İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Sınavla öğrenci alan liselerde hazırlık sınıfları açılabilecek

Yayınlandı

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığınca yapılan yeni düzenleme ile sosyal bilimler liseleri dışındaki sınavla öğrenci alan liselerde de normal eğitim sınıflarının yanında yabancı dil hazırlık sınıflarının açılabilmesine imkan tanındı.

Milli Eğitim Bakanlığınca, Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişik Yapılmasına Dair yönetmelik, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı. Buna göre, daha önceki mevzuatta olduğu gibi sosyal bilimler liselerinde hazırlık sınıfları yine açılabilecek. Ayrıca Bakanlıkça uygun görülen merkezi sınav puanıyla öğrenci alan diğer ortaöğretim kurumlarında her yıl belirlenen kontenjanın tamamında ya da belirli bir kısmında hazırlık sınıfları oluşturulabilecek.

Bu kapsamda aynı eğitim kurumunda yoğun bir program ile dil öğrenmek isteyen öğrencilerle buna ayrı bir zaman ayırmak istemeyen öğrencilerin tercihlerine uygun sınıflarda eğitim almalarına imkan verildi. Ayrıca uluslararası program uygulamak isteyen eğitim kurumlarının bu kapsamda ön koşullardan biri olan öğrencilerin ileri düzeyde yabancı dil becerilerine sahip olmalarına da zemin hazırlanmış oldu.

Yeni yönetmelikte ayrıca 2023 Eğitim Vizyon Belgesi’nin “Ortaöğretimde çocuklarımıza sertifikaya dayalı bilişim ve iş dünyasına ilişkin yeterlikler kazandırılacaktır” başlığı altında “Erken çocukluktan lise mezuniyetine kadar çocuklarımızın izlenmesi, değerlendirilmesi, geliştirilmesi ve yönlendirilmesi amacıyla her çocuk için bir e-Portfolyo oluşturulacaktır” hedefine uygun da düzenleme yapıldı. Öğrencilerin ilgi, yetenek ve becerilerinin gelişimsel olarak izlenmesi, değerlendirilmesi ve yönlendirilmesi amacıyla okul içi ve okul dışındaki çalışmalar ile eğitim içerikli diğer faaliyetlere ilişkin belgeler, elektronik ortamda e-Portfolyo olarak tutulacak.

Liselerde IB dışında da uluslararası programlar açılabilecek

Ayrıca resmi okulların Uluslararası Bakalorya Programı (IB) dışında diğer uluslararası programları da uygulanabilmelerine imkan veren düzenleme yapıldı.

İşe giriş sağlık raporunun aile hekimleri tarafından düzenlenememesi, her ilde ve ilçede işe giriş sağlık raporu düzenleme yetkisine sahip iş yeri hekimi bulunmaması nedeniyle mesleki eğitim merkezlerine kayıt olacaklar için rapor düzenlenmesi sorun olması dolayısıyla bu öğrencilerin sağlık durumlarının girmek istedikleri meslek eğitimine uygun olduğuna dair beyanın esas alınması, bilinen veya fiziken görülebilen engel veya sağlık sorunları ile ilgili olarak gerek kurum müdürlüklerince, gerekse mesleki eğitim sözleşmesi imzaladıkları işletme yetkililerince gerekli görüldüğü durumlarda en yakın yetkili sağlık kurum ve kuruluşundan rapor alınması sağlanabilecek.

İl ve ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonunca gerçekleştirilen işlemlere konu olan hususlar yeniden düzenlendi ve bu konudaki karmaşaya son verilmesi amaçlandı.

Böylece, anne veya babası ölen, eğitim ve bakım tedbiri konulan, koruyucu aile yanına yerleştirilen, ikameti değiştirilmek zorunda kalan öğrencilerle harp ve vazife malulü sayılanların çocukları şehit ve gazi çocukları, milli sporcu, tutuklu ve hükümlü öğrencilerin nakillerine ilişkin yeni düzenleme yapıldı.

Kamu görevlilerinin zorunlu yer değiştirmesi, can güvenliği ve doğal afet gibi nedenlerle yer değiştirmek zorunda kalan velilerin bu durumları ile uzun süreli tedavi gerektiren hastalığı bulunan öğrencilerin okul değişikliği taleplerine uygun düzenleme getirildi,. Böylece “aynı tür okul” ve “zorunlu yer değişikliği” kayıtlarıyla da amacı dışındaki yaklaşımların önüne geçilmesi amaçlandı.

Uzun süreli tedavi gerektiren kanser, diyalize bağlı böbrek rahatsızlığı ve organ nakli gerektiren hastalığı bulunan öğrencilerin bu durumlarını belgelendirmeleri kaydıyla ikamet ettikleri yerdeki aynı tür okullara bir defaya mahsus olmak üzere nakil ve geçişlerinin yapılmasına imkan verildi.

Sınavla öğrenci alan okullara geçişlere düzenleme

Ayrıca merkezi sınava katılmış ancak merkezi sınavla öğrenci alan okulları tercih etmemiş ya da yerleşememiş öğrencilerden, sonraki süreçte okulun taban puanı esas alınarak aynı tür ya da farklı türdeki okullara nakil ve geçiş yaparak oluşan kontenjan boşluğunun doldurulması yönünde düzenleme yapıldı. Bundan önceki düzenlemede öğrenciler sadece 9’uncu sınıfta sınavlı okullara geçiş yapabiliyordu, yeni düzenlemeyle öğrenciler artık taban puan ve kontenjan olması halinde diğer lise sınıflarında da geçişe hak kazanmış oldu.

Güzel sanatlar liseleri ve spor liseleri gibi yetenek sınavıyla ve aynı mevzuat hükümlerine göre öğrenci alan klasik sanatlar ve musiki, görsel sanatlar programları uygulayan Anadolu imam hatip liseleri ile spor programı uygulayan Anadolu imam hatip liselerinin, güzel sanatlar liseleri ve spor liseleri gibi belirli özelliklere sahip öğrencileri yetenek komisyonu kurulmadan alabilmesi, ayrıca Türkiye olimpik hazırlık merkezleri ve sporcu eğitim merkezlerinde kayıtlı sporcu öğrencilerin de milli sporcu unvanını kazanmış öğrenciler gibi değerlendirilmesi amacıyla düzenleme yapıldı.

Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğüne bağlı okullardaki Anadolu meslek programlarındaki ilgili alanların da merkezi sınavla öğrenci almasının sağlanması amacıyla değişiklik yapıldı.

Zümre öğretmenlerince hazırlanacak değerlendirme ölçeklerinin öğrencilere duyurularak uygulamada birlik ve bilinçli uygulamaya imkan verildi.

Diplomanın yargı kararlarına bağlı olarak kişisel bilgilerin değişmesi gibi durumlarda nüfus cüzdanının yeniden düzenlenmesinde olduğu gibi bir defaya mahsus olmak üzere yeniden düzenlenebilecek.

Disiplin cezaya dönüşmeden tedbir alınacak

Ortaöğretim kurumlarında meydana gelen disiplin olaylarını cezaya dönüştürülmeden önce tedbir almak, caydırıcı uygulamalar sayesinde önlemek, suç işlemelerinin önüne geçmek için eğitim ve öğretimin gerekli kıldığı pedagojik yaptırımlar ile öğrencilerin iyi bir vatandaş, sorumlu bir birey olarak yetişmelerini sağlamak amacıyla disiplin cezalarına başvurmadan önce yapılabilecek uygulamalara yer verildi ve buna uygun düzenleme yapıldı.

Ortaöğretim kurumlarında meydana gelen disipline konu davranış ve fiillere karşı verilecek cezaların tanımı yapıldı ve çerçevesi çizildi.

Bu kapsamda öğrencinin kusurlu olduğu bir davranışı için uyarı yapılacak. Okul yönetimi, öğrencinin olumsuz davranışları sürdürmesi halinde veliyi okula davet edecek. Rehberlik öğretmenin de katılımı ile yapılan görüşmede, öğrencinin olumsuz davranışları ve uygulanabilecek yaptırımlar veliye bildirilecek. Velinin toplantıya gelmemesi durumunda tutanak tutulacak.

Toplum hizmeti disiplin olarak işlenmeyecek

Öğrenci ödül ve disiplin kurulunca Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği kapsamında belirlenen toplum hizmeti çalışmaları disiplin, cezaları bölümünde yer alması ve ceza olarak algılanması nedeniyle başka maddede düzenlendi ve “disiplin” bölümünden çıkarıldı.

Disiplin hükümleri içindeki “müstehcen veya yasaklanmış araç, gereç ve dokümanları okula ve okula bağlı yerlere sokmak veya yanında bulundurmak” fiil ve davranış için öngörülen “kınama” cezası caydırıcı nitelikte olduğu görülmediğinden, “okuldan kısa süreli uzaklaştırma” cezasına ait fiil ve davranışlara eklendi.

Fiziki gücün de diğer yaralayıcı, öldürücü aletler, silah ve patlayıcı maddeler gibi bir kimseyi yaralamaya teşebbüs etmek, yaralamak, öldürmek, maddi veya manevi zarara yol açmak amacıyla kullanılabildiği gerçeğinden hareketle madde metninde yer alan eksikliğin giderilmesi için düzenleme yapıldı.

Pansiyonda kalan öğrencilerden disiplin olaylarına karışan ve sonucunda “okuldan kısa süreli uzaklaştırma” veya “okul değiştirme” cezası verilenlerin, pansiyonda barındırılması ya da pansiyonunun değiştirilmesine yönelik hüküm de yeni mevzuata eklendi.

Cezası kaldırılan öğrencilerin mağduriyetini önlemek amacıyla kaldırılan cezalarının e-Okul sisteminden silinmesine ilişkin süre 5 iş günü ile sınırlandırılarak hükme bağlandı.

Temel liseler mevzuattan çıktı

5580 Sayılı Kanun’da yapılan geçici düzenlemeyle açılan temel liseler, 2018-2019 eğitim ve öğretim yılının sonunda kanunda belirtilen süreyi tamamlamaları nedeniyle kapatılan “temel liseler” de mevzuattan çıkarıldı.

Okullarda cep telefonu kullanımına yeni düzenleme

Öğrencilerin eğitim ortamlarına başta cep telefonu olmak üzere görüntü ve ses kaydedici özelliğe sahip bilişim araçlarıyla gelmesinin pek çok olumsuzluğu beraberinde getirmesinin ders başarılarını, derslere odaklanmalarını, sosyalleşmelerini olumsuz etkilemesi nedeniyle bu tür bilişim araçlarıyla eğitim ortamlarına girilmemesinin esas olduğu hüküm altına alındı.

Ancak ders programlarının işlenmesinde ders aracı olarak kullanılması, öğrencilerin özel durumları, pansiyon bulunması gibi durumlar göz önüne alınarak öğretmenler kurulunda dersler arası ile öğle arası dinlenme sürelerinde okul yönetimi, ders saatleri içinde ise öğretmenin bilgisi ve kontrolü dışında kullanılmamak şartıyla bir kısmına veya tamamına belirli usul ve esaslarla izin verebilecek. 

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: 7 binin üzerinde köy okulu öğretmeni mesleki gelişim eğitimlerine katıldı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü, Sabancı Vakfı iş birliği ile hayata geçirilen “Köy Okulları Birleştirilmiş Sınıf Öğretmenleri Mesleki Gelişim Programı“nın çıktılarını, ilkokula başladığı okul olan Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Emirler Köyü İlkokulunda gerçekleştirilen toplantıda tanıttı. 

Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Doç. Dr. Adnan Boyacı, Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, Köy Okulları Değişim Ağı Derneği (KODA) Genel Koordinatörü Mine Ekinci’nin hazır bulunduğu toplantıya, Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı da canlı bağlantı ile katıldı.

Törenin gerçekleştirildiği köy okulunun bahçesinde konuşan Selçuk, “Bugün doğduğum köydeyiz. Bugün hatıralarımın başladığı yerdeyiz. Köy öğretmenleri ve köyde okuyan öğrencilerimizle ilgili bir konuda, özellikle bu okulu tercih ettik. Çünkü bu heyecanın bütün köy okullarına yansıması konusunda bir niyetimiz vardı. Burada sadece bir Bakan olarak konuşmuyorum, buranın bir öğrencisi, öğretmeni olarak da konuşuyorum. Benim nezdimde köy okullarının çok ama çok ayrı bir yeri var. Çünkü oradaki enerji, oradaki güzellik, oradaki çalışma aşkı, şevki bizi her zaman heyecanlandırıyor.” dedi.

Eğitimde fırsat adaleti sağlamayı çok önemsediğini dile getiren Selçuk, “Herkese eşit davranmak neticede adaleti doğurmayabilir. Herkese adil davranmak eşitliği doğurur. O yüzden de köy okullarımıza her zaman ayrıcalıklı bir şeklide imkanlar sağlamayı tercih ediyoruz.” diye konuştu.

“7 binin üzerinde köy okulu öğretmeni eğitimlere katıldı”

Köyde eğitimin ve şartların zor, iklimin de sert olduğunu ifade eden Selçuk, ancak hep menfi şeyler söylemenin doğru olmadığını vurguladı.

Köy okullarında öğretmen ve öğrenci ilişkisinin, öğretmen ve toplum ilişkisinin çok daha sıcak olduğunu anlatan Selçuk, “Yani köy okullarının hayatı öğrenmek bakımından çok ciddi avantajları da var. Bu avantajları daha da yükseltmek için köy öğretmenlerimize destek olmak için her türlü çalışmayı yapıyoruz.” dedi.

2023 Eğitim Vizyonu’nda köy okullarına ilişkin çalışmaların hızlandırılacağı hedefinin yer aldığına işaret eden Selçuk, buna ulaşmak için Bakanlığın imkanları ile sınırlı kalmayarak Türkiye’nin imkan ve birikimini kullanmayı tercih ettiklerini anlattı.

Köy okullarında birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlere yönelik mesleki gelişim programını hazırladıklarını belirten Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunu tam da öğretmenimizin sahada ve mutfakta neye ihtiyacı var? Bu sorunun cevabını ortaya koyarak çalışmayı başlattık. Projede 7 binin üzerinde köy okulu öğretmeni mesleki gelişim eğitimlerine katıldı. Mesleklerinin ilk yılında ‘Neyi, nasıl yapacağım?’ sorusunu soran öğretmenlerimize ‘Hiç merak etmeyin, biz size dünya standartlarında bir eğitim vererek neyi, nasıl yapacağımızı çok açık ve net biçimde ortaya koyacağız.’ dedik. Birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlerimiz için özel yayınlar, kitaplar çıkardık. ‘Her gün bu kitaplara bakarak okulda, sınıfta, köyde neyi nasıl yapabiliriz?’ sorusunun cevabını bulabilirsiniz dedik. Bu çalışmalar sadece köy öğretmenleri için değil, bütün sınıf öğretmenleri için faydalı bir çalışma. Yani sadece köydeki öğretmenlerin ihtiyacına yönelik bir içerik de değil, mesleğine yeni başlayan her öğretmenin, her şekilde faydalanabileceği bir içerik var bu kitaplarda.”

“Köy okulu öğretmeni, köyde aynı zamanda liderdir”

“Güçlü Öğretmen Güçlü Gelecek” vizyonu içerisinde Sabancı Vakfının desteğinin büyük olduğunun altını çizen Selçuk, öğretmenlerin bu desteklerle daha iyi yetiştiklerini gördüklerini söyledi.

Dünyanın sürekli değiştiğini, her nesil farklılaştıkça öğretmenin ihtiyacının da farklılaştığını, bu nedenle öğretmenlerin hayat boyu eğitime ihtiyacı olduğunu anlatan Selçuk, “Sadece öğretmenlerin değil, hepimizin sürekli öğrenmesi gerekiyor.” dedi.

Köydeki öğretmenlerin başka bir özelliğinin bulunduğunu dile getiren Selçuk, şöyle devam etti:

“Köy okulu öğretmeni köyde aynı zamanda liderdir, onlar aynı zamanda bir psikolog, sosyologdurlar. Köy öğretmenleri, mesleklerinin ilk yılında köye gittikleri için başka tecrübeye ihtiyaç duyarlar ve köyde bu uyumu sağlamak için bizim bu eğitimimizin ve kitaplarımızın büyük ölçüde faydasını görecekler. Bakanlık olarak başta ben olmak üzere bütün ekip arkadaşlarım bu işe baş koymuş vaziyetteler. Biz bu iyi görevlerden görev, işlerden bir iş olarak görmüyoruz. Bu işi gönülden bir iş olarak görüyoruz. Bundan dolayı da çok daha büyük bir sahipliğimiz var.”

“Öğretmen, bütün bir köyü dönüştürebilir”

Mesleki gelişim programına katılan öğretmenlerin “Burası bizde Ziya Hoca.” dediklerinde çok mutluluk duyduğunu ve gözünün arkada kalmadığını dile getiren Selçuk, şunları kaydetti:

“On binlerce öğretmenimiz ‘Burası bizde.’ dediğinde aslında ‘Türkiye bizde, çocuklar bize emanet.’ demek istiyorlar. Bu emanetin de şuurunda olduklarını, öğretmenlik vazifesinin ilahi bir vazife olduğunu, bize emanet olan çocukların hakkını hukukunu korumak meselesi olduğunun farkındalar. Bu nedenle, öğretmenlerimiz bu şuurla işlerini çok daha kolay yapacaklar. Bize düşen onlara hizmet etmektir, ihtiyaçlarını karşılamaktır, problemlerini çözmektir. Bu vazifeyi mutlu şekilde yaparken, Allah rızası için yaparken biz daha büyük bir gayret buluyoruz. Biliyoruz ki bir öğretmene dokunursanız o öğretmen, sadece bir çocuğu değil bütün bir köyü dönüştürebilir.”

Selçuk, projenin hayata geçirilmesinde ve diğer eğitim konularında desteğini esirgemeyen Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’ya, vakıf çalışanlarına ve KODA’ya teşekkür etti.

“Çok güzel kazanımlara sahip oluyoruz”

Güler Sabancı ise canlı bağlantı ile yaptığı konuşmada, Sabancı Vakfı olarak 46 yıldır bu topraklardan kazandıklarını, bu toprakların insanlarıyla paylaşmak için çalıştıklarını anlattı.

Toplumsal gelişme için yürüttükleri çalışmaların içinde en öncelikli konular arasında eğitimin bulunduğunu aktaran Sabancı, “Vakıf olarak eğitimde fırsat eşitliğinin sağlandığı bir toplumu hayal ediyoruz herkesle beraber. Eğitimin hakkı tartışılmaz diyoruz. Türkiye’nin her yerinde ve eğitimin her kademesinde desteklediğimiz projelerle kadın, genç ve engellilerin eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için çalışıyoruz.” dedi.

Kırsalda eğitimin niteliğinin artırılması için de KODA ile 4 yıl önce çalışmaya başladıklarını ifade eden Sabancı, şöyle konuştu:

“Bakan Selçuk’un her fırsatta belirttiği gibi köy okullarının, eğitimin göz bebeği olduğuna biz de gönülden inanıyoruz. Yaklaşık bir yıl önce Bakanlık ile çıktığımız bu yolda çok güzel kazanımlara sahip oluyoruz. Online eğitimlerle Türkiye’nin neredeyse tüm köy okullarında hedeflediğimiz sayıda öğretmene ve öğrenciye ulaşıldığı haberini aldım ve çok mutlu oldum. Yüzlerce köy öğretmeni de yüz yüze eğitimlere katıldılar. Toplumsal gelişimin teminatı, eğitimin göz bebeği olan köy okullarımızın aydınlanması için meşaleyi her zaman en yukarıda tutan öğretmenlerimize bir kez daha çok teşekkür ediyoruz.”

“Nice Ziya Hocalar, nice mühendisler, nice öğretmenler bu köylerden yetişsin”

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı da 7 bin dolayında köy okulunda 240 bin dolayında öğrencinin eğitim aldığını kaydetti.

Köy okullarındaki öğretmenlere yönelik ısınmadan, tarım ve hayvancılığa kadar pek çok konuda farkındalık sağlayacak, velilerle etkileşimi artıracak, birleştirilmiş sınıflardaki öğrencilerde fark yaratacak eğitimlere başladıklarını anlatan Boyacı, şunları kaydetti:

“Köyler her zaman Anadolu’da medeniyetin ışığı oldular. Köylerden yetişenler, cumhuriyetle birlikte bugünün Türkiye’sinin değişimini yönlendiren, fark yaratan insanlar oldular. Bugün sayın Bakan’ın köyünde olmak bunun en önemli göstergesi. Bu köyden, bu okuldan çıkmış Ziya Hoca, Milli Eğitim Bakanı olmuş, biz istiyoruz ki daha nice Ziya Hocalar, nice mühendisler, nice öğretmenler bu köylerden yetişsin ve ilerlesin. Bu projeyle birlikte köylerde görev yapan öğretmenleri desteklemeye devam edeceğiz.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Yüz yüze eğitime yüzde 80lere yakın bir katılım var

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, okuduğu ilkokul olan Gölbaşı Emirler İlkokulu‘nda düzenlenen “Birleştirilmiş Sınıflarda Görev Yapan Öğretmenlerin Mesleki Gelişim Programı”nın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Emirler İlkokulu’na 5 yaşında başladığını anlatan Selçuk, Sabancı Vakfı iş birliğinde başlattıkları projenin de köy okullarında görev yapan ve okuyan öğrencileri desteklemek için hayata geçirildiğini ifade etti.

Yaklaşık 7 bin öğretmenle asgari 56 saat süren bir eğitim yaptıklarını, programın kitaplarının hazırlandığını aktaran Selçuk, “Bunu da benim okuduğum köy okulunda yapmayı özellikle istedik. Öğretmenlerimizle yaptığım temas sonucunda gerçekten çok yararlı bir çalışma olduğunu gördük. Benim kendi okuduğum okula dönüşüm ve bir köy okulunda okumam dolayısıyla bütün köy okullarını ilkokullar ve ortaokullar dahil olmak üzere 5 tam gün eğitim, öğretime açtık. Eğer İl Hıfzıssıhha Kurullarının özel bir sınırlaması olmazsa bütün okullarımızı eğitim öğretime açtık. Onun için de köy okullarındaki çocuklarımızın herhangi bir eksiği kalmaması noktasında her türlü tedbiri almaya devam ediyoruz.” diye konuştu.

“Okul daha kontrollü bir ortamdır”

Yüz yüze eğitime geçişte üçüncü aşamada 5’inci ve 9’uncu sınıfların okullara başlamasına ilişkin bir soru üzerine Selçuk, “5 ve 9’uncu sınıflar pedagojik olarak belirli bir öğretim kademesinden, yani ilkokul ve ortaokuldan bir üst kademeye geçişteki ilk senedir. Henüz yeni öğretmenlerle tanışma, yeni bir müfredatla karşılaşma aşamasındalar. Onların erken başlaması çok önemliydi.” değerlendirmesinde bulundu.

Eğitim ve öğretim yılının uzun bir dönem, bir maraton koşu olduğunu vurgulayan Selçuk, şunları kaydetti:

“Aşama aşama, salgının seyrine bağlı olarak sınıfları kademe kademe açacağız. Bunu da çok büyük bir kontrol içinde yapıyoruz. Birçok ülkede olduğu gibi bütün sınıfları her gün açmak ve maskesiz bir şekilde açmak şeklinde bir tercih değil de belirli sınıfları ve yaşları istatistiklere bakarak, bilim insanlarının ortaya koyduğu kanıtlara bakarak, aşama aşama, kontrollü bir şekilde açmayı tercih ettik. Bu da devam ediyor.

Bizi en çok mutlu eden okula devam eden çocuklarımızın kendilerinde ve ailelerinde bir artış olmadığı gibi bir azalmanın söz konusu oluyor olması da bizi ayrıca mutlu ediyor. Okul daha kontrollü bir ortamdır. Tatil yerinden, sokaktan, çarşı pazardan çok daha kontrollü bir yerdir. Bundan dolayı da bilimsel verilere dayalı ortaya koyduğumuz görüşün gerçekleşmesi bizi ayrıca memnun etti. Yüzde 80’lere yakın bir katılım var. Bu katılımın bizim beklentimizin üstünde olduğunu söyleyebilirim. Genel olarak tüm kademelerde yüzde 70’in üstünde bir katılım var. Ama bazılarında yüzde 90’lara varıyor, bazılarındaysa yüzde 75’lerde kalıyor. Genel olarak yüzde 80’lerde bir katılım var.”

Selçuk, 5’inci ve 9’uncu sınıfların usul ve esaslarının da diğer sınıflarla benzer olacağını vurgulayarak yarın bu konuda bir tebliğ yayınlanacağını ve hangi sınıfta hangi derslerin, kaçar saat olacağına ilişkin daha ayrıntılı bilgilerin paylaşılacağını sözlerine ekledi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Okulların 2021 yılı pansiyon ücretleri belirlendi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

AA muhabirinin 2021 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi verilerinden yaptığı derlemeye göre, pansiyon ücretleri ilköğretim kurumları ve ortaöğretim okullarında gelecek yıl yüzde 9,8 artışla 4 bin 20 liraya yükselecek.

Mesleki-teknik okul ve kurumlar ile 3308 sayılı Kanun kapsamında olan okulların da pansiyon ücretleri yüzde 9,9 artacak ve 4 bin 520 liraya çıkacak.

2021 bütçe teklifiyle belirlenen pansiyon ücretleri ve bu yıla göre artış oranları şöyle:

Okul türleri ve kademesi

2020 (TL-Ücret)

2021 (TL-Ücret)

Artış Oranı (Yüzde)

İlköğretim Kurumları

(İlkokul, ortaokul, yatılı ortaokullar, imam hatip okulları ile özel eğitim okulları)

3.660

4.020

9,8

Ortaöğretim Okulları

(Genel ve mesleki teknik liseler ile imam hatip liseleri)

3.6604.0209,8
Mesleki ve Teknik Eğitim Okul ve Kurumları

(3308 sayılı Kanun kapsamındaki okullar)

4.1104.520

9,9

Okumaya Devam
Advertisement