İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

YÖK bu yılın kontenjanlarını belirledi

Yayınlandı

Ankara

Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) 2019 yılı üniversite kontenjanlarına ilişkin bilgilendirme yapıldı.

Buna göre, bu yıl kontenjanların belirlenmesinde ilk kez dış paydaşların görüşleri alındı. Bu kapsamda, YÖK’ün başlattığı yetki paylaşımı sürecinde yasal zemine kavuşan “Yükseköğretim Eğitim Programları Danışma Kurulu”nun ülkenin insan gücü ihtiyaç analizleri, talepler, teklifler ve TÜİK yetkililerince sunulan verilere ilişkin değerlendirmeleri dikkate alındı.

Ülkenin insan gücü ihtiyaç projeksiyonlarının incelenerek mezun ve istihdam ilişkisinin güçlendirilmesine yönelik istihdam odaklı yaklaşımların tartışıldığı kurulda, bu yıl, kontenjan artışı konusu değerlendirildi. Bu çerçevede, özellikle “öğretmenlik” ve “sağlık” alanlarındaki programlar ile ilgili kontenjan değerlendirilmeleri yapıldı.

Ayrıca yükseköğretim programlarının kontenjanlarının belirlenmesinde programdaki öğretim üyesi/elemanı sayıları, doluluk oranı gibi parametreler dikkate alınarak rasyonel bir planlama yapıldı. Veriye dayalı yönetim yaklaşımı ile YÖK tarafından ilk kez hazırlanan “2018-YKS Yükseköğretime Geçişte İl-Bölge Başarıları ve Nüfus Hareketliliği” raporunda il ve bölge bazında yükseköğretime geçiş dinamikleri incelendi, öğrencilerden gelen geri dönüşler de dikkate alındı.

YKS’ye başvuran aday sayısı arttı

Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) başvuran aday sayısı 2018 yılında 2 milyon 381 bin 412 iken, 2019’da 2 milyon 528 bin 116 oldu. YKS’ye başvuran aday sayılarında yıllar itibarıyla yaşanan bu artış yükseköğretime artan talebin bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Geçen sene lise son sınıf düzeyinde YKS’ye başvuran aday sayısı 954 bin 353 iken bu yıl 983 bin 710 oldu. Son sınıf düzeyindeki bu artış lise öğrencisi mezun sayıları ile ilgili olağan bir seyir izledi.

Ayrıca 2018 YKS’ye başvuran adaylar içinde daha önce bir programa yerleşmiş aday sayısı 397 bin 614 iken, 2019 YKS için bu aday sayısı 374 bin 806’ya geriledi. Bu durum, geçen sene uygulamaya konulan YKS ile yerleşen öğrencilerin önceki yıla göre bulundukları programlardaki memnuniyet oranında iyileşme gerçekleştiğini gösterdi.

Geçen yılki TYT puanını kullanan adaylar

Geçen yıl Temel Yeterlilik Testi’nden (TYT) 200 ve üzeri puan alan adayların YKS’ye başvuru yapması şartıyla bu yılki TYT’ye girmeden 2018 puanlarını kullanabilmeleri ile ilgili uygulama kapsamında 13 bin 19 aday başvuru yaptı.

Üniversiteye giriş sisteminde ilk defa uygulanan bu yöntem, planlamaya uygun bir şekilde olumlu sonuç üretmeye başladı. Sınav yığılmasını hafifletici olduğu kadar sınav stresini azaltıcı bir faktör oldu.

2019 Yılı Kontenjanları 

Ülkenin ihtiyacı, istihdam imkanları, yükseköğretim kurumlarının kapasitesi, öğrenci temayülleri ve yükseköğretimde niteliği artırma önceliği gibi birçok parametre doğrultusunda üniversitelerin kontenjanları belirlendi. 

2019-YKS programlarında, devlet üniversitelerine 288 bin 821 ön lisans, 344 bin 368 lisans, 25 bin 509 özel yetenek olmak üzere toplam 658 bin 698 kontenjan ayrıldı.

Vakıf yükseköğretim kurumlarına 74 bin 735 ön lisans, 81 bin 506 lisans, 3 bin 843 özel yetenek olmak üzere toplam 160 bin 84, KKTC ve diğer yurt dışı üniversitelerine 3 bin 985 ön lisans, 11 bin 246 lisans, bin 53 özel yetenek olmak üzere toplam 16 bin 284 kontenjan verildi. 

Buna göre, ön lisansta 367 bin 541, lisansta 437 bin 120, özel yetenekte 30 bin 405 olmak üzere örgün öğretim programları için toplam 835 bin 66 kontenjan belirlendi.

Açık öğretim fakültelerindeki kontenjan

Açık öğretim fakültelerine ise bu yıl 137 bin 975 ön lisans, 34 bin 150 lisans olmak üzere toplam 172 bin 125 kontenjan ayrıldı.

Açık öğretim kontenjanlarında yeni bir planlamaya geçildi. Bu çerçevede, istihdam kadar Yeni YÖK tarafından başlatılan açıköğretim ile ilgili 4 senedir sürdürülen nitelik artırıcı düzenleme sürecinin devamına yönelik politikalar rol oynadı.

Açık öğretim kontenjanları da dahil tüm kontenjanların toplamı 1 milyon 7 bin 191 oldu. 

Öğretmenlik programlarının kontenjanları azaldı

Kontenjanlar belirlenirken Yükseköğretim Eğitim Programları Danışma Kurulu toplantılarında, Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinin öğretmenlik programlarının kontenjanların yüzde 10 oranında azaltılması yönündeki görüşleri dikkate alındı. Bu kapsamda, YÖK tarafından öğretmenlik programlarının kontenjanları toplamda yaklaşık yüzde 10 oranında azaltıldı. Öğretmenlik programlarının kontenjanı geçen sene 53 bin 796 iken bu sene 48 bin 546 olarak belirlendi.

Sağlık programları 

Yine kurul toplantılarında Sağlık Bakanlığı yetkililerinin, bazı sağlık programlarının kontenjanlarının tedrici olarak azaltılması yönündeki görüş ve önerileri değerlendirilerek sağlık alanı ile ilgili programlarda da yeni planlamaya geçildi. 

Öneriler doğrultusunda sağlık alanındaki radikal planlamaya tedrici olarak geçilmesi ve bu sene ilk adım olarak ikinci öğretim ön lisans sağlık programları için program ve kontenjan sayılarında azaltmanın yapılması tercih edildi. Kontenjanlar, tıp programında 15 bin 50, diş hekimliğinde 6 bin 680, eczacılıkta 3 bin 524, ebelikte 3 bin 690, hemşirelikte ise 15 bin 33 oldu.

Hukuk fakülteleri

Hukuk Fakültelerinin kontenjanları başta Adalet Bakanlığı olmak üzere dış paydaşların da görüşleri alınarak yapılan planlamalar kapsamında belirlendi. Hukuk fakültelerinin kontenjanları 16 bin 97 oldu.

Diğer bazı programlardaki kontenjanlar 

Öte yandan yapılan değerlendirmeler ve rasyonel planlamaların ardından, ziraat-tarım ve doğa bilimleri fakültelerinin programlarının kontenjanı 5 bin 201, mimarlık programlarının kontenjanı 8 bin 641, mühendislik programlarının kontenjanı 77 bin 430, temel bilimlerin kontenjanı 10 bin 87 olarak belirlendi.

YKS tercih kılavuzunda geleceğin meslekleri de yer aldı

YÖK tarafından YKS tercih kılavuzunda, bilgi güvenliği teknolojisi, yapay zeka mühendisliği, yazılım geliştirme, dijital medya ve pazarlama, hibrid ve elektrikli taşıtlar teknolojisi, üç boyutlu modelleme ve animasyon gibi geleceğin meslekleri olarak addedilen lisans ve ön lisans programlarına da yer verildi. 

Açıklamada, kontenjan planlamasında ülke ihtiyaçlarını gözeten, istihdam imkanlarına dikkat eden, kaliteyi önceleyen, kamu kurumlarının ve özel sektörün görüşüne yer veren ve her yıl gelişen daha rasyonel bir planlamaya önem verildiği vurgulanarak, geliştirme süreçlerinin devam edeceği bildirildi. 

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Yükseköğretimde açık ve uzaktan eğitimin yapılandırılması raporu Cumhurbaşkanına sunuldu

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu, yükseköğretimde açık ve uzaktan eğitim-öğretimin yeniden yapılandırılmasına yönelik raporunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘a sundu.

Kurulun Twitter hesabından yapılan açıklamada, “Kurulumuz yükseköğretim kademesinde açık ve uzaktan eğitim-öğretimin yeniden yapılandırılmasına yönelik politika önerilerini içeren raporunu Sayın Cumhurbaşkanımıza arz etmiştir.” ifadelerine yer verildi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

MEB, Cumhuriyet Bayramını öğrencilerle birlikte TRT EBA ekranlarında kutlayacak

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığından (MEB) yapılan açıklamaya göre, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla TRT EBA üzerinden Cumhuriyetin hem tarihsel sürecine hem de geleceğine ışık tutacak uzun soluklu bir yayın programı hazırlandı.

Bilim, sanat ve sporda başarılara imza atan konukların yer alacağı programda öğrenciler de soru ve sunumlarıyla yayına renk katacak.

Programda Cumhuriyet döneminin ruhunu ve heyecanını yansıtan arşiv görüntüleri, ses ve sunumlarıyla müziğin coşkusunu Cumhuriyetin çoşkusuyla harmanlayacak “Jazzberry Tunes” isimli müzik grubu da yer alacak.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı programı, TRT EBA kanallarında yarın saat 09.00’da başlayacak.

Bakanlığın açıklamasında kutlama programına ilişkin hazırlanan fragmana da yer verildi.

Bakan Selçuk’tan çocuklara çağrı

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk da sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda, çocuklara “Hazır mı bayraklarımız çocuklarım? Madem her ev bir okul oldu, her oda bir sınıf… Öyleyse her pencerede bir bayrak dalgalansın, bayram başlasın…” çağrısında bulundu.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Bahçeşehir Üniversitesi sanal laboratuvarlar ile hibrit eğitime yeni bir soluk getiriyor

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nafiz Arıca, pandemi sürecinden en çok etkilenen sektörlerin başında eğitim sektörünün geldiğini belirterek, “Tüm öğrencilerimiz kendi bilgisayarlarından üniversitemizin tüm yazılımlarına erişebiliyorlar ve deney simülasyonlarına katılabiliyorlar. Öğrencilerimiz online ortamda sağladığımız platformlar ile anlık sorularını iletebiliyorlar. İsteyen öğrencilerimiz tüm bu uygulamaları, bir plan dahilinde, randevulu sistemle, gerekli önlemler alınarak bizzat buraya gelerek kullanabiliyorlar.” diye konuştu.

Arıca, AA muhabirinin uzaktan eğitim ve sanal laboratuvarlara ilişkin sorularını yanıtladı.

Kovid-19 pandemisi sebebiyle yeni dönemde öğrencilere çeşitli alternatifler sunduklarını ifade eden Arıca, “Uzaktan eğitimle birlikte uygulamalı derslerin nasıl yaptırılacağı tartışma konusu oldu. Haziran ayında okulumuzu açar açmaz uygulamalı derslerle ilgili videolarımızı hazırladık. Bu videolara tüm öğrencilerin uzaktan ulaşabileceği altyapıyı oluşturduk. Tüm öğrencilerimiz kendi bilgisayarlarından üniversitemizin tüm yazılımlarına erişebiliyorlar ve deney simülasyonlarına katılabiliyorlar. Öğrencilerimiz online ortamda sağladığımız platformlar ile anlık sorularını iletebiliyorlar. İsteyen öğrencilerimiz tüm bu uygulamaları, bir plan dahilinde, randevulu sistemle, gerekli önlemler alınarak bizzat buraya gelerek kullanabiliyorlar.” şeklinde konuştu.

Hibrit üniversite mantığına inanan bir eğitimci olduğunu ifade eden Arıca, eğitim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte çok farklı alternatif metotların üniversite eğitimine katkı sağladığını kaydetti.

Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nazlı Eda Noyan ise çizgi film ve animasyon bölümünün uygulamanın ağırlıkta olduğu bir bölüm olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:

“Dijital teknolojiyle bütünleşik derslerimiz var. Ben hibrit eğitimi özgürleştirici bulan biriyim. Hibrit eğitim sınırları ortadan kaldırıyor. Daha önce derslerimize konuk almak istediğimiz kişiler mesafeleri öne sürüyorlardı fakat şimdi konuklarımıza ulaşmamız çok kolay. Sınırlar teknolojiye erişimi olanlar için ortadan kalkıyor. Öğrencilerimiz sisteme aktif olarak katılıyorlar. Derslerde etkileşim çok yoğun bir şekilde devam ediyor. Öğrencilerin de bu sisteme olumlu baktığını düşünüyorum. Fakat özellikle birinci sınıflar henüz birbirleriyle kaynaşmadıkları için hibrit eğitim onlar için belli dezavantajlar getiriyor. Arkadaşlığın ve aidiyetin kurulması için sağlıklı koşullar altında yüz yüze eğitimin de devam ettirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ama yeni nesilde sanal ortamda bağ kurma kası oldukça gelişmiş. Benim beklentimin çok üstünde ortama ve eğitime aidiyet oluşturma refleksi gelişti. Benim olumsuz gördüğüm şeylerin de o kadar olumsuz olmadığını hissediyorum. Online eğitim yüz yüze buluşmalarla desteklenmeli.”

Hibrit ve yüz yüze eğitimde denge sağlanmalı

Yeni dönemle birlikte hibrit üniversite mantığı yaygınlaşacağını aktaran Noyan, “Pandemi döneminde bu konuda farkındalığımız arttı. Microsoft Azur kullanıyoruz biz ve bu programla evinizdeki bilgisayardan okuldaki bilgisayara uzaktan erişim sağlayabiliyorsunuz. Okulumuzdaki tüm yazılımlara her yerden ulaşılabiliyor. İsteyen öğrencilerimize de sağlıklı koşullarda yüz yüze eğitim yapmaya devam ediyoruz. Hibrit ve yüz yüze eğitimde denge sağlanması gerektiğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Beşkese ise amaçlarının pandemi döneminde sağlık sebebiyle okula gelmek istemeyen öğrencilere, evlerinden aynı üniversitedeymiş gibi gibi bulut üzerinden paylaşılan programı göstermek olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu bulut üzerinden öğrenciler, kendi bilgisayarlarından sanal sınıflarımıza yüksek kalitede ve kesintisiz bir şekilde katılabiliyorlar. Başta Mimarlık, Mühendislik ve İletişim fakültelerimiz olmak üzere tüm fakültelerimizin bu taleplerini karşılayabiliyoruz. Fakat bu süreçte en çarpıcı sonuçları aldığımız fakülteler Mimarlık, İletişim ve Mühendislik oldu. Yüksek lisans ve doktora programlarında ciddi anlamda yüksek teknik kapasite sunuyoruz öğrencilere. Bizim birçok öğrencimiz yurtdışında yaşıyor. Şehir dışında yaşayan da çok fazla öğrencimiz bulunuyor. Biz üniversite olarak bu öğrencilerimize sadece sözel dersleri online üzerinden verip, geri kalanları veremeseydik, kendimize tam bir üniversite diyemezdik.”

Okumaya Devam
Advertisement