İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Okullarımızda tasarım odaklı düşünme anlayışı gelişmeli

Yayınlandı

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığınca fen bilimleri, matematik ve bilişim teknolojileri alanlarında görev yapan öğretmenlere yönelik hazırlanan “Eğitimde İnovasyon İçin Tasarım Odaklı Düşünme” mesleki gelişim programı tanıtıldı.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, eğitim konusunda yerel bir bakış açısıyla hareket etmediklerini belirterek, mesajı insan olan her meselenin evrensel bir çıkışa sahip olduğunu, daha sonra milletlere göre şekillendiğini ifade etti.

Bu kapsamda ulusal ve uluslararası düzeydeki iş birliklerini önemsediklerini söyleyen Selçuk, Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün öğretmenler için sürekli eğitim çalışması düzenlemesinin ayrı bir kıymeti bulunduğunu ifade etti.

Selçuk, şöyle devam etti:

“Çünkü hep ifade etmeye çalıştığım husus, meselemizin öğretmen meselesi olmasıdır. Çocuklar zaten hazırlar, onların hizmet içi eğitim alması gerekmiyor. Biz kendimizden başlayan bir süreci, sürekli tazelenme, yenilenme ve insanın hayvandan farklı olarak her an yeni ve farklı olanı tasavvur etme ve ortaya koyma edimini düşünmek durumundayız. Tekrar temelli bir bakış açısı yerine, sürekli yeni ve karşılaşılmadık durumlarda nasıl bir tavır ve tutum takınacağımızın muhakkak suretle öğretmenlerimiz tarafından içselleştirilmesi lazım.”

Milli Eğitim Bakanlığının da tasarım odaklı bir düşünce etrafında şekillenmesinin önemine değinen Selçuk, “2023 Eğitim Vizyonu, bu manada bütün eğitimsel alt sistemlerin birbiriyle ilişkilendirilmiş biçimde, eş güdümlü ve eş zamanlı olarak bir süreci hayata geçirme yaklaşımını taşıyor. Eğer bütün sistemlerin, alt sistemlerini ve bileşenlerini birlikte tasarlamaz ve tasavvur etmezsek her bir alt sistem diğerlerinden kopuk olarak gelişme seyri yaşar ama bu genellikle verimsizlikle neticelenir.” ifadelerini kullandı.

Kaynakların en iyi şekilde değerlendirilmesi için çalıştıklarını dile getiren Selçuk, “Bu meseleyi, öğretmen arkadaşlarımızla öncelikli olarak ele almamızın temel sebebi eğitimin ekip işi olduğuna inanmamız. Ankara’dan gönderilen genelge ya da talimatların, bir duygudaşlık yaratması söz konusu olmuyor. O sebeple ‘Prof. Dr. Ziya Selçuk’ demiyoruz, ‘Ziya Öğretmen’ diyoruz çünkü bu mesele akademisyenlikten önce bir öğretmenlik meselesidir.” diye konuştu.

Üretken bir bakış açısı

Bakan Selçuk, her an yeniden tazelenen ve canlanan varoluşsal bir yapı içinde olduklarını belirterek, insanların bu yapıya uyum sağlayabilmek için her an yeniden üreten, tasarlayan, hayal eden bir bakış açısıyla hareket etmeleri gerektiğini kaydetti.

“Eğitimde İnovasyon İçin Tasarım Odaklı Düşünme” mesleki gelişim programını büyüyecek bir tohum olarak gördüğünü dile getiren Selçuk, şöyle devam etti:

“Bütün okullarımızda tasarım odaklı düşünme anlayışının gelişmesiyle ilgili bir ümidimiz var. Bu yüzden, fen bilgisi, matematik, bilişim teknolojileri gibi alanlardaki öğretmenlerimiz ile taze başlangıç yapalım ve ortaya çıkacak yapının ölçeklendirilmesi anlamında yeni çalışmalarımız olsun istedik. Bütün Türkiye’ye hemen yapmak zorunda değiliz. Altyapısı hazır olan, bizim rahatlıkla uygulama imkanı bulabileceğimiz iş ve işlemleri yapalım. Aniden bütün ülkenin eğitim sistemine yönelik çalışmalara girmeyelim istiyoruz.”

Selçuk, mesleki gelişim programına destek veren Stanford ve Hacettepe üniversitelerine teşekkür ederek, “Bir insan nasıl anne ve babasının rızasını almak zorundaysa öğretmen de öğrencilerinin rızasını almak zorundadır. Eğer öğrencilerinin rızasını almıyorsa, o zaman onun hukukunu koruyamıyor demektir. Bu tür becerilerle biz çocuklarımızın rızasını daha iyi alacağız.” ifadelerini kullandı.

“Müttefiklerimiz öğretmenler ve okul yöneticileridir”

Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı da Türkiye ve dünyadaki reform çalışmalarının birçoğunun öğretmen ve okul yöneticilerinin bilgi, beceri ve mesleğe adanmışlığıyla ilgili olduğunu aktardı.

Öğretmen ve okul yöneticilerinin eğitimin başat aktörü olduğunu söyleyen Boyacı, “Ne kadar iyi okullar yaparsanız yapın, ne kadar mükemmel teknolojileri sınıflara taşırsanız taşıyın, getirdiğiniz tüm yenilikler, öğretmenlerin ilgisi, algısı, bilgisi, mesleğe adanmışlığı ve temel becerileri kadar çocuklara nüfuz ediyor. O zaman stratejik olarak yapacağımız reformda müttefiklere ihtiyacımız var. O müttefiklerimiz öğretmenler ve okul yöneticileridir.” dedi.

Programın sonunda Selçuk, desteklerinden dolayı Nevzat Özgörkey Su Vakfı yetkilileri ile mesleki gelişim programına katılan öğretmenlere sertifika verdi.

Eğitimde inovasyon için tasarım odaklı düşünme

Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğünce 16-21 Ağustos’ta fen bilimleri, matematik ve bilişim teknolojileri alanlarında görev yapan öğretmenlere yönelik “Eğitimde İnovasyon İçin Tasarım Odaklı Düşünme” mesleki gelişim programı düzenlendi.

Bu çerçevede eğitici eğitimi alan 80 öğretmenin görev yaptıkları illerde diğer öğretmenlere eğitim vermesi planlanıyor.

Stanford Üniversitesi Mühendislik Fakültesinden Joseph Makokha, Stanford Üniversitesi Öğrenme Deneyimi Tasarımcısı Marie Trudelle ve Hacettepe Üniversitesinden Prof. Dr. Gültekin Çakmakcı tarafından verilen eğitimler ile öğretmenlerin gerçek yaşam problemleri kapsamında tasarım odaklı düşünme yaklaşımını uygulaması, ulusal ve uluslararası mesleki gelişim ağına dahil olması ve bu alanda içerik geliştirme konusunda donanımlı hale gelmelerini amaçlanıyor.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Özel okul açmak için en az 500 metrekarelik bahçe koşulu getirildi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

MEB Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlandı. 

Buna göre, özel okul açmak isteyenler, başvuru evraklarına Bakanlık Coğrafi Bilgi Sistemi’ne (MEBCBS) dahil edilmek üzere bina, duvar, bahçe ve benzeri detayların yer aldığı verileri ekleyecek.

Kişilerin, kanunda belirtilen şartları taşımadığının sonradan tespit edilmesi halinde, kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilecek.

Kurumlara, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda belirtilen “Türk milli eğitiminin genel ve özel amaçları ile temel ilkeleri” doğrultusunda, kurumun amacına, eğitim programına ve düzeyine uygun, belli bir anlam taşıyan Türkçe ad verilecek. Azınlık okulları, yabancı ve milletlerarası okullar ile sadece yabancı dil eğitimi veren kurslara yabancı isimler konulabilecek.

Diğer kurumlara kıta, ülke, millet, tarih, rakam, yabancı kurum ve kuruluş adları verilemeyecek.

Kurumların adlarının, varsa kısaltmaları ile kullanması gerekecek. Sosyal etkinlik merkezlerinin isimlerinde ilgili belediyenin adı da yer alacak.

5 yıl geçmeden kurum açma izni verilmeyecek

Kanunda belirtilen fiillerin tespiti halinde idari para cezası, kurum açma iznini vermeye yetkili makam tarafından verilecek. Soruşturma sonucu kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilen kurucu, 5 yıl geçmeden tekrar kurum açma izni veya devralma ya da bir kuruma ortak olma iznine sahip olamayacak.

Kurumların bahçe düzenlemesine yeni koşullar

Bakanlık, kurumların binalarına ilişkin de yeni standartlar getirdi.

Buna göre, kurumların okul öncesi eğitim bölümleri; okul binasının bulunduğu alan dışında yer alacak ve her bir öğrenci için en az 1,5 metrekare bahçesi olacak.

İlkokul, ortaokul, ortaöğretim ve özel eğitim okulları; kullanım hakkının tamamı okula ait olan ve okul binasının alanı dışında her bir öğrenci için en az 2 metrekare olmak koşuluyla en az 500 metrekare bahçesi bulunan müstakil binalarda açılabilecek.

Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri; bahçesi kurum binasının alanı dışında olan, kullanım hakkının tamamı kuruma ait müstakil binalarda olabilecek.

Kurum devirlerine yeni düzenleme

Bakanlık ayrıca kurumun, kuruculuk koşullarını taşıyan başka bir gerçek veya tüzel kişiliğe devredilebilmesi için gerekli koşulları da düzenledi.

Buna göre, devir senedinin noterlikçe düzenlendiği tarihten itibaren 30 iş günü içerisinde, devralan tarafından milli eğitim müdürlüğüne başvurulacak. Bu süre bitiminden sonra yapılan devir başvurusu işleme alınmayacak.

Kurumu devralacak kişilere; vadesi gelmemiş olanlar da dahil olmak üzere, tüm borç ve alacakları ve devralmadan önce kurumda yapılan inceleme, soruşturma veya denetim sonucunda verilen idari para cezalarını, kapatma cezasını da kabul edeceğini gösteren devir senedi yapılacak.

Valilikçe yapılan incelemede müracaat tarihinden önce yapılan denetimleri sonucunda kuruma ilgili kanun kapsamında verilen idari para cezasının, ödendiğinin veya taksitlendirildiği ya da özel kanunlara göre yapılandırılıp taksitlendirildiğinin belgelendirilmesi gerekecek.

İdari soruşturması bulunan veya kapatma teklifi getirilen kurumlar devredilemeyecek. Kurumun devir işleminden sonra, kişilerin gerekli şartları taşımadığının tespit edilmesi halinde, kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilecek.

Yangın, deprem, sel, kentsel dönüşüm, sağlık sebepleri ve mahkeme tahliye kararı gibi hallerden dolayı binayı ani olarak terk etme durumunda kalan kurumlar; müstakil bina, bahçe, derslik ve ders yapılan bölümlere ilişkin şartlar ile gerekli belgeler hariç, geçici olarak faaliyetine en çok bir yıl devam edebilecek.

Bir yıl sonunda, şartları uygun binaya nakli yapılmayan kurumlardan mazeretleri uygun görülenlere kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatını veren merci tarafından bir yıl daha geçici izin verilebilecek.

Kanunda belirtilen şartları sağlamadığının tespiti halinde gerçek kişi olan kurucuya, kurumunu kapatması veya devretmesi için iki ay süre verilecek. Bu süre içerisinde kurumun kapatılmaması veya devrin gerçekleştirilmemesi halinde okulların, öğretim yılı sonunda, diğer kurumların ise uygulanan öğretim programının sonunda kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı, veren merci tarafından iptal edilecek.

Kurucu, kurucu temsilcisi veya yönetim organında bulunan kişilerin, terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı, yahut bunlarla irtibatının tespiti halinde, süre verilmeksizin kurumun kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilecek.

Kurumlardan ayrılan öğrenci veya kursiyerlerin ücret iadeleri, ayrılış tarihinden itibaren en geç bir ay içerisinde yapılacak.

Kurumların reklam veya ilanlarında, öğrenci resimleri ve isimleri ile öğrenci başarı durum bilgileri kullanılamayacak.

Bilimde ve sporda başarı sağlayan öğrencilere bursluluk için ek puan

MEB’in yeni düzenlemesiyle ayrıca, Gençlik ve Spor Bakanlığınca belirlenen kriterler dahilinde olimpik ve paralimpik branşlarda, ulusal ve uluslararası yarışmalardaki derecelerini belgelendirilen sporcular ile TÜBİTAK aracılığıyla uluslararası bilim olimpiyatları, ulusal bilim olimpiyatları ve ulusal proje yarışmalarında derece elde eden öğrencilerin ücretsiz özel okul başvurularında ek puan almalarına olanak sağlandı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

MEBden öğrencilere yeni sınıf rehberlik müfredatı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) 2023 Eğitim Vizyonu‘nda, rehberlik hizmetlerinin yeniden yapılandırılması hedefine yer verildi.

Bu kapsamda, sınıf rehberlik programlarının yenilenmesine yönelik olarak Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünce bir yıl önce çalışma başlatılarak, okul öncesinden lise son sınıfa kadar her sınıf düzeyi için akademik, sosyal-duygusal ve kariyer gelişim alanlarını kapsayan taslak, sınıf rehberlik programları hazırlandı.

Bakanlıkça hazırlanan yeni programlar, http://mufredat.meb.gov.tr/TaslakProgramlar.aspx adresi üzerinden öğretmenlerin, akademik çevrelerin ve ilgililerin görüşlerini almak üzere askıya çıkarıldı.

AA muhabirinin 2020 Sınıf Rehberlik Programı’ndan derlediği bilgilere göre, değişen ihtiyaçlar ve güncel okul psikolojik danışmanlık ve rehberlik (PDR) programı yaklaşımları dikkate alınarak hazırlanan programın her aşamasında sorun odaklı bir yaklaşımdan ziyade öğrencileri gelecekte karşılaşabilecekleri sorunlara karşı hazırlıklı hale getirmeyi amaçlayan gelişimsel, yeterlik ve güç temelli bir yaklaşım benimsendi.

Bu yaklaşımla kazanımların tamamında sorunlu ve zayıf yönlere değil, olumlu yönlere vurgu yapıldı. Ayrıca bu amaç için akademik, kariyer ve sosyal duygusal gelişim alanlarının genel amaçları, yeterlikleri ve kazanımları belirlendi.

Akademik gelişime vurgu

Çalışma kapsamında, öğrencilerin, öğrenim gördükleri okula ve çevresine uyum sağlamalarına, eğitsel amaçları çerçevesinde okul ve çevresindeki imkanlardan yararlanmalarına, okul ve sınıf kurallarını benimsemelerine ve okula aidiyet duygusu geliştirmelerine katkı sağlayacak bilgi, beceri ve tutum edinmeleri amaçlandı.

Öğrencilerin akademik çalışmalarda devamlılık, kararlılık ve çaba gösterme, sorumluluk üstlenme, çalışmalarına değer verme ve yaşam boyu öğrenme konularına yönelik uygun anlayış ve sorumluluk bilinci geliştirmeleri, bilgi, beceri ve tutum kazanmaları hedeflendi.

Bunun için “okula ve çevresine uyum”, “akademik anlayış ve sorumluluk bilinci geliştirme”, “eğitsel planlama ve başarı” olmak üzere, 3 yeterlik alanı ile 66 kazanım yer aldı.

“Kariyer gelişim alanı” kapsamında ise öğrencilerin kariyer farkındalığı, kariyer hazırlığı ve kariyer planı yapmaları için 3 yeterlik alanı ile 63 kazanım belirlendi.

“Sosyal-duygusal gelişim alanı” kapsamında öğrencilerin, kendilerini tanımaları, duygularını anlamaları ve yönetmeleri, kişiler arası sağlıklı ilişkiler geliştirmeleri için gerekli bilgi, tutum ve davranışları edinmeleri amaçlandı. Bu kapsamda, benlik farkındalığı geliştirme, duyguları anlama ve yönetme, kişiler arası beceriler geliştirme, karar verme ve kişisel güvenliğini sağlama başlıkları yeterlik alanları olarak planlandı. Bu alanda öğrencilere 163 kazanımın verilmesi hedeflendi.

Öğrencilerin bu kazanımları edinmeleri için 1000 dolayında etkinlik hazırlayan Bakanlık, yeni müfredatla birlikte e-rehberlik hizmetlerinin e-portfolyo ile entegrasyonunu da sağlamış olacak. 

“Rehberlik hizmetlerinin kapasitesi ve çeşitliliği artırılacak”

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yaklaşık bir yıldır üzerinde çalıştığı okul öncesinden 12. sınıfa kadar tüm sınıf seviyelerinde sınıf rehberlik programları hazırlama çalışmasında sona yaklaşıldığını bildirdi. 

Geliştirilen program kapsamında rehberlik eğitimlerinin “akademik gelişim”, “kariyer gelişimi” ve “sosyal duygusal gelişim alanı” olmak üzere 3 alana yoğunlaştığına işaret eden Selçuk, şunları kaydetti:

“Bu çalışmayı çok önemsiyoruz. Genel müdürlüğümüz ve akademisyenlerden oluşan çalışma grupları çok yoğun emek vererek, çalışmanın başarılı bir şekilde tamamlanmasında büyük emek verdiler. Tüm seviyelerde kazanımlar belirlendi. Süreç devam ediyor. 2020-2021 eğitim-öğretim yılı itibariyle öğrencilerimize çok yönlü destek sağlayacak önemli bir projeyi uygulamaya koyacağız. Böylece öğrencilerimize sadece akademik gelişimlerinde değil aynı zamanda bireysel gelişimleri ile ilgili kariyer süreçlerinde ve sosyal ve duygusal gelişimlerinde de destek sağlamış olacağız. Dolayısıyla rehberlik hizmetlerimizin kapasitesi ve çeşitliliğini de artırmış olacağız.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

MEBin kalfalık ve ustalık e-sınavlarına yoğun başvuru

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından, e-sınav ortamında yapılabilmesi için ilk pilot uygulaması geçen yıl nisanda Ankara’da gerçekleştirilen kalfalık ve ustalık sınavlarına adaylar yoğun ilgi gösteriyor. 

Bu kapsamda, 2019 Aralık döneminde 19 bin 245 aday e-sınava başvurdu. Geçen yılın tamamında toplam 135 bin 959 aday kalfalık belgesi için 96 bin 345 aday da ustalık belgesi için talepte bulundu.

Dönemsel beklemeleri ortadan kaldıran ve her ay yapılabilen e-sınavlara 2020’nin ilk aylarında 40 bin kalfa ve usta adayı başvuru yaptı.

Kalfalık ve ustalık sınavları 27 alan ve 142 dalda gerçekleştiriliyor. Pilot uygulama sadece bir alanda uygulanmıştı. MEB, tüm alan ve dallarda teorik sınavların e-sınav olarak yapılabilmesi için hazırlıklarını geçen yılın sonunda tamamladı. Kalfalık ve ustalık sınavlarının teorik sınavları tüm alan ve dallarda 15 Aralık 2019 itibarıyla e-sınav olarak uygulanmaya başlandı.

Usta ve kalfa adayları e-sınavı sevdi

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mesleki eğitim merkezlerinde başarıyla gerçekleştirilen kalfalık ve ustalık sınavlarına başvuruların giderek arttığını belirterek, “2019 yılı başvuruları, 2018’e göre yaklaşık yüzde 50 arttı.” dedi.

Sınavı bekleme süresini kısaltmak ve sanayinin ihtiyacı olan kalfa ve ustaların sektörlerle buluşmalarını hızlandırmak için iki alanda iyileştirme yaptıklarına işaret eden Özer, daha önce yılda iki kez yapılan kalfalık ve ustalık belgesi teorik sınavlarını yılda altı kez yapmaya başladıklarını söyledi.

Diğer taraftan teorik sınavların her ay yapılabilmesi için e-sınav seçeneğini uygulamaya koyduklarını hatırlatan Özer, tek bir alanda yaptıkları pilot uygulamanın başarıyla tamamlandığını aktardı.

Ekiplerinin 27 alan ve 142 dalda teorik sınavların e-sınav olarak yapılabilmesi için son altı ayda soru hazırlama çalışmalarına ağırlık verdiklerinin ve e-sınav için yazılım alt yapısı geliştirdiklerinin altını çizen Özer, çalışmaları geçen yılın sonunda tamamladıklarını belirtti.

Artık kalfalık ve ustalık sınavı yapılan tüm alan ve dallarda teorik sınavların e-sınav olarak yapabilecek duruma geldiğini ifade eden Özer, 15 Aralık itibarıyla tüm alan ve dallarda kalfalık ve ustalık belgesinin teorik sınavlarını e-sınav olarak yapmaya başladıklarını belirtti.

Özer, e-sınav başvurularına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“E-sınavlara yoğun ilgi oldu. Son 1,5 ay gibi kısa sürede yaklaşık 40 bin aday bu sınavlara başvurdu. Bu başvuru sayısı bile yeni uygulamanın ne kadar önemli bir boşluğu doldurduğunu gösteriyor. Proje, ülkemizde hem teorik sınavlarda bir standardın oluşmasını sağladı hem de artık her ay bu sınavlar yapılabileceği için sınavlara erişim kolaylaştı. Böylece koşulları sağlayan kalfa ve usta adaylarının sınav dönemlerini bekleme süresini kısaltmış ve sanayimizin ihtiyacı olan kalfa ve ustaların sektörlerle buluşmalarını hızlandırmış olduk. Bu amaçla 81 ilde bulunan e-sınav merkezlerimizi aktif olarak kullanmaya başladık.”

Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, bir yıl gibi kısa sürede büyük bir projenin başarıyla hayata geçirilmesine büyük emek veren Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğüne ve sürece destek olan Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığına teşekkür etti.

Okumaya Devam