İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Uluslararası lisenin geleceğini ve vizyonunu 'Bilim Kurulu' planlıyor

Yayınlandı

BURSA – CEM ŞAN 

Bursa’da üç yıl önce eğitim öğretim hayatına başlayan Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Din Öğretimi Genel Müdürlüğüne bağlı Uluslararası Murad Hüdavendigar Anadolu İmam Hatip Lisesinin vizyonu ve geleceği, okul bünyesinde 15’i profesör 22 kişilik akademisyen kadrosundan oluşan Akademik Bilim Kurulu ile planlanıyor.

Osmangazi Belediyesinca yaptırılan tek çatı altında 22 bin metrekare kapalı alana sahip lisede 59 ülkeden 167’si yabancı 396 öğrenci eğitim görüyor.

Din Öğretimi Vizyon Belgesi çerçevesinde okulda kurulan ve çeşitli branşlarda üç üniversiteden 15’i profesör toplam 22 akademisyenden oluşan Akademik Bilim Kurulu, okulun vizyon ve misyonuna katkı sağlarken, aynı zamanda stratejik eylem planının oluşmasında, uygulanmasında ve değerlendirilmesinde etkin rol oynuyor.

Kurulun koordinatörü Doç. Dr. Mustafa Öcal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) İlahiyat Fakültesi Din Eğitim Ana Bilim Dalı’ndan 2016 yılında emekliye ayrılmasının ardından 2017’de MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğünce bu okulda görevlendirildiğini söyledi.

Din Öğretimi Vizyon Belgesi kapsamında en az iki üniversiteden akademisyenlerin yer aldığı bir akademik bilim kurulu oluşturulması gerektiğini aktaran Öcal, liselerinde geçen yıl teşkil ettikleri bu kurulunun daha da genişletildiğini ve çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Üç üniversiteden 15’i profesör 22 akademisyen

Öcal, geçen yıl BUÜ ve Bursa Teknik Üniversitesinden (BTÜ) 15 akademisyenin bilim kurulunda görev aldığını dile getirerek, “Bu sene yeniledik. Şu anda BUÜ, BTÜ ve Yalova Üniversitesinden çeşitli branşlarda 22 arkadaşımız var. İlahiyatçı, sosyolog, psikolog, eğitimci, ekonomist, tıp, hukuk ve mühendislik alanlarından oluşan akademik bilim kurulumuz var.” dedi.

Ayrıca Öcal, Akademik Bilim Kurulunun okulun geleceğine yönelik çalışmalar ve planlamalar yaptığını bildirdi.

Kurulun oluşturulmasındaki çalışmalara değinen Öcal, şu bilgileri verdi:

“Yıllarca BUÜ’de akademisyenlik yaptığım için üç üniversiteden tanıdığımız arkadaşlarımıza teklif ettik. Kendilerini ziyaret ettik. ‘Böyle bir çalışma grubumuz olacak. Katılırsanız, destek verirseniz memnun oluruz.’ dedik. Hiçbir arkadaşımız ‘Ben gelemem.’ demedi. Üç üniversiteden farklı branşlardan arkadaşlarımızla zaman zaman bir araya geliyoruz. Bu hocalarımızla dönem başında bir toplantı yaptık, fikirlerini aldık. Bu zamana kadar okulda yapılanları ve başarılarını anlattık. ‘Bundan sonra neler yapalım’ diye onların tavsiyelerini aldık. Bu aralar bir toplantı daha yaptık. Tekrar görüşlerine başvurduk. Bundan sonra yapılacaklarla ilgili tekliflerini aldık. Gerek Milli Eğitim Bakanlığının 2023 Vizyonu çerçevesinde gerekse okul içindeki eğitim öğretim faaliyetlerinde neler olması gerektiği konusunda fikirlerini aldık. Bu şekilde onlardan istifade edeceğiz. Kurulumuz eğitim öğretim döneminde ortalama 4 defa toplanıyor. Hocalarımız toplantıya çağrıldığı zaman severek geliyorlar, destek veriyorlar. Hocalarımız ve ben tamamen gönüllülük esasına göre hareket ediyoruz.”

“Eğitim 2023 Vizyonu’nu hayata geçirdik”

Okul Müdürü Mehmet Türkmen de okullarında Türkiye’nin tecrübesini ortaya koymaya gayret ettiklerini belirtti.

Son dönemde açıklanan Eğitim 2023 Vizyonu’nun okulun birçok uygulamasını kapsadığını dile getiren Türkmen, şöyle konuştu:

“Eğitim 2023 Vizyonu çalışmalarımızı daha da güçlendirdi. Çünkü üç yıl önce yayımlanan Din Öğretimi Genel Müdürlüğü Vizyon Belgesi’nde de bizim yaptığımız çalışmaların büyük bir çoğunluğu vardı. Bilim Kurulu bunlardan biridir. Bilim Kurulu ve Danışma Kurulunun da vizyon belgesi kapsamında kurulması gerekiyor. Eğitim 2023 Vizyonu’na bakıldığında üniversitelerle birtakım projelerin ve protokollerin yapılması isteniyor. Dolayısıyla burada yapılan çalışmayı aslında Milli Eğitim Bakanlığımızın ve Din Öğretimi Genel Müdürlüğümüzün bir vizyonunun hayata geçirilmesi olarak görmeliyiz.”


Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

İstanbulda 2 milyon 819 bin 443 öğrenci karne aldı

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

İstanbul’da karne alan 2 milyon 819 bin 443 öğrenci yarıyıl tatiline girdi.

Fatih’teki Topkapılı Mehmet Bey İlkokulunda, 2019-2020 eğitim öğretim yılı birinci döneminin tamamlanması dolayısıyla karne dağıtım etkinliği düzenlendi.

Etkinlikte öğrencilere karneleri İstanbul Vali Yardımcısı Levent Kılıç, İl Milli Eğitim Şube Müdürleri Mustafa Akhan ve Yılmaz Kaya ile İlçe Milli Eğitim Müdürü Mucip Kına tarafından dağıtıldı.

Öğrencilerle sohbet eden Vali Yardımcısı Kılıç, “Karnelerinizi aldınız. Bu heyecanı biz de yaşamıştık sizin gibi. Biz de sizler gibi çok heyecanlıydık. Baktık yıllar geçmiş ve buralardayız. Sizi de inşallah karne dağıtırken daha yüksek mevkilerde göreceğiz, gönlünüze göre olacak her şey.” ifadesini kullandı.

Çocukları çok sevdiğini aktaran Kılıç, “Biz sizi çok sevdik. Burada hem çevreye duyarlı, hem sokak hayanlarına duyarlı hediyeler hazırlamışsınız. Sizi tebrik ediyorum.” dedi.

Hayvan beslemek isteyen öğrencilere mama verildi

Öğrencilere eğitici oyuncaklar ve hikaye kitabı hediye edilirken, yarıyıl tatilinde sokak hayvanlarını beslemek isteyenlere poşette mama verildi. Kılıç, ziyaret ettiği sınıfın öğretmenine çiçek verdi.

Karnesi iyi olduğu için sevinç yaşayan öğrenciler tatili iyi değerlendirmek istediklerini belirtti.

İkinci sınıf öğrencisi Ege Güneş Karaca, tatilde keman çalacağını, kitap okuyacağını ve resim yapacağını anlatırken, okuldan arkadaşlarını da özleyeceğini söyledi.

Yabancı dil dışındaki ders notlarının iyi olduğunu söyleyen ikinci sınıf öğrencisi Zümra Polat, en sevdiği dersin matematik olduğunu, büyüdüğünde doktor olmak istediğini söyledi.

Heyecanlı ve mutlu olduğunu dile getiren Polat, “Karnemi aldım. Eşyalarımı toparlayacağım, annemin yanına eve gideceğim. Tatilde anneme artık daha çok yardım edeceğim ödevim olmadığı için. Kardeşime bakacağım. Anneme yardım etmeyi çok seviyorum. Annem evi süpürürken, ‘anne süpürgeyi bana ver’ diyorum. Çok mutluyum, çok heyecanlıyım.” dedi.

Kentteki 7 bin 60 okulda bulunan 103 bin 375 derslikte 198 bin 165 öğretmenin görev aldığı bildirildi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Bakan Selçuk öğrencilerin karne heyecanını paylaştı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara
.w3-content { max-width: 100%; margin: auto;} .w3-tooltip, .w3-display-container {position: relative;} .w3-black, .w3-hover-black:hover { color: #fff!important; background-color: #000!important;} .w3-display-left { position: absolute; top: 50%; left: 0%; transform: translate(0%,-50%);-ms-transform: translate(-0%,-50%);} .w3-display-right { position: absolute; top: 50%; right: 0%; transform: translate(0%,-50%);-ms-transform: translate(0%,-50%);} .w3-btn, .w3-button {-webkit-touch-callout: none;-webkit-user-select: none; -khtml-user-select: none;-moz-user-select: none; -ms-user-select: none;user-select: none;} .w3-btn, .w3-button {border: none;display: inline-block;outline: 0;padding: 8px 16px;vertical-align: middle;overflow: hidden;text-decoration: none;color: inherit;background-color: inherit;text-align: center;cursor: pointer;white-space: nowrap;}

//www.aa.com.tr/tr/pg/foto-galeri/yariyil-tatili-basladi-“>Yarıyıl tatili başladı

Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lisede okuyan yaklaşık 18 milyon öğrenci ile 1 milyonu aşkın öğretmen yarıyıl tatiline başladı. Kırklareli’nde karne alan öğrenciler sevinç yaşadı. ( Özgün Tiran – Anadolu Ajansı )

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tören sonrası basın mensuplarına yaptığı açıklamada öğrencilere tek tek karnelerini dağıtırken gözlerindeki gülümsemeyi gördüğünü ifade etti. 

Ara tatillerin bir nefeslenme, zihin tazeleme ve çocukların okul dışındaki hayatı tanımaları için bir fırsat olduğunu vurgulayan Selçuk, “Karne, not her şey değil. Çocuk, karnenin dışında çok çok fazla bir varlık. Karne çocuğun tüm hayatını ya da özelliklerini özetleyen bir araç değil. O nedenle çocukların karneleri üzerinden olumlu ya da olumsuz çok fazla düşünce belirtmemekte yarar var.” diye konuştu.

Çocukların tabiatla, büyükleriyle daha fazla bir araya gelerek, ormanda gezerek, arkadaşlarıyla daha fazla vakit geçirerek ve kitap okuyarak daha güzel bir tatil yaşayabileceğine işaret eden Selçuk, eğitimin 100 metre koşu değil, bir maraton olduğunun altını çizdi.

Çocukların sadece belli zaman dilimi veya aralığında sıkıştırarak, strese sokarak bir başarı elde edilemeyeceğini ifade eden Selçuk, ilkokul öğrencileri için “Yarı Yıl Tatiline Hoş Geldin” başlığıyla etkinlik kağıdı hazırlandığını ve çocuklara dağıtıldığını belirtti.

Bakan Selçuk, çocukların anne babalarıyla ev işlerini birlikte yapmasını, ev ve park temizliğinde görev almalarını, farkındalıklarını yükseltmelerini istediklerini istediklerini, bunlar için etkinlikler bulunduğunu anlattı.

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, karne dağıtım törenine katıldı

Ortaokul öğrencileri için de “384 Saat” adı altında etkinlik rehberi hazırlandığını belirten Selçuk, şu açıklamalarda bulundu:

“Bu görevlerde ortaokul çocuklarımızın, gençlerimizin, yaşlarına göre uygun olarak birtakım görevler. Örneğin her çocuğumuzun kız, erkek fark etmez, kravat bağlamayı öğrenmesinden de tutun da kaşık havası oyunuyla oynaması, yani bizim folklorumuzu, geleneğimizi tanımaları anlamında bazı etkinlikler var. Türk kahvesi yapabilmeyi biliyor musunuz çocuklar diye bir sorumuz var. Bunu yapmayı öğrenmelerini çok istiyoruz. Çünkü kültürümüzün tanınmasını, değerlerimizi yaşarken edinilmesini önemli buluyoruz. Bu, müfredatla verilecek bir hususiyet değil aslında. Değerler, yaşarken hayatın içerisinde hal üzerinden öğrenilir. Çocuklarımızın bu oyunlarla, görevlerle, etkinliklerle de daha çok zenginleşmesini bekliyoruz. Benim ailelere özet olarak tavsiyem; Çocuklarımızın dersin dışındaki hayatını da zenginleştirmek için elimizden geleni yapalım. Karne üzerinden bir baskı kurmak ya da çocuklarda yanlış beklentiler oluşturmak, isterse çok iyi isterse çok düşük olsun, bu konularda biraz daha dikkatli olma ihtiyacımız var.”

Selçuk, daha sonra, “Çocuklar, tatil zilini çalıyorum” diyerek zil çaldı ve çocuklara iyi tatiller dileğinde bulundu. 

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Kazakistandan Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesine özel statü

Yayınlandı

Yazar :

Nur Sultan

Kazakistan Eğitim ve Bilim Bakanlığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı kararıyla Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesine özel statüsü verildiği belirtilerek, üniversitenin 1992’de Kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in inisiyatifiyle Kazakistan’ın Türkistan kentinde kurulduğu hatırlatıldı.

Cumhurbaşkanı Tokayev’in üniversitenin eğitim kalitesinin artırılmasına büyük önem verdiği ifade edilen açıklamada, “Üniversiteye özel statünün verilmesi ona akademik ve yönetsel bağımsızlık sağlıyor.” denildi.

Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cengiz Tomar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özel statünün üniversitenin uluslararası statüsüne ek bir statü olarak verildiğini belirtti.

Kazakistan’da 15 üniversitenin özel statüye sahip olduğuna işaret eden Tomar, “Biz de özel statü alan 16.üniversite olduk.” diye konuştu.

Tomar, özel statüyle üniversitenin mali imkanları ve otonomisinin artacağını vurgulayarak, “Mali imkanların artmasıyla hem öğretim üyelerinin durumu iyileştirilecek hem de laboratuvarların açılması gibi adımlarla eğitime katkı sağlanacak. Ders programlarının belirlenmesinde daha özerk olacak üniversitemiz.” dedi.

Kazakistan devletinin eyalet merkezi olması nedeniyle Türkistan’a çok önem verdiğini söyleyen Tomar, bölgenin tek uluslararası üniversitesi olan Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesine sağlanan özel statünün üniversiteye verilen değer olduğunu sözlerine ekledi.

Türkiye ile Kazakistan arasında, 1992’de ortak devlet üniversitesi olarak kurulan Yesevi Üniversitesinde, 17 ülkeden 12 binden fazla öğrenci eğitim alıyor.

10 Fakülte ve 1 yüksekokulun bulunduğu üniversitede, eğitimler Kazakça, Türkçe, İngilizce ve Rusça veriliyor.

Okumaya Devam