İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

MEBden 1,6 milyon çocuk için Dersi açık havada oyunla işle çağrısı

Yayınlandı

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tüm okul öncesi eğitim kurumlarına, 23-29 Mayıs’ta küresel ölçekte düzenlenecek “Okul Dışarıda Günü” ve “Dünya Oyun Oynama Günü” etkinlikleri kapsamında sınıflarını açık havaya taşıyıp dersleri oyun oynayarak işlemeleri çağrısında bulundu.

Bakanlığa bağlı resmi ve özel tüm okul öncesi eğitim kurumlarına gönderilen yazıda, okul öncesinde eğitim alan yaklaşık 1 milyon 600 bin çocuğun aynı gün sembolik olarak “Yağ satarım bal satarım”, devamında da başka oyunları oynaması istendi.

AA muhabirinin Bakanlık yetkililerinden aldığı bilgiye göre, küresel bir kampanya olan “Okul Dışarıda Günü”, açık havada öğrenmeyi ve oynamayı kutlamak ve ilham vermek amacıyla düzenleniyor.

Bu yıl 23 Mayıs’ta yapılacak etkinlikler kapsamında, dünyanın dört bir yanından binlerce okul, sınıflarını açık havaya taşıyarak derslerini oyun yoluyla işleyecek. 28 Mayıs’ta da “Dünya Oyun Oynama Günü” etkinlikleri yapılacak.

Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğünden, oyunun ve açık havanın çocuğun hayatındaki önemine dikkat çekmek, çocuklar, eğitimciler, aileler ve toplumda olumlu farkındalık oluşturmak ve oyunun çocukların en doğal hakkı olduğu vurgusunu yapmak amacıyla 23-29 Mayıs’ta resmi ve özel tüm okul öncesi eğitim kurumlarında bir dizi etkinlik yapılması için illere yazı gönderildi.

1,6 milyon çocuk “Yağ satarım bal satarım” oynayacak

Yazıya göre, resmi ve özel tüm okul öncesi eğitim kurumlarında, 23 Mayıs Perşembe günü sabahçı ve normal eğitim yapan sınıflarda saat 10.00’da, öğlenci sınıflarda ise saat 14.00’te olmak üzere, geleneksel çocuk oyunlarından “Yağ satarım bal satarım” oyunu oynanması tavsiye edildi.

Aileleri de sürece dahil etmek ve oyunun özellikle de dışarıda oyunun önemi konusunda bilinç oluşturmak için sadece çocuklar değil, ailelerin de okullardaki etkinliklerde aktif rol alacağı veya sadece ailelerin oynayıp çocukların izleyeceği oyunların oynanması önerildi.

Hafta boyunca “Çocukların Gözünden Oyun” konulu sergiler düzenlenecek, okullar tarafından farklı etkinlikler yapılacak.

Ayrıca, “Çocukların sağlıklı büyüme ve gelişmesinde dışarıda ve doğada oyunun önemi”, “Çocuklar hangi yaşta, hangi oyunları, oyuncakları tercih ederler?”, “Oyun ve öğrenme”, “Anne ve babalar neden çocuklarıyla oyun oynamalı?”, “Dijital oyunlardan çocuklarımızı korumak mümkün mü? Gerekli mi?”, “Eskiden, şimdi ve gelecekte oyun”, “Oyunlar değişiyor” gibi konularda öğretmenler ve ailelere yönelik eğitimler düzenlenecek.

Yazıda, “Oyun her zaman her yerde ve herkese” sloganı ile yapılacak etkinliklerin, sosyal medyada #okuldışarıda etiketi ile paylaşılarak farkındalık oluşturulması da istendi.

“Oyun, çocuğun ciddi işi”

Okul öncesi eğitim uzmanları, oyunu, “çocuğun uzmanlık alanı, başlı başına yaşamsal bir deneyimi olmakla birlikte, sadece çocuğa ve çocukluğa özgü bir deneyim, çocukluk dönemi ile sınırlı bir uğraş değil, yaşamın tüm dönemleriyle ilgili bir eylem” olarak tanımlıyor.

Oyunu “çocuğun bitmek tükenmek bilmez bir enerji ile üzerinde büyük bir ciddiyetle çalıştığı işi” olarak değerlendiren uzmanlar, dünyanın her yerinde farklı kültürlerde sürdürülen oyun araştırmalarının “oyun, öğrenme ve sağlıklı büyüme, gelişim bağlamındaki” sonuçlarının oyunun gücünü evrensel düzeyde kanıtladığına dikkati çekti.

Uzmanlar, kuralları ve içerikleri çağdan çağa birçok değişime uğrasa da çocuk için oyunun, bir eğlenme ve etkin öğrenme kaynağı olduğuna vurgu yaptı.

Hangi çağda ve hangi kültürde olursa olsun çocuğun olduğu her yerde oyunun da bulunduğuna işaret eden uzmanlar, “Eğlenceli bir etkinlik olan ve çocukların ruhsal doyuma ulaşmasını sağlayan oyun, onların bedensel ve ahlak gelişimine de katkıda bulunarak iyi davranışlar ve alışkanlıklar kazandırmada yardımcı olur. Bu bağlamda oyun çocuğun hayatı, geleceği ve hayalleriyle baş başa kaldığı, gerçek dünyayla hayal dünyası arasındaki köprüdür.” değerlendirmesini yaptı. 

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

NUN Okulları iki takımıyla TEKNOFESTte yarışacak

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

NUN Okullarından yapılan açıklamaya göre, geçen yıl üniversite takımlarının aralarından sıyrılarak roket ve su altı ekipleriyle başarılar kazanan okul, bu yıl da aynı başarıya ulaşmayı hedefliyor. 

Okulun “Robotik Fetih 1453” ve “İnsansız Su Altı Sistemleri” kategorilerindeki iki takımı, 17-22 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek TEKNOFEST İstanbul‘da yarışacak.

Bu yıl ilk defa kurulan ve Robotik Fetih 1453 yarışmasına katılacak Exnom Takımı, 220 başvuru arasında finallerde yarışmaya hak kazandı. 9. sınıf öğrencilerinin oluşturduğu takım, ön tasarım, kritik tasarım, genel test raporları elemelerini geçti.

İnsansız Su Altı Sistemleri kategorisinde yarışacak Hydrotechrov Takımı ise geçen yıl da finallerde yer almıştı. Geçen yılki ekibe iki yeni öğrencinin katılımıyla yoluna devam eden takım, 9. sınıflardan 8 kız öğrenciden oluşuyor. Exnom Takımı gibi 3 farklı elemeyi başarıyla atlatan Hydrotechrov Takımı, finallerde yarışacak.

“Öğrencilerimiz kendilerini otonom sistemlerde geliştirdi”

Açıklamada görüşlerine yer verilen NUN Teknoloji Takımları Danışmanı, Tasarım ve Teknoloji Öğretmeni Eftal İnan, TEKNOFEST yarışmaları için geçen yıl olduğu gibi bu yıl da çok çalıştıklarını belirtti.

Liseden iki takım ile İnsansız Su Altı Sistemleri ve Robotik Fetih 1453 kategorilerinde finallerde yarışacaklarını aktaran İnan, “Öğrencilerimiz kendilerini otonom sistemlerde geliştirdi. Bu sene yapılacak yarışmalarda araçlarıyla görevleri tamamlamaya çalışacaklar.” ifadelerini kullandı.

NUN Okulları Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tamer Yılmaz ise bu tür organizasyonlarda finallere kalmanın zor ve önemli olduğunu vurguladı.

Yılmaz, “Öğrencilerimiz bu zorlukla başa çıkabildiler. Bir lise olarak iki sene üst üste iki farklı kategoride bu başarıyı gösteren öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyorum. Teknolojiyle ilgilenen gençlerin her zaman destekçisiyiz.” değerlendirmesini yaptı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Yetenek taramalarını zeka testine indirgemek haksızlık olur

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğrenciler için yürütülen yetenek tarama çalışmalarına ilişkin, “Böylesi kıymetli bir çalışmayı, zeka (IQ) testine indirgemek büyük bir haksızlık olur. Zira bir çocuğun kabiliyeti, merakı ve gönlünün muradının kaderi bir gün tesadüfen keşfedilmeye bırakılamaz.” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığınca öğrenciler için Türkiye genelinde başlatılan ilgi, kişilik, yetenek ve beceri taramalarıyla öğrencilerin bu konulardaki yönelimlerinin erken yaşlarda belirlenmesi ve öğrenim hayatları boyunca doğru bir şekilde yönlendirilebilmeleri amaçlanıyor.

Tarama çalışmaları, öğrencinin tanınması ve bu tanımanın takibinin yapılarak, öğrenciye eğitim yolculuğunda kişiselleştirilmiş bir yol haritası sunulabilmesi için önemli bir aşama olma özelliğini taşıyor.

Bu taramalar, öğrencilerin becerileri, sözel yetenekleri, analiz yapabilme, çıkarımlarda bulunma, eleştirel düşünme, resim, spor, müzik gibi sanatsal ve bedensel faaliyetlerde yatkınlıklarının tespiti ile çocuğun potansiyelinin açığa çıkartılmasına yönelik çıktıları beraberinde getirecek.

Taramalar sonucunda elde edilen sonuçlar da Bakanlıkça geliştirilen “e-rehberlik” modülüne işlenecek. Böylelikle veriler üzerinden izleme geliştirme çalışmaları yapılacak. Bunun sonucunda çocukların, yeteneklerine ve ilgi alanlarına göre yönlenmesine rehberlik edilecek.

“Bir çocuğun kabiliyeti tesadüfen keşfedilmeye bırakılamaz”

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, konuyla ilgili AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, geçen yıl 800 bin öğrencinin yetenek tarama çalışmalarının gerçekleştirildiğini anımsattı.

Bu taramaların sonuçlarının, e-rehberlik modülüne işlendiğini ve modül üzerinden izleme geliştirme süreçlerine geçildiğini anlatan Selçuk, şunları kaydetti:

“Bir çocuğun yeteneğini keşfetmek ve onu doğru yönlendirmek, hem onun için hem de ülke için en değerli hediyelerden biridir. Milli Eğitim Bakanlığı olarak öğrencilerimizin ilgi, yetenek ve becerilerini erken yaşta belirleyebilmek amacıyla tarama çalışmaları yürütüyoruz. Böylece çocuklarımıza ilgi, yetenek ve yönelimlerine göre rehberlik edebileceğiz.

Geçtiğimiz yıl 800 bin öğrencimizle gerçekleştirdik. Bakanlık olarak hedefimiz, bu taramaları ülke genelinde tüm çocuklarımızla birlikte yapmak. Bu taramaları, çocuklarımız için pedagojik açıdan çok değerli görüyorum. Böylesi kıymetli bir çalışmayı, zeka (IQ) testine indirgemek büyük bir haksızlık olur. Zira bir çocuğun kabiliyeti, merakı ve gönlünün muradının kaderi bir gün tesadüfen keşfedilmeye bırakılamaz.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Öğrenciler ekran ve sosyal medya bağımlılığından projeyle uzaklaştı

Yayınlandı

Yazar :

Kırşehir

Milli Eğitim Bakanlığınca Kırşehir’de pilot olarak uygulanan “Kırşehirli Genç Ahiler Çalışma Hayatında” adlı projeyle öğrenciler, Ahi duasıyla teslim edildikleri esnafın yanında iş deneyimi edindi.

Kırşehir Valiliğinin öncülüğünde, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Kırşehir Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) ile Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin (KESOB) iş birliğinde 8 Temmuz-9 Ağustos tarihlerinde uygulanan projenin sonuç raporu yayımlandı.

Farklı kurumlardan oluşturulan komisyonun hazırladığı rapora göre, Kırşehir’deki okulların 8, 9 ve 10’uncu sınıflarından 575 öğrenci, proje kapsamında Kırşehir Milli Eğitim Müdürlüğüne müracaat etti.

KTSO’ya bağlı 179 ve KESOB’a bağlı 121 işletme, toplam 506 öğrenci için talepte bulundu. Yapılan değerlendirmeler sonucunda 481 öğrenci çeşitli iş yerlerine yönlendirildi.

Mesleklerin tanınması ve öğrencilerin mesleki çalışma şartlarıyla daha erken yaşlarda tanışmasını amaçlayan projeye gönüllülük esasına göre dahil olan ve Ahi duasıyla esnafa teslim edilen öğrenciler, bir aylık sürede çeşitli kriterlere göre belirlenen uygun esnafın yanında gözlem yapabilme imkanı buldu.

Raporda, öğrencilerin elde ettiği kazanımlarla ilgili şu bilgilere yer verildi:

“Öğrencilerimizdeki ekran ve sosyal medya bağımlılığının olumsuz etkilerinin azalması sağlanmıştır. Öğrencilerimizin, kazanacakları hayat tecrübesi ile okullarında daha verimli olmalarına imkan sunulmuştur. Ahiliğin başkenti Kırşehir’de mesleki eğitimle ilgili yeni bir başlangıç noktası ortaya konulmuştur. Öğrencilerin çalışma hayatını tanımalarına fırsat sunulmuştur. Girişimcilik yönleri teşvik edilmiştir, sosyalleşmelerine katkı sunulmuştur.”

“Kırşehirli Genç Ahiler Çalışma Hayatında” projesi, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mustafa Safran’ın haziran ayında Kırşehir Valisi İbrahim Akın’ı ziyaretinin ardından imzalanan protokolle hayata geçirilmişti.

Okumaya Devam