İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Okul öncesi çocuklarda online eğitim sosyalleşmeye katkı sağlıyor

Yayınlandı

İstanbul

//www.aa.com.tr/tr/koronavirus” target=”_blank”>


KORONAVİRÜS HABERLERİ

  • KORONAVİRÜS NEDİR: //interaktif.aa.com.tr/koronavirus/” target=”_blank”>Bir bakışta koronavirüs salgını
  • NE YAPMALIYIZ: //interaktif.aa.com.tr/koronavirus/#group-NASIL-KORUNURUZ-mZHkEXN1lD” target=”_blank”>Koronavirüsten nasıl korunuruz
  • A’DAN Z’YE KOVİD-19 REHBERİ: //www.aa.com.tr/tr/koronavirus/adan-zye-kovid-19-rehberi/1777116″ target=”_blank”>Koronavirüsle ilgili aradığınız tüm cevaplar
  • RAKAMLARLA: //www.aa.com.tr/tr/koronavirus/koronavirus-yayilma-haritasi/1756685″ target=”_blank”>Ülke ülke koronavirüs istatistikleri
  • SAĞLIK BAKANLIĞI VERİLERİ: //covid19.saglik.gov.tr/” target=”_blank”>Türkiye günlük ve genel koronavirüs tablosu
  • ŞÜPHELERİNİZ Mİ VAR: //koronaonlem.saglik.gov.tr/” target=”_blank”>Sağlık Bakanlığı online koronavirüs kontrol uygulaması


Okul Öncesi Eğitim Kurumları ve Eğitmenleri Derneği (OKEVED) Genel Başkanı Sefa Özdemir Yılmaz, Kovid-19 tedbirleri kapsamında kreş ve anaokullarının kapanmasıyla okul öncesi eğitimin uzaktan yapılmasının bu yaş grubundaki çocuklar için mümkün olmadığını belirterek, bu süreçte online ortamlarda sınıfın bir araya getirilerek yapılacak görüşmenin çocuğun sosyalleşmesine yönelik olacağını söyledi.

Bilişsel, işitsel, görsel ve sosyal zekanın gelişiminde önemli katkısı olan, öğrenmenin oyunla sağlandığı ve çocuğun akranlarından görerek öğrendiği okul öncesi eğitim merkezleri, kreş ve anaokulları da Kovid-19 pandemisi nedeniyle bir süredir kapalı.

Bazı okul öncesi eğitim kurumları, bu süreçte evlerinde kalan çocuklar için online ortamlarda çalışmalarını kısmen de olsa sürdürürken, zor durumda kalan ebeveynler için de eğitim programları gönderilerek çocukla geçirilen zamanın daha kaliteli olmasına katkı sunuluyor.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan OKEVED Genel Başkanı Sefa Özdemir Yılmaz, okulların planlarının eğitim öğretim yılı başlamadan hazırlandığını ve bunun günlük, haftalık ve aylık olarak uygulandığını belirterek, koronavirüs tedbirleri kapsamında kreş ve anaokullarının kapanmasıyla çocuklar ve velilerin hazırlıksız yakalandığını anlattı.

Çocukları birden bire eve kapatmanın çok zor olduğunu dile getiren Yılmaz, Kovid-19 nedeniyle alınan bu tedbirin çocuklara alıştırılarak anlatılması gerekirken bunu açıklama görevinin anne ve babaya düştüğünü söyledi.

Yılmaz, ilk etapta ailelerden bu işle nasıl baş edileceği konusunda çok talep geldiğini aktararak, “Okul öncesindeki çocuklar eve kapanınca sosyalleşme, televizyon karşısındaki sürelerinin kontrol edilememesi, anne ve babayla geçirilecek vaktin ne şekilde kaliteli olacağıyla ilgili kafamızda soru işaretleri vardı. Bu süreçte anne ve babanın çocuklarıyla verimli vakit geçirebilmeleri için etkinlik önerileri göndererek, bunların evde sağlıklı bir şekilde yapması sağlanmaya çalışıldı. Sınıf öğretmenleri evlerindeki planları veya haftalık çalışmaları paylaştı.” ifadelerini kullandı.

“Uzaktan eğitim 2-6 yaş için çok zor”

Sefa Özdemir Yılmaz, bu süreçte çocuklarla alakalı en büyük sıkıntının sosyalleşme problemi olduğunu vurgulayarak, 2-6 yaş grubundaki çocuklarda uzaktan eğiminin ilk, orta ve liseler gibi yapılamayacağını anlattı.

Uzaktan eğitim algısının bu yaş grubundaki çocuklar için yanlış olduğunu söyleyen Yılmaz, şöyle devam etti:

“2-6 yaş grubunun dikkat süreleri çok azdır. Yaş gruplarına göre 10-15-20 dakika gibi dikkat süreleri var. Bu gruptaki çocukları kameralar karşısında oturtup ders anlatmak mümkün değil. Onların da öğretmenin dediklerini alıp uygulaması çok zor. Okul öncesi çocuklar için yaparak, yaşayarak öğretme tekniklerini kullanıyoruz. Kameralar karşısında tahtaya geçip öğretmenin ders anlatması, okul öncesi yaş gruplarında mantık dışıdır. Bu süreçte sadece çocukların sosyalleşmeleriyle alakalı, bir nebze can suyu olsun diye düşünülerek, sınıfları bir araya getirip onların birbirleriyle online görüşmesini sağlamak daha büyük bir avantaj. Çocukların, arkadaşlarıyla bu şekilde bir araya getirtilerek yalnız olmadıklarını hissetmeleri sağlanabilir. Empati duygularının gelişmesine, arkadaşlarıyla görüşen çocuğun günlerini mutlu geçirmesine katkı olabilir. Yani çocuğun öğrenmekten ziyade sosyal gelişimiyle alakalı kaygılardan kaynaklı online görüşülebilir. Bunu eğitim olarak nitelendirmek çok yanlış olur.”

Yılmaz, bu süreçte destek isteyen velilere de eğitim planları gönderilip, bu doğrultuda çocuklarla birlikte etkinlik yapılabileceğini belirterek, çocukların yaptığı çalışmaların da öğretmene gönderilmesinin, onların okuluyla dolaylı olarak iletişime geçmesini sağlayacağını kaydetti.

Evde çocuğun belirli bir düzene oturtulması ve eğitim planların doğru bir şekilde uygulanmasıyla okul öncesi eğitimin kısmi de olsa eve uyarlanacağını ifade eden Yılmaz, evde yapılacak çalışmaların çocukların el-göz koordinasyonunu, ince motor gelişimini ve günlük yaşam becerilerini destekleyeceğini anlattı.

Yılmaz, okul öncesi eğitimdeki çalışmaların, çocuğun bilişsel, işitsel, görsel ve sosyal zekasının gelişimine yönelik olduğuna dikkati çekti.

“Bu süreçte en büyük eksiğimiz akran eğitimi”

OKEVED Genel Başkanı Sefa Özdemir Yılmaz, okul öncesinde akran eğitiminin önemine işaret ederek, “En büyük eksiğimiz, şu anda çocuklarda akran eğitimi. Çocuklara birçok eğitimi oyunlarla veririz. Bu hedefli oyunlarda bile çocuklar birbirleriyle iletişim halindedir. Çocuklar birbirleriyle her iletişimde bir şeyler öğrenir. Arkadaşının ona vereceği bir öğretiyi hiç kimse veremez.” şeklinde konuştu.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Moritanya’da Maarif Okulları öğrencisi üniversiteye geçiş sınavında birinci oldu

Yayınlandı

Yazar :

Hartum

Türkiye Maarif Vakfı (TMV) Moritanya Okulları, üniversiteye geçiş sınavlarında büyük başarı elde etti.

TMV Moritanya Lisesi son sınıfı burslu öğrencisi Halid Muhammed el-Muhtar Sidi Ahmed, 200 bin öğrenci arasında son 4 yılın en yüksek puanını alıp ülke birincisi oldu.

Türk Hava Yolları Moritanya Ofisi de eğitim hayatı boyunca Ahmed’in Türkiye’ye gidiş-geliş masraflarını üstlendi.

Eğitim için Türkiye’yi tercih ediyorlar

Tercihini doktorluktan yana kullanan Moritanyalı öğrenci, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından sağlanan Türkiye Bursları ile Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde okuyacak.

Moritanya’da kapatılan FETÖ okullarını enkaz halinde devralarak 2017-2018 yılında eğitim-öğretim faaliyetlerine başladıklarını belirten TMV Moritanya Ülke Temsilcisi Adil Tanış, “Türkiye Maarif Vakfı Okulları, kısa zaman içerisinde ülkenin en kaliteli eğitim kurumlarından biri haline geldi. Bu yıl yapılan üniversiteye geçiş sınavına katılan öğrencilerin genel başarı ortalaması yüzde 16’yken Maarif Okullarından sınava katılan öğrencilerin başarı ortalaması yüzde 92 oldu. Bu sene 62 mezunumuzun 56’sı, 26 farklı bölümde çeşitli Türk üniversitelerine kayıt hakkı kazandı.” ifadelerini kullandı.

Salgın sürecinde de dersleri aksatmayarak uzaktan eğitim uyguladıklarını söyleyen Tanış, öğrencileriyle mezuniyetlerinden sonra da irtibatlarını sürdürdüklerini kaydetti.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Geleneksel kaynakçılığı modern yöntemle öğreniyorlar

Yayınlandı

Yazar :

Bursa

Bursa’nın Yıldırım ilçesindeki Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde, geleneksel kaynakçılık eğitimleri okula kazandırılan cihazla modern yöntemlerle öğretilecek.

Bursa, Eskişehir, Bilecik Kalkınma Ajansının (BEBKA) “Mesleki Eğitimin Geliştirilmesi Mali Destek Programı” kapsamında 460 bin liralık hibeyle meslek lisesine “İleri Seviye Kaynak Teknikleri Atölyesi” kuruldu.

Hibeyle, okulun Metal Teknolojisi Alanı’na 1 adet yeni nesil kaynak simülatörünün yanında 4 adet gaz altı kaynak makinesi, 2 adet iki kollu duman emme ünitesi, 4 adet camlı kaynak masası, 5 adet kaynak siperliği ve 1 adet tek pistonlu kombine makas kazandırılarak öğrencilerin eğitimine katkıda bulunulması hedefleniyor.

Proje kapsamında 14 öğretmen ve 300 öğrenci eğitim alacak. Bilgisayar tabanlı eğitim sistemiyle öğrenciler simüle edilen ortamlarda kaynak bilgilerini kullanarak pratik yapacak ve kaynak tekniklerini temsili ve üç boyutlu ortamda uygulayacak.

“Okulumuza farklı teknolojik aletler de kazandırmayı düşünüyoruz”

Okul müdürü Musa İncekara, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Metal Teknolojisi Alanı’nın mesleki eğitimde önemli bir yer tuttuğunu, projelerinin 65 proje arasından seçildiğini söyledi.

Mesleki eğitimde teknolojiyi takip etmeye çalıştıklarını ifade eden İncekara şöyle konuştu:

“Kaynak simülasyonu bizim çok önemli. Hem öğrencileri teknolojiye alıştırma adına hem de iş güvenliği açısından hiçbir risk olmadan, malzeme sarfiyatı gerçekleşmeden ellerinin alışmasını sağlıyor. Yeni başlayan öğrenciler için çok büyük bir kazanç olacak. Bu simülasyonla beraber kurslar açacağız, dışarıdan yetişkin eğitimini de tamamlamış olacağız. Okulumuz ve mesleki eğitim adına çok büyük bir kazanç.”

Milli Eğitim Bakanlığının 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında mesleki eğitimin bir atılım gerçekleştirdiğini belirten İncekara, “Mesleki eğitimde ileri bir seviyeye geçtik. BEBKA da tam zamanında bize yetişti, güzel bir destek sağladı. İnşallah bundan sonraki süreçte de okulumuza farklı teknolojik aletler de kazandırmayı düşünüyoruz; özellikle robot kollar, robot kaynak makinesi, plazma kesme makinesi gibi.” dedi.

“İş kazası riski ortadan kalkacak, çevre sağlığı açısından da önemli bir kazanım elde edeceğiz”

Metal Teknolojisi Alan Şefi Feridun Yüzügüldü ise kaynakçılığın metalin, endüstrinin olduğu hemen her alanda vazgeçilmez bir araç hüviyeti taşıdığını, bunun da iyi bir eğitimle yapılabildiğini kaydetti.

Kaynakçılık eğitiminde ustalaşmanın uygulama esasıyla sağlandığını belirten Yüzügüldü, şöyle devam etti:

“Uygulama eğitiminde gerçek malzemeler kullanıldığı için malzeme sarfiyatı, çevre kirliliği oluyor, kaynak esnasında ortaya yoğun anlamda bir gaz ve ışık çıkıyor. Eğitim sırasında iş kazası riski de var. Bazı kaynak sistemlerinde koruyucu gaz kullandığımızda bu da çevreye yayılmakta ve olumsuz sonuçları olmaktadır. Kaynak simülatörüyle uygulama eğitimlerinin tamamını cihaz üzerinden vereceğiz. Böylelikle malzeme harcamayacağız, iş kazası riski ortadan kalkacak, çevre sağlığı açısından da önemli bir kazanım elde edeceğiz. Uygulama esnasında kaynak yönü, açısı gibi birçok parametreyi yönlendirerek öğrenciyi doğru yöne iletiyor ve el becerisi kazanması sağlanıyor.”

Öğrencilerinin yüzde 70’inin kendi alanlarında çalışabildiğini ifade eden Yüzügüldü, “Özellikle otomotiv sektöründe kaynakçılık çok büyük ihtiyaç. Doğru parametrelerle yapılmayan kaynak istenilen sonucu vermez. Doğru şekilde yetişen bir öğrenci dışarıdaki ürün, üretim kalitesini de artıracaktır, bu da ülke ekonomisine ciddi anlamda bir kazanç sağlayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.eğit

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖKten vakıf üniversitelerinin tıp fakültesi kurmalarına ilişkin yasal düzenlemeye teşekkür

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Prof. Dr. Yekta Saraç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, tıp eğitiminde ihmalin müsamahayla karşılanmasının telafisi mümkün olmayacak sonuçlara yol açacağına işaret etti.

Öğrencilerin gerekli ve yeterli tıp eğitimi alabilmeleri için teorik dersler dışında, uygulamalı eğitim de alarak sağlık hizmeti sunmaları gerektiğini vurgulayan Saraç, tıp fakültesi bulunan vakıf üniversitelerinin kendi hastanelerine sahip olmasının tıp eğitimi açısından niteliği artırıcı önemli etkileri olacağı, bazı aksamaları ortadan kaldıracağı gerekçesiyle dün Meclis tarafından önemli bir kanuni düzenleme yapıldığını anımsattı.

Tıp eğitimi açısından çok önemli olan bu yasal düzenlemeyle vakıf üniversitelerinin tıp fakültesi kurabilmeleri için kedilerine ait hastane olma şartı getirildiğini belirten Saraç, şunları kaydetti:

“Eğitim ve öğretimin niteliğine ve kalitesine sürekli dikkat çeken Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile hazırlanan, iktidar muhalefet değerli milletvekillerinin desteği ile Meclisimizde kabul edilen yasal düzenlemeden dolayı müteşekkir olduğumuzu ifade etmek isteriz.”

Okumaya Devam
Advertisement