İletişim : info@mebhaberim.com

Öğretmenler

Mebbis MTSK Direksiyon gorevlendirmelerinde hata var mı?

Yayınlandı

mebpersonel.com sitesinin haberine göre MEBBİS üzerinden yapılan uygulama sınavı görevlendirmesinde hata var.

MTSK Direksiyon Uygulama Sınavı Görevlendirmelerinde Hata Mı Var?
Bilindiği üzere 2019 yılına girilmesiyle beraber MTSK direksiyon uygulama sınavı görevlendirmeleri MEBBİS üzerinden yapılmaya başlandı. Sertifikası olan öğretmenler MEBBİS üzerinden görev talebinde bulunabilecekler.
İlk görevler Ocak ayında verilmeye başlandı. Bu yılki sınav görevi sayıları ”0” olarak sisteme işlendi. Geçtiğimiz yılda yapılan görevler ise yine öğretmenlerin görev aldığı sayılara göre sisteme işlendi.
Buraya kadar her şey tamam. Yani sınav görevi sayısına göre öğretmenlere görevlerin dağıtılması ve görev sayısı az olandan başlanması gerekiyor.
Sitemize ulaşan bilgilere göre İzmir’in Bayraklı ilçesinde bu duruma uymayan bazı görevlendirmeler yapılıyor. İddiaya göre bu yılki görev sayısı ”0” olan öğretmenler varken görev sayısı ”1” veya ”2” olan öğretmenlere görev çıkıyor. Sınav görevi sayısı ”0” olan öğretmenlere ise sistem yedek olarak görev veriyor.
Sınav görevlendirmelerinin sadece sınav görevi sayısına ve sertifika türüne göre yapılması gerekmektedir.
Mebpersonel.com olarak yeni geçilen bu sistemde hata olup olmadığının MEB tarafından incelenmesini öğretmenlerimiz adına talep ediyoruz…

Kaynak:mebpersonel.com

Açıkçası konu ile ilgili ufak bir araştırma yapıldığında durumun böyle olmadığı anlaşılmaktadır.

Öncelikle İzmir Bayraklı ilçesinde geçen hafta 2019’un 2. sınavı yapılmış. Yâni bu yerleştirmede 2 görev almış öğretmenin olması mümkün değil.

Belki hiç görev almayan öğretmen varken bu yıl 1 görev alan öğretmene sınav görevi verilmiş olabilir. Tabii bunun sebebi de görevlendirme sisteminin hatalı çalışması değil yönetmeliğin şu maddesi;

Direksiyon eğitimi dersi sınavı uygulama ve değerlendirme
komisyonu
MADDE 31 – (Değişik:RG-5/12/2015-29553)
(1) Direksiyon eğitimi dersi sınavı uygulama ve değerlendirme
komisyonu bir başkan ve bir üyeden oluşur. Başkan ve üye; Genel Müdürlük,
il/ilçe millî eğitim müdürlüğü personeli veya o ilçede bulunan okullarda görevli
öğretmenler (Mülga ibare: RG-7/3/2017-30000) (…) arasından, Bakanlıkça
verilmiş motorlu taşıt sürücüleri kursu direksiyon eğitimi dersi sınav sorumlusu
belgesi bulunan, en az yüksekokul mezunu, en az üç yıl önce alınmış ve
kursiyerin alacağı sürücü sertifikası sınıfından sürücü belgesi bulunanlar
arasından oluşturulur. Direksiyon eğitimi dersi sınavı uygulama ve
değerlendirme komisyonunda görevlendirilecekler arasında kursiyerin alacağı
sürücü sertifikası sınıfından sürücü belgesi bulunmaması halinde “M”, “A1”,
“A2”, “A” ve “B1” sürücü sertifikası sınıfından en az “A2” sürücü belgesi
olanlar, diğer sürücü sertifikası sınıfından ise en az “D” sınıfı sürücü belgesi
bulunanlar arasından oluşturulur. Komisyonun oluşumu ve görevlerine ilişkin
diğer usul ve esaslar Genel Müdürlükçe belirlenir. (2)

KAYNAK: MTSK YÖNETMELİĞİ

Yönetmeliğin bu maddesinde de belirtildiği üzere öncelik görev sayısında değil adayın alacağı sertifika türünden sertifikaya sahip öğretmenedir. Yâni C (Kamyon) ehliyeti alacak adaya öncelikle C veya E sertifikası olan öğretmen görevlendirilmek zorundadır.

Daha ilk görevlendirmelerden sistemin yanlışlığından söz etmek sizce de erken değil mi.

1 Yorum

1 Yorum

  1. Mehmet

    22 Kasım 2019 at 16:53

    Bende Ordu /Aybasti da ogretmenim aylardir ayni durumu yasiyoruz. Simdiye kadar 1 gorev almis olmama ragmen 3 hatta 4 defa gorev verilenler var

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Tetikçiler İstanbul İl Milli Eğitim Müdürünü Hedef Aldı

Yayınlandı

Yazar :

Sahiplerinin de Millî Eğitim Bakanlığı’nda üst düzey mevkilerde olduğu bilinen kamudanhaber.com ve mebpersonel.com haber siteleri daha önce Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk da dahil olmak üzere kendilerine uymayan Bakan Yardımcıları, kendilerinden olmayan Genel Müdürleri ve bürokratları hedef almıştı.

Şimdi sırada İstanbul İl Millî Eğitim Müdürü Levent Yazıcı var.

İstanbul İl Millî Eğitim Müdürü Levent Yazıcı’nın katıldığı bir programda söylediği bazı sözler haddi aşar derecede çarpıtılarak hem il milli eğitim müdürünü hem de komple Millî Eğitim Bakanlığı’nı ve Hükümetin yaptığı icraatları karalamaya yönelik yapılan bu haberlerin kaynağı hep aynı. kamudanhaber ve mebpersonel bunu meslek haline getirmiş durumdadır.

Milli Eğitim Bakanlığının yeni ortaöğretim tasarımında ele aldığı kariyer ofisleri uygulamasının öğretmene dönük kariyer çalışması gerçekleştireceğini anlatan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, öğretmenlikte atanma şeklinin hiçbir önemi olmadığını söyledi. “Önemli olan bu mesleğin mensubu olduğunuzu hissetmenizdir” diye konuşan Yazıcı “Öğretmenimizin görev yaptığı statünün bizim açımızdan hiçbir değeri yoktur. Bizim için değerli olan öğretmenin mesleğe olan inanmışlığı, adanmışlığıdır” dedi.

İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı burada sadece öğretmenlerimizin hepsini öğretmen olarak değerli gördüğünü söylüyor.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Adaylık kaldırma sınavı sonuçları açıklandı

Yayınlandı

Yazar :


08/12/2019 tarihinde yapılan Adaylık Kaldırma Sınavı (AKS) sonuçları açıklanmıştır.

Sınava giren adaylar sınav sonuçlarını kişisel MEBBİS sayfasından Aday Öğretmen Performans Değerlendirme Modülünden öğrenebilir.

http://mebbis.meb.gov.tr

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

900 ilçede öğretmen destek noktası kurulacak

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Lütfü Kırdar Kongre ve Kültür Merkezi’nde 2023 Eğitim Vizyonu ile “Birlikte Bir Yıl” toplantısında, 2023 Eğitim Vizyonu’na ilişkin sunum yaptı.

Toplantının en temel taşının öğretmen eğitimi olduğunu vurgulayan Bakan Selçuk, “Güçlü bir gelecekten söz ettiğimizde güçlü öğretmenlere ihtiyacımız var. Bununla ilgili toplumdaki bütünsel algı, bizim bu anlayışımızı güçlendiriyor.” dedi.

Çocukların ve ülkenin geleceği için bir tasarım yapmayı ama çok daha ötesinde bunu hayata geçirmeyi istediklerini ifade eden bunu en temel işlevler ve süreçler üzerinden yani okullar arasındaki imkan ve öğrenme farklarının kapatılması üzerine, öğretmenler ve okul yöneticileriyle birlikte yapacaklarını belirtti. 

Mesleki gelişim konusunda bir takım açılımlar oluşturduklarını, mesleki gelişimi hayata geçirirken yeni bir bakış açısıyla, kendi tecrübelerinden, öğretmenlerin önerilerinden yola çıkarak yeni bir çerçeve oluşturduklarını dile getiren Bakan Selçuk, sözlerine şöyle devam etti:

“Çocuklar için ne istiyorsak, onun aynısını öğretmen için de istiyoruz. Öğretmenlerimizle yeni bir eğitim yaklaşımıyla bu faaliyetleri yaparken sadece biraz zamana ihtiyacımız var. İmkanlar el verdiğince bu eğitimlerin sıradanlaştığını, yaygınlaştığını göreceksiniz. Öğretmenlerimizin nasıl dönüştüğüne hep birlikte tanık olacağız. 

YÖK ile birlikte işbirliği içinde öğretmen yetiştirmede kendi ülkemizin damarından gelen bir yaklaşım var. Bu damara uygun bir şekilde, uygulama ağırlıklı daha çok hayatın kendisini dikkate alan, akademik bilgiyi, çocuğa şefkat göstermeyi, yetiştirmeyi kapsayan bir yaklaşımı gündeme getirmek istiyoruz. Öğretmen yetiştirmeyi bütünsel olarak ele alıyoruz. Bizim 2035’lere kadar hangi branşta ne kadar öğretmene ihtiyacımız var çalışmasını tamamlamış bulunuyoruz. Buna göre de yüksek öğretimle bağlantısını da kontenjan sınırlaması biçiminde de ele alıyoruz. Uygulamanın daha çok yüksek olduğu eğitim sisteminin sahadaki karşılığını yansıtan bu modelle de eğitim fakültesini yeniden şekillendirmekle ilgili bir çalışma başlatıyoruz bazı fakültelerde.”

“Bu ülkenin çocukları, bizim deneme tahtamız değil”

Bakan Selçuk, 2023 vizyonunun hangi ay, hangi sene, neyin, nasıl, ne zaman, hangi sırayla yapılacağını gösterdiğini aktardı.

“Toplumdaki beklentinin çok çok farkındayız ama bir şeyin daha farkındayız. Eğer alt yapısı kurulmadan, eğer gereken çalışmalar yönetilmeden kararlar alırsak, çözümler üretirsek, şimdiki çözümlerimiz gelecekteki problemlerimiz olur. O sebeple alt yapı kurmadan, pilot çalışmasını yapmadan asla bir çalışma yapmıyoruz. 

Toplumdaki talebin ne olduğunu çok önemsiyoruz ama neyi çok daha fazla önemsiyoruz? Bu ülkenin çocuklarını. Bu ülkenin çocukları, bizim deneme tahtamız değil. Dolayısıyla gereken hazırlığı yapmadan, gereken alt yapıyı çalışmadan, nasıl akademik hayatta basamak basamak ilerliyorsak, nasıl bir takım projeleri yürütürken adım adım yapılandırıyorsak, aynı yapılandırma ne için de geçerli? Elbette Milli Eğitim Bakanlığı’nın sisteminin dönüştürülmesiyle.”

900 ilçeye öğretmen destek noktası

İlçe düzeyinde 900’den fazla öğretmen destek noktası kurulacağını belirten Bakan Selçuk, “İl ve ilçe düzeyinde destek noktaları vasıtasıyla Türkiye’nin öğretmen eğitiminin, okullarındaki, sınıflarındaki her türlü iş ve işlemin nasıl geliştirileceğine dair ortak bir fikir, düşünce ve eylem alanı oluşturuyoruz. Destek noktaları vasıtasıyla sürdürülebilir ve sürekli eğitimi hedefliyoruz.” dedi.

Kimi zaman “Öncelikler bunlar mı?” şeklinde bir algının oluştuğunu ifade eden Bakan Selçuk, “Evet öncelikler bunlar. Öncelik demek, bir işin önce yapılması anlamına gelmiyor. Öncelik demek, zaman, finansman, zemin isteyen işlerin uzun soluklu olduğunu, eğitimin bir maraton meselesi olduğunu, eğitimin 100 metre koşusu olmadığını, eğitimin büyük bir Transatlantiği dönüştürme meselesi olduğunu ve bunun sadece bizim meselemiz olmadığını, bütün dünyanın meselesi olduğunu kabul etmek ve küçük bir takım sürprizlerle, birlikte bütünsel ve estetik bir anlayış içinde ele almayı çok önemsiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Selçuk, sözleşmeli öğretmenlerle ilgili söz verdikleri gibi süreyi kısaltma noktasında bir çabalarının olduğunu, bunun da TBMM onayıyla hayata geçtiğini, ayrıca öğretmenlik meslek kanunu tasarısını da paydaşlardan görüşler alarak Cumhurbaşkanlığı makamına sunduklarını, bununla ilgili çalışmaların devam ettiğini hatırlattı. 

Okul profilini değerlendirme sistemine değinen Bakan Selçuk, “Biz, bir okulun belirli parametreler üzerinden nerede, ne durumda, nasıl olduğunun fotoğrafını çekmek durumundayız. Bunun pilotu bitti, uygulamaya geçiyor. Türkiye’deki her bir okulun hangi parametrede, hangi bileşende ne eksiği var, nerede ne problemi var, geliştirilmesi için nasıl bir destek lazım, bu desteği kim verecek, bu mobil olarak nasıl izlenecek, finansmanla bağlantısı nasıl kurulacak, okullara verilen bütçelerin bir matris üzerinden nasıl yapılacak, bunların çalışmalarının tamamı bitti.” dedi.

Dünya çapında bir yapay zeka alt yapısı kurduklarını, pilotlarının da bittiğini bu alanda çalışmalara devam ettiklerini belirten Selçuk, 81 ilde ölçme değerlendirme merkezi kurduklarını anlattı.

Çocukların dinleme, konuşma, okuma, yazma becerilerini ayrı ayrı ele alma ihtiyacı olduğunu, son 6 aydır çocukların dört beceriye dayalı olarak ölçümlemesini yapabildiklerini aktaran Selçuk, “Türkçe’de ilk kez, bu tür bir bu yaş seviyesinde, bu öğretim kademesinde dört dil becerisini ölçerek Türkçe’yi öğretmeyi önemli bir hale getirmiş olduk. Araçlarını da geliştirmiş olduk.” diye konuştu.

Coğrafi bilgi sistemine ilişkin bilgi veren Selçuk, bu sistem sayesinde bütün okulları uydudan izleyebildiklerini, fiziki koşullarını takip edebildiklerini, okulların ihtiyacını veriye dayalı belirlediklerini söyledi.

“Paradigmal bir dönüşüme ihtiyaç var” 

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bugün 2040’larda iş dünyasına atılacak çocukların ilkokulda olduğunu belirterek, “Onlar bize diyecekler ki, bu kadar büyük bir değişimin yaşandığı dünyada ki dünya tarihinde 3 büyük kırılma varsa 4’üncü kırılmanın geldiği bir döneme giriyoruz. İşlerin en az dörtte üçünü robotların yaptığı, otomasyonun artık sıradanlaştığı bir döneme doğru gidiyoruz.” dedi. 

Çocukların “Siz bizi neye hazırladınız?” diye soracağını anlatan Selçuk, bunun cevabını verebilmek için bugünden paradigmal bir dönüşüme ihtiyaç duyulduğunu söyledi. 

Selçuk, paradigmal dönüşümler için öncelikle mekanizmanın kurulmasının önemine işaret ederek, “Mekanizma kurulmadan asla kültür yeşermez, kültür yeşermeden asla zihniyet dönüşmez. ” diye konuştu. 

Altyapının henüz hazır olmaması nedeniyle bu sene bütün sistemin değişmediğini anlatan Selçuk, hazırlanması için çok uzun olmayan bir sürece ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. 

Bakan Selçuk, her zaman her yerde özgürce öğrenmenin söz konusu olduğu, hayatla bütünleşmiş, tasarımın çok önemli olduğu bir eğitimi hedeflediklerini vurgulayarak, şöyle konuştu: 

“Bunu yapabiliriz. Bütün sistem sınava adam hazırlamaktan insan yetiştirmeye doğru yönelen bir evrilme içinde. Bunun için okullar arasındaki başarı, imkan ve öğrenme farkının azalması gerekiyor ki sınavın baskısı azalsın. Dolayısıyla bizim şu anda hayata geçirdiğimiz şey bütün bu farkları azaltan ve bu farklar sonucunda insan yetiştirmeyi çok çok öne çıkardığımız bir husus. ‘Bilgi kuramı’ dersi de bunlarla ilgili. Bunun altyapısı da çalışıldı, tamamlandı. Pilot çalışmalarla beraber hayat geçirilecek.” 

Çocukların, derslerin çeşitlerinin azaltılması ve okulların ders çizelgelerinin yeniden yapılandırılmasıyla düşünmeye, tasarlamaya fırsat bulacağını anlatan Bakan Selçuk, bu anlamda da en kritik fikirlerden birinin, tasarım ve beceri atölyesi olduğunu kaydetti. 

Selçuk, başlangıçta kendisine hedef olarak bir yıl içerisinde 250 tasarım ve beceri atölyesi konduğunu belirterek, bunu az bulduğunu ve şu anda 5 binin üzerinde bitmiş atölyenin bulunduğuna dikkati çekti. 

“Bir değişim çalışması içindeyiz” 

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Ankara’da, Adıyaman’da, Ağrı’da, Türkiye’nin birçok yerinde binlerce atölye kurulacağını anlattı. 

Çocukların her şeyden az az değil, belli şeylerden daha derin içeriklerle karşılaşması gerektiğini ifade eden Selçuk, “İlkokul, orta okul ve lisede sistem dönüşümü yürüyor. Bütün paydaşlarımızla, 100’ün üzerinde paydaşımızla biz orta öğretimde, ilkokulda, orta okulda bir değişim çalışması içindeyiz.” dedi. 

Selçuk, dünyada da eğitimde değişim dönüşüm çalışmalarının sürdüğünü söyledi. 

Bu dönüşümle öğrencilerin alan derslerinde derinleşme imkanı bulabileceğini ifade eden Selçuk, “Kendilerini keşfetmeye zamanları olacak. Sosyal, duygusal becerilere de yer vereceğiz. E-okul’a da sosyal, duygusal becerilerle ilgili bir modül ekledik. Çocuklarımızın da bu becerilerini dikkate alan bir sistemden söz ediyoruz. Çocukların yetenek ve meraklarına uygun, kişiselleştirilmiş ders çizelgesi yapabilmesiyle ilgili de altyapıyı tamamladık, pilotları bekliyoruz.” diye konuştu. 

Selçuk, özel eğitim konusunda çocukların ihtiyaçlarının karşılanmasını da çok önemsediklerini vurgulayarak, özel gereksinimli çocukların eğitim haklarını genişletmek için engellerin ortadan kaldırıldığını söyledi. 

Sanat ve sporu da önemsediklerini, bu konuda altyapı kurmak için çalışmalar yürütüldüğünü anlatan Selçuk, spor salonlarının ve yüzme havuzlarının ortak kullanıma açıldığını söyledi. 

Ara tatil uygulamasının sadece takvim değişikliği olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Selçuk, şöyle devam etti: 

“Eğitimde verimlilik için ara tatilden söz ediyoruz. Yazın tatil ne kadar uzunsa araştırmalar diyor ki yaz unutması o kadar artar diyor. Hiçbir ülkede 3 aylık tatil yok. İmkanı zayıf çocuklar için yaz tatili öğrenmenin daha da düştüğü bir dönem. İmkanı çok yüksek olan çocuklar için yazın başka fırsatlar da edinebildikleri, başka adaletsizliklerin de ortaya çıktığı bir durum var. Çocuklarımız için ara tatildeki binlerce etkinlik önerimiz ve altyapı kurmamız sonucunda yapılan faaliyetler oldukça fazla.” 

Okul seçimini kolaylaştıracak bir tercih robotu uygulamasının hayata geçirildiğini ifade eden Selçuk, yapay zeka uygulaması sayesinde öğrencilerin sınav sonuçlarını girerek tercihlerine yardımcı olunduğunu söyledi. 

Selçuk, sektör temsilcileriyle yapılan görüşmeler neticesinde müfredat oluşturulduğunu ifade ederek, meslek lisesi konusunda çalışmaların devam ettiğini belirtti.

Bakan Selçuk, konuşmasının ardından salonda bulunan katılımcılarla özçekim yaptı. 

Okumaya Devam