İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Çocuk dostu kitap listesine yeni ek

Yayınlandı

Ankara

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kamuoyuyla paylaştığı “100 Günlük İcraat Programı” çerçevesinde, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından “Çocuk dostu eserlerin desteklenmesi ve zararlı içeriklerle mücadele edilmesi” başlığı altında çalışmalar sürdürülüyor.

Çalışmayla, özellikle 0-6 yaş grubu çocuğu bulunan ailelerin satın alacakları kitaplara yol gösterici olunması ve Bakanlığa bağlı kuruluşlarda kalan bu yaş grubu çocuklara da kitaplıklar oluşturulması amaçlandı.

Uzmanların yaptığı incelemeler sonucunda, 0-6 yaş grubu çocuklar için zararlı içerik bulundurmayan ve çocukların gelişimine olumlu katkı sağlayacağı değerlendirilen 367 çocuk kitabına, devam eden çalışmalarla 35 kitap eklendi. Bugüne kadar belirlenen 402 kitabın yer aldığı liste, devam eden incelemelerle güncellenecek.

Listeye eklenen 35 kitaptan bazıları ise şöyle:

“Pışpış Meraklı Bakış, Ormanın En Sıradan Ağacı, Muhteşem Yavru Hayvanlar, Pamuk ile Topak Arkadaşım Nerede, Biri Annemi Durdursun, Bay Tavşan’ın Bir Fikri Var, Havuç Kurdu Bi Di Ki, Kitap Tamircisi Toprak, Bahar Bir Değişim Hikayesi, Bil Bakalım Hangi Meyve.”

İlk etapta evrensel ahlak kuralları açısından inceleniyor

Başlatılan çalışmayla üniversitelerden alınan görüşler doğrultusunda oluşturulan kriterler çerçevesinde, 0-6 yaş çocukların gelişim özellikleri dikkate alınarak kitaplar titizlikle inceleniyor.

Çalışma grubu kitapları, ilk etapta evrensel ahlak kuralları ve milli-manevi değerler açısından inceleniyor, ayrımcılığı teşvik eden ve düşmanca anlatımlar ile görselleri kullanıp kullanmadığı da değerlendirme ölçütleri arasında yer alıyor.

Kitabın kurgusunda şiddet içeren ya da şiddeti bir çözüm yolu olarak gören bir içeriğin bulunup bulunmadığına ilişkin de değerlendirme yapılıyor. Kitabın müstehcenlik ve cinsel istismar açısından değerlendirilmesi ise ön eleme kriterleri arasında bulunuyor.

Hırsızlık, yalan söyleme, kötü söz söyleme gibi olumsuz davranış modellerinin kitapta ne şekilde ele alındığı da değerlendirme kriterleri arasına alınıyor.

Önerilen kitaplar uzmanlar tarafından değerlendiriliyor

Değerlendirme yapılırken yaş ve gelişim düzeyine göre kitapların farklı doku ve zeminde olması, çocuğun kolay kavrayabileceği boyutta olması, çocuk tarafından sayfaların kolay çevrilebilmesi gibi fiziksel özelliklere de dikkat ediliyor.

Kitaplar, çocukların psiko-sosyal gelişimlerine katkısı açısından yapılan değerlendirmelere ek olarak dil bilgisi kuralları açısından da inceleniyor.

Çalışmalar sonucu oluşturulan listenin, çocukların psiko-sosyal gelişimine katkı sağlaması ve ailelere yol göstermesi bekleniyor.

Bakanlığın internet sitesinden, 0-2 yaş ve 3-6 yaş olarak 2 ayrı başlık altında hazırlanan listeye ulaşılabiliyor.

Öte yandan, 0-6 yaş grubu çocuklara uygun olan kitap isimlerinin “cocukkitabi@ailevecalisma.gov.tr mail” adresine iletilmesi halinde ise önerilen kitaplar uzmanlar tarafından değerlendiriliyor, uygun görülenler listeye eklenebiliyor.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

EBA dünya genelindeki eğitim siteleri arasında 1. oldu

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Eğitim Bilişim Ağı (EBA), kullanım miktarı ve internet trafiği kriterlerine göre, eğitim alanındaki tüm siteler arasında dünyada birinci sıraya yerleşti.

Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde ulusal ölçekte uzaktan eğitimin yürütüldüğü EBA’nın, 2020-2021 eğitim öğretim yılı birinci dönem istatistiklerini de geride bırakarak kullanım miktarı ve internet trafiği kriterlerine göre, eğitim alanındaki tüm siteler arasında dünyada birinci sıraya yükseldiği ifade edildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEĞİTEK) Genel Müdürü Anıl Yılmaz, EBA’nın 1 Ekim itibarıyla bir önceki aya göre, 27 basamak yükselerek küresel ölçekte eğitim alanında birinci sıraya çıktığını belirtti.

Yılmaz, yerli ve milli dijital eğitim platformu EBA’nın kullanımındaki bu artışta, yaz dönenimde yapılan iyileştirmelerin ve altyapı yatırımlarının büyük etkisi olduğunu kaydetti.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: 7 binin üzerinde köy okulu öğretmeni mesleki gelişim eğitimlerine katıldı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü, Sabancı Vakfı iş birliği ile hayata geçirilen “Köy Okulları Birleştirilmiş Sınıf Öğretmenleri Mesleki Gelişim Programı“nın çıktılarını, ilkokula başladığı okul olan Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Emirler Köyü İlkokulunda gerçekleştirilen toplantıda tanıttı. 

Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Doç. Dr. Adnan Boyacı, Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, Köy Okulları Değişim Ağı Derneği (KODA) Genel Koordinatörü Mine Ekinci’nin hazır bulunduğu toplantıya, Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı da canlı bağlantı ile katıldı.

Törenin gerçekleştirildiği köy okulunun bahçesinde konuşan Selçuk, “Bugün doğduğum köydeyiz. Bugün hatıralarımın başladığı yerdeyiz. Köy öğretmenleri ve köyde okuyan öğrencilerimizle ilgili bir konuda, özellikle bu okulu tercih ettik. Çünkü bu heyecanın bütün köy okullarına yansıması konusunda bir niyetimiz vardı. Burada sadece bir Bakan olarak konuşmuyorum, buranın bir öğrencisi, öğretmeni olarak da konuşuyorum. Benim nezdimde köy okullarının çok ama çok ayrı bir yeri var. Çünkü oradaki enerji, oradaki güzellik, oradaki çalışma aşkı, şevki bizi her zaman heyecanlandırıyor.” dedi.

Eğitimde fırsat adaleti sağlamayı çok önemsediğini dile getiren Selçuk, “Herkese eşit davranmak neticede adaleti doğurmayabilir. Herkese adil davranmak eşitliği doğurur. O yüzden de köy okullarımıza her zaman ayrıcalıklı bir şeklide imkanlar sağlamayı tercih ediyoruz.” diye konuştu.

“7 binin üzerinde köy okulu öğretmeni eğitimlere katıldı”

Köyde eğitimin ve şartların zor, iklimin de sert olduğunu ifade eden Selçuk, ancak hep menfi şeyler söylemenin doğru olmadığını vurguladı.

Köy okullarında öğretmen ve öğrenci ilişkisinin, öğretmen ve toplum ilişkisinin çok daha sıcak olduğunu anlatan Selçuk, “Yani köy okullarının hayatı öğrenmek bakımından çok ciddi avantajları da var. Bu avantajları daha da yükseltmek için köy öğretmenlerimize destek olmak için her türlü çalışmayı yapıyoruz.” dedi.

2023 Eğitim Vizyonu’nda köy okullarına ilişkin çalışmaların hızlandırılacağı hedefinin yer aldığına işaret eden Selçuk, buna ulaşmak için Bakanlığın imkanları ile sınırlı kalmayarak Türkiye’nin imkan ve birikimini kullanmayı tercih ettiklerini anlattı.

Köy okullarında birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlere yönelik mesleki gelişim programını hazırladıklarını belirten Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunu tam da öğretmenimizin sahada ve mutfakta neye ihtiyacı var? Bu sorunun cevabını ortaya koyarak çalışmayı başlattık. Projede 7 binin üzerinde köy okulu öğretmeni mesleki gelişim eğitimlerine katıldı. Mesleklerinin ilk yılında ‘Neyi, nasıl yapacağım?’ sorusunu soran öğretmenlerimize ‘Hiç merak etmeyin, biz size dünya standartlarında bir eğitim vererek neyi, nasıl yapacağımızı çok açık ve net biçimde ortaya koyacağız.’ dedik. Birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlerimiz için özel yayınlar, kitaplar çıkardık. ‘Her gün bu kitaplara bakarak okulda, sınıfta, köyde neyi nasıl yapabiliriz?’ sorusunun cevabını bulabilirsiniz dedik. Bu çalışmalar sadece köy öğretmenleri için değil, bütün sınıf öğretmenleri için faydalı bir çalışma. Yani sadece köydeki öğretmenlerin ihtiyacına yönelik bir içerik de değil, mesleğine yeni başlayan her öğretmenin, her şekilde faydalanabileceği bir içerik var bu kitaplarda.”

“Köy okulu öğretmeni, köyde aynı zamanda liderdir”

“Güçlü Öğretmen Güçlü Gelecek” vizyonu içerisinde Sabancı Vakfının desteğinin büyük olduğunun altını çizen Selçuk, öğretmenlerin bu desteklerle daha iyi yetiştiklerini gördüklerini söyledi.

Dünyanın sürekli değiştiğini, her nesil farklılaştıkça öğretmenin ihtiyacının da farklılaştığını, bu nedenle öğretmenlerin hayat boyu eğitime ihtiyacı olduğunu anlatan Selçuk, “Sadece öğretmenlerin değil, hepimizin sürekli öğrenmesi gerekiyor.” dedi.

Köydeki öğretmenlerin başka bir özelliğinin bulunduğunu dile getiren Selçuk, şöyle devam etti:

“Köy okulu öğretmeni köyde aynı zamanda liderdir, onlar aynı zamanda bir psikolog, sosyologdurlar. Köy öğretmenleri, mesleklerinin ilk yılında köye gittikleri için başka tecrübeye ihtiyaç duyarlar ve köyde bu uyumu sağlamak için bizim bu eğitimimizin ve kitaplarımızın büyük ölçüde faydasını görecekler. Bakanlık olarak başta ben olmak üzere bütün ekip arkadaşlarım bu işe baş koymuş vaziyetteler. Biz bu iyi görevlerden görev, işlerden bir iş olarak görmüyoruz. Bu işi gönülden bir iş olarak görüyoruz. Bundan dolayı da çok daha büyük bir sahipliğimiz var.”

“Öğretmen, bütün bir köyü dönüştürebilir”

Mesleki gelişim programına katılan öğretmenlerin “Burası bizde Ziya Hoca.” dediklerinde çok mutluluk duyduğunu ve gözünün arkada kalmadığını dile getiren Selçuk, şunları kaydetti:

“On binlerce öğretmenimiz ‘Burası bizde.’ dediğinde aslında ‘Türkiye bizde, çocuklar bize emanet.’ demek istiyorlar. Bu emanetin de şuurunda olduklarını, öğretmenlik vazifesinin ilahi bir vazife olduğunu, bize emanet olan çocukların hakkını hukukunu korumak meselesi olduğunun farkındalar. Bu nedenle, öğretmenlerimiz bu şuurla işlerini çok daha kolay yapacaklar. Bize düşen onlara hizmet etmektir, ihtiyaçlarını karşılamaktır, problemlerini çözmektir. Bu vazifeyi mutlu şekilde yaparken, Allah rızası için yaparken biz daha büyük bir gayret buluyoruz. Biliyoruz ki bir öğretmene dokunursanız o öğretmen, sadece bir çocuğu değil bütün bir köyü dönüştürebilir.”

Selçuk, projenin hayata geçirilmesinde ve diğer eğitim konularında desteğini esirgemeyen Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’ya, vakıf çalışanlarına ve KODA’ya teşekkür etti.

“Çok güzel kazanımlara sahip oluyoruz”

Güler Sabancı ise canlı bağlantı ile yaptığı konuşmada, Sabancı Vakfı olarak 46 yıldır bu topraklardan kazandıklarını, bu toprakların insanlarıyla paylaşmak için çalıştıklarını anlattı.

Toplumsal gelişme için yürüttükleri çalışmaların içinde en öncelikli konular arasında eğitimin bulunduğunu aktaran Sabancı, “Vakıf olarak eğitimde fırsat eşitliğinin sağlandığı bir toplumu hayal ediyoruz herkesle beraber. Eğitimin hakkı tartışılmaz diyoruz. Türkiye’nin her yerinde ve eğitimin her kademesinde desteklediğimiz projelerle kadın, genç ve engellilerin eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için çalışıyoruz.” dedi.

Kırsalda eğitimin niteliğinin artırılması için de KODA ile 4 yıl önce çalışmaya başladıklarını ifade eden Sabancı, şöyle konuştu:

“Bakan Selçuk’un her fırsatta belirttiği gibi köy okullarının, eğitimin göz bebeği olduğuna biz de gönülden inanıyoruz. Yaklaşık bir yıl önce Bakanlık ile çıktığımız bu yolda çok güzel kazanımlara sahip oluyoruz. Online eğitimlerle Türkiye’nin neredeyse tüm köy okullarında hedeflediğimiz sayıda öğretmene ve öğrenciye ulaşıldığı haberini aldım ve çok mutlu oldum. Yüzlerce köy öğretmeni de yüz yüze eğitimlere katıldılar. Toplumsal gelişimin teminatı, eğitimin göz bebeği olan köy okullarımızın aydınlanması için meşaleyi her zaman en yukarıda tutan öğretmenlerimize bir kez daha çok teşekkür ediyoruz.”

“Nice Ziya Hocalar, nice mühendisler, nice öğretmenler bu köylerden yetişsin”

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı da 7 bin dolayında köy okulunda 240 bin dolayında öğrencinin eğitim aldığını kaydetti.

Köy okullarındaki öğretmenlere yönelik ısınmadan, tarım ve hayvancılığa kadar pek çok konuda farkındalık sağlayacak, velilerle etkileşimi artıracak, birleştirilmiş sınıflardaki öğrencilerde fark yaratacak eğitimlere başladıklarını anlatan Boyacı, şunları kaydetti:

“Köyler her zaman Anadolu’da medeniyetin ışığı oldular. Köylerden yetişenler, cumhuriyetle birlikte bugünün Türkiye’sinin değişimini yönlendiren, fark yaratan insanlar oldular. Bugün sayın Bakan’ın köyünde olmak bunun en önemli göstergesi. Bu köyden, bu okuldan çıkmış Ziya Hoca, Milli Eğitim Bakanı olmuş, biz istiyoruz ki daha nice Ziya Hocalar, nice mühendisler, nice öğretmenler bu köylerden yetişsin ve ilerlesin. Bu projeyle birlikte köylerde görev yapan öğretmenleri desteklemeye devam edeceğiz.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Yüz yüze eğitime yüzde 80lere yakın bir katılım var

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, okuduğu ilkokul olan Gölbaşı Emirler İlkokulu‘nda düzenlenen “Birleştirilmiş Sınıflarda Görev Yapan Öğretmenlerin Mesleki Gelişim Programı”nın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Emirler İlkokulu’na 5 yaşında başladığını anlatan Selçuk, Sabancı Vakfı iş birliğinde başlattıkları projenin de köy okullarında görev yapan ve okuyan öğrencileri desteklemek için hayata geçirildiğini ifade etti.

Yaklaşık 7 bin öğretmenle asgari 56 saat süren bir eğitim yaptıklarını, programın kitaplarının hazırlandığını aktaran Selçuk, “Bunu da benim okuduğum köy okulunda yapmayı özellikle istedik. Öğretmenlerimizle yaptığım temas sonucunda gerçekten çok yararlı bir çalışma olduğunu gördük. Benim kendi okuduğum okula dönüşüm ve bir köy okulunda okumam dolayısıyla bütün köy okullarını ilkokullar ve ortaokullar dahil olmak üzere 5 tam gün eğitim, öğretime açtık. Eğer İl Hıfzıssıhha Kurullarının özel bir sınırlaması olmazsa bütün okullarımızı eğitim öğretime açtık. Onun için de köy okullarındaki çocuklarımızın herhangi bir eksiği kalmaması noktasında her türlü tedbiri almaya devam ediyoruz.” diye konuştu.

“Okul daha kontrollü bir ortamdır”

Yüz yüze eğitime geçişte üçüncü aşamada 5’inci ve 9’uncu sınıfların okullara başlamasına ilişkin bir soru üzerine Selçuk, “5 ve 9’uncu sınıflar pedagojik olarak belirli bir öğretim kademesinden, yani ilkokul ve ortaokuldan bir üst kademeye geçişteki ilk senedir. Henüz yeni öğretmenlerle tanışma, yeni bir müfredatla karşılaşma aşamasındalar. Onların erken başlaması çok önemliydi.” değerlendirmesinde bulundu.

Eğitim ve öğretim yılının uzun bir dönem, bir maraton koşu olduğunu vurgulayan Selçuk, şunları kaydetti:

“Aşama aşama, salgının seyrine bağlı olarak sınıfları kademe kademe açacağız. Bunu da çok büyük bir kontrol içinde yapıyoruz. Birçok ülkede olduğu gibi bütün sınıfları her gün açmak ve maskesiz bir şekilde açmak şeklinde bir tercih değil de belirli sınıfları ve yaşları istatistiklere bakarak, bilim insanlarının ortaya koyduğu kanıtlara bakarak, aşama aşama, kontrollü bir şekilde açmayı tercih ettik. Bu da devam ediyor.

Bizi en çok mutlu eden okula devam eden çocuklarımızın kendilerinde ve ailelerinde bir artış olmadığı gibi bir azalmanın söz konusu oluyor olması da bizi ayrıca mutlu ediyor. Okul daha kontrollü bir ortamdır. Tatil yerinden, sokaktan, çarşı pazardan çok daha kontrollü bir yerdir. Bundan dolayı da bilimsel verilere dayalı ortaya koyduğumuz görüşün gerçekleşmesi bizi ayrıca memnun etti. Yüzde 80’lere yakın bir katılım var. Bu katılımın bizim beklentimizin üstünde olduğunu söyleyebilirim. Genel olarak tüm kademelerde yüzde 70’in üstünde bir katılım var. Ama bazılarında yüzde 90’lara varıyor, bazılarındaysa yüzde 75’lerde kalıyor. Genel olarak yüzde 80’lerde bir katılım var.”

Selçuk, 5’inci ve 9’uncu sınıfların usul ve esaslarının da diğer sınıflarla benzer olacağını vurgulayarak yarın bu konuda bir tebliğ yayınlanacağını ve hangi sınıfta hangi derslerin, kaçar saat olacağına ilişkin daha ayrıntılı bilgilerin paylaşılacağını sözlerine ekledi.

Okumaya Devam
Advertisement