İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Üniversiteler 23 Martta uzaktan eğitime başlayacak

Yayınlandı

Ankara

Saraç, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle üniversitelere verilen tatil döneminde uygulanacak “dijital, uzaktan eğitime” ilişkin basın toplantısı düzenledi. 

Başkan Saraç, küresel ölçekte yaşanan ve Dünya Sağlık Örgütünce pandemi olarak ilan edilen olağanüstü durum karşısında, YÖK’ün hızla harekete geçtiğini ve kurulların bu sürecin eğitim ve öğretime muhtemel etkileri üzerine belli senaryolar üzerinde çalışma başlattığını belirtti.

Bundan dolayı yükseköğretimde eğitime ara verilmesi kararından önce birtakım tedbirlerin üniversitelere gönderildiğini dile getiren Saraç, bu bir haftalık süre içerisinde de eğitim ve öğretim faaliyetlerinin mümkün olduğunca kesintisiz yürütülebilmesi için model planlaması yapıldığını söyledi.

Bu süreçte dünya örneklerinin de incelendiğini aktaran Saraç, Amerika ve Avrupa başta olmak üzere salgının bulunduğu ülkelerin yükseköğretim otoriteleri ve üniversitelerin aldıkları kararların da değerlendirildiğini belirtti.  

13 Mart’ta eğitime ara verilmesinin akabinde de uzaktan öğretim altyapıları ve insan kaynaklarının durumu konusunda üniversitelerden acil bilgi istendiğini, üniversitelerde Salgın Danışma Komisyonları oluşturulduğunu söyleyen Saraç, şunları kaydetti:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın eğitim öğretim süreçlerinin kesintiye uğramaması ve bu sürecin en az hasarla aşılması yönündeki yönlendirmeleri ile bu süreç hızlı bir şekilde planlandı. Bugün itibarıyla YÖK bünyesinde farklı üniversitelerimizden alanında uzman hocalarımız tarafından oluşturduğumuz ‘Yükseköğretimde Dijital Dönüşüm Komisyonumuz’ tarafından hazırlanan Pandemi Dönemi Uzaktan Öğretim Uygulamaları Yol Haritası’na Yürütme Kurulumuz tarafından son hali verilmiştir.

Koronavirus tedbirleri nedeniyle verilen ara dönemde, öğrencilerimizin öğrenme süreçlerinin kesintiye uğramasının önüne geçmek üzere gerçekleştirilecek uzaktan öğretim faaliyetleri için bir çerçeve sunan bu yol haritasında şu 5 temel alanda çalışma yapıldı, mevzuat, altyapı, insan kaynakları, içerik, uygulama. Mevzuat düzenlemesiyle, Uzaktan Öğretim Usul ve Esasları’nda önemli değişiklikler yapılarak uzaktan öğretim altyapıları hazır olan üniversitelere, bu dönemle sınırlı olmak kaydıyla, tüm alanlarda uzaktan öğretim yapma imkanı sağlıyoruz. Bu maksatla uzaktan öğretim yapma konusunda mevzuat değişikliğine gidilmiştir. Altyapı konusunda üniversitelerimizden gelen geri bildirimler değerlendirilmiştir. Üniversitelerimizin önemli oranda uzaktan öğretim altyapısına sahip olması memnuniyet vericidir. “

Öğretim elemanlarına dijital eğitim verilecek

123 üniversitede Uzaktan Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi olduğuna işaret eden Saraç, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Altyapı konusunda eksiği olan üniversitelerimizin ihtiyaçları da YÖK koordinasyonunda diğer üniversitelerle iş birliği içerisinde giderilecektir. Bu istikamette de planlamalarımız vakit geçirilmeksizin hayata geçirilecektir. İnsan kaynakları alanında birçok üniversitemizde önemli bir birikim bulunmaktadır. Yeni YÖK olarak 2 yıl önce başlattığımız Dijital Dönüşüm Projesi kapsamında, bilindiği üzere, yeni kurulmuş üniversitelerimizde bulunan 6 binin üzerinde öğretim elemanına ve 50 binin üzerinde öğrencimize eğitim verildi. Şimdi ise önümüzdeki haftadan itibaren de talep etmeleri halinde sistemdeki bütün öğretim elemanlarına, bu süreçleri yürütebilmeleri için gerekli yetkinliği sağlayacak olan eğiticilerin eğitimi olarak da adlandırabileceğimiz ‘Dijital Çağda Yükseköğretimde Öğrenme ve Öğretme’ dersi ve yetkinliğinin dijital imkanlarla verilmesi konusunda tüm hazırlıklarımız tamamlanmıştır. Bunun yanında bazı üniversitelerimiz kendi öğretim elemanlarına bünyelerindeki merkezler aracılığıyla eğitim vermeye de başlamıştır. İçerik oluşturma uzaktan öğretimin en önemli unsurudur.”

Birçok üniversitede öğretim elemanlarını içerik oluşturmada önemli deneyime sahip olduğunu vurgulayan Saraç, bununla birlikte bu konuda destek ihtiyacı duyan hocalarla da içerik geliştirme konusunda araç ve rehberlerin paylaşılacağını bildirdi.

Bunun yanında üniversiteler tarafından hazırlanan tüm öğrenme kaynaklarının yapılacak uzaktan öğretim uygulamalarında kullanılmak üzere erişime açılmasının sağlanacağına işaret eden Saraç, şunları kaydetti:

“Ayrıca üniversitelerimizin içerik ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla başta Anadolu Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesinin ders havuzlarında yer alan dijital ortamdaki bütün dersler önümüzdeki haftadan itibaren YÖK bünyesinde oluşturulan YÖK-Dersleri (Yükseköğretim Kurumları Dersleri) adını verdiğimiz ara yüzle açık erişime açılacak, bilahare diğer üniversitelerin dijital ders malzemeleri de bu havuza ilave edilecek. Bilindiği üzere bu konu yani, YÖK-Dersleri Projesi YÖK’ün 2020 hedefleri arasında geçtiğimiz aylarda kamuoyuna açıklanmıştı. Dolayısıyla bu konuda da hazırlıklar tamamlanmıştır. İçeriğe destek olmak ve bu alanda çeşitliliği artırmak amacıyla TRT tarafından YÖK’e tahsis edilecek kanal üzerinden daha geniş öğrenci kitlesinin aldığı ortak dersler yayınlanacaktır. Bu konuda destekleri dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Ofisi ve TRT’ye teşekkür ediyoruz.”

Kurul gerekli yol haritasını belirledi  

Üniversitelerin eş zamanlı ya da eş zamanlı olmadan uzaktan öğretim yöntemlerini kullanabileceğini belirten Saraç, eş zamanlı uygulamaların güçlüğü göz önüne alındığında üniversitelerin özellikle önlisans ve lisans programlarında eş zaman olmadan uygulamalara yöneleceği tahmin ettiklerini söyledi. 

Saraç, eşzamanlı uygulamaların YÖK tarafından teşvik edileceğini dile getirerek, uygulamalı dersler için ise teorik kısımlarının uzaktan öğretimle yürütülmesi, uygulama çalışmaları için ise doğru zamanda sıkıştırılmış takvim programı uygulanmasının planlandığını ifade etti.

“Uzaktan verilecek olan derslerin ölçme ve değerlendirmesi yani sınavların da makro düzeyde belirlenmiş takvime riayet etmek şartıyla yine üniversitelerin kendilerine uygun bir dönemde gerçekleştirilecektir” diyen Saraç, şu açıklamalarda bulundu:

“Lisansüstü programlardaki yeterlik sınavları, tez izleme komiteleri ve tez savunmalarının, üniversitelerimizin gerekli altyapıyı oluşturmaları ve ‘kayıt altına alınarak denetlenebilir olma şartıyla’ dijital ortamda yapılabilmesi sağlanacaktır. Diğer bir ifadeyle Kurulumuz tarafından üniversitelerimizde uzaktan öğretimin uygulanması sürecinde gerekli yol haritası belirlenmiş ve çerçeve çizilerek yetki devri kapsamında ve üniversitelerimize yetkinlikleri doğrultusunda uygulama imkanı sağlanmıştır.”

 Kurulunun bu süreçte etkin koordinasyon ve denetleme görevini yapmaya devam edeceğini, ihtiyaç oldukça da yeni düzenlemeler yapacağını dile getiren Saraç, “YÖK’ün son yıllarda çok hızlı karar alabilme ve çevik yönetim sergileyebilme kapasitesi yüksek bir kurum halini almış olması, bu süreci kolaylaştırıcı bir unsurdur. Elbette yükseköğretimi verimli, etkin ve kıymetli kılan tüm yapının dijital ortamda kurulması mümkün değildir. Ayrıca üniversitelerimizin akademik programlarının kazanımlar noktasında belirli bir ortaklığı olsa da üniversite eğitiminde tek bir müfredat uygulaması da yoktur.” ifadelerini kullandı.

Uzaktan eğitim süreci 23 Mart’ta başlayacak 

Sadece Türkiye’nin ülke değil dünyanın fevkalade günler geçirdiğine işaret eden Saraç, bu sürecin gerçeklikten kopmadan, alışılan metotların dışında yeni yollar kullanılmasını da zorunlu kıldığını söyledi. Saraç, şunları kaydetti:

“Sonuç olarak bir müddet önce başlattığımız malum salgın karşısında salgının bulunduğu ülkelerin yükseköğretim kurumlarında alınan tedbirler de incelenerek mevcut kapasitemiz değerlendirilmiş ve planlamamız tamamlanmıştır. 23 Mart Pazartesi uzaktan eğitim kapasitesine sahip olan bütün üniversitelerimizde dijital imkanlar ile uzaktan öğretim süreci başlayacaktır. Bu kapasiteye henüz sahip olmayan üniversitelerimiz için de yine aynı gün, 23 Mart’ta kısa süre içinde oluşturduğumuz açık ders malzemeleri havuzu bütün üniversitelerimize açılacaktır. Uygulamaya dayalı programlarda bulunan teorik derslerde dijital imkanlar ve uzaktan öğretim yöntemleri kullanılacak, uygulama dersleri ise yine üniversitelerimizce belirlenen takvimin uzatılması da dahil en uygun zamanda verilecektir.

Ön lisans ve lisans düzeyindeki bu uygulama ve yaklaşıma, lisansüstü düzeyde de imkan tanınacak; denetlenebilir olma kaydıyla uzaktan öğretim ve dijital imkanlar kullanılarak bu süreçlerde de bir kesinti olmaması sağlanacaktır. Türk yükseköğretim sistemi sağlam bir zemine oturmaktadır. 15 Temmuz darbe teşebbüsü akabinde de gösterdiği gibi olağanüstü durumları aşabilecek güçtedir. Bunda YÖK’ün her düzeydeki eğitimde belli bir standart ve kaliteyi aramasının büyük payı vardır. Üniversitelerimizin yetkinliklerine ve yeteneklerine güveniyoruz. YÖK olarak bu sürecin gerçekleri dikkate alan, sükuneti ve temkini elden bırakmayan, üniversitelerimizin ehliyetlerine karar mekanizmalarında önem veren bir yaklaşım ile yönetilmesine büyük önem veriyoruz. İnşallah bu zorlu süreci de aşacağımıza inanıyoruz. Öğrenciler ve ailelerinin telaşa kapılmamalarını istiyoruz. Müsterih olsunlar. Güvenli ortamlarda, ailelerinin yanında eğitim ve öğretimlerini sürdürmelerini ve derslerine çalışmalarını istiyoruz. Onların bedenen ve ruhen sağlıklı olması bizler için çok önemlidir.”

“Fevkalede günler ancak sıra dışı kararlarla yönetilebilinir”

Başkan Saraç, vizelerin online yapılmasının gündemde olup olmadığı yönündeki soru üzerine,  “Bu fevkalade günler ancak sıra dışı kararlarla yönetilebilinir. Burada bizim önemli olan husus, bunların ölçülebilir denetlenebilir olması. Denetlenebilir olması kaydıyla üniversitelerimizin bu hususları sıhhatli bir şekilde yürütebileceklerine itimat ediyoruz. Ama bu hususu kendi karar süreçlerinde, her bir üniversitenin kendi şartları içerisinde sürdürmelerinin doğru olduğunu düşünüyoruz.” dedi.

Öte yandan koronavirüs önlemleri kapsamında yoğun, kalabalık bir ortam olmaması için toplantıya az sayıda katılım olması sağlandı. Toplantıda basın mensupları ve katılımcılar birer metre aralık oluşacak şekilde oturtuldu. 

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Okul kantinlerinin 19 Ekimden itibaren açılmasına karar verildi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk imzasıyla illere gönderilen yazıda, 21 Eylül’de okul öncesi eğitimle ilkokul 1. sınıflarda yüz yüze eğitime başlandığı anımsatılarak, ilkokul kademesinin diğer sınıfları ile 8. ve 12. sınıflarda ise 12 Ekim’de yüz yüze eğitime geçildiği belirtildi.

Okul kantinlerinin 13 Mart 2020’den bu yana kapalı olduğunun hatırlatıldığı yazıda, şunlar kaydedildi:

“Bu süreçte kantin işleticilerinin gelir getirici herhangi bir faaliyette bulunmadıkları göz önünde bulundurularak Bakanlığımıza bağlı resmi okul ve kurumlarda bulunan kantin vb. yerlerin 19 Ekim’de açılmasına karar verilmiştir.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖK Başkanı Saraç: Açık erişimin önemi, salgın döneminde belirgin olarak ortaya çıktı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, “Yeni YÖK”ün öncelikleri arasında yer alan “açık erişim”in öneminin küresel salgın döneminde daha da belirginleştiğini kaydetti.

Saraç, Twitter hesabından Uluslararası Açık Erişim Haftası‘na ilişkin yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

“Yeni YÖK olarak önceliklerimiz arasında yer alan açık erişimin önemi içinde bulunduğumuz küresel salgın döneminde daha da belirgin olarak ortaya çıkmıştır. Bu yıl teması Yapısal Eşitlik ve Kapsayıcılık İnşa Etmek Amacıyla Açık Erişim olarak belirlenen Uluslararası Açık Erişim Haftası’nı kutluyorum.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

MEBden okul yöneticilerine uzaktan eğitim tasarım ve yönetim eğitimi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığınca(MEB), okul yöneticilerinin uzaktan eğitim süreçlerindeki tasarım ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi amacıyla UNICEF iş birliğinde hazırlanan “Okul Yöneticilerinin Kapsayıcı Eğitim Bağlamında Uzaktan Eğitim, Tasarım ve Yönetim Becerilerinin Geliştirilmesi” uluslararası akredite sertifikalı mesleki gelişim programının tanıtımını, MEB Başöğretmen Salonu’nda düzenlenen törende yaptı. 

Okul yöneticilerinin eğitiminin son derece kritik olduğunu ifade eden Selçuk, “Okullarımızın rengi, neşesi, niteliği doğrudan doğruya okul müdürlerimizin yetkinliği ve motivasyonu ile ilgili bir konu. Yapılan bu çalışma aslında tarihi olarak büyük bir değer taşıyor. Okul müdürlerimiz, okuldaki ilişkiler ağının okulun içinde olagelen iletişimin büyük ölçüde mimarlarıdır. O nedenle bu mimariyi kurarken çok daha nitelikli olarak kurma konusunda desteğimizle her zaman yanlarındayız.” değerlendirmesini yaptı.

Her neslin kendi zamanıyla kendi çağıyla geldiğini ve o nesillere ayak uydurabilmek için okul müdürleri ve öğretmenlerin sürekli kendilerini yenilemeleri gerektiğine işaret eden Selçuk, “Aslında siz okulun liderliğini yürütürken büyük bir değişimi ve dönüşümü de yönetiyorsunuz ve sizin bu yönetiminiz, okulun ne kadar yol alacağını, öğretmenlerin ve öğrencilerin kurumda ne kadar mutlu olacağını, nasıl akışkan bir süreç yaşayacağını doğrudan doğruya etkiliyor. Ama bunun tam tersi olursa eğer ‘Başımıza iş açmayalım hocam’, ya da öğrenciler için “Durun durduğunuz yerde çocuğum’ gibi ifadeler olursa o zaman da sistemin tıkandığını rahatlıkla görürüz. Bizim güzel işlerimiz olsun, çocuklarımız durmasınlar, yürüsünler, öğretmenler ve öğrencilerimiz okul yöneticilerinin açtığı yolda hızla ilerlesinler.” diye konuştu.

Okul müdürlerinin çok fazla bürokratik işlerinin olduğunu, lojistik işlerle uğraştıklarını vurgulayan Selçuk bütün çabalarının bu yükün azaltılması ve okul müdürlerinin gerçekten eğitimle uğraşmaları konusunda fırsat bulmaları için olduğunu dile getirdi.

Yöneticilerin eğitim ekosistemini geliştirebilmeleri için her türlü tedbiri aldıklarının altını çizen Selçuk, “Onların gelişimi, onların mutluluğu okulun mutluluğu, yani öğretmenin ve çocuğun mutluluğu demek. Biz ne kadar iyi bir teşkilata sahip olursak ne kadar iyi müfredata sahip olursak olalım iyi bir eğitim kadrosuna sahip olmazsak bunlar çok da anlamlı olmayacaktır. Bakanlık olarak biz her zaman okul yöneticilerimizin, müdürlerimizin, müdür yardımcılarımızın yanında olacağız ve onları destekleyeceğiz. Bunun için de çok yeni çalışmaların peşindeyiz.” ifadelerini kullandı.

“Elinde sanki bir sihirli değnek varmış gibi”

Bakan Selçuk, UNICEF’le iş birliği içinde uzaktan eğitim sürecinde dijital materyallerin geliştirilmesi, salgın döneminde okul güvenliğinin sağlanması, sosyal duygusal becerilerin geliştirilmesi, teknoloji liderliği, proje tasarımı, kriz ve kriz yönetimi gibi pek çok kitabın hazırlandığını belirterek, şöyle devam etti:

“Bütün bunlar bizim ortak bir dilimizin gelişmesine hizmet edecek, bütün bunlar bizim eğitimin kalitesinin artırma noktasında kavramlarımızı ve terimlerimizi geliştirmemize hizmet edecek. Okul yöneticilerinin uzaktan eğitim süreçlerinde tasarım ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi programına yaklaşık 50 bin civarında okul yöneticimiz katıldı. Bunun sayısı artacak ve bu eğitimlerin hazırlanan kitapları çerçevesinde, eğitim yazılımları çerçevesinde devam etmesi söz konusu olacak.

Bir okul müdürü gerçekten yetkinliği ile, motivasyonu ile harekete geçtiğinde ‘Bu okul gerçekten o okul mu’ sorusunu sordurabiliyor. Yani elinde sanki bir sihirli değnek varmış gibi bir okulun çehresini değiştirme, okul-çevre ilişkilerini güzelleştirme, öğretmenin mutluluğunu, öğrencilerin öğrenme sorumluluğunu yükseltme gibi konularında son derece başarılı işler yapabiliyorlar. Biz Bakanlık olarak üzerimize düşeni yaparsak biliyoruz ki okul müdürlerimiz de yapacak. Bugünkü çalışma da bu fikrin bir sonucu ve bizim yöneticilerimizle yazamayacağımız başarı hikayesi yok, buna gönülden inanıyoruz.”

“Salgın dönemi bizim için aslında eğitimin bir fırsatı da oldu”

Ziya Selçuk, Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğü ve UNICEF iş birliğinde öğretmenlerle ilgili daha önce pek çok çalışma yürütüldüğünü hatırlatarak, salgın döneminin eğitim yöneticilerine, okulların kültürünü, atmosferini dönüştürmek, okulları “Barış yuvası”na dönüştürmek açısından fırsat sunduğunu bildirdi.

Çalışmada emeği geçenlere, UNICEF’e ve okul yöneticilerine teşekkür eden Selçuk, “Bu tür çalışmaların damlaya damlaya belirli bir suyun iz bırakması gibi kısa ve orta vadede sistemde çok büyük bir davranışsal değişime de hizmet edecek. O yüzden bu tür işleri çok çok önemsiyorum.” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Selçuk daha sonra, Okul Yöneticilerinin Kapsayıcı Eğitim Bağlamında Uzaktan Eğitim, Tasarım ve Yönetim Becerilerinin Geliştirilmesi programına katılan okul yöneticilerine dijital sertifikalarını yapılan canlı bağlantılarla takdim etti.

“Türkiye’nin en büyük okul yöneticisi mesleki gelişim programını yürüttük”

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı ise 2023 Eğitim Vizyonu’nda okul yöneticiliğinin ve mesleki gelişimin önemine vurgu yapıldığını hatırlatarak, Bakanlık olarak bu amaçla pek çok program geliştirdiklerini anlattı.

UNICIEF’le ortaklaşa yürütülen yüz yüze mesleki gelişim programına geçen yıl 11 bin okul yöneticisinin katıldığını aktaran Boyacı, “Çalışma, Türkiye’nin en büyük okul yöneticisi mesleki gelişim programı oldu.” dedi.

Projeyle, meslektaşların tecrübelerini birbirleriyle paylaştığı yeni bir çerçeve sunulduğunu anlatan Boyacı, ikinci grup eğitimlerinde ise Kovid-19 sürecinde okul yöneticilerinin idari, teknik, iletişim konularını ele aldıklarını aktardı.

Şu ana kadar 40 bin okul yöneticisinin bu eğitimleri aldığını ve bu yılın sonuna kadar 200 bin yöneticinin eğitimleri alacağını belirten Boyacı, “Bundan sonraki süreçte okul yöneticilerimize yönelik projelerimizi derinleştirerek artırmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Okumaya Devam
Advertisement