etkileri olacağı, bazı aksamaları ortadan kaldıracağı gerekçesiyle dün Meclis tarafından önemli bir kanuni düzenleme yapıldığını anımsattı.

Tıp eğitimi açısından çok önemli olan bu yasal düzenlemeyle vakıf üniversitelerinin tıp fakültesi kurabilmeleri için kedilerine ait hastane olma şartı getirildiğini belirten Saraç, şunları kaydetti:

“Eğitim ve öğretimin niteliğine ve kalitesine sürekli dikkat çeken Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile hazırlanan, iktidar muhalefet değerli milletvekillerinin desteği ile Meclisimizde kabul edilen yasal düzenlemeden dolayı müteşekkir olduğumuzu ifade etmek isteriz.”

Okumaya Devam
Advertisement