İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Yapay zeka mühendisliği için TUSAŞ/TAIden eğitim desteği

Yayınlandı

Ankara

 Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Haluk Özen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tıptan hukuka, istihbarattan savunma sanayisine kadar birçok alanda kullanılan yapay zekanın öneminin her geçen gün arttığını vurguladı.

Özen, Türkiye’de ilk olarak bu akademik dönemde başlatılan Hacettepe Üniversitesindeki Yapay Zeka Mühendisliği Lisans Programı’na 2019 yerleştirme puanına göre öğrenci alındığını anımsattı.

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinin, yaklaşık 1,5 ay önce, son 10 yılda Türkiye’deki tüm üniversitelerin yapay zeka konusundaki yayınlarını çıkardığını anlatan Özen, “Hacettepe, son 10 yılda Türkiye’deki bütün üniversitelerin arasında yapay zeka konusunda en çok çalışma yapan üniversite olarak belirlendi.” diye konuştu.

Dünyada hiçbir şeyin tesadüfen olmadığını belirten Özen, yapay zeka mühendisliği konusunda Hacettepe Üniversitesinin önünü açan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’a da teşekkür etti.

Prof. Dr. Özen, yeni açıldığından bu bölüme girecek öğrencilerin hangi dilimi kapsayacağını tam öngöremediklerini ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Tahminlerimiz vardı ama tam olarak bilemiyorduk. ÖSYM, son 15 yılda yaklaşık 1,5-2 milyon çocuğun en çok tercih ettiği 100 bölümün hangisi olduğuna ilişkin araştırma yaptı. Hacettepe Üniversitesinin Türkçe tıp, İngilizce tıp, diş hekimliği, bilgisayar mühendisliği, yapay zeka mühendisliği ve elektrik-elektronik mühendisliği sıralamada yer aldı. İlk kez bu yıl açılan yapay zeka mühendisliği bölümüne öğrencilerin hangi dilimden girdiği bu listeden anlaşılıyor. Yapay zeka mühendisliği için öğrencilerin yer aldığı dilim, bilgisayar ile elektrik-elektronik mühendisliği arasında oldu.”

Tıp Fakültesi Yıllık Akademik Kuruluna katıldığını anlatan Özen, “Müfredatımıza, bilgisayar mühendisliği ve yapay zeka bölümünden dersler alınacak, bununla ilgili paneller yapılacak. Ayrıca YÖK’e bu alanda lisans üstü çalışmalara olanak verecek programlar sunuldu. Yapay zeka bölümünün içinde de özellikle sağlık alanıyla ilgilenen bilim insanları ayrışarak özelleşme yolunda ilerliyor.” diye konuştu.

“Bugün için doktorun yerine geçmesi söz konusu değil”

Özen, yapay zekanın radyoloji, patoloji gibi alanlarda kullanılmaya başlandığına işaret ederek, “Ama bu ‘Artık doktor patoloji sonuçlarına bakmasın, yapay zeka yapsın.’ demek değildir. Yapay zekanın, en azından bugün için doktorun yerine geçmesi söz konusu değil. İşlevi ancak hekimin hatasını azaltarak insana hizmetin niteliğini artırmak, hekime yardımcı olmaktır.” dedi.

Robotik cerrahinin kullanıldığı ameliyatları da yine hekimlerin gerçekleştirdiğini vurgulayan Özen, ancak robotla bir elin 360 derece dönebilecek şekilde kullanılarak daha nitelikli uygulama yapılabilme şansının yakalandığını söyledi.

“Karşılıklı anlaşmalar imzalamanın da zamanı geldi”

Prof. Dr. Özen, yapay zeka mühendisliğinde eğitimciler için TUSAŞ/TAI ile görüşmeler yaptıklarını anlatarak, “Bizim yerli ve milli uçak, helikopterlerimizi yapacaklar. Sayın (TUSAŞ Genel Müdürü) Temel Kotil ilk dersi üniversitemize gelerek verdi. Yapay zeka bölümündeki öğrencilerimize, tüm öğrenimleri boyunca, bizim Teknokent’teki ofislerinde çalışmak kaydıyla 1. sınıftan itibaren burs verildi.” diye konuştu.

ASELSAN’ın sağlıkta yerli tıbbi cihaz üretimi için harekete geçtiğini anımsatan Özen, sözlerine şöyle devam etti:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli dış finansman açığını, sağlıkta yapılan ithalat oluşturuyor. Bu nedenle yerli aşı, ilaç ve tıbbi cihaz üretimi, yerli uçak üretimi kadar stratejik alanlardır Türkiye Cumhuriyeti adına. Devlet üniversitesi olarak, bizler de bu alanlarda çalışmak, üretmek ve bunun ülkemizde yapılabilmesi için altyapıyı oluşturmakla yükümlüyüz. ASELSAN ve HAVELSAN ile daha önce de iş birliği yapıyorduk ama bugünden sonra iş birliğinin içine artık yapay zeka mühendisliği de girdi.

Açılış dersinde Doç. Dr. Temel Kotil, ‘TUSAŞ/TAI olarak bizim daha 10 bin nitelikli mühendise ihtiyacımız var.’ dedi. Bu gerçekten çok büyük bir proje. Bu yatırımların meyveleri kısa vadede alınmayabilir ama yarın meyvelerin alınacağının habercisidir.”

Yapay zeka mühendisliği bölümünde okuyan öğrencilerin eğitimlerinin bir kısmını bu alanda öne çıkan yurt dışındaki üniversitelerde gerçekleştirmesi için iş birliği çalışması yapılacağını belirten Özen, “O konuda karşılıklı anlaşmalar imzalamanın da zamanı geldi.” açıklamasında bulundu.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Açıköğretim Fakültesi güz dönemi final sınav sonuçları açıklandı

Yayınlandı

Yazar :

Eskişehir

Anadolu Üniversitesinden yapılan yazılı açıklamada, açık ve uzaktan öğretimde dünyanın ilk sıralarında yer alan AÜ Açıköğretim Sistemi tarafından geçtiğimiz hafta sonu düzenlenen 2019-2020 güz dönemi final sınavlarının sonuçları, Bilgisayar Araştırma ve Uygulama Merkezi (BAUM) tarafından geliştirilen yerli ve milli yazılım sayesinde 5 gün gibi rekor bir sürede açıklandığı kaydedildi. 

Gün boyu sosyal medya hesaplarından sınav sonuçlarının açıklanacağına dair ipuçları veren AÜ Rektörü Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı, müjdeli haberi sınava giren öğrencilerle paylaştı.

Açıklamada, BAUM’un geliştirdiği yerli ve milli yazılım ile toplam 1 milyon 48 bin 985 öğrencinin girdiği sınavın sonuçları kısa sürede değerlendirildi. 5 günlük sürede 5 milyon 731 bin 74 sınav kağıdının okunarak sisteme harf notları ile birlikte girildiği kaydedildi.

“Kendi rekorumuzu kırdık”

Rektör Çomaklı, sosyal medya Twitter hesabında yaptığı paylaşımda, 5 milyonun üzerinde kağıdın okunarak sisteme girildiği müjdesini vererek, geçtiğimiz aralık ayında yapılan ara sınavlardan daha kısa sürede, daha fazla kağıdın okunduğunu açıkladı.

Öğrenciler adına sınav sürecinde görev alan personellere minnettar olduğunu dile getiren Prof. Dr. Çomaklı, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“Milli çocuklardan oluşan bu ekibi alkışlıyoruz. Sınav sonuçları sisteme girildi. Bu konuda rakibimiz olmamasına rağmen kendi rekorumuzu kırıyoruz. Açıköğretim Sisteminde dünyanın ilk sırasında yer alan Anadolu Üniversitesi rakipsiz yola devam ediyor. Sonuçlar hayırlı olsun.” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

ÖSYM Başkanı Aygün: Bu yıl 19 yabancı dil sınavı yapacağız

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün, bu yıl 15’i elektronik ortamda olmak üzere 19 yabancı dil sınavı yapacaklarını bildirdi.

Aygün, AA muhabirine, 2020’de yapacakları ilk sınav olan Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı’nın (e-YDS) yarın Ankara, İstanbul ve İzmir’deki e-sınav merkezlerinde gerçekleştirileceğini söyledi.

Geçen yıl elektronik ortamda 13 e-YDS yaptıklarını anımsatan Aygün, “Bu yıl 19 yabancı dil sınavı yapacağız, 15’i elektronik ortamda olacak.” dedi.

Aygün, geçen yıl ilkbahar döneminde İspanyolca, Farsça, İtalyanca, Yunanca ve Bulgarca sınavlarının basılı ortamda yapıldığını belirtti. Bu yıl ise bu sınavların elektronik ortamda gerçekleştirileceğini ifade eden Aygün, elektronik ortamdaki 15 yabancı dil sınavından 10’unda İngilizce, birer tanesinde de Farsça, İspanyolca-İtalyanca, Yunanca-Bulgarca, Almanca-Fransızca ve Arapça-Rusça testleri uygulanacağını bildirdi.

“YÖKDİL iki kez gerçekleştirilecek”

YDS’yi bu yıl basılı ortamda iki kez yapacaklarına işaret eden Aygün, YDS-1’in Almanca, Arapça, Arnavutça, Boşnakça, Çince, Danca, Ermenice, Fransızca, Gürcüce, Hollandaca (Dutch Dili), İngilizce, Japonca, Korece, Lehçe, Macarca, Portekizce, Rumence, Rusça, Sırpça ve Ukraynaca (Ukraince) olmak üzere 20 dilde 12 Nisan’da, YDS-2’nin 25 Ekim’de uygulanacağını belirtti.

Prof. Dr. Halis Aygün, şunları kaydetti:

“2019’da ÖSYM tarafından ilk kez uygulanan Yükseköğretim Kurumları Yabancı Dil Sınavı’nı (YÖKDİL) bu yıl, ilkbahar ve sonbahar dönemi olmak üzere iki kez gerçekleştireceğiz. İlkbahar döneminde 1 Mart’ta gerçekleştireceğimiz YÖKDİL-1, İngilizcede fen bilimleri, sağlık bilimleri ile sosyal bilimler alanlarında, Arapçada sosyal bilimler alanında uygulanacak. Sonbahar döneminde 13 Eylül’de gerçekleştirilecek YÖKDİL/2 İngilizcede fen bilimleri, sağlık bilimleri ile sosyal bilimler alanlarında, Almanca, Arapça ve Fransızca dillerinde yalnızca sosyal bilimler alanında uygulanacak. Geçen yıl 13’ü elektronik ortamda olmak üzere 17 yabancı dil sınavı uyguladık, bu yıl 19 yabancı dil sınavı gerçekleştireceğiz. Sınavlara girecek adaylarımıza şimdiden başarılar dilerim.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖK Başkanı Saraç: Türk ve Alman toplumlarının daha da yakınlaşmasını sağlayacaktır

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türk-Alman Üniversitesi Yeni Binalarının Açılış Töreni’ne katıldı.

Açılış töreninde, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel’in yanı sıra, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ve Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili İbrahim Kalın, AK Parti İstanbul Milletvekili Akif Çağatay Kılıç, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Türk-Alman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil Akkanat da yer aldı.

Açılışta konuşan YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Türk ve Alman toplumunun bilimsel olarak daha da yakınlaştığını belirterek, üniversitenin gerek Almanya gerekse Türkiye açısından çok farklı bir misyonu ve sorumluluğu bulunduğuna inandığını söyledi.

İki ülkenin ortak tarihine bakıldığında, her iki toplumun hemen hemen her dönemde yakın ilişki içerisinde bulunduğunun görüldüğüne dikkati çeken Saraç, “Böyle bir üniversitenin kurulmuş olmasının söz konusu ilişkilere ve ilişkilerin kurumsal bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacağı açıktır. Bu üniversitenin varlığı Türk ve Alman toplumlarının eğitim ve kültürel açısından daha da yakınlaşmasını sağlayacak, eğitimdeki gücünü kullanarak değerli bireyler kazanılmasına vesile olacaktır.” diye konuştu.

Üniversitenin kurulduğu günden bu yana ayrıcalıklı bir üniversite olarak muamele gördüğünü vurgulayan Saraç, şöyle devam etti:

“Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi’nin en üst düzeydeki talimatları sürekli bu şekilde olmuştur. Bizim açımızdan üniversite sisteme örnek olarak gösterilmektedir. Özellikle üniversite sanayi iş birliği noktasında bu üniversitenin ne kadar önemli olduğunun farkındayız. Berlin’de bir araştırma merkezi kurulması talebini büyük bir şevkle desteklemekteyiz. YÖK olarak biz de Türk Alman Üniversitesi öğrencilerine Mevlana programı üzerinden özel imkanlar oluşturduk.”

Üniversitenin kuruluş amacının her iki ülkenin araştırma ve eğitim alanlarındaki birikimlerinin birleştirilmesiyle akademik, kültürel ve iktisadi alana katkı sağlamak olduğunu kaydeden Saraç, üniversiteye 2 ülkenin en üst düzeyde destek vereceğine inancını da dile getirdi.

Saraç, “Başarılı öğrencilerimizin 2 yarı yılını Almanya’daki partner üniversitelerde geçirmelerini istiyoruz. Almanya’da geçirilen sürede 2 diplomaya sahip olacaktır. Bu üniversite topluma hizmet edecek bireyler yetiştirerek geleceğimizi şekillendirecektir.” dedi.

“Üniversitemiz ülkemizdeki tek örnektir”

Türk-Alman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil Akkanat, üniversitenin kurulmasına dair milletlerarası anlaşmanın 2008 yılında imzalandığını, ancak faaliyete 2010 yılında Prof. Dr. Ziya Şanal’ın rektör olarak atanmasıyla başladığını anlattı.

Aynı yıl Prof. Dr. Emin Köktaş’ın dekan ve rektör yardımcısı olarak göreve başladığını anımsayan Akkanat, şöyle devam etti:

“Bu iki değerli akademisyen üniversitemize tahsis dilen değerli arazi üzerinde proje çalışmalarına başlamışlar, bu gün açılışını yapmakta olduğumuz kampüsün neticelendirilmesi bakımından en önemli faaliyetleri göstermişlerdir.

Başlangıçta bu iş birliği ve tam ortaklık sonucu olarak 2013-2014 eğitim döneminde hukuk, işletme ve mekatronik mühendisliği bölümlerinde geçici binalarımızda eğitim faaliyetimiz başlamıştır. Proje çalışmalarının tamamlanmasını takiben projenin hayata geçirilmesi sorumluluğunu 2012’de TOKİ üstlenmiştir. TOKİ kendi sorumluluğundaki kısmın inşasına 2016’da başlanmıştır. Üniversitemiz 3 binanın inşaatını tamamlayarak 2017 yılında hizmete açılmıştır. Bugün ise TOKİ tarafından büyük bir özveri ile tamamlanan eğitim binaları ile sosyal tesislerin teslim alınması ve açılışını gerçekleştirmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Üniversitemizin bütün programlarında eğitim dili ya bütünü itibarıyla veya bir kısmı itibarıyla Almancadır. Bu nedenle zorunlu Almanca akademik sınıfı mevcuttur. Üniversitemiz ülkemizdeki tek örnektir. 5 fakülte bünyesinde 13 lisans, 8 yüksek lisans ve 2 doktora programı yürütülmektedir. 2385 olan öğrenci sayımız 6 bine kadar çıkacaktır. 2017 yılından itibaren mezun vermeye başlayan üniversitemizin bugün toplam 193 mezunu bulunmaktadır. Eğitime başladığımız bütün programlar ortağımız durumundaki Alman Üniversiteleriyle birlikte oluşturduğumuz ve endüstri iş birliği olmaksızın yürütülmesi mümkün olmayan programlardır. Belirtilen durum fen ve mühendislik bilimleri açısından olduğu kadar sosyal bilimler açısından da geçerlidir. Üzülerek belirtmem gerekir ki, Türk sanayi kuruluşları ile sosyal kurum ve kuruluşlarımız üniversiteler ile bu boyutta iş birliğine yabancıdır. Ancak zamanla onları da bu sistemin içine dahil edebileceğimizi ön görüyoruz.”

Notlar

Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. Halil Akkanat, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a miğfer, Almanya Başbakanı Merkel’e ayna hediye etti.

Erdoğan ve Merkel ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, bakanlar ve milletvekilleri ile diğer ilgililer, üniversitenin açılış kurdelesini kesti.

Kurdele kesimi sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle ev sahiplerinden biri olarak sizlere ömür boyu başarılarla dolu bir süreç temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Merkel de öğrencilere, öğretmenlere ve fakülte üyelerine başarı dileyerek, “Nereden gelirlerse gelsinler başarılı olmalarını temenni ederim” dedi.

Okumaya Devam