İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Yeni YÖKün 2019 mesaisi yeni ve yenilikçi çalışmalarla geçti

Yayınlandı

Ankara

Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yapılan açıklamada, 2019 yılındaki çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. 

Buna göre, 2019 yılında Yükseköğretimde Dijital Dönüşüm Projesi ilk kez hayata geçirilerek 16 pilot üniversitedeki 3 bin öğretim üyesi ve yaklaşık 36 bin öğrenciye dijital dönüşüm eğitimi verildi.

Akademide “Açık Erişim ve Açık Bilim” çalışmalarını başlatan YÖK, Türkiye’deki bütün üniversitelerde uluslararası standartlarda açık akademik arşiv sistemlerinin kurulması için faaliyetlere başladı. Proje ile üniversitelerdeki yayınlar uluslararası sistemde daha görünür hale gelecek.

“Geleceğin Meslekleri” çalışmaları başlatılarak yeni programlar hayata geçirildi

YÖK tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, bu sene ilk defa veri mühendisliği gibi geleceğin Türkiyesi için önemli bir dizi ön lisans ve lisans programı sisteme kazandırıldı.

“Geleceğin Meslekleri, Mesleklerin Geleceği” başlıklı bir kongre düzenlenerek gelecekte ne gibi yeni mesleklerle karşılaşılabileceğinin yanı sıra mevcut mesleklerin gelecekte nasıl şekilleneceği konuları tartışıldı. Bu kapsamda gelecek yıl açılacak yeni programlar masaya yatırıldı. 

Vakıf üniversitelerine yeni kararlar

YÖK’ün 11’nci Kalkınma Planı için önerdiği nitelikli bilgi ve nitelikli insan gücü yetiştirme, araştırma faaliyetlerini artırma ve “YÖK 100/2000 Doktora Projesi”, “Misyon Farklılaşması” gibi projelere yönelik teşvik kararları, hedef olarak 11’inci Kalkınma Planı’nda yer aldı.

Ayrıca YÖK bünyesinde kurulan Üniversite Sanayi İşbirliği (ÜSİ) Komisyonu’nda alınan kararlardan 14’ü, 11’inci Kalkınma Planı’nda yer buldu.

Vakıf üniversitelerini Ar-Ge’ye ve öğretim üyesi yetiştirmeye teşvik eden, reklam-tanıtım bütçesine sınırlama getiren kararlar alındı. 

Araştırma üniversitelerinin performansı kamuoyuna ilk kez açıklandı

Araştırma ve aday araştırma üniversitesinin 2 yıllık performans değerlendirmesi kamuoyu ile paylaşılarak kendi içlerinde performans puanlarına göre sıralamaları yapıldı. Ayrıca bu üniversitelerin sadece “en yüksek performans sergiledikleri alanlarına” tahsis edilmek üzere 215 yeni araştırma görevlisi ataması yapılması kararlaştırıldı.

Yeni YÖK’ün Türk yükseköğretimine kazandırdığı Üniversitelerde İhtisaslaşma ve Bölgesel Kalkınma Odaklı Üniversiteler Projesi kapsamındaki 10 üniversiteye, sadece ihtisaslaşma alanlarında kullanılmak üzere kadro takviyesi yapılarak uzmanlık alanlarında bölgelerinin kalkınması için destek sağlandı.

YÖK 100/2000 Doktora Projesi genişletildi

Ülkenin kalkınması için önemli olan öncelikli 100 tematik alanda 2000 kişiye doktora bursu verilmesi amacıyla ilk kez başlatılan YÖK 100/2000 Doktora Projesi programındaki bursiyer sayısı 4 bin 250’ye çıkarıldı.

Türkiye’deki üniversitelerin bu yıldan itibaren, 5 ana alan altındaki 45 göstergeye göre hazırlanmış 2018 yılı Üniversite Yıllık İzleme ve Değerlendirme Raporu ilk kez kamuoyu ile paylaşıldı. Bu proje ile artık üniversitelerin yıllık performansları kamuoyu ile paylaşılacak ve kendi kendileri ile yarışır hale getirilecek.

YÖK’ün rasyonel kontenjan planlaması meyvelerini vermeye başladı 

2019 yılı Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçları raporu yayınlandı.

Rapora göre, 2019 yılı ile önceki yıllar kıyaslandığında bu yıl hem lisans hem ön lisans hem açık hem örgün hem birinci öğretim hem ikinci öğretim programları olmak üzere bütün başlıklarda uzun yıllardır ilk defa doluluk oranlarında net bir artış sağlandı.

YÖK tarafından, içeriği ve kapsamı açısından yükseköğretim tarihinde ilk kez il ve bölge bazında “2018-YKS Yükseköğretime Geçişte İl – Bölge Başarıları ve Nüfus Hareketliliği Raporu” hazırlandı. Raporda, 2018 YKS’ye başvuran ve üniversiteye yerleşen adayların verilerinden yararlanılarak, il il, bölge bölge, yükseköğretime geçiş dinamiklerine ilişkin göstergeler yer aldı.

Üniversiteye girişte “başarı sırası” çıtası yükseltildi

Yeni YÖK olarak sisteme kazandırılan ve toplumun bütün kesimlerince takdir ve destek gören “başarı sıralaması şartı” genişletildi.

Hukuk fakülteleri için 190 bin olan başarı sırası şartının 125 bin olarak yenilenmesine karar verildi. Ayrıca ilgili paydaşların ve kamuoyunun talepleri dikkate alınarak eczacılık fakülteleri için 100 bin, diş hekimliği fakülteleri için ise en düşük 80 bin başarı sırası şartı getirildi.

Kaliteden ödün vermeden ülkeyi yükseköğretimde bir cazibe merkezi haline getirmek için gereken adımlar atılmaya devam edildi. Devlet-vakıf bütün üniversiteler için yurt dışı öğrenci kontenjan kısıtı kaldırıldı. Buna göre YKS kılavuzunda yer alan “programların kontenjanlarının en fazla yüzde 50’sine kadar yurt dışından öğrenci kabul etme sınırlaması kaldırıldı. Üniversitelerin program bazında yurt dışından öğrenci kabul kontenjan talepleri, YÖK tarafından değerlendirilerek karar verilmeye devam edilecek.

Mühendislik lisans programlarıyla tıp, diş hekimliği, eczacılık ve sağlıkla ilişkili diğer programlarda öğrenci alabilmek ve eğitimi sürdürebilmek için gerekli asgari koşullar güncellendi ve kalite çıtası yükseltildi.

Sanayinin nitelikli eleman ihtiyacına “sanayide eğitim desteği ve teşviği”

YÖK tarafından, sanayi eğitimi alan üniversite öğrencilerinin sanayide uygulamalı eğitim görmeleri için Yükseköğretimden Endüstriye Nitelikli İnsan Gücü Projesi başlatıldı.

YÖK’ün uygulamalı eğitimi öne çıkarmayı hedeflediği bir dizi proje ile ülkenin kalkınması için ihtiyaç duyulan ve gittikçe önem kazanan meslek yüksekokulu programları ile sanayinin buluşması sağlandı.

Yağmacı dergilere karşı tedbir alındı

YÖK’ün önerisiyle Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) Başkanlığı tarafından “yağmacı” tabir edilen paralı yayın yapan dergilerdeki makalelerin akademik yükseltmelerde kullanılamayacağı yönünde karar alındı.

Doçent adaylarının başvurularının e-Devlet kapısı üzerinden yapılabilmesini sağlayan Doçentlik Bilgi Sistemi (DBS), adayların hizmetine sunuldu. Ayrıca buna ek olarak Doçentlik Belgesinin e-Devlet kapısı üzerinden alınması hizmeti başlatıldı.

“Engelsiz Erişim” ve “Engelsiz Eğitim” için birçok ilke imza atıldı

Yükseköğretim sisteminde ilk kez “Engelliler Destek Programı” adlı bir önlisans programı Türk İşaret Dili Tercümanlığı Tezli/Tezsiz Yüksek Lisans Programı ile Türk İşaret Dili Doktora Programları açıldı.

YÖK 100/2000 Doktora Projesi’nde öncelikli alanlar kapsamında İşaret Dili de yer aldı. Engelli öğrenciler için gerekli düzenlemeleri yapan üniversiteler ödüllendirildi ve bu üniversiteler kılavuzda yer aldı.

Engellilere yönelik alınan kararlar, işaret diline çevirilerek web sitesi üzerinden engelli öğrencilerin erişimine sunuldu.

50/d statüsündeki araştırma görevlileri

Yükseköğretim Kurulunca, 50/d kapsamında istihdam edilen araştırma görevlilerinin talepleri ve şikayetleri dikkate alınarak kadrolarının lisansüstü eğitim gördükleri üniversitelere geçici olarak tahsis edilmesi ve kadrosunun bulunduğu devlet üniversitesine yatay geçiş yapabilmeleri kararlaştırıldı. 

Üniversiteleri tanıtan “studyinturkey” web sitesi yenilendi

Yükseköğretim Kurulunca, uluslararası öğrencilerin Türkiye’deki üniversiteler ve yükseköğretim sistemi hakkında kapsamlı bilgilere ulaşmasını sağlamak amacıyla “www.studyinturkey.gov.tr” internet sitesi yeni yüzüyle kullanıma açıldı.

Uluslararası öğrencilerin Türk üniversiteleri hakkında öğrenmek isteyebilecekleri bilgilere kolaylıkla ulaşmalarını sağlamak amacıyla site için 3 dilde 700’den fazla kısa video hazırlandı. 

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Açıköğretim lisesi öğrencileri 170 krediyle mezun olabilecek

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, açıköğretim lisesinde okuyan öğrencilerin azmini ve hayallerini bildiklerine işaret etti. 

Bakan Selçuk, “Mezuniyet hedeflerine bir adım daha yaklaştırmak için yeni bir karar aldık. Mezuniyet için gerekli olan krediyi 170 olarak belirledik. Hayırlı olsun.” ifadesini kullandı.

Açıköğretim liselerinde mezuniyet için alınması gereken kredi 192 idi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

EBA dünya genelindeki eğitim siteleri arasında 1. oldu

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Eğitim Bilişim Ağı (EBA), kullanım miktarı ve internet trafiği kriterlerine göre, eğitim alanındaki tüm siteler arasında dünyada birinci sıraya yerleşti.

Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde ulusal ölçekte uzaktan eğitimin yürütüldüğü EBA’nın, 2020-2021 eğitim öğretim yılı birinci dönem istatistiklerini de geride bırakarak kullanım miktarı ve internet trafiği kriterlerine göre, eğitim alanındaki tüm siteler arasında dünyada birinci sıraya yükseldiği ifade edildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEĞİTEK) Genel Müdürü Anıl Yılmaz, EBA’nın 1 Ekim itibarıyla bir önceki aya göre, 27 basamak yükselerek küresel ölçekte eğitim alanında birinci sıraya çıktığını belirtti.

Yılmaz, yerli ve milli dijital eğitim platformu EBA’nın kullanımındaki bu artışta, yaz dönenimde yapılan iyileştirmelerin ve altyapı yatırımlarının büyük etkisi olduğunu kaydetti.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: 7 binin üzerinde köy okulu öğretmeni mesleki gelişim eğitimlerine katıldı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü, Sabancı Vakfı iş birliği ile hayata geçirilen “Köy Okulları Birleştirilmiş Sınıf Öğretmenleri Mesleki Gelişim Programı“nın çıktılarını, ilkokula başladığı okul olan Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Emirler Köyü İlkokulunda gerçekleştirilen toplantıda tanıttı. 

Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Doç. Dr. Adnan Boyacı, Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, Köy Okulları Değişim Ağı Derneği (KODA) Genel Koordinatörü Mine Ekinci’nin hazır bulunduğu toplantıya, Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı da canlı bağlantı ile katıldı.

Törenin gerçekleştirildiği köy okulunun bahçesinde konuşan Selçuk, “Bugün doğduğum köydeyiz. Bugün hatıralarımın başladığı yerdeyiz. Köy öğretmenleri ve köyde okuyan öğrencilerimizle ilgili bir konuda, özellikle bu okulu tercih ettik. Çünkü bu heyecanın bütün köy okullarına yansıması konusunda bir niyetimiz vardı. Burada sadece bir Bakan olarak konuşmuyorum, buranın bir öğrencisi, öğretmeni olarak da konuşuyorum. Benim nezdimde köy okullarının çok ama çok ayrı bir yeri var. Çünkü oradaki enerji, oradaki güzellik, oradaki çalışma aşkı, şevki bizi her zaman heyecanlandırıyor.” dedi.

Eğitimde fırsat adaleti sağlamayı çok önemsediğini dile getiren Selçuk, “Herkese eşit davranmak neticede adaleti doğurmayabilir. Herkese adil davranmak eşitliği doğurur. O yüzden de köy okullarımıza her zaman ayrıcalıklı bir şeklide imkanlar sağlamayı tercih ediyoruz.” diye konuştu.

“7 binin üzerinde köy okulu öğretmeni eğitimlere katıldı”

Köyde eğitimin ve şartların zor, iklimin de sert olduğunu ifade eden Selçuk, ancak hep menfi şeyler söylemenin doğru olmadığını vurguladı.

Köy okullarında öğretmen ve öğrenci ilişkisinin, öğretmen ve toplum ilişkisinin çok daha sıcak olduğunu anlatan Selçuk, “Yani köy okullarının hayatı öğrenmek bakımından çok ciddi avantajları da var. Bu avantajları daha da yükseltmek için köy öğretmenlerimize destek olmak için her türlü çalışmayı yapıyoruz.” dedi.

2023 Eğitim Vizyonu’nda köy okullarına ilişkin çalışmaların hızlandırılacağı hedefinin yer aldığına işaret eden Selçuk, buna ulaşmak için Bakanlığın imkanları ile sınırlı kalmayarak Türkiye’nin imkan ve birikimini kullanmayı tercih ettiklerini anlattı.

Köy okullarında birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlere yönelik mesleki gelişim programını hazırladıklarını belirten Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunu tam da öğretmenimizin sahada ve mutfakta neye ihtiyacı var? Bu sorunun cevabını ortaya koyarak çalışmayı başlattık. Projede 7 binin üzerinde köy okulu öğretmeni mesleki gelişim eğitimlerine katıldı. Mesleklerinin ilk yılında ‘Neyi, nasıl yapacağım?’ sorusunu soran öğretmenlerimize ‘Hiç merak etmeyin, biz size dünya standartlarında bir eğitim vererek neyi, nasıl yapacağımızı çok açık ve net biçimde ortaya koyacağız.’ dedik. Birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlerimiz için özel yayınlar, kitaplar çıkardık. ‘Her gün bu kitaplara bakarak okulda, sınıfta, köyde neyi nasıl yapabiliriz?’ sorusunun cevabını bulabilirsiniz dedik. Bu çalışmalar sadece köy öğretmenleri için değil, bütün sınıf öğretmenleri için faydalı bir çalışma. Yani sadece köydeki öğretmenlerin ihtiyacına yönelik bir içerik de değil, mesleğine yeni başlayan her öğretmenin, her şekilde faydalanabileceği bir içerik var bu kitaplarda.”

“Köy okulu öğretmeni, köyde aynı zamanda liderdir”

“Güçlü Öğretmen Güçlü Gelecek” vizyonu içerisinde Sabancı Vakfının desteğinin büyük olduğunun altını çizen Selçuk, öğretmenlerin bu desteklerle daha iyi yetiştiklerini gördüklerini söyledi.

Dünyanın sürekli değiştiğini, her nesil farklılaştıkça öğretmenin ihtiyacının da farklılaştığını, bu nedenle öğretmenlerin hayat boyu eğitime ihtiyacı olduğunu anlatan Selçuk, “Sadece öğretmenlerin değil, hepimizin sürekli öğrenmesi gerekiyor.” dedi.

Köydeki öğretmenlerin başka bir özelliğinin bulunduğunu dile getiren Selçuk, şöyle devam etti:

“Köy okulu öğretmeni köyde aynı zamanda liderdir, onlar aynı zamanda bir psikolog, sosyologdurlar. Köy öğretmenleri, mesleklerinin ilk yılında köye gittikleri için başka tecrübeye ihtiyaç duyarlar ve köyde bu uyumu sağlamak için bizim bu eğitimimizin ve kitaplarımızın büyük ölçüde faydasını görecekler. Bakanlık olarak başta ben olmak üzere bütün ekip arkadaşlarım bu işe baş koymuş vaziyetteler. Biz bu iyi görevlerden görev, işlerden bir iş olarak görmüyoruz. Bu işi gönülden bir iş olarak görüyoruz. Bundan dolayı da çok daha büyük bir sahipliğimiz var.”

“Öğretmen, bütün bir köyü dönüştürebilir”

Mesleki gelişim programına katılan öğretmenlerin “Burası bizde Ziya Hoca.” dediklerinde çok mutluluk duyduğunu ve gözünün arkada kalmadığını dile getiren Selçuk, şunları kaydetti:

“On binlerce öğretmenimiz ‘Burası bizde.’ dediğinde aslında ‘Türkiye bizde, çocuklar bize emanet.’ demek istiyorlar. Bu emanetin de şuurunda olduklarını, öğretmenlik vazifesinin ilahi bir vazife olduğunu, bize emanet olan çocukların hakkını hukukunu korumak meselesi olduğunun farkındalar. Bu nedenle, öğretmenlerimiz bu şuurla işlerini çok daha kolay yapacaklar. Bize düşen onlara hizmet etmektir, ihtiyaçlarını karşılamaktır, problemlerini çözmektir. Bu vazifeyi mutlu şekilde yaparken, Allah rızası için yaparken biz daha büyük bir gayret buluyoruz. Biliyoruz ki bir öğretmene dokunursanız o öğretmen, sadece bir çocuğu değil bütün bir köyü dönüştürebilir.”

Selçuk, projenin hayata geçirilmesinde ve diğer eğitim konularında desteğini esirgemeyen Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’ya, vakıf çalışanlarına ve KODA’ya teşekkür etti.

“Çok güzel kazanımlara sahip oluyoruz”

Güler Sabancı ise canlı bağlantı ile yaptığı konuşmada, Sabancı Vakfı olarak 46 yıldır bu topraklardan kazandıklarını, bu toprakların insanlarıyla paylaşmak için çalıştıklarını anlattı.

Toplumsal gelişme için yürüttükleri çalışmaların içinde en öncelikli konular arasında eğitimin bulunduğunu aktaran Sabancı, “Vakıf olarak eğitimde fırsat eşitliğinin sağlandığı bir toplumu hayal ediyoruz herkesle beraber. Eğitimin hakkı tartışılmaz diyoruz. Türkiye’nin her yerinde ve eğitimin her kademesinde desteklediğimiz projelerle kadın, genç ve engellilerin eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için çalışıyoruz.” dedi.

Kırsalda eğitimin niteliğinin artırılması için de KODA ile 4 yıl önce çalışmaya başladıklarını ifade eden Sabancı, şöyle konuştu:

“Bakan Selçuk’un her fırsatta belirttiği gibi köy okullarının, eğitimin göz bebeği olduğuna biz de gönülden inanıyoruz. Yaklaşık bir yıl önce Bakanlık ile çıktığımız bu yolda çok güzel kazanımlara sahip oluyoruz. Online eğitimlerle Türkiye’nin neredeyse tüm köy okullarında hedeflediğimiz sayıda öğretmene ve öğrenciye ulaşıldığı haberini aldım ve çok mutlu oldum. Yüzlerce köy öğretmeni de yüz yüze eğitimlere katıldılar. Toplumsal gelişimin teminatı, eğitimin göz bebeği olan köy okullarımızın aydınlanması için meşaleyi her zaman en yukarıda tutan öğretmenlerimize bir kez daha çok teşekkür ediyoruz.”

“Nice Ziya Hocalar, nice mühendisler, nice öğretmenler bu köylerden yetişsin”

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı da 7 bin dolayında köy okulunda 240 bin dolayında öğrencinin eğitim aldığını kaydetti.

Köy okullarındaki öğretmenlere yönelik ısınmadan, tarım ve hayvancılığa kadar pek çok konuda farkındalık sağlayacak, velilerle etkileşimi artıracak, birleştirilmiş sınıflardaki öğrencilerde fark yaratacak eğitimlere başladıklarını anlatan Boyacı, şunları kaydetti:

“Köyler her zaman Anadolu’da medeniyetin ışığı oldular. Köylerden yetişenler, cumhuriyetle birlikte bugünün Türkiye’sinin değişimini yönlendiren, fark yaratan insanlar oldular. Bugün sayın Bakan’ın köyünde olmak bunun en önemli göstergesi. Bu köyden, bu okuldan çıkmış Ziya Hoca, Milli Eğitim Bakanı olmuş, biz istiyoruz ki daha nice Ziya Hocalar, nice mühendisler, nice öğretmenler bu köylerden yetişsin ve ilerlesin. Bu projeyle birlikte köylerde görev yapan öğretmenleri desteklemeye devam edeceğiz.”

Okumaya Devam
Advertisement