İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Türkiyenin nitelikli teknik elemanları bu okulda yetişiyor

Yayınlandı

İstanbul

//www.aa.com.tr/tr/meslek-liseleri” style=”box-sizing:border-box;color:inherit;text-decoration-line:none;background-color:#ffffff;opacity:1;box-shadow:rgb(155, 232, 248) 0px -2px 0px inset, rgb(155, 232, 248) 0px -3px 0px inset;font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, ‘Segoe UI’, Roboto, ‘Helvetica Neue’, Arial, sans-serif, ‘Apple Color Emoji’, ‘Segoe UI Emoji’, ‘Segoe UI Symbol’, ‘Noto Color Emoji’;font-size:16px;” target=”_blank”>

Türkiye’nin en eski mesleki ve teknik kurumlarından olan ve İtalyan mimarisiyle ön plana çıkan İstanbul Maçka Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, yetiştirdiği öğrencilerle ülkeye en üst düzeyde hizmet vermeyi hedefliyor.

Mesleki ve teknik eğitim alanında köklü bir geçmişe sahip lise, mimarisiyle de göz kamaştırıyor. İtalyanların 1. Dünya Savaşı esnasında büyükelçilik binası olarak kullanılmak üzere inşasını başlattığı yapı, 1945 yılından bu yana eğitim ve öğretim alanında hizmet veriyor.

Türkiye’nin en gelişmiş mesleki ve teknik eğitimini veren kurum olmayı vizyon edinen lise, “bilişim teknolojileri”, “elektrik-elektronik teknolojileri”, “gazetecilik”, “radyo ve televizyon” ile “sanat tasarımı” olmak üzere 5 alanda mesleki eğitim veriyor.

Okul sanayi iş birliği kapsamında ulusal ve uluslararası markaların desteklediği öğrenciler, bu sayede okurken sektörü yakından tanıma fırsatı bulmanın yanı sıra büyük firmalarda staj yapma imkanı da elde ediyor.

“Öğrencilerimiz Vestel’in telefonlarını tamir ediyor”

Okul Müdürü Kemal Biricik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, okulun bulunduğu binanın 1900’lü yıllarda, Osmanlı’nın son döneminde İtalyanlar tarafından büyükelçilik olarak yapıldığını fakat hiçbir zaman bu şekilde kullanılmadığını söyledi.

Biricik, binanın İtalyanların ülkeyi terk etmesiyle uzun yıllar depo şeklinde kullanıldığını ancak daha sonra milli eğitime devredilerek okul olarak hizmet vermeye başladığını aktardı.

Lisenin 5 dalda eğitim verdiğine işaret eden Biricik, bilişim teknolojileri alanında ağ işletmenliği ve veri tabanı yaklaşımı olduğunu belirtti. Bu kapsamda, Genç Hayat Vakfı’yla protokol imzaladıklarını aktaran Biricik, çoğunluğu kız öğrencilerden oluşan yaklaşık 24 öğrenciye kodlama eğitimi verdiklerini anlattı.

Biricik, okul ve sanayi iş birliği kapsamında elektrik-elektronik alanının haberleşme dalında Vestel markasıyla protokol imzaladıklarını aktararak, “Vestel’in telefonlarını öğrencilerimiz söküyorlar, tamir ediyorlar ve işleyişlerini yaptıkları zaman dışarıya hazır eleman olarak yetişiyorlar. Vestel’e şu ana kadar baya öğrenci verdik. Chint ile iş birliğimiz var. Atölyemizin çatısına 10 kilobayt güneş enerjisinden elektrik üreten sistem yerleştirdiler, elektrik enerjisini oradan kullanıyoruz.” dedi.

Radyo ve televizyon alanındaki öğrencilerin çekim yapmaları için sektörün de desteğiyle stüdyo kurduklarını belirten Biricik, “Okulların mezuniyet törenlerini öğrencilerimiz çekiyorlar. Şu anda Şişli’de bu işleyiş devam ediyor. Farklı ilçelerden de çekim için bizi arıyorlar. O noktada okul olarak bir tanınmışlığımız oldu. Gazetecilik alanımızın da geçmişi çok köklü, okul ilk kurulduğu zamanlardan beri var.” dedi.

Kemal Biricik, Anadolu teknik ve Anadolu meslek programlarının eğitim sistemlerine ilişkin şu bilgileri verdi:

“Anadolu teknik programımız puanla öğrenci alıyor. Öğrenciler 9. sınıfa alanları belli olarak geliyorlar. Bu öğrenciler 11. sınıfta dal seçiyorlar ve stajlarını yazın yapıyorlar. Akademik eğitime biraz daha yatkın oluyorlar, matematik, Türk Dili Edebiyatı gibi dersleri daha yoğun şekilde alıyorlar.

Anadolu meslek programımız ise adrese dayalı. Yani, Şişli bölgesinden adrese uygun ve başarılı öğrenciler tercih yapıyorlar. Bu öğrencilerimiz 9. sınıftaki başarılarına göre bölüm seçiyorlar. 11. sınıfta ise dal seçiyorlar ve 12. sınıfta haftada 3 gün staja 2 gün okula geliyorlar. Burada daha çok mesleki eğitim ön planda.”

“Okul sanayi iş birliğiyle öğrencilerin iş bulma imkanları yüksek”

Meslek liselerinin okul sanayi iş birliğini “olmazsa olmaz” şeklinde tanımlayan Biricik, iş birliği kurulmadığında öğretmenlerin kendilerini geliştiremeyeceklerini, öğrencilerin ise daha kaliteli bir eğitim alamayacaklarını söyledi.

Biricik, okul sanayi iş birliğinin muhakkak kurulması gerektiğini vurgulayarak, “Okul sanayi iş birliği kurulduğunda hem öğretmenler firmadan eğitim alarak kendilerini geliştiriyorlar hem de öğrencilerimiz kaliteli eğitim aldıkları için çok rahat bir şekilde dışarıdaki işe adapte olarak oradaki işleyişe katılabiliyorlar. Yoksa kopuk bir eğitim olur ve istihdam iyi bir şekilde sağlanmaz. Okul sanayi iş birliğinin yoğun olduğu okullardan mezun olan öğrencilerin dışarıda iş bulma imkanları daha yüksek.” diye konuştu.  

Okulun köklü bir geçmişi olduğuna değinen Biricik, bunun kendilerine güç kattığını ifade etti.

Biricik, lise öğrencilerinin katıldığı ve başarı elde ettiği yarışmalara ilişkin “Bilişim bölümü öğrencilerimiz 2 yıl önce robot tasarlayarak First Robotics Competition’a (FRC) katıldılar ve mansiyon ödülü aldılar. Sanat tasarımı alanında da ayakkabı ve giysi tasarımı yarışmalarında ödül kazandılar. Eğitim materyalleri çalışması vardı, Ankara’ya gitti 14 öğrencimiz. Ana okullarında kullanılması için tahtadan oyuncak tasarladılar. Burada yine başarı elde ettik. TÜBİTAK programı yaptık, bütün alanlardan 24 projemiz vardı sergilenen. TÜBİTAK’ın yetkilileri de geldiler, gezdiler. Engelliler için de bir tasarımımız vardı. Öğrencilerimizi destekliyoruz, her zaman önünü açıyoruz. Maddi imkanlar da bulmaya çalışıyoruz ki bu tip çalışmalara devam etsinler.” şeklinde konuştu.

“Maçkalı olmak ayrıcalıktır”

Biricik, “Maçkalı olmak ayrıcalıktır” sloganlarını hatırlatarak, liseye hazırlanan öğrencilere şöyle seslendi:

“Maçka’da imkanlar olumlu. 25 Ocak’ta okul sanayi iş birliğini geliştirmek anlamında protokol imzalandı. İTO’yla çalışan bir okul olduk. İTO bizi sektörle birleştirecek. Bu noktada, alanlarımızda sektörle bir araya geleceğiz. Bu iş birliğimiz öğrencilerimiz için daha güzel imkanlar oluşturacak.

Radyo televizyon alanında çocuk fiili olarak ışık ve kamerayı kuruyor, çekimini ve daha sonra da kurgusunu yapıyor. Dışarıda yaptığı işi burada yapıyor. Gazetecilik alanındaki öğrenci elinde defteri, kalemi, kayıt cihazı ya da fotoğraf makinesiyle muhakkak 1-2 haber yapıyor. Meslek liseleri olmazsa olmaz. Ülkemizde, üniversite sınavına giren 2 milyon öğrencimiz var. Yüzde 10’u doktor, hakim, savcı olacak. Sonuçta bizim terziye de motor tamircisine de elektrik tamircisine de kameramana da ihtiyacımız var. Bu noktada yönlendirmelerin doğru olması lazım. Her öğrenci Anadolu lisesine gidemez fakat şu anda toplumda ‘herkes Anadolu lisesine gidecek, herkes doktor olacak’ diye bir algı var. Böyle bir şey mümkün değil.”

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Öğrenciler ekran ve sosyal medya bağımlılığından projeyle uzaklaştı

Yayınlandı

Yazar :

Kırşehir

Milli Eğitim Bakanlığınca Kırşehir’de pilot olarak uygulanan “Kırşehirli Genç Ahiler Çalışma Hayatında” adlı projeyle öğrenciler, Ahi duasıyla teslim edildikleri esnafın yanında iş deneyimi edindi.

Kırşehir Valiliğinin öncülüğünde, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Kırşehir Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) ile Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin (KESOB) iş birliğinde 8 Temmuz-9 Ağustos tarihlerinde uygulanan projenin sonuç raporu yayımlandı.

Farklı kurumlardan oluşturulan komisyonun hazırladığı rapora göre, Kırşehir’deki okulların 8, 9 ve 10’uncu sınıflarından 575 öğrenci, proje kapsamında Kırşehir Milli Eğitim Müdürlüğüne müracaat etti.

KTSO’ya bağlı 179 ve KESOB’a bağlı 121 işletme, toplam 506 öğrenci için talepte bulundu. Yapılan değerlendirmeler sonucunda 481 öğrenci çeşitli iş yerlerine yönlendirildi.

Mesleklerin tanınması ve öğrencilerin mesleki çalışma şartlarıyla daha erken yaşlarda tanışmasını amaçlayan projeye gönüllülük esasına göre dahil olan ve Ahi duasıyla esnafa teslim edilen öğrenciler, bir aylık sürede çeşitli kriterlere göre belirlenen uygun esnafın yanında gözlem yapabilme imkanı buldu.

Raporda, öğrencilerin elde ettiği kazanımlarla ilgili şu bilgilere yer verildi:

“Öğrencilerimizdeki ekran ve sosyal medya bağımlılığının olumsuz etkilerinin azalması sağlanmıştır. Öğrencilerimizin, kazanacakları hayat tecrübesi ile okullarında daha verimli olmalarına imkan sunulmuştur. Ahiliğin başkenti Kırşehir’de mesleki eğitimle ilgili yeni bir başlangıç noktası ortaya konulmuştur. Öğrencilerin çalışma hayatını tanımalarına fırsat sunulmuştur. Girişimcilik yönleri teşvik edilmiştir, sosyalleşmelerine katkı sunulmuştur.”

“Kırşehirli Genç Ahiler Çalışma Hayatında” projesi, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mustafa Safran’ın haziran ayında Kırşehir Valisi İbrahim Akın’ı ziyaretinin ardından imzalanan protokolle hayata geçirilmişti.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Teknoloji alanında doktora yapmak isteyenlere burs fırsatı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından bilgi güvenliği, blok zincir teknolojileri, bulut bilişim, nesnelerin interneti, yapay zeka ve enerji teknolojileri gibi alanlarda yurt dışında doktora yapmak isteyen öğrencilere burs sağlanacak.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Yurt Dışı Doktora Burs Programı kapsamında Cumhurbaşkanlığı Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu ile TÜBİTAK Yönetim Kurulunun belirlediği alanlarda yurt dışında doktora yapmak isteyen öğrencilere destek verilecek.

Bilgi güvenliği, biyoenerji, blok zincir teknolojileri, bulut bilişim, eklemeli (additive) imalat, enerji depolama teknolojileri, enerji verimliliği, geniş bant teknolojileri (kablolu/kablosuz iletişim teknolojileri, IP teknolojileri), güneş enerjisi, kömür teknolojileri, kuantum teknolojileri, mikro/nano/opto-elektromekanik sistemler, nesnelerin interneti, robotik, mekatronik ve otomasyon, rüzgar enerjisi, tarım ve hayvan biyoteknolojisi ile yapay zeka ve makine öğrenmesi alanlarında uzmanlaşmak isteyen öğrenciler, yurt dışında bir doktora programına kayıt yaptırmış olmaları şartıyla programa başvurabilecek.

Son başvuru tarihi 21 Ekim

Söz konusu programa, lisans öğrenimlerinde son sınıfa geçmiş, lisans öğrenimini tamamlamış, bir lisansüstü programına kayıtlı veya bir lisansüstü programını tamamlamış öğrenciler müracaatta bulunabilecek.

Son başvuru tarihi 21 Ekim olan program kapsamında, burs almaya hak kazanan öğrencilere yol, aylık yaşam gideri, öğrenim harçları ve sağlık sigortası desteği verilecek.

Bursiyerlerin, belgelemeleri koşuluyla kayıt yaptırdığı okulun başvuru ücreti, öğrenim görülecek ülkeye ait vize bedeli ve her bir sınav türü için bir kereye mahsus genel yetenek sınav ücretleri de ödenecek.

Sonuçlar yıl sonunda açıklanacak

Doktora eğitimini tamamlamak için bursiyere tanınan süre 6 yıl olarak belirlenirken, burs ödeme süresi 2 yıl olacak. Bursiyer, bursunu ancak grup yönetim kurulunun uygun bulması halinde aralıklı veya dönemsel olarak kullanabilecek.

Doktora öğrenimini belirtilen sürede tamamlayamayanlara veya doktorasını tamamladıktan sonra doktora sonrası çalışma yapmak isteyen bursiyerlere uygun görülmesi halinde ek süre verilebilecek.

Başvurular, TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) Başvuru ve İzleme Sistemi üzerinden (https://e-bideb.tubitak.gov.tr/giris.htm) çevrim içi olarak yapılacak, başvuru sonuçları aralık ayında açıklanacak.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Özel gereksinimli çocukların eğitiminde yeni dönem

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen hafta Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği’ndeki değişikliklerin hem ailelere hem de kurumlara sağladığı yeni olanaklar hakkında değerlendirmelerde bulundu. 

Özel gereksinimli çocuklar ve ailelerinin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışmalarda her zaman büyük bir hassasiyetle hareket ettiklerinin altını çizen Selçuk, bu yönetmeliğin de ilgili tüm tarafların görüşü alınarak, ortak bir çalışmayla hazırlandığını bildirdi.

Selçuk, yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle kurumlardan ve ailelerden çok sayıda teşekkür mesajı aldıklarını anlatarak, “Sayın Cumhurbaşkanımızın himayeleri ve vicdani duyarlılığıyla 2005’te sosyal güvenlik kapsamında sunulan özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti, 5378 sayılı Kanun ile vatandaşlık temeline yayılmış ve o tarihte 60 bin özel gereksinimli birey hizmet alabilirken, günümüzde bu sayı 380 bine ulaşmıştır.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin 81 ilindeki 2 bin 605 özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde 28 bin 968 eğitim personeli, 9 bin 995’i de diğer alanlarda görevli personel olmak üzere toplam 38 bin 963 kişinin görev yaptığı bilgisini paylaşan Selçuk, özel eğitimin engelli bireyler, aileleri ve alanda çalışanlarla birlikte 1,5 milyon kişilik bir camia olduğuna dikkati çekti.

Milli Eğitim Bakanlığı olarak böylesine büyük bir hizmet alanında yürütülen çalışmaların kalitesini sürekli artırmayı hedeflediklerini vurgulayan Selçuk, “Bakanlık olarak özel gereksinimli bireylerin yapabilirliklerini en üst düzeye çıkararak kendilerine yeterli, topluma adapte olmuş, üretken bireyler olmalarına katkı sağlamayı, özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetini dünyaya model oluşturacak şekilde geliştirmeyi hedefliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Destek eğitimi alan öğrenciler “yarım gün” izinli sayılacak

Yönetmelik değişikliğiyle birlikte getirilen yenilikler hakkında bilgi veren Selçuk, “Yönetmelikte yapılan değişikliklerin en önemli ayaklarından biri tam gün eğitim veren örgün eğitim okullarımızda okuyan özel gereksinimli öğrencilerimiz, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde bulundukları vakitte okullarından yarım gün izinli sayılacaklar. Daha önce böyle bir uygulama olmadığı için devamsızlık gibi sebeplerle çocuklarımız özel eğitim derslerinden yeterince faydalanamayabiliyordu. Yeni düzenlemeyle bu alandaki sıkıntıları çözüme kavuşturmuş olduk.” ifadelerini kullandı.

Bakan Selçuk, böylelikle özel gereksinimli öğrencilerin destek eğitimlerini en verimli şekilde alabileceğinin altını çizerek, çocukların ayda 8 seans bireysel, 4 seans da grup eğitimi alma haklarının bulunduğunu, bunun yıllık 96 seans bireysel, 48 seans da grup eğitimine karşılık geldiğini anımsattı.

Çocuklar katılamadıkları eğitimlerini yıl içinde telafi edebilecek

Daha önce çeşitli mazeretleri sebebiyle özel eğitim merkezine gidemeyen çocukların kullanamadığı seans haklarını kaybettiğini belirten Selçuk, “Bir başka yeni düzenlemeyle çocukların kullanamadığı eğitim seanslarını 12 ay süresince telafi etme hakkı getirildi. Bu çok önemli bir düzenleme. Örneğin, çocuğumuz haziran ayında alamadığı iki bireysel ya da grup eğitimini yıl içerisinde alabilecek. Hakları kaybolmayacak.” diye konuştu.

Evinden çıkamayan çocuklara “özel eğitim” imkanı

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, “Üçüncü önemli düzenleme de bedensel engeli sebebiyle evinden çıkamayacak durumda olan özel gereksinimli çocuklarımız için evde fizyoterapi hizmeti alabilme imkanını getirdik. Esasen çocuklarımızın akranlarıyla beraber özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti almaları çok önemli iken bu uygulama ile evinden çıkması riskli olduğu için ya da hiçbir koşulda evinden çıkamayan özel gereksinimli çocuklarımızın mağduriyetini ortadan kaldırmış olacağız.” dedi.

Bu eğitim hakkından faydalanabilmek için öncelikle Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinden (RAM) “evde eğitim alabilir” yönündeki raporun alınması gerektiğini aktaran Selçuk, “Evde özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti alacak çocuklarımızın eğitim süreleri aynen özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerindeki gibi olacak. Yani ayda 8 seans bireysel eğitim alacaklar.” şeklinde konuştu.

Selçuk, ailelere de “Evinde özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti ihtiyacı bulunan çocuklarımızın ailelerinin bu süreçte Rehberlik ve Araştırma Merkezlerine başvurması sonrasında yapılan değerlendirme sonucunda ‘evde eğitim alabilir’ yönündeki raporu alması büyük önem taşıyor. Bu başvuru sonrasında çocuklarımızın ihtiyaç duyduğu özel eğitim ve rehabilitasyon desteği merkezlerimizce sağlanacak.” çağrısını yaptı.

“Çocuklara verilen eğitimin kalitesi artacak”

Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin önündeki bazı bürokratik süreçleri de azalttıklarını aktaran Selçuk, iş takviminin kaldırıldığını, günde 3 seans bireysel ya da 3 seans grup eğitiminin verilebilmesi, aynı haftada 4 seans bireysel, 2 seans grup eğitimi ile telafi eğitimlerinin yıl boyunca yapılabilmesi gibi kolaylaştırıcı teknik düzenlemelerin de yapıldığını dile getirdi.

Bakan Selçuk, “Tüm bu düzenlemeler sayesinde bürokrasi azaltılacak. Kurumlarımız bürokratik süreçler yerine çocukların eğitimine daha fazla odaklanabilecek. Çocuklara verilen eğitimin de kalitesi artacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam