İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Ocak ayı LGS örnek soru kitapçığı! Liseye geçiş sınavında çıkacak sorular

Yayınlandı

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenecek olan LGSLiseye Geçiş Sınavı 4.örnek soruları açıklandı. Ocak ayı itibariyle açıklanan 2019 LGS örnek sorularına aşağıda bulunan bağlantıdan indirebilirsiniz. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, daha önce yaptığı açıklamada LGS’de ezbere dayalı sorular azaltılacağını öğrenmeye dayalı soruların artacağını açıklamıştı. Bununla birlikte sınav süresinde değişikliğe gidildi.

 

 

İlkokul ve ortaokul eğitimini tamamlayıp iyi bir liseye gitmek için MEB‘in düzenlediği liselere girişte yapılacak merkezi sınava yönelik örnek soruları belli oldu. Yapılan açıklamaya göre örnek soru kitapçıklarında ilk ünitelerde yer alan konulara ağırlık verilmekle birlikte diğer ünitelerden de örnek sorular yer almaktadır. Örnek sorulara Milli Eğitim Bakanlığı’nın resmi sitesi olan odsgm.meb.gov.trden ulaşabilirsiniz.

Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezi Sınava Yönelik Örnek Sorular için tıklayınız (Sözel

 

 

Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezi Sınava Yönelik Örnek Sorular için tıklayınız (Sayısal)

ÖRNEK SORULAR HER AY YAYINLANACAK

MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü, ekim ve kasım aylarında öğrencilere yardımcı olmak için örnek soru kitapçıkları yayımlamıştı. Öğrenci, veliler ve okullar tarafından memnuniyetle karşılandığı belirtilen bu yeni uygulamaya, her ay örnek soru kitapçığı yayımlanarak devam edileceği bildirildi.

LİSEYE GEÇİŞ SINAV SÜRESİ DEĞİŞTİ

Bakanlık, sayısal alan sınav oturumunda 60 dakika olan sürenin 20 dakika uzatılmasını kararlaştırdı. Buna göre, sınavın birinci bölümü 50 soruluk sözel alandan oluşacak ve 75 dakika süre verilecek. İkinci bölüm ise 40 soruluk sayısal alan testinden oluşacak ve 80 dakika süre tanınacak.

LGS sınavı, MEB tarafından 1 Haziran 2019 tarihinde gerçekleşecek. LGS sınavı sisteminde 15 dakika kuralı uygulanmıyor. 15 dakika kuralı, sınav saatinden 15 dakika önce sınav binalarında adayların olması gereken bir sistem.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Özel okula giden öğrenci sayısı 1,5 milyonu bulacak

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

Tüm Özel Eğitim Kurumları Derneği (ÖZ-KUR-DER) Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Çevik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’de anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki özel okul sayısının 11 bini aştığını belirterek, özellikle anaokul sayısının bu toplam içerisinden ciddi pay aldığını söyledi.

Geçen yıl özel okullara giden öğrenci sayısının 1,4 milyona yaklaştığını dile getiren Çevik, kayıtların 2019 başından beri sürdüğünü, özellikle bu yıl yeni kayıtlarla birlikte sayının 1,5 milyonu bulmasını beklediklerini ifade etti.

Çevik, halihazırda özellikle Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) açıklanan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında istediği sonucu alamayan ve bu yıl lise birinci sınıfa gidecek öğrencilerin kayıtlarının sürdüğünü hatırlattı.

Türkiye’nin her ilinde özel okul bulunduğunu aktaran Çevik, bu okulların özellikle İstanbul, İzmir, ve Ankara gibi illerde yoğunlaştığını, son dönemde kadınların iş gücüne katılımının artması ve okul öncesi eğitimin ebeveynlerce daha iyi kavranması gibi nedenlerle anaokulu sayısının hızla arttığını aktardı.

Fiyatlar 10 bin liradan başlıyor, ortalama 20-40 bin TL

Çevik, özel okulların fiyatlarının yıl başından itibaren belli olduğunu, zaman zaman değişiklik yaşanabildiğini belirterek, bu yıl da birçok kurumun fiyatını erkenden açıkladığını söyledi.

Özel okul fiyatlarının yıllık 10 bin liradan başladığını dile getiren Çevik, “Özellikle Anadolu’da bu rakamlara öğrenci alan okullarımız var. Fiyatlar 100 bin liraya kadar çıkıyor, hatta sayısı az da olsa, bu rakamı aşan okullar mevcut. Ancak sayıları 11 bini geçen özel okulların yüzde 80’inin fiyatı 20 ila 40 bin lira arasında değişiyor. Ortalama 20-40 bin lira aralığında.” diye konuştu.

Çevik, bu fiyatların özel okullar için eğitim-öğretim ücreti olduğunu ifade ederek, servis ve yemek ücreti gibi giderlerin buna dahil olmadığını bildirdi.

Çevik, özel okul seçiminde sınav başarısının tek kriter olarak görülmesinin doğru olmadığını belirterek, velilerin başarıyı sınav başarısıyla sınırlı tutmamaları gerektiğini vurguladı.

“Özel okullar kayıttan önce iyi incelenmeli”

Türkiye Özel Okullar Derneği (TÖZOK) Yönetim Kurulu Başkanı Nurullah Dal ise, velilerin çocuklarını özel okullara gönderirken okulun 4, 8 veya 12 yıl olduğunu düşünmesi gerektiğini belirterek, burada uzun süre bu ücreti karşılayabilmenin öneminden, aksi takdirde çocuğun okulu dönem ortasında değiştirmek zorunda kalacağından bahsetti.

Dal, velilerin uzak bölgelerde okul tercih etmemesi gerektiğini kaydederek, şu ifadeleri kullandı:

“Servisle en fazla 30-40 dakika uzaklıkta okul tercih edilmeli. Sosyo-ekonomik yapıya uygun özel okullar tercih edilmeli. Tercih etmeden özel okullar ziyaret edilip kurumların fiziki özellikleri ve olanakları incelenmeli. Bunun dışında akademik personel ve idareciler tanınmalı. Alt yapısı nasıldır, geçmiş başarıları nelerdir, okul kaç yıllıktır, mezunlar nasıl insanlardır, kimlerdir, toplumda nasıl bilinirler… Bu konular çok önemli. Okulun akademik başarısı tek başına tercih sebebi olmamalı. Okulda esas verilen değer eğitimdir. Öğretim her yerde her şekilde yapılabilir. İnsani değerlerin yüksek şekilde verilebildiği akademik kadroya sahip olması çok önemlidir okulun.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Üniversitelere elektronik kayıt işlemleri başladı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığının internet sitesinde yer alan duyuruda, 2019-YKS yerleştirme sonuçlarının erken açıklanması dikkate alınarak, bir programa kayıt hakkı kazanan adayların elektronik kayıtlarının önceden belirlenen 19-21 Ağustos yerine, başvuru sürelerinin adayların lehine genişletilmesi amacıyla 16-21 Ağustos’a alınması kararı alındığı anımsatıldı. 

Bu kapsamda 2019-YKS yerleştirmeleri sonucunda bir programa kayıt hakkı kazanan adaylar, 16-21 Ağustos tarihlerinde, “öğrenci dostu yeni YÖK”ün 2014-2015 öğretim yılından itibaren e-Devlet Kapısı üzerinden öğrencilerin hizmetine sunduğu elektronik kayıt (e-Kayıt) uygulaması ile kayıt işlemlerini üniversitelere gitmeden kolayca yapabilecek.

e-Kayıt yaptırmak isteyen adaylar, YÖK’ün e-Devlet üzerinden sunduğu birçok hizmetin yer aldığı sayfada bulunan “Üniversite e-Kayıt” uygulamasını tıklayarak, “https://www.turkiye.gov.tr/yok-universite-ekayit” adresi üzerinden 21 Ağustos saat 23.59’a kadar elektronik kayıt işlemlerini gerçekleştirebilecek.

Son yıllarda adaylar tarafından kayıtta en çok tercih edilen yöntem olan “e-Kayıt” uygulaması, bütün devlet üniversitelerinde geçerli. Ayrıca uygulamayı hizmete sunan yaklaşık 50 vakıf üniversitesi de bulunuyor.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Göçükten çıkıp rektörü olduğu üniversiteyi üst lige taşımak istiyor

Yayınlandı

Yazar :

Kocaeli

Marmara Depremi‘nde Kocaeli’nin Körfez ilçesinde evi yıkılan ve kızıyla 8 saat göçük altında kaldıktan sonra kurtarılan Prof. Dr. Sadettin Hülagü, yıllar sonra rektörü olduğu, binalarının yüzde 40’ı depremde yıkılan, kalanları ise hasar gören Kocaeli Üniversitesinin (KOÜ) “araştırma üniversitesi” olması için çalışma yürütüyor.

Prof. Dr. Hülagü, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde Körfez ilçesindeki evinin yıkılması sonucu kızıyla 8 saat göçük altında kaldı.

Enkazdan yaralı halde çıkarılan Hülagü, tedavisinin ardından bölgedeki prefabriklerde hekim olarak görev yaptı.

Hülagü, Marmara Depremi’nde binalarının yüzde 40’ı yıkılan, kalanları ise hasar gören, 12 personelin hayatını kaybettiği KOÜ’ye 18 Kasım 2014’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından rektör olarak atandı.

Prof. Dr. Hülagü, KOÜ’nün “araştırma üniversitesi” olması için çalışmalarını sürdürüyor.

Varto ve Düzce depremlerini de yaşadı

Rektör Prof. Dr. Hülagü, Marmara Depremi’nde üniversitenin birçok binasının yıkıldığını, Derince’deki eğitim ve araştırma hastanesinin hasar gördüğünü ve prefabriklerde hizmet verdiklerini söyledi.

Depremde üniversitenin eğitim bloklarının yaklaşık yüzde 40’ının yıkıldığını ifade eden Hülagü, o süreçte maddi hasarın dışında duygusal olarak da travmalar yaşadıklarını vurguladı.

Hülagü, depremde Körfez ilçesi Tütünçiftlik’teki evinin yıkılması sonucu kızıyla 8 saat göçük altında kaldığını anlatarak, şöyle devam etti:

“Kaburgalarım kırıldı, tendonum koptu. Eşim çok ağır yaralandı ve ameliyat oldu. Kızım 5 yaşındaydı. Kucağımdaydı, yanımızda yeğenim vardı. Depremi çok ağır yaşadık. Savaşta bombalanmış bir şehir gibiydi. Enkazdan çıkınca etrafa baktım, inanamadım. Çok acılı günler yaşadık, sevdiklerimizi kaybettik. Üniversitemizden 12 hem öğretim üyesi hem de rektörlük personelimizi kaybettik.”

Çocukken 1966 Varto Depremi’ni ve 12 Kasım Düzce Depremi’ni de yaşadığını anlatan Hülagü, deprem deneyimlerinin gelecek kuşaklara iyi aktarılması gerektiğini vurguladı.

“Üniversite adeta orta ölçekli bir Anadolu kenti haline geldi”

Üniversitenin eğitim öğretimine ara vermeden deprem sürecini atlattığını belirten Hülagü, o dönemki rektör Prof. Dr. Baki Komsuoğlu’nun çabaları sonucu Umuttepe Kampüsü’nün kurulduğunu söyledi.

Hülagü, şu anda 5 bin 500 dönümlük büyük bir kampüs oluştuğunu aktararak, 18 fakülte, 22 meslek yüksekokulu, 4 yüksekokul, birimler ve enstitüleriyle üniversitenin adeta orta ölçekli bir Anadolu kenti haline geldiğini kaydetti.

Öğrenci sayılarının, yüksek lisans ve doktora öğrencileriyle 70 bine ulaştığını kaydeden Hülagü, şöyle konuştu:

“Tıp Fakültesi hastanemiz yapıldı, 10 şiddetinde bir depreme karşı ayakta kalacak bir yapısı var. Üniversitemize ciddi yatırım yapıldı. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin. Türk milleti asil bir millettir. Zor günlerde bir araya gelmeyi iyi biliyoruz. Zorluklar beraberce aşıldı.

Üniversitemiz şu anda çok iyi bir konuma geldi. Bundan sonra araştırma üniversitesi olup bir tık üst lige çıkmak istiyoruz. Bu uzun soluklu bir yol. Burası bizim için aidiyet duygusu oluşan bir üniversite. KOÜ’nün ‘araştırma üniversitesi’ olmasını arzuluyorum. Üniversitemiz iyi yolda. Bu memlekete ve millete borcumuz var, çalışmak zorundayız.”

Okumaya Devam