İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Uluslararası alanda Türkiyeyi anlatacak insanlara ihtiyacımız var

Yayınlandı

Istanbul

CNN Türk Genel Müdürü Bora Bayraktar, Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, “Üniversite tercihini profesyonellerle yap” sloganıyla İbn Haldun Üniversitesi tarafından Başakşehir Kampüsü’nde düzenlenen “3. Geleceğim Sosyal Bilimler Zirvesi“ne katıldı.

Uluslararası İlişkiler okuduğunu fakat medyada çalıştığını anlatan Bayraktar, şöyle konuştu: 

“CNN Türk’ün Genel Müdürüyüm ve hiç sevmiyorum bu sıfatı. ‘Genel Müdür’ bana acayip soğuk geliyor. Ben daha çok sahadaki muhabir kimliğimi seviyorum. Bugün ben eğitimimle ilgili olarak dış politikayı biliyorum, bilmek zorundayım. Çünkü CNN Türk 7/24 yayın yapan, dünyada ne oluyor, ne bitiyor bunu kamuoyuna aktaran, belli bir söylem yayan bir yer. Dolayısıyla, bu işi rastgele yapamazsınız. Çok ciddi bir birikime ihtiyaç var. Biz haberle uğraşıyoruz. Olayları anlamak ve aktarmak zorundayız. Çok önemli bir iş yaptığımızı düşünüyorum.”

Öğrencilere, ne istediklerini bilmeleri ve bunun peşinden gitmeleri gerektiği önerisinde bulunan Bayraktar, şöyle devam etti:

“Biz önce kendimizi bileceğiz. Biz ne istiyoruz? 12 yaşındayken çektiğim röportaj kasetlerim var. Rahmetli anneannemle röportaj yapıyorum. Maç anlatıyorum kendi kendime. Şu andaki ilgi alanları belirleyicidir. Mesela konuşmayı mı, yazmayı mı, okumayı mı seviyorsun? Edebiyata mı ilgin var? Bence herkes kendisi bilir. Ne ile çok vakit geçiriyorum? Neye çok zaman harcıyorum? Neyi merak ediyorum? Bu çok önemli. Merak ettiğimiz şeyin peşinden gitmeliyiz ve gerçekten sevdiğimiz. Sürekli bir sınav hali, sürekli çalışıyoruz. Hep şaka olarak arkadaşlarıma diyorum ki, çalışmak iyi bir şey olsa üstüne para vermezler. Demek ki çalışmak zor bir şey. O zaman sevdiğim işi yapmam lazım ki bana zor gelmesin.”

“İletişim bütün dünyada önem kazandı”

Bora Bayraktar, öğrencilerin üniversite eğitimine nasıl bakmaları gerektiğine yönelik şu değerlendirmelerde bulundu:

“Mesela çocuk ailesinin zoruyla ya da o anki etki altında bir üniversiteye giriyor. 2-3 yıl okuyor, bırakıyor ya da okulu bitiriyor o işe giriyor, sonra bir bakıyorsunuz bambaşka bir şey… Pek çok insan var, yaptığı işten memnun olmayan daha sonra başka yollara dönen. O yüzden ne istediğimizi bilmemiz lazım. Tabii ki, ailelerimizin söylediği önemli, dinlemek lazım. Herkesi dinlemek lazım. Annem ne diyor, babam ne diyor? Ben ne istiyorum? Arkadaşlarım ne yapıyor? Bir de dünyayla ilgili tespit… Şu anda ben nerede yaşıyorum, ne yapıyorum, olay nereye gidiyor? İletişim inanılmaz önem kazanmış durumda bütün dünyada. Sosyal bilimler… Her şey kolaylaştı. İnsanlar daha fazla sosyal iletişimin içerisine girmeye başladı. Medyada çok fazla yatırım görüyorsunuz. Tüm ülkeler başka ülkelerde yatırımlar yapıyorlar. İnsanların aklına, zihnine ve kalbine girmek çok önemli. Böyle bir ortamda yaşıyoruz ve bu bence daha da önem kazanacak.”

“Uluslararası alanda bizi anlatacak insanlara ihtiyacımız var”

Medya alanında geniş bakıldığında ileri ki dönemde yeni yetiştirilecek öğrencilere ihtiyaç olduğunu, sektörel olarak dar bakıldığında ise ihtiyaç olmadığını anlatan Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürüd:

“Baktığınız zaman İbn Haldun Üniversitesinin, Türk Hava Yollarının, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir kurumsal iletişimi var. İletişim son derece önem kazanmış durumda. Herkes kendini doğru anlatmak ve doğru anlaşılmak istiyor. Dolayısıyla iletişim çok önemli. Daha da önemli olacak. Bunun için uluslararası anlamda çok ciddi bir mücadele var. Siyasetin de şirketlerin de mücadelesi var. Çünkü doğru iletişim çok önemli. Bu yüzden medya önemli bir sektör, daha da önemli olacak. Türkiye gibi ülkeler açısından uluslararası iletişim de çok önemli. Bugün Türkiye TRT World’le bir girişimde bulundu. Anadolu Ajansı, İngilizce yayın yapıyor. Çünkü Türkiye’nin kendini anlatmaya ihtiyacı var. Uluslararası alanda bizi anlatacak insanlara ihtiyacımız var.”

CNN Türk Genel Müdürü Bayraktar, Türkiye ve dünyayla ilgili derdi olan insanların kendini yetiştirmesinin, iyi bir iletişimci olmasının, siyaset bilimi ve sosyoloji bilmesinin çok önemli olduğunu vurguladı.

“Gazetecinin mutlaka belli bir duruşu olmalı”

Gençlerin sosyal medyaya yönelimine değinen Bayraktar, “Hızla tüketen, hızlı tükenir diye düşünüyorum. Yeni jenerasyon bir kolaycı, her şey önüne gelsin istiyor. Sosyal medyadaki o kısa videolarda pek çok olay bağlamından kopmuş oluyor, siz onun arkasını, önünü göremiyorsunuz. Twitter’da 280 karakterle hiçbir şey olmaz. Orada size ancak belli konularda fikir ve algı verebilirler ama gerçekten bir meseleye hakim olmak istiyorsak çalışmak, okumak ve çaba harcamak zorundayız. Bir noktada bunu kendi kendini tüketeceğini düşünüyor.” diye konuştu.

Sosyal medyada yayılan birtakım yalan haberler nedeniyle gazeteciliğin öneminin ortaya çıktığına işaret eden Bayraktar, sosyal medyadaki pek çok gazetecinin aktiviste dönüştüğünü söyledi.

Gazetecilikte objektifliğin doğru bir kavram olmadığını dile getiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Adil gazetecilik yapmak gerekiyor. Objektiflik, hiçbir konuda taraf olmamaktır. Herkesin sonuçta belli düşünceleri vardır. O yüzden her iki tarafı da adil yansıtmak gerekir. Gazetecinin mutlaka belli bir duruşu olmalı. Çünkü bir duruşu, referans noktası olmayan hiçbir meseleyi okuyamaz. Gazeteci, hoşlanılmayan, sevilmeye insandır. Çünkü abuk subuk şeyler sorabilir. Bunlardan kaçınmamak lazım. Rahmetli Mehmet Ali Birand derdi ki bize, ‘Saçma soru sormaktan korkmayın. Çünkü siz saçmalarsınız, adam kızar, ona göre cevap verir, o haber olur.’ Dolayısıyla rahat olmak, meseleleri bilmek lazım.”

Programda, eski hakem ve spor yorumcusu Ahmet Çakar da öğrencilerle tecrübelerini paylaştı.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Uygulamalı Eğitimler Çerçeve Yönetmeliği taslağı askıya çıktı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yüksek Öğretim Kurulunca (YÖK), uygulamalı eğitimlerde karşılaşılan sorunların giderilmesi amacıyla hazırlanan “Yükseköğretim Kurumları Uygulamalı Eğitimler Çerçeve Yönetmeliği” taslağı “askıya” çıktı.

YÖK’ten yapılan açıklamada, yükseköğretim kurumlarının, uygulamalı eğitimlere ilişkin farklı kavramlar kullandığının tespit edildiği ve bu durumun sorunlara yol açarak bu eğitimlerin amacına ulaşmasına engel teşkil edebildiği belirtildi.

Açıklamada, bu çerçevede bu sorunların giderilmesi ve yükseköğretim kurumlarının eğitim, fen, mühendislik, sağlık, sanat ve sosyal bilimler alanı öğrencilerinin mesleki bilgi, beceri ve yetkinliklerini geliştirmek üzere yaptıkları uygulamalı eğitimlere ilişkin usul ve esasların belirlendiği bir taslak hazırlandığı kaydedildi.

Taslağın görüş ve öneriler alınması amacıyla farklı özelliklere sahip sınırlı sayıda yükseköğretim kurumu ile paylaşıldığı aktarılan açıklamada, YÖK Başkanlığı tarafından uygun görülen görüş ve önerilerin taslağa yansıtıldığı bildirildi.

Açıklamada, “Yeni YÖK” olarak, yükseköğretimde paydaşların katılımına ve iş birliğine önem verildiği, bu kapsamda paydaşların taslağa ilişkin görüş ve önerilerini 27 Ocak’a kadar “uetaslak@yok.gov.tr”​ adresine gönderebilecekleri belirtildi.

Bu görüş ve öneriler doğrultusunda hazırlanacak yönetmeliğin ilerleyen dönemde kamuoyu ile paylaşılacağı kaydedildi.

Taslak

Taslağa göre, uygulamalı eğitim yapılan işletmede mesleki eğitim için Avrupa Kredi Transfer Sistemi kredisi (AKTS) belirlemek zorunlu olacak. Kazanılan AKTS kredileri öğrencilerin ders çizelgelerine eklenecek ve mezuniyet kredisi hesabına dahil edilecek. İşletmede mesleki eğitim kapsamında hesaplanan ders kredisi 15 AKTS kredisinden az 30 AKTS kredisinden fazla olamayacak. Ancak tıp programlarındaki intörnlük uygulaması 60 AKTS kredisi olarak değerlendirilecek.

Öğrencinin işletmede mesleki eğitim kapsamındaki değerlendirme notu, sisteme ders notu olarak işlenecek ve bu not, akademik başarı notu değerlendirmelerine dahil edilecek. Değerlendirme sonucu başarısız olan öğrenciler, yeniden işletmede mesleki eğitim yapacak.

İşletmede mesleki eğitim gören öğrencilere Mesleki Eğitim Kanunu’nun “ücret, sosyal güvenlik ve izin” maddesi çerçevesinde ödenecek ücretler düzenlenecek sözleşmeyle tespit edilecek. Ücret asgari ücretin net tutarının, yirmi ve üzerinde personel çalıştıran işletmelerde yüzde 30’undan, 20’den az personel çalıştıran işletmelerde yüzde 15’inden az olmayacak.

İntörnlük uygulaması kapsamında işletmede mesleki eğitim yapan tıp fakültesi öğrencilerine 12 ay süreyle 4.350 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık ücret ödenecek.

Mesleki eğitim gören öğrenciler hakkında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanacak. Bu kapsamında ödenecek primler Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili maddesi çerçevesinde yükseköğretim kurumlarınca karşılanacak.

Tıp programlarındaki intörnlük uygulaması işletmede mesleki eğitim kapsamında değerlendirilecek.

İntörnlük uygulaması dışında özel niteliği haiz uygulamalı eğitimlerden hangilerinin işletmede mesleki eğitim sayılacağına ve bunların AKTS kredilerinin sınırlarına Yükseköğretim Yürütme Kurulu karar verecek.

Staj

Stajlar yarıyıl veya yaz tatiline rastlayan aylarda yapılacak. Ancak ilgili programın veya işletme koşullarının uygun olmaması durumunda bu süreler dışında ve eğitim ve öğretimi aksatmamak şartıyla staj yaptırılabilecek. Öğrenci bütün derslerini tamamlamış ancak stajını henüz tamamlayamamış ise stajını herhangi bir ayda yapabilecek.

Staj, aynı süreli ve haftalık 3 günden az olmamak şartıyla eğitim ve öğretim, yaz okulu ve genel sınav dönemlerinde de yaptırılabilecek. Bu dönemlerde yaptırılan stajlarda, staj ile birlikte eğitim ve öğretim faaliyetleri devam edecek. Öğrencinin dersinin veya sınavının olduğu günlerde staj yaptırılamayacak.

Staj süresi yükseköğretim kurumları tarafından 20 iş gününden az olmamak üzere ilgili programın niteliğine göre belirlenecek.

Staj için de AKTS kredisi belirlenecek. Öğrencilerin ders çizelgelerine eklenecek kazanılan AKTS kredileri, mezuniyet kredisi hesabına dahil edilecek. Staj kapsamında hesaplanan kredi 5 AKTS kredisinden az 10 AKTS kredisinden fazla olmayacak.

Öğrenci belirlenen staj süresinden daha uzun süreli staj yapabilecek. Ancak bu staj süreleri mezuniyet kredisi hesabına dahil edilmeyecek.

Uygulamalı ders

Uygulamalı ders için AKTS kredisi hesaplaması ilişkili olduğu dersin AKTS kredisi hesaplanması kapsamında yapılacak, ayrıca AKTS kredisi hesaplanmayacak.

Uygulamalı ders kapsamında uygulamalı eğitim yapan öğrencilere ücret ödenmeyecek.Yükseköğretim kurumu bünyesinde uygulamalı ders yapan öğrenciler iş kazası ve meslek hastalığına karşı sigortalanmayacak. İşletmenin talep etmesi veya yükseköğretim kurumunun gerekli gördüğü durumlarda işletmelerde uygulamalı ders yapan öğrenciler iş kazası ve meslek hastalıklarına karşı sigortalanabilecek. Tıp programı öğrencilerinin staj adı altında dördüncü ve beşinci sınıflarda yaptıkları uygulamalı eğitimler ile diş hekimliği programı öğrencilerinin uygulamalı eğitimleri, uygulamalı ders kapsamında değerlendirilecek.

Öğrenciler, ders çizelgelerinde yer alan uygulamalı eğitim çalışmalarını öğretim programlarını aksatmayacak şekilde yurt dışında yapabilecek.

Mesleki Eğitim Kanunu’nun ilgili maddesi ve 42 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda 2020-2021 eğitim ve öğretim yılı sonuna kadar staj ve işletmede mesleki eğitim yapan öğrencilere ödenecek ücret net asgari ücretin yüzde otuzundan az olamayacak.

Özel sektör işletmelerine, bu doğrultuda ödenebilecek en az ücretin, yirmiden az personel çalıştıran işletmeler için üçte ikisi, yirmi ve üzerinde personel çalıştıran işletmeler için üçte biri tutarında devlet katkısı ödenecek. Kamu kurum ve kuruluşlarına devlet katkısı ödenmeyecek.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Tetikçiler İstanbul İl Milli Eğitim Müdürünü Hedef Aldı

Yayınlandı

Yazar :

Sahiplerinin de Millî Eğitim Bakanlığı’nda üst düzey mevkilerde olduğu bilinen kamudanhaber.com ve mebpersonel.com haber siteleri daha önce Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk da dahil olmak üzere kendilerine uymayan Bakan Yardımcıları, kendilerinden olmayan Genel Müdürleri ve bürokratları hedef almıştı.

Şimdi sırada İstanbul İl Millî Eğitim Müdürü Levent Yazıcı var.

İstanbul İl Millî Eğitim Müdürü Levent Yazıcı’nın katıldığı bir programda söylediği bazı sözler haddi aşar derecede çarpıtılarak hem il milli eğitim müdürünü hem de komple Millî Eğitim Bakanlığı’nı ve Hükümetin yaptığı icraatları karalamaya yönelik yapılan bu haberlerin kaynağı hep aynı. kamudanhaber ve mebpersonel bunu meslek haline getirmiş durumdadır.

Milli Eğitim Bakanlığının yeni ortaöğretim tasarımında ele aldığı kariyer ofisleri uygulamasının öğretmene dönük kariyer çalışması gerçekleştireceğini anlatan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, öğretmenlikte atanma şeklinin hiçbir önemi olmadığını söyledi. “Önemli olan bu mesleğin mensubu olduğunuzu hissetmenizdir” diye konuşan Yazıcı “Öğretmenimizin görev yaptığı statünün bizim açımızdan hiçbir değeri yoktur. Bizim için değerli olan öğretmenin mesleğe olan inanmışlığı, adanmışlığıdır” dedi.

İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı burada sadece öğretmenlerimizin hepsini öğretmen olarak değerli gördüğünü söylüyor.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

MEB öğrencilerin Türkçede dört becerisini ölçtü

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) 2023 Eğitim Vizyonu doğrultusunda herhangi bir puanlama yapılmaksızın öğrencilerin dil becerilerinin değerlendirilmesi hedef olarak belirlenmişti. Bakanlık bu amaç doğrultusunda, Türkçede dört temel dil becerisinin ölçülmesine odaklanan ilk bilgisayar tabanlı uygulamayı gerçekleştirdi. 

Öğrencilerin Türkçede okuma, dinleme, yazma ve konuşma becerilerini uluslararası standartlarda ölçmek amacıyla 2019’da yapılan “Dört Beceride Türkçe Dil Sınavı” pilot çalışma sonuçları raporu Bakanlığın internet sitesinden açıklandı.

Öğrencilerin dört dil becerisinin uluslararası standartlara uygun şekilde ölçülebilmesi için Ankara, Konya, İstanbul, Antalya, Kütahya, Samsun, Muğla, Adıyaman, Erzurum, Gaziantep, Trabzon, Bursa, Denizli, Şanlıurfa ve Aydın olmak üzere 15 ilde dil laboratuvarları kuruldu.

Bu laboratuvarlar dış sesleri yalıtabilen, ses kaydı yapabilen kulaklıklara sahip bilgisayarlar ve sınav kabinleri ile donatıldı. Sınav uygulamasında kullanılan yazılım da MEB bünyesinde geliştirildi.

Değerlendirme çerçevesi geliştirildi

Okuma, dinleme, yazma ve konuşma alanlarında hangi öğrenci becerilerinin nasıl değerlendirileceğini belirlemek için çalıştaylar yapıldı. Bu çalıştaylarda akademisyenler, farklı sınıf düzeylerinde eğitim veren Türkçe alan uzmanları ve ölçme değerlendirme uzmanları Türkçede dört dil becerisinin değerlendirme çerçevesini birlikte şekillendirdi.

Sınav uygulaması bilgisayar tabanlı gerçekleştirildi

Pilot çalışmaya 15 ilden 1500’den fazla 7’nci sınıf öğrencisi katıldı. Tüm alt testler MEB tarafından geliştirilen yazılım aracılığıyla bilgisayarda uygulandı. Sınav yazılımında öğrencilere istediklerinde soruyu cevaplamadan geçme, soruya atlama, cevap değiştirme gibi seçenekler sunuldu. Uygulamada dört alt test uygulandı ve öğrencilere 130 dakika cevaplama süresi verildi.

Dinleme ve okuma alt testleri çoktan seçmeli sorulardan oluşturuldu. Yazma ve konuşma alt testlerinde ise öğrencilere kendi cevaplarını oluşturmaları gereken görevler sunuldu. Yazma testinde öğrencilerden cümle, paragraf ve birkaç paragraftan oluşan metinler yazmaları istendi. Konuşma alt testinde ise öğrencilerden bir kişiyi ya da nesneyi tanıtmaları ve çok aşamalı bir süreci anlatmaları beklendi.

Raporda pilot çalışmada kullanılan örnek sorulara da yer verildi.

Çalışmanın raporu hazırlandı

Pilot çalışma bulguları, MEB’in dört dil becerisini değerlendiren sınavlar geliştirme yeterliği kazanması açısından detaylı olarak incelendi. Araştırmanın pilot çalışma sonuçları “Dört Beceride Türkçe Dil Sınavı: Pilot Çalışma Sonuçları” başlığıyla yayımladı.

Yürütücülüğünü Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer’in yaptığı Eğitim Analiz ve Değerlendirme Raporları serisinin 11’inci raporu olan çalışma, Emine Eroğlu, Amine Canıdemir, Dr. H. Eren Suna, Dr. Hande Tanberkan ve Ümare Altun tarafından hazırlandı.

Pilot çalışmada elde edilen sonuçlara göre, öğrencilerin en başarılı olduğu dil becerisi konuşma oldu. Okuma ve dinleme becerilerinde orta düzeyde başarı gösteren öğrenciler, görece en düşük başarıyı yazma becerisinde gösterdi. Sonuçlar, değerlendirme çerçevesinde belirlenen davranışlar açısından öğrencilerin konuşma becerilerinin daha yüksek düzeyde olduğunu ortaya koydu. Öğrencilerin her bir dil becerisinde düşük başarı gösterdiği soru veya görevler belirlendi.

Öğrenci özellikleri ile dil becerisi arasındaki ilişki incelendi

Öğrenci özellikleri ile dil becerileri arasındaki ilişkinin, uluslararası ölçekte uygulanan diğer sınavlar, Türkiye’deki kademeler arası geçiş sınavları ve izleme sınavlarından elde edilen sonuçlarla tutarlı olduğu görüldü.

Çalışmada öğrencilerin cinsiyeti, okul öncesi eğitim alma durumu, anne ve babalarının eğitim düzeylerine göre dil becerisi puanlarının değişimleri de incelendi.

Kız öğrencilerin tüm dil becerilerinde erkek öğrencilerden daha yüksek başarı gösterdikleri belirlendi. Okul öncesi eğitim alan öğrencilerin konuşma dışındaki becerilerde okul öncesi eğitim almayan öğrencilerden daha başarılı olduğu görüldü.

Anne ve baba eğitim düzeyi arttıkça öğrencilerin tüm dil becerilerinde performanslarının arttığı tespit edildi. 

Okumaya Devam