İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Okul kantinlerinin 19 Ekimden itibaren açılmasına karar verildi

Yayınlandı

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk imzasıyla illere gönderilen yazıda, 21 Eylül’de okul öncesi eğitimle ilkokul 1. sınıflarda yüz yüze eğitime başlandığı anımsatılarak, ilkokul kademesinin diğer sınıfları ile 8. ve 12. sınıflarda ise 12 Ekim’de yüz yüze eğitime geçildiği belirtildi.

Okul kantinlerinin 13 Mart 2020’den bu yana kapalı olduğunun hatırlatıldığı yazıda, şunlar kaydedildi:

“Bu süreçte kantin işleticilerinin gelir getirici herhangi bir faaliyette bulunmadıkları göz önünde bulundurularak Bakanlığımıza bağlı resmi okul ve kurumlarda bulunan kantin vb. yerlerin 19 Ekim’de açılmasına karar verilmiştir.”

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Engelli öğrenciler için uzaktan eğitimin erişilebilir tasarımlarla düzenlenmesi çağrısı

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Engelliler Uygulama ve Araştırma Merkezi (ENUYGAR) Müdürü Prof. Dr. Ayşe Resa Aydın, uzaktan eğitim sistemine ilişkin, “Görme engelliler için web sitelerinin ekran okuyucuları tarafından rahatça okunabilmesi açısından erişilebilir olarak tasarlanması, görsel materyallerin betimlenmesi ve işitme engelliler için de alt yazı ve işaret dili tercümesi eklenmesi önemli.” dedi.

2003 yılında kurulan ENUYGAR, engellilik alanında çalışmalar yapmak ve İÜ’de eğitim gören engelli öğrencilere destek sağlamak amacıyla faaliyetlerini sürdürüyor.

Engelliliğin hak temelli biçimde ele alınması yönündeki faaliyetlerini büyük bir istikrarla gerçekleştirmeye devam eden merkez, engellilik alanında yurt içi ve yurt dışındaki farklı disiplin ve sektörlerdeki kuruluşlarla bilimsel iş birlikleri yapmanın yanı sıra önemli akademik çalışmalar da yaparak, bu alanda ülke çapında bir hareketin öncüsü olmayı hedefliyor.

ENUYGAR Müdürü Prof. Dr. Ayşe Resa Aydın, Dünya Engelliler Günü dolayısıyla engellilik konusunu disiplinler arası bir yaklaşımla ele alarak üretken çalışmalar gerçekleştiren merkeze ilişkin AA muhabirine açıklamada bulundu.

Merkez kurulduğunda henüz Türkiye’de 5387 sayılı “Engelliler Hakkında Kanun”un çıkmamış, dünyada ise “Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme”nin imzalanmamış olduğunu hatırlatan Aydın, bu kanun ve sözleşmenin 2005 ve 2006 yıllarında hayata geçirildiğini söyledi.

O dönemde engelli haklarının kamuda ve sivil toplumda tartışıldığını kaydeden Aydın, konunun üniversitelerde ele alınması noktasında İstanbul Üniversitesi’nin, Boğaziçi Üniversitesi ve ODTÜ ile öncü üniversitelerden biri olduğunu belirtti.

Aydın, ENUYGAR’ın yönetim kurulu ve danışma kurulu, öğrenci birimi, akademik danışmanları, öğrencileri, gönüllüleri, kurum ve kurum dışı paydaşları ve İÜ engelli personeliyle büyük bir ekip olduğunu dile getirdi.

Prof. Dr. Aydın, merkez bünyesinde gerçekleştirilen çalışmalar ve bu çalışmaların hedeflerine ilişkin şunları söyledi:

“Merkez farklı işlevleri olan, birbiriyle iç içe geçmiş alt birimler halinde çalışıyor. En önemli hedefimiz ise engelliliğin hak temelli biçimde ele alınmasını sağlamak. Merkeze bağlı Engelli Öğrenci Birimi, engelli öğrencilere akademik ve sosyal destek sağlarken; öğrencilerin bilgi, iletişim veya mekanlara erişimde karşılaştıkları problemlerle veya olumsuz tutumlar nedeniyle uğradıkları ayrımcılıkla mücadele ediyor. 2014’te merkezin katılımcı yöntemle üniversitenin bütün birimlerinin fikrini alarak hazırladığı ve İÜ Senatosu tarafından kabul edilen ‘Özel Gereksinimli Öğrenciler İçin Fırsat Eşitliği Yönergesi’nin hakkıyla uygulanması için çaba gösteriyoruz. Burada özellikle mimari erişilebilirlik ve bilişim erişilebilirliği ile ilgili sıkıntılar ciddi bariyerler olarak karşımıza çıkabiliyor.”

“Öğrencilerimizi müfredat dışı eğitimlerle desteklemek istiyoruz”

Engelli Öğrenci Birimi olarak karşılaştıkları bir diğer sorunun ise engelli öğrencilerin merkezle iletişimde olma konusundaki isteksizlikleri olduğunu ifade eden Aydın, bu durumun, toplumun genelinde hakim olan “sağlamcılık” bakış açısının bireye yansımasından kaynaklandığını ve öğrencilerin “engelli” kimlik ile anılmak istemediğini anlattı.

Prof. Dr. Aydın, “Biz ise eğitim süreçleri boyunca öğrencilerimizi yabancı dil, kişisel gelişim, kariyer planlama, savunuculuk gibi konularda müfredat dışı eğitimlerle desteklemek istiyoruz. İstiyoruz ki öğrenci mezun olup iş başvurusu yaptığında ya da bir işe girdiğinde, herhangi bir ayrımcılığa uğrarsa özgüvenle kendini ortaya koysun, yeti yitiminden dolayı engellenmesin. Bu sebeple öğrencilerin hem kendi gelişimleri hem de engelli hakları mücadelesinde yer almaları için ofislerimize başvuru yaparak, ekibimizle tanışması ve ekibe katılması gerekli.” diye konuştu.

Merkezin toplumsal farkındalık oluşturma faaliyetlerinin yanı sıra mimari ve bilgiye erişimle ilgili etkinliklerinin, eğitimlerinin, çalıştaylarının ve projelerinin devam ettiğini aktaran Aydın, konulara göre farklı paydaşlarla çalışmalar yaptıklarını dile getirdi. ​​​​​​​

Prof. Dr. Aydın, erişilebilirlik kavramının fiziksel çevre ve inşa edilmiş yapıların, ulaşım araçlarının, yazılı veya sözlü iletişimin ve bilgi teknolojilerinin bütün insanlık durumlarına uygun olarak tasarlanması anlamına geldiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Bütün insanlık durumlarına uygun tasarım tanımı, ENUYGAR’ın danışman hocası yüksek mimar Şükrü Sürmen’e ait. Onun tanımladığı bu kavramın güncel adı ‘evrensel tasarım’ veya ‘kapsayıcı tasarım’ şeklinde. Üniversitemizde bütün binaların erişilebilir hale gelmesine daha uzun bir yol var. Yeni binalarda işimiz biraz daha kolay, ama örneğin Profesörler Evi gibi yapılarda çözümler çok basit değil. Yapı İşleri Daire Başkanlığı ile iş birliği içinde çalışmalar devam ediyor. Kuruluş sürecini ENUYGAR’ın yürüttüğü Engelsiz Bilgi Merkezi, İÜ’nün özgün kütüphanelerinden biri; sesli ve elektronik kitap üreten bir e-kütüphane. Online hizmet vermesi konusunda uzun süredir çalışmalar devam ediyordu. Pandemi süreci bunun ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Umarız kısa süre içinde başlatılabilir.”

“İşaret dili ve alt yazı eklenmesi farklı düzenlemeler gerektirdiği için gerçekleşemedi”

İÜ’nün uzaktan eğitim konusunda diğer üniversitelere göre daha şanslı olduğunu, Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi sayesinde zaten güçlü bir alt yapının ve deneyimli personelin bulunduğunu dile getiren Aydın, ENUYGAR olarak proaktif davrandıklarını ve canlı ders sistemine geçmeden önce anketler yaparak, AUZEF ile koordineli çalıştıklarını söyledi.

Prof. Dr. Aydın, engelli bireylerin küresel salgından en çok etkilenebilecek gruplar arasında olduğuna da dikkati çekti.

Engelli bireylerin uzaktan eğitimde bilgiye erişimine dikkat edilmesi açısından öne çıkan hususları aktaran Aydın, şunları kaydetti:

“Görme engelliler için web sitelerinin ekran okuyucuları tarafından rahatça okunabilmesi açısından erişilebilir olarak tasarlanması, görsel materyallerin betimlenmesi ve işitme engelliler için de alt yazı ve işaret dili tercümesi eklenmesi önemli. Özellikle canlı ders sistemindeki sunumlarda görseller konusundaki sesli betimlemeler hakkında öğretim üyelerine bilgilendirme yapıldı. İşaret dili ve alt yazı eklenmesi farklı düzenlemeler gerektirdiği için gerçekleşemedi. Bu süreçte engelli öğrencilerimizin uzaktan öğrenme sistemiyle ilgili bilgi ve deneyim eksikliklerini desteklemek amacıyla mail yoluyla ve kurduğumuz WhatsApp grubu üzerinden öğrencilerimizle sürekli iletişimde olduk. 15 Mayıs’ta 82 kişinin katıldığı bir online web panel düzenleyerek, Türkiye’de Kovid-19 sürecinin engelli ve yaşlı topluma etkilerini ve yükseköğrenimdeki engelli öğrencilerin uzaktan eğitim sürecindeki sorunlarını tartıştık.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖK salgın sürecinde engelli öğrencilerin eğitime erişimini mercek altına aldı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Kovid-19 küresel salgın önlemleri kapsamında yürütülen uzaktan eğitim sürecinde üniversitelerde engelli öğrencilere yönelik alınan tedbirleri ve mevcut durumu 195 üniversitenin katılımıyla yapılan anket ile analiz etti.

AA muhabirinin YÖK yetkililerinden aldığı bilgiye göre, Yükseköğretim Kurulu Engelli Öğrenci Komisyonu Çalışma Grubu, engelli üniversite öğrencilerinin eğitime erişimini kolaylaştırmak için faaliyetler yürütüyor.

Yükseköğretim Kurulu, “engelsiz erişim” ve “engelsiz eğitim” mottosuyla yükseköğretim kurumlarını tüm öğrenciler için erişilebilir kılmayı hedefliyor.

Bu kapsamda 2018’den itibaren engellilerin sorunlarının çözümü için teşvik edici çalışmalar ve projeler gerçekleştiren yükseköğretim kurumlarına “mekanda erişilebilirlik”, “eğitimde erişilebilirlik” ve “sosyo-kültürel faaliyetlerde erişilebilirlik” olmak üzere 3 ayrı kategoride “Engelsiz Üniversite Bayrakları”, farklı engelli gruplarına programlarını erişilebilir kılan üniversiteler de “Engelsiz Üniversite Program Nişanı” ile ödüllendiriliyor.

“Mekanda erişilebilirlik” kriterleri sağladığında turuncu bayrak, “eğitimde erişilebilirlik” kriterleri gerçekleştirildiğinde yeşil bayrak, “sosyo-kültürel faaliyetlerde erişilebilirlik” uygulamaya konulduğunda da üniversitelere mavi bayrak veriliyor.

Engelsiz Üniversite Ödülleri, yüksek öğretim kurumlarını fiziksel mekanlarda, eğitimde ve sosyokültürel faaliyetlerde erişilebilir kılmak için özendirici, teşvik edici oldu ve pek çok üniversite bu konuda komisyonlar oluşturarak çalışmalarına hız kazandırdı.

Ödüllerin ilk verildiği 2018 yılında 41 üniversiteden 318 başvuru varken, 2020’de bu sayı 116 üniversiteden 841’e yükseldi.

YÖKSİS verilerine göre, yükseköğretim kurumlarında 51 bin 647 engelli öğrenci bulunuyor. Bu öğrencilerin 27 bin 782’si ön lisans, 23 bin 581’i lisans, 236’sı yüksek lisans ve 48’i doktora düzeyinde eğitim görüyor. Öğrencilerin yüzde 89’u ise açık öğretim programlarında yer alıyor.

Programın görme engelli bir birey için erişilebilir kılınması ile otizm spektrum bozukluğu olan bir bireye erişilebilir kılınması farklılık arz ediyor. Bunun için farklı engel gruplarına yönelik farklı tedbirler alınması gerekiyor.

Fiziksel engelli ve görme engelli öğrencilerin yükseköğretime erişimi daha yüksek

Fiziksel ve görme engelli öğrencilerin diğer gruplara göre yükseköğretime erişimi görece daha yüksek. Yükseköğretim Kurulu, son yıllarda almış olduğu kararlarla işitme engelli veya otizm spektrum bozukluğu gibi farklı engelli gruplarından öğrencileri de yükseköğretime kazandırmayı hedefliyor.

Eğitimde erişilebilirlik konusunda yapılan çalışmaların ivme kazanmış olmakla birlikte yetersiz kaldığı kaydedilirken, ödüller bağlamında engelli öğrencilerin kampüs yaşamına kazandırılmasına öncelik veriliyor.

Gerçek engelli öğrenci sayılarının YÖKSİS’te kayıtlı bulunanlardan daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. Tüm engelli öğrencilere ulaşmak için yükseköğretim kurumlarının farkındalık arttırıcı çalışmalar yapması bekleniyor.

Kovid-19 salgını sürecinde engelli öğrencilere yönelik çalışmalar

Küresel salgın sürecinde uzaktan, dijital ortamda eğitim devam ederken süreğen hastalığı bulunan veya engelli olan öğrenciler farklı problemlerle karşılaşıyor.

Bu bağlamda, Yükseköğretim Kurulunca koronavirüs önlemleri kapsamında başlatılan uzaktan eğitimde canlı derslerde ve içerikler hazırlanırken engelli öğrencilere yönelik farkındalık oluşturacak bir dizi tedbir ve önlemleri kapsayan bir çerçeve karar hazırlanarak üniversitelere gönderildi.

Yazıda, sadece farkındalık arttırarak sunumlarda, ders hazırlıklarında ve ders anlatımında dikkat edilecek küçük değişikliklerin bu öğrenciler için büyük anlam ifade edeceğinin altı çizildi.

Konuyla ilgili olarak “Küresel Salgında Yeni Normalleşme Süreci Rehberi” ile “Küresel Salgın Bağlamında Yükseköğretim Kurumlarında Sağlıklı ve Temiz Ortamların Geliştirilmesi Kılavuzu”​nda uzaktan öğretimi süreğen hastalığı bulunan ve engelli öğrencilere mümkün olduğunca erişilebilir kılmak için gerekli tedbirlerin imkanlar çerçevesinde alınmasına yönelik esaslara yer verildi.

Anket ile üniversiteli engellilerin mevcut durumu analiz edildi

Yükseköğretim Kurulu, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında, engelli öğrencilerin eğitime erişimindeki mevcut durumu analiz etmek üzere yeni bir çalışma daha yürüttü.

Kovid-19 küresel salgını sürecinde yükseköğretim kurumlarında eğitim ve öğretim süreçleri ağırlıklı olarak uzaktan ve çevirim içi uygulamalarla yürütüldüğünden, bu süreçte engelli öğrencilere yönelik olarak alınan tedbirleri ve mevcut durumu değerlendirmek üzere YÖK Engelli Öğrenci Çalışma Grubu’nda yer alan akademisyenler tarafından bir anket hazırlanarak yükseköğretim kurumlarına gönderildi.

Ankete 195 yükseköğretim kurumu katıldı. Uzaktan eğitim sürecinde alınan tedbirler ile öğrenciler ve ailelerine yönelik psikososyal destekler sorgulandı.

Buna göre, ankete katılan 195 üniversitede, 32 bin 452’si erkek, 15 bin 707 kız olmak üzere toplam 48 bin 159 engelli öğrenci eğitim alıyor.

Bu öğrencilerden 8 bin 317’si görme engelli, 2 bin 777’si işitme engelli, 149’u zihinsel engelli, 22 bin 618’i fiziksel engelli, 64’ü otizmli, 182’si konuşma bozukluğu, 347’si öğrenme güçlüğü ve 12 bin 610’u diğer engel gruplarında iken 1095’inin engel grubuna ilişkin bilgi verilmedi.

Bu öğrencilerden 904’ü (yüzde 1,88) tıp ve sağlık, 1957’si (yüzde 4,06) mühendislik ve fen bilimleri, 43 bin 614’ü (yüzde 90,56) sosyal bilimler, 564’ü (yüzde 1,17) güzel sanatlar, 553’ü (yüzde 1,15) meslek yüksek okulunda eğitim görüyor.

116 üniversitenin (yüzde 59,48) koronavirüs komisyonunda engelli öğrencilere yönelik çalışma yapılırken, 79’unda (yüzde 40,52) bu gerçekleştirilmedi.

Engelli öğrencilerin internet erişimleri ve internet alt yapısı 162 üniversitede (yüzde 83,08) sorgulanırken, 33’ünde (yüzde 16,92) sorgulanmadı.

Ankete katılan 162 üniversitede (yüzde 83,08) engelli öğrencilerin aksayan eğitim faaliyetlerini telafi etmeye yönelik çalışmalar yapılırken, 33 üniversitede (yüzde 16,92) bu çalışmalara yer verilmedi.

“Uzaktan öğretim sisteminde derslerden yüz yüze eğitimdeki verimi aldığınızı düşünüyor musunuz” sorusuna 81 üniversite (yüzde 41,54) “evet”, 114 üniversite (yüzde 58,46) “hayır” yanıtını verdi. Ancak üniversitelerden 178’i (yüzde 91,28) uzaktan öğretimle ilgili uygulamaların salgın sonrası yüz yüze eğitim döneminde de devam etmesini istedi.

Bunun yanında uzaktan eğitim derslerinde alt yazı uygulaması sadece 36 üniversitede (yüzde 19,35), işaret dili tercümanı uygulaması ise 8 üniversitede (yüzde 4,30) yer aldı.

Ankete katılan 132 üniversite (yüzde 70,97) uzaktan eğitim uygulamalarında engelsiz erişim kapsamında öğrencilere zengin doküman kaydı yaptığını, sadece 51 üniversite ise sınav uygulamalarında engelli öğrencilere yardımcı malzeme ve cihaz yardımı yapıldığını bildirdi.

Psikososyal destekler

Üniversitelerden 115’i (yüzde 58,98) engelli öğrencilerin uzaktan öğretimle ilgili eğitsel ve psikososyal ihtiyaçlarına ilişkin taleplerinin belirlendiği, 80’i ise (yüzde 41,02) belirlenmediği yönünde bilgi verdi.

Uzaktan öğretim kapsamında engelli öğrenciler için bireysel eğitim programı uygulayan üniversite sayısı ise 39’da (yüzde 20) kaldı.

Türkiye genelinde 150 üniversitede ise (yüzde 76,92) engelli öğrenci birimi tarafından e-posta, sosyal medya araçları vasıtasıyla engelli öğrencileri bilgilendirmeye yönelik uygulamalar gerçekleştirildi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

MEB, hayat boyu öğrenme kurslarında da uzaktan eğitime başladı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, yaygın eğitim kurs programlarının uzaktan ya da harmanlanmış öğrenme yoluyla verileceği yolculuğun ilk durağı “Gıda ve Su Sektöründe Çalışanlar İçin Hijyen Eğitimi Kurs Programı” oldu.

Halk sağlığı açısından risk oluşturan etkenler ve enfeksiyonla ilgili temel kavramların açıklandığı, gıda ve su sektöründe bulaşıcı hastalıklara yönelik koruyucu yaklaşımların ve hijyen eğitimi mevzuatının anlatıldığı program, Hijyen Eğitimi Yönetmeliği hükümleri ile ilgili kurum ve kuruluşların hassasiyetleri doğrultusunda uzaktan eğitim kurs programı olarak yapılandırıldı. Kurs programına ilişkin dijital öğrenme içerikleri Genel Müdürlük bünyesinde oluşturuldu.

Dijital içerikleri tamamlayan kursiyerlere belge verilecek

Kursiyerler, uzaktan eğitim kurs programına, yetkilendirilmiş halk eğitimi merkezlerinden, diğer yaygın eğitim kurs programlarında olduğu gibi uzaktan başvuru yapabilecek. Yaygın eğitim kurs programına yönelik geliştirilen dijital öğrenme içeriği, Genel Müdürlük uzaktan eğitim platformu olan HBÖ Akademi üzerinden izlenebilecek. Kursiyerler, dijital içerikleri ve sınavı tamamlayarak belgelerine ulaşabilecek.

Kursiyerler, sisteme e-devlet şifreleriyle giriş yapabilecek. Bu kapsamdaki tüm iş ve işlemler, yine Genel Müdürlük tarafından uzaktan eğitim çalışmalarının etkin ve verimli yürütülmesini sağlamak için hazırlanan Milli Eğitim Bakanlığı Yaygın Eğitim Kursları Uzaktan Öğrenme Yönergesi hükümlerine göre gerçekleştirilecek.

Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, diğer yaygın eğitim kurs programlarının da uzaktan eğitimle verilmesine yönelik e-içerik geliştirme çalışmalarına devam edecek.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Genel Müdür Yusuf Büyük, “Bakanımız Sayın Ziya Selçuk’un talimatları doğrultusunda hazırlıkları tamamlanan uzaktan eğitim faaliyetlerimize bugün itibarıyla başlıyoruz. Salgın döneminde sosyal, psikolojik ve fiziki yorgunluk yaşayan ve farklı alan ve düzeylerde eğitim ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çeken insanımızı uzaktan eğitim kurslarımıza katılmaya davet ediyoruz.” değerlendirmesini yaptı. 

Okumaya Devam
Advertisement