İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

YÖK yerli ve milli savunma sanayisi için doktoralı mühendis yetiştirecek

Yayınlandı

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Türkiye’nin savunma sanayisinde yerli ve milli teknoloji hamlesine katkı amacıyla, YÖK 100/2000 Doktora Projesi’ne aralarında denizaltı tasarımları, bacaklı robotlar, biyomekanik robotlar, uydu tasarımı, radar ve görünmezlik teknolojilerinin bulunduğu 7 yeni bilim alanı daha ekledi.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Yeni YÖK olarak ilk kez kurgulayarak 2016-2017 akademik yılında hayata geçirdikleri YÖK 100/2000 Doktora Projesi kapsamında, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu 100 öncelikli tematik alanda doktora yapan öğrenci sayısının 4 bin 250 olduğunu, bu sayıyı yıl sonuna kadar 5 bine çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti.

Saraç, 11’inci Kalkınma Planı’ndaki hedeflerin yıl sonuna kadar pek çoğunu gerçekleştirmiş olacaklarını; buna 100/2000 Doktora Projesi’nin de dahil olduğunu söyledi.

YÖK’ün verdiği burs miktarının yanında TÜBİTAK tarafından tanımlanmış başarı ölçütlerini yerine getiren adayların da “çift burs” imkanından yararlandığını belirten Saraç, böylece burs miktarının aylık 4 bin 700 lirayı bulacağını bildirdi.

Proje kapsamında burs verilecek Türkiye’nin öncelikli bilim alanlarına yönelik kapsamlı bir çalışma yaptıklarını anlatan Saraç, tematik alanlar belirlenirken kurum ve kuruluşlardan kendi alanlarında doktoralı insan yetiştirilmesi için gelen talepleri dikkate aldıklarını vurguladı.

Son olarak Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir ile savunma sanayisinde doktoralı insan gücüne hangi alanlarda ihtiyacın bulunduğu konusunu da görüştüklerini aktaran Saraç, sonrasında YÖK ve Savunma Sanayii Başkanlığından uzmanların bu konu üzerine çalışma yürüterek önerilerini YÖK’e aktardığını dile getirdi.

Saraç, çalışmaya ilişkin şu bilgileri verdi:

“Yükseköğretim Kurulunun Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde başlatılan Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayi hamlesine katkı için özellikle ihtiyaç duyulan niteliklerin hangi alanlarda olması gerektiği konusundaki çalışmayı tamamladık. YÖK olarak, her çağrı döneminde, ülkemizin öncelikleri doğrultusunda 100 öncelikli alanımızı, ilgili kamu kurumlarımızla yaptığımız istişareler neticesinde gözden geçiriyoruz ve güncelliyoruz. Bu dönem de YÖK 100/2000 Doktora Projesi’ndeki öncelikli alanlarımıza, geçmiş çağrı dönemlerinde açılanların yanı sıra yeni alanlar ekledik. Bu kapsamda, daha önce savunma teknolojileri, savunma sistemleri entegrasyonu, savunma bilişimi, modelleme ve simülasyon alanları açılmıştı.

Bu alanlara, Savunma Sanayii Başkanlığının önerileri doğrultusunda, savunma malzeme teknolojilerini kapsayan ‘akıllı ve yenilikçi malzemeler’, denizaltı tasarımını da içeren ‘deniz ve gemi mühendisliği’, görünmezlik teknolojileri, uydu tasarımı, radar teknolojileri, güdüm teknolojilerini içeren ‘savunma teknolojileri’, bacaklı robotlar, biyorobotik, biyomekanik, insan-robot beraber çalışabilme gibi alanları içeren ‘ileri robotik sistemler ve mekatronik’, ileri düzeyde veri işleme konularını içeren ‘uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemleri’, büyük veri teknolojilerini içeren ‘veri bilimi ve bulut bilişim’ ile ‘yapay zeka ve makine öğrenmesi’ olmak üzere 7 yeni bilim alanını daha ekledik. Bu yeni bilim alanları, aynı zamanda geleceğin teknolojilerine de işaret ediyor. Bu teknoloji alanları, savunma sanayi içinde bu açıdan da fevkalade önemli.”

Saraç, YÖK olarak yeni savunma sanayi alanlarında doktora programı açıp çağrıya çıkarak yükseköğretim kurumlarının başvurularını aldıklarını, sürecin önemli bir kısmının tamamlandığını anlattı.

Başvuruların YÖK tarafından değerlendirilme sürecinin sona erdiğini duyuran Saraç, “Belirlenen üniversitelerde doktora yapmak isteyenler, 1-2 gün içinde YÖK’ün belirlediği bu üniversitelere başvurabilecek. Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayi hedefine katkı vermek isteyen idealist, vatanperver, bilim sevdalısı genç araştırmacılarımızı bu alanlarda doktora yapmaya davet ediyoruz.” diye konuştu.

Saraç, Yeni YÖK’ün başlattığı ve Türkiye’ye kazandırdığı yurt içi ve dışında örneği bulunmayan YÖK 100/2000 Doktora Projesi’nin artık mezunlarını vermeye başladığını, bu projenin ülkenin geleceğinin inşasında önemli rol oynayacağını aktardı.

Türkiye’de savunma sanayisinde yerlilik oranı yüzde 70’e çıktı

Türkiye’de Savunma Sanayii Başkanlığı bünyesinde yürütülen savunma projesi sayısı 700’e yaklaştı. Savunma sanayisi bütçesi 60 milyar dolarlık proje hacmine ulaştı.

Sektörün cirosu, 2002 yılında 1 milyar dolarken bugün 9 milyar dolar düzeyine yükseldi. Alandaki araştırma-geliştirme harcaması 1,5 milyar doları buldu. Türkiye’de geliştirilen savunma teknolojilerindeki yerlilik oranı da yüzde 70’e çıktı.

Ülkenin ihtiyaç duyduğu diğer yeni güncel alanlar da eklenmişti

YÖK, Türkiye’nin Otomobili’nin üretiminde ihtiyaç duyulacak doktoralı insan gücünün yetiştirilmesi için YÖK 100/2000 Doktora Projesi kapsamına “enerji depolama”, “güç elektroniği” ve “motor teknolojileri” alanları olmak üzere 3 yeni bilim alanı eklemişti.

Üniversitelere yapılan son çağrıda eklenen ülkenin ihtiyaç duyduğu yeni güncel alanlar arasında ayrıca “Doğu Akdeniz çalışmaları, uluslararası çatışma çözümleri/müzakere ve arabuluculuk, kamu diplomasisi ve soykırım çalışmaları” gibi alanlar da yer aldı.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Moritanya’da Maarif Okulları öğrencisi üniversiteye geçiş sınavında birinci oldu

Yayınlandı

Yazar :

Hartum

Türkiye Maarif Vakfı (TMV) Moritanya Okulları, üniversiteye geçiş sınavlarında büyük başarı elde etti.

TMV Moritanya Lisesi son sınıfı burslu öğrencisi Halid Muhammed el-Muhtar Sidi Ahmed, 200 bin öğrenci arasında son 4 yılın en yüksek puanını alıp ülke birincisi oldu.

Türk Hava Yolları Moritanya Ofisi de eğitim hayatı boyunca Ahmed’in Türkiye’ye gidiş-geliş masraflarını üstlendi.

Eğitim için Türkiye’yi tercih ediyorlar

Tercihini doktorluktan yana kullanan Moritanyalı öğrenci, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından sağlanan Türkiye Bursları ile Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde okuyacak.

Moritanya’da kapatılan FETÖ okullarını enkaz halinde devralarak 2017-2018 yılında eğitim-öğretim faaliyetlerine başladıklarını belirten TMV Moritanya Ülke Temsilcisi Adil Tanış, “Türkiye Maarif Vakfı Okulları, kısa zaman içerisinde ülkenin en kaliteli eğitim kurumlarından biri haline geldi. Bu yıl yapılan üniversiteye geçiş sınavına katılan öğrencilerin genel başarı ortalaması yüzde 16’yken Maarif Okullarından sınava katılan öğrencilerin başarı ortalaması yüzde 92 oldu. Bu sene 62 mezunumuzun 56’sı, 26 farklı bölümde çeşitli Türk üniversitelerine kayıt hakkı kazandı.” ifadelerini kullandı.

Salgın sürecinde de dersleri aksatmayarak uzaktan eğitim uyguladıklarını söyleyen Tanış, öğrencileriyle mezuniyetlerinden sonra da irtibatlarını sürdürdüklerini kaydetti.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Geleneksel kaynakçılığı modern yöntemle öğreniyorlar

Yayınlandı

Yazar :

Bursa

Bursa’nın Yıldırım ilçesindeki Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde, geleneksel kaynakçılık eğitimleri okula kazandırılan cihazla modern yöntemlerle öğretilecek.

Bursa, Eskişehir, Bilecik Kalkınma Ajansının (BEBKA) “Mesleki Eğitimin Geliştirilmesi Mali Destek Programı” kapsamında 460 bin liralık hibeyle meslek lisesine “İleri Seviye Kaynak Teknikleri Atölyesi” kuruldu.

Hibeyle, okulun Metal Teknolojisi Alanı’na 1 adet yeni nesil kaynak simülatörünün yanında 4 adet gaz altı kaynak makinesi, 2 adet iki kollu duman emme ünitesi, 4 adet camlı kaynak masası, 5 adet kaynak siperliği ve 1 adet tek pistonlu kombine makas kazandırılarak öğrencilerin eğitimine katkıda bulunulması hedefleniyor.

Proje kapsamında 14 öğretmen ve 300 öğrenci eğitim alacak. Bilgisayar tabanlı eğitim sistemiyle öğrenciler simüle edilen ortamlarda kaynak bilgilerini kullanarak pratik yapacak ve kaynak tekniklerini temsili ve üç boyutlu ortamda uygulayacak.

“Okulumuza farklı teknolojik aletler de kazandırmayı düşünüyoruz”

Okul müdürü Musa İncekara, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Metal Teknolojisi Alanı’nın mesleki eğitimde önemli bir yer tuttuğunu, projelerinin 65 proje arasından seçildiğini söyledi.

Mesleki eğitimde teknolojiyi takip etmeye çalıştıklarını ifade eden İncekara şöyle konuştu:

“Kaynak simülasyonu bizim çok önemli. Hem öğrencileri teknolojiye alıştırma adına hem de iş güvenliği açısından hiçbir risk olmadan, malzeme sarfiyatı gerçekleşmeden ellerinin alışmasını sağlıyor. Yeni başlayan öğrenciler için çok büyük bir kazanç olacak. Bu simülasyonla beraber kurslar açacağız, dışarıdan yetişkin eğitimini de tamamlamış olacağız. Okulumuz ve mesleki eğitim adına çok büyük bir kazanç.”

Milli Eğitim Bakanlığının 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında mesleki eğitimin bir atılım gerçekleştirdiğini belirten İncekara, “Mesleki eğitimde ileri bir seviyeye geçtik. BEBKA da tam zamanında bize yetişti, güzel bir destek sağladı. İnşallah bundan sonraki süreçte de okulumuza farklı teknolojik aletler de kazandırmayı düşünüyoruz; özellikle robot kollar, robot kaynak makinesi, plazma kesme makinesi gibi.” dedi.

“İş kazası riski ortadan kalkacak, çevre sağlığı açısından da önemli bir kazanım elde edeceğiz”

Metal Teknolojisi Alan Şefi Feridun Yüzügüldü ise kaynakçılığın metalin, endüstrinin olduğu hemen her alanda vazgeçilmez bir araç hüviyeti taşıdığını, bunun da iyi bir eğitimle yapılabildiğini kaydetti.

Kaynakçılık eğitiminde ustalaşmanın uygulama esasıyla sağlandığını belirten Yüzügüldü, şöyle devam etti:

“Uygulama eğitiminde gerçek malzemeler kullanıldığı için malzeme sarfiyatı, çevre kirliliği oluyor, kaynak esnasında ortaya yoğun anlamda bir gaz ve ışık çıkıyor. Eğitim sırasında iş kazası riski de var. Bazı kaynak sistemlerinde koruyucu gaz kullandığımızda bu da çevreye yayılmakta ve olumsuz sonuçları olmaktadır. Kaynak simülatörüyle uygulama eğitimlerinin tamamını cihaz üzerinden vereceğiz. Böylelikle malzeme harcamayacağız, iş kazası riski ortadan kalkacak, çevre sağlığı açısından da önemli bir kazanım elde edeceğiz. Uygulama esnasında kaynak yönü, açısı gibi birçok parametreyi yönlendirerek öğrenciyi doğru yöne iletiyor ve el becerisi kazanması sağlanıyor.”

Öğrencilerinin yüzde 70’inin kendi alanlarında çalışabildiğini ifade eden Yüzügüldü, “Özellikle otomotiv sektöründe kaynakçılık çok büyük ihtiyaç. Doğru parametrelerle yapılmayan kaynak istenilen sonucu vermez. Doğru şekilde yetişen bir öğrenci dışarıdaki ürün, üretim kalitesini de artıracaktır, bu da ülke ekonomisine ciddi anlamda bir kazanç sağlayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.eğit

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖKten vakıf üniversitelerinin tıp fakültesi kurmalarına ilişkin yasal düzenlemeye teşekkür

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Prof. Dr. Yekta Saraç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, tıp eğitiminde ihmalin müsamahayla karşılanmasının telafisi mümkün olmayacak sonuçlara yol açacağına işaret etti.

Öğrencilerin gerekli ve yeterli tıp eğitimi alabilmeleri için teorik dersler dışında, uygulamalı eğitim de alarak sağlık hizmeti sunmaları gerektiğini vurgulayan Saraç, tıp fakültesi bulunan vakıf üniversitelerinin kendi hastanelerine sahip olmasının tıp eğitimi açısından niteliği artırıcı önemli etkileri olacağı, bazı aksamaları ortadan kaldıracağı gerekçesiyle dün Meclis tarafından önemli bir kanuni düzenleme yapıldığını anımsattı.

Tıp eğitimi açısından çok önemli olan bu yasal düzenlemeyle vakıf üniversitelerinin tıp fakültesi kurabilmeleri için kedilerine ait hastane olma şartı getirildiğini belirten Saraç, şunları kaydetti:

“Eğitim ve öğretimin niteliğine ve kalitesine sürekli dikkat çeken Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile hazırlanan, iktidar muhalefet değerli milletvekillerinin desteği ile Meclisimizde kabul edilen yasal düzenlemeden dolayı müteşekkir olduğumuzu ifade etmek isteriz.”

Okumaya Devam
Advertisement