İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

'Tasarım Beceri Atölyeleri' MEB mevzuatında

Yayınlandı

ANKARA

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) yapılan yönetmelik değişikliğiyle 2023 Eğitim Vizyonu’nda yer alan “Tasarım Beceri Atölyeleri“nin her okulda kurulması düzenlenirken, il ve ilçe merkezlerinde ölçme değerlendirme merkezlerinin açılabilme şartları da tanımlandı.

Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlandı.

Yönetmelikte yer alan “kurum” tanımı yeniden düzenlenerek “öğretmen akademisi” ifadesi çıkarıldı. Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğünce yapılacak ölçme ve değerlendirmeler için il ve ilçe merkezlerinde açılacak “ölçme değerlendirme merkezleri” yönetmeliğin “merkez” tanımına ilave edildi.

Yönetmelikte, 2023 Eğitim Vizyonu Belgesi’ndeki hedef dikkate alınarak “her okulda, okulun özelliğine uygun yeteri kadar derslik, öğretmenler odası, rehberlik servisi, laboratuvar, bilgisayar odası veya laboratuvarı, atölye, çok amaçlı salon, spor salonu, kütüphane veya z-kütüphane, okul aile birliği odası, zümre öğretmenler odası ve destek eğitim odası bulunmasına” ilişkin şartlara “Tasarım Beceri Atölyeleri” eklendi.

Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine uyum sağlanması amacıyla da yönetmelikte düzenlemeye gidildi. MEB’in 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu’ndaki düzenleme kapsamında, eğitim kurumu için tahsis edilen arsaların eğlence yerleri ve alkollü içki satışının yapıldığı yerlere en az 100 metre uzakta olması şartı yönetmeliğe yansıtıldı.

Ayrıca açılacak okul ve kurum yapılarının uygun olması gereken mevzuat hükümlerine, Planlı Alanlar İmar ile Otopark yönetmelikleri ilave edildi.

Görsel sanatlar atölyesi ile müzik dersliğinin her ikisinin de yapılması zorunluluğunun kaldırıldığı yönetmelikle, yeri uygun binalarda ikisinin, uygun olamayanlarda birisinin yapılmasına imkan sağlandı.

Anadolu liseleri ile imam hatip liselerinin açılma şartları eşitlendi

Danıştayın “diğer kurumlarda yer verilen, kurumların açılmasında esas alınan nüfus kriterine imam hatip lisesinin açılmasında yer verilmediği” gerekçesiyle daha önce verdiği yürütmeyi durdurma kararı dikkate alınarak, yönetmelikte düzenlemeye gidildi. Bu kapsamda, Anadolu liseleri ile Anadolu imam hatip liselerinin açılma şartlarındaki nüfus kıstası ile 9’uncu sınıfa kayıt olacak en az 2 şube mevcudunda öğrenci bulunması kriterleri eşitlendi.

Yönetmelikte, tematik mesleki ve teknik Anadolu liselerine ilişkin, il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerince, okul bünyesinde uygulanacak alanların her biriyle ilgili orta ve büyük ölçekli işletmeler veya bunların temsilcisi kurum ve kuruluşlarla, ihtiyaç duyulduğunda ilgili İŞKUR il müdürlüğü ile öğrencilerin işletmede beceri eğitimi ve stajı, mezuniyet sonrası istihdamları, öğretmenlerin mesleki gelişimleri, eğitim ortamlarının iyileştirilmesi ve benzeri konuları içeren en az 10 yıl süreli iş birliği protokolü veya protokollerinin yapılmış olması şartı aranacağı hüküm altına alındı.

Bu okullarda öğrencilerin çok yönlü gelişimi esas alınarak, birbirini tamamlayıcı meslek alanlarında eğitim verilmesi prensibinden hareketle, öğretim programı, öğretmen kaynağı, atölye donanımı ve benzeri özellikler bakımından birbiriyle ilişkili en fazla üç alanda program uygulaması şartı yönetmelikte düzenlendi.

Yönetmelikte, aynı şehirde ikinci tematik mesleki ve teknik Anadolu lisesi açılabilmesi için ilin toplam nüfusunun en az 2 milyon olması, nüfusu 2 milyondan fazla illerde ikiden fazla okul açılabilmesi için her 1 milyon nüfusa karşılık yalnızca bir tematik mesleki ve teknik Anadolu lisesi açılabilmesi hükme bağlandı.

Ölçme değerlendirme merkezlerinin kriterleri belli oldu

İl ve ilçe merkezlerinde oluşturulacak ölçme değerlendirme merkezlerinin açılabilme şartları ile buralarda bulunması gereken kriterlere de yönetmelikte yer verildi.

Bu kapsamda, açılacak yerin il merkezi ya da büyükşehir statüsündeki illerin en az 100 bin nüfuslu ilçelerinden birinde olması, buralarda arşiv, baskı makinesi ile optik okuma, çalışma, soru redaksiyon odaları ve toplantı salonu bulunması zorunlu hale getirildi.

Bakanlık onaylamadan okul adlarında değişiklik yapılmayacak

Yönetmelikte, özel eğitim kurumlarının hariç olmak üzere okul pansiyonlarının en az 100 öğrenci kapasiteli olması şartına ilişkin, bu kapasitenin tamamının kız, tamamının erkek veya kullanım alanları ayrı olacak şekilde kız ve erkek öğrenciler için kullanılabileceği hükme bağlandı.

Yönetmelik uyarınca, çeşitli mağduriyetleri engellemek amacıyla, Bakanlıkça onaylanıp MEBBİS Modülü’ne işlenmeden okul, kurum adında değişiklik de yapılamayacak.

Muhabir: Burcu çalık


Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Balıkesir üniversite sıralarında 51 ülkeden misafir ağırlıyor

Yayınlandı

Yazar :

Balikesir

Balıkesir’e dünyanın farklı coğrafyalarından gelerek yükseköğrenimlerini sürdüren 653 öğrenci, eğitimini aldıkları branşlarda kendilerini en iyi şekilde yetişerek döndüklerinde ülkelerine yararlı bireyler olmayı hedefliyor.

Başta Asya, Afrika ve Balkanlar olmak üzere dünyanın dört bir yanından 125 bini aşkın öğrenci Türkiye’deki üniversitelerde öğrenim görüyor.

Özellikle, Türkiye’nin gönül bağının olduğu ülkelerden gelen bu gençlere kucak açan yükseköğretim kurumlarından Balıkesir Üniversitesinde (BAÜN) hem yerli hem de yabancı öğrenciler geleceğe hazırlanıyor.

1992 yılında kurulan BAÜN, 11 fakülte, 13 meslek yüksekokulu, 5 yüksekokul, 4 enstitü ve 21 araştırma merkeziyle faaliyetlerini sürdürüyor. Üniversitenin 38 bin 600 öğrencisinden 653’ünü “misafir” öğrenciler oluşturuyor.

Yurt dışından gelen öğrencilerin en fazla tercih ettiği branşın mühendislik olduğu dikkati çekiyor.

“Üniversitenin her imkanından faydalanıyorlar”

BAÜN Rektörü Prof. Dr. İlter Kuş, AA muhabirine, görevinde 5’inci ayını geride bıraktığını söyledi.

Atandığı günden bu yana anlayışının hep öğrenci odaklı olduğunu belirten Kuş, şöyle devam etti:

“Hem kendi öğrencilerimize hem de misafir öğrenci olarak adlandırdığımız yabancı öğrencilere ilgimiz ve yakın temasımız devam etmektedir. Biz yabancı öğrenci ismini pek kullanmak istemiyoruz. Misafir öğrenci lafını daha çok benimsedik ve daha çok kullanıyoruz. Misafir öğrenci desek de bu öğrenci kardeşlerimizin diğer öğrencilerimizden hiçbir farkları yoktur. Üniversitemizin imkanlarından eşit bir şekilde onlar da faydalanmaktadırlar. Biz bunun da ötesine giderek, arkadaşlarımızla özel ilgi göstererek birebir de görüşmelerimizi devam ettiriyoruz.”

Rektör Kuş, üniversitenin uluslararası öğrenci profiline ilişkin bazı bilgileri paylaştı.

Söz konusu 51 ülkeden en fazla gencin, 210 öğrenciyle Azerbaycan’dan geldiğini ifade eden Kuş, bu ülkeyi Türkmenistan, Suriye, Bulgaristan, Afganistan, Kazakistan ve Almanya’nın takip ettiğini anlattı.

En fazla tercih ettikleri branşın ise mühendislik olduğunu aktaran Kuş, 139 misafir öğrencinin bu alanda öğrenimlerine devam ettiğini aktardı.

Prof. Dr. İlter Kuş, mühendislik dışında en çok ilgi gören fakültelerin iktisat, turizm, eğitim, fen edebiyat ve sağlık bilimleri olduğunu sözlerine ekledi.

“Son derece güzel arkadaşlıklar kurduk”

İlahiyat Fakültesi öğrencisi Bangladeşli Atour Rahoman ise Balıkesir’de yaşamaktan çok memnun olduğunu, üniversitede çok güzel bir ortam bulunduğunu belirtti.

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde uluslararası ticaret ve lojistik okuyan Ugandalı Abdulwarith Ikula, “Burası hem Avrupa hem Asya’da bulunduğu için burada okumak daha mantıklı geldi benim için. Hem Asya’da hem Avrupa’da bağlantılarım olsun istiyorum; o nedenle Türkiye ve Balıkesir Üniversitesini tercih ettim.” dedi.

Türkiye’de 6 yıldır yaşayan İlahiyat Fakültesi son sınıf öğrencisi Suriyeli Abdurrahman Elhactaha da bu şehirde son derece güzel arkadaşlıklar kurduğunu dile getirdi.

Üniversite yaşamını asla unutmayacağını söyleyen Elhactaha, şunları kaydetti:

“Arkadaşlar ve hocalarla güzel bir ortam yakaladık. Balıkesir’de olmaktan son derece mutluyuz. Balıkesir’e teşekkür ediyoruz. Burada yaşadığımız ortamı, arkadaşlığı, öğrendiğimiz bilgiyi ülkemize döndüğümüzde arkadaşlarımıza anlatacağız. Öğrendiğimiz bilgileri diğer arkadaşlara tanıtacağız. Öğrendiklerimizi yaşamımızda kullanmamız ve hayatımıza aktarmamız lazım.”

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde uluslararası ticaret ve lojistik eğitimini sürdüren Kamerunlu Yasinse Njutapvoui, BAÜN’ün eğitim ve öğretimini “çok güzel bir sistem” olarak nitelendirdi. Kamerunlu genç, Balıkesir’de okumaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Hibe destek ile Silvanda 33 anaokuluna eğitim materyali

Yayınlandı

Yazar :

Diyarbakır

Karacadağ Kalkınma Ajansınca sunulan 220 bin lira hibe destek ile Diyarbakır’ın Silvan ilçesindeki 33 anaokulu eğitim materyaline kavuştu.

Silvan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce, okul öncesi eğitim alan çocukların öğrenmeye ilgisini artırmak, anaokullarındaki eğitim kalitesini artırmak, dezavantajlı bölgelerdeki öğrencilerin eğitim ortamlarının fiziki, beşeri ve teknik alt yapısını güçlendirerek okulları cazibe merkezi haline getirmek amacıyla proje hazırlandı.

Karacadağ Kalkınma Ajansı, “Silvan’da 33 Ana Sınıfının Fiziki Şartlarının İyileştirilmesi ve Okullaşma Oranının Artırılması Projesi”ne 220 bin lira hibe destek verdi.

Bu destekle temin edilen trafik işaretleri, oyun malzemeleri, robotik kodlama seti ve tablet gibi çok sayıda materyal, öğrencilerin kullanımına sunulması için öğretmenlere teslim edildi.

22 farklı eğitici ve öğretici materyal ile eğitim görme imkanına kavuşacak çocuklar hem eğlenecek hem de öğrenecek.

“Ana sınıflarımızın temel ihtiyaçlarını gidermiş olduk”

Silvan Kaymakamı Adem Çelik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, okul öncesi eğitim standartlarının geliştirilmesi amacıyla hazırlanan projenin hayata geçirildiğini söyledi.

İlçedeki 33 ana sınıfında temel malzemelerin dağıtımının gerçekleştirildiğini ifade eden Çelik, “Ana sınıflarımızın temel ihtiyaçlarını bu proje kapsamında gidermiş olduk. Okullarımızda temel fiziki şartlar ile oyuncak noktasında bir takım eksikler vardı. Bu proje kapsamında bir kısmını gidermiş olduk. Bir ana sınıfı için ihtiyaç olan ne varsa hepsi alınmış oldu.” dedi.

Malzemeler yerleştirilmeden önce sınıfların boya ihtiyacının da giderildiğini belirten Çelik, böylece çocukları temiz ve sağlıklı bir ortamda ana sınıflarıyla buluşturacaklarını aktardı.

“Bu materyaller çocukların gelişimini destekliyor”

Karacalar İlkokulunda öğretmen Merve Baharçiçek, eğitim materyallerinin öğrencilerin gelişimine sağladığı katkıya değinerek, desteğin eğitim ve öğretimde büyük faydasını göreceklerini dile getirdi.

Baharçiçek, “Köy çocukları bu materyallerle daha önce ulaşamadıkları eğitim imkanlarına ulaşmış oldular. Materyallerin fazlalığı onların öğrenme şansını artırıyor. Bu da şehirde yaşayan çocuklar ile köyde yaşayan çocuklar arasındaki farkı azaltıyor.” diye konuştu.

Öğrencilerden Bagercan Kılıç (5), okulda arkadaşlarıyla yeni malzemelerle oyunlar oynayıp, eğlendiklerini söyledi.

Bünyamin Kara da okula yeni gelen malzemelerle etkinlikler yaptıklarını anlatarak, zamanlarının güzel geçtiğini aktardı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

İhtiyaç sahibi binlerce öğrenciye ücretsiz taşıma desteği

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile Uluslararası Göç Örgütü (IOM) iş birliğinde hayata geçirilen projeyle geçici koruma altındaki Suriyeli öğrencilerin ağırlıklı olduğu 8 bin çocuk okullarına ücretsiz aşınacak.

AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ile Türkiye’nin çeşitli illerinde 25 binden fazla öğrenciye okula ulaşım desteği veren IOM arasında imzalanan protokolle, geçici koruma altındaki Suriyeli öğrencilerin okullara erişimini kolaylaştırmak amacıyla iş birliğine gidildi.

Bu kapsamda, Suriyeli öğrencilerin yoğun bulunduğu Adana, Sakarya, Yalova, Batman, Antalya ve Siirt’te ücretsiz ulaşım hizmeti verilecek.

Projeyle 2 yıl süresince ihtiyaç sahibi 8 bin öğrenci, hem devlet okullarına hem de geçici eğitim merkezlerine ücretsiz taşınacak. Proje kapasitesinin yüzde 25’i bu durumdaki Türk öğrencilere ayrılacak.

“Amacımız yüzde 65 olan okullaşma oranını artırmak”

IOM Türkiye Misyon Şefi Lado Gvilava, projeye ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, IOM olarak “eğitim her çocuğun hakkıdır” şiarını benimsediklerini vurguladı.

Bu çerçevede Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, yerel yönetimler ve MEB ile yapılan ortak çalışmalarda okula ulaşım konusuna özel bir önem verdiklerinin altını çizen Gvilava, şunları kaydetti:

“Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye’de büyük çoğunluğu Suriyeli olan, geçici koruma kapsamındaki bir milyonun üzerinde çocuğun okul çağında olduğu tahmin ediliyor. Devlet okullarına kayıtlı 655 bin civarındaki geçici koruma kapsamındaki öğrenci eğitim sisteminde yer alıyor.

IOM Türkiye olarak yüzde 65 civarında olan okul çağındaki nüfusun toplam okullaşma oranını MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ile yapılan protokol kapsamında Okul Taşımacılığı Projesi programlarımızın çalışmalarıyla artırarak daha fazla öğrenciye ulaşmayı hedefliyoruz.”

Okumaya Devam