İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

MEBde burslu öğrencilerle ilgili kanun üzerine yeni çalışma

Yayınlandı

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Kızılcahamam Eliz Otel’de “Yurt Dışı Bursiyerler Vizyon ve Farkındalık Eğitimleri” toplantısına katılarak lisansüstü eğitim için yurt dışına gönderilecek Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) burslusu katılımcılara hitap etti.

Ziya Selçuk, ülkenin çok saygın kurumlarında görev alacak, ülkeyi, bayrağı daha yükseklere götürecek bir toplulukla beraber olduklarını ifade ederek, Türkiye’nin insan gücünün çocukların geleceğine çok daha parlak şekilde bakılmasına vesile olacağını vurguladı.

Lisansüstü eğitim için yurt dışına giden bursluların bu ülkelerde evrensel bir bakış açısına sahip olmasının önemine dikkati çeken Selçuk, “İnsan için, insanlık için ve bu topraklar için neler yapabileceğimizi salim kafayla düşünürüz, dünyayı gözden geçiririz ve içselleştirdiklerimizi de bu toprakların boyasıyla boyayıp millileştiririz, güzelleştiririz.” dedi.

Yurt dışına burslu öğrenci gönderme sürecinin 3. Selim döneminde başladığını, bu konuda Cumhuriyet döneminde Gazi Mustafa Atatürk’ün vizyonuyla büyük bir çaba içine girildiğini anlatan Selçuk, o çabanın kıvılcımları ateşe döndürdüğünü söyledi.

Bakan Selçuk, bu süreçte 20 bine yakın öğrencinin eğitimlerinin ardından ülkeye dönerek hizmet ettiğini dile getirdi.

Yurt dışına gidecek bursiyerlerin bilim insanı olmaya, bilgiyle ilişkiyi sonuna kadar irdeleyip sonuna kadar anlamaya çalışmaları gerektiğine işaret eden Selçuk, “Bilgi derken bir enformasyondan ya da malumattan bahsetmiyorum. Bilgelikten, bunun çok ötesi hikmetten bahsediyorum.” diye konuştu.

Türkiye olarak bakış açılarının çok daha evrensel olduğunun altını çizen Selçuk, MEB bursiyerlerine şu sözlerle hitap etti:

“Artık dünyanın her yerinde olagelen her şeyi anlık olarak izleyip nasıl bir gayret içinde olmamız gerektiğinin daha çok farkındayız. Çok farklı bir çağa doğru gidiyoruz ve siz onların ilk şahitlerinden biri olacaksınız. Dünya tarihindeki 4 büyük kırılmanın 4’üncüsüne sizler şahitlik edeceksiniz. Tekillik çağı, bütün varlığı etkileyecek olan ve insanı dünyada yeniden konumlandıracak olan bir çağ. İşlerin çok büyük kısmını robotlar yapacaksa insanlar ne yapacaklar? Bu meseleler, sizlerin özellikle etik ve ahlak üzerinde daha fazla durmanızı gerektiren meseleler. Bu çağ, dünyanın en iyi üniversitelerinde okumuş insanların nasıl kendi çıkarları için dünya ekonomisini batırdıklarına tanıklık ediyor. Bu çağ, eğitim seviyesi arttıkça açlık ve obezitenin aynı anda yükseldiğini gösteren bir çağ. Refah yükseldikçe çevre kirliliğinin çok daha büyük çetrefilli hale geldiğini gösteren bir çağ. Bilim olarak bir yere gelmekle ilgili müthiş bir hızdan söz ediyoruz ama etik olarak, ahlak olarak bir yere gelemediğinizi de çok net olarak görme imkanına sahibiz. Ahlakla yıkanmayan bilimin insanlığın hayrına olmayacağını bilmemizde fayda var.”

“Ortalamaya talip değiliz”

Bakan Selçuk, MEB bursiyerleri ile ilgili beklentilerinin yüksek olduğunu vurgulayarak, “Biz ortalamaya talip değiliz. İddiası olan insanlarla, iddiası olan meseleleri konuşmak istiyoruz. Eğer iddianız yoksa gelecek için ortalama bir beceri göstereceksek o zaman bu işin hukukunu teslim etmiş olmayız, o zaman toplumun milli servetinin rızasını almamış olursunuz. Bu toplumun rızasını almazsanız yaptığınız işin de şahsileştiğini daha fazla görürsünüz.” ifadelerini kullandı.

Sadece derslerin önemli olmadığını dile getiren Selçuk, “Ülkenizle ilgili, oradaki sivil toplumla ilgili bağınız ne olacak? İnsanlara, hayvanlara, tabiata ne gibi bir katkınız olacak? Bunu bir hayat sahnesi olarak düşünmenizde fayda var.” değerlendirmesinde bulundu.

“İhtiyacımız bilim konusunda gösterilecek gayret”

Selçuk, bugün devletlerin yurt dışına gönderdiği öğrencilerle ilgili çok farklı çabalarının bulunduğunu, bazı devletlerin yurt dışına gönderdikleri öğrencilerin ülkeye geri dönmemesini ön şart koştuklarını ve gittikleri ülkeye yerleşme parası ödediklerini anlattı. 

Bu ülkelerin bu öğrencilerden, dünya çapındaki kuruluşlarda başarılı olmalarını, deneyimlerini de belli süre sonra ülkelerine taşımalarını beklediklerini dile getiren Selçuk, Türkiye’nin ihtiyacının ise yurt dışına gideceklerden bilim konusunda, bilim insanı olma konusunda gösterecekleri gayret olduğunu belirtti.  

Bakan Selçuk, MEB burslusu olarak yurt dışına gönderilenlerin nasıl rahat edeceği konusundaki çabaların daha da arttığını belirterek, şöyle konuştu:

“Acaba yurt dışında nasıl daha az sorun yaşarsınız, acaba sizinle nasıl daha çok yüz yüze geliriz, dijital platformda nasıl sorunlarınızı paylaşır, size nasıl destek oluruz? Ekonomik imkanlarla ilgili alacağımız tedbirler var mıdır, eski öğrencilerle ilgili neler yapabiliriz? Bütün bunları yeniden konuştuğumuz ve ilgili yasa üzerinde de kafa yorduğumuz bir dönemden geçiyoruz. Her yasanın da kendi içinde evrilmesi gerekiyor ve bir dönüşüm yaşaması gerekiyor. Ona bağlı bazı çalışmalar üzerinde de çabalarımız sürüyor. Bu konu bugün elbette çok daha derinleşecek.”

YLSY’ye başvurular yüzde 26 arttı

Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürü Yusuf Büyük ise Milli Eğitim Bakanlığınca Yurt Dışına Lisansüstü Öğrenim Görmek Üzere Gönderilecek Adayları Seçme ve Yerleştirme Sınavı’na (YLSY) başvuruların yüzde 26 arttığını bildirdi.

Başvuran 12 bine yakın öğrenci arasından ALES puan üstünlüğüne göre 3 bin 400 öğrencinin mülakata çağrıldığını, 1100 öğrencinin başarı gösterdiğini belirten Büyük, mülakatları kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ve alanlarında uzman akademisyenlerle birlikte yaptıklarını anlattı.

1416 sayılı Kanun kapsamında yurt dışına gönderilen MEB bursiyerlerinin sanayide millilik kapsamında seçildiğine dikkati çeken Büyük, bu yıldan başlamak üzere üniversiteler adına doktora için yurt dışına öğrenci gönderdiklerini aktardı.

Öğrencilerle beraber yurt dışına gidecek eş ve çocuklarının sağlık harcamalarının da Bakanlık tarafından karşılandığını dile getiren Büyük, öğrencilerin döndüklerinde alanlarında göreve başlamaları konusunda bir takım düzenlemeler yaptıklarını kaydetti.

Etkinlikte, geçen yılki MEB’in YLSY etkinliğinde sunum yapan ancak geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un anısına hazırlanan video da gösterildi.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Moritanya’da Maarif Okulları öğrencisi üniversiteye geçiş sınavında birinci oldu

Yayınlandı

Yazar :

Hartum

Türkiye Maarif Vakfı (TMV) Moritanya Okulları, üniversiteye geçiş sınavlarında büyük başarı elde etti.

TMV Moritanya Lisesi son sınıfı burslu öğrencisi Halid Muhammed el-Muhtar Sidi Ahmed, 200 bin öğrenci arasında son 4 yılın en yüksek puanını alıp ülke birincisi oldu.

Türk Hava Yolları Moritanya Ofisi de eğitim hayatı boyunca Ahmed’in Türkiye’ye gidiş-geliş masraflarını üstlendi.

Eğitim için Türkiye’yi tercih ediyorlar

Tercihini doktorluktan yana kullanan Moritanyalı öğrenci, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından sağlanan Türkiye Bursları ile Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde okuyacak.

Moritanya’da kapatılan FETÖ okullarını enkaz halinde devralarak 2017-2018 yılında eğitim-öğretim faaliyetlerine başladıklarını belirten TMV Moritanya Ülke Temsilcisi Adil Tanış, “Türkiye Maarif Vakfı Okulları, kısa zaman içerisinde ülkenin en kaliteli eğitim kurumlarından biri haline geldi. Bu yıl yapılan üniversiteye geçiş sınavına katılan öğrencilerin genel başarı ortalaması yüzde 16’yken Maarif Okullarından sınava katılan öğrencilerin başarı ortalaması yüzde 92 oldu. Bu sene 62 mezunumuzun 56’sı, 26 farklı bölümde çeşitli Türk üniversitelerine kayıt hakkı kazandı.” ifadelerini kullandı.

Salgın sürecinde de dersleri aksatmayarak uzaktan eğitim uyguladıklarını söyleyen Tanış, öğrencileriyle mezuniyetlerinden sonra da irtibatlarını sürdürdüklerini kaydetti.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Geleneksel kaynakçılığı modern yöntemle öğreniyorlar

Yayınlandı

Yazar :

Bursa

Bursa’nın Yıldırım ilçesindeki Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde, geleneksel kaynakçılık eğitimleri okula kazandırılan cihazla modern yöntemlerle öğretilecek.

Bursa, Eskişehir, Bilecik Kalkınma Ajansının (BEBKA) “Mesleki Eğitimin Geliştirilmesi Mali Destek Programı” kapsamında 460 bin liralık hibeyle meslek lisesine “İleri Seviye Kaynak Teknikleri Atölyesi” kuruldu.

Hibeyle, okulun Metal Teknolojisi Alanı’na 1 adet yeni nesil kaynak simülatörünün yanında 4 adet gaz altı kaynak makinesi, 2 adet iki kollu duman emme ünitesi, 4 adet camlı kaynak masası, 5 adet kaynak siperliği ve 1 adet tek pistonlu kombine makas kazandırılarak öğrencilerin eğitimine katkıda bulunulması hedefleniyor.

Proje kapsamında 14 öğretmen ve 300 öğrenci eğitim alacak. Bilgisayar tabanlı eğitim sistemiyle öğrenciler simüle edilen ortamlarda kaynak bilgilerini kullanarak pratik yapacak ve kaynak tekniklerini temsili ve üç boyutlu ortamda uygulayacak.

“Okulumuza farklı teknolojik aletler de kazandırmayı düşünüyoruz”

Okul müdürü Musa İncekara, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Metal Teknolojisi Alanı’nın mesleki eğitimde önemli bir yer tuttuğunu, projelerinin 65 proje arasından seçildiğini söyledi.

Mesleki eğitimde teknolojiyi takip etmeye çalıştıklarını ifade eden İncekara şöyle konuştu:

“Kaynak simülasyonu bizim çok önemli. Hem öğrencileri teknolojiye alıştırma adına hem de iş güvenliği açısından hiçbir risk olmadan, malzeme sarfiyatı gerçekleşmeden ellerinin alışmasını sağlıyor. Yeni başlayan öğrenciler için çok büyük bir kazanç olacak. Bu simülasyonla beraber kurslar açacağız, dışarıdan yetişkin eğitimini de tamamlamış olacağız. Okulumuz ve mesleki eğitim adına çok büyük bir kazanç.”

Milli Eğitim Bakanlığının 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında mesleki eğitimin bir atılım gerçekleştirdiğini belirten İncekara, “Mesleki eğitimde ileri bir seviyeye geçtik. BEBKA da tam zamanında bize yetişti, güzel bir destek sağladı. İnşallah bundan sonraki süreçte de okulumuza farklı teknolojik aletler de kazandırmayı düşünüyoruz; özellikle robot kollar, robot kaynak makinesi, plazma kesme makinesi gibi.” dedi.

“İş kazası riski ortadan kalkacak, çevre sağlığı açısından da önemli bir kazanım elde edeceğiz”

Metal Teknolojisi Alan Şefi Feridun Yüzügüldü ise kaynakçılığın metalin, endüstrinin olduğu hemen her alanda vazgeçilmez bir araç hüviyeti taşıdığını, bunun da iyi bir eğitimle yapılabildiğini kaydetti.

Kaynakçılık eğitiminde ustalaşmanın uygulama esasıyla sağlandığını belirten Yüzügüldü, şöyle devam etti:

“Uygulama eğitiminde gerçek malzemeler kullanıldığı için malzeme sarfiyatı, çevre kirliliği oluyor, kaynak esnasında ortaya yoğun anlamda bir gaz ve ışık çıkıyor. Eğitim sırasında iş kazası riski de var. Bazı kaynak sistemlerinde koruyucu gaz kullandığımızda bu da çevreye yayılmakta ve olumsuz sonuçları olmaktadır. Kaynak simülatörüyle uygulama eğitimlerinin tamamını cihaz üzerinden vereceğiz. Böylelikle malzeme harcamayacağız, iş kazası riski ortadan kalkacak, çevre sağlığı açısından da önemli bir kazanım elde edeceğiz. Uygulama esnasında kaynak yönü, açısı gibi birçok parametreyi yönlendirerek öğrenciyi doğru yöne iletiyor ve el becerisi kazanması sağlanıyor.”

Öğrencilerinin yüzde 70’inin kendi alanlarında çalışabildiğini ifade eden Yüzügüldü, “Özellikle otomotiv sektöründe kaynakçılık çok büyük ihtiyaç. Doğru parametrelerle yapılmayan kaynak istenilen sonucu vermez. Doğru şekilde yetişen bir öğrenci dışarıdaki ürün, üretim kalitesini de artıracaktır, bu da ülke ekonomisine ciddi anlamda bir kazanç sağlayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.eğit

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖKten vakıf üniversitelerinin tıp fakültesi kurmalarına ilişkin yasal düzenlemeye teşekkür

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Prof. Dr. Yekta Saraç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, tıp eğitiminde ihmalin müsamahayla karşılanmasının telafisi mümkün olmayacak sonuçlara yol açacağına işaret etti.

Öğrencilerin gerekli ve yeterli tıp eğitimi alabilmeleri için teorik dersler dışında, uygulamalı eğitim de alarak sağlık hizmeti sunmaları gerektiğini vurgulayan Saraç, tıp fakültesi bulunan vakıf üniversitelerinin kendi hastanelerine sahip olmasının tıp eğitimi açısından niteliği artırıcı önemli etkileri olacağı, bazı aksamaları ortadan kaldıracağı gerekçesiyle dün Meclis tarafından önemli bir kanuni düzenleme yapıldığını anımsattı.

Tıp eğitimi açısından çok önemli olan bu yasal düzenlemeyle vakıf üniversitelerinin tıp fakültesi kurabilmeleri için kedilerine ait hastane olma şartı getirildiğini belirten Saraç, şunları kaydetti:

“Eğitim ve öğretimin niteliğine ve kalitesine sürekli dikkat çeken Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile hazırlanan, iktidar muhalefet değerli milletvekillerinin desteği ile Meclisimizde kabul edilen yasal düzenlemeden dolayı müteşekkir olduğumuzu ifade etmek isteriz.”

Okumaya Devam
Advertisement