İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Yeni tasarlanan öğretmen önlüklerinin tanıtımı yapıldı

Yayınlandı

İstanbul

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Üsküdar’daki Adile Sultan Kasrı Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu’nda düzenlenen “Yeni Tasarlanan Öğretmen Önlüklerinin Tanıtımı Programı“ndaki konuşmasında, bir yıl önce 2023 eğitim vizyonuyla ilgili konuşurken yeniliklerden ziyadesiyle söz ettiklerini hatırlattı.

Eğitimde, bilimde, sanatta, teknolojide yeniliklerin bir şekilde hep gündemde olmasını arzu ettiklerini dile getirdiklerine değinen Selçuk, bugün yine bir yenilikle öğretmenlerin karşısında olduklarını belirtti.

Selçuk, öğretmenlerin kıyafeti meselesini sadece kendisinin değil bütün toplumun çok önemsediğini, şehirlerdeki ziyaretlerinde, öğretmen odalarında ve daha birçok ortamda görme fırsatı bulduğunu anlatarak, bir meslektaşının öğretmen odasında kendisine anlattığı hikayeyi şöyle aktardı:

“İlkokula gidiyordum. Babam mandıracıydı ve biz süt dağıtırdık hafta sonlarında. Bir gün bir apartmandan bir kadın pencereden seslendi, süt istedi, yukarı çıktım. Daha ilkokul 2’de 3’teyim ve kapıyı açan kişinin benim öğretmenim olduğunu fark ettim. Meğer onun eviymiş. Öğretmenimi önlüksüz gördüm. Gömleği ve pantolonu vardı. O kadar şaşırdım ki öğretmenim öğretmenliği bıraktı sandım ve eve gidip ağlamaya başladım. Ertesi gün tekrar onu önlükle gördüğümde çok mutlu olmuştum.’ diye böyle bir hatırasını anlattı bir öğretmenimiz.”

“Önlük sadece bir kıyafet değil, ustalığın simgesi”

Öğretmenin giyiminin, kuşamının, davranışının, duruşunun, rol model oluşunun herkes açısından çok kritik ve çok değerli olduğunu belirten Selçuk, “Öğretmenimizin duruşu, hitabeti ve kıyafeti bize başka bir anlam yüklüyor. Başka bir çağrışım yüklüyor. Önlük aslında sadece bir kıyafet değil, ustalığın simgesi. Olmuşluğun, muktedirliğin, muvaffakiyetin simgesi. İşe başlamış olmanın, çalışıyor olmanın, kolları sıvamanın, karşıdan görüldüğünde sorunları çözecek olan kişinin geliyor olduğunun, ‘Ben buradayım, bilgimle, tecrübemle, yeteneklerimle buradayım.’ demenin bir temsilidir. Aslında, mesleğin güçlü temsilidir.” diye konuştu.

Bakan Selçuk, bir yıldır “1 milyon öğretmen 1 milyon fikir” projesiyle ilgilendiklerine işaret ederek, inanılmaz sayıda öğretmenin kıyafetlerle ilgili geri bildirimlerde bulunduğunu, bazı öneriler ortaya koyduğunu ve bu öneriler içerisinde de önlük konusunun çok fazla yer aldığını anlattı.

Okullarda kurulan tasarım ve beceri atölyelerine değinen Selçuk, burada öğretmenlerin daha aktif olmasını ve eğitimin fiziksel olarak da çok daha fazla içinde olmasını beklediklerini dile getirdi.

Öğretmenlerin yeri gelecek çocukların çamurlu elleriyle ilgileneceklerini, yeri gelecek ahşap atölyesindeki talaş tozuyla da karşılaşacaklarını, boya, renkler ve diğer malzemelerin hepsinin sınıfın içerisinde daha çok karşılarına çıkacaklarını dile getiren Selçuk, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Atölyeler yaygınlaştıkça öğretmenlerimizin kıyafetleriyle ilgili de ihtiyaçların değişeceğini, dönüşeceğini tahmin ediyoruz ve şu andaki binlerce atölyede de bu ihtiyacı birebir görme fırsatımız oldu. Buradan hareketle de öğretmenlerimizin ve öğretmen kuruluşlarının da görüşlerini alarak bir önlük tasarımı üzerine çalışıldı. Gerek kumaş içerikleri, gerek kesimi, modeli, rengi konusunda öğretmenlerimizle bu hazırlık sürecinde uzun temaslarımız oldu. Görüş alışverişlerimiz, istişarelerimiz oldu ve sürekli onların geri bildirimleriyle yapılan bu çalışmalara da yön verilmeye çalışıldı. Yaklaşık 5 aylık bir hazırlık çalışmasından söz edebiliriz. Bu hazırlıklarda bizlere gönüllü desteğini esirgemeyen dünyaca ünlü modacılarımız Ayşe ve Ece Ege’ye detaylı, ayrıntılı çalışmaları ve bu konuda harcadıkları yüksek mesaileri için gönülden teşekkür ediyorum. Üretimlerini gerçekleştiren LC Waikiki firmasının tüm yöneticilerine ve ustalarına kadar müteşekkir olduğumuzu ayrıca belirtmek isterim.”

“Tüm öğretmenlerimizin kullanımına yönelik bir zorunluluğumuz yok”

“Ben biliyorum ki, birçok öğretmenimiz bu önlükler, okulların tozunu, öğretmenliğin izini üzerinde taşıyacak olmanın, gün gelip okullara veda ettiğimizde de önlüğümüzü gururla çıkaracak olmanın bir karşılığı olacak.” diyen Selçuk, “Tüm öğretmenlerimizin kullanımına yönelik bir zorunluluğumuz elbette yok. Böyle bir zorunluluğun beklentisi içinde asla değiliz. Sadece isteyenler, ihtiyaç duyanlar, ben giymek isterim diyenler için bir seçenek ortaya koyduk. Bunun altını çizerek ifade etmek isterim.” ifadelerini kullandı.

Ziya Selçuk, İstanbul’da ilk pilotlamayı gerçekleştirecekleri okullara işaret ederek, şunları kaydetti:

“İstanbul pilot ilimiz olarak seçildi. Birinci dönemin bitimine kadar bu pilot çalışma devam edecek. Numune önlüklerimizin denemeleri bu pilot okullarımızda yapılacak. Kendilerinden talep gelmesi durumunda önlüklerimizde revizyonlar yapılıp ikinci döneme hazır hale getirilecek. Böylece, bu önlüklerin pilot okullarımızda aslında ön pilotunu da yapmış olacağız. Hangi okullar? Kabataş Erkek Lisesi, İstanbul Erkek Lisesi, Kocasinan İlkokulu, Şişli Bilsem, Türkan Sabancı Görme Engelliler Okulu, Büyük Reşitpaşa Ortaokulu, Validebağ Fen Lisesi, Ahmet Rasim Anadolu Lisesi, Hakkı Demir Anadolu İmam Hatip Lisesi ve İstanbul Başakşehir Mesleki Teknik Anadolu Lisesi bizim pilot çalışma yapacağımız okulların listesi.”

Bu önlüğün çok güzel enerji yaratacağına inandığını dile getiren Selçuk, gönüllülüğe dair uygulamanın hayırlı olmasını temenni etti.

Programa yeni önlüklerini giyerek katılan öğretmenlere seslenen Selçuk, “Hepinize çok yakıştı diyorum ve güle güle giyelim. Bu konu bizim için meslektaşlarımızla beraberliğimizin de bir temsili, bir simgesi, sembolü. Biz meslektaşlarımızın her türlü problemleri, ihtiyaçları hususunda her zaman farkındalığımızı yüksek tutmaya çalışıyoruz. Bu bağlamda sınıflarda, okullarımızda, atölyelerimizde daha rahat etmemizle ilgili de çaba sarf ediyoruz. Ben de önlüğümü giydim. Şimdi, bana soruyorlar, ‘Her gün işe geldiğinizde giyecek misiniz?’ diyorlar. Bu konuda, çalışmalar devam ediyor. Böylece bürokratik bir cevap vermiş olayım.” şeklinde konuştu.

Ziya Selçuk, projede emeği geçen herkese teşekkür ederek konuşmasını sonlandırdı.

Konuşmasının ardından Selçuk, modacı Ayşe ve Ece Ege’ye hediye takdim etti, öğretmenlerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Programa, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı ve çok sayıda öğretmen katıldı.

Yeni önlük tasarımı hakkında

Yeni önlükler, Türkiye’nin uluslararası moda markalarından Dice Kayek’in sahibi Ayşe ve Ece Ege bir erkek modeli, iki farklı kesim de kadın modeli olmak üzere 3 ayrı önlük tasarladı.

Okul hayatının duruluğunu ve berraklığını, öğretmenlik mesleğine duyulan güveni simgeleyen yeni tasarım önlüklerde rahatlık ve kullanışlılık ön planda tutuldu.

Pilot uygulama için öğretmenlere teslim edilen önlüklerin üretimi ise LC Waikiki firması tarafından gönüllü olarak yapılacak.

Pilot uygulama 2019-2020 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde İstanbul’dan başlanarak yaygınlaştırılacak.

Önlüklerin kullanımı tamamen gönüllük esasına dayalı olacak. İsteyen öğretmenler önlükleri ücretsiz olarak temin edebilecek.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Okul kantinlerinin 19 Ekimden itibaren açılmasına karar verildi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk imzasıyla illere gönderilen yazıda, 21 Eylül’de okul öncesi eğitimle ilkokul 1. sınıflarda yüz yüze eğitime başlandığı anımsatılarak, ilkokul kademesinin diğer sınıfları ile 8. ve 12. sınıflarda ise 12 Ekim’de yüz yüze eğitime geçildiği belirtildi.

Okul kantinlerinin 13 Mart 2020’den bu yana kapalı olduğunun hatırlatıldığı yazıda, şunlar kaydedildi:

“Bu süreçte kantin işleticilerinin gelir getirici herhangi bir faaliyette bulunmadıkları göz önünde bulundurularak Bakanlığımıza bağlı resmi okul ve kurumlarda bulunan kantin vb. yerlerin 19 Ekim’de açılmasına karar verilmiştir.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖK Başkanı Saraç: Açık erişimin önemi, salgın döneminde belirgin olarak ortaya çıktı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, “Yeni YÖK”ün öncelikleri arasında yer alan “açık erişim”in öneminin küresel salgın döneminde daha da belirginleştiğini kaydetti.

Saraç, Twitter hesabından Uluslararası Açık Erişim Haftası‘na ilişkin yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

“Yeni YÖK olarak önceliklerimiz arasında yer alan açık erişimin önemi içinde bulunduğumuz küresel salgın döneminde daha da belirgin olarak ortaya çıkmıştır. Bu yıl teması Yapısal Eşitlik ve Kapsayıcılık İnşa Etmek Amacıyla Açık Erişim olarak belirlenen Uluslararası Açık Erişim Haftası’nı kutluyorum.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

MEBden okul yöneticilerine uzaktan eğitim tasarım ve yönetim eğitimi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığınca(MEB), okul yöneticilerinin uzaktan eğitim süreçlerindeki tasarım ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi amacıyla UNICEF iş birliğinde hazırlanan “Okul Yöneticilerinin Kapsayıcı Eğitim Bağlamında Uzaktan Eğitim, Tasarım ve Yönetim Becerilerinin Geliştirilmesi” uluslararası akredite sertifikalı mesleki gelişim programının tanıtımını, MEB Başöğretmen Salonu’nda düzenlenen törende yaptı. 

Okul yöneticilerinin eğitiminin son derece kritik olduğunu ifade eden Selçuk, “Okullarımızın rengi, neşesi, niteliği doğrudan doğruya okul müdürlerimizin yetkinliği ve motivasyonu ile ilgili bir konu. Yapılan bu çalışma aslında tarihi olarak büyük bir değer taşıyor. Okul müdürlerimiz, okuldaki ilişkiler ağının okulun içinde olagelen iletişimin büyük ölçüde mimarlarıdır. O nedenle bu mimariyi kurarken çok daha nitelikli olarak kurma konusunda desteğimizle her zaman yanlarındayız.” değerlendirmesini yaptı.

Her neslin kendi zamanıyla kendi çağıyla geldiğini ve o nesillere ayak uydurabilmek için okul müdürleri ve öğretmenlerin sürekli kendilerini yenilemeleri gerektiğine işaret eden Selçuk, “Aslında siz okulun liderliğini yürütürken büyük bir değişimi ve dönüşümü de yönetiyorsunuz ve sizin bu yönetiminiz, okulun ne kadar yol alacağını, öğretmenlerin ve öğrencilerin kurumda ne kadar mutlu olacağını, nasıl akışkan bir süreç yaşayacağını doğrudan doğruya etkiliyor. Ama bunun tam tersi olursa eğer ‘Başımıza iş açmayalım hocam’, ya da öğrenciler için “Durun durduğunuz yerde çocuğum’ gibi ifadeler olursa o zaman da sistemin tıkandığını rahatlıkla görürüz. Bizim güzel işlerimiz olsun, çocuklarımız durmasınlar, yürüsünler, öğretmenler ve öğrencilerimiz okul yöneticilerinin açtığı yolda hızla ilerlesinler.” diye konuştu.

Okul müdürlerinin çok fazla bürokratik işlerinin olduğunu, lojistik işlerle uğraştıklarını vurgulayan Selçuk bütün çabalarının bu yükün azaltılması ve okul müdürlerinin gerçekten eğitimle uğraşmaları konusunda fırsat bulmaları için olduğunu dile getirdi.

Yöneticilerin eğitim ekosistemini geliştirebilmeleri için her türlü tedbiri aldıklarının altını çizen Selçuk, “Onların gelişimi, onların mutluluğu okulun mutluluğu, yani öğretmenin ve çocuğun mutluluğu demek. Biz ne kadar iyi bir teşkilata sahip olursak ne kadar iyi müfredata sahip olursak olalım iyi bir eğitim kadrosuna sahip olmazsak bunlar çok da anlamlı olmayacaktır. Bakanlık olarak biz her zaman okul yöneticilerimizin, müdürlerimizin, müdür yardımcılarımızın yanında olacağız ve onları destekleyeceğiz. Bunun için de çok yeni çalışmaların peşindeyiz.” ifadelerini kullandı.

“Elinde sanki bir sihirli değnek varmış gibi”

Bakan Selçuk, UNICEF’le iş birliği içinde uzaktan eğitim sürecinde dijital materyallerin geliştirilmesi, salgın döneminde okul güvenliğinin sağlanması, sosyal duygusal becerilerin geliştirilmesi, teknoloji liderliği, proje tasarımı, kriz ve kriz yönetimi gibi pek çok kitabın hazırlandığını belirterek, şöyle devam etti:

“Bütün bunlar bizim ortak bir dilimizin gelişmesine hizmet edecek, bütün bunlar bizim eğitimin kalitesinin artırma noktasında kavramlarımızı ve terimlerimizi geliştirmemize hizmet edecek. Okul yöneticilerinin uzaktan eğitim süreçlerinde tasarım ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi programına yaklaşık 50 bin civarında okul yöneticimiz katıldı. Bunun sayısı artacak ve bu eğitimlerin hazırlanan kitapları çerçevesinde, eğitim yazılımları çerçevesinde devam etmesi söz konusu olacak.

Bir okul müdürü gerçekten yetkinliği ile, motivasyonu ile harekete geçtiğinde ‘Bu okul gerçekten o okul mu’ sorusunu sordurabiliyor. Yani elinde sanki bir sihirli değnek varmış gibi bir okulun çehresini değiştirme, okul-çevre ilişkilerini güzelleştirme, öğretmenin mutluluğunu, öğrencilerin öğrenme sorumluluğunu yükseltme gibi konularında son derece başarılı işler yapabiliyorlar. Biz Bakanlık olarak üzerimize düşeni yaparsak biliyoruz ki okul müdürlerimiz de yapacak. Bugünkü çalışma da bu fikrin bir sonucu ve bizim yöneticilerimizle yazamayacağımız başarı hikayesi yok, buna gönülden inanıyoruz.”

“Salgın dönemi bizim için aslında eğitimin bir fırsatı da oldu”

Ziya Selçuk, Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğü ve UNICEF iş birliğinde öğretmenlerle ilgili daha önce pek çok çalışma yürütüldüğünü hatırlatarak, salgın döneminin eğitim yöneticilerine, okulların kültürünü, atmosferini dönüştürmek, okulları “Barış yuvası”na dönüştürmek açısından fırsat sunduğunu bildirdi.

Çalışmada emeği geçenlere, UNICEF’e ve okul yöneticilerine teşekkür eden Selçuk, “Bu tür çalışmaların damlaya damlaya belirli bir suyun iz bırakması gibi kısa ve orta vadede sistemde çok büyük bir davranışsal değişime de hizmet edecek. O yüzden bu tür işleri çok çok önemsiyorum.” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Selçuk daha sonra, Okul Yöneticilerinin Kapsayıcı Eğitim Bağlamında Uzaktan Eğitim, Tasarım ve Yönetim Becerilerinin Geliştirilmesi programına katılan okul yöneticilerine dijital sertifikalarını yapılan canlı bağlantılarla takdim etti.

“Türkiye’nin en büyük okul yöneticisi mesleki gelişim programını yürüttük”

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı ise 2023 Eğitim Vizyonu’nda okul yöneticiliğinin ve mesleki gelişimin önemine vurgu yapıldığını hatırlatarak, Bakanlık olarak bu amaçla pek çok program geliştirdiklerini anlattı.

UNICIEF’le ortaklaşa yürütülen yüz yüze mesleki gelişim programına geçen yıl 11 bin okul yöneticisinin katıldığını aktaran Boyacı, “Çalışma, Türkiye’nin en büyük okul yöneticisi mesleki gelişim programı oldu.” dedi.

Projeyle, meslektaşların tecrübelerini birbirleriyle paylaştığı yeni bir çerçeve sunulduğunu anlatan Boyacı, ikinci grup eğitimlerinde ise Kovid-19 sürecinde okul yöneticilerinin idari, teknik, iletişim konularını ele aldıklarını aktardı.

Şu ana kadar 40 bin okul yöneticisinin bu eğitimleri aldığını ve bu yılın sonuna kadar 200 bin yöneticinin eğitimleri alacağını belirten Boyacı, “Bundan sonraki süreçte okul yöneticilerimize yönelik projelerimizi derinleştirerek artırmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Okumaya Devam
Advertisement