İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Medeniyet Tasavvuru Okulu eğitime başladı

Yayınlandı

İstanbul

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi (İZÜ) İpekyolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi ile Ankara Düşünce ve Araştırma Merkezi (ADAM) iş birliğinde hazırlanan ve Üsküdar Belediyesinin desteklediği Medeniyet Tasavvuru Okulu (MTO) eğitimlerine başladı.

İZÜ Altunizade Yerleşkesi’nde gerçekleşen açılış programı sonrası İZÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bulut, “Medeniyetlerin Düşüşü ve Yükselişinin Dinamikleri” başlıklı ilk dersi verdi.

Rektör Bulut, sunumu öncesi AA muhabirine yaptığı açıklamada, Medeniyet Tasavvuru Okulu’nun İZÜ İpekyolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi ve ADAM iş birliğinde hazırlanan önemli bir eğitim projesi olduğunu söyledi.

Bulut, büyük ülkenin büyük üniversiteye ihtiyacı olduğu düşüncesinden yola çıkarak önemli projeler geliştirdiklerini dile getirdi.

“Bütün nitelikli beyinlere açık bir okul”

Projenin, öncelikli olarak İstanbul ve Türkiye’nin çeşitli şehirlerinden gelen seçkin öğrencilerin katıldığı bir çeşit açık üniversite olduğunu ifade eden Bulut, şu bilgileri verdi:

“Bütün nitelikli beyinlere açık bir okul oluşturduk. Harvard Üniversitesinde uzun yıllar dekanlık yapan profesör Harry Lewis, ‘Biz çok iyi eğitim veriyoruz bugün Harvard ve ABD’nin en iyi üniversitelerinde. Fakat bizim eğitimimizde ruh, irfan, hikmet yok. En iyi beyinleri toplayıp çok iyi müfredat uyguluyoruz. Fakat Harvard’ın arka sokağında bizim öğrencimiz bir insan ölüsü görse pek duyarlık göstermez.’ diyor. Yani ruhsuz bir eğitim. Modern Batı medeniyetinin bu anlamda gelip insanlığı bıraktığı bir liman var. Bir şeyler eksik. Ruhsuz bir nesil yetişiyor. Biz İZÜ olarak şunu düşünüyoruz, hem dünyanın hem de kendi medeniyet coğrafyamızın gelecekte bu ülkeleri ileriye taşıyacak beyinlerinin maddi manevi ilimlerle çok iyi donatılması lazım.”

Bulut, Medeniyet Tasavvuru Okulu ile hedeflerinin geçmişten geleceğe yürürken gençleri tarihi miras ve ilimle buluşturmak olduğunu anlattı.

Projenin Doğu-Batı düşünce temellerini, medeniyet birikimini esas alarak, felsefeden iktisada, sosyolojiden siyasete, tarihten psikolojiye kadar bütün alanları kapsadığını bildiren Bulut, “Öncelikle İslam medeniyetinin bin 500 yıllık birikiminin bütün yönleriyle tartışıldığı okul olacak bu. Üç yılın sonunda öğrencilerimize sertifika vereceğiz. Bu dersleri almış olmak öğrencilerimize iş ararken de herhangi bir ülkeye gittikleri zaman da büyük katkıları olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

“Enderun, bütün dünyada taklitleri olan çok önemli bir proje”

İZÜ Medeniyet Araştırmaları Merkezi Koordinatörü ve MTO Direktörü Yusuf Kaplan ise İslam dünyasının yaşadığı ikinci büyük medeniyet krizini anlamak, anlamlandırmak ve aşmak için iyi yetişmiş bir öncü kuşağa ihtiyaç olduğunu söyledi.

Ülkenin, coğrafyanın ve insanlığın yükünü omuzlarında taşıyabilecek kalitede bir öncü kuşağı Osmanlı Devleti’nde Enderun’un yetiştirdiğini aktaran Kaplan, şu ifadeleri kullandı:

“Bizim Enderun olarak geliştirdiğimiz model bütün dünyada benzerleri, taklitleri olan çok önemli bir proje. Eğer bu ülkenin önünü açmak istiyorsak, siyasette, iktisatta, entelektüel hayatta, kültür ve sanat hayatında ülkenin önünü açacak Gazalilerin, İbn Arabilerin, Yunus Emrelerin, Mevlanaların, Itrilerin, Sinanların izinden gidecek, onları yeniden üretecek öncü kuşakları yetiştirmemiz lazım. Bu eğitim sistemiyle gidemeyiz. Bu eğitim sistemiyle baş aşağı doğru gidiyoruz. Dolayısıyla bizim bir şey yapabilmemiz için kesinlikle önümüzü açacak, kaliteli, pergelin sabit ayağını bizim medeniyetimize basacak, hareketli ayağını bütün dünyaya, kültürlere, medeniyetlere açacak bir eğitim modeline ihtiyaç var.”

Bu amaçla İZÜ’de bir başlangıç yapmaya çalıştıklarını ifade eden Kaplan, ADAM’la birlikte yaptıkları projeye rektör Bulut’un büyük destek verdiğini, ayrıca Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’in de özel katkılar sunduğunu aktardı.

MTO’ya talebe seçimi sürecine de değinen Kaplan, yüzlerce mülakat yaptıklarını ve verilen kitapları okuyup makale yazacak öğrenciler seçtiklerini kaydetti.

Öğrencilerin yüzde 50’sinin master ve doktora yapanlardan oluştuğunu bildiren Kaplan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Özellikle parlak insanlar bir şekilde elinden tutulmaya ihtiyaç duyar. O insanların bulunup keşfedilmesi ve önlerinin açılması gerekiyor. Bizim yapmak istediğimiz şey ilk olarak bir fikriyat oluşturmak. Bütün alanlarda bir medeniyet tasavvuru fikrinin temellerini atmak. İlim, irfan, hikmet yolculuğu yaptırmak. İlim yolculuğu bilme yolculuğudur, bilme şevkidir. İrfan yolculuğu ise bulma yolculuğu, bulma coşkusudur. Hikmet yolcuğu da olma aşkıdır. Bizim medeniyet dinamiklerimiz üzerinden geleceği şekillendirebilecek, çağrısı çağını kuracak, öncü kuşak yetiştirmek istiyoruz.”

Programın ilk iki yılı ders, bir yılı ise ihtisas olmak üzere üç yıllık olduğunu belirten Kaplan, müfredatta Türkiye’nin önde gelen ilim, fikir ve sanat insanlarının ders ve seminerler vereceğini kaydetti.

Medeniyet Tasavvuru Okulu’nda 2019-2020 akademik yılı birinci döneminde şu ders ve seminerler verilecek:

“Fütuhat-ı Medeniyye-Yusuf Kaplan

İslam Medeniyeti: Müzik, Mimari, Şiir-Savaş Barkçin

İslam İlimler Tasavvuru-Asım Cüneyd Köksal

Sanatın Hakikati, Hakikatin Sanatı-Enver Gülşen

Gelenekten Modernliğe Osmanlı-Bedri Gencer

İslam Düşüncesinin Yeniden İnşası-Ömer Türker

Müslüman Zihnin Yeniden İnşası-Mehmet Emin Köktaş

İslam Antropolojisi-Kadir Canatan

Bir Kimlik Arayışı-Saadettin Ökten”

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Okul kantinlerinin 19 Ekimden itibaren açılmasına karar verildi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk imzasıyla illere gönderilen yazıda, 21 Eylül’de okul öncesi eğitimle ilkokul 1. sınıflarda yüz yüze eğitime başlandığı anımsatılarak, ilkokul kademesinin diğer sınıfları ile 8. ve 12. sınıflarda ise 12 Ekim’de yüz yüze eğitime geçildiği belirtildi.

Okul kantinlerinin 13 Mart 2020’den bu yana kapalı olduğunun hatırlatıldığı yazıda, şunlar kaydedildi:

“Bu süreçte kantin işleticilerinin gelir getirici herhangi bir faaliyette bulunmadıkları göz önünde bulundurularak Bakanlığımıza bağlı resmi okul ve kurumlarda bulunan kantin vb. yerlerin 19 Ekim’de açılmasına karar verilmiştir.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖK Başkanı Saraç: Açık erişimin önemi, salgın döneminde belirgin olarak ortaya çıktı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, “Yeni YÖK”ün öncelikleri arasında yer alan “açık erişim”in öneminin küresel salgın döneminde daha da belirginleştiğini kaydetti.

Saraç, Twitter hesabından Uluslararası Açık Erişim Haftası‘na ilişkin yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

“Yeni YÖK olarak önceliklerimiz arasında yer alan açık erişimin önemi içinde bulunduğumuz küresel salgın döneminde daha da belirgin olarak ortaya çıkmıştır. Bu yıl teması Yapısal Eşitlik ve Kapsayıcılık İnşa Etmek Amacıyla Açık Erişim olarak belirlenen Uluslararası Açık Erişim Haftası’nı kutluyorum.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

MEBden okul yöneticilerine uzaktan eğitim tasarım ve yönetim eğitimi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığınca(MEB), okul yöneticilerinin uzaktan eğitim süreçlerindeki tasarım ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi amacıyla UNICEF iş birliğinde hazırlanan “Okul Yöneticilerinin Kapsayıcı Eğitim Bağlamında Uzaktan Eğitim, Tasarım ve Yönetim Becerilerinin Geliştirilmesi” uluslararası akredite sertifikalı mesleki gelişim programının tanıtımını, MEB Başöğretmen Salonu’nda düzenlenen törende yaptı. 

Okul yöneticilerinin eğitiminin son derece kritik olduğunu ifade eden Selçuk, “Okullarımızın rengi, neşesi, niteliği doğrudan doğruya okul müdürlerimizin yetkinliği ve motivasyonu ile ilgili bir konu. Yapılan bu çalışma aslında tarihi olarak büyük bir değer taşıyor. Okul müdürlerimiz, okuldaki ilişkiler ağının okulun içinde olagelen iletişimin büyük ölçüde mimarlarıdır. O nedenle bu mimariyi kurarken çok daha nitelikli olarak kurma konusunda desteğimizle her zaman yanlarındayız.” değerlendirmesini yaptı.

Her neslin kendi zamanıyla kendi çağıyla geldiğini ve o nesillere ayak uydurabilmek için okul müdürleri ve öğretmenlerin sürekli kendilerini yenilemeleri gerektiğine işaret eden Selçuk, “Aslında siz okulun liderliğini yürütürken büyük bir değişimi ve dönüşümü de yönetiyorsunuz ve sizin bu yönetiminiz, okulun ne kadar yol alacağını, öğretmenlerin ve öğrencilerin kurumda ne kadar mutlu olacağını, nasıl akışkan bir süreç yaşayacağını doğrudan doğruya etkiliyor. Ama bunun tam tersi olursa eğer ‘Başımıza iş açmayalım hocam’, ya da öğrenciler için “Durun durduğunuz yerde çocuğum’ gibi ifadeler olursa o zaman da sistemin tıkandığını rahatlıkla görürüz. Bizim güzel işlerimiz olsun, çocuklarımız durmasınlar, yürüsünler, öğretmenler ve öğrencilerimiz okul yöneticilerinin açtığı yolda hızla ilerlesinler.” diye konuştu.

Okul müdürlerinin çok fazla bürokratik işlerinin olduğunu, lojistik işlerle uğraştıklarını vurgulayan Selçuk bütün çabalarının bu yükün azaltılması ve okul müdürlerinin gerçekten eğitimle uğraşmaları konusunda fırsat bulmaları için olduğunu dile getirdi.

Yöneticilerin eğitim ekosistemini geliştirebilmeleri için her türlü tedbiri aldıklarının altını çizen Selçuk, “Onların gelişimi, onların mutluluğu okulun mutluluğu, yani öğretmenin ve çocuğun mutluluğu demek. Biz ne kadar iyi bir teşkilata sahip olursak ne kadar iyi müfredata sahip olursak olalım iyi bir eğitim kadrosuna sahip olmazsak bunlar çok da anlamlı olmayacaktır. Bakanlık olarak biz her zaman okul yöneticilerimizin, müdürlerimizin, müdür yardımcılarımızın yanında olacağız ve onları destekleyeceğiz. Bunun için de çok yeni çalışmaların peşindeyiz.” ifadelerini kullandı.

“Elinde sanki bir sihirli değnek varmış gibi”

Bakan Selçuk, UNICEF’le iş birliği içinde uzaktan eğitim sürecinde dijital materyallerin geliştirilmesi, salgın döneminde okul güvenliğinin sağlanması, sosyal duygusal becerilerin geliştirilmesi, teknoloji liderliği, proje tasarımı, kriz ve kriz yönetimi gibi pek çok kitabın hazırlandığını belirterek, şöyle devam etti:

“Bütün bunlar bizim ortak bir dilimizin gelişmesine hizmet edecek, bütün bunlar bizim eğitimin kalitesinin artırma noktasında kavramlarımızı ve terimlerimizi geliştirmemize hizmet edecek. Okul yöneticilerinin uzaktan eğitim süreçlerinde tasarım ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi programına yaklaşık 50 bin civarında okul yöneticimiz katıldı. Bunun sayısı artacak ve bu eğitimlerin hazırlanan kitapları çerçevesinde, eğitim yazılımları çerçevesinde devam etmesi söz konusu olacak.

Bir okul müdürü gerçekten yetkinliği ile, motivasyonu ile harekete geçtiğinde ‘Bu okul gerçekten o okul mu’ sorusunu sordurabiliyor. Yani elinde sanki bir sihirli değnek varmış gibi bir okulun çehresini değiştirme, okul-çevre ilişkilerini güzelleştirme, öğretmenin mutluluğunu, öğrencilerin öğrenme sorumluluğunu yükseltme gibi konularında son derece başarılı işler yapabiliyorlar. Biz Bakanlık olarak üzerimize düşeni yaparsak biliyoruz ki okul müdürlerimiz de yapacak. Bugünkü çalışma da bu fikrin bir sonucu ve bizim yöneticilerimizle yazamayacağımız başarı hikayesi yok, buna gönülden inanıyoruz.”

“Salgın dönemi bizim için aslında eğitimin bir fırsatı da oldu”

Ziya Selçuk, Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğü ve UNICEF iş birliğinde öğretmenlerle ilgili daha önce pek çok çalışma yürütüldüğünü hatırlatarak, salgın döneminin eğitim yöneticilerine, okulların kültürünü, atmosferini dönüştürmek, okulları “Barış yuvası”na dönüştürmek açısından fırsat sunduğunu bildirdi.

Çalışmada emeği geçenlere, UNICEF’e ve okul yöneticilerine teşekkür eden Selçuk, “Bu tür çalışmaların damlaya damlaya belirli bir suyun iz bırakması gibi kısa ve orta vadede sistemde çok büyük bir davranışsal değişime de hizmet edecek. O yüzden bu tür işleri çok çok önemsiyorum.” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Selçuk daha sonra, Okul Yöneticilerinin Kapsayıcı Eğitim Bağlamında Uzaktan Eğitim, Tasarım ve Yönetim Becerilerinin Geliştirilmesi programına katılan okul yöneticilerine dijital sertifikalarını yapılan canlı bağlantılarla takdim etti.

“Türkiye’nin en büyük okul yöneticisi mesleki gelişim programını yürüttük”

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı ise 2023 Eğitim Vizyonu’nda okul yöneticiliğinin ve mesleki gelişimin önemine vurgu yapıldığını hatırlatarak, Bakanlık olarak bu amaçla pek çok program geliştirdiklerini anlattı.

UNICIEF’le ortaklaşa yürütülen yüz yüze mesleki gelişim programına geçen yıl 11 bin okul yöneticisinin katıldığını aktaran Boyacı, “Çalışma, Türkiye’nin en büyük okul yöneticisi mesleki gelişim programı oldu.” dedi.

Projeyle, meslektaşların tecrübelerini birbirleriyle paylaştığı yeni bir çerçeve sunulduğunu anlatan Boyacı, ikinci grup eğitimlerinde ise Kovid-19 sürecinde okul yöneticilerinin idari, teknik, iletişim konularını ele aldıklarını aktardı.

Şu ana kadar 40 bin okul yöneticisinin bu eğitimleri aldığını ve bu yılın sonuna kadar 200 bin yöneticinin eğitimleri alacağını belirten Boyacı, “Bundan sonraki süreçte okul yöneticilerimize yönelik projelerimizi derinleştirerek artırmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Okumaya Devam
Advertisement