İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Rektörlerden YÖK'ün 'yağmacı dergi' önlemine destek

Yayınlandı

Ankara

ODTÜ ile Bilkent, Ankara, Hacettepe ve İstanbul üniversitelerinin rektörleri, para karşılığı yayın yaptığından “yağmacı”, “şaibeli” veya “predatör” olarak adlandırılan açık erişimli dergilerde yayımlanan bilimsel makalelerin, akademik yükseltmelerde dikkate alınmaması kararına destek verdi.

Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdullah Atalar, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’ın önerisiyle Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) tarafından alınan, açık erişimli dergilerde para karşılığı yayımlanan bilimsel makalelerin, akademik yükseltmelerde dikkate alınmaması kararına ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Atalar, akademide yükselme için ÜAK’ın koyduğu şartlar arasında, alanlara göre değişen sayılarda bilimsel makale yayımlanmasının bulunduğunu hatırlattı.

Son yıllarda akademide yükselmek isteyenlerin sayısının hızla artığını, bilimsel makale yayımlayan dergi sayısında ise büyük değişiklik olmadığını kaydeden Atalar, bu durumun sonucunda ücret karşılığı yayım yapan açık erişimli dergilerin ortaya çıktığını ifade etti.

Atalar, bu dergilerin, makaleleri, gerekli değerlendirmeleri yapmadan hızla yayımladığını belirterek, “Para karşılığı yayın yapan açık erişimli dergiler tarafından her türlü makale birkaç hafta içinde yayımlanıyor. Akademisyenler de bu şekilde yükseliyor. Bu durum akademik camiadaki etik anlayışı çöpe atıyor.”

 dedi.

Açık erişimli dergilerde yayımlanan makalelerin birçoğunun yeterli nitelikte olmadığını dile getiren Atalar, “Para karşılığı yayımlanan makalelerin birçoğu, insanlığa hiçbir yeni bilgi vermiyor. Bu dergilerde, lisans öğrencilerinin ikinci, üçüncü sınıfta hazırladıkları çalışmalar gibi makaleler yer alıyor. Üstelik bir de bunlar indeksli makale oluyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Atalar, ücret karşılığı yayım yapmayan dergilerin, makaleleri yayımlama kararını ilgili alanda uzman hakemlerin görüş ve değerlendirmeleri sonucunda aldığını kaydetti.

“Türkiye, bu dergilerde en çok yayın yapan üçüncü ülke”

ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Verşan Kök ise bu dergilerdeki yayınların 2010’dan itibaren daha sık görüldüğüne değindi.

Bu yayınların gerçek anlamda hakem incelemesi içermediğine ve bilimsel içeriklerinin zayıf olduğuna dikkati çeken Kök, 2018’de gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, Türkiye’nin, Hindistan ve Nijerya’nın ardından bu dergilerde en çok yayım yapan üçüncü ülke olduğunu söyledi.

Genç öğretim üyelerinin, bilgi eksikliği veya yükselme telaşıyla bu dergilerde yayım yapma yoluna gidebildiğini ifade eden Kök, şöyle konuştu:

“Bu bağlamda genel bilimsel etik kurallarına uymayan, fırsatçı bir yaklaşımı temsil eden yanıltıcı dergilere ülkemizin tüm üniversiteleri ortak bir tutum göstermeli ve bunları belirleyerek hiçbir akademik değerlendirmelerine dahil etmemelidir. Diğer bir tehlike de bu tür dergilerde öğretim üyelerinin sözde hakem olarak yayın kurullarında isimlerinin kullanılmasıdır. Üniversitelerin bu noktada da öğretim üyelerine bu tür dergilerin isimlerini vererek gerekli uyarıları yapmaları gerekmektedir. Ülkemizdeki akademik yayın kalitesini ancak iyi bir hakem değerlendirmesinden geçmiş, yüksek etki oranına sahip dergilerdeki yayın sayımızı artırarak yükseltebiliriz.”

“Gerekli nitelikte olmayan makaleler yayımlanıyor”

İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, açık erişimli dergilerin, son zamanlarda atılan adımlarla bilimsel gelişmeler açısından uluslararası rekabetçi düzeye erişen Türkiye’nin yükselişinin önünde önemli sorun alanı olduğuna işaret etti.

Bu dergiler tarafından eserin özgünlüğünün ya da ilgili alana katacağı değerin önemsenmediğini dile getiren Ak, şunları kaydetti:

“Bu dergiler, özellikle hızlı yayın yapma vaadiyle akademisyenler için adeta cazibe merkezi haline gelmeye çalışmaktadır. Bu dergilerin Türkiye’de bilim hayatına zarar veren diğer uygulamaları arasında, alan gözetmeksizin tüm makaleleri tek bir dergi konsepti içinde sunmaları, hakem sürecini bilimsel kriterler çerçevesinde işletmemeleri, bilimsel yayın etiği kurallarına riayet etmemeleri ve gerekli niteliklere sahip olmayan makaleleri birtakım yanlış gerekçeler öne sürerek yayımlamaları gösterilebilir.

Sahip olduğu sakınca ve yanlışlarını açık şekilde ifade ettiğimiz ve bilim camiasına büyük zarar verdiğini düşündüğümüz açık erişimli ‘yağmacı’ dergilerin, yıllardan beri süregelen nicelik-nitelik sorununu daha da derinleştirdiği ve bazı yeni açmazların oluşumuna zemin hazırladığı inancındayız.”

Ak, ilgili sorunun ve getirdiği olumsuzlukların, paydaşların tamamı tarafından hassasiyetle önemsenmesinin ve gerekli önlemlerin hayata geçirilmesi büyük önem taşıdığını anlattı.

“Etik ilkeleri göz ardı ediyorlar”

Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş ise dünyadaki bilimsel gelişmelere paralel olarak bilgi iletişim teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla dergi yayıncılığının kolaylaştığını ve sayısının hızla arttığını vurguladı.

İnternetten yapılan dergi yayıncılığının yaygınlaşmasının “şaibeli” veya “predatör” olarak bilinen dergilerin sayısının da artmasına neden olduğuna dikkati çeken İbiş, “Bu dergilerin, etik ilkeleri göz ardı etmesi ve bilimsel süreçleri etkin olarak işletmemesi en temel özellikleridir. ‘Şaibeli’ dergiler, çalışmaları maalesef para veya menfaat karşılığı yayımlıyor. Bu noktada ilgili makale çalışmalarının da şaibeli olduğu düşüncesi ortaya çıkıyor.” diye konuştu.

İbiş, para karşılığı yayın yapan açık erişimli dergilerin bilimsel etik değerlere aykırı hareket ettiklerine dikkati çekerek, “Bu tip dergilerin olması utanç verici ve bu tip yayınlara çalışma göndermek de utanç verici. Çünkü etik dışı. Bir akademisyen ve bilimsel yayın yaptığını iddia eden kuruluşun öncelikle etik değerlere bağlı kalması gerekir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Bilim hayatını yozlaştırıyor”

Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Haluk Özen, “yağmacı” olarak tanımlanan dergi ve kitap gibi yayınların yanı sıra konferans, sempozyum, kurultay ve kongre gibi etkinliklerin dünyada ve Türkiye’de akademik saygınlığı zedelediğini ifade etti.

Bu tür yayın ve etkinliklerin etik ilkeleri uygulamadığını, bilimsel değerlendirme basamaklarını devre dışı bıraktığını anlatan Özen, “Yağmacı dergi ve kitaplarda yayın yapılması, bilim hayatının yozlaşmasına, gelecek kuşaklara kötü örnek olunmasına yol açmaktadır. Maalesef bazı akademisyenler bu yola başvurarak tuzağa düşmektedir.” ifadelerini kullandı.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Pansiyonlu okul giderlerine e-Ambar ile anlık takip

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

AA muhabirinin edindiği bilgilere göre Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), pansiyonlu okulların giderlerini ve bütçe işlemlerini daha şeffaf hale getirmek amacıyla yeni bir uygulama kullanmaya başladı. 

Uygulamayla pansiyonlu okullardaki beslenme hizmetlerinde, gıda temini ve temizlik malzemelerinin kullanımında işlemlerin azaltılması, maliyet ve tüketimin elektronik ortamda takibinin sağlanması amaçlanıyor.

Pilot uygulaması Ankara’da başlatılan “e-Ambar“ın, ilerleyen süreçte Türkiye genelindeki tüm pansiyonlu okullara yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Giderlere tek tuşla anlık takip

2023 Eğitim Vizyonu’nda belirtilen hedefler doğrultusunda, Bakanlığa bağlı okul pansiyonlarında hizmet kalitesinin yükseltilmesi, pansiyon yönetiminin veriye dayalı olarak yapılabilmesi hedefiyle hazırlanan uygulamayla daha önce manuel olarak belli bir standardı bulunmayan günlük ve aylık yemek girdileri, ambara alınan ve çıkarılan malzemelerin takibi “tek tuşla” yapılabilecek.

Milli Eğitim Bakanlığı Bilişim Sistemleri (MEBBİS) üzerinden Ankara’daki pansiyonlu okulların erişimine açılan e-ambar uygulamasıyla pansiyonlu okullarda alınan malzemelerin günlük, haftalık ve aylık maliyetlerinin yanı sıra tüketim durumları da anlık olarak takip edilebilecek.

Sistemle pansiyonlarda uygulama birliğinin sağlanması, hizmet kalitesinin artırılması sağlanacak.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Kütüphaneler de sınıf olacak

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı Arasında Eğitimde İş Birliği Protokolü, Milli Kütüphane’de düzenlenen törenle imzalandı. Kütüphanelerin eğitim faaliyetlerinde kullanılmasına imkan tanıyan protokol çerçevesinde, Devlet Tiyatroları sanatçıları tarafından öğretmenlere diksiyon, drama, masal anlatıcılığı ve tiyatro oyunları hazırlama gibi eğitimler de verilecek. 

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, törende yaptığı konuşmada, üniversite yıllarında Milli Kütüphane’ye sık sık geldiğini, Türk kültür ve eğitim tarihinde özel yeri olan binada yeniden bulunmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Eğitim, kültür ve turizmin birlikteliğinin ve bunun işlevsel biçimde devam ettirilmesinin önemine işaret eden Selçuk, bu çerçevede yapılan protokollerin ve hayata geçirilen uygulamaların değer taşıdığını söyledi.

Selçuk, geçen yıl eylül ayında müzelerin öğretmen ve öğrenciler için eğitim ortamı olarak kullanılmasına ilişkin bir protokol yapıldığını hatırlatarak, “Bu konuda büyük mesafe kaydettik. Geçen bir yıllık sürede binlerce öğretmenimize müze eğitimi konusunda çalışmalar yapma imkanı sağladık. Müzelerin eğitim ortamı olarak kullanılmasına yönelik yeni çalışmaları planladık.” dedi.

Bugün imzalanacak protokolle müzelerin yanı sıra kütüphanelerin de eğitim ortamı olarak daha etkin kullanılmasının önünün açıldığını bildiren Selçuk, “Kütüphanelerimizde, eğitimde drama, masal anlatımı, zeka oyunları, okuma kültürü ve benzeri faaliyetlerin yürütülmesi için ciddi bir ortam var. Bunu değerlendirmek istiyoruz. Eğitim öğretimi sınıfın biraz dışına taşımak istiyoruz. Bir hayat sahnesi olarak gördüğümüz dünyayı eğitim ortamları olarak da değerlendirmek istiyoruz. Öğrenci ve öğretmenlerimizin okul dışında da yeni birtakım çalışmalara başlamalarını önemsiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Öğretmenler dijital yayın arşivine ulaşabilecek

Selçuk, protokol kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığının dijital yayın arşivinin öğretmenlerin kullanımına sunulacağını bildirerek, “Veriye erişim konusunda mümkün olduğu kadar açılım yapmak durumundayız. Bütün öğrenci ve öğretmenlerimizin bilgiye ulaşımını kolaylaştırma konusundaki bu büyük adımı da çok önemli buluyorum.” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanlığının öğretmenlere sahne sanatları konusunda da destek sunacağına işaret eden Selçuk, şöyle konuştu:

“Sahne sanatları ile öğretmenlerin eğitimi arasındaki ilişkinin ne kadar değerli olduğunu eğitimde drama faaliyetleri açısından görebiliyoruz. Öğretmenlerimizin sahne sanatları konusunda eğitim alması, eğitimde drama konusunda çalışmalar yapması sınıftaki performanslarını çok olumlu biçimde etkiliyor. Bu yüzden bu faaliyetleri derinleştirme konusundaki amaçlarımız da gün geçtikçe büyüyor.”

Bakan Selçuk, tüm çalışmaların Türkiye’nin geleceği ve çocuklar için yapıldığına işaret ederek, bu çalışmalarla eğitim ve kültürde oluşacak birikimin uygarlığa daha fazla katkı sağlayacağını söyledi.

“2 milyona yakın öğrenci sinemayla tanıştırıldı”

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy da anneler ve babalarının çocukların doğduğu andan itibaren karakterlerinin şekillenmesi, manevi duyguların öğrenilmesi konusunda belli bir seviyeye kadar gayret ettiklerini, bir yerden sonra ise bu konuda öğretmenlere çok büyük görev düştüğünü belirtti.

Bakanlıkların ve bireylerin öğretmenlerin üzerindeki yükü hafifletmekle görevli olduğunu dile getiren Ersoy, Milli Eğitim Bakanlığı ile yaptıkları protokolün çok önemli olduğunu söyledi.

Ersoy, “Öğretmenlerimizin daha iyi yetişmesi için Milli Eğitim Bakanlığımızın öngördüğü projede, Bakanlık olarak elimizden gelen her türlü desteği bugün ve bundan sonra vermeye devam edeceğiz.” dedi.

Sinema Genel Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığınca ortaklaşa başlatılan “Sinemaya Gitmeyen Çocuk Kalmasın Projesi” ile 2 milyona yakın öğrencinin sinemayla tanıştırıldığını kaydeden Ersoy, bu sene de projeye devam edeceklerini bildirdi.

Otellerde staj yapan öğrenci sayısı artacak

Bakan Ersoy, turizmde büyük hedeflere ulaşmak ve 2023’te turist sayısını çok ciddi şekilde artırmak istediklerini, nitelikli turistin kazandırılmasında en etkili şeyin insan kaynağı olduğundan MEB ile çalışmaya devam edeceklerini dile getirdi. Ersoy, şunları kaydetti:

“Geçen sene MEB ile yaptığımız protokol geçen yaz itibarıyla hayata geçti. Turizm meslek liselerinin müfredatında ciddi değişikliğe gidildi. Sektörün istediği şekilde müfredat, Milli Eğitim Bakanlığı ile şekillendirildi. Öğrencilerin uygulamalı olarak otellerde eğitim görmeleri ihtiyaçtı. Bu kapsamda imzalanan protokol dahilinde ilk 11 okul yaz staj programına bu yaz başladı ve eğitim başarıyla tamamlandı. Ders zili çalmasıyla sektörle oluşturduğumuz müfredat dahilinde eğitimlerine başladılar. Yakın bir tarihte de bir protokolle bunların 2023’e kadarki gelişimiyle ilgili planlamayı sonuçlandıracağız. Çünkü bize 11 okul yetmiyor. Önümüzdeki sene 50 okula çıkarıyoruz. 2023’e kadar 200 okula çıkarıyoruz. Müfredat, sektör ve öğrenciler tarafından çok beğenildi. Öğrenciler İngilizce, Rusça mecburi lisan ve bir seçmeli lisan öğreniyorlar. İlerde turizm yapmasalar bile hayat kariyerlerinde öğrenci açısından çok önemli olan 3 lisanı öğrenmiş olacaklar. İnanıyorum ki diğer sektörlere de örnek olacak bu çalışma. Bunu bütün Türkiye’ye yayıp, 2023’teki insan kaynağını başarılı bir şekilde sağlamış olacağız.”

Konuşmaların ardından protokol, Selçuk ve Ersoy tarafından imzanlandı. Bakan Ersoy, Selçuk’a Milli Kütüphane üye kartı takdim etti. Selçuk ise Atatürk Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanan Yunus Emre figürünü hediye etti.

DT oyuncularından öğretmenlere tiyatro eğitimi

Protokol kapsamında, öğretmen ve öğrencilerin eğitim, kültür, sanat faaliyetlerinde kütüphanelerin etkin kullanılmasının sağlanması, öğretmenlerin sosyal becerilerinin ve mesleki yeterliklerinin geliştirilmesi, başta tiyatro olmak üzere sahne sanatlarına yönelik bilgi ve becerilerinin artırılması amaçlanıyor.

Öğrencilerin okuma kültürü, bilgi okuryazarlığına yönelik bilgi ve becerilerinin artırılması ve ücretsiz olarak sinema ile buluşturulması da hedefleniyor.

Ayrıca, Devlet Tiyatroları (DT) sanatçıları tarafından öğretmenlere drama eğitimleri verilecek. Böylece öğretmenlerin de tiyatro oyunları hazırlaması ve sahnelemesine destek olunacak.

MEB’e bağlı okullardaki öğretmenlerin kişisel ve mesleki gelişimlerine yönelik eğitim drama, Türkçe’nin kullanımı ve diksiyon, akıl ve zeka oyunları, okuma kültürü, bilgi okuryazarlığı, masal anlatıcılığı, tiyatro, tiyatro tarihi, tiyatro oyunu yazarlığı, görsel sanatlar, sahne sanatları, sinema eğitimi alanlarından düzenlenecek.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

ALES giriş belgeleri açıklandı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca (ÖSYM) 22 Eylül’de uygulanacak Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı’nın (2019-ALES/2) giriş belgeleri açıklandı.

ÖSYM’nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, 22 Eylül’de yapılacak 2019-ALES/2’e başvuran adayların sınava girecekleri bina, salonlara atanma işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren giriş belgelerini, ÖSYM’nin “https://ais.osym.gov.tr” internet adresinden T.C. kimlik numaraları ve şifreleri ile edinebilecek.

Duyuruda ayrıca adayların, sınav günü saat 10.00’dan sonra sınav binalarına alınmayacağı uyarısı da yapıldı.

Okumaya Devam