İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Üniversiteye girişte 3 bölüme başarı sırası düzenlemesi

Yayınlandı

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarına göre hukuk fakültelerine giriş için 190 bin olan başarı sırası şartının 125 bin olarak güncellendiğini, eczacılık ve diş hekimliği bölümlerine de ilk kez başarı sırası sınırlaması getirdiklerini açıkladı.

Saraç, YÖK Genel Kurulu’nda gelecek yıl yapılacak YKS’den itibaren uygulanmak üzere üniversitelerin bazı bölümlerine girişte başarı sırası sınırlaması getirdiklerini bildirdi.

Yeni YÖK olarak Türk yükseköğretim tarihinde ilk kez, meslek icra yetkisi veren bazı üniversite programlarına başarı sırası şartı getirdiklerini anımsatan Saraç, bu uygulamanın toplumun neredeyse bütün kesimlerince takdir gördüğünü ve benimsendiğini vurguladı.

Başarı sınırlamasını ilk olarak tıp ve hukuk bölümleri için getirdiklerini hatırlatan Saraç, daha sonra mühendislik, mimarlık ve öğretmenlik programları için de bu uygulamayı hayata geçirdiklerini anlattı.

11. Kalkınma Planı’nda “meslek icra yetkisi veren yükseköğretim programlarında asgari başarı puanı şartı uygulamasının genişletilmesi” hedefinin yer aldığına işaret eden Saraç, bu uygulamanın Kalkınma Planı’nda bulunmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Saraç, bu hedefin hayata geçirilmesinde başarı sırası şartı getirilen mevcut programların gözden geçirilerek iyileştirilmesinin birinci, bu uygulamanın başka alanlara yayılmasının da ikinci husus olduğunu belirtti.

Hukuk fakülteleri için uygulanan başarı sırasına yeni düzenleme

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yargı reformuna ilişkin değerlendirmelerinde “hukuk fakültelerindeki eğitimin ne denli önemli olduğunu, bunun için birtakım düzenlemeler yapılması gerektiğini ve başarı sırası şartının da iyileştirme yönünde yeniden gözden geçirilmesi” ifadelerine yer verdiğini aktaran Saraç, Adalet Bakanlığının da bu konudaki talebini içeren yazısının kendilerine ulaştığını söyledi.

Kamuoyunun da bu konudaki hassasiyeti çerçevesinde başarı sırası şartını yeniden gözden geçirdiklerini bildiren Saraç, alınan yeni kararı ve gerekçesini şu sözlerle anlattı:

“Hukuk fakültelerine kabul edilen öğrencilerin başarı sıralarına bakıldığında, devlet üniversitelerinde en düşük başarı sırası 59 bin iken, vakıf üniversiteleri ve KKTC’deki üniversitelerde en düşük başarı sırasının 190 bin olduğunu görüyoruz. Buradaki makas çok açık. Sınıflarda verilen eğitimi öğrenci açısından zedeleyebilecek, eğitim öğretimin niteliğini aksatabilecek kadar geniş bir makas aralığı var.

YÖK Genel Kurulunca, bu durum yeniden değerlendirildi ve hukuk fakülteleri için 190 bin olan başarı sırası şartının 125 bin olarak yenilenmesine karar verildi. İlk yıldan itibaren hukuk fakültelerine alımlar bu şarta göre yapılacak.”

TBMM’de hukuk fakültesi mezunlarının meslek icrasına yönelik bir sınavın olmasına ilişkin kanun tasarısının da görüşüldüğüne dikkati çeken Saraç, bu teklifin de ilk olarak yaklaşık 5 yıl kadar önce Yükseköğretim Kurulu tarafından önerildiğini ve bu konuda Bakanlar Kurulunda da bir sunum yaptığını söyledi.

Saraç, YÖK’ün hukuk fakülteleri için aldığı karar ve TBMM’de görüşülen yasayla ilgili, “Yasalaştığı takdirde hukuk fakültelerindeki eğitimin niteliğine de doğrudan etki edecek çıktı esaslı bu iyileştirici düzenleme, girdi esaslı iyileştirici düzenlememiz ile birleştiğinde sonuç üretmeye başlayacak. Bizim de hedeflediğimiz husus, girdi esaslı iyileştirici düzenlemeler ile süreç odaklı ve çıktı odaklı düzenlemeleri birbiriyle uyumlu halde çalıştırmak. Çıktı esaslı ‘meslek icra sınavı’ ile girdi esaslı ‘başarı sırasının iyileştirilmesi’ birbiriyle uyumlu olarak çalışacak. Böylece çok olumlu neticeler üretilecek.” değerlendirmesinde bulundu.

İki programa daha başarı sırası şartı geldi

Saraç, Yeni YÖK olarak, yükseköğretim sistemini, alan bazlı iyileştirerek daha üst seviyelere taşımaya çalıştıklarını ve bunun sonuçlarını da aldıklarını belirterek, bu çerçevede fakülte dekanlarının önerileri üzerinde ciddiyetle durduklarını vurguladı.

Uzun zamandır diş hekimliği ve eczacılık fakültelerine de başarı sıralaması şartı getirilmesi ile ilgili talepler aldıklarını aktaran Saraç, şöyle devam etti:

“11. Kalkınma Planı hedefleri çerçevesinde bu fakültelerin taleplerini de değerlendirdik. Diş hekimliği programı için devlet üniversitelerinde en düşük başarı sırası 67 bin 855 iken, vakıf üniversitelerinde 88 bin 168, KKTC’de ise 116 bin 362 olduğunu görüyoruz. Arada çok büyük bir fark var. Eczacılık fakültesine baktığımızda ise devlet üniversitelerinde en düşük başarı sırası 47 bin 878, vakıf üniversitelerinde 121 bin 557, KKTC’de ise 169 bin 803. Burada da çok açık bir makas aralığı var.

Bunun için öğrenci merkezli bilimsel ve gerçekçi bir yaklaşımın, girdi esaslı iyileştirmenin yükseköğretimin kalitesine olumlu etkileri olacağı düşüncesiyle, başarı sırası şartını iki fakülte için daha genişlettik ve eczacılık fakülteleri için en düşük başarı sırası şartını 100 bin, diş hekimliği fakülteleri için en düşük başarı sırası şartını da 80 bin olarak belirledik.”

Alınan bu kararların, öğrenci niteliğini artıracağına işaret eden Saraç, “Eğitim bilimciler, başta nitelik itibarıyla eksik olan öğrencilerin, eğitim sürecinde bu eksikliklerinin giderilebileceğini, iyi bir bilgiyle ve yetkinlikle mezun edilebileceğini, bunun örneklerinin olduğunu söylüyor. Ama istisnaları dışında, girdideki niteliğin, çıktının niteliği ile doğrudan ilişkili olduğu çok açık. Hocalarımız gayet iyi bilir. Çok farklı başarı sırasındaki öğrencilerin aynı sınıfta bulunması eğitim öğretim ortamını olumsuz etkiliyor. Bu durum iyi bir donanım ve yetkinlikle gelen öğrencilere büyük bir haksızlık olarak ortaya çıkıyor.” diye konuştu.

Saraç, başarı sırası sınırlaması ile ilgili aldıkları kararların gelecek yıl, 2020’de yapılacak YKS’de uygulanmaya başlayacağını bildirdi.

İsteyen vakıf üniversitesi başarı sırasını daha da yukarı çekebilir

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, iyileştirici kararların hem devlet hem de vakıf üniversitelerini kapsadığına işaret ederek, “Ama bazı vakıf üniversitelerimiz marka değerlerini daha öne çıkarmak için başarı sırası şartını daha da yukarı çekebilir. Biz bundan mutluluk duyarız. Vakıf üniversitelerinden istediğimiz, bizi daha kalite odaklı kararlar almaya yönelten birtakım uygulamalarda bulunmalarıdır.” ifadelerini kullandı.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Öğrenci affı ile ilgili çalışmamız yok

Yayınlandı

Yazar :

TBMM

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Milli Eğitim Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) ve ÖSYM Başkanlığı ile bağlı kuruluşların 2020 bütçeleri ve 2018 yılına ait kesin hesaplarının görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, milletvekillerinin sorularını yanıtladı. 

Üniversite kontenjanlarını geniş katılımlı kurulların rasyonel planlamalarıyla belirleyen bir sisteme geçen yıl geçildiğini dile getiren Saraç, böylece tüm üniversite bölümleri ve meslek yüksekokullarında önemli bir doluluk oranı yakaladıklarını söyledi.

Milletvekillerinin dile getirdiği mezun-istihdam ilişkisinin sadece YÖK’ün değil devlet politikası olarak belirlenecek bir husus olduğuna dikkati çeken Saraç, planlamayı yaptıklarını ancak başka desteklerin gerekliliğini vurguladı.

Özel üniversitelerin neden kurulduğu yönünde 3 farklı sorunun sorulduğuna işaret eden Saraç, “Bu üniversiteleri biz kurmuyoruz, yasayla kuruluyor.” ifadesini kullandı.

Saraç, başka bir soruyu yanıtlarken, “Öğrenci affı ile ilgili çalışmamız yok, bu zaten yasama gerektirir. Son af 500 bin kişiyi sisteme soktu. Eğitim sistemi tek bir pastadır, dilimleri kesilmiştir. Eğitimi biz başarıya endeksli bir şekilde kurgulamamız, popülist yaklaşımlarla kurgulamamamız lazım.” dedi.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi’nin kaldırılmasına ilişkin de Saraç, bu konuda içerik itibarıyla hiçbir sorununun bulunmadığını, ancak getirilen her hususun toplumda geniş bir mutabakata zemin teşkil etmesi gerektiğini vurguladı.

Buradaki durumda farklı algılamaların toplumda birtakım ayrışmalara yol açtığını belirten Saraç, “Ama içeriği itibarıyla hiçbir problem yok. Meclisimiz bu konuda Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu kurmuş. Belki bu başlığı taşımak mümkün ama kelimelerin üzerinde birbirimizi kırmamamız, toplumu birbirine düşürmememiz lazım diye düşünüyorum. Ama içerik itibarıyla hiçbir sıkıntımız yok.” diye konuştu.

Yekta Saraç, bir bildiriye imza atmasından ötürü ihraç edilen akademisyenlerle ilgili sorunun, “Barış Akademisyenleri” şeklinde sorulmasını eleştirerek, “Ben de bu metni okudum, metin çok sert, ağır ve suçlayıcı bir husus. Kamuoyunda, Barış Akademisyenleri diye adlandırılan ama toplumun büyük bir kesimini rencide edip yaralayan o metinle ilgili birtakım üniversitelerimiz işlemler tesis etmiştir. İşlem tesis eden neresi? Üniversiteler tesis etmiştir bu işlemleri. YÖK, bizden önce şu şekilde şikayet ediliyordu, ‘Niye üniversitelere bu kadar müdahale ediyor?’ Şimdi ise YÖK şikayet ediliyor, ‘Niye üniversitelere müdahale edilmiyor?’ diye. Bu noktaya gelmemiz gerçekten beni çok mutlu ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

MEB öğretmenler arası öykü yarışmasının sonuçlarını açıkladı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) düzenlenen “Hasan Ali Yücel Edebiyat Ödülleri Öğretmenler Arası Kısa Öykü Yarışması“nın sonuçları açıklandı. Konusu “Anadolu” olan yarışmada Ankara’dan Müzeyyen Alver birinciliği, Antalya’dan Harun Görücüler ikinciliği, Diyarbakır’dan Işık Okçu üçüncülüğü elde etti.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Twitter hesabından, yarışmada ödül almaya hak kazanan öğretmenlerin isimlerini paylaştı.

Yarışmanın ödül töreninin 23 Kasım Cumartesi MEB Şura Salonu’nda düzenleneceğini bildiren Selçuk, “Hasan Ali Yücel Edebiyat Ödülleri Öğretmenler Arası Kısa Öykü Yarışması’nın sonuçları açıklandı. Bu bir başlangıçtı sevgili öğretmenlerim, durmasın, dilerim kaleminiz su gibi aksın. Ödül töreninde görüşmek üzere.” ifadelerini kullandı.

Konusu “Anadolu” olan yarışmada, Ankara’dan Müzeyyen Alver birinci, Antalya’dan Harun Görücüler ikinci, Diyarbakır’dan Işık Okçu üçüncü oldu.

Jüri özel ödülüne Giresun’dan Adem Çayan layık görülürken, mansiyon ödülleri İstanbul’dan Muhammet Tekiner, Manisa’dan İsmail Kuşen, Sivas’tan Osman Çelik, Erzincan’dan Veli Üstün, Ordu’dan Kadir Girgin ve Hatay’dan Mukadder Bilgili’nin oldu.

Yarışmada birinci olan eser sahibi 10 bin lira, ikinci 5 bin lira, üçüncü 2 bin 500 lira ile ödüllendirilecek. Ayrıca mansiyon ve jüri özel ödüllerini kazanan katılımcılara biner lira verilecek.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Uluslararası öğrenci sayımız 172 bin oldu

Yayınlandı

Yazar :

TBMM

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Milli Eğitim Bakanlığının 2020 yılına ilişkin bütçesinin görüşmeleri devam ediyor.

Milletvekillerinin talebi üzerine komisyona bilgi veren YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Plan ve Bütçe Komisyonunda ilk kez sunum yapacağını belirterek, duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Türkiye’deki toplam 207 üniversitenin 129’u devlet, 73’ü vakıf ve 5’inin de müstakil meslek yüksekokulu olduğunu anlatan Saraç, öğrenci sayısının 7 milyon 800 bine ulaştığını, öğretim elemanı sayısının ise 168 bin olduğunu aktardı.

Saraç, yükseköğretimdeki kız öğrenci sayısının 3 milyon 700 bin olduğunu belirtti.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Saraç’a “kız” yerine “kadın” demesi konusunda tepki gösterdi. Bunun üzerine Saraç’ın “Hoca olarak amfilerde ‘kızım’ diyoruz, ‘kadınım’ demiyoruz. Onun için biz ‘kız öğrenci’ diyoruz.” ifadelerini kullanması komisyon salonunda gülüşmelere yol açtı.

YÖK Başkanı Saraç, Türkiye’nin yükseköğretim kadın öğretim elemanı sayısının artış gösterdiğini dile getirdi.

YÖK’ün karar alma yöntemleri ve ilgi alanları ile odaklandığı noktaların değişmesine yönelik adımlar attıklarını anlatan Saraç, bu bağlamda bağımsız Kalite Kurulu’nun kurulduğunu anımsattı.

Saraç, diğer taraftan Türkiye’deki üniversitelerin birbirlerine benzedikleri yönündeki eleştirileri de dikkate alarak yükseköğretime çeşitlilik getirmeye yönelik 4 yıl önce başlattıkları iki proje bulunduğunu söyledi.

Yekta Saraç, Anadolu’daki her üniversitenin bölgelerinde İTÜ, ODTÜ gibi eğitim verebileceklerini ifade ederek, “Misyonlar verdik. O verilen misyonlar çerçevesinde de şu an için belki mütevazı ama kamu kaynaklarından bu alanlara has olmak üzere tahsis yapılıyor, yükseköğretim kurumu olarak biz de kadro tahsisi yapıyoruz.” diye konuştu.

“Komisyon üyelerine geniş bir sunum yapalım”

Yükseköğretim sistemini yapısal olarak değiştirebilecek unsurlardan birinin de uluslararasılaşma olduğunu dile getiren Saraç, bu unsurun, ülkenin görünürlüğüne katkı sağladığını, öte yandan nitelik ve kalitenin de uluslararası normlara taşınmasını gerekli kıldığını vurguladı.

Yurt dışından gelen yabancı öğrencilerin uluslararası öğrenci olarak adlandırıldığını belirten Saraç, “Başkan olduğumuzda 48 bin olan uluslararası öğrenci sayımız şu an 172 bin. Avrupa’nın hiç bir ülkesinde bu artış oranı yok.” ifadesini kullandı.

Saraç, uluslararası öğrencilerin, genellikle yakın coğrafya ülkelerinden geldiğini, Türkiye’de Balkanlar, Afrika, Orta Avrupa’dan uluslararası öğrenciler bulunduğunu bildirdi.

İktidar ve muhalefet parti milletvekillerini yaklaşık 2 ay önce YÖK’e davet ettiklerini, bazı milletvekillerinin bu toplantıya katıldığını anlatan Saraç, TBMM Plan ve Komisyonu üyelerini davet ederek, geniş bir sunum yapmak istediklerini dile getirdi.

Saraç, YÖK 100/2000 Doktora Projesi’nin 4 yıl önce başlatıldığını anımsatarak, aralarında robotik, nano teknolojinin de bulunduğu alanlarda doktoralı insan yetiştirmeyi hedeflediklerini ifade etti.

Saraç, “YÖK 100/2000 Doktora Projesi’nde burslandırılan öğrenci sayısı 4 bin 250 kişiye ulaştı. Burslandırılmalarıyla alakalı olumsuz, sıkıntılı tek bir şikayet dahi söz konusu değildir. En iyi üniversitelerimizdeki bu kişilerin asgari ücretin üstünde ülkenin öncelikli alanlarında da eğitimlerini almaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam