İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: LGSnin teknik ayrıntılarını Bilim Kurulu ile görüşmeler sonucunda belirleyeceğiz

Yayınlandı

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, A Haber canlı yayınına konuk olarak gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı. 

Liselere Geçiş Sistemi (LGS)  kapsamında 20 Haziran’daki merkezi sınava ilişkin soru üzerine Selçuk, dün konuyla ilgili gereken tüm teknik açıklamaların yapıldığını anımsattı.

Selçuk, yeni tip koronavirüs tedbirleri kapsamında, çocukların bu yıl kendi okullarında sınava gireceğini, sınava giriş belgeleriyle ilgili işlemlerin e-okul üzerinden gerçekleştirilebileceğini, kimliklerde fotoğraf şartını da bu sene kaldırdıklarını dile getirdi.

“Velilerimizin okul bahçesinin dışında beklemelerini isteyeceğiz”

Sınavın iki oturumu arasındaki 45 dakikalık süreçte çocukların öğretmenlerin nezaretinde, sosyal mesafeye dikkat edilerek bahçede dinlenebileceğini söyleyen Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Velilerimizden de bir beklentimiz var; okul bahçeleri sıkışık olacağı için çocuklarımızın rahat etmesi açısından velilerimizin okul bahçesinin dışında beklemelerini isteyeceğiz. Velilerimiz, sınavın tamamı sonuçlanana kadar okul bahçesinde olmayacaklar. Çünkü sosyal mesafeyi korumak diye bir şart söz konusu olduğunda, muhakkak surette çocuklarımızın lehine düşünmemiz lazım. Yani önce çocukların sağlığı deyip, onlar için gerekli tedbirleri aldığımızdan emin olduktan sonra gerekeni yapmak durumundayız. Bu anlamda 45 dakika arada da çocuklarımızın bahçede, sadece öğretmenlerimizle birlikte, onların gözetiminde olmalarını istiyoruz.”

“Rehber öğretmenlerimiz bu kez çok daha aktif olarak görev alacaklar”

Okulların daha önce olduğu gibi LGS öncesinde de temizlenip dezenfekte edileceğini, çocuklar için dezenfektan ve ihtiyaç duyulabilecek malzemelerin de sınıflarda hazır bulundurulacağını vurgulayan Bakan Selçuk, “Rehber öğretmenlerimiz bu kez çok daha aktif olarak görev alacaklar. Hem velilerimizden soruları ve ihtiyaçları ile ilgili konularda yardımcı olacaklar hem de çocuklarımıza yönelik destek olacaklar.” diye konuştu.

Bilim Kurulunun önerilerini dikkate alarak, “hangi sınıfta kaç öğrenci olmalı, ne şekilde oturmaları gerekir” noktasında bir takım modeller geliştirildiğini, “kaç okul, kaç derslik var” gibi hesaplamaların yapıldığını aktaran Selçuk, “Çocuklarımızın ne şekilde otururlarsa çok daha sağlıklı olacakları konusunda da planlamalar yaptık. Ancak bu planlamaları Bilim Kurulu ile de gözden geçirmemiz gerekiyor. Önümüzdeki günlerde de bu çalışmaların yapılacağını ifade edebilirim.” dedi.

“Her öğrencimize, öğretmenimize ücretsiz maske dağıtımı yapacağız”

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, tedbirlere ilişkin bir başka soru üzerine, şu bilgileri paylaştı:

“Her öğrencimize, öğretmenimize ve görevli kişilere ücretsiz maske dağıtımı yapacağız. Sınıflarda her çocuğumuzun yararlanabileceği dezenfektan materyalleri bulunacak. Çocuklarımızın arka arkaya oturmasının engellenmesi, aralık bırakılması, sınıfın metrekaresine göre bir sınıfta kaç öğrencinin bulunması gerektiği konusundaki teknik ayrıntıları da Bilim Kurulu ile yapacağımız görüşmeler sonucunda belirlemiş olacağız. Bütün bunları da halkımızla en kısa sürede paylaşacağız.”

“Üniversiteye girmesine engel olmayacak şekilde sorumluluk sınavını yapacağız”

Sınıf geçmeyle ilgili birinci dönemde alınan notların geçerli olacağı, zayıf notu olan öğrencilerin de sorumlu olarak bir üst sınıfa geçebileceği anımsatılarak, “8. ve 12. sınıftaki öğrenciler sınava girecekler, o sınavları kazandıkları takdirde nasıl bir planlama yapıldı?” sorusuna Selçuk, şöyle yanıt verdi:

“Diyelim ki üniversiteye girecek gençlerimizden sorumlu geçtikleri bir ders var. Yılda 3 kere sorumluluk sınavı yapılıyor. Biz bu öğrencilerimizin, diyelim ki 12. sınıf öğrencimizin üniversiteyi kazanması söz konusuysa, onun üniversiteye girmesine engel olmayacak şekilde sorumluluk sınavını zaten yapacağız. Yani ‘sorumluluk sınavı gelecek sene olacak, dolayısıyla bir hak kaybı yaşanacak’ diye bir durum kesinlikle söz konusu değil. Üniversiteye girişten önce yapılacak sorumluluk sınavında çocuklarımızın bu sınavı başarıp kazandıkları bölüme gitmeleri için fırsatı tabii ki sağlayacağız. Ama bir şekilde ikinci dönem not veremediğimiz için birinci dönemin notlarıyla ilgili bir işlem yapmak zorundayız.”

YKS tarihindeki değişiklik

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, YKS tarihinin değiştirilmesine ilişkin sosyal medyada yapılan eleştirilere ilişkin bir soru üzerine de, her sene 2 dönemde yer alan konuların tamamından sorumlu olan öğrencilerin bu yıl konuların yarısından, yani sadece birinci dönemden sorumlu olduklarına işaret etti.

Konuların yarı yarıya azaldığının altını çizen Selçuk, bu işin motivasyonla ve sorulara odaklanmakla ilgili olduğunun unutulmaması gerektiğini dile getirdi.

Selçuk, lise öğrencileri için yapay zeka ve akıllı destek temelli akademik destek yazılımının EBA’da olduğuna dikkati çekerek, televizyonlarda hafta sonu 8’inci ve 12’nci sınıflar için soru çözümleri oturumları yapıldığını ve örnek sorular dağıtıldığını anımsattı.

8’inci sınıflar için dün 1000 örnek soru daha yayımladıklarını belirten Selçuk, çözümlerinin televizyonda gösterildiğini ve öğretmenlerle canlı sınıflar yapıldığını belirtti.

Öğrenciler için her türlü desteğe hazır olduklarını ifade eden Selçuk, öğrencilere ilk dönemin konularını tekrar tekrar gözden geçirmeleri, ailelere de çocukların çalışma psikolojisi, çalışma alışkanlığı, duygusal ve sosyal becerileri konuları üzerinde durmaları tavsiyesinde bulundu.

Bu zor süreçte anne ve babalara teşekkür eden Selçuk, “Kolay değil sürekli evde oturmak bu sınav döneminde ama geçen seneki, önceki seneki öğrencilere sağlanmayan o kadar çok imkanı, bu sene öğrencilerimize sağlıyoruz ki gerçekten fırsat adaletini sağlamak konusunda büyük bir aşama kaydettiğimizi söyleyebilirim.” dedi.

“Öğretmenlerimizin hak kaybı olmadan atama süreçleri tamamlanacak”

Ataması gerçekleşen ancak göreve başlayamayan öğretmenlere ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Selçuk, “Okullar açıldığında öğretmenlerimizin hiçbir hak kaybı olmadan atama süreçleri tamamlanmış olacak, hiç merak etmesinler.” ifadelerini kullandı.

Okulların açılmasına ilişkin tarihin 1 Haziran olup olmadığına ilişkin soru üzerine Selçuk, “Biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak ‘Okullar 1 Haziran’da açılacak’ diye bir ifade kullanmadık. Basında bazı yerlerde yer aldı ama bizim böyle bir ifademiz yok. Bizim 1 Haziran’da açıldığında ne şekilde planlamamız var, Eylül’de açılırsa ne şekilde bir çalışmamız var bütün senaryoları sıralarken bunun içinde 1 Haziran da vardı.” diye konuştu.

“Bizim dinamik bir sürecimiz var”

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, kamuoyunda okulların 1 Haziran’da açılacağına yönelik oluşan algıyla ilgili bir soruya karşılık, şunları söyledi:

“Bizim dinamik bir sürecimiz var. Her gün, her hafta değişen bir durum söz konusu. MEB olarak ‘şu tarihte açılsın, bu tarihte kapansın’ biçiminde tek başına bir karar almaktan ziyade Bilim Kurulumuz tavsiyeleri, Sağlık Bakanlığımızın ortaya koyduğu tablo, dünyadaki gidişat, bütün bunları ortaya koyup, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir değerlendirme yapılıyor.

Bütün bu istişareler sonucunda ‘ne zaman açılsın’, ‘ne şekilde açılsın’ konusunda bizim planlarımızı ortaya koyma imkanımız oluyor. Eğer, ‘1 Haziran’da herhangi bir sakınca olmaz ve normalleşme sürecinde öğrencilerimizin tamamının okula başlaması sağlık açısından sorun değildir’ verisi ortaya çıkarsa biz buna hazırız. Eğer, ‘kademeli olarak olması daha uygundur’ denilirse buna da hazırız. Ama eğer, ‘henüz sağlık koşulları uygun değil, biraz daha beklememiz lazım, durumu izlememiz lazım.’ gibi bir görüş gelirse Bilim Kurulundan o zaman bizim daha sonraki planlamalarımıza geçmemiz gerekli olabilir. Yani biz ‘senaryolar içerisinde 1 Haziran da var’ derken sanki 1 Haziran’da açılacakmış gibi bir değerlendirme olunca yanlış anlaşılma olmasın diye tekrar ifade ediyorum.”

Okulların kademeli olarak açılması ile ilgili yurt dışı örneklerinin hatırlatılarak, bu tip bir uygulama düşünülüp düşünülmediği yönündeki soruya da Selçuk, “Bazı sınıfların kademeli olarak başlaması, örneğin 4-8 ya da 12’nci sınıfların gelmesi. Ya da okul öncesinin başlaması ve belli sınıflarda sınıfın yarısının sabah, yarısının öğleden sonra gelmesi gibi o kadar çok senaryo var ki elimizde, bunu belirleyecek olan sağlık koşulları. Eğer biz çocuklarımızın en sağlıklı, en risksiz şekilde nasıl eğitim alacağı konusunda Bilim Kuruluyla mutabık kaldığımız bir çerçeveyi ortaya koyarsak, ki koyacağız, o çerçeveye uygun olarak hangi senaryo çocuklarımız açısından daha güvenliyse onu seçeceğiz. Bu bahsettiğimiz bütün senaryolar bizim masamızda var.” yanıtını verdi.

“Eğer 1 Haziran’la ilgili bir senaryo olursa öncelikler hangi aşamada ve nasıl belirleniyor?” sorusu üzerine Selçuk, önceliklerin yine sağlık koşullarına göre belirleyeceğini tekrarladı. Selçuk, “Bizim senaryo olarak düşündüğümüz, öncelikle çalışan anne babalara yardımcı olmak.” dedi.

Okulların açılması durumunda, istekli ailelerin çocuklarını okul öncesi kurumlara göndermesinin söz konusu olabileceğini, herkesin bunu istemeyebileceğini dile getiren Selçuk, bununla ilgili bir imkan oluşturulmasının çalışan anne ve babaları rahatlatacağını yineledi.

“Sınava gireceklerin yüz yüze eğitim imkanına kavuşması öncelikli”

Sınava girecek öğrencilerin başlamasının da öncelikli bir konu olduğunun altını çizen Bakan Selçuk, “Onların okul ortamında yüz yüze eğitim imkanına kavuşması öncelikli bir konu ama detaylara girdiğimizde eğer çok daha güvenli bir ortam söz konusuysa diğer sınıfların da kademeli ya da parçalı olarak okula devamları konusunda tedbirlerimiz hazır.” açıklamasında bulundu.

Burada bir zorlama olmadığını vurgulayan Selçuk, çocukların fiziki sağlığının ve ruh sağlığının her şeyden önemli olduğunu dile getirdi.

Ziya Selçuk, “Korona sonrasında alınması gereken önlemler nelerdir?”, “Uyum çalışmaları nasıl yapılacak?”, “Hangi çocuklara ve velilere yönelik psiko sosyal destekler nasıl planlanmalı?”, “Hangi hafta hangi etkinlikler yapılacak?” başlıklarında da hazırlık yaptıklarını belirtti.

Çin’de çocukların siperlik takarak sınıflara alındığına dair görüntüler hatırlatılarak, benzer görüntülerin Türkiye’de olup olmayacağının sorulması üzerine de Selçuk, “Burada önemli olan pedagojik açıdan bakmak. Çocukları, velileri çok zorlayacağımız ya da ders işlemeyi güçleştirecek yaklaşımdan ziyade, mümkün olduğu kadar sağlıklı ve rahat olacakları durumları tercih ederiz. Eğer şartlar çok olumsuzsa ve aşırı tedbirler almak gerekiyorsa bu eğitimin kalitesini de bozar. O yüzden şartların iyileşmesine dikkat edip çalışmakta yarar var. Türkiye’de 18 milyon öğrencimiz var, çok büyük bir ölçekten söz ediyoruz. Tedbirlerimizi alırken elbette buna göre bir değerlendirme yapacağız.” diye konuştu.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Elif ile Alp yeni etkinliklerle yaz tatilinde de çocuklarla

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Bakanlıktan yapılan açıklamada, çocukların küresel salgın dönemindeki uyumlarını kolaylaştırmak ve duygularını ifade etmelerine yardımcı olmak amacıyla yayın hayatına başlayan “Elif ile Alp” destek kitaplarının çocuklarla buluşmayı sürdüreceği bildirildi.

Evde geçen günlerde birbirinden renkli etkinliklerle ebeveynlerin çocuklarla iletişim kurmasına yardımcı olan “Elif ile Alp” kitabının, bu kez doğaya kapılarını açmaya hazırlandığı ve çocukları pikniğe davet ettiği belirtilen açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünce okul öncesi ve ilkokul öğrencilerine yönelik hazırlanan ‘Psikoeğitsel Etkinlikler Serisi’nin üçüncü bölümünün e-kitap olarak çocuklar ve ebeveynler için sayfalarını araladığı kaydedildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Mili Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yaz tatili boyunca çocuklara eğlenerek, tasarlayarak, sorun çözerek öğrenecekleri ve keyifle vakit geçirecekleri pek çok içerik sunacaklarını belirterek, ebeveynlerin de iş birliği ve desteğiyle çocukların eğlenceye doyacakları bir tatil ortamı oluşturmayı hedeflediklerini vurguladı.

Selçuk, psikoeğitsel destek serisindeki bu çalışmayla, küresel salgın dönemindeki kontrollü normalleşme sürecinde çocukların güçlü yanlarını fark etmelerine ve geleceğe yönelik olumlu bakış açısı kazanmalarına destek olmayı amaçladıklarını ifade ederek, şu görüşlerini paylaştı:

“Kitapçıkta, hikaye içine yerleştirilmiş ve ebeveynlerin çocuklarıyla uygulayabileceği interaktif etkinlikler bulunuyor. Ayrıca hikaye okuma ve etkinlik uygulamaları esnasında anne babaların çocuklarıyla birlikte çalışmalarına, onlarla daha sağlıklı iletişim kurmalarına yardımcı olması hedefleniyor. Kahramanlarımız, ‘Piknik Oyunu, Ev Oyunu, El Kuralları, Yüz Kuralları, Adım Kuralları, Seviyor, Sevmiyor, Neler Yaptım, Nasıl Güçlendim? Destek Sandığı, Kendi Maskeni Kendin Tasarla ve Üç Dilek Tut’ gibi etkinliklerle çocuklarla buluşuyor.”

Elif ile Alp, Piknik Hazırlığı etkinlik kitabına, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün internet sitesi “org.meb.gov.tr” adresinden ulaşılabilecek.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Salgın döneminde çevrim içi eğitimle 10 binden fazla öğretmene ulaştı

Yayınlandı

Yazar :

Kastamonu

Salgın nedeniyle okulların kapanmasının ardından bazı illerdeki milli eğitim müdürlükleri, “eğitim akademileri” kapsamında sanal ortam üzerinden eğitim düzenlemeye başladı.

Bu kapsamda Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Programları ve Öğretim Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Selman Tunay Kamer, sosyal medya üzerinde 40’dan fazla eğitim vererek,10 binin üzerinde öğretmene ulaştı. 

Doç. Dr. Kamer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, salgın döneminde çeşitli illerden milli eğitim müdürlüklerinin sosyal medya ya da telefonla kendisine ulaşarak eğitim vermesini istediklerini söyledi.

Çeşitli sivil toplum kuruluşlarından da benzer teklifler geldiğini belirten Kamer, bugüne kadar Ankara, İstanbul, Adana, Mersin, Hatay, Batman, Artvin, Denizli ve Tekirdağ başta olmak üzere çok sayıda il ve ilçede bulunan öğretmene eğitim verdiğini anlattı.

Bir akademisyen olarak devlete ve millete borçları bulunduğunu anlatan Kamer, “Devlet bizi akademisyen olmamız için yetiştirdi. Bizler de borcumuzu ödüyoruz. Bir nevi bilimimizin zekatını veriyoruz. Biz, öğretmen yetiştirme sistemindeki akademisyeniz. Öğretmenlerimiz de uygulayıcı. Bu süreçte onlardan dönüşler almak hem onların hem de bizim kazancımıza oluyor.” dedi.

Öğretmenlerin bu dönemde çok güzel işler çıkardığını vurgulayan Kamer, şöyle devam etti:

“Bu süreçte adanmış öğretmenleri fazlasıyla gördük. Öğrencilerimizin eğitim öğretimden kopmamaları adına dijital ortamdan onlara ulaşarak ellerinden geleni yaptılar. Bu dönemde öğretmenlere olan ihtiyaç fazlasıyla arttı. Öğretmenin değeri anlaşıldı. Milli Eğitim Bakanlığı da harika bir çalışma ortaya çıkardı. EBA çok önemli bir çalışmaydı.”

Toplumların yaşayışlarının eğitimlerini de etkileyeceğine dikkati çeken Kamer, “Eğitimlerimizde salgınların tarihsel süreçteki rolünden bahsediyorum. Dijitalleşmeyi eğitim hayatımızda nasıl kullanacağımız konusunda birtakım bilgiler aktarıyoruz .” ifadesini kullandı.

Kamer, eğitimleri sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Kastamonu’da yaşıyorum. Buradan Batman’a gitmek iki günümü alır ama sosyal medya üzerinden çok daha hızlı şekilde eğitimlerimizi yapıyoruz. Salgın öncesi dönemde ayda bir ya da iki eğitim yapıyorduk ama bu süreçte günde iki üç kez eğitim yaptığımız oluyor. Tüm illere bu eğitimi taşımak istiyorum. Salgın sürecinde çevrim içi eğitimler kapsamında il milli eğitim müdürlüklerinin kurduğu eğitim akademilerinde verdiğim eğitimlerle öğretmenlere ulaştım. Ailesiyle birlikte eğitime katılan öğretmen arkadaşlar da oldu.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YKSnin ilk oturumu TYT yarın düzenlenecek

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulunca alınan karar gereği, Temel Yeterlilik Testinde (TYT) geçen yıl verilen 135 dakikalık süre, yalnızca bu yıl için 30 dakika daha ilave edilerek, 165 dakikaya çıkarıldı. 

Ayrıca merkezi yerleştirme yapılan lisans programlarını tercih edebilmek için ilgili puan türünde uygulanan 180 baraj puanı da bu yıl ile sınırlı kalmak şartıyla 170’e çekildi.

YKS’nin ilk oturumu olan TYT, yarın saat 10.15’te başlayacak ve adaylara 165 dakika süre verilecek. Adaylar, saat 10.00’dan sonra sınav binalarına alınmayacak.

TYT’de Türkçe testinde 40, sosyal bilimler testinde tarihten 5, coğrafyadan 5, felsefeden 5, din kültürü ve ahlak bilgisi veya ilave felsefe sorularından 5’er olmak üzere toplam 20, temel matematik testinde 40, fizikten 7, kimyadan 7 ve biyolojiden 6 sorunun yer aldığı fen bilimleri testinde de 20 soru yöneltilecek.

T.C. kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında T.C. kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il/ilçe nüfus müdürlükleri sınav günleri açık bulundurulacak.

Sınavda koronavirüs önlemleri alınacak

Sınav binalarının/okulların sınavdan önce detaylı temizliği yapılacak ve dezenfekte edilecek.

YKS’nin her oturumunda, koronavirüs önlemleri kapsamında adaylara sınav binası girişlerinde görevliler tarafından maske ve dezenfektan dağıtılacak.

İsteyen adaylar, dezenfektanlarını yanlarında getirebilecek. Sınav görevlilerine de maske ve dezenfektanla birlikte lateks eldiven dağıtılacak. Adaylar ve görevliler maske ve/veya siperlikleri ile de gelebilecek.

Bilim Kurulu’nun önerisi doğrultusunda adaylar sınav salonuna geçip sırasına oturduktan sonra isterlerse sınav süresince maskelerini çıkarabilecek ancak görevliler maskelerini çıkarmayacak.

Okul bahçelerindeki yığılmayı önlemek ve sosyal mesafeyi korumak için adaylar ve sınav görevlileri dışında hiç kimse okul bahçelerine alınmayacak. Adaylar sınav binalarına girişte ve sınav bitiminde binadan çıkışta, sosyal mesafenin korunması için sınav görevlileri tarafından yönlendirilecek.

Okul bahçeleri girişinde/önünde kümelenmenin önlenmesi için ailelerin çocuklarını bıraktıktan sonra beklememeleri ve ayrılmaları önem arz ediyor.

Kovid-19 durumu olan adaylar ayrı binalarda sınava alınacak

Kovid-19 durumu olan adaylar tüm sınav merkezlerinde hazırlanan yedek binalarda ayrı salonlarda sınava alınacak.

Kovid-19 tanısı konulmuş adaylar, tedavisi bitip karantina sürecinde olan adaylar, Kovid-19 vakası ile teması bulunup karantina sürecinde olan adaylar ve Kovid-19 şüphesi olan adayların sınavdan önce bu durumlarını ÖSYM Başkanlığına iletmeleri gerekiyor.

Bu durumdaki adaylar, yedek sınav binalarında ayrı salonlara atanacak, yeni atandıkları bu binalarda ayrı salonlarda sınava girecekler, ilk atandıkları sınav binasına gitmeyecekler.

YKS’nin yapılacağı 27 Haziran Cumartesi 09.30-15.00, 28 Haziran Pazar 09.30-18.30 saatlerinde 81 ilde sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak.

Pazar günü YKS’nin tüm oturumları tamamlanacak

YKS’nin ikinci oturum olan Alan Yeterlilik Testleri (AYT) 28 Haziran Pazar günü saat 10.15’te başlayacak ve 180 dakika sürecek. AYT’de “Türk dili ve edebiyatı- sosyal bilimler-1” testi 40 sorudan oluşacak. Bu testte adaylar, Türk dili ve edebiyatından 24, tarih-1’den 10, coğrafya-1’den 6 soru yanıtlayacak.

AYT’nin “sosyal bilimler-2” testi 40, matematik testi 40, fen bilimleri testi de 40 sorudan oluşacak. Sosyal bilimler testinde tarih-2’den 11, coğrafya-2’den 11, felsefe grubundan 12, din kültürü ve ahlak bilgisi veya ek felsefe sorularından 6 soru yer alacak. Fen bilimleri testindeki dağılım ise fizik 14, kimya 13 ve biyoloji 13 soru şeklinde olacak.

Üçüncü ve son oturum olan Yabancı Dil Testi (YDT) ise 28 Haziran’da 15.45’te başlayacak ve adaylara 120 dakika süre verilecek. Almanca, Arapça, Fransızca, İngilizce ve Rusça dillerinde yapılacak sınavda toplam 80 soru yer alacak.

2020-YKS’de adaylar yüz yüze eğitim gördükleri konulardan sorumlu olacaklar, 12. sınıfın ikinci dönem konularından soru sorulmayacak.

Adayların sınav saatinden en az bir saat 15 dakika önce sınav binalarında hazır olması gerekiyor. Adaylar, öğleden sonra oturumlarında saat 15.30’dan sonra sınav binalarına alınmayacak.

ÖSYM takvimine göre, YKS sonuçları 28 Temmuz 2020’de açıklanacak.

Okumaya Devam