İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Türkiye uluslararası öğrenciler için cazibe merkezi oldu

Yayınlandı

Ankara

Üniversitelerde öğrenim gören yabancı uyruklu sayısını son 5 yılda 48 binden rekor artışla 178 bine ulaştıran Türkiye, en çok uluslararası öğrenci ağırlayan ülkeler arasında yer almaya başladı.

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığınca (YTB) yürütülen “Türkiye Bursları” ve Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) uluslararası kapsamdaki “YÖK Bursları”, “Hükümet Bursları”, “Türkiye Diyanet Vakfı bursu” ya da kendi imkanlarıyla ülkeye gelen uluslararası öğrenciler için Türkiye’de 207 üniversitede 60 bine yakın programda öğrenim görme fırsatı sunuluyor.

Türkiye, 2023’e kadar ev sahipliği yaptığı uluslararası öğrenci sayısını 250 bine yükseltmeyi hedefliyor.

AA muhabirinin YÖK, YTB ve Türkiye Diyanet Vakfı yetkililerinden aldığı bilgiye göre, Türkiye, Cumhuriyet öncesinde ve Cumhuriyet döneminde de birçok uluslararası öğrenciye burs vererek, onların ülkedeki nitelikli eğitimden faydalanmasını sağladı.

1960’larda burslar diğer devletlerle imzalanan ikili anlaşmalar çerçevesinde sağlanırken, 1992’de “Büyük Öğrenci Projesi” başlatıldı ve ilk kez uluslararası öğrencilere yönelik politikalar sistematik hale getirildi.

Uluslararası eğitim alanında 2000’li yılların başlarında büyük ivme yakalandı. 2010’da kuruluşunun ardından YTB’ye verilen görevler çerçevesinde, 2012 yılında Türkiye Bursları programı hayata geçirildi. Bunun sonucunda Türkiye tarafından verilen yükseköğrenim bursları, “Türkiye Bursları” adı altında yenilendi ve tekrar etkin kılındı.

2012’de hayata geçirilen Türkiye Bursları, ilk yılında 42 bin başvuru aldı ve bu doğrultuda geçmiş senelere oranla başvuru sayılarında ciddi artış görüldü. Türkiye Bursları programına 2019’da 146 bin 600 başvuru yapıldı.

Türkiye Bursları, finansal desteğin yanında uluslararası öğrencilerin üniversitelerde istedikleri programlara yerleştirilmesini de kapsıyor ve bu özelliğiyle dünyadaki diğer burs programlarından ayrılıyor. Böylece uluslararası öğrencilerin, üniversite eğitimlerinin yanında sosyal, kültürel ve akademik aktivitelerden faydalanmaları sağlanıyor.

Türkiye Bursları programıyla, farklı araştırma modülleri ve Türkçe dil eğitimiyle diğer ülkelerdeki akademisyenlere, araştırmacılara ve kamu personeline de destek veriyor.

Cep harçlığından konaklamaya kadar eğitim masrafları

YTB’nin koordinatörlüğünde yürütülen Türkiye Bursları’ndan yararlanmak için online başvurular, yarın başlayıp 20 Şubat’ta sona erecek.

Türkiye Bursları’na başvuru yapabilmek için not ortalamasının 70 ve üzeri olma şartı bulunuyor. Başvuruların şahsen “www.turkiyeburslari.gov.tr” üzerinden yapılması gerekiyor. Mülakat sonucu başarılı bulunan öğrenciler, kabul vizesi alarak Türkiye’ye geliyor ve eğitim masrafları karşılanıyor. Burslara başvurular ücretsiz yapılıyor.

Türkiye Bursları’nın kapsamı şöyle:

– Türkiye Bursları- Tam Zamanlı Program- Lisans Burs Programı: Üniversiteye ve bölüme yerleştirme, aylık 700 lira cep harçlığı, okul harç ücreti, 1 yıllık Türkçe dil dersleri, konaklama, sağlık sigortası ve bir kerelik uçak bileti.

– Lisansüstü Burs Programı- Üniversiteye ve bölüme yerleştirme, yüksek lisans için aylık 950 lira, doktora için 1400 lira cep harçlığı, okul harç ücreti, bir kerelik uçak bileti, sağlık sigortası, konaklama ve 1 yıllık Türkçe dil dersleri.

– Türkiye Bursları- Kısa Süreli Burs Programı- Başarı Programı: Lisans için aylık 450 lira, yüksek lisans için aylık 600 lira, doktora için aylık 900 lira cep harçlığı.

– Araştırma Bursu Programı- 3-10 ay süresince aylık 3 bin lira eğitim desteği.

– Türk Dili ve Kültürü Programları- Kamu Görevlileri ve Akademisyenler için Türkçe İletişim Programı: Aylık 2 bin lira cep harçlığı, bir kerelik uçak bileti, konaklama ile Türkçe dil dersleri.

Türkiye Bursları kapsamında, uluslararası öğrencilerle yakın iletişim sadece eğitim sürelerince değil mezuniyetlerinin sonrasında da devam ediyor. Türkiye’de yükseköğrenimini tamamlayan öğrenciler, ülkeleri ve Türkiye arasında köprüler kuran gönüllü ülke elçiliği görevini de üstleniyor. Bu doğrultuda, dünya çapındaki mezunlarla bağların korunması amacıyla Türkiye Mezunları Ağı oluşturuldu. Bu kapsamda 28 ülkede 29 mezun derneği bulunuyor.

Türkiye’de burslu eğitim görmek isteyen öğrenciler için Türkiye Bursları’nın yanında kendi devletleri tarafından sağlanan burslar, çeşitli ulusal ve uluslararası kurum ile kuruluşların sunduğu burslar ve üniversitelerin kendi bursları olmak üzere çeşitli seçenekler bulunuyor.

Burs veren kurumların sunduğu imkanlar ve miktarlar değişiklik gösteriyor. Bu kurumlardan bazıları Türkiye’ye gidiş geliş ulaşım masrafını da karşılıyor. Uluslararası öğrencilerin eğitim düzeyine göre de aylık burs miktarları değişiklik gösteriyor. Üniversitelerin web sayfasından hangi bursların geçerli olduğu hakkında bilgi edinilebiliyor.

Uluslararası öğrencilere “YÖK Bursu”

Türkiye’de YÖK’ün “hedef odaklı uluslararasılaşma” politikasıyla yabancı uyruklu öğrenci sayısı 48 binden son 5 yılda rekor artışla 178 bine ulaştı.

Yükseköğretim Kurulunca, uluslararası öğrencilerin Türkiye’deki üniversiteler ve yükseköğretim sistemi hakkında kapsamlı bilgilere ulaşmasını sağlamak amacıyla “www.studyinturkey.gov.tr” internet sitesi yeni yüzüyle 2019’da kullanıma açıldı.

Uluslararası öğrencilere yönelik YÖK Bursu, Yükseköğretim Kurulu ile protokol imzalayan ülkelerin nitelikli insan kaynağını yetiştirmek amacıyla lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde veriliyor. Bu programla Türk yükseköğretim programlarına yerleştirilen öğrencilerden, Türkçe Yeterlik Belgesi’ne sahip olmayanlara bir yıl dil hazırlığı sunuluyor.

YÖK’ün uluslararası öğrenciler için sağladığı burslar şöyle:

– Mevlana Değişim Programı: Yurt içinde eğitim veren yükseköğretim kurumları ile yurt dışında eğitim veren yükseköğretim kurumları arasında öğrenci ve öğretim elemanı değişimini öngören program. Mevlana Değişim Programı kapsamında 2013-2014 eğitim öğretim yılından bugüne kadar 5 bin 990 öğrenci ve öğretim elemanı hareketliliği gerçekleşti.

– Yabancı Uyruklu Öğrencilere Burs: Yükseköğretim Kurulunun iş birliği protokolü veya mutabakat zaptı imzaladığı ülkelerden gelen ve devlet yükseköğretim kurumlarına yerleştirilen yabancı uyruklu öğrencilere verilen burs programı. Bu kapsamda Arnavutluk, Bangladeş, Etiyopya, Gambiya, Filipinler, Filistin, Kosova, Makedonya, Pakistan (Azad Cammu Keşmir), Ruanda, Sudan, Uganda, Ukrayna uyruklu öğrencilere Türkiye’deki çeşitli üniversitelerde eğitim veriliyor.

– Proje Tabanlı Uluslararası Değişim Programı: 2016-2017 eğitim öğretim yılından itibaren Proje Tabanlı Uluslararası Değişim Programı ile belirlenen alanlarda yükseköğretim kurumları tarafından hazırlanan projeler YÖK tarafından destekleniyor. Proje Tabanlı Uluslararası Değişim Programı kapsamında bugüne kadar YÖK tarafından 37 ülkeyle yürütülen 114 proje desteklendi ve desteklenmeye devam ediliyor. Projeler kapsamında 740 öğrenci ve öğretim elemanı hareketliliği bekleniyor.

– YÖK’ün ülkesinde iş garantisi bulunan burs programı: YÖK, Türkiye’de ilk kez yabancı öğrencilere kendi ülkelerinde iş garantili öğrenim bursu verilmesi uygulamasını Pakistan Azad Cammu Keşmir uyruklu öğrencilerle başlattı. Daha sonra bunları Kosova, Bangladeş, Sudan, Filistin, Ruanda, Ukrayna ve Filipin uyruklu öğrenciler takip etti. Bu burs kapsamındaki öğrenciler, mecburi hizmet yükümlülüklerini, mezuniyetleri sonrasında ülkelerine dönerek adına geldikleri üniversitelerde Türkiye’deki eğitim sürelerinin en az iki katı süre çalışarak yerine getirmek zorunda. Bu kapsamda YÖK ile mutabakat zaptı imzalayarak öğrenci gönderen ülkeler Arnavutluk, Bangladeş, Etiyopya, Gambiya, Filipinler, Filistin, Kosova, Kuzey Makedonya, Pakistan Azad Cammu Keşmir, Ruanda, Sudan, Uganda, Ukrayna oldu. İlk mezunların bu yıl verilmesi bekleniyor.

YÖK Türkoloji Bursu: Yükseköğretim Kurulunun iş birliği veya mutabakat zaptı imzaladığı ülkeler öncelikli olmak üzere, yurt dışındaki ülke ve yükseköğretim kurumlarında Türk Dili ve Edebiyatı, Türkoloji ve Türk Dili programlarında öğrenim gören ve bulunduğu ülkenin vatandaşı olan lisans öğrencilerine kendi ülkelerinde burs sağlanıyor.

YÖK’ün, Türkoloji programı bulunan ülkelerde üniversiteye geçiş çağındaki gençlere yönelik “Türkoloji Sizi Çağırıyor” sloganıyla başlattığı programla başarılı gençlerin Türkolojiye yönelmesi ve Türkoloji programlarına ilginin artırılması hedefleniyor. YÖK ayrıca bu bölümlerden mezun olan öğrencilere Türkiye’de doktoralarını yaptırarak kendi ülkelerinde, mezun oldukları üniversitelerin Türkoloji bölümlerinde çalışmalarını hedefliyor.

Türkiye Diyanet Vakfının ilahiyat lisans bursu

Türkiye Diyanet Vakfı Uluslararası Anadolu İmam Hatip Lisesi Burs Programı ile Uluslararası İlahiyat Lisans Burs Programı başvuruları Şubat 2020’de “diyanetburslari.tdv.org” adresi üzerinden online alınacak. Başvurular içerisinden gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapıldıktan sonra uygun görülen adaylar, mülakata girecek.

Adaylar, bu aşamadan sonra ilgili burs programlarının kontenjanları dahilinde Türkiye Diyanet Vakfı burslusu kabul edilecek. Kabul edilen burslu öğrencilerin tüm masrafları vakıfça karşılanacak. Öğrencilerden mezun olanların bir üst bursluluk programına kabul süreçlerinde ilgili öğrencilere birebir rehberlik yapılacak ve öğrenciler vakfın bursluluk imkanlarından yararlandırılacak.

Türkiye’de kendi imkanlarıyla eğitim alacaklar

Türkiye’de kendi imkanlarıyla eğitim alacak öğrencilerin öncelikle, Yabancı Öğrenci Sınavı (YÖS) ya da Uluslararası Öğrenci Sınavı’nda (UÖS) başarı göstermeleri gerekiyor. Türk üniversiteleri, uluslararası öğrencileri bu sınavlardaki başarılarına göre kabul ediyor. Her üniversitenin farklı sınav tarihi bulunuyor. Sınav sonucuyla istenilen üniversiteye başvuru yapan öğrenciler, eğitim masraflarının tamamını kendileri karşılıyor.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Özel eğitim öğrencilerinin velilerine yönelik kurslara yoğun ilgi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bakanlığa bağlı özel eğitim uygulama okullarında orta ve ağır düzeyde zihinsel yetersizliği olan bireylerle otizm spektrum bozukluğu bulunan kişiler için eğitim verildiğini belirtti.

Bu kapsamda 923 özel eğitim uygulama okulunda 29 bin 878 öğrencinin eğitim aldığını ifade eden Özer, bu öğrencilerin velilerinin, yaz kış demeden çocuklarını genellikle okullarda ders bitimine kadar beklediğini söyledi.

Bu velilere destek olmak için Bakanlığın velilere kurs vermeye başladığını anlatan Özer, böylece velilerin okullarda bekleme sürelerini daha nitelikli hale getirerek, ilgi duydukları alanda kendilerini geliştirmelerine imkan sağlamak istediklerini kaydetti.

Bu amaçla 923 özel eğitim uygulama okulunda, müdürlerin velilerle görüşerek kurs taleplerini aldığını aktaran Özer, şunları kaydetti:

“Bu talepler doğrultusunda okullarımızda halk eğitim merkezlerimiz tarafından velilerimize yönelik kurslar düzenleyerek eğitim vermeye başladık. Halk eğitim merkezleri aracılığıyla açtığımız kurslara yoğun talep oldu. Yaklaşık iki ay gibi kısa bir sürede 67 ilde 134 okulda 218 kurs açıldı ve bu kurslarda 3 bin 11 velimiz eğitim aldı. Bu konuda talep artıyor. Önümüzdeki aylarda bu sayılar giderek artacaktır. Hedefimiz imkanlar ölçüsünde 923 okulumuzda velilere yönelik en az bir kurs açabilmektir. Bu hedefe ulaşacağımıza inanıyorum. Süreci başarılı bir şekilde yöneten Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne, il, ilçe ve okul yöneticilerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ediyorum.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖK 5 üniversiteyi daha ihtisaslaşma kapsamına aldı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığında düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, küreselleşmeyle birlikte yükseköğretim kurumlarının, üstlendikleri misyonlar, işlevleri, yeni stratejiler ve iş birliği modelleri çerçevesinde önemli değişimler gösterdiğini belirtti. 

YÖK Başkanı Saraç, bu süreçte yükseköğretim kurumlarının, özellikle bilgiyi üretmeleri, bu konuda ihtisaslaşmaları ve bilgiyi transfer edebilmelerinin, inovasyon geliştirme yetenekleri gibi kavramlarla yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası kalkınma ve rekabet gücünü artırma potansiyellerinin artık fevkalade önem kazandığını ifade etti.

Saraç, başkanlık görevine geldiği 2015’ten itibaren üniversitelerin faaliyetleri ve ilmi çıktılarının birbirinin aynısı olamayacağı, akademik yapılarına, beşeri sermayelerine, kuruluş misyonlarına ve bulundukları bölgelere bağlı olarak yapılan değerlendirmelerle üniversitelerin çeşitliliğinin gerekliliği üzerinde durduğunu dile getirdi.

Bir önceki nesil bölgesel gelişme politikalarının, bölgelerin kalkındırılması konusunda büyük ölçekli altyapı geliştirme ve bölgeye yatırım çekme gibi yöntemlerle gelişme hedeflerine ulaşmayı amaçladığına dikkati çeken Saraç, büyük ölçüde kamu fonu tahsisine rağmen, geri planda kalan bölgelerin diğerlerini yakalayamadığına işaret etti.

Kalkınma kutupları, öğrenen bölgeler, sosyal ve beşeri sermaye, bilgi transferi gibi kavramların üniversitenin bölgedeki rolünü merkezi bir öneme sahip kıldığını dile getiren Saraç, bu bağlamdan hareketle yeni YÖK’te “Bölgesel Kalkınma Odaklı İhtisaslaşma Projesi” kapsamında 2006’dan sonra kurulan üniversitelerle çalışılmaya başlandığını kaydetti.
Bu çerçevede, proje için daha önce Bingöl, Kırşehir Ahi Evran, Uşak, Düzce, Burdur Mehmet Akif Ersoy, Aksaray, Kastamonu, Muş Alparslan, Recep Tayyip Erdoğan ve Siirt üniversitelerinin, bölgenin mevcut durumu, üniversitenin potansiyeli, bölge-üniversite ilişkisi gibi 3 ana kulvarda pek çok parametre dikkate alınarak seçildiğini anlatan Saraç, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bölgesel Kalkınma Odaklı İhtisaslaşma Projesi kapsamındaki 10 üniversitemize, yine aynı kriterlerle değerlendirmeye alınarak seçilen Yozgat, Kırklareli, Çorum Hitit, Bartın, Artvin üniversiteleri olmak üzere 5 üniversitemiz daha katıldı. Bütün bu üniversitelerimizden beklentimiz kendilerine verilen ihtisaslaşma alanında ‘Hedeflenmiş Sosyo-Ekonomik Araştırma Programları’nı geliştirmeleri ve bu programın bölgenin kalkınmasına anlamlı değerler sunmasını sağlamalarıdır. Böylece bölgede, üniversite organizasyon ve stratejilerinde gelişmeler olacak, Ar-Ge organizasyonu artacak, ürün pazar ve rekabetinde güçlenmeler beklenecek, fon kaynakları artacak, yeni genişletilmiş iş birlikleri doğacak, uzmanlaşmış merkezler gelişecek ve de en önemlisi bölgeye ait kültürel güçlü değişimler ortaya çıkacaktır.”

Saraç, projeyle üniversitede, bölgenin ekonomik aktörler arasındaki hareketliliği destekleyen programların çeşitlenmesi, bölgesel gereksinimleri karşılayacak eğitim programlarının geliştirilmesi, bulunduğu bölgeyi daha iyi bilen öğrenciler ve mezunların istihdamıyla bölge temelli öğrenme süreçlerinin oluşturulmasının da beklendiğine işaret etti.

“Sinerji doğuran çalışmalar yapılması bekleniyor”

Üniversitelerin bölgesel kalkınma konusundaki bir diğer önemli getirisinin, ekonomik başarı, bireysel yetenekler ve gruplar arası bilgi transferi ile de doğrudan ilişki sağlaması olduğunun altını çizen Saraç, “Üniversitelerin yerel düzeydeki araştırma sonuçlarının ilgili özel ve kamu sektörleriyle paylaşılarak üretime dönüştürülmesi hedeflenmelidir. Bölgesel kalkınma ajansları ile etkin bir iletişim ağı kurularak sinerji doğuran çalışmalar yapılması beklenmektedir. Projenin beklenen gücü gerçekten etkin ve yüksektir. Henüz 4 yıllık bir proje olmasına rağmen birçok filizlenmeyi görmekteyiz ve projeden Türkiye’nin geleceği için umutluyuz.” diye konuştu.

“İhtisaslaşan üniversitelere destekleme söz konusu olacak” 

Bölgesel kalkınmada ihtisaslaşma misyonu verilen bu üniversitelerin Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından mali kaynaklarla, YÖK tarafından ise akademik personel kaynağı sağlanarak desteklendiğini anımsatan Saraç, söyle konuştu:

“Bu bağlamdan olmak üzere kaynak aktarımlarına ek olarak üniversitelerin ihtisaslaşma alanları ile ilgili olmak şartıyla 2018 yılında 50, 2019 yılında 100 araştırma görevlisi için ilave atama izni bu üniversitelere tahsis edilmiştir. Ayrıca ihtisaslaşma alanlarına uygun olarak öğretim üyesi yetiştirmek amacıyla yurt dışı lisansüstü burs imkanlarından da yararlanabilmeleri sağlanmaktadır. Bahsettiğimiz bütün bu çalışmalar aslında küresel yükseköğretimde yeni bir dönüşüm ve yeni bir akademik devrim olarak nitelendiriliyor. Bu süreçten asla kopmamalıyız.
Üniversite ile bölge arasındaki uzun süreli ve başarı sağlayan, bölgesel gelişmeyi mümkün kılan bir ortaklığın kurulabilmesi için hem üniversiteler hem de bölgesel paydaşlar, bölgesel gelişmedeki rollerini çalışmalı, değerlendirmeli ve iyi kullanmalıdır. Bu uzun süreli çalışmada üniversitelere ve paydaşlara başarılar diliyorum. YÖK girişimiyle ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının da destekleriyle bu yıl Bölgesel Kalkınma Odaklı İhtisaslaşan üniversitelere bir destekleme söz konusu olacaktır. Bu müjdeyi de üniversitelerimize vermek isterim.”

Rektörlere proje katılım belgesi 

Konuşmaların ardından Saraç, tıbbi ve aromatik bitkiler alanında ihtisaslaşacak Artvin Çoruh Üniversitesinin rektörü Fahrettin Tilki’ye, akıllı lojistik ve bütünleşik bölge uygulamaları kapsamında ihtisaslaşacak Bartın Üniversitesinin rektörü Orhan Uzun’a, makine ve imalat teknolojilerinde ihtisaslaşacak Hitit Üniversitesinin rektörü Ali Osman Öztürk’e, gıda alanında ihtisaslaşacak Kırklareli Üniversitesinin rektörü Bülent Şengörür’e ve endüstriyel kenevir alanında ihtisaslaşacak Yozgat Bozok Üniversitesinin rektörü Ahmet Karadağ’a proje katılım belgesi verdi.

Toplantıya, YÖK Yürütme Kurulu üyelerinin yanı sıra Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Akif Özkaldı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Barış Yeniçeri, proje komisyon üyeleri, proje kapsamında daha önce belirlenen 10 üniversitenin rektörleri, projeye yeni seçilen 5 üniversitenin rektörleri ile bulundukları ilin valileri ve sanayi ve ticaret odaları başkanları katıldı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Yeni destek eğitim odası sayısı 400e ulaştı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığı‘ndan yapılan açıklamaya göre, MEB, okullarda açılan destek eğitim odalarının yeni standartlara göre dönüştürülmesi için 2019’da çalışma başlattı.

Özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilerin eğitim ortamlarını iyileştirme çalışmaları kapsamında, 2019 başında 33 ilde 79 olan yeni standartlarda destek eğitim odası sayısı yıl sonunda 81 ilde 200’e, 2020 yılı başında ise 400’e çıkarıldı.

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 2019 sonunda “özel çocuklar” için “81 ilde en az 1, toplamda 200 yeni Destek Eğitim Odamız olacak.” açıklamasını yaptıklarını anımsattı.

Geçen yılın başında belirlenen standartlara uygun 33 ilde hizmet veren 79 destek eğitim odası bulunduğunu ifade eden Selçuk, bu amaçla gerekli çalışmaları yaptıklarını ve kaynağı oluşturduklarını belirtti.

“Destek konusunda kararlıyız”

Özel Eğitim ve Rehberlik Genel Müdürlüğü ve tüm il müdürlerinin 121 yeni destek eğitim odası kurulması ve hizmete alınması için çalışmalarını kısa sürede tamamladığını aktaran Selçuk, şunları kaydetti:

“81 ilde yeni standartlara göre kurulmuş 200 destek eğitim odasını özel eğitim öğrencilerimizin hizmetine sunduk. Bazı illerimizde yeni standartlarda sadece bir tane destek eğitim odası olması bu hizmetlere erişimi kısıtlıyordu. Hedefi büyütmek zorundaydık. 200 ilave destek odası kurmayı yeni hedef olarak koyduk. Burada özellikle büyükşehirlerimize ağırlık verdik. Örneğin, İstanbul’daki yeni standartta destek eğitim odası sayısı 6’dan 35’e, Ankara’daki 10’dan 25’e, Antalya’da 1’den 10’a, Gaziantep’te 2’den 10’a, Konya’da 4’ten 10’a, Mersin’de 5’den 10’a, Bursa’da 4’ten 12’ye, Kocaeli’de 10’a ve İzmir’de de 15’e çıktı. Artık 81 ilimizde yeni standartlara göre kurulmuş 400 özel eğitim destek odası, özel öğrencilerimizin hizmetine sunuldu. Destek konusunda kararlıyız. Tüm imkanlarımızla…”

Bakan Selçuk, sürece büyük emek veren Bakan Yardımcısı Mahmut Özer’e, Strateji Dairesi Başkanlığına, Özel Eğitim ve Rehberlik Genel Müdürlüğüne ve tüm il müdürlerine teşekkür etti.

“Öğrencilerin yararına göre planlama”

Destek eğitim odası; okul ve kurumlarda, kaynaştırma veya bütünleştirme yoluyla eğitim uygulamaları kapsamında akranlarıyla aynı sınıfta eğitimlerine devam eden özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin, eğitim hizmetlerinden en üst düzeyde yararlanmaları amacıyla özel araç gereç ve eğitim materyalleri sağlanarak oluşturulmuş eğitim ortamları olarak hizmet veriyor.

Destek eğitim odalarında eğitim alacak öğrenciler ile eğitim alacağı dersler, bireyselleştirilmiş eğitim programı (BEP) geliştirme biriminin önerileri doğrultusunda eğitim öğretim yılı başında belirleniyor.

Özel eğitim ihtiyacı olan her öğrencinin ihtiyacı doğrultusunda bu eğitimden yararlanması sağlanıyor.

Destek eğitim odasında sunulacak hizmetler, öğrencinin yararı gözetilerek uygun öğretmen sağlanması ve velinin onayı ile okulun çalışma saatlerinde öğrencinin ders saati içinde veya dışında planlanıyor.

Okumaya Devam