İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

YDUS başvuruları 1-11 Kasımda yapılacak

Yayınlandı

Ankara

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca (ÖSYM), 2019 Tıpta Yan Dal Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2019-YDUS) başvurularının 1-11 Kasım’da alınacağı bildirildi.

ÖSYM’nin internet sitesindeki duyuruya göre, adaylar, 22 Aralık’ta yapılacak 2019-YDUS için başvurularını 1-11 Kasım’da yapacak.

Sınava başvuracak adayların ÖSYM’nin internet sitesinde yer alan 2019-YDUS Başvuru Kılavuzu’nu dikkatle incelemeleri gerekiyor.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Öğretmen ve öğrencilere su okuryazarlığı eğitimi

Yayınlandı

Yazar :

Rize

Rize’de Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi tarafından yürütülen “ProjectWET Etkinlikleriyle Öğretmenlere Su Okuryazarlığı Eğitimi” projesi ile öğretmen ve eğitim fakültesi öğrencilerinin su kullanımı ve sorunlarına yönelik farkındalığının artırılması hedefleniyor.

Proje Sorumlusu Doktor Öğretim Üyesi Nazihan Ursavaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, su okuryazarlığının, bireylerin su ile ilgili bilgileri disiplinler arası bir yaklaşımla benimseyip, günlük yaşantıda su ile ilgili karşılaşılan problemlere çözüm üretmede kullanılan bir kavram olduğunu söyledi.

Yeni bir kavram olan su okuryazarlığının, çevre okuryazarlığı kavramı altında tanımlandığını belirten Ursavaş, “Su, başlı başına her bilim alanına hitap eden, canlıların temel yaşam kaynağıdır. Artan nüfus ve çevre kirliliği nedeniyle sularımızın tehlike altında olduğunu biliyoruz. Artan nüfusla birlikte kişi başına düşen su miktarı giderek azalıyor ve biz suyu kirleterek bu olumsuz etkiyi hızlandırıyoruz.” dedi.

Ursavaş, bu nedenle yetişen neslin suyun neden hayat için bu kadar önemli olduğunu bilinmesi amacıyla yaklaşık 4 yıl önce su kullanımı ve sorunlarına yönelik farkındalığı artırmak için çalışma başlattıklarını aktardı.

Çalışma kapsamında ilk etapta, üniversitenin Çayeli Kampüsü’ndeki Eğitim Fakültesinde öğretmen adayı 24 öğrenciyi eğittiklerini ifade eden Ursavaş, ardından bu bilgilerin daha fazla kitleye ulaşması için öğretmenleri bilgilendirmeye karar verdiklerini vurguladı.

Ursavaş, bu fikirden yola çıkarak hazırladıkları ve TÜBİTAK’ın da “4005 Bilim ve Toplum Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Destekleme Programı” kapsamında desteklediği “ProjectWET Etkinlikleriyle Öğretmenlere Su Okuryazarlığı Eğitimi” projesini hayata geçirdiklerini dile getirdi.

Proje çerçevesinde iki yıl içinde Türkiye’nin çeşitli illerinde görev yapan 52 fen ve biyoloji öğretmenine 7 konuyu temel alan bir haftalık eğitimler verdiklerine işaret eden Ursavaş, onların da burada edindikleri bilgileri okullarındaki öğrencilere aktardıklarının altını çizdi.

Projeye ilk yıl katılan 24 öğretmen ile 2 bin öğrenciye ulaşıldı

Suyun her canlının yaşam kaynağı olduğunu vurgulayan Ursavaş, şöyle devam etti: 

“Suyu en iyi şekilde kullanacak, tasarrufunu bilecek nesiller yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Projenin ilk yılında eğittiğimiz 24 öğretmen ile 2 bin öğrenciye ulaştık. İkinci yılda veriler tam olarak ulaşmasa da bu sayının çok arttığını biliyoruz. Su okur yazarlığı eğitimi ile suyu daha bilinçli kullanan nesiller yetiştirmeyi hedefliyoruz. Gelecek yıl için en az 60 öğretmen adayının eğitimi için gerekli planlamamızı yaptık. Bunlar sahaya çıktığında pek çok öğrenciye ışık olacaklar.”

Ursavaş, Dr. Ayşe Aytar ile Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrencilerine su okuryazarlığı eğitimlerini vermeyi sürdürdüklerini sözlerine ekledi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Öğrenciler ev ortamına dönüştürülen sınıfta ders yapıp velileriyle kitap okuyor

Yayınlandı

Yazar :

Kırıkkale

Kırıkkale‘deki bir ilkokulda, ev ortamına dönüştürülen sınıfta ders işleyen öğrenciler, velileriyle kitap okuyor.

Hasan Ali Yücel İlkokulu 3. sınıf öğretmeni Emre Delice, ilk olarak “Sınıfım evim gibi projesi” kapsamında sınıfını ev ortamına dönüştürerek, öğrencilerin sınıfta daha rahat hareket edebilmelerini sağladı. Öğrenciler okula geldiklerinde sınıflarına ayakkabılarını çıkararak giriyor ve bu sayede ev ortamında derslerini işliyor.

Aynı zamanda her hafta salı günleri öğleden sonra öğrenci ve velilerin birlikte kitap okumasını sağlayan Delice, ailelerin çocuklarına rol model olmalarını amaçlıyor.

Emre Delice, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukların kitap okumayı sevdiğini ancak eve gittiklerinde onlara rol model olacak velilerin de önem taşıdığını söyledi.

Bu konuda velilerle toplantı yaptıklarını dile getiren Delice, “Toplantının ardından hep birlikte okuyalım, çocuklarımız da velilerinden örnek alsınlar diye düşündük. Velilerimiz de bunu kabul etti. Her hafta salı günü son iki saat sınıfımızda toplanıyoruz ve kitap okuyoruz. Velilerimiz okudukları kitapları burada anlatıyor. Sınıfımızda kitap köşemiz var, velilerimiz her hafta seçtikleri romanı okuyor. Daha sonra okuduğumuz kitapları tahlil ediyoruz. Tartışıyorlar, çıkardıkları dersi anlatıyorlar.” diye konuştu.

Delice, ailesinin kitap okuduğunu gören öğrencilerin de daha şevkle bu alana yöneldiğini ifade etti.

Evde anne ve baba televizyon karşısında olduğu zaman çocuğun da haliyle bunu yaptığına dikkati çeken Delice, sınıfı da ev ortamına dönüştürdüklerini, bunu yıllar önce Manisa’da bir arkadaşında gördüğünü anlattı.

Okul idaresinin de yardımıyla sınıfı ev ortamı şeklinde hazırladıklarını belirten Delice, şöyle devam etti:

“İmkanlarımız doğrultusunda güzel bir proje ortaya koyduk. Projemize de ‘Sınıfım evim gibi’ ismini verdik. Çocuklarımız okula geldiklerinde ayakkabılarını çıkarıyorlar ve sınıfa girerken terliklerini giyiyorlar. Kendilerini ev ortamında hissediyorlar ve çok rahat oluyorlar. Şimdi çocuklarımız halıların üzerinde rahatça oyun oynayabiliyor. Velilerimiz de temizlik konusunda yardımcı oluyor. Çalışmalardaki amacımız, iyi bir veli ve rol model olmak, bu sayede okur yazar oranının artması. Bunu gören öğrencinin de okumaya teşvik edilmesi. Amacımız, tamamen bilinçli bir toplum oluşmasını sağlamak. Velilerin, televizyon kanallarındaki boş dizileri izlemek yerine verimli olabilecekleri konuları öğrenmeleri ve daha fazla bilgi edinmelerini istiyoruz.”

Velilerden Vildan Baygül, “Çok güzel bir etkinlik. Daha önce bu kadar kitap okumuyorduk. Şimdi öğretmenimizin başlattığı çalışmayla çocuklarımızla birlikte kitap okuyoruz. Okuduğumuzu öğretmenimize anlatıyoruz. Güzel bir şey.” dedi.

Rabia Tanrıverdi de öncelikle bu çalışmayla kendine zaman ayırdığını, salı günleri öğleden sonra okula gelerek çocuğuyla birlikte kitap okuduğunu anlattı.

Öğrencilerden Ayşe Ecrin Güzel ise “Projeden çok memnunuz. Annem geliyor, burada kitap okuyoruz. Sonra okuduklarımızı anlatıyoruz. Sınıfımıza da ayakkabılarımızı çıkarıp giriyoruz. Ayakkabıyla girince rahat olmuyor, yere oturamıyoruz. Böyle çok rahat oluyor. Bunu başka sınıflar da yapabilir.” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖKün engelli öğrencilere yönelik kararları işaret diline çevrildi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde, “engelsiz erişim” ve “engelsiz eğitim” mottosuyla yaptıkları çalışmalar ile “engelliler destek programı”nın, gelecek yıldan itibaren ön lisans olarak yükseköğretim sisteminde yer alacağını açıkladı. Bu kapsamda yapılan çalışmalar arasında, YÖK tarafından engelli öğrencilere yönelik alınan kararların işaret diline çevrilmesi de yer aldı.

YÖK Yürütme Kurulu Üyesi ve Engelli Öğrenci Çalışma Grubu Yürütücüsü Prof. Dr. Zeliha Koçak Tufan, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, birkaç yıldır Türk işaret diliyle ilgili çalışmalara ağırlık verdiklerini söyledi.

Bu çerçevede Ankara Üniversitesinde Türk işaret dili tercümanlığı yüksek lisans ve doktora programlarının açıldığını hatırlatan Tufan, Türkiye’de az sayıda işaret dili tercümanı bulunduğuna, bu durumun işitme engellilerin topluma entegrasyonu konusunda sorun oluşturduğuna dikkati çekti.

Tufan, Türk işaret dili tercümanlığı programından mezun olan işitme engellilerin, işaret dili öğreticiliği ve tercümanlığı gibi işler yaptığını ve diğer engellilerin topluma entegrasyonunu sağladığını belirterek, “Bu programlar sayesinde hem düzgün şekilde işaret dili tercümanlığı yapacak kişiler yetiştiriyoruz hem de işitme engellilerin yüksek lisans ve doktora programlarında yer almasını sağlıyor, onları çalışmalarımıza dahil ediyoruz.” dedi.

Amaçlarının engelsiz eğitim ve erişim sağlamak olduğunu vurgulayan Tufan, YÖK bünyesindeki Engelli Öğrenci Komisyonu çatısı altında engelli öğrencilerin sorunlarının çözümüne yönelik çalışmalar yaptıklarını kaydetti.

“Kararlarımızın işaret dilinde olmamasının eksikliğini gördük”

Tufan, Engelli Öğrenci Komisyonu’nun internet sitesi ile engelli öğrencilere de ulaşmayı hedeflediklerini dile getirerek, şöyle konuştu:

“İşitme engelli bireyler, işitme kaybından dolayı konuşma diline erişemedikleri için yazı dilini de anlayamıyor. Bu nedenle yazı dilinin de işaret diline çevrilmesi gerekiyor. Bu kapsamda aldığımız kararları işaret diline çevirdik ve internet sitemiz üzerinden engelli öğrencilerin erişimine sunduk. Engelli öğrenciler, işaret dilinde hazırlanan tüm videolara YÖK’ün ‘engelsiz.gov.tr’ internet sitesinden ulaşabilecek.”

“Engellilere yönelik tüm kararlar işaret diline çevrilecek”

Bundan sonraki süreçte de işaret dili çalışmalarına devam edeceklerini bildiren Tufan, videoların hazırlanmasında, Ankara Üniversitesi bünyesindeki İşaret Dili Laboratuvarı’nın yanı sıra Türkçe ve Yabancı Dil Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) ile çalıştıklarını söyledi.

Tufan, tüm engelli bireyleri daha görünür kılmayı ve yükseköğretime katılımlarını artırmayı amaçladıklarını ifade ederek, “İlerleyen süreçte de engellilere yönelik alınan tüm kararlar, işaret diline çevrilerek internet sitesinden yayınlanmaya devam edecek.” dedi.

YÖK’ün “engel kaldıran” düzenlemeleri

Öte yandan, YÖK tarafından engelli öğrencilere engelsiz bir eğitim öğretim ortamı sağlamak amacıyla son yıllarda birçok uygulama hayata geçirildi.

Bu kapsamda, “TYT puanı 100 ve üzerinde olan engelli öğrencilerin özel yetenek sınavlarına kabul edilmesi”, “özel yetenek sınavıyla öğrenci alan programların kontenjanının yüzde 10’unun engelli öğrencilere ayrılması”, “işitme engelli öğrencilere yabancı dil muafiyetinin sağlanması”, “YÖK 100/2000 Doktora Projesi’nde öncelikli alanlara Türk işaret dili tercümanlığı yüksek lisans ve Türk işaret dili doktora programlarının dahil edilmesi” gibi kararlar alındı.

Okumaya Devam