İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Tuba öğretmen kız çocuklarının hayatına dokunuyor

Yayınlandı

Erzurum

Erzurum’da fen bilimlerinde oryantiring eğitimi uygulayan ve hazırladığı bilimsel projelerle öğrencilerinin önemli ödüller almasını sağlayan öğretmen Tuba Dumlu Güler, hem kız çocuklarının eğitimine verdiği destek hem de sosyal sorumluluk projeleri ile takdir topluyor.

Kentteki Ömer Nasuhi Bilmen Ortaokulunda görev yapan evli ve iki çocuk annesi 35 yaşındaki fen bilimleri öğretmeni Tuba Dumlu Güler, 13 yıllık meslek hayatında sadece bilimsel projelerle değil, sosyal sorumluluk projeleriyle de öğrencilerin başarılarına ortak oluyor.

Özellikle çeşitli sorunlar yaşayan ailelerin kız çocuklarına psikolojik destek verip dersleri ile özel olarak ilgilenen Güler, sevgi evinde kalan, ailevi sorunlar yaşayan ya da babası vefat eden bazı kız çocuklarının üniversiteyi kazanmasını sağlamasıyla dikkati çekiyor.

Başlattığı kampanya ile yeterli dersliği bulunmayan bir köye okul yaptıran ve bu tür çalışmaları çevresindekilerden beğeni toplayan Güler’in, babası vefat eden bir kız çocuğunun üniversiteyi kazanmasına ilişkin çalışması 2017 yılında Milli Eğitim Bakanlığınca öğretmenler arasında düzenlenen “Anı” yarışmasında birinci oldu.

Kız çocuklarının okula kazandırılması için hazırladığı “Almira”, okuldaki fen derslerinde öğrencilerin başarısını artırmaya yönelik “Bu benim hikayem” ve TÜBİTAK yarışmasında Türkiye birincisi olan “ekolojik asansör” ve tarihi mekanlardaki figürlerin gün yüzüne çıkartılmasını amaçlayan “Tarihte saklı mesajlar” gibi birçok sosyal sorumluluk projesine imza atan Güler, öğrencileriyle hazırladığı 7 TÜBİTAK projesinde çeşitli ödüller aldı.

Erzurum’da ilk kez fen bilimlerinde oryantiring eğitimi uygulayan ve hazırladığı projeler dolayısıyla 6 yıl önce “yılın öğretmeni” de seçilen Tuba Dumlu Güler, kız çocuklarının hayatına yön veriyor.

Öğretmen Tuba Dumlu Güler, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mesleğin ilk yıllarında çeşitli zorluklar yaşadığını anlatarak, “Benim hayatım öğrencilerimin başarılarıyla anlam kazanıyor.” dedi.

“Bilim insanları yetiştirmeye başladık”

Babasının vefatından sonra hayata bakışının değiştiğini ifade eden Güler, şöyle konuştu:

“Babamın vefatından sora kendi kendime söz verdim. Kız çocuklarının kendi ayakları üstünde durması için elimden geleni yapacağım dedim. 13 yıllık meslek hayatımın, 10 yılı köy okullarında geçti. O dönemler kız çocuklarının eğitimi, okula kazandırılması zordu. Ailelerin kız çocuklarını okula göndermeme gibi sorunlar çok yaşandı. Hayat hikayem kız çocuklarının eğitime kazandırılmasını anlatan projelerle başladı. Birçok sosyal projelerin yanı sıra kamu spotları hazırlayıp kız çocuklarımızın eğitim almasını sağladım. Onların meyvelerini topluyoruz ve şimdi bilim insanlarını yetiştirmeye başladık.”

Güler, bilim projelerinde kız öğrencilerin sayısının artmasının kendisi gibi bütün öğretmenleri mutlu ettiğini söyledi.

Yürüttüğü sosyal projelerin kız çocuklarının hayatlarına dokunduğunu ve bunların çocuklarda merhameti de artırdığını belirten Güler, “Babası intihar eden ve ruhsal sorunlar yaşayan bir kızımızı okula kazandırıp başarılı bir öğrenci olmasını sağladım ve üniversiteye gitmesine vesile oldum. Şimdi bu kızımız bilim için ter dökecek.” diye konuştu.

Öğretmen Güler, özellikle sevgi evlerindeki çocukların sosyalleşmesini sağlamak için hazırladığı projelerin Türkiye’de örnek projeler arasına girdiğini aktardı.

“Tek gayem çocuklarımızın ülkemiz için güzel projeler hazırlamasını sağlamak”

Hazırlanan sosyal sorumluluk projelerinin sadece eğitimde başarıyı artırmaya yönelik olmadığını vurgulayan Güler, şunları kaydetti:

“Fen bilimleri alanında çoklu zeka kuramına inanan bir öğretmenim. Öğrencilerin derslerini sevmeleri için bireysel alanlarına ve zeka seviyelerine göre ders işliyoruz. Müziklerle, görsel karikatürlerle, sosyal drama çalışmaları ve bedensel zekalarında farkındalık oluşturarak fen bilimleri konularını çalışıyoruz. Öğrencilerin derslerini severek yapması için hazırladığım metotlar sayesinde sınıfın başarı oranı arttı. Benim tek gayem, çocuklarımızın ülkemiz için güzel projeler hazırlayıp, ‘ben de varım’ demelerini sağlamak.”

Güler, öğrencilerinin başarısından dolayı gurur duyduğunu anlatarak, “Projelerde, çocuklarımızın başarı oranını artırırken onların merhametli olmalarını, insanlara, yaşlılara, hayvanlara, nasıl davranması gerektiğini anlatan yollar da mevcut. Öğrencilerimin başarısı benim de motivasyonumu artırıyor ve yeni projeler üretmem için bana yeni fikirler sağlıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Tıpta uzmanlık sınavı yarın yapılacak

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

ÖSYM tarafından yarın gerçekleştirilecek TUS‘un, sabah yapılacak Temel Tıp Bilimleri Testi saat 10.15’te, öğleden sonraki Klinik Tıp Bilimleri Testi de saat 14.45’te başlayacak. Adaylara, her iki oturumda da 120 soru için 150’şer dakika süre verilecek.

Temel Tıp Bilimleri Testi’ne 17 bin 56, Klinik Tıp Bilimleri Testi’ne de 17 bin 30 aday katılacak.

TUS ile aynı gün ve aynı saatlerde yapılacak tıp doktorluğu alanındaki Seviye Tespit Sınavı’nın birinci aşamasına 60, ikinci aşamasına ise 2 bin 130 aday iştirak edecek.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Liselerde sınıf geçmeyle ilgili yeni yönetmelik yolda

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, liselerde sınıf geçme ve kalmaya ilişkin mevzuat düzenlemesi hakkında AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Okullarda sınıfta kalmanın 1999’dan beri kaldırıldığını ifade eden Selçuk, çalışan ve çalışmayan çocuk arasında ayrım olması gerektiğini söyledi.

Her bir öğrencinin liseyi bitirdiğinde sahip olması gereken yeterlilikler konusunda standartlar oluşturulmasının önem taşıdığını anlatan Selçuk, bu yeterliliğe ulaşılmaması halinde, 4 işlem bilmeyen, okuduğunu anlama-yazma konusunda sıkıntı yaşayan çocuğun liseden mezun olabildiğini belirtti.

Ders geçmeyle ilgili 120 öğretmen, okul müdürü, il, ilçe yöneticileri ile velilerle Ankara’da bir araya geldiklerini ifade eden Selçuk, bu çalışmada, eğitim, ekonomi ve istihdam ilişkisi ile bölgesel durumlar dikkate alınarak bir çerçeve oluşturulduğunu bildirdi.

“2020-2021 eğitim öğretim yılından itibaren uygulanacak”

Sınıf geçmeyle ilgili çalışmanın bitirildiğini ve gelecek eğitim öğretim yılından itibaren uygulanacağını kaydeden Selçuk, “Velilerimizin ‘Tamam, çok güzel’, öğretmenlerimizin ‘Böyle olursa eğitimde gerçekten büyük bir sıçrama olur.’, yöneticilerimizin ‘keşke’ dediği bir yönetmelik geliyor.” açıklamasında bulundu.

Birdenbire kural değiştirip öğrenciler için de sorun oluşturmak istemediklerine işaret eden Selçuk, şunları kaydetti:

“Bu ülkenin çocukları, bizim deneme tahtamız değil, pilotla başlayalım dedik. Hazırlıklarımız tamam, bunun bu sene pilotunu yaptık, simülasyon anlamında yaptık, gayet güzel geçti. Burada, her dersten iki dönem notunun aritmetik ortalamasının en az 50 veya birinci dönem puanı ne olursa olsun ikinci dönem puanının 70 olması gibi bazı şeyler var. Bu böyle olduğunda kaç öğrenci yukarı çıkıyor, kaçı çıkamıyor, kimi nereye yönlendirebiliyoruz, bunun modellemesi çıktı. Bir yazılım oluşturduk ve senaryoyu rahat görebiliyoruz. Dolayısıyla çözebileceğimiz bir konu. Problem yok.”

“Hiç kimsenin formasyon almasına ihtiyaç yok”

“Pedagojik formasyonun Bakanlık tarafından verilmesi konusundaki çalışmaların hangi aşamada olduğu” ve “yeni atanacak öğretmenlere yönelik mesleki gelişim programlarında bir değişiklik olup olmayacağı” yönündeki soru üzerine Bakan Selçuk, formasyonda paradigmal bir dönüşüme ihtiyaç olduğunu söyledi.

Yüz binlerce gencin formasyon alması ve bunun için büyük ücretler ödemesini istemediklerini belirten Selçuk, “Formasyonda içerikte bir dönüşüm yapıyoruz. Bunu uluslararası teknopedagojik alanda yeni bir kavram çerçevesine oturttuk. İçeriğini hazırladık. İlgili üniversitelerle bağlantılarımızı devam ettiriyoruz. Hiç kimsenin formasyon almasına ihtiyaç yok. Çünkü zaten MEB, sadece sınavı kazananlara, ücretsiz olarak yeni paradigmadaki formasyon içeriğini verecek.” diye konuştu.

Konunun YÖK ile görüşüldüğünü ifade eden Selçuk, altyapının hazır olduğunu, bu konuda problem bulunmadığını söyledi.

Artık pedagojik formasyon sertifika programının az sayıda üniversitede verildiğini dile getiren Selçuk, yolun yarısında kural değiştirmek istemediklerine işaret etti.

Formasyona devam edenlerin bunu bitireceğini anlatan Selçuk, “Takvimimizi açıkladık. Takvim içerisinde kazanan herkese özel yeni formasyonu ücretsiz vereceğiz.” dedi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Bakanlıktan Atakan için rehberlik desteği

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, okuduğu felsefe kitapları üzerine yaptığı yorumlarla sosyal medyanın gündemi haline gelerek dikkatleri üzerine çeken 10 yaşındaki Atakan Kayalar’a pedagojik yönlendirme ve rehberlik hizmeti verilmeye başlandığını bildirdi.

Bakanlık’tan yapılan yazılı açıklamada, her çocuğun pedagojik gelişim hızı ve düzeyinin farklı olduğu, çocukların üstün yarar ve haklarının gözetilmesi gerektiği kaydedildi.

Çocukların, potansiyel, yetenek ve davranış biçimleri bakımından konunun uzmanları tarafından çok boyutlu ve kapsamlı şekilde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, bütüncül değerlendirme yapılmadan, münferit birkaç video üzerinden beyanlarda bulunmanın çocuklar üzerinde olumsuz etki yapacağı uyarısı yapıldı.

Bakanlık uzmanlarının, çocuk ve çocuğun ailesi ile görüştükleri bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Kendilerine ihtiyaçlarına göre en doğru ve sağlıklı pedagojik yönlendirme ve rehberlik hizmeti sağlanmaya başlanmıştır. Çocuğumuzun, sosyal medya üzerinden saldırıya ve tehditlere maruz kalması, ailemizi derinden üzmekte ve kaygılarını arttırmaktadır. Çocuklarımızın hepimizin ortak sorumluluğu olduğunun bir kez daha altını çizerek; çocuk ve aile ile ilgili çalışmaların sağlıklı yürütülebilmesi için basın kuruluşlarımızın ve sosyal medya kullanıcılarının hassasiyetini beklemekteyiz.”

Okumaya Devam