İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

MEBde saha analizleri ile eğitim planlaması dönemi

Yayınlandı

Ankara

MEB, geçen yıl yeni bir uygulama başlatarak Eğitim Analiz ve Değerlendirme Raporları Serisi’nden raporlar yayımlamaya başladı. Bu serinin ilk değerlendirme raporu, Kasım 2018’de “Türkiye’de Mesleki ve Teknik Eğitimin Görünümü” başlığıyla yayımlandı. 

Raporlar serisinin yürütücülüğünü yapan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Seriyi yayımlamadaki amacı sorulan Özer, tüm süreçleri verilere dayalı değerlendirmek ve kamuoyuyla paylaşmak istediklerini söyledi.

“Bu bizim için hem hesap verebilirlik ve şeffaflık açısından hem de eksikliklerin görülmesi ve dolayısıyla süreçlerin iyileştirilmesi açısından çok önemli.” diyen Özer, bu raporlarla iyileştirme yapılacak alanların veriye dayalı daha net görülebildiğini vurguladı.

Diğer taraftan atılan adımların ve başlatılan projelerin sonuçlarını da net şekilde izleyebildiklerini anlatan Özer, “Eğitimle ilgili sorunları veriye dayalı olarak tartışabilme imkanı veriyor. Dolayısıyla eğitimle ilgili tüm alanlarda sürekli iyileştirme kültürünün güçlendirilmesi için de önemli bir dayanak sağlıyor. Kamuoyunun raporlara yönelik yoğun ilgisi de bizleri mutlu ediyor.” diye konuştu.

“Son rapor, bir haftada 20 bin kez indirildi”

Raporlara gösterilen ilginin ne düzeyde olduğunun sorulması üzerine Özer, “Milli Eğitim Bakanlığının şu ana kadar yayımladığı 9 değerlendirme raporu, 10 ayda yaklaşık 3 milyon kez indirildi. Raporlara bu kadar yoğun ilgi olması önemli. Örneğin bir hafta önce yayımladığımız ‘Türkçe-Matematik-Fen Bilimleri Öğrenci Başarı İzleme Araştırması 4. Sınıf Seviyesi’ raporu sadece bir haftada 20 bin kez indirildi. Bu çalışmayla 4. sınıf seviyesinde öğrencilerimizin Türkçe, matematik ve fen bilimleri derslerinden performanslarıyla ilgili bir resim elde ettik.” bilgisini paylaştı.

Özer, TIMMS ve PISA raporları ölçeğinde yapılan son raporla ilgili görüşünün sorulması üzerine, raporla ilgili izleme çalışmasının iki açıdan önemli olduğunu belirtti.

Bunlardan birincisinin TIMMS ve PISA araştırmaları gibi uluslararası standartlarda bir izleme çalışmasının ilk kez yapılması olduğunu dile getiren Özer, ayrıca raporun ölçek olarak oldukça kapsamlı bir çalışma olmasının önemine işaret etti.

Özer, bu çalışmayı dış bir değerlendirme kuruluşuna yaptırmadıklarını, Bakanlığın imkanlarıyla kendi ekiplerinin gerçekleştirdiğini ifade etti.

Mahmut Özer, Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğüne, raporu hazırlayanlara ve danışma kuruluna, 81 ilde ölçme ve değerlendirme merkezi çalışanlarına ve milli eğitim müdürlerine teşekkür etti.

“Rapor verileriyle planlama yapılıyor”

Rapordaki verileri kullanarak nasıl bir çalışma yapacakları sorulan Özer, raporda sadece genel bir resmin bulunduğunu vurguladı.

Özer, rapordaki verileri kullanarak Bakanlıkta çeşitli planlamalar yapıldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Çalışmada elde ettiğimiz detaylı verileri Temel Eğitim Genel Müdürlüğümüzle paylaştık. Genel Müdürlüğümüz, il müdürlükleriyle koordineli şekilde yapılacak iyileştirmeleri, atılacak adımları ve çalışmaları belirliyor. Dolayısıyla Bakanlığımızda öğrencilerimizin hangi konularda bilgi ve beceri eksiklikleri varsa onları telafi edecek yaklaşımlar belirleniyor. Ayrıca öğretmenlerimize yönelik eğitim planlamaları yaparken de bu verileri kullanacağız. Aynı şekilde, müfredat revizyonu çalışmalarında da raporun bulguları kullanılacak. Bu çalışmaya önümüzdeki yılda da devam edeceğimiz için iyileştirme için atılacak adımların sonuçlarını da izleyebileceğiz.”

“Okullar arasındaki farkları görebileceğiz”

Özer, 7. ve 10. sınıf düzeylerinde yaptıkları “Matematik-Fen Bilimleri Öğrenci Başarı İzleme Araştırması” sonuçlarının ne zaman açıklanacağına ilişkin, “Rapor hazırlama çalışmaları devam ediyor. Yıl içerisinde her iki raporu da açıklamayı planlıyoruz. Bu raporla Türkçe, matematik ve fen bilimleri alanlarında hem aynı kademedeki okullar arasındaki farkları görebileceğiz hem de okul kademeleri arasında karşılaştırma yapabileceğiz ve sistemin bütünüyle ilgili genel bir resme sahip olacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Bunların dışında başka bir raporun bulunup bulunmadığı sorulan Özer, ilk kez elektronik ortamda okuma, yazma, konuşma ve dinleme olmak üzere 4 beceride Türkçe sınavını 15 pilot ilde uyguladıklarını bildirdi. 

Bu uygulamayı o illerde ilk kez oluşturdukları e-Sınav merkezlerinde yaptıklarını anlatan Özer, “Değerlendirmeler tamamlandı. Rapor hazırlama çalışmaları devam ediyor. Bu çalışma sonuçlarını da yıl içerisinde kamuoyuyla paylaşmayı planlıyoruz.” dedi.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Yola çıkan her çocuğun rehberi olmak görevimiz

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, destekleme ve yetiştirme kurslarına devam eden öğrenciler için hazırlanan bin 140 sorudan oluşan ölçme destek paketine ilişkin, “Yola çıkan her çocuğun yolculuğunu değerli kılmak, yolunu kısaltmak, rehberi olmak, ihtiyacını karşılamak bizim görevimiz. Ücretsiz destekleme ve yetiştirme kurslarıyla yola devam eden çocuklarımızın verimliliğini artırmak da öyle.” değerlendirmesinde bulundu.

Selçuk, sosyal medya hesaplarından, Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), ücretsiz düzenlenen destekleme ve yetiştirme kurslarına giden öğrencilere kaynak desteği sağlamak için hazırlanan bin 140 soruluk ölçme destek paketine ilişkin paylaşımda bulundu.

Selçuk, şunları kaydetti:

“Başarı hikayelerinin kahramanlarından ‘okuyacak kitabım, çalışacak test kitabım olmadığı için…’ diye başlayan cümleler duyarız. Hikayenin devamında kendi çözüm yollarını bulurlar. Kimisi kütüphanelerde çalışır kimisi arkadaşının kitaplarıyla hazırlanır kimisi öğretmenlerinden destek alır ve bugüne ulaşır. Yola çıkan her çocuğun yolculuğunu değerli kılmak, yolunu kısaltmak, rehberi olmak, ihtiyacını karşılamak bizim görevimiz. Ücretsiz destekleme ve yetiştirme kurslarıyla yola devam eden çocuklarımızın verimliliğini artırmak da öyle… Kurslara destek için ünitelere yönelik 5, 6 ve 7’nci sınıf seviyelerinde bin 140 sorudan oluşan ölçme destek paketi hazırladık.”

Bakan Selçuk, ölçme destek paketine Bakanlığın internet adresindeki “bit.ly/2pShl4D” linkinden ulaşılabileceğini de bildirdi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Bakan Selçuk, Pakistanlı mevkidaşı ile görüştü

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Pakistan Federal Eğitim, Mesleki Eğitim ve Ulusal Miras Bakanı Shafqat Mahmood ve beraberindeki heyetle Bakanlık’ta bir araya geldi.

Tevfik İleri Toplantı Salonu’nda gerçekleşen görüşmede, iki ülke arasındaki eğitim konuları ele alındı.

Burada heyete hitaben bir konuşma yapan Selçuk, iki ülke arasında tarihten gelen özel kardeşlik ilişkilerinin zor zamanlarda ve ulusal davalarda karşılıklı destekle tezahür ettiğine işaret ederek, “Pakistan halkının milletimizin var olma ve bağımsızlık savaşı olan Kurtuluş Savaşı ile 15 Temmuz’da yaşadığımız menfur kalkışma sonrası bize gönülden verdiği desteği hiçbir zaman unutmadık, unutmayacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Yarışma, öğrenci değişimi gibi eğitim alanındaki ortak çalışmaların iki ülkenin kültürlerinin karşılıklı olarak tanıtılmasına katkı sağladığını aktaran Selçuk, bu iş birliklerini geliştirmek amacıyla Türkiye’nin eğitim alanındaki tecrübelerini paylaşmaktan memnuniyet duyacaklarını vurguladı.

Selçuk, ziyaretlerinden dolayı teşekkürlerini ilettiği heyetin Türkiye’de bulunduğu sürede yapacağı temasların iki ülke arasındaki eğitim ilişkilerine ivme kazandırması temennisinde bulundu.

Pakistan’dan mesleki eğitimde iş birliği temennisi

Bakan Mahmood da kendilerine gösterilen içten misafirperverlikten dolayı teşekkür ederek, Pakistan ile Türkiye arasında özel bir dostluk ve kardeşlik ilişkisi olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin her zaman Pakistan’ın yanında yer aldığını, destek verdiğini dile getiren Mahmood, Pakistanlı öğrencilerin Türkiye’deki eğitime büyük ilgi duyduklarını söyledi.

Mahmood, özellikle mesleki eğitim alanında hayata geçirilebilecek iş birliğinden memnuniyet duyacaklarını kaydetti.

Temaslarının ilk gününde Bakanlar düzeyinde ve heyetler arası görüşmeler yapan delegasyon, Din Öğretimi ile Mesleki ve Teknik Eğitim genel müdürlüklerine bağlı okulları da ziyaret etti.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Maarif Vakfından yurt dışındaki Türk nüfusuna yeni eğitim modeli

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

 Türkiye Maarif Vakfı, Avrupa’da ve ABD, Kanada gibi ülkelerde yüzde 3 düzeyindeki üniversiteli Türk genci sayısını artırmak için yeni “eğitim merkezleri” modelini hayata geçirmeye başladı.

Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Vakfın 1 Eylül 2016’da çalışmalarına başladığını söyledi.

Bu sene üçüncü eğitim öğretim yılını başlattıklarını dile getiren Akgün, “3 yıl önce hiçbir öğrencimiz yokken bugün sahadaki çalışmalarımızla önemli mesafeler aldık.” dedi.

Maarif Vakfının 55 ülkede temsilciliklerinin bulunduğunu belirten Akgün, “Eğitim öğretim faaliyeti yürüttüğümüz ülke sayısı 40’a yükseldi. 300 dolayında okulumuzdaki öğrenci sayımız 33 bine ulaştı.” bilgisini verdi.

Balkanlar ve Afrika’da bu yıl ilk kez okul açtıkları ülkelerin bulunduğuna işaret eden Akgün, şöyle konuştu:

“Romanya, bu sene ilk defa, ilk öğrenci kabul ettiğimiz Avrupa ülkesi oldu. İlk yılında 250 öğrenci kaydı aldık. Oradaki Türk toplumu başta olmak üzere yerli vatandaşların da rağbet ettiği güzel bir eğitim kurumunu bu ülkeye kazandırmış olduk. Bunun dışında Afrika’da Burundi ve Madagaskar’da ilk defa okul açarak öğrenci kabul ettik. Yakın coğrafyamızdan Bağdat’ta bu dönem 2 yeni okul açtık. 2 okuldaki toplam öğrenci sayımız bin 200’leri buldu.”

Avrupa’daki Türklerden eğitime destek talebi

Özellikle Avrupa ülkelerinde Türk çocuklarının üniversitelere gitme oranlarının oldukça düşük olduğunu bildiren Akgün, bu ülkelerde kendilerine en çok bu oranın artırılması için destek mekanizmalarını harekete geçirme konusunda taleplerin geldiğini söyledi.

“Yurt dışında yaşayan Türkiye kökenli vatandaşlarımızın çocuklarının üniversiteye gitme oranı yüzde 2-3’ü geçmiyor.” diyen Akgün, şöyle devam etti:

“Bunun nedenleri arasında sosyal destek ve danışmanlık hizmetlerinin yetersizliği bulunuyor. Bu eksikliğe bir çözüm üretmek adına Maarif Vakfı olarak yeni eğitim modelleri oluşturduk. Her ülkede en az 1-2 eğitim merkezi oluşturarak diğer sivil toplum kuruluşlarıyla bu modelimizi paylaşmak istiyoruz. Bu eğitim merkezlerine Türkçe kitapları götürüyor, materyaller konusunda destek veriyoruz. Böylece gurbetçi çocuklarının okul derslerine destek mahiyetinde olan etüt dersleriyle üniversiteye daha çok yerleşmeleri için onlara akademik ve sosyal destekler vermek üzere bu eğitim merkezlerimizin sayısını artıracağız. Eğitim merkezlerinde ayrıca Avrupa’daki Türk çocuklarının kültür, dil ve kimlik konularındaki ihtiyaçlarını da karşılıyoruz.

Strasburg ve Avusturya’da bu anlamda ilk eğitim merkezlerimizi açmış bulunuyoruz. Bu merkezlere çok yoğun ilgi var. Şu anda 450 dolayında öğrencimiz Avusturya’daki eğitim merkezine devam ediyor. Avrupa’da yılbaşına kadar eğitim merkezi açacağımız en az iki ülke daha var.”

Akgün, Türklerin en çok yaşadığı ülkeler arasında bulunan Almanya, Fransa, Avusturya, Belçika ve Kanada gibi ülkelerde de eğitim merkezleri açmayı hedeflediklerini kaydetti.

Yurt dışındaki eğitim faaliyetlerini ilgili bakanlıklar, büyükelçilikler, eğitim müşavirlikleri, konsolosluklarla istişare ederek yürüttüklerini bildiren Akgün, “Avrupa, ABD ve Kanada’da yani Türklerin yoğun olduğu yerlerde öncelikli hedefimiz, gençlerimizin Türk kültüründen kopmaması, Türkçeyi unutmaması.” dedi.

Birol Akgün, Türkiye’den yurt dışına master ve doktora için giden öğrenciler için de yurtlar açmaya başladıklarını sözlerine ekledi.

Okumaya Devam