İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Türkiyedeki üniversiteler artık dünya standartlarıyla yarışıyor

Yayınlandı

Köln

Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektör Vekili ve İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Edibe Sözen, Türkiye’deki üniversitelerin son dönemde hızlı dönüşüm yaşadığını belirterek, “Türkiye’deki üniversiteler artık dünya standartlarıyla ve birbirleriyle yarışıyorlar.” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Kurulu Üyesi de olan Sözen, Almanya’nın Köln kentinde düzenlenen Türkiye’deki üniversitelerin tanıtım fuarında, AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

Türkiye’deki 207 üniversitede 170 binden fazla uluslararası öğrencinin eğitim gördüğünü anlatan Sözen, “Ülkemizdeki üniversiteler her geçen gün giderek gelişiyorlar ve uluslararası olma yolunda çok büyük çalışmalar yapıyorlar. Özellikle Erasmus programları yaygınlaştı. Aynı zamanda uluslararası diğer üniversitelerle de çok yakın iş birlikleri ve protokoller gerçekleştiriliyor. Biz üniversite olarak Asya ve Afrika ülkeleriyle iş birliğini de çok önemsiyoruz.” diye konuştu.

Türkiye’de üniversitelerin son dönemde yaşadıkları hızlı dönüşümün devam ettiğine dikkati çeken Sözen, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Özellikle Sanayi Bakanlığının, TÜBİTAK’ın ve illerdeki kalkınma ajanslarının desteklemiş olduğu projelerle, üniversiteler hayatın içinde projeler üretiyorlar, bunları uzun soluklu projeler olarak uyguluyorlar. Öğrencilerle, akademisyenlerle beraber gelişen ve ilerleyen bir süreç var. Bu süreçler de üniversitelerin yapısal dönüşümünü hızlandırıyor.”

“Staj yaptıkları yerde çalışmaya başlıyorlar”

Sözen, Türkiye’deki üniversitelerin artık dünya standartlarıyla ve birbirleriyle yarıştığını dile getirerek, şöyle devam etti:

“Son zamanlarda kurulup gelişen teknopark ve cyberparklar da hem akademisyenlerin hem öğrencilerin şirket kurarak tecrübelerini arttırmalarına vesile oluyor. Örneğin bizim üniversitemizde uyguladığımız bir programda öğrencilerimiz üç buçuk aya yakın staj yapıyorlar ve staj yaptıkları yerde çalışmaya başlıyorlar. Türkiye çapında bazı üniversitelerde uygulanan bu önemli program gençlerin istihdamına yüzde yüz katkıda bulunan bir sistem.”

Türkiye’den alınan diplomaların uluslararası alanda geçerliliği olduğunu anımsatan Sözen, “Türkiye’de artık üniversitelere sadece eğitim, öğretim olarak bakılmıyor. Üniversitelerde kalite yönetim sistemine de geçildi. Her üniversite kendi içinde bu kalite yönetim sistemini kurmaya çalışıyor, bu çok önemli. Bunun karşılığında ISO 9001 belgesi alınıyor. Bu da üniversiteleri kurumsal anlamda çok daha etkili hale getiriyor.” ifadelerini kullandı.

“Rekabetimizi uluslararası alanda yapmaya çalışıyoruz”

Uluslararası öğrencilerin Türkiye’ye geldiğinde kültürel yoksunluk yaşamadığına işaret eden Sözen, şunları kaydetti:

“Çünkü uluslararası anlamda özellikle kütüphaneler, şehrin imkanları, kültürlerarasılığı destekleyen yapılara kavuştu. Öğrencilerin daha demokratik, çok kültürlülüğe açık yaşam alanlarına sahip olması açısından da Türkiye’deki üniversiteler Avrupa’daki üniversitelerle yarışır durumda. Rekabetimizi artık uluslararası alanda yapmaya çalışıyoruz. Singapur’daki, Amerika’daki üniversitede ne yapıldığını gözlemliyoruz ve artık onlarla yarışıyoruz.”

Sözen, Avrupa’dan Türkiye’ye eğitim için gelen öğrenci sayısında son yıllarda artış olduğuna değinerek, bu artışın ileriki yıllarda da sürmesini beklediğini vurguladı.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Siirtte 4 bin 500 öğretmen 4 bin 500 aileye konuk oldu

Yayınlandı

Yazar :

Siirt

Siirt İl Milli Eğitim Müdürlüğünce başlatılan eğitim seferberliği kapsamında 4 bin 500 öğretmen aynı anda 4 bin 500 ailenin kapısını çaldı, evlere konuk oldu.

İl merkezinin yanı sıra Kurtalan, Pervari, Eruh, Şirvan, Baykan ve Tillo ilçelerinde gerçekleştirilen çalışma kapsamında öğretmen, öğrenci ve velilerin buluşması sağlandı. Öğretmenler, ziyaret ettikleri evlerde velilerle sohbet ederek, öğrencilerin eğitim durumları hakkında ailelerle bilgi alışverişinde bulundu, eğitimde başarının önündeki engellerin kaldırılması için sorunlar tespit edildi.

Siirt Valisi Ali Fuat Atik ve eşi Fulya Atik de proje kapsamında Yeni Mahalle’de 3’ü engelli 4 çocuklu Timurtaş ailesinin misafiri oldu.

Aile ile görüşen Vali Atik, engelli çocukların tedavileri için eve doktor çağırdı. 80. Yıl Ortaokulu 7. sınıf öğrencisi 13 yaşındaki bedensel engelli ve Galatasaray taraftarı Murat Timurtaş’ı Galatasaray-Alanyaspor maçına göndereceğini belirten Atik, çocuklarının tedavilerini daha rahat yapması için de baba Sadık Timurtaş’a iş sözü verdi.

Eğitim seferberliği hakkında gazetecilere bilgi veren İl Milli Eğitim Müdürü Deniz Edip, eğitimin kalitesinin artırılması için il genelinde büyük bir eğitim seferberliği başlattıklarını söyledi.

4 bin 500 öğretmenin aynı anda 4 bin 500 ailenin kapısını çalarak öğrenci ve aileleriyle buluşmasının gerçekleştirildiğini anlatan Edip, şunları söyledi:

“Amacımız okul ile veli iş birliğini güçlendirmek ve bunun farkındalığını oluşturmaktı. Bunun için Milli Eğitim Müdürlüğü camiası başta olmak üzere tüm öğretmenlerimizle bu çalışmayı gerçekleştirdik. Merkez ve tüm ilçelerde aynı anda evlere ziyaretler yapıldı. Her evde bir öğretmenimiz var. Velilerin okula aidiyet duyusunu artırmak, öğrencilerin kendi öğretmenlerini evde görmesini sağlamak, velinin öğrencinin ders durumunu bizzat öğretmenden dinlemesini istedik.”

Rehber öğretmeni Fatma Nur Erdemci de bu tür çalışmaların eğitime büyük katkı sağladığını kaydetti.

Vali Atik’i evinde ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirten anne Fehime Timurtaş da “Valimiz Ali Fuat Atik ve Milli Eğitim yetkilileri evimizi ziyaret etti. Hem çocuklarımızın okuldaki durumunu öğrendik hem de Vali Atik, eşime bir iş sözü verdi. Vali Atik’in eşi Fulya Atik Hanımefendi de çocuklarıma oyuncak hediye etti. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin.” diye konuştu.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Özel okuldaki öğretmenlerin maaşlarının ödenmemesine veliler tepki gösterdi

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

Sabah saatlerinde özel okulun Ataşehir‘deki genel müdürlük binası önünde toplanan veliler adına konuşan Nurcan Tanır, okulun ekonomik sıkıntıları ve satışıyla ilgili aylardır süren belirsizliğin devam ettiğini söyledi. 

Tanır, öğretmenlerin maaşlarının ödenmediğini belirterek, Milli Eğitim Bakanlığının gerekli tedbirleri almasını istediklerini ifade etti.

Kurum yönetimiyle görüştüklerini ancak ucu açık belirsiz açıklamalarla veli, öğretmen ve çalışanların oyalandığını düşündüklerini ifade eden Tanır, şöyle devam etti:

“Öğretmenlerimiz, mesleklerine duydukları saygı ve öğrencilerini mağdur etmemek adına, büyük bir özveriyle bugüne kadar yaşadıkları sıkıntılara katlanmışlardır. Ancak artık ne biz velilerin ne de öğretmenlerimizin dayanacak gücü kalmamıştır. Sesimizin duyulması ve bu ülkenin umudu binlerce gencin aileleriyle beraber mağdur olmaması için, ilgili tüm kurum ve kuruluşun bir an önce harekete geçmesini bekliyoruz.”

Basın açıklamasının ardından okul yönetimiyle görüşmek isteyen velilere olumlu cevap verilmemesi üzerine, bazı kişiler turnikelerden atlayıp genel müdürlük binasına girdi. Ardından aralarında avukatların da yer aldığı bazı velilerden temsilci grubu oluşturuldu.

Temsilci grubu ile okul yönetimi bir süre görüştü.

Bu arada okul yönetimince basın mensuplarına yazılı bir açıklama dağıtıldı. Açıklamada, “Kurumumuzun devriyle ilgili bir dizi görüşmelerde sona gelinmiştir. Kısa süre içinde bu görüşmelere ilişkin resmi açıklamamız olacaktır.” ifadeleri yer aldı.

Açıklamanın ardından bir süre genel müdürlük binası önünde bekleyen veliler, daha sonra dağıldı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Üniversiteliler eğitim robotuyla öğrencilere kodlama öğretecek

Yayınlandı

Yazar :

Bursa

Bir firma tarafından üniversiteye kazandırılan ve eğitim robotu olarak bilinen platform üzerinde öğrenciler, algoritmalar yazarak ve yazılımlar geliştirerek cisim takibi, görüntü işleme, belirtilmiş işaretleyicilerin otonom izlenmesi ve isteğe göre ateş edilmesi, otonom insan takibi, işaretleyiciler üzerinde yazan sayıların sırasıyla robot tarafından tanımlanıp ateş edilmesi gibi eğitimleri gerçekleştirebilecek.

BTÜ Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üniversitenin Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından robotlar ve akıllı sistemler konusunda uzmanlaşması istenen kurumlardan biri olduğunu, bu nedenle altyapılarını güçlü hale getirdiklerini söyledi.

Sektördeki gerçek ortamı üniversiteye taşımaya gayret ettiklerini belirten Karademir, şöyle devam etti:

“Dünyada ilk defa eğitim amaçlı uygulama gerçekleştirilen robotu, laboratuvarımıza katmak ve öğrencilerimize sunmak zorunluluğunu hissettik. Buna biraz sosyal sorumluluk projesi, biraz da bilimsel sorumluluk projesi olarak bakıyoruz. Bu robotla çocuklarımız kodlama eğitimini kendileri yapacaklar, kendi rotalarına ve senaryolarına göre onları dizayn edecekler. Bu birazcık severek öğrenme mottosunda olan bir çalışma. Bilgisayar ve bilgi teknolojileri son derece hızlı olarak gelişiyor. Biz bunun gerisinde kalamayız. Bence değişimi yönetmemiz gerekiyor. Bütün eğitim verdiğimiz alanlarda bize gelme potansiyeli olan genç kardeşlerimizin eğitimlerine ve projelerine destek sunuyoruz. Bu gençlere aktardığımız bir enerji ve ruh ileride ülkemizin gelişimine katkı sunacak enerjiye dönüşebilir.”

Karademir, BTÜ’nün en önemli vizyon projesinin “Uzun Dönem Sektörel Proje Tabanlı Eğitim Programı” olduğunu aktardı.

Programda, son sınıf öğrencilerinin eylül ayında sektör temsilcilerine gittiği bilgisini veren Karademir, “Haftada iki üç gün değil tam zamanlı çalışıyorlar. İşe girme oranları da çok yüksek. Gençlerimizin tercih ettiği okullarla ilgili sağlıklı bir bilinçlenmeye ulaşması lazım.” dedi.

“Teoride gördüklerini uygulamaya dökebilme fırsatı bulacak”

Mekatronik Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Nurettin Gökhan Adar da lisans seviyesindeki öğrencilerle robot ve teknolojileri üzerine çalışmalar yaptıklarını, ekipler kurduklarını ve TEKNOFEST’e katıldıklarını dile getirdi.

Amaçlarının, öğrencilerin teorikte gördükleri bilgileri pratikte de uygulamaları olduğunu söyleyen Adar, “Öğrencilerimizin robotik platformlar geliştirerek üzerinde çalışmalar gerçekleştirmelerini amaçlıyoruz. Robotu hazır bir platform olarak satın aldık. Platform üzerinde amacımız, öğrencilerin algoritma geliştirerek görevleri yerine getirmesi. Öğrenciler bu platformla teorikte gördüklerini uygulamaya dökebilme fırsatı bulacak. Bu amaç için bir ekip kurduk, o ekip bununla ilgili çalışmalar gerçekleştiriyor.” ifadelerini kullandı.

Öğrencilerinin Türkiye’nin birçok teknik ihtiyacına cevap verecek kişiler olarak yetişmelerini istediklerine değinen Adar, katma değeri yüksek robot teknolojileri geliştirme amacında olduklarını sözlerine ekledi.

Kodlama ile sosyal sorumluluk

Mekatronik Mühendisliği öğrencisi Aybüke Bakkaloğlu, robotun 46 programlanabilir parçası, 6 sanal zeka modülü olduğunu, bunların eğlenceli bir şekilde kodlama imkanı sağladığını anlattı.

Bakkaloğlu, kodlama eğitimleri de vererek sosyal sorumluluk etkinliği yapacaklarını belirterek, “Belli dönemlerde okullara gidilerek ortaokullar için scratch, liseler için pythona da geçilebilir. Bunlar üzerinden eğitim verilerek çocuklara kodlamanın nasıl zevkli hale getirileceğini bu robot sayesinde göstermeyi hedefliyoruz.” diye konuştu.

Metalurji ve Malzeme Mühendisliği öğrencisi Muhammed Ataman, robotun görüntü işleme gibi diğer başka yazılım türlerini barındırdığı bilgisini verdi.

Yazdıkları kodlarla farklı kodlamaları robot üzerinde öğretebildiklerini ifade eden Ataman, robotik kodlama ve algoritma yazma gibi dersleri robot üzerinde rahatlıkla vereceklerini aktardı.

Ataman, üniversitenin kendilerine iyi bir eğitim verdiğini ve bu sayede robot teknolojisi alanında en üst düzeye çıkmak istediklerini ifade etti.

Eğitim robotunu ithal eden firmanın yetkilisi Serkan Yiğit ise bunun, sosyal sorumluluk anlamında Türkiye’de ilk kez Bursa’da bulunmasının kendileri için önemli olduğunu dile getirdi.

Okumaya Devam