İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Sıfır Atık Eğitim Projesi tanıtıldı

Yayınlandı

İstanbul

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Sıfır Atık Eğitim Projesi’nin ikinci etabı olan 2019-2020 eğitim öğretim yılında da 81 ilde yaygınlaştıracağız. Sıfır Atık Eğitimi kapsamında, bakanlığımıza bağlı resmi ve özel okullarda sıfır atık kültürü oluşturmayı çok önemsiyoruz. Öğretmenler için sıfır atık yönetimi eğitim içerikleri oluşturuldu.” dedi.

Sıfır Atık Projesi kapsamında, TEMA Vakfı tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Tetra Pak Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen “Sıfır Atık Eğitim Projesi” tanıtım toplantısı Çırağan Sarayı’nda gerçekleşti.

Toplantıda konuşan Selçuk, Sıfır Atık Projesi’nin, başlatıldığı ilk günden itibaren hem kendisinin yakın takibinde olduğu hem de kurumsal olarak okullarla yakından çalıştıklarını kaydetti.

Projenin, çağın en büyük çevre hareketlerinden biri olarak nitelendirilebileceğini ifade eden Selçuk, şunları söyledi:

“Çevre ve iklim değişiklikleri konusunda dünya liderlerinin bile kafasını kuma gömdüğü bir dönemde Hanımefendi’nin göstermiş olduğu cesaretin anlamı Türkiye için değil dünya için çok büyüktür. Bu cesaretle, yeni nesillerimizde çevre ve tabiat farkındalığının kazandırılması noktasında pek çok imkanı sunan Sıfır Atık Projesinin yaygınlaştırılması Milli Eğitim Bakanlığı açısından kritik öneme sahiptir. Milli Eğitim Bakanlığımız, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile TEMA Vakfı arasında 25 Aralık 2018 tarihinde imzalanan “Sıfır Atık Eğitim Projesi İşbirliği Protokolü” kapsamında, Sıfır Atık Eğitim Programı oluşturuldu. Sıfır Atık Eğitim Projesi kapsamında 2018-2019 eğitim öğretim döneminde projenin Ankara’daki pilot uygulamasında, 88 okulda, 74 bin öğrenci, 425 öğretmeni hedefleyen planlama yapıldı. 2019 yılı Nisan-Mayıs döneminde 20 ilde daha eğitim programı yaygınlaştırılarak 106 okulda, 201 sınıfta, 5 bin 707 öğrenciye Sıfır Atık Eğitim Programı uygulandı.”

Bakan Selçuk, okullarında birbirinden farklı etkinliklerle projenin önemini kavrayan çocukların, öğrendiklerini ailelerine TEMA tarafından hazırlanan broşürlerle anlatma fırsatı bulduklarını ifade ederek, “Sıfır Atık Eğitim Projesinin ikinci etabı olan 2019-2020 eğitim öğretim yılında da 81 ilde yaygınlaştıracağız. Sıfır Atık Eğitimi kapsamında, Bakanlığımıza bağlı resmi ve özel okullarda sıfır atık kültürü oluşturmayı çok önemsiyoruz.” diye konuştu.

Öğretmenler için sıfır atık yönetimi eğitim içerikleri de oluşturulduğunu dile getiren Selçuk, sözlerini şöyle tamamladı:

“Öğretmenlerde, atık yönetimi hakkında farkındalık oluşturulması, Sıfır Atık eğitim içeriklerinin sınıflarda etkin kullanımının sağlanması, projenin yaygınlaştırılması bakımından son derece önemli olduğunu biliyoruz. Biz biliyoruz ki, çevre farkındalığı önce eğitim yuvalarında ve ailede başlıyor. Bu nedenle, okullarımızda Sıfır Atık uygulaması ile çocuklarımıza, atık yönetimi, bilinçli tüketim alışkanlıkları ve doğal varlıkların korunması konularında farkındalık, öğretmenlerimiz ve TEMA gibi bu işin sorumluluğunu almış sivil toplum kuruluşlarımız aracılığıyla kazandırılacaktır.”

Yılan balıkları İstanbul’da tutulmaya başlandı

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Emin Birpınar da Sıfır Atık Projesi’nin önemli olduğunu belirterek, 1972 yılında ABD’de yaşanan bir olayı anlattı.

Birpınar, şöyle konuştu:

“Bir hastanede yüzlerce çocuk aynı hastalıktan hastaneye kaldırılmış, hepsi üst solunum yolu hastalıkları yaşıyor ve ciğerleri çok kötü durumda bulunuyor. Bakıyorlar, çocukların hepsi aynı siteden geliyor. O sitenin olduğu yerde bilim adamları bir araştırma yapıyorlar ve orayı kazdıklarında, orada daha evvel bir fabrika olduğu ve tehlikeli atıkların tamamının oraya gömülüp kapatıldığı ve daha sonra o arazinin satılıp inşaatlar yapıldığı belirleniyor. Bu tehlikeli atıklar oradan da nefes alarak çocukların oynadığı sırada onların ciğerlerine gitmiş. İlk defa New Jersey’de o dönemde ABD’de tehlikeli atıklarla ilgili yönetmelik ve kanun yok, ilk defa kanun yapılıyor. Rio da da toplantı yapılarak çevre ile ilgili meseleler orada başlıyor.”

1972 yılında yaşanan olayın geçmişte İstanbul’da da yaşandığını aktaran Birpınar, şunları söyledi:

“İstanbul’da maalesef Ümraniye’de ekim başında dünyada örneği olmayan çöplük patlaması meydana geliyor. 39 vatandaşımız Ümraniye’de düzensiz ve vahşice depolanan çöplüğün altında maalesef kalıyor. 1994 yılında da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi var. O günün Sanayi Odası Çevre İhtisas Kurulu o günkü adayların hepsini seçimi kazandıkları takdirde İstanbul’da çevre adına neler yapacağıyla ilgili söyleşiye çağırıyor. Sadece Cumhurbaşkanımız ve ekibi ‘gelelim ve bunu anlatalım’ diye söz veriyorlar. Diğer adayların hiçbiri cevap vermiyor. Bunlar da ‘zaten seçilemez’ diye bazı bahanelerle ‘bu toplantıyı iptal ettik’ diyor. 1994 seçimlerinde de Sayın Cumhurbaşkanımız İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçiliyor. Cumhurbaşkanımız, o gün onlara anlatamadığı projeleri bir bir hayata geçirmeye başlıyor. Üniversitelerden çevre konusunda tüm hocaları bünyesine alıyor. ‘Dolduralım gitsin’ dedikleri Haliç’i temizliyor.”

Haliç’teki değişimine değinen Birpınar, şöyle devam etti:

“O günün modern teknikleriyle önce temizliyorlar. İçerisindeki bütün atıkları o dönem maden sahasına çekiyorlar. Şu anda da orada balıklar yüzüyor. Biliyor musunuz? O balıklardan bir tanesi de aslında Meksika Körfezi’nden her yıl çıkan, kodlanmış bir şekilde Atlantik Okyanusu ve Akdeniz’i geçip, Ege Denizi’ne gelip, oradan Marmara’ya gelip, Haliç’e ve Küçükçekmece Gölü’ne gelerek, oralarda derelerde beslenip oralardan daha sonra Meksika Körfezi’ne yumurtlamaya giden Anguilla Anguilla isminde bir yılan balığı vardı. Ne zaman Haliç’i kirlettik, Küçükçekmece Gölü’nün etrafını 1980’lerde düzensiz yapılaşmaya açtık, o balıklar gelmez oldu. Geçen günlerde iyi bir haber geldi, artık o balıklar İstanbul’da tutulmaya başlandı. Onun için çok mutluyuz.”

Birpınar, “1994 sonrasında Gezi Parkı’nda bir sürü eylem yapan gençler, o dönemleri hatırlamaz, İstanbul’da bir tane düzenli çöp depolama sahası yoktu. O dönemde hem Anadolu ve hem de Avrupa Yakası’na 2 tane düzenli çöp depolama sahası Sayın Cumhurbaşkanımız inşa etti.” dedi.

Toplantıda, projeyi 81 ile açacak ve Türkiye çapında tüm öğrencilere yaygınlaştıracak olan Sıfır Atık Dijital Eğitim Portalı da tanıtıldı.

Tetra Pak Türkiye Genel Müdürü Nejat Çalışkan ve TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç tarafından Bakan Selçuk ve Birpınar’a fidan bağışı sertifikası verildi.

Proje

Sıfır Atık Eğitim Projesi ile 3 yılda 280 bin çocuğa doğal varlıkların korunması, doğa dostu tüketim alışkanlıkları, atık yönetimi konularında farkındalık kazandırılması hedefleniyor.

Eğitimlerde; 5D modeliyle çocuklara Sıfır Atık kavramının tanıtılması, bu kapsamda çocukların gündelik yaşamlarında atıkları nasıl azaltacakları, nasıl daha az tüketecekleri ve farklı şekillerde nasıl değerlendirebilecekleri konularında farkındalık sağlanması amaçlanıyor.

Doğal varlıkların doğru kullanılması ve israfın önlenmesi konularını da kapsayan 5D modeli; “Düşün ve Gerekli Değilse Tüketme”, “Daha Az Tüket”, “Değerlendir ve Yeniden Kullan”, “Değiştir ve Farklı Amaçla Kullan”, “Dönüştür Doğa Kazansın” prensiplerinden oluşuyor.

Sıfır Atık eğitimleri, bu yıl 20 ilde, okullarda TEMA Vakfı gönüllülerinin desteğiyle, öğretmenler tarafından uygulanıyor. Proje için bu yıl özel olarak tasarlanan kutu oyunuyla okul öncesi ve ilkokul seviyesindeki çocukların Sıfır Atık kavramını eğlenerek pekiştirmeleri sağlanacak.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Okulların 2021 yılı pansiyon ücretleri belirlendi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

AA muhabirinin 2021 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi verilerinden yaptığı derlemeye göre, pansiyon ücretleri ilköğretim kurumları ve ortaöğretim okullarında gelecek yıl yüzde 9,8 artışla 4 bin 20 liraya yükselecek.

Mesleki-teknik okul ve kurumlar ile 3308 sayılı Kanun kapsamında olan okulların da pansiyon ücretleri yüzde 9,9 artacak ve 4 bin 520 liraya çıkacak.

2021 bütçe teklifiyle belirlenen pansiyon ücretleri ve bu yıla göre artış oranları şöyle:

Okul türleri ve kademesi

2020 (TL-Ücret)

2021 (TL-Ücret)

Artış Oranı (Yüzde)

İlköğretim Kurumları

(İlkokul, ortaokul, yatılı ortaokullar, imam hatip okulları ile özel eğitim okulları)

3.660

4.020

9,8

Ortaöğretim Okulları

(Genel ve mesleki teknik liseler ile imam hatip liseleri)

3.6604.0209,8
Mesleki ve Teknik Eğitim Okul ve Kurumları

(3308 sayılı Kanun kapsamındaki okullar)

4.1104.520

9,9

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Üniversite öğrencileri YÖK Sanal Laboratuvarı ile deney imkanına kavuşuyor

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, YÖK Sanal Laboratuvar uygulamasının 26 Ekim 2020’den itibaren ilk aşamada Dijital Dönüşüm Projesi’nde yer alan 18 üniversitenin fen ve mühendislik fakülteleri ile meslek yüksek okullarının çeşitli programlarında öğrenim gören yaklaşık 15 bin dolayındaki öğrencinin hizmetine sunulacağını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, 2020-2021 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni’nde ilk kez kamuoyu ile paylaşılan YÖK Sanal Laboratuvar Projesi, YÖK Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıda tanıtıldı.

YÖK Başkanı Saraç’ın başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya, proje kapsamındaki 18 üniversitenin rektörü katıldı.

Saraç, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, YÖK olarak yükseköğretim tarihinde birer ilk olma özelliğine sahip yeni ve yenilikçi pek çok proje ve uygulamayı hayata geçirdiklerini söyledi.

YÖK Sanal Laboratuvarı Projesi’ni geçen hafta kamuoyuna ilk defa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın duyurduğunu hatırlatan Saraç, toplantıda projenin detaylarının paylaşılacağını belirtti.

“Yeni YÖK olarak yükseköğretime ilişkin parlak ve sofistike söylemler, ileriye yönelik tasarımlar, retoriği yüksek taslaklar, geleceğe dair belagatli ifadeler, entelektüel paylaşımlar yapma yerine ortaya koyduğumuz basit, sade, karmaşık olmayan icraatlar, hayata geçirdiğimiz projeler ile yol alıyoruz.” değerlendirmesini yapan Saraç, şöyle devam etti:

“Bugün de böyle bir gün. Bildiğiniz üzere küresel salgın nedeniyle geçtiğimiz mart ayında üniversitelerimizde uzaktan öğretime geçilmesiyle birlikte laboratuvar uygulamaları gerektiren derslere ilişkin çözümler aramaya da başladık. Bu salgın ortaya çıkmadan önce başlattığımız Yükseköğretimde Dijital Dönüşüm Projesi kapsamında uygulamaya koyduğumuz icraatlarımızın bu dönemde bizlere önemli katkıları oldu. Yine bu bağlamda değerlendirilebilecek olan YÖK Sanal Laboratuvar Projesi de haziran ayında olgunlaştı. Yeni YÖK’ün yükseköğretime bakışını biçimlendiren, belirleyen ana kavramlar vardır. Bunlardan birisi nasıl daimi tekamül, yani sürekli iyileşme ise diğer birisi de tedriciliktir. Bu düşünceden hareketle ilk aşamada laboratuvar uygulamalarının en yoğun olduğu genel kimya ve genel fizik laboratuvar derslerini belirledik.

Bu proje, aynı zamanda YÖK’ün temel bilimler ile ilgili başlatmış olduğu yeni ve yenilikçi girişimlerin bir devamı olarak da değerlendirilmelidir. Yeni YÖK’ün aslında bütün projeleri birbirleri ile ilişkili ve birbirlerini destekleyen unsurların oluşturduğu bir sistem üzerinde inşa ediliyor.”

– “Üniversitelerin operatörlerine ve öğretim üyelerine gerekli eğitimler verildi”

Saraç, YÖK’ün koordinasyonundaki projede 11 farklı üniversiteden akademisyenlerin ve uzmanların görev aldığını anlattı.

Geçtiğimiz günlerde de YÖK Sanal Laboratuvarı’na dahil üniversitelerin operatörlerine ve dersleri verecek öğretim üyelerine gerekli eğitimlerin verildiğini kaydeden Saraç, “26 Ekim 2020’den itibaren YÖK Sanal Laboratuvar uygulaması ilk aşamada Dijital Dönüşüm Projesi’nde yer alan 18 üniversitemizin fen ve mühendislik fakülteleri ile meslek yüksek okullarının çeşitli programlarında öğrenim gören yaklaşık 15 bin civarındaki öğrencimizin hizmetine sunulacak.” dedi.

Bugünkü toplantıya öğrencileri YÖK Sanal Laboratuvarı’ndan istifade edecek olan üniversitelerin rektörlerinin katıldığını dile getiren Saraç, “Önümüzdeki dönemden itibaren tedrici olarak projedeki üniversite sayısını artırmayı planlıyoruz. Sisteme girişler e-Devlet üzerinden gerçekleştirilecek olup üniversitelerimiz tarafından bildirilen operatörler, sisteme e-Devlet üzerinden giriş yapma konusunda yetkilendirildiler. Bu operatörler, üniversitede ilgili dersleri verecek olan öğretim elemanlarının, öğretim elemanları da dersi alacak öğrencilerinin kullanıcı olarak kayıtlarını yapacaklar.” bilgisini verdi.

Projenin kendisi kadar ortaya konuluşunun da kendileri için çok değerli olduğunun altını çizen Saraç, şöyle devam etti:

“Bu proje maalesef artık günümüzde sıkça görülmeyen birlikte iş yapma modelinin de güzel bir örneğini sunuyor. YÖK’ün bu projesinin hayata geçmesi için TÜBİTAK büyük bir katkı verdi. Diğer taraftan da farklı üniversitelerden 24 akademisyen de bu projede görev aldı. Bu hocalarımızın katkılarındaki motivasyonları ise sadece mesleklerine verdikleri önem idi. Diğer bir ifade ile akademide idealist hocalarımızın da bulunduğunu kendileri gösterdiler. Sanal Laboratuvar Projesi, pandemi dönemi ile sınırlı bir uygulama değil, eğitim öğretimin niteliğini artırıcı ve pandemi sürecinin sonrasında da kullanılmak üzere kurgulandı. Projenin sürekli geliştirmeye müsait bir yapısı olacak.”

Yekta Saraç, projeye katkı sağlayan TÜBİTAK’a, uzmanlarına ve hocalara teşekkür etti, projenin hayırlı olmasını diledi.

“Önümüzdeki günlerde de inşallah yükseköğretim sisteminin bütününe şamil YÖK Kariyer Liyakat Projesi’ni hayata geçirmeyi planlıyoruz.” bilgisini paylaşan Saraç, yeni YÖK olarak, yeni ve yenilikçi girişimleri sürdürdüklerini, sürekli eylem, daimi tekamül içinde teoriyi oluşturmaya çalıştıklarını vurguladı.

YÖK Anadolu Projesi’nin de bir ayağı dijitalleşmeyle ilişkili

Saraç, bir gazetecinin projenin yaygınlaştırılma sürecine ilişkin sorusu üzerine, sanal laboratuvarın fen, mühendislik ve sağlık alanlarının dahil olduğu bir proje olduğunu anlattı.

Küresel Kovid-19 salgınından önce de Dijital Dönüşüm Projesi’ni başlattıklarını, bu kapsamda lisans öğrencilerine dijital okuryazarlık dersi, öğretim üyelerinin de dijital ders materyali hazırlama konusunda eğitime tabi tutulduğunu anlatan Saraç, ayrıca CISCO ile yapılan iş birliği kapsamında akademisyenlere eğitici eğitimleri verildiğini, Dijital Dönüşüm Projesi kapsamında yer alan 16 üniversitedeki akademisyenlere de “siber güvenlik” ve “ağ yönetimi” konularında eğitimler verileceğini aktardı.

YÖK’ün projeleri aşamalı hayata geçirdiğine işaret eden Saraç, ilk aşamada 15 bin öğrenciye yönelik pazartesi başlatılacak sanal laboratuvarların diğer üniversitelere aşamalı şekilde yaygınlaştırılacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen hafta Yeni Akademik Yıl Açılış Töreni’nde duyurduğu YÖK Anadolu Projesi’nin de bir ayağının dijitalleşmeyle ilişkili olduğuna dikkati çeken Saraç, “Bütün bunlar, yükseköğretimle ilgili felsefi bir bakış açısı ve zihniyetin de tezahürü.” dedi.

Dünya genelinde online eğitimlere yönelik, “bilgiye kolayca ulaşımın yanında sosyal ekonomik açıdan toplumdaki katmanlar arasında sınıfsal ayrım” oluşturma tehlikesinden söz edildiğini aktaran Saraç, “Bu süreçte biz bu farklılıkların oluşturulması değil, bu farklılıkların ortadan kaldırılması, aradaki açıklığın kapatılması noktasında dijital imkanlardan, online eğitimden istifade edilmesini önemsiyoruz.” diye konuştu.

Toplam 24 deney sanal ortamda yapılacak

YÖK Üyesi Prof. Dr. Naci Gündoğan ise projenin detaylarını ve sanal laboratuvarda yapılabilen deneylerin görsellerini paylaştı.

Proje kapsamında kimya alanında 6, fizik alanında 4 deneyin tamamlandığını, bu yılın sonuna kadar kimyada 14, fizikte 10 deneyin tamamlanmasının hedeflendiğini anlatan Gündoğan, sanal laboratuvarda konu anlatımı, deney uygulamaları ve değerlendirme çalışmalarının yer aldığını kaydetti.

Dersler için sanal laboratuvarlar oluşturuldu

Küresel salgın nedeniyle geçen mart ayında üniversitelerde uzaktan öğretime geçilmesiyle birlikte laboratuvar uygulamaları gerektiren derslere ilişkin çözümler aranmaya başlandı.

Bu süreçte YÖK tarafından hazırlanan proje ile laboratuvar uygulamalarının en yoğun olduğu iki laboratuvar dersi genel kimya ve genel fizik laboratuvarı dersleri belirlendi.

YÖK’ün TÜBİTAK ile işbirliği yaparak geliştirdiği proje ile üniversitelerin başta fen ve mühendislik fakülteleri ile meslek yüksekokullarının çeşitli programlarında yer alan genel kimya ve genel fizik laboratuvarı dersleri sanal laboratuvar aracılığıyla yapılacak.

Projede, Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden kimya, fizik ve uzaktan öğretim alanında akademisyenler ile TÜBİTAK bünyesindeki yazılımcılar görev aldı.

Proje kapsamında YÖK, laboratuvar içeriklerinin belirlenmesi ve hazırlanması, uygulamaya e-Devlet Kapısı üzerinden erişilmesi işlemleri, üniversitelerin yazılımı kullanmasına yönelik gerekli desteği vermekten, TÜBİTAK ise sanal laboratuvar yazılımının geliştirilmesi ve uygulamanın çalışacağı sunucunun temini ve erişiminden sorumlu olacak.

26 Ekim’de başlaması planlanan sanal laboratuvar derslerinden ilk etapta aralarında dijital dönüşüm projesinde yer alan üniversitelerin de bulunduğu 18 üniversitenin çeşitli fakültelerinde öğrenim gören yaklaşık 15 bin öğrencinin yararlanması planlanıyor.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

İlkokul öğrencisi Şevval Tevetoğlu matematik yarışmasında dünya birincileri arasında yer aldı

Yayınlandı

Yazar :

Samsun

Samsun Bilim ve Sanat Merkezi Destek Programı’nda eğitim gören Vezirköprü Zeki Cevher İlkokulu öğrencilerinden Şevval Tevetoğlu, Kanada merkezli, internet üzerinden düzenlenen Uluslararası Caribou Matematik Yarışması’nda, 6 bin 542 öğrencinin katıldığı ve 3 ile 4. sınıfların birlikte yarıştığı kategoride, tüm sorulara doğru cevap vermeyi başardı.

Samsun Bilim ve Sanat Merkezi Müdürü Civan Çelik, yaptığı yazılı açıklamada, büyük başarı gösteren öğrencisini tebrik etti.

Caribou Matematik’in, öğrencilerin severek matematik yapmalarını ve problem çözmeye yönelik keyifli vakit geçirmelerini amaçlayan bir organizasyon olduğunu vurgulayan Çelik, “Türkiye’deki bilim ve sanat merkezlerinde eğitim gören 6 öğrenci daha binlerce öğrenci arasından tüm sorulara doğru cevap vererek dünya birincisi olmuştur. Matematik alanında başarılı öğrenciler yetiştiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Çelik, Şevval Tevetoğlu’nun başarılarının devamını diledi.

Okumaya Devam
Advertisement