İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Çocuklara 'Lazvivor parkuru' eşliğinde eğitim veriyor

Yayınlandı

TRABZON – DUYGU AVUNDUK 

Ortahisar ilçesinin Hızırbey Mahallesi’ndeki Yeni Hal Camisi’nde görevli müezzin Çolak, yaz Kur’an kursunu yıl boyunca sürdürmeye karar verdi.

Çocukların eğlenerek öğrenmesini hedefleyen Çolak, caminin alt katında veliler, esnaf ve cemaatin katkılarıyla tahta parçaları, balon, sunta, balık ağı ve emniyet şeridi gibi malzemeler kullanarak “Lazvivor” adını verdiği oyun parkuru oluşturdu. 

Kurs için pazar günleri camiye gelen çocuklar, öğle namazını birlikte kıldıktan sonra Çolak’ın oluşturduğu parkurda oynamak için heyecanla alt katın kapısının açılmasını bekliyor.

Çocuklar, parkur etaplarında, Çolak’ın hazırladığı kartlarda yazan bilgilerle öğrendiklerini pekiştirerek en son balon havuzuna ulaşıyor. Burada saklanan kartonları verilen süre içerisinde bularak üzerlerinde yazan bilgiler doğrultusunda eşleştiren öğrenciler puan kazanıyor.

Çolak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 3 yıl önce camide göreve başladığını belirterek, o günden beri yaz Kur’an kursunda çocuklara eğitim verdiğini söyledi.

Kursu sadece yaz ayında değil yıl boyunca uyguladığını ifade eden Çolak, “Çocuklarımız minarelerin gölgelerinde, mihrabın şefkat ve merhametiyle büyüsün istedik. Çocuklara dini eğitimin yanında değerler eğitimini de veriyoruz. Ayrıca ilmi geçmişi olarak İslam’a faydası olan alimlerimizden Farabi, Mimar Sinan ve Mevlana’yı da tanıtıyoruz.” dedi.

Çolak, çocukların heyecanına ve derse adaptasyonda zorlandıklarına tanık olduğunu aktararak “Yeni neslin artık sınıf ortamında öğrenemediğini gözlemleyince ‘Bu çocukların dini bilgileri öğrenmesi için ne yapabiliriz?’ diye düşündüm. Teknolojik aletlere bağımlı yaşayan çocukları, hayatın zor şartlarını da anlatmak amacıyla zorluklardan oluşan parkurda eğlendirerek eğitmeye vermeye karar verdim.” diye konuştu.

Parkura her hafta farklı oyunlar eklemeye çalıştığına dikkati çeken Çolak, şöyle devam etti:

“Çocukların ilgisini çekecek bir isim bulma arayışına girdik ve sonunda ‘Lazvivor parkuru’ dedik. Çocuklar artık ‘Lazvivor’da ne öğreneceğiz, hangi oyunu oynayacağız?’ diye merak etmeye başladı. Heyecanla yarışmak, mücadele ederek zorlukları aşmak ve eğlenerek öğrenmek istiyorlar. Caminin bu katı hafta içi kapalı. Cuma ya da cumartesi günü parkuru kuruyorum. Pazar günü çocuklar geldiğinde 3 saat oynayabiliyorlar. Daha sonra tekrar kaldırıyorum.” 

“Bilgisayar oyunlarını salon oyunlarına dönüştürdük”

Çolak, yeni neslin artık her şeyi bilgisayar oyunlarındaki gibi oynayarak öğrenmeye çalıştığını belirterek, bu durumu avantaja çevirmeye karar verdiğini, bilgisayar oyunlarını salon oyunlarına dönüştürdüğünü ve bunun içine dini bilgiler eklediğini anlattı.

Parkurun oldukça verimli olduğunu vurgulayan Çolak, öğrencilerin, Diyanet İşleri Başkanlığının hazırladığı “Dinim İslam” kitabının yüzde 70’ini iki ayda sadece pazar günleri gelerek eğlenerek öğrendiğine işaret etti.

Çolak, çocukların dini bilgileri oynayarak daha kolay öğrendiklerini kaydederek, “Bu süreçte çocuklar, camiyi, mihrabı ve minareyi sevmeye başladılar. Artık koşarak camiye geliyorlar. Hafta sonunu iple çekiyorlar. Amacımıza ulaştığımızı düşünüyorum.” dedi.

Parkurlu eğitim sürecinin devam edeceğini dile getiren Çolak, “Çocuklar camide adap ve namazı da öğrendiler. 20 öğrencimiz var. Önümüzdeki dönemlerde, engelli öğrencilerimizi de dahil ederek kaynaştırmalı eğitim vermeyi düşünüyoruz. Parkurumuzu da onlara göre düzenleyeceğiz.” ifadesini kullandı. 

“Allah’ın varlığını ve tek olduğunu kanıtlayabiliyor”

Ortaokul öğrencisi Talha Halim Kelleci, eğlenerek öğrendiklerine dikkati çekerek, şunları söyledi:

“Çocuklar daha çok eğlenmek istediği için ödevlerine daha çok çalışıyorlar ve iyi anlıyorlar. Bazı günler çalışmadan geliyorum, heyecanlanıyorum. Parkurda ne yapacağımı düşünüyorum. Hemen oturup burada çalışıyorum çünkü parkurda karşımdaki kişiyi yenmek istiyorum. Çalışmadığımda ne yapacağımın heyecanını kimseye anlatamam.”

Mihranur Ayyıldız ise Selim Çolak’ın her hafta farklı oyunlar hazırladığına vurgulayarak, “Onun hazırladığı kağıtları ezberleyip oynayarak cevapları buluyoruz. Bir konuyu birçok kez anlatıyor. Allah’ın varlığını ve tek olduğunu kanıtlayabiliyor. Hem eğlenip hem öğreniyorum. Ezberlemezsem oynayamam.” diye konuştu.

İlkokul öğrencisi Ceyda Ayyıldız, yaz tatilinden beri camiye geldiğini belirterek, hocanın verdiği ödevleri yaptıklarını, daha sonra hazırladığı parkurda yarışarak öğrendiklerini pekiştirdiklerini söyledi.


Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Moritanya’da Maarif Okulları öğrencisi üniversiteye geçiş sınavında birinci oldu

Yayınlandı

Yazar :

Hartum

Türkiye Maarif Vakfı (TMV) Moritanya Okulları, üniversiteye geçiş sınavlarında büyük başarı elde etti.

TMV Moritanya Lisesi son sınıfı burslu öğrencisi Halid Muhammed el-Muhtar Sidi Ahmed, 200 bin öğrenci arasında son 4 yılın en yüksek puanını alıp ülke birincisi oldu.

Türk Hava Yolları Moritanya Ofisi de eğitim hayatı boyunca Ahmed’in Türkiye’ye gidiş-geliş masraflarını üstlendi.

Eğitim için Türkiye’yi tercih ediyorlar

Tercihini doktorluktan yana kullanan Moritanyalı öğrenci, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından sağlanan Türkiye Bursları ile Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde okuyacak.

Moritanya’da kapatılan FETÖ okullarını enkaz halinde devralarak 2017-2018 yılında eğitim-öğretim faaliyetlerine başladıklarını belirten TMV Moritanya Ülke Temsilcisi Adil Tanış, “Türkiye Maarif Vakfı Okulları, kısa zaman içerisinde ülkenin en kaliteli eğitim kurumlarından biri haline geldi. Bu yıl yapılan üniversiteye geçiş sınavına katılan öğrencilerin genel başarı ortalaması yüzde 16’yken Maarif Okullarından sınava katılan öğrencilerin başarı ortalaması yüzde 92 oldu. Bu sene 62 mezunumuzun 56’sı, 26 farklı bölümde çeşitli Türk üniversitelerine kayıt hakkı kazandı.” ifadelerini kullandı.

Salgın sürecinde de dersleri aksatmayarak uzaktan eğitim uyguladıklarını söyleyen Tanış, öğrencileriyle mezuniyetlerinden sonra da irtibatlarını sürdürdüklerini kaydetti.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Geleneksel kaynakçılığı modern yöntemle öğreniyorlar

Yayınlandı

Yazar :

Bursa

Bursa’nın Yıldırım ilçesindeki Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde, geleneksel kaynakçılık eğitimleri okula kazandırılan cihazla modern yöntemlerle öğretilecek.

Bursa, Eskişehir, Bilecik Kalkınma Ajansının (BEBKA) “Mesleki Eğitimin Geliştirilmesi Mali Destek Programı” kapsamında 460 bin liralık hibeyle meslek lisesine “İleri Seviye Kaynak Teknikleri Atölyesi” kuruldu.

Hibeyle, okulun Metal Teknolojisi Alanı’na 1 adet yeni nesil kaynak simülatörünün yanında 4 adet gaz altı kaynak makinesi, 2 adet iki kollu duman emme ünitesi, 4 adet camlı kaynak masası, 5 adet kaynak siperliği ve 1 adet tek pistonlu kombine makas kazandırılarak öğrencilerin eğitimine katkıda bulunulması hedefleniyor.

Proje kapsamında 14 öğretmen ve 300 öğrenci eğitim alacak. Bilgisayar tabanlı eğitim sistemiyle öğrenciler simüle edilen ortamlarda kaynak bilgilerini kullanarak pratik yapacak ve kaynak tekniklerini temsili ve üç boyutlu ortamda uygulayacak.

“Okulumuza farklı teknolojik aletler de kazandırmayı düşünüyoruz”

Okul müdürü Musa İncekara, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Metal Teknolojisi Alanı’nın mesleki eğitimde önemli bir yer tuttuğunu, projelerinin 65 proje arasından seçildiğini söyledi.

Mesleki eğitimde teknolojiyi takip etmeye çalıştıklarını ifade eden İncekara şöyle konuştu:

“Kaynak simülasyonu bizim çok önemli. Hem öğrencileri teknolojiye alıştırma adına hem de iş güvenliği açısından hiçbir risk olmadan, malzeme sarfiyatı gerçekleşmeden ellerinin alışmasını sağlıyor. Yeni başlayan öğrenciler için çok büyük bir kazanç olacak. Bu simülasyonla beraber kurslar açacağız, dışarıdan yetişkin eğitimini de tamamlamış olacağız. Okulumuz ve mesleki eğitim adına çok büyük bir kazanç.”

Milli Eğitim Bakanlığının 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında mesleki eğitimin bir atılım gerçekleştirdiğini belirten İncekara, “Mesleki eğitimde ileri bir seviyeye geçtik. BEBKA da tam zamanında bize yetişti, güzel bir destek sağladı. İnşallah bundan sonraki süreçte de okulumuza farklı teknolojik aletler de kazandırmayı düşünüyoruz; özellikle robot kollar, robot kaynak makinesi, plazma kesme makinesi gibi.” dedi.

“İş kazası riski ortadan kalkacak, çevre sağlığı açısından da önemli bir kazanım elde edeceğiz”

Metal Teknolojisi Alan Şefi Feridun Yüzügüldü ise kaynakçılığın metalin, endüstrinin olduğu hemen her alanda vazgeçilmez bir araç hüviyeti taşıdığını, bunun da iyi bir eğitimle yapılabildiğini kaydetti.

Kaynakçılık eğitiminde ustalaşmanın uygulama esasıyla sağlandığını belirten Yüzügüldü, şöyle devam etti:

“Uygulama eğitiminde gerçek malzemeler kullanıldığı için malzeme sarfiyatı, çevre kirliliği oluyor, kaynak esnasında ortaya yoğun anlamda bir gaz ve ışık çıkıyor. Eğitim sırasında iş kazası riski de var. Bazı kaynak sistemlerinde koruyucu gaz kullandığımızda bu da çevreye yayılmakta ve olumsuz sonuçları olmaktadır. Kaynak simülatörüyle uygulama eğitimlerinin tamamını cihaz üzerinden vereceğiz. Böylelikle malzeme harcamayacağız, iş kazası riski ortadan kalkacak, çevre sağlığı açısından da önemli bir kazanım elde edeceğiz. Uygulama esnasında kaynak yönü, açısı gibi birçok parametreyi yönlendirerek öğrenciyi doğru yöne iletiyor ve el becerisi kazanması sağlanıyor.”

Öğrencilerinin yüzde 70’inin kendi alanlarında çalışabildiğini ifade eden Yüzügüldü, “Özellikle otomotiv sektöründe kaynakçılık çok büyük ihtiyaç. Doğru parametrelerle yapılmayan kaynak istenilen sonucu vermez. Doğru şekilde yetişen bir öğrenci dışarıdaki ürün, üretim kalitesini de artıracaktır, bu da ülke ekonomisine ciddi anlamda bir kazanç sağlayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.eğit

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖKten vakıf üniversitelerinin tıp fakültesi kurmalarına ilişkin yasal düzenlemeye teşekkür

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Prof. Dr. Yekta Saraç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, tıp eğitiminde ihmalin müsamahayla karşılanmasının telafisi mümkün olmayacak sonuçlara yol açacağına işaret etti.

Öğrencilerin gerekli ve yeterli tıp eğitimi alabilmeleri için teorik dersler dışında, uygulamalı eğitim de alarak sağlık hizmeti sunmaları gerektiğini vurgulayan Saraç, tıp fakültesi bulunan vakıf üniversitelerinin kendi hastanelerine sahip olmasının tıp eğitimi açısından niteliği artırıcı önemli etkileri olacağı, bazı aksamaları ortadan kaldıracağı gerekçesiyle dün Meclis tarafından önemli bir kanuni düzenleme yapıldığını anımsattı.

Tıp eğitimi açısından çok önemli olan bu yasal düzenlemeyle vakıf üniversitelerinin tıp fakültesi kurabilmeleri için kedilerine ait hastane olma şartı getirildiğini belirten Saraç, şunları kaydetti:

“Eğitim ve öğretimin niteliğine ve kalitesine sürekli dikkat çeken Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile hazırlanan, iktidar muhalefet değerli milletvekillerinin desteği ile Meclisimizde kabul edilen yasal düzenlemeden dolayı müteşekkir olduğumuzu ifade etmek isteriz.”

Okumaya Devam
Advertisement