İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk uzaktan eğitimin ilk dersini verdi

Yayınlandı

Ankara

Yüz yüze eğitime verilen 1 haftalık aranın ardından ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri için TRT-EBA TV ile Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden uzaktan eğitime başladı.

Bu kapsamda TRT-EBA TV’nin 3 kanalı üzerinden önce velilere seslenen Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, daha sonra, TRT-EBA TV İlkokul ve TRT-EBA TV Ortaokul üzerinden ilköğretim öğrencileri ve TRT-EBA TV üzerinden lise öğrencilerine seslenerek, uzaktan eğitimin ilk dersini verdi.

Bakan Selçuk, velilere seslenerek, dünyanın ilginç ve zorlu bir sürecin içerisinden geçtiğini, herkesin sağlığı ve güzel günlere erişebilmesi için alınan kararla okulların bir süreliğine kapatıldığını ve uzaktan eğitime geçildiğini hatırlattı.

İlk birkaç gün zorlanılsa da sonrasında sürecin hep birlikte sağlıkla yönetileceğine emin olduğunu ifade eden Selçuk, “Ben Milli Eğitim Bakanı olmaktan önce bir eğitim bilimciyim, öğretmenim; ben de babayım, hatta büyük babayım. Çocuk nasıl öğrenir, koşullar, imkanlar nasıl olmalıdır, hepsi bilgimizde, tecrübeli bilim insanlarıyla çalışıyoruz. Bu süreci yönetirken her türlü senaryoyu dikkate alıyor ve hepsi için çözümler üretiyoruz. Mevcut ve olabilecek her tabloya alternatif çözümlerimiz var.” dedi.

Velilerden müsterih olmalarını isteyen Selçuk, okullarda yapılan her şeyi uzaktan eğitimle yapılmasının mümkün olmadığının altını çizdi.

“Ancak biliniz ki son tahlilde gereken her şey yapılacak.” diyen Selçuk, velilerden öğretmenlik yapmalarını ve evlerini okula çevirmelerini beklemediklerini söyledi.

Çocukların okuldan ayrı kaldıkları bu süreçte derslerinden soğumasını istemediklerini vurgulayan Selçuk, velilere şöyle seslendi:

“Bu süreçte çocuklarımızın derslerini düzenli takip etmesi, verilen ödevleri yapması ve bizlerle iletişim içinde kalması için en büyük destekçimiz siz olacaksınız. Çocuklarımız, derslere başlamadan önce mutlaka kahvaltılarını yapmış olsun. Evde küçük kardeş varsa lütfen ders dinleyecek olan çocuğunuzun evin başka bir odasında olmasına özen gösterin. Çocuğunuzun uzaktan eğitimdeyken temizlik yapmak, müzik dinlemek, başka bir televizyonu açmak gibi dikkatini dağıtacak şeylerden uzak durun. O dersini dinlerken meyve, süt gibi ikramlardan kaçının lütfen. Bunlar için zaten vakitleri var. Uzaktan eğitimde dersler elbette ki okuldakiler kadar uzun olmayacak. Bizler bu açığı en iyi çocuklarımızın daha fazla kitap okumasını sağlayarak kapatabiliriz.”

Araştırmaların kitap okuyan çocukların sınavlarda ve hayatta çok daha başarılı olduğunu ortaya koyduğuna dikkati çeken Selçuk, o yüzden çocukların okumaya teşvik edilmesi ve ebeveynlerin de onlara örnek olması gerektiğini dile getirdi.

“Bunlar uzaktan eğitimle ilgili söyleyebileceklerim. Bir de tabii içinde bulunduğumuz koronavirüs süreci var.” ifadesini kullanan Bakan Selçuk, şöyle devam etti:

“Çocuklarımız geçen hafta tatil duygusundaydılar. Ancak bu tatilin diğer yaşadıkları tatillere benzemediğini fark ettiler. Dolayısıyla elbette canları sıkılacak ve sizi zorlayacaklar. Bir eğitimci olarak gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, can sıkıntısı bir yandan da çocuğun merakını, üretkenliğini, hayal gücünü destekler ve onu kendi yapabileceklerini keşfetmeye sevk eder.”

Bu süreçte çocukların mutlak surette güvende olduklarını hissetmeye ihtiyaçları bulunduğunun altını çizen Selçuk, koronavirüs konusunun çocuklarda bir travmaya dönüşmeyecek şekilde gündeme alınmasını istedi.

Ziya Selçuk, “Unutmayın sürekli virüsten bahsetmek, televizyon görüntülerini izlemesine olanak tanımak, bir panik duygusuyla süreci kontrol altında tutmaya çalışmak çocuklarımızın ileriki yaşantısı için büyük sorunlara sebebiyet verebilir. Sizler anne-baba olarak sakin olun ve çocuğunuza sürecin devletimizin kontrolünde olduğunu, bizlerin gerekli hijyeni sağlayıp virüsten korunma kurallarını yerine getirdiğimiz sürece güvende olduğumuzu belirtin. Bazen çocuklar kulaktan dolma bilgilerle, büyük korkular geliştirebilirler. Lütfen çocuklarınızı dinleyin, düşüncelerini yargılamayın ve duygularını ifade etmelerine olanak tanıyın.” şeklinde konuştu.

“Galiba birilerinin dileği kabul oldu”

Selçuk, TRT-EBA TV İlkokul ve TRT-EBA TV Ortaokul üzerinden de ilk ve ortaokul öğrencilerine seslendi.

Okullara ziyarete gittiğinde öğrencilere mutlaka “sizin için yapabileceğim bir şey var mı?” diye sorduğunu, öğrencilerin de genelde “keşke okul olmasa, evde derslerimize çalışsak, teneffüsler daha uzun olsa, öğretmenlerimiz bize sürekli ders çalışmamızı söylemeseler” gibi cevaplar verdiğini aktaran Selçuk, “Galiba birilerinin dileği kabul oldu.” dedi.

Öğrencilerden, sorumluluklarını almalarını, ders programlarını kontrol etmelerini, saati geldiğinde açıp derslerini izlemelerini isteyen Selçuk, “LGS’ye hazırlanan öğrencilerimiz bu süreçte kaygı duymasınlar. Rahat olun çocuklar. Sınavda sorulacak sorular sadece okulda gördüğünüz konulardan. Hiçbir şekilde bir mağduriyet yaşamanıza izin vermeyiz. Siz derslerinize ve kitap okumaya odaklanın.” ifadelerini kullandı.

Selçuk, öğrencilerden mutlaka evde fiziksel etkinlik yapmaları, oyun oynamaları, kitap okumaları, beslenmeleri, uyku düzeninize, el temizliğine dikkat etmeleri tavsiyesinde bulundu.

Bakan Selçuk, okullar açıldığı gün ilk teneffüsün 40 dakika olacağını anımsatarak, “Belki başka sürprizlerimiz de vardır. Kendinize iyi bakın ve evde öğrenci olmanın tadını çıkartın.” diye konuştu.

“YKS’de okuldayken gördüğünüz konular sorulacak”

TRT EBA TV Lise üzerinden, lise öğrencilerine “Gençler selam” diye seslenen Selçuk, uzaktan eğitimin uzaması ya da uzamaması ile ilgili her türlü senaryo hazırlıklarının olduğunu dile getirdi.

Öğrencileri mağdur etmemek için büyük bir gayretle çalıştıklarına değinen Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“YKS’ye hazırlanan öğrencilerimiz bilsinler ki sınavda okuldayken gördüğünüz konular sorulacak. Ancak siz lütfen derslerinizi televizyondan ve EBA üzerinden sıkı takip edin. Önceki konular orada da yer alacak. Bu süreci kendi yol haritanızı gözden geçirmek ve eksiklerinizi tamamlamak için bir fırsat gibi düşünebilirsiniz. 11 ve 12. sınıftaki öğrencilerimiz EBA içerisinde yer alan Akademik Destek modülünü biliyorlar. Daha önce anlatmıştım ancak duymayan öğrencilerimiz için kısaca tekrar bahsedeyim. EBA Akademik Destek modülünde önce hedefini paylaşıyorsun. O da hedefine ulaşman için sana bir yol haritası belirliyor. İstersen sıfırdan konuları dinleyerek çalış, istersen eksiklerini soru çözüp konu anlatımlı videolara giderek tamamla, ya da ben tamamım diyorsan sadece soru çözerek ilerle.”

Bakan Selçuk, EBA Akademik Desteği özel okul öğrencilerine de açtıklarını, EBA üzerinden yapılacak derslerdeki internet kullanımını ücretsiz 3GB’dan 8 GB’a çıkardıklarını anımsattı.

Öğrencilere yardımcı olabilmek için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerine emin olmasını isteyen Selçuk, şunları kaydetti:

“Gençler gün uzun. Tüm günü elbette ders çalışarak geçirmeyeceksiniz. Dizilerinizi izlemeyin demiyorum ama hayatınızda diziler dışında farklı gündemleriniz olsun. Gençler biraz kendinize özgü zevkleriniz olsun. Hayat başarısında sizi öne çıkaracak şey dersler kadar ders dışında neler yaptığınızdır. Kendinize sorun lütfen! ‘Ben ders dışında ne yapıyorum?’ Örneğin muhakkak kitap okuyun. Mümkün olduğunca iyi kitaplar okuyun ki dünyayı daha iyi görün, hayatı doğru okuyun. Okuduğunuz her bir kitabın, gelecekte iş hayatınızdan, aile hayatınıza, arkadaşlıklarınıza kadar çok değerli katkıları olacak. Çünkü kendinizi doğru ifade etmenize yardımcı olacak. Güzel filmler izleyin, kaliteli müzikler dinleyin. Tavsiye ettiğiniz filmlerinizi, müziklerinizi bana da iletin. Yaşım itibarıyla olmasa da ruhumla sizi yakalamış olurum.

Ve küçük bir tavsiye; sosyal medyada kontrollü olun. Alışkanlıklarınızı gözden geçirin, Güçlü bir kişiliğe sahip olmak istiyorsanız iradenize söz geçirebilmeniz şart. Bu süreç sağlıkla tamamlandığında tekrar okullarda görüşmek üzere. Ben şimdi sizler gibi genç olsam ne yapmak isterdim biliyor musunuz? Bugünleri yazmak, tarihe not düşmek isterdim. Kim okur ki demeyin. Tiyatro, şiir ya da öykü haliyle bugünleri sizlerin kaleminden okumayı ben dört gözle bekliyorum. Lütfen yazın. “

Öğrenciler, TRT-EBA TV ve “eba.gov.tr” üzerinden, yayın akışı ve ders programı takip edebilecek. 

TRT-EBA TV yayınlarının TÜRKSAT uydu parametreleri

HD Alış bilgileri: Alış frekansı :12.084 MHz Polarizasyon : Yatay (H) Sembol oranı : 13.750 FEC : 2/3

SD Alış bilgileri: Alış frekansı :11.916 MHz Polarizasyon: Dikey (V) Sembol oranı : 30.000 FEC : 3/4

Eğitim kanalları digital platformlarda hangi kanallarda olacak?

Digital platformlarda, TRT-EBA TV’ler şu kanallar üzerinden yayında olacak:

TRT-EBA TV İlkokul TRT-EBA TV Ortaokul TRT-EBA TV Lise
Türksat Kablo Tv 465. Kanal 466. Kanal 467. Kanal
Türk Telekom/Tivibu 401. Kanal 402. Kanal 403. Kanal
Turkcell TV+ 106. Kanal 107. Kanal 108. Kanal
D-Smart 365. Kanal 366. Kanal 367. Kanal
Digiturk 151. Kanal 152. Kanal 153. Kanal

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Okul kantinlerinin 19 Ekimden itibaren açılmasına karar verildi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk imzasıyla illere gönderilen yazıda, 21 Eylül’de okul öncesi eğitimle ilkokul 1. sınıflarda yüz yüze eğitime başlandığı anımsatılarak, ilkokul kademesinin diğer sınıfları ile 8. ve 12. sınıflarda ise 12 Ekim’de yüz yüze eğitime geçildiği belirtildi.

Okul kantinlerinin 13 Mart 2020’den bu yana kapalı olduğunun hatırlatıldığı yazıda, şunlar kaydedildi:

“Bu süreçte kantin işleticilerinin gelir getirici herhangi bir faaliyette bulunmadıkları göz önünde bulundurularak Bakanlığımıza bağlı resmi okul ve kurumlarda bulunan kantin vb. yerlerin 19 Ekim’de açılmasına karar verilmiştir.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖK Başkanı Saraç: Açık erişimin önemi, salgın döneminde belirgin olarak ortaya çıktı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, “Yeni YÖK”ün öncelikleri arasında yer alan “açık erişim”in öneminin küresel salgın döneminde daha da belirginleştiğini kaydetti.

Saraç, Twitter hesabından Uluslararası Açık Erişim Haftası‘na ilişkin yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

“Yeni YÖK olarak önceliklerimiz arasında yer alan açık erişimin önemi içinde bulunduğumuz küresel salgın döneminde daha da belirgin olarak ortaya çıkmıştır. Bu yıl teması Yapısal Eşitlik ve Kapsayıcılık İnşa Etmek Amacıyla Açık Erişim olarak belirlenen Uluslararası Açık Erişim Haftası’nı kutluyorum.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

MEBden okul yöneticilerine uzaktan eğitim tasarım ve yönetim eğitimi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığınca(MEB), okul yöneticilerinin uzaktan eğitim süreçlerindeki tasarım ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi amacıyla UNICEF iş birliğinde hazırlanan “Okul Yöneticilerinin Kapsayıcı Eğitim Bağlamında Uzaktan Eğitim, Tasarım ve Yönetim Becerilerinin Geliştirilmesi” uluslararası akredite sertifikalı mesleki gelişim programının tanıtımını, MEB Başöğretmen Salonu’nda düzenlenen törende yaptı. 

Okul yöneticilerinin eğitiminin son derece kritik olduğunu ifade eden Selçuk, “Okullarımızın rengi, neşesi, niteliği doğrudan doğruya okul müdürlerimizin yetkinliği ve motivasyonu ile ilgili bir konu. Yapılan bu çalışma aslında tarihi olarak büyük bir değer taşıyor. Okul müdürlerimiz, okuldaki ilişkiler ağının okulun içinde olagelen iletişimin büyük ölçüde mimarlarıdır. O nedenle bu mimariyi kurarken çok daha nitelikli olarak kurma konusunda desteğimizle her zaman yanlarındayız.” değerlendirmesini yaptı.

Her neslin kendi zamanıyla kendi çağıyla geldiğini ve o nesillere ayak uydurabilmek için okul müdürleri ve öğretmenlerin sürekli kendilerini yenilemeleri gerektiğine işaret eden Selçuk, “Aslında siz okulun liderliğini yürütürken büyük bir değişimi ve dönüşümü de yönetiyorsunuz ve sizin bu yönetiminiz, okulun ne kadar yol alacağını, öğretmenlerin ve öğrencilerin kurumda ne kadar mutlu olacağını, nasıl akışkan bir süreç yaşayacağını doğrudan doğruya etkiliyor. Ama bunun tam tersi olursa eğer ‘Başımıza iş açmayalım hocam’, ya da öğrenciler için “Durun durduğunuz yerde çocuğum’ gibi ifadeler olursa o zaman da sistemin tıkandığını rahatlıkla görürüz. Bizim güzel işlerimiz olsun, çocuklarımız durmasınlar, yürüsünler, öğretmenler ve öğrencilerimiz okul yöneticilerinin açtığı yolda hızla ilerlesinler.” diye konuştu.

Okul müdürlerinin çok fazla bürokratik işlerinin olduğunu, lojistik işlerle uğraştıklarını vurgulayan Selçuk bütün çabalarının bu yükün azaltılması ve okul müdürlerinin gerçekten eğitimle uğraşmaları konusunda fırsat bulmaları için olduğunu dile getirdi.

Yöneticilerin eğitim ekosistemini geliştirebilmeleri için her türlü tedbiri aldıklarının altını çizen Selçuk, “Onların gelişimi, onların mutluluğu okulun mutluluğu, yani öğretmenin ve çocuğun mutluluğu demek. Biz ne kadar iyi bir teşkilata sahip olursak ne kadar iyi müfredata sahip olursak olalım iyi bir eğitim kadrosuna sahip olmazsak bunlar çok da anlamlı olmayacaktır. Bakanlık olarak biz her zaman okul yöneticilerimizin, müdürlerimizin, müdür yardımcılarımızın yanında olacağız ve onları destekleyeceğiz. Bunun için de çok yeni çalışmaların peşindeyiz.” ifadelerini kullandı.

“Elinde sanki bir sihirli değnek varmış gibi”

Bakan Selçuk, UNICEF’le iş birliği içinde uzaktan eğitim sürecinde dijital materyallerin geliştirilmesi, salgın döneminde okul güvenliğinin sağlanması, sosyal duygusal becerilerin geliştirilmesi, teknoloji liderliği, proje tasarımı, kriz ve kriz yönetimi gibi pek çok kitabın hazırlandığını belirterek, şöyle devam etti:

“Bütün bunlar bizim ortak bir dilimizin gelişmesine hizmet edecek, bütün bunlar bizim eğitimin kalitesinin artırma noktasında kavramlarımızı ve terimlerimizi geliştirmemize hizmet edecek. Okul yöneticilerinin uzaktan eğitim süreçlerinde tasarım ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi programına yaklaşık 50 bin civarında okul yöneticimiz katıldı. Bunun sayısı artacak ve bu eğitimlerin hazırlanan kitapları çerçevesinde, eğitim yazılımları çerçevesinde devam etmesi söz konusu olacak.

Bir okul müdürü gerçekten yetkinliği ile, motivasyonu ile harekete geçtiğinde ‘Bu okul gerçekten o okul mu’ sorusunu sordurabiliyor. Yani elinde sanki bir sihirli değnek varmış gibi bir okulun çehresini değiştirme, okul-çevre ilişkilerini güzelleştirme, öğretmenin mutluluğunu, öğrencilerin öğrenme sorumluluğunu yükseltme gibi konularında son derece başarılı işler yapabiliyorlar. Biz Bakanlık olarak üzerimize düşeni yaparsak biliyoruz ki okul müdürlerimiz de yapacak. Bugünkü çalışma da bu fikrin bir sonucu ve bizim yöneticilerimizle yazamayacağımız başarı hikayesi yok, buna gönülden inanıyoruz.”

“Salgın dönemi bizim için aslında eğitimin bir fırsatı da oldu”

Ziya Selçuk, Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğü ve UNICEF iş birliğinde öğretmenlerle ilgili daha önce pek çok çalışma yürütüldüğünü hatırlatarak, salgın döneminin eğitim yöneticilerine, okulların kültürünü, atmosferini dönüştürmek, okulları “Barış yuvası”na dönüştürmek açısından fırsat sunduğunu bildirdi.

Çalışmada emeği geçenlere, UNICEF’e ve okul yöneticilerine teşekkür eden Selçuk, “Bu tür çalışmaların damlaya damlaya belirli bir suyun iz bırakması gibi kısa ve orta vadede sistemde çok büyük bir davranışsal değişime de hizmet edecek. O yüzden bu tür işleri çok çok önemsiyorum.” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Selçuk daha sonra, Okul Yöneticilerinin Kapsayıcı Eğitim Bağlamında Uzaktan Eğitim, Tasarım ve Yönetim Becerilerinin Geliştirilmesi programına katılan okul yöneticilerine dijital sertifikalarını yapılan canlı bağlantılarla takdim etti.

“Türkiye’nin en büyük okul yöneticisi mesleki gelişim programını yürüttük”

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı ise 2023 Eğitim Vizyonu’nda okul yöneticiliğinin ve mesleki gelişimin önemine vurgu yapıldığını hatırlatarak, Bakanlık olarak bu amaçla pek çok program geliştirdiklerini anlattı.

UNICIEF’le ortaklaşa yürütülen yüz yüze mesleki gelişim programına geçen yıl 11 bin okul yöneticisinin katıldığını aktaran Boyacı, “Çalışma, Türkiye’nin en büyük okul yöneticisi mesleki gelişim programı oldu.” dedi.

Projeyle, meslektaşların tecrübelerini birbirleriyle paylaştığı yeni bir çerçeve sunulduğunu anlatan Boyacı, ikinci grup eğitimlerinde ise Kovid-19 sürecinde okul yöneticilerinin idari, teknik, iletişim konularını ele aldıklarını aktardı.

Şu ana kadar 40 bin okul yöneticisinin bu eğitimleri aldığını ve bu yılın sonuna kadar 200 bin yöneticinin eğitimleri alacağını belirten Boyacı, “Bundan sonraki süreçte okul yöneticilerimize yönelik projelerimizi derinleştirerek artırmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Okumaya Devam
Advertisement