İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

YÖK 5 üniversiteyi daha ihtisaslaşma kapsamına aldı

Yayınlandı

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığında düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, küreselleşmeyle birlikte yükseköğretim kurumlarının, üstlendikleri misyonlar, işlevleri, yeni stratejiler ve iş birliği modelleri çerçevesinde önemli değişimler gösterdiğini belirtti. 

YÖK Başkanı Saraç, bu süreçte yükseköğretim kurumlarının, özellikle bilgiyi üretmeleri, bu konuda ihtisaslaşmaları ve bilgiyi transfer edebilmelerinin, inovasyon geliştirme yetenekleri gibi kavramlarla yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası kalkınma ve rekabet gücünü artırma potansiyellerinin artık fevkalade önem kazandığını ifade etti.

Saraç, başkanlık görevine geldiği 2015’ten itibaren üniversitelerin faaliyetleri ve ilmi çıktılarının birbirinin aynısı olamayacağı, akademik yapılarına, beşeri sermayelerine, kuruluş misyonlarına ve bulundukları bölgelere bağlı olarak yapılan değerlendirmelerle üniversitelerin çeşitliliğinin gerekliliği üzerinde durduğunu dile getirdi.

Bir önceki nesil bölgesel gelişme politikalarının, bölgelerin kalkındırılması konusunda büyük ölçekli altyapı geliştirme ve bölgeye yatırım çekme gibi yöntemlerle gelişme hedeflerine ulaşmayı amaçladığına dikkati çeken Saraç, büyük ölçüde kamu fonu tahsisine rağmen, geri planda kalan bölgelerin diğerlerini yakalayamadığına işaret etti.

Kalkınma kutupları, öğrenen bölgeler, sosyal ve beşeri sermaye, bilgi transferi gibi kavramların üniversitenin bölgedeki rolünü merkezi bir öneme sahip kıldığını dile getiren Saraç, bu bağlamdan hareketle yeni YÖK’te “Bölgesel Kalkınma Odaklı İhtisaslaşma Projesi” kapsamında 2006’dan sonra kurulan üniversitelerle çalışılmaya başlandığını kaydetti.
Bu çerçevede, proje için daha önce Bingöl, Kırşehir Ahi Evran, Uşak, Düzce, Burdur Mehmet Akif Ersoy, Aksaray, Kastamonu, Muş Alparslan, Recep Tayyip Erdoğan ve Siirt üniversitelerinin, bölgenin mevcut durumu, üniversitenin potansiyeli, bölge-üniversite ilişkisi gibi 3 ana kulvarda pek çok parametre dikkate alınarak seçildiğini anlatan Saraç, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bölgesel Kalkınma Odaklı İhtisaslaşma Projesi kapsamındaki 10 üniversitemize, yine aynı kriterlerle değerlendirmeye alınarak seçilen Yozgat, Kırklareli, Çorum Hitit, Bartın, Artvin üniversiteleri olmak üzere 5 üniversitemiz daha katıldı. Bütün bu üniversitelerimizden beklentimiz kendilerine verilen ihtisaslaşma alanında ‘Hedeflenmiş Sosyo-Ekonomik Araştırma Programları’nı geliştirmeleri ve bu programın bölgenin kalkınmasına anlamlı değerler sunmasını sağlamalarıdır. Böylece bölgede, üniversite organizasyon ve stratejilerinde gelişmeler olacak, Ar-Ge organizasyonu artacak, ürün pazar ve rekabetinde güçlenmeler beklenecek, fon kaynakları artacak, yeni genişletilmiş iş birlikleri doğacak, uzmanlaşmış merkezler gelişecek ve de en önemlisi bölgeye ait kültürel güçlü değişimler ortaya çıkacaktır.”

Saraç, projeyle üniversitede, bölgenin ekonomik aktörler arasındaki hareketliliği destekleyen programların çeşitlenmesi, bölgesel gereksinimleri karşılayacak eğitim programlarının geliştirilmesi, bulunduğu bölgeyi daha iyi bilen öğrenciler ve mezunların istihdamıyla bölge temelli öğrenme süreçlerinin oluşturulmasının da beklendiğine işaret etti.

“Sinerji doğuran çalışmalar yapılması bekleniyor”

Üniversitelerin bölgesel kalkınma konusundaki bir diğer önemli getirisinin, ekonomik başarı, bireysel yetenekler ve gruplar arası bilgi transferi ile de doğrudan ilişki sağlaması olduğunun altını çizen Saraç, “Üniversitelerin yerel düzeydeki araştırma sonuçlarının ilgili özel ve kamu sektörleriyle paylaşılarak üretime dönüştürülmesi hedeflenmelidir. Bölgesel kalkınma ajansları ile etkin bir iletişim ağı kurularak sinerji doğuran çalışmalar yapılması beklenmektedir. Projenin beklenen gücü gerçekten etkin ve yüksektir. Henüz 4 yıllık bir proje olmasına rağmen birçok filizlenmeyi görmekteyiz ve projeden Türkiye’nin geleceği için umutluyuz.” diye konuştu.

“İhtisaslaşan üniversitelere destekleme söz konusu olacak” 

Bölgesel kalkınmada ihtisaslaşma misyonu verilen bu üniversitelerin Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından mali kaynaklarla, YÖK tarafından ise akademik personel kaynağı sağlanarak desteklendiğini anımsatan Saraç, söyle konuştu:

“Bu bağlamdan olmak üzere kaynak aktarımlarına ek olarak üniversitelerin ihtisaslaşma alanları ile ilgili olmak şartıyla 2018 yılında 50, 2019 yılında 100 araştırma görevlisi için ilave atama izni bu üniversitelere tahsis edilmiştir. Ayrıca ihtisaslaşma alanlarına uygun olarak öğretim üyesi yetiştirmek amacıyla yurt dışı lisansüstü burs imkanlarından da yararlanabilmeleri sağlanmaktadır. Bahsettiğimiz bütün bu çalışmalar aslında küresel yükseköğretimde yeni bir dönüşüm ve yeni bir akademik devrim olarak nitelendiriliyor. Bu süreçten asla kopmamalıyız.
Üniversite ile bölge arasındaki uzun süreli ve başarı sağlayan, bölgesel gelişmeyi mümkün kılan bir ortaklığın kurulabilmesi için hem üniversiteler hem de bölgesel paydaşlar, bölgesel gelişmedeki rollerini çalışmalı, değerlendirmeli ve iyi kullanmalıdır. Bu uzun süreli çalışmada üniversitelere ve paydaşlara başarılar diliyorum. YÖK girişimiyle ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının da destekleriyle bu yıl Bölgesel Kalkınma Odaklı İhtisaslaşan üniversitelere bir destekleme söz konusu olacaktır. Bu müjdeyi de üniversitelerimize vermek isterim.”

Rektörlere proje katılım belgesi 

Konuşmaların ardından Saraç, tıbbi ve aromatik bitkiler alanında ihtisaslaşacak Artvin Çoruh Üniversitesinin rektörü Fahrettin Tilki’ye, akıllı lojistik ve bütünleşik bölge uygulamaları kapsamında ihtisaslaşacak Bartın Üniversitesinin rektörü Orhan Uzun’a, makine ve imalat teknolojilerinde ihtisaslaşacak Hitit Üniversitesinin rektörü Ali Osman Öztürk’e, gıda alanında ihtisaslaşacak Kırklareli Üniversitesinin rektörü Bülent Şengörür’e ve endüstriyel kenevir alanında ihtisaslaşacak Yozgat Bozok Üniversitesinin rektörü Ahmet Karadağ’a proje katılım belgesi verdi.

Toplantıya, YÖK Yürütme Kurulu üyelerinin yanı sıra Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Akif Özkaldı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Barış Yeniçeri, proje komisyon üyeleri, proje kapsamında daha önce belirlenen 10 üniversitenin rektörleri, projeye yeni seçilen 5 üniversitenin rektörleri ile bulundukları ilin valileri ve sanayi ve ticaret odaları başkanları katıldı.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

MEBden okullara zorbaca içeriğe sahip oyunlara karşı uyarı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), illere gönderilen “zorbaca içeriğe sahip oyunlara” ilişkin uyarı yazısında, oyun tarzındaki zorbalık olaylarının tekil birer eylemden ziyade “akran zorbalığı” sorununun tezahürü olduğu vurgulandı.

Yazıda, öğrencilerin fiziksel, bilişsel ve psikososyal alanlarda bir bütün olarak gelişimlerini destekleme ve eğitimlerini güvenli okul ikliminde sağlamanın Bakanlığın öncelikli görevleri arasında bulunduğu belirtildi.

Son dönemde dünyanın pek çok ülkesinde, öğrenciler arasında bazı fiziksel ve duygusal zorbalık davranışlarının ortaya çıktığının görüldüğü vurgulanan yazıda, çeşitli ülkelerden videolar çekilerek sosyal medya kanalları ile “viral” şekilde yayıldığı vurgulandı.

Çocuk ve gençlerin şaka veya espri gibi gördükleri bu fiziksel müdahalelerin sosyal medya terminolojisinde “challenge” olarak adlandırıldığına işaret edilen yazıda, bunların ciddi bedensel, ruhsal zararlar verme potansiyeli olan kaba, incitici davranışlar olduğuna dikkati çekildi.

Okullara gönderilen uyarı yazısında, şunlar kaydedildi:

“Popüler olan ve ülkemizde de sosyal medya paylaşımları ile yayılmaya başlayan ‘Tripping Jump Challenge-Hadi Gel Zıplayalım Meydan Okuması’ isimli bir zorbalık eyleminde şaka adı altında bir grup öğrencinin başka bir öğrenciye zarar verme ihtimali söz konusudur. Videolarda yer alan bu zorbalıkta, öğrencilerin yaralanma hatta ölme riski ile karşı karşıya kaldığı görülmektedir. Videoların sosyal medyada paylaşılmasıyla birlikte yayılma hızı da artmaktadır.

Gençlerimiz, interneti aktif şekilde kullandığından dolayı bu gibi olaylarda risk altında bulunmaktadır. Bahsi geçen şaka ya da oyun tarzındaki zorbalık olayları tekil birer eylemden ziyade ‘akran zorbalığı’ sorununun tezahürlerinden biri olarak ele alınmalıdır. Önleme çalışmaları da akran zorbalığı üst başlığı altında ele alınarak tüm okul güvenliği ve şiddetten arındırılmış okul kavramı çerçevesinde yapılandırılmalıdır. “

Uyarı yazısında, öğrencilerin okul içinde ve sosyal medyada birbirlerine zarar verme potansiyeli olan bu gibi davranışlarda bulunma riskine karşı dikkatli bir şekilde takip edilmeleri, bu konuda öğretmen, öğrenci ve velilere gerekli bilgilendirilmenin yapılması istendi.

“Oyunlar konusunda farkındalık oluşturmak istiyoruz”

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, AA Editör Masası’nda sosyal medya üzerinden yayılan oyunlara ilişkin uyarılarda bulundu.

Eğitimi sadece öğretmenin, anne ve babaların sorunu olarak görmediklerine işaret eden Selçuk, bunun için bir toplumsal okuma, ekosistemin gerekliliğine işaret etti.

Selçuk, internetten yayılan “hadi zıplayalım” şeklindeki meydan okumanın İngilizce’den çevrildiğini ve yayıldığını, bu oyunun bir örnek olduğunu belirterek, yarın başka bir zorbalığın meydana gelebileceği uyarısında bulundu.

Bakan Selçuk, “Zorbalık içeren oyunlar konusunda bir farkındalık oluşturmak istiyoruz.” dedi.

Konunun anne babalar ve öğretmenlerin odağında olması gerektiğinin altını çizen Selçuk, il müdürlerinin de konuya ilişkin uyarıldığını gereken her türlü tedbirin hızla alındığını aktardı.

Okul müdürlerine dönük çalışmalar yürütüldüğünü, zorbalıkla ilgili psikolojik danışma içeriklerinin hazırlandığını dile getiren Selçuk, öğretmenlerin uluslararası eğitim aldıklarına vurgu yaptı.

Bu tür eğitimlerin sayısını artıracağı bilgisini veren Ziya Selçuk, “Bununla ilgili videolar hazırladık. Eğitimleri yaygınlaştıracağız. Çocukları sosyal medyanın veya uluslararası dijital kapitalist içeriklerin zorbalığına bırakmayacağız, hepimiz onlara sahip çıkacağız.” diye konuştu.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖKDİL giriş belgeleri erişime açıldı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

ÖSYM’nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, adayların sınava girecekleri bina ve salonların belirlenme işlemi tamamlandı.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren Sınava Giriş Belgesi’ni, ÖSYM’nin “//ais.osym.gov.tr/” target=”_blank”>https://ais.osym.gov.tr” internet adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: 20 bin ek öğretmen ataması yapılacak

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Anadolu Ajansı(AA)Editör Masası‘nda eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, Yenilenen Eğitim Bilişim Ağı’na (EBA) ilişkin, “Çocuğa özel deneme sınavı yapılabiliyor. Her şey kişiye özel. Dünyada 2-3 ülkede varsa biri Türkiye’de.” dedi.

“20 bin ek öğretmen ataması yapılacak”

Selçuk, 20 bin ek öğretmen ataması yapılacağını açıkladı.

“Depremde hasar gören okulların nereye yapılacağı hemen çözümlendi”

Elazığ’daki depremde 30 okul binasının hasar gördüğünü, bu binaların nasıl ve nereye yapılacağının hemen çözümlendiğini bildiren Selçuk, “Pazar günü Elazığ’da olacağım. Velilerimizle de görüşeceğiz, eksikleri tespit edeceğiz. Pazartesi de okulları açacağız.” ifadelerini kullandı.

“Sınavla öğrenci alınacak okullarda kontenjan oranı yüzde 10 olacak”

Selçuk, sınavla öğrenci alınacak okullarda kontenjanların oranının yüzde 10 olacağını, sayının bu oran üzerinden belirleneceğini söyledi.

Bakan Selçuk, LGS kapsamındaki sınava girecek öğrenci sayısına ilişkin, “Çocuklarımızı asla mağdur etmeyiz, kontenjanlar ayarlandı, rahat olsunlar.” diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, “Sporla, sanatla, bilimle ilgilenen öğrencilere bir ek avantaj sağlamakla ilgili bazı hazırlık çalışmalarımız var.” ifadelerini kullandı.

“Özel okul açma standartlarını yükseltmek istiyoruz”

Selçuk, “Özel okul açma standartlarını yükseltmek istiyoruz. Bir kısmı kanuni düzenleme gerektiriyor. Bununla ilgili Meclisteki süreç devam ediyor.” şeklinde konuştu.

Okumaya Devam