İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Mesleki eğitim alacak binlerce dezavantajlı gence burs imkanı

Yayınlandı

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonunca yürütülen Suriyeli Çocukların Türk Eğitim Sistemine Entegrasyonunun Desteklenmesi Projesi (PIKTES) kapsamında, lise çağındaki dezavantajlı 10 bin Türk ve Suriyeli genç, mesleki ve teknik eğitime yönlendirilerek bursla desteklenecek.

PIKTES Direktörü Pınar Özel, projenin ikinci fazı kapsamında yürütülecek yeni çalışmalarla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, halen MEB ile okul öncesi dönemdeki Türk ve Suriyeli 40 bin dezavantajlı çocuğu 9 haftalık yaz okuluyla desteklediklerini belirtti.

Projenin ikinci fazında okul öncesi eğitimin yanı sıra okullaşma oranlarının düşük olduğu lise öğrencileri ve aile eğitimlerine de odaklanacaklarını kaydeden Özel, şu bilgileri verdi:

“PIKTES’in ikinci fazının önemli bir bileşeni, özellikle lise çağındaki gençlerin okullaşma oranı düşük olduğu için onları mesleki ve teknik eğitime yönlendirme olacak. Bu kapsamda da çeşitli burslar vereceğiz. Üç yıllık sürede toplam 10 bin öğrenciye aylık 200 lira burs sağlanacak. Burslar, derslere devam etmeleri şartıyla verilecek. Çeşitli imkansızlıkları bulunan Türk ve Suriyeli gençlerimiz bu destekten faydalanabilecek. Böylelikle gençleri hem meslek sahibi yapmayı hem de okulda tutmayı hedefliyoruz. Ülke değiştirseler dahi çalışabilecekleri bir meslek sahibi yapacak şekilde yetiştirmeye çalışacağız.”

Yeni sosyal entegrasyon modelleri hayata geçirilecek

Özel, yeni çalışmalar içerisinde hem çocuklar hem de aileleri için sosyal entegrasyon faaliyetlerinin de yer alacağını belirterek, “Türkiye’de bulunan Suriyeli misafirlere yönelik yeni sosyal entegrasyon modelleri üzerinde çalışıyoruz. Bunu da projenin ikinci fazında hayata geçireceğiz çünkü akademik başarının yanında, çocukların, gençlerin kendilerini ait hissetmesi ve mutlu olmaları, Türk ailelerin de onları benimsemesi çok önemli.” diye konuştu.

Bu çalışmaların çocuklar ve ebeveynleri için 2021 sonuna kadar peyderpey uygulanacağını aktaran Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Aileleri sürece katma, bu eğitimler ve çocukların kendi ayakları üzerinde durabilecek bireyler olarak yetiştirilmelerinin önemini ailelere anlatmak çok önemli. Bu kapsamda düzenlediğimiz aile eğitimleri var. Orada da aileleri bilgilendirme, bilinçlendirme, çocukların okullaşmasının ne kadar önemli olduğunu ve bizim onlara aslında çok çeşitli hizmetler sunduğumuzu aktarmaya çalışıyoruz. Bu çalışmalar da genişleyerek devam edecek.”

Lisedeki okullaşma oranı yüzde 26

MEB’in Ocak 2019 verilerine göre, Türkiye’deki Suriyeli öğrencilerin ortalama okullaşma oranı okul öncesinde yüzde 33,5, ilkokulda yüzde 96,3, ortaokulda yüzde 58,1, lisede ise yüzde 26,3 düzeyinde bulunuyor.

Mültecilerin dünya genelindeki ilkokulda ortalama okullaşma oranının yüzde 61 olduğu belirtilen BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinin 2018 verileri dikkate alındığında, Türkiye, özellikle ilkokuldaki okullaşma oranlarındaki başarısıyla birçok dünya ülkesini geride bırakıyor.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

MEB öğrencilerin Türkçede dört becerisini ölçtü

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) 2023 Eğitim Vizyonu doğrultusunda herhangi bir puanlama yapılmaksızın öğrencilerin dil becerilerinin değerlendirilmesi hedef olarak belirlenmişti. Bakanlık bu amaç doğrultusunda, Türkçede dört temel dil becerisinin ölçülmesine odaklanan ilk bilgisayar tabanlı uygulamayı gerçekleştirdi. 

Öğrencilerin Türkçede okuma, dinleme, yazma ve konuşma becerilerini uluslararası standartlarda ölçmek amacıyla 2019’da yapılan “Dört Beceride Türkçe Dil Sınavı” pilot çalışma sonuçları raporu Bakanlığın internet sitesinden açıklandı.

Öğrencilerin dört dil becerisinin uluslararası standartlara uygun şekilde ölçülebilmesi için Ankara, Konya, İstanbul, Antalya, Kütahya, Samsun, Muğla, Adıyaman, Erzurum, Gaziantep, Trabzon, Bursa, Denizli, Şanlıurfa ve Aydın olmak üzere 15 ilde dil laboratuvarları kuruldu.

Bu laboratuvarlar dış sesleri yalıtabilen, ses kaydı yapabilen kulaklıklara sahip bilgisayarlar ve sınav kabinleri ile donatıldı. Sınav uygulamasında kullanılan yazılım da MEB bünyesinde geliştirildi.

Değerlendirme çerçevesi geliştirildi

Okuma, dinleme, yazma ve konuşma alanlarında hangi öğrenci becerilerinin nasıl değerlendirileceğini belirlemek için çalıştaylar yapıldı. Bu çalıştaylarda akademisyenler, farklı sınıf düzeylerinde eğitim veren Türkçe alan uzmanları ve ölçme değerlendirme uzmanları Türkçede dört dil becerisinin değerlendirme çerçevesini birlikte şekillendirdi.

Sınav uygulaması bilgisayar tabanlı gerçekleştirildi

Pilot çalışmaya 15 ilden 1500’den fazla 7’nci sınıf öğrencisi katıldı. Tüm alt testler MEB tarafından geliştirilen yazılım aracılığıyla bilgisayarda uygulandı. Sınav yazılımında öğrencilere istediklerinde soruyu cevaplamadan geçme, soruya atlama, cevap değiştirme gibi seçenekler sunuldu. Uygulamada dört alt test uygulandı ve öğrencilere 130 dakika cevaplama süresi verildi.

Dinleme ve okuma alt testleri çoktan seçmeli sorulardan oluşturuldu. Yazma ve konuşma alt testlerinde ise öğrencilere kendi cevaplarını oluşturmaları gereken görevler sunuldu. Yazma testinde öğrencilerden cümle, paragraf ve birkaç paragraftan oluşan metinler yazmaları istendi. Konuşma alt testinde ise öğrencilerden bir kişiyi ya da nesneyi tanıtmaları ve çok aşamalı bir süreci anlatmaları beklendi.

Raporda pilot çalışmada kullanılan örnek sorulara da yer verildi.

Çalışmanın raporu hazırlandı

Pilot çalışma bulguları, MEB’in dört dil becerisini değerlendiren sınavlar geliştirme yeterliği kazanması açısından detaylı olarak incelendi. Araştırmanın pilot çalışma sonuçları “Dört Beceride Türkçe Dil Sınavı: Pilot Çalışma Sonuçları” başlığıyla yayımladı.

Yürütücülüğünü Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer’in yaptığı Eğitim Analiz ve Değerlendirme Raporları serisinin 11’inci raporu olan çalışma, Emine Eroğlu, Amine Canıdemir, Dr. H. Eren Suna, Dr. Hande Tanberkan ve Ümare Altun tarafından hazırlandı.

Pilot çalışmada elde edilen sonuçlara göre, öğrencilerin en başarılı olduğu dil becerisi konuşma oldu. Okuma ve dinleme becerilerinde orta düzeyde başarı gösteren öğrenciler, görece en düşük başarıyı yazma becerisinde gösterdi. Sonuçlar, değerlendirme çerçevesinde belirlenen davranışlar açısından öğrencilerin konuşma becerilerinin daha yüksek düzeyde olduğunu ortaya koydu. Öğrencilerin her bir dil becerisinde düşük başarı gösterdiği soru veya görevler belirlendi.

Öğrenci özellikleri ile dil becerisi arasındaki ilişki incelendi

Öğrenci özellikleri ile dil becerileri arasındaki ilişkinin, uluslararası ölçekte uygulanan diğer sınavlar, Türkiye’deki kademeler arası geçiş sınavları ve izleme sınavlarından elde edilen sonuçlarla tutarlı olduğu görüldü.

Çalışmada öğrencilerin cinsiyeti, okul öncesi eğitim alma durumu, anne ve babalarının eğitim düzeylerine göre dil becerisi puanlarının değişimleri de incelendi.

Kız öğrencilerin tüm dil becerilerinde erkek öğrencilerden daha yüksek başarı gösterdikleri belirlendi. Okul öncesi eğitim alan öğrencilerin konuşma dışındaki becerilerde okul öncesi eğitim almayan öğrencilerden daha başarılı olduğu görüldü.

Anne ve baba eğitim düzeyi arttıkça öğrencilerin tüm dil becerilerinde performanslarının arttığı tespit edildi. 

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Ders saati ve akademisyenleri öğrenciler belirliyor

Yayınlandı

Yazar :

Siirt

“Öğrenci Dostu Fakülte” projesi kapsamında öğrenciyi merkeze alan Siirt Üniversitesi (SİÜ) Eğitim Fakültesinde, uygulanan programla ders programlarını oluşturan öğrenciler, doktor seçer gibi akademisyen seçiyor, kendi bölümü dışında fakülteye bağlı başka bölümdeki öğrencilerle ders alabiliyor.

Çalışan veya erken uyanamayan öğrenciler de bu uygulamayla problemleri aşarak hem eğitimlerini sürdürüyor hem kendilerine daha fazla vakit ayırabiliyor.

Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Basri Memduhoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, köklü bir fakülte olarak yükseköğretimdeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ifade etti.

Eğitimin artık öğrenci merkezli olduğuna dikkati çeken Memduhoğlu, bunun uygulamada da pratik bir karşılığının bulunduğunu belirtti.

Memduhoğlu, bazı büyük üniversitelerde uygulanan “Öğrenci Merkezli Ders Programı”nı fakültelerinde hayata geçirdiklerini ifade ederek programın tamamen esnek olduğunu söyledi.

Öğrenciler memnun

Öğrencilerinin tercihlerine göre derslerini seçip programlarını oluşturduğunu anlatan Memduhoğlu, şöyle devam etti:

“Eski dönemde olduğu gibi 8 yarıyıl bir şubede çakılı olarak öğrenim görme zorunluluğu yok, kalktı. Artık bir şubede sürekli ders görme anlayışı yok. Bir derste çok farklı dönemlerde, şubelerde öğrenciler olabiliyor. Bir öğrenci artık açık olan derslerde alternatiflere göre farklı hocalardan farklı günlerde ve farklı saatlerde alternatifler içerisinde istediği dersi alma şansına sahip.”

Prof. Dr. Memduhoğlu, fakültedeki bir derste farklı bölümlerden öğrencilerin bir arada ders gördüğünü belirterek bu sayede öğrencilerinin kendilerine daha fazla zaman ayırabildiğini bildirdi.

Uygulamanın avantajını gördüklerini dile getiren Memduhoğlu, şöyle devam etti:

“Çalışan, KPSS gibi sınavlara hazırlanan son sınıf öğrencilerimiz var. Yeni gelen ve uyum sürecinde olan öğrencilerimiz var. Öğrencilerimiz haftalık ders programlarının dağılımını kendi ihtiyaçlarına göre yapma şansını yakalıyor. Biz burada öğrencinin derse zamanında yetişememe problemiyle karşılaşıyorduk. Öğrencinin, sabah uyanamama ve derse yetişememe problemi varsa bu programla dersleri yakalama şansı yakalıyor. Kimisi geç saatte çıkmayı problem olarak görüyorsa daha erken saatlerdeki dersleri seçme şansı bulabiliyor.”

Memduhoğlu, uygulamanın öğrencilerce de memnuniyetle karşılandığını ve akademik yıl başında sistemin devreye girdiği ilk yarım saatte 750 öğrencinin ders seçimini yaptığını sözlerine ekledi.

“Öğrenciye fırsat tanınması her zaman iyi”

Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümü’nde okuyan Havva Bayır da uygulamayla istedikleri saatte okula gelmenin kendileri için büyük avantaj oluşturduğunu söyledi.

Erken uyanamadığını ve programını buna göre oluşturduğunu belirten Bayır, “Saat 07.00’de uyanmak çok zor geliyor. Derslerimi saat 10.00’da seçebiliyorum. İstediğim derslerden iyi anlayabileceğim hocayı seçiyorum. Öğrenciye fırsat tanınması her zaman iyi, seçimleri kendimizin yapması çok önemli.” diye konuştu.

Bayır, oluşturduğu program ile derslerinin dolu dolu geçtiğini kaydetti.

Türkçe Öğretmenliği Bölümü öğrencisi Derya Taş ise ikinci üniversiteyi okuduğunu belirterek “Daha önce bu program yoktu. Saat 08.00’den 16.00’ya kadar zamanımı okulda geçiyordum. Şu an evli ve çocuk sahibi olduğum için zaman sıkıntısı var. Bu program sayesinde hem çalışıyor hem de işten çıktıktan sonra derslere girebiliyorum.” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

MEB destekleme ve yetiştirme kurslarını mercek altına aldı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 81 ilde ilk kez gerçekleştirilen, destekleme ve yetiştirme kurslarında Türkçe, matematik, fen bilimleri ve yabancı dilde öğrenci başarısı araştırmasına ilişkin “Çok kapsamlı bir araştırma oldu. Sonuçların değerlendirmesi devam ediyor. Değerlendirme sonunda bu kurslarımızın verimliliğini görmüş olacağız.” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2023 Eğitim Vizyonu’nda belirlenecek sınıf düzeylerinde herhangi bir notlandırma olmaksızın “Öğrenci Başarı İzleme Araştırması” yapılmasını hedef olarak koymuş, bu kapsamda da 2019’da 81 ilde 4, 7 ve 10. sınıf düzeylerinde Türkçe, matematik ve fen bilimleri dersleriyle ilgili öğrenci başarı izleme araştırması yapmıştı.

Bakanlık 2019’da Örgün ve Yaygın Eğitimi Destekleme ve Yetiştirme Kursları (DYK) Yönergesinde yaptığı değişiklikle, her dönem sonunda 5’inci sınıftan 12’nci sınıfa kadar tüm seviyelerde Türkçe, matematik, fen bilimleri ve yabancı dil derslerinden izleme ve değerlendirmeye yönelik öğrenci başarı araştırması yapılmasını öngörmüştü.

Bu kapsamda, 2019’daki araştırmanın kapsamı genişletildi ve Bakanlık tarafından ilk kez 2019-2020 eğitim-öğretim yılı için DYK’lerde birinci dönem sonu öğrenci başarı araştırması, 5’inci sınıftan 12’nci sınıfa kadar tüm seviyelerde Türkçe, matematik, fen bilimleri ve yabancı dil derslerinden 81 ilde yapıldı.

Sınav, 1376 lise ve 971 ortaokul olmak üzere 2 bin 347 okulda uygulandı. 180 bin 177 öğrencinin katıldığı öğrenci başarı izleme araştırmasında, ders temelli araştırma uygulamasına öğrenci katılım sayısı ise 310 bin 76 olarak gerçekleşti.

Öğrenci başarı araştırmasında ortaokul 5, 6, 7 ve 8’inci sınıflardan DYK’lere katılan öğrencilere Türkçe, matematik, fen bilimleri ve İngilizce derslerinden ortak sınav yapılırken 9, 10,11 ve 12’nci sınıflardan DYK’lere katılan öğrencilere ise Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji ve İngilizce derslerinden ortak sınav yapıldı.

“Kapsamlı bir araştırma oldu”

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2023 Eğitim Vizyonu çerçevesinde farklı kademelerde 4, 7 ve 10’uncu sınıf öğrencilerine yönelik öğrenci başarı izleme araştırmasını Türkçe, matematik ve fen bilimleri alanlarında ilk kez 81 ilde 2019 yılı nisan ayında gerçekleştirdiklerini hatırlattı.

Destekleme ve yetiştirme kursları için de her dönem sonunda aynı yaklaşımı uygulamaya yönelik 2019’da mevzuat değişikliği yaptıklarını anımsatan Selçuk, “Bu araştırma 5’inci sınıftan 12’nci sınıfa kadar tüm sınıflardan bu kurslara katılan öğrencilerin dönem sonunda Türkçe, matematik, fen bilimleri ve yabancı dil derslerinden başarılarını izlemeye yönelik olduğu için 2019 yılında yaptığımıza göre daha kapsamlı bir araştırma oldu. ” diye konuştu.

Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğünün bu araştırmayı yapabilmek için aylardır yoğun bir çalışma yürüttüğünü aktaran Selçuk, bu kapsamda illerde ölçme değerlendirme merkezlerinde bu araştırmaların yapılmasıyla ilgili eğitimler düzenlendiğini belirtti.

“Kursların etkinliğini artırabilmek için gerekli destekleri sağlayacağız”

Soruların hazırlanması aşamasında illerle ortak çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Selçuk, şunları kaydetti:

“81 ilde araştırma eş zamanlı yapıldı ve sorunsuz bir şekilde tamamlandı. Araştırma 2 bin 347 okulda uygulandı ve tekil 180 bin 177 öğrenci katıldı. Aynı öğrenci birden fazla araştırmaya katıldığı için araştırmaya katılan ders temelli öğrenci sayısı 310 bin 76’ye çıktı. Dolayısıyla çok kapsamlı bir araştırma oldu. Sonuçların değerlendirmesi devam ediyor. Değerlendirme sonunda bu kurslarımızın verimliliğini görmüş olacağız ve bu kursların öğrencilerimizin başarılarına etkilerini ve dolayısıyla kursların etkinliğini artırabilmek için gerekli destekleri sağlayacağız. Sürece büyük emek veren Bakan Yardımcım Mahmut Özer’e, Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğümüze, tüm il müdürlerimize, 81 ildeki ölçme ve değerlendirme merkezlerimize, yöneticilerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ediyorum.”

Okumaya Devam