İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Türkiye'nin 'master şef'leri bu okulda yetişiyor

Yayınlandı

Balikesir

Balıkesir Üniversitesi (BAÜN) Turizm Fakültesinin gastronomi programında okuyan öğrenciler, beş yıldızlı otellerin mutfaklarını aratmayan okulda gördükleri uygulamalı derslerle geleceğin gurmeleri ve şefleri olma yolunda ilk adımlarını atıyor.

Üniversite sınavlarında tıp ya da hukuk fakültelerine yerleşebilecek puanlar almalarına rağmen BAÜN Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümünü tercih eden öğrenciler, kariyer planlamaları doğrultusunda ilerliyor. Bölüm binasında uygulamalı eğitim verilen mutfak ise beş yıldızlı otellerin mutfaklarını aratmıyor.

Dekan Prof. Dr. Cevdet Avcıkurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fakülte bünyesindeki gastronomi programına önceki yıllarda erkek öğrencilerin ilgi gösterdiğini ancak şimdi kız ve erkek öğrenci sayısının eşit olduğunu söyledi.

Bölüme yüksek puanlı öğrenciler aldıklarını belirten Avcıkurt, tıp veya hukuk fakültesine gidebilecek puana sahip adayların gastronomi bölümünü tercih ettiğini anlattı.

Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümünün 2010 yılında kurulduğunu hatırlatan Avcıkurt, “Uzun zaman mutfağımızdaki eksikleri tamamladık ve 2014’te öğrenci almaya başladık. Geçen yıl ilk mezunlarımızı verdik. Şu anda Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümümüzde 150 öğrencimiz eğitim öğretimine devam ediyor. Bölümümüzde iki profesör, iki doçent, bir doktora öğretim üyesi ve 4 araştırma görevlisi ile eğitim öğretim faaliyetleri devam ediyor.” dedi.

Köklü bir geçmişe sahip fakültenin yaklaşık 7 bin mezun verdiğini ve bazılarının turistik bölgelerdeki tesislerde orta ve üst düzey yöneticilik yaptığını aktaran Avcıkurt, fakültenin gözde programlarından gastronomi bölümü öğrencilerinin ise katıldıkları her yarışmadan ödülle döndüğünü vurguladı.

Hem bölgesel hem yöresel hem de ulusal anlamda araştırmalar yapan, Balıkesir mutfağını ve unutulmuş lezzetlerini ön plana çıkarmaya çalışan güçlü bir ekibe sahip olduklarını dile getiren Avcıkurt, “Bundan sonra Türkiye’nin master şefleri, restoran şefleri, yiyecek içecek müdürleri, gastronomi uzmanları, gurmeler bu okulda yetişecekler, yetişmeye devam ediyorlar.” ifadesini kullandı.

“Her okula nasip olmayan bir ödülümüz var”

Bölümün araştırma görevlilerinden Nilgün Karaman da 2014 ve 2015’teki bazı yarışmalarda birincilik ve ikincilik ödülleri aldıklarını belirtti.

Karaman, “2014 yılında, herkese nasip olmayan uluslararası etik kurullarına ait bir ödülümüz var. 2017 yılında ise Uluslararası Altın Kep Aşçılar Ödülü’nde birincilik kupamız var.” bilgisini paylaştı.

Öğrencileri, dünya mutfaklarına hakim bir şekilde eğittiklerine dikkati çeken Karaman, “Bölümümüzden Türk turizmini doyuracak yeni şefler, Türk turizmine yeni kan kazandırmayı hedefliyoruz. Dünya mutfaklarına hakim öğrencilerimiz, mezun olduklarında orta kademe yönetici sıfatında mezun olacaklar. Lüks restoranlarda kendilerine ait işletmelerde otellerin executive şef kısmında çalışacak pozisyonda olacaklardır.” değerlendirmesinde bulundu.

İkinci sınıfta okuyan Elif Akbulut ise geleceği parlak bir bölüm olduğu için bu programı tercih ettiğini aktardı.

Yemek yapmayı sevdiğini söyleyen Akbulut, gastronomiyi Türkiye’de gelişmeye müsait bir alan olarak nitelendirdi.

Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri daha sonra “Mutfak Uygulamaları 2” dersi kapsamında bireysel olarak başlangıç menüsü için ürün hazırlayarak sunum gerçekleştirdi.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

NUN Okulları iki takımıyla TEKNOFESTte yarışacak

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

NUN Okullarından yapılan açıklamaya göre, geçen yıl üniversite takımlarının aralarından sıyrılarak roket ve su altı ekipleriyle başarılar kazanan okul, bu yıl da aynı başarıya ulaşmayı hedefliyor. 

Okulun “Robotik Fetih 1453” ve “İnsansız Su Altı Sistemleri” kategorilerindeki iki takımı, 17-22 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek TEKNOFEST İstanbul‘da yarışacak.

Bu yıl ilk defa kurulan ve Robotik Fetih 1453 yarışmasına katılacak Exnom Takımı, 220 başvuru arasında finallerde yarışmaya hak kazandı. 9. sınıf öğrencilerinin oluşturduğu takım, ön tasarım, kritik tasarım, genel test raporları elemelerini geçti.

İnsansız Su Altı Sistemleri kategorisinde yarışacak Hydrotechrov Takımı ise geçen yıl da finallerde yer almıştı. Geçen yılki ekibe iki yeni öğrencinin katılımıyla yoluna devam eden takım, 9. sınıflardan 8 kız öğrenciden oluşuyor. Exnom Takımı gibi 3 farklı elemeyi başarıyla atlatan Hydrotechrov Takımı, finallerde yarışacak.

“Öğrencilerimiz kendilerini otonom sistemlerde geliştirdi”

Açıklamada görüşlerine yer verilen NUN Teknoloji Takımları Danışmanı, Tasarım ve Teknoloji Öğretmeni Eftal İnan, TEKNOFEST yarışmaları için geçen yıl olduğu gibi bu yıl da çok çalıştıklarını belirtti.

Liseden iki takım ile İnsansız Su Altı Sistemleri ve Robotik Fetih 1453 kategorilerinde finallerde yarışacaklarını aktaran İnan, “Öğrencilerimiz kendilerini otonom sistemlerde geliştirdi. Bu sene yapılacak yarışmalarda araçlarıyla görevleri tamamlamaya çalışacaklar.” ifadelerini kullandı.

NUN Okulları Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tamer Yılmaz ise bu tür organizasyonlarda finallere kalmanın zor ve önemli olduğunu vurguladı.

Yılmaz, “Öğrencilerimiz bu zorlukla başa çıkabildiler. Bir lise olarak iki sene üst üste iki farklı kategoride bu başarıyı gösteren öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyorum. Teknolojiyle ilgilenen gençlerin her zaman destekçisiyiz.” değerlendirmesini yaptı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Yetenek taramalarını zeka testine indirgemek haksızlık olur

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğrenciler için yürütülen yetenek tarama çalışmalarına ilişkin, “Böylesi kıymetli bir çalışmayı, zeka (IQ) testine indirgemek büyük bir haksızlık olur. Zira bir çocuğun kabiliyeti, merakı ve gönlünün muradının kaderi bir gün tesadüfen keşfedilmeye bırakılamaz.” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığınca öğrenciler için Türkiye genelinde başlatılan ilgi, kişilik, yetenek ve beceri taramalarıyla öğrencilerin bu konulardaki yönelimlerinin erken yaşlarda belirlenmesi ve öğrenim hayatları boyunca doğru bir şekilde yönlendirilebilmeleri amaçlanıyor.

Tarama çalışmaları, öğrencinin tanınması ve bu tanımanın takibinin yapılarak, öğrenciye eğitim yolculuğunda kişiselleştirilmiş bir yol haritası sunulabilmesi için önemli bir aşama olma özelliğini taşıyor.

Bu taramalar, öğrencilerin becerileri, sözel yetenekleri, analiz yapabilme, çıkarımlarda bulunma, eleştirel düşünme, resim, spor, müzik gibi sanatsal ve bedensel faaliyetlerde yatkınlıklarının tespiti ile çocuğun potansiyelinin açığa çıkartılmasına yönelik çıktıları beraberinde getirecek.

Taramalar sonucunda elde edilen sonuçlar da Bakanlıkça geliştirilen “e-rehberlik” modülüne işlenecek. Böylelikle veriler üzerinden izleme geliştirme çalışmaları yapılacak. Bunun sonucunda çocukların, yeteneklerine ve ilgi alanlarına göre yönlenmesine rehberlik edilecek.

“Bir çocuğun kabiliyeti tesadüfen keşfedilmeye bırakılamaz”

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, konuyla ilgili AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, geçen yıl 800 bin öğrencinin yetenek tarama çalışmalarının gerçekleştirildiğini anımsattı.

Bu taramaların sonuçlarının, e-rehberlik modülüne işlendiğini ve modül üzerinden izleme geliştirme süreçlerine geçildiğini anlatan Selçuk, şunları kaydetti:

“Bir çocuğun yeteneğini keşfetmek ve onu doğru yönlendirmek, hem onun için hem de ülke için en değerli hediyelerden biridir. Milli Eğitim Bakanlığı olarak öğrencilerimizin ilgi, yetenek ve becerilerini erken yaşta belirleyebilmek amacıyla tarama çalışmaları yürütüyoruz. Böylece çocuklarımıza ilgi, yetenek ve yönelimlerine göre rehberlik edebileceğiz.

Geçtiğimiz yıl 800 bin öğrencimizle gerçekleştirdik. Bakanlık olarak hedefimiz, bu taramaları ülke genelinde tüm çocuklarımızla birlikte yapmak. Bu taramaları, çocuklarımız için pedagojik açıdan çok değerli görüyorum. Böylesi kıymetli bir çalışmayı, zeka (IQ) testine indirgemek büyük bir haksızlık olur. Zira bir çocuğun kabiliyeti, merakı ve gönlünün muradının kaderi bir gün tesadüfen keşfedilmeye bırakılamaz.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Öğrenciler ekran ve sosyal medya bağımlılığından projeyle uzaklaştı

Yayınlandı

Yazar :

Kırşehir

Milli Eğitim Bakanlığınca Kırşehir’de pilot olarak uygulanan “Kırşehirli Genç Ahiler Çalışma Hayatında” adlı projeyle öğrenciler, Ahi duasıyla teslim edildikleri esnafın yanında iş deneyimi edindi.

Kırşehir Valiliğinin öncülüğünde, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Kırşehir Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) ile Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin (KESOB) iş birliğinde 8 Temmuz-9 Ağustos tarihlerinde uygulanan projenin sonuç raporu yayımlandı.

Farklı kurumlardan oluşturulan komisyonun hazırladığı rapora göre, Kırşehir’deki okulların 8, 9 ve 10’uncu sınıflarından 575 öğrenci, proje kapsamında Kırşehir Milli Eğitim Müdürlüğüne müracaat etti.

KTSO’ya bağlı 179 ve KESOB’a bağlı 121 işletme, toplam 506 öğrenci için talepte bulundu. Yapılan değerlendirmeler sonucunda 481 öğrenci çeşitli iş yerlerine yönlendirildi.

Mesleklerin tanınması ve öğrencilerin mesleki çalışma şartlarıyla daha erken yaşlarda tanışmasını amaçlayan projeye gönüllülük esasına göre dahil olan ve Ahi duasıyla esnafa teslim edilen öğrenciler, bir aylık sürede çeşitli kriterlere göre belirlenen uygun esnafın yanında gözlem yapabilme imkanı buldu.

Raporda, öğrencilerin elde ettiği kazanımlarla ilgili şu bilgilere yer verildi:

“Öğrencilerimizdeki ekran ve sosyal medya bağımlılığının olumsuz etkilerinin azalması sağlanmıştır. Öğrencilerimizin, kazanacakları hayat tecrübesi ile okullarında daha verimli olmalarına imkan sunulmuştur. Ahiliğin başkenti Kırşehir’de mesleki eğitimle ilgili yeni bir başlangıç noktası ortaya konulmuştur. Öğrencilerin çalışma hayatını tanımalarına fırsat sunulmuştur. Girişimcilik yönleri teşvik edilmiştir, sosyalleşmelerine katkı sunulmuştur.”

“Kırşehirli Genç Ahiler Çalışma Hayatında” projesi, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mustafa Safran’ın haziran ayında Kırşehir Valisi İbrahim Akın’ı ziyaretinin ardından imzalanan protokolle hayata geçirilmişti.

Okumaya Devam