İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

YÖK üniversite-sanayi iş birliğine can suyu olacak projelere imza atıyor

Yayınlandı

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, YÖK bünyesinde kurulan Üniversite-Sanayi İşbirliği (ÜSİ) Komisyonu’nun imza attığı verimli çalışmalarıyla bu alan için öngörülen tüm mekanizmaların sağlıklı yürümesini sağlayacak can suyu niteliğindeki kararların tüm ilgili kurum ve kuruluşlara iletilerek takip edildiğini bildirdi.

Saraç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu kararların 11. Kalkınma Planı’nda da yerini aldığını belirterek, yeni YÖK olarak teknoloji ve sanayi üretimi bakımından gelişmiş ülkelerde, kalkınmanın anahtarı olarak görülen üniversite-sanayi iş birliğini odağına alan çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.

YÖK olarak üniversite-sanayi iş birliğini artırmaya yönelik kamuoyunda “yükseköğretimde sessiz devrim” diye adlandırılan önerilerinin Temmuz 2017’de yasalaşan Üretim Reform Paketi’nde yer aldığını hatırlatan Saraç, bu düzenleme sonrasında süreçlerin geliştirilerek devam ettiğini vurguladı.

Saraç, “Gelecek 10 yıl için güçlü nesiller yetiştirme” sloganı ile ilk kez başlatılan “YÖK 100/2000 Doktora Burs Programı” kapsamında, devlet üniversitelerinde 100 tematik alanda doktora yapanlara burs verildiğini belirtti.

ASELSAN Akademi’de 446 çalışan lisansüstü eğitim görüyor

Saraç, YÖK ile ASELSAN arasında Ağustos 2017’de imzalanan iş birliği protokolüyle kurulan ASELSAN Akademi’nin, Türkiye’de üniversite-sanayi dayanışmasına yeni bir boyut kazandırdığını kaydetti.

ASELSAN Akademi’nin sanayide çalışan insan kaynağının, çalıştığı projelerdeki yetkinliklerini daha da geliştirmek üzere üniversite kampüsüne gitmek yerine iş yerlerine gelen hocalardan ders almaları prensibiyle kurulduğunu belirten Saraç, ASELSAN Akademi’de 446 çalışanın lisansüstü eğitimine devam ettiğini aktardı.

YÖK’te kurulan komisyon başarılı çalışmalar yürütüyor

YÖK Üyesi Prof. Dr. Mehmet Çelik’in başkanlığını yürüttüğü komisyonun üyeleri arasında Strateji Bütçe Başkanlığı, Savunma Sanayi Başkanlığı, YÖK, Türk Standartları Enstitüsü, TÜBİTAK, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, ODTÜ, Bilkent Cyberpark, İstanbul Ticaret Odası, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Çalık Enerji Danışmanı, Türk Telekom, Arçelik, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı, SAHA İstanbul gibi geniş bir katılımın bulunduğunu anlatan Saraç, şu bilgileri verdi:

“Komisyon ile yıllardan beri üniversite-sanayi iş birliği ile ilgili olarak çeşitli kurum ve kuruluşlarca yürütülen bağımsız çalışmalar yerine koordinasyon içinde daha verimli çalışmalar yürütülüyor. Bu bağlamda, üniversite-sanayi iş birliğinde karşılaşılan sorunlar ve bunlara dair çözüm önerileri her ay farklı bir sektör özelinde görüşülerek, toplantı sonunda alınan tavsiye kararları ilgili kurum ve kuruluşlara resmi yazıyla iletiliyor. Komisyonunun verimli çalışmalarıyla üniversite-sanayi iş birliği için öngörülen tüm mekanizmaların sağlıklı yürümesini sağlayacak aksiyon odaklı kararlar alınarak ilgili kurum ve kuruluşlara iletiliyor. Bu kararlar, üniversitelerimizde üretilen bilimsel bilginin sanayiye aktarılması için gerekli ekosistemi oluşturma konusunda bir can suyu niteliğinde.”

Komisyonda alınan kararlardan 14’ü 11. Kalkınma Planı’nda yer aldı

Saraç, bugüne dek 8 kez toplanan ve adeta bir meclis ihtisas komisyonu gibi çalışan ÜSİ Komisyonu’nda ilk 5 toplantıda alınan kararlardan 14’ünün, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından hazırlanan 11. Kalkınma Planı’nda yer aldığını bildirdi.

Saraç, YÖK bünyesinde kurulan Üniversite-Sanayi İşbirliği Komisyonu’nun verimli çalışmasıyla üniversite-sanayi iş birliği için öngörülen tüm mekanizmaların sağlıklı yürümesini sağlayacak kararların 11. Kalkınma Planı’nda yer bulmasından dolayı büyük memnuniyet duyduğunu belirtti.

Saraç, bu kararların ortak hedefinde, Ar-Ge ve yenilik ekosisteminin geliştirilmesiyle teknolojik gelişimin ve rekabetçi üretimin desteklenmesinin bulunduğunu söyledi.

“Üniversitelerdeki araştırma alt yapıları verimli kullanılacak”

Yekta Saraç, ÜSİ Komisyonu’nda bugüne dek alınan kararlardan en önemlilerinden birinin üniversitelerdeki araştırma alt yapılarının verimli kullanımına yönelik olduğunu kaydetti.

Buradaki alt yapının ekonomiye kazandırılması için bir dizi kararın planda yer bulduğuna işaret eden Saraç, bu kapsamda, üniversitelerdeki mevcut araştırma altyapılarının makine-teçhizat, insan kaynağı, araştırma faaliyetleri ve verdikleri test hizmetlerine ilişkin güncel bilgilerinin yer aldığı bir veri tabanının oluşturulacağını bildirdi.

Üniversite kampüslerinde yer alan araştırma merkezlerinin kamu teşviklerinden gerektiği gibi faydalanamadığından ve finansman ve iş birliği yetersizliklerinin çözümüne yönelik önlemlerin de 11. Kalkınma Planı’nda yer aldığını vurgulayan Saraç, bu konuda üniversitelere çeşitli kolaylıklar getirildiğini aktardı.

Kriz yaratan fikri mülkiyet haklarına yeni düzenleme

YÖK Başkanı Saraç, komisyonda üniversite-sanayi iş birliğinin en kritik ara yüzlerinden olan teknoparklar ve TTO’larda işleyiş ve yönetimsel bir takım aksaklıkların çözülmesini sağlayacak birtakım yeniliklere yönelik kararlar alındığına işaret etti.

Türkiye’de buluş sahiplerine yeteri kadar gelir payı aktarılamaması, patent koruma maliyetlerinin yüksek olması gibi fikri mülkiyet haklarının korunması ve ticarileştirilmesini engelleyen faktörlerin buluş lisanslama hacminin ve gelirlerinin düşük olmasına neden olduğunu belirten Saraç, “ÜSİ Komisyonu’nda Ar-Ge sonuçlarının ticarileşmesi sürecinin daha kolay işlemesi ve ara yüzlerin daha etkin yönetimi için de bir dizi karar alındı. Bu kapsamda, öğretim üyeleri ve sanayi arasında krizlere sebep olan fikri mülkiyet hakları ile ilgili mevzuattaki eksiklikler tamamlanmış olacak. Artık, üniversiteler öğretim üyelerine fikri haklarla ilgili kaynak aktarabilir hale gelecek. Böylece öğretim üyelerinin buluşları karşısında gelir elde edebilmelerinin de önü açılacak.” dedi.

Ar-Ge’si tamamlanan ürünlerin ticarileştirilmesi ve üretimine yönelik teşvik mekanizmalarının geliştirilmesi, ithal ürün ikamesinde ürünü olan Teknopark firmalarının işbirliklerine destek olunacağını bildiren Saraç, “Üniversite adına tescil edilmiş fikri hakların TTO şirketine devredilebilmesi, farklı statüdeki TTO’ların yükseköğretim kurumlarındaki fikri haklarının ticarileştirilmesi, hak sahibi öğretim elemanına lisans gelir ödemesi yapılabilmesi ve finansal sürdürülebilirliğinin sağlanması konularında yaşanmakta olan sorunlar tespit edilerek mevzuatta iyileştirmeler yapılacak.” diye konuştu.

Sanayicilerin bilimsel sorunları üniversitelerde tez konusu olacak 

Alınan karar ile sanayicilerin üretim konularını üniversitelere havuz halinde sunma imkanının tanındığını bildiren Saraç, “Artık, sanayici, araştırmak istediği konuları, tez havuzu olarak üniversitelere sunabilecek. Hocalar, bu konuları öğrencilere tez konusu olarak verebilecek. Sanayiciler de bu konuda üniversiteler mali destekte bulunabilecek. Artık sanayi odaları, tez havuzu oluşturabilecek, herhangi bir üniversite de bu tez havuzundaki konulardan tezler yapılabilecek. Böylece sanayicilerin bilimsel sorunları üniversitede çözülecek.” bilgilerini verdi.

YÖK Başkanı Saraç, Üniversite-sanayi İşbirliği Komisyonu’nun çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiğini belirterek, tüketici elektroniği, ilaç ve tıbbi cihaz ile enerji sektörleri özelinde de toplantılar yapıldığını sözlerine ekledi.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Yükseköğretimde açık ve uzaktan eğitimin yapılandırılması raporu Cumhurbaşkanına sunuldu

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu, yükseköğretimde açık ve uzaktan eğitim-öğretimin yeniden yapılandırılmasına yönelik raporunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘a sundu.

Kurulun Twitter hesabından yapılan açıklamada, “Kurulumuz yükseköğretim kademesinde açık ve uzaktan eğitim-öğretimin yeniden yapılandırılmasına yönelik politika önerilerini içeren raporunu Sayın Cumhurbaşkanımıza arz etmiştir.” ifadelerine yer verildi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

MEB, Cumhuriyet Bayramını öğrencilerle birlikte TRT EBA ekranlarında kutlayacak

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığından (MEB) yapılan açıklamaya göre, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla TRT EBA üzerinden Cumhuriyetin hem tarihsel sürecine hem de geleceğine ışık tutacak uzun soluklu bir yayın programı hazırlandı.

Bilim, sanat ve sporda başarılara imza atan konukların yer alacağı programda öğrenciler de soru ve sunumlarıyla yayına renk katacak.

Programda Cumhuriyet döneminin ruhunu ve heyecanını yansıtan arşiv görüntüleri, ses ve sunumlarıyla müziğin coşkusunu Cumhuriyetin çoşkusuyla harmanlayacak “Jazzberry Tunes” isimli müzik grubu da yer alacak.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı programı, TRT EBA kanallarında yarın saat 09.00’da başlayacak.

Bakanlığın açıklamasında kutlama programına ilişkin hazırlanan fragmana da yer verildi.

Bakan Selçuk’tan çocuklara çağrı

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk da sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda, çocuklara “Hazır mı bayraklarımız çocuklarım? Madem her ev bir okul oldu, her oda bir sınıf… Öyleyse her pencerede bir bayrak dalgalansın, bayram başlasın…” çağrısında bulundu.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Bahçeşehir Üniversitesi sanal laboratuvarlar ile hibrit eğitime yeni bir soluk getiriyor

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nafiz Arıca, pandemi sürecinden en çok etkilenen sektörlerin başında eğitim sektörünün geldiğini belirterek, “Tüm öğrencilerimiz kendi bilgisayarlarından üniversitemizin tüm yazılımlarına erişebiliyorlar ve deney simülasyonlarına katılabiliyorlar. Öğrencilerimiz online ortamda sağladığımız platformlar ile anlık sorularını iletebiliyorlar. İsteyen öğrencilerimiz tüm bu uygulamaları, bir plan dahilinde, randevulu sistemle, gerekli önlemler alınarak bizzat buraya gelerek kullanabiliyorlar.” diye konuştu.

Arıca, AA muhabirinin uzaktan eğitim ve sanal laboratuvarlara ilişkin sorularını yanıtladı.

Kovid-19 pandemisi sebebiyle yeni dönemde öğrencilere çeşitli alternatifler sunduklarını ifade eden Arıca, “Uzaktan eğitimle birlikte uygulamalı derslerin nasıl yaptırılacağı tartışma konusu oldu. Haziran ayında okulumuzu açar açmaz uygulamalı derslerle ilgili videolarımızı hazırladık. Bu videolara tüm öğrencilerin uzaktan ulaşabileceği altyapıyı oluşturduk. Tüm öğrencilerimiz kendi bilgisayarlarından üniversitemizin tüm yazılımlarına erişebiliyorlar ve deney simülasyonlarına katılabiliyorlar. Öğrencilerimiz online ortamda sağladığımız platformlar ile anlık sorularını iletebiliyorlar. İsteyen öğrencilerimiz tüm bu uygulamaları, bir plan dahilinde, randevulu sistemle, gerekli önlemler alınarak bizzat buraya gelerek kullanabiliyorlar.” şeklinde konuştu.

Hibrit üniversite mantığına inanan bir eğitimci olduğunu ifade eden Arıca, eğitim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte çok farklı alternatif metotların üniversite eğitimine katkı sağladığını kaydetti.

Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nazlı Eda Noyan ise çizgi film ve animasyon bölümünün uygulamanın ağırlıkta olduğu bir bölüm olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:

“Dijital teknolojiyle bütünleşik derslerimiz var. Ben hibrit eğitimi özgürleştirici bulan biriyim. Hibrit eğitim sınırları ortadan kaldırıyor. Daha önce derslerimize konuk almak istediğimiz kişiler mesafeleri öne sürüyorlardı fakat şimdi konuklarımıza ulaşmamız çok kolay. Sınırlar teknolojiye erişimi olanlar için ortadan kalkıyor. Öğrencilerimiz sisteme aktif olarak katılıyorlar. Derslerde etkileşim çok yoğun bir şekilde devam ediyor. Öğrencilerin de bu sisteme olumlu baktığını düşünüyorum. Fakat özellikle birinci sınıflar henüz birbirleriyle kaynaşmadıkları için hibrit eğitim onlar için belli dezavantajlar getiriyor. Arkadaşlığın ve aidiyetin kurulması için sağlıklı koşullar altında yüz yüze eğitimin de devam ettirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ama yeni nesilde sanal ortamda bağ kurma kası oldukça gelişmiş. Benim beklentimin çok üstünde ortama ve eğitime aidiyet oluşturma refleksi gelişti. Benim olumsuz gördüğüm şeylerin de o kadar olumsuz olmadığını hissediyorum. Online eğitim yüz yüze buluşmalarla desteklenmeli.”

Hibrit ve yüz yüze eğitimde denge sağlanmalı

Yeni dönemle birlikte hibrit üniversite mantığı yaygınlaşacağını aktaran Noyan, “Pandemi döneminde bu konuda farkındalığımız arttı. Microsoft Azur kullanıyoruz biz ve bu programla evinizdeki bilgisayardan okuldaki bilgisayara uzaktan erişim sağlayabiliyorsunuz. Okulumuzdaki tüm yazılımlara her yerden ulaşılabiliyor. İsteyen öğrencilerimize de sağlıklı koşullarda yüz yüze eğitim yapmaya devam ediyoruz. Hibrit ve yüz yüze eğitimde denge sağlanması gerektiğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Beşkese ise amaçlarının pandemi döneminde sağlık sebebiyle okula gelmek istemeyen öğrencilere, evlerinden aynı üniversitedeymiş gibi gibi bulut üzerinden paylaşılan programı göstermek olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu bulut üzerinden öğrenciler, kendi bilgisayarlarından sanal sınıflarımıza yüksek kalitede ve kesintisiz bir şekilde katılabiliyorlar. Başta Mimarlık, Mühendislik ve İletişim fakültelerimiz olmak üzere tüm fakültelerimizin bu taleplerini karşılayabiliyoruz. Fakat bu süreçte en çarpıcı sonuçları aldığımız fakülteler Mimarlık, İletişim ve Mühendislik oldu. Yüksek lisans ve doktora programlarında ciddi anlamda yüksek teknik kapasite sunuyoruz öğrencilere. Bizim birçok öğrencimiz yurtdışında yaşıyor. Şehir dışında yaşayan da çok fazla öğrencimiz bulunuyor. Biz üniversite olarak bu öğrencilerimize sadece sözel dersleri online üzerinden verip, geri kalanları veremeseydik, kendimize tam bir üniversite diyemezdik.”

Okumaya Devam
Advertisement