İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

'Türkiye kendi gücüyle eğitim kalitesini yüksek bir noktaya getirecek'

Yayınlandı

Yalova

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Yalova’da Şaban Temüge Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli’nde milletvekilleri, hayırseverler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda yaptığı konuşmada, Milli Eğitim Bakanlığı olarak illeri ziyaret edip eğitimle ilgili daha iyi çalışmaları hayata geçirebilmek için mücadele verdiklerini söyledi.

Yalova’da eğitimi geliştirmek için bir arada olduklarını belirten Selçuk, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde eğitim sistemimizin uluslararası bir mukayese zemini üzerinde daha da gelişmesi için ne türlü tedbirler alınabilir; bunun üç yıllık bir projeksiyonunu ortaya koyduk. Bir vizyon belgesi çıktı ortaya. Türkiye, ay ay, yıl yıl ne zaman neyi nasıl yapacağını, niçin yapacağını çok net bir şekilde ortaya koydu.” ifadelerini kullandı.

Selçuk, eğitim sisteminin gelişmesine yönelik tedbirler almaya devam ettiklerini aktardı.

Bilimin, aklın, yöntemin gücünü kullandıklarına değinen Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çünkü bu olmadığında sadece iyi niyetle ya da bazı temennilerle bir eğitim sisteminin dönüşmesi mümkün değil. Bunun dünya çapındaki yolu bilimden geçiyor, akıldan geçiyor, çeşitli stratejileri uygulamaktan geçiyor. Türkiye inşallah kendi gücüyle, toplumunun gücüyle, hayırseverlerin gücüyle eğitim kalitesini çok daha yüksek bir noktaya getirecek. Hayırseverlik maalesef Türkiye’de çok net anlaşılmıyor. Herkesin parası olabilir, herkesin bütçesi olabilir ama herkes hayır yapamaz, herkese kısmet olmaz, bu bir nasip işidir, bir kısmet, bir gönül işidir. O yüzden şu ana kadar Yalova’mıza eğitim sisteminin kalitesi için katkıda bulunan bütün hayırseverlerimize teşekkür ediyorum.”

“Türkiye küresel rekabet içinde olması gereken bir ülke”

Türkiye’de eğitime bağış yapmış hayırseverleri toplama ve Ankara’ya davet etme gibi bir projeleri olduğunu dile getiren Selçuk, karşılık beklemeden iyilik yapmanın iltifat edilmesi gereken bir olay olduğunu belirtti.

Yalova’da eğitimin daha iyi olabilmesi tüm paydaşların bir araya gelmesi gerektiğine işaret eden Selçuk, şöyle konuştu:

“Yalova var olan ile tatmin olmamalı. Yalova çok daha büyük mesafeler alabilecek bir potansiyele sahip. Burayı bir uydu kent gibi düşünmek değil, burayı çok özel dünya çapında tanınan belirli bir iki konuda Türkiye’ye de öncülük eden bir yer haline getirmek mümkün. Bu neyle olur? Bu insan kalitesiyle olur, eğitimle olur. Eğitim konusunda da biliyorum genel olarak olumlu bir tablo var Yalova’da fakat benim için bu çok olumlu değil. Yalova, Türkiye’nin başka şehirlerine göre iyi olabilir ama benim için Yalova, New York’a göre nerede, Paris’e göre nerede, Londra’ya göre nerede? Benim ölçüm bu. Türkiye küresel rekabet içinde olması gereken bir ülke, yoksa kendi kendimizle yarışarak bir yere varmamız çok mümkün değil. Ben bu yarışta hep beraber çocuklarımızın geleceği için emek veren herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.”

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, konuşmasının ardından Yalova’da eğitime katkı sağlayanlara teşekkür belgesi verdi. İş insanı Orbay Tuna tarafından yaptırılacak spor lisesinin protokolünü de imzaladı.

Selçuk, toplantı öncesinde Yalova Valisi Muammer Erol’u ziyaret ederek, valilik şeref defterini imzaladı. Daha sonra merkeze bağlı Paşakent Mahallesi’ndeki Kardelen İlkokulu ve Ortaokulu’nu ziyaret eden Selçuk, okuldaki sanat, beceri atölyesini gezerek öğrencilerle sohbet etti, öğretmen ve idarecilerden çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Yetenek taramalarını zeka testine indirgemek haksızlık olur

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğrenciler için yürütülen yetenek tarama çalışmalarına ilişkin, “Böylesi kıymetli bir çalışmayı, zeka (IQ) testine indirgemek büyük bir haksızlık olur. Zira bir çocuğun kabiliyeti, merakı ve gönlünün muradının kaderi bir gün tesadüfen keşfedilmeye bırakılamaz.” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığınca öğrenciler için Türkiye genelinde başlatılan ilgi, kişilik, yetenek ve beceri taramalarıyla öğrencilerin bu konulardaki yönelimlerinin erken yaşlarda belirlenmesi ve öğrenim hayatları boyunca doğru bir şekilde yönlendirilebilmeleri amaçlanıyor.

Tarama çalışmaları, öğrencinin tanınması ve bu tanımanın takibinin yapılarak, öğrenciye eğitim yolculuğunda kişiselleştirilmiş bir yol haritası sunulabilmesi için önemli bir aşama olma özelliğini taşıyor.

Bu taramalar, öğrencilerin becerileri, sözel yetenekleri, analiz yapabilme, çıkarımlarda bulunma, eleştirel düşünme, resim, spor, müzik gibi sanatsal ve bedensel faaliyetlerde yatkınlıklarının tespiti ile çocuğun potansiyelinin açığa çıkartılmasına yönelik çıktıları beraberinde getirecek.

Taramalar sonucunda elde edilen sonuçlar da Bakanlıkça geliştirilen “e-rehberlik” modülüne işlenecek. Böylelikle veriler üzerinden izleme geliştirme çalışmaları yapılacak. Bunun sonucunda çocukların, yeteneklerine ve ilgi alanlarına göre yönlenmesine rehberlik edilecek.

“Bir çocuğun kabiliyeti tesadüfen keşfedilmeye bırakılamaz”

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, konuyla ilgili AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, geçen yıl 800 bin öğrencinin yetenek tarama çalışmalarının gerçekleştirildiğini anımsattı.

Bu taramaların sonuçlarının, e-rehberlik modülüne işlendiğini ve modül üzerinden izleme geliştirme süreçlerine geçildiğini anlatan Selçuk, şunları kaydetti:

“Bir çocuğun yeteneğini keşfetmek ve onu doğru yönlendirmek, hem onun için hem de ülke için en değerli hediyelerden biridir. Milli Eğitim Bakanlığı olarak öğrencilerimizin ilgi, yetenek ve becerilerini erken yaşta belirleyebilmek amacıyla tarama çalışmaları yürütüyoruz. Böylece çocuklarımıza ilgi, yetenek ve yönelimlerine göre rehberlik edebileceğiz.

Geçtiğimiz yıl 800 bin öğrencimizle gerçekleştirdik. Bakanlık olarak hedefimiz, bu taramaları ülke genelinde tüm çocuklarımızla birlikte yapmak. Bu taramaları, çocuklarımız için pedagojik açıdan çok değerli görüyorum. Böylesi kıymetli bir çalışmayı, zeka (IQ) testine indirgemek büyük bir haksızlık olur. Zira bir çocuğun kabiliyeti, merakı ve gönlünün muradının kaderi bir gün tesadüfen keşfedilmeye bırakılamaz.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Öğrenciler ekran ve sosyal medya bağımlılığından projeyle uzaklaştı

Yayınlandı

Yazar :

Kırşehir

Milli Eğitim Bakanlığınca Kırşehir’de pilot olarak uygulanan “Kırşehirli Genç Ahiler Çalışma Hayatında” adlı projeyle öğrenciler, Ahi duasıyla teslim edildikleri esnafın yanında iş deneyimi edindi.

Kırşehir Valiliğinin öncülüğünde, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Kırşehir Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) ile Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin (KESOB) iş birliğinde 8 Temmuz-9 Ağustos tarihlerinde uygulanan projenin sonuç raporu yayımlandı.

Farklı kurumlardan oluşturulan komisyonun hazırladığı rapora göre, Kırşehir’deki okulların 8, 9 ve 10’uncu sınıflarından 575 öğrenci, proje kapsamında Kırşehir Milli Eğitim Müdürlüğüne müracaat etti.

KTSO’ya bağlı 179 ve KESOB’a bağlı 121 işletme, toplam 506 öğrenci için talepte bulundu. Yapılan değerlendirmeler sonucunda 481 öğrenci çeşitli iş yerlerine yönlendirildi.

Mesleklerin tanınması ve öğrencilerin mesleki çalışma şartlarıyla daha erken yaşlarda tanışmasını amaçlayan projeye gönüllülük esasına göre dahil olan ve Ahi duasıyla esnafa teslim edilen öğrenciler, bir aylık sürede çeşitli kriterlere göre belirlenen uygun esnafın yanında gözlem yapabilme imkanı buldu.

Raporda, öğrencilerin elde ettiği kazanımlarla ilgili şu bilgilere yer verildi:

“Öğrencilerimizdeki ekran ve sosyal medya bağımlılığının olumsuz etkilerinin azalması sağlanmıştır. Öğrencilerimizin, kazanacakları hayat tecrübesi ile okullarında daha verimli olmalarına imkan sunulmuştur. Ahiliğin başkenti Kırşehir’de mesleki eğitimle ilgili yeni bir başlangıç noktası ortaya konulmuştur. Öğrencilerin çalışma hayatını tanımalarına fırsat sunulmuştur. Girişimcilik yönleri teşvik edilmiştir, sosyalleşmelerine katkı sunulmuştur.”

“Kırşehirli Genç Ahiler Çalışma Hayatında” projesi, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mustafa Safran’ın haziran ayında Kırşehir Valisi İbrahim Akın’ı ziyaretinin ardından imzalanan protokolle hayata geçirilmişti.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Teknoloji alanında doktora yapmak isteyenlere burs fırsatı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından bilgi güvenliği, blok zincir teknolojileri, bulut bilişim, nesnelerin interneti, yapay zeka ve enerji teknolojileri gibi alanlarda yurt dışında doktora yapmak isteyen öğrencilere burs sağlanacak.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Yurt Dışı Doktora Burs Programı kapsamında Cumhurbaşkanlığı Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu ile TÜBİTAK Yönetim Kurulunun belirlediği alanlarda yurt dışında doktora yapmak isteyen öğrencilere destek verilecek.

Bilgi güvenliği, biyoenerji, blok zincir teknolojileri, bulut bilişim, eklemeli (additive) imalat, enerji depolama teknolojileri, enerji verimliliği, geniş bant teknolojileri (kablolu/kablosuz iletişim teknolojileri, IP teknolojileri), güneş enerjisi, kömür teknolojileri, kuantum teknolojileri, mikro/nano/opto-elektromekanik sistemler, nesnelerin interneti, robotik, mekatronik ve otomasyon, rüzgar enerjisi, tarım ve hayvan biyoteknolojisi ile yapay zeka ve makine öğrenmesi alanlarında uzmanlaşmak isteyen öğrenciler, yurt dışında bir doktora programına kayıt yaptırmış olmaları şartıyla programa başvurabilecek.

Son başvuru tarihi 21 Ekim

Söz konusu programa, lisans öğrenimlerinde son sınıfa geçmiş, lisans öğrenimini tamamlamış, bir lisansüstü programına kayıtlı veya bir lisansüstü programını tamamlamış öğrenciler müracaatta bulunabilecek.

Son başvuru tarihi 21 Ekim olan program kapsamında, burs almaya hak kazanan öğrencilere yol, aylık yaşam gideri, öğrenim harçları ve sağlık sigortası desteği verilecek.

Bursiyerlerin, belgelemeleri koşuluyla kayıt yaptırdığı okulun başvuru ücreti, öğrenim görülecek ülkeye ait vize bedeli ve her bir sınav türü için bir kereye mahsus genel yetenek sınav ücretleri de ödenecek.

Sonuçlar yıl sonunda açıklanacak

Doktora eğitimini tamamlamak için bursiyere tanınan süre 6 yıl olarak belirlenirken, burs ödeme süresi 2 yıl olacak. Bursiyer, bursunu ancak grup yönetim kurulunun uygun bulması halinde aralıklı veya dönemsel olarak kullanabilecek.

Doktora öğrenimini belirtilen sürede tamamlayamayanlara veya doktorasını tamamladıktan sonra doktora sonrası çalışma yapmak isteyen bursiyerlere uygun görülmesi halinde ek süre verilebilecek.

Başvurular, TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) Başvuru ve İzleme Sistemi üzerinden (https://e-bideb.tubitak.gov.tr/giris.htm) çevrim içi olarak yapılacak, başvuru sonuçları aralık ayında açıklanacak.

Okumaya Devam