İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

MEB yabancı dil eğitimini masaya yatırıyor

Yayınlandı

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Eylülde çok yönlü olarak öğretmen eğitimi, okullarımızın şartlarının düzenlenmesi, materyal, ders araç ve gereçlerinin tanzimi gibi birçok parametrede, Türkiye’deki okullarda yabancı dil öğretiminin nasıl dönüştürülebileceği konusunda büyük ölçekli pilotlamalarımız başlayacak.” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü tarafından, 2023 Eğitim Vizyonu hedefleri doğrultusunda planlanan yabancı dil eğitimi reformu kapsamında, yabancı dil politikalarının, dil öğretim standartlarının ve sınıf içi uygulamalarının geliştirilmesi, yabancı dil öğretmenlerinin genel ve özel alan yeterliklerinin artırılması hedefine dönük olarak “Yabancı Dil Eğitim Forumu” düzenlendi.

Forumun açılışında konuşan Milli Eğitim Bakanı Selçuk, yabancı dil eğitiminin, 2023 Eğitim Vizyonu çerçevesinde önemsedikleri konulardan biri olduğunu söyledi.

Yabancı dil eğitimi konusunda ulusal ve uluslararası düzeyde birçok uygulama olduğuna işaret eden Selçuk, kendilerine özgü bir model ve modalite geliştirme ihtiyacının olduğunu vurguladı.

Selçuk, literatürden hayata değil hayattan literatüre giden eylem sürecinin çok daha işlevsel olacağını belirterek, “Okullarımızdaki çocuklarımızın, öğretmenlerimizin, yöneticilerimizin yaklaşımları, velilerimizin tutumları, bunların hepsinin yabancı dillerle ilgili nasıl bir bağlamda olduğunu ortaya koymadan, literatür temelli bir çalışma yapmamız sıkıntı.” diye konuştu.

Eğitim fakültelerinden bazılarının yabancı dil eğitimi konusunda ihtisaslaşmasını beklediklerini ifade eden Selçuk, “Dünyada birçok üniversitede matematik, fen, dil veya öğretmen eğitimi öne çıkabilir. Bu tür meşhur üniversiteler ve fakülteler var.” ifadesini kullandı.

“Eylülde büyük ölçekli pilotlamalarımız başlayacak”

Selçuk, forum kapsamında katılımcıların birikim ve eleştirileri çerçevesinde bundan sonra yapılacaklar konusunda strateji ve politika belgesinin ortaya konulmasının önemini vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Devlet okullarında yürüttüğümüz pilot çalışmalar var. Resmi okullarımızda yürüyen bu pilot çalışmaların sonuçlarını merak ediyoruz. Eylülde çok yönlü olarak, öğretmen eğitimi, okullarımızın şartlarının düzenlenmesi, materyal, ders araç ve gereçlerinin tanzimi gibi birçok parametrede Türkiye’deki okullarda yabancı dil öğretiminin nasıl dönüştürülebileceği konusunda, birdenbire bütün ülkeyi etkilemeksizin, daha küçük gruplarda büyük ölçekli pilotlamalarımız başlayacak. Pilotlamaların sonucunda bir sonraki yıl ülke ölçekli yeni bir model ve hayattan yola çıkan bir yaklaşımla bu işi gündemde tutacağız.”

Yabancı dil eğitimini sadece bir ders veya müfredat konusu olarak görmediklerinin altını çizen Selçuk, “Bunu ekonominin kalkınmasıyla ilgili bir mesele olarak da görüyoruz. Türkiye’nin dünya devleti olmasıyla ilgili olarak da görüyoruz. Dolayısıyla bu bizim için sadece operasyonel bir mevzu değildir, aynı zamanda stratejik bir meseledir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Öğrencilerimizi neden konuşturamadığımızın cevabını aramalıyız”

Açılışta konuşan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Emrullah İşler de Türkiye’de eğitimin tüm kademelerinde yabancı dil öğretilmesine karşın istenilen neticenin elde edilemediğini belirtti.

Yabancı dil öğretmenlerinin, dünyada uygulanan yabancı dil öğretim tekniklerinin hepsini öğrenerek yetiştiklerine işaret eden İşler, “Öğretmenler sınıftaki sürenin yüzde 90’ında konuşuyor. Bu durumda diyalog değil monolog söz konusu oluyor. Öğrencilerimizi neden konuşturamadığımızın cevabını aramamız gerekiyor.” dedi.

İşler, forumdan çıkacak sonuçların Türkiye’de yabancı dil eğitiminin seviyesinin yükselmesine katkı sağlamasını diledi.

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı da Türkiye’deki yabancı dil eğitiminin bugüne kadar birçok konu üzerinden tartışıldığını belirterek, forumla amaçlarının ortak bir akıl ile toplumsal mutabakat metni oluşturmak olduğunu kaydetti.

Atölye çalışmaları yapılacak

Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü uzmanlarının koordinasyonunda iki gün sürecek forumda, dünyada ve Türkiye’de yabancı dil öğretimi, İngilizce, Almanca, Fransızca ve Arapça dil gruplarının öğrenme yöntem ve teknikleri, öğretmen yeterlikleri, teknolojinin dil öğretimindeki rolü ve okul ekosistemleri konu başlıklarında atölye çalışmaları gerçekleştirilecek.

Forum, İngilizce, Almanca, Fransızca ve Arapça dil öğretimine yönelik alanda faaliyette bulunan Goethe Institute, British Council, Institute de France gibi kültür enstitüleri, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve yabancı dil öğretmenlerinin katılımıyla yapılıyor.

Bu arada, açılışa İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Dominick Chilcott de katıldı.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Çocuklar yeni eğitim öğretim döneminde okula gitme kaygısı taşıyabilir

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

Yeşilay Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk, zoom uygulaması üzerinden “Pandemi ve Sonrasında Okul Fobisi ve Davranışsal Bağımlılıklarla Mücadele Eğitim Programı” düzenledi. 

Yeşilay Başkanı Öztürk, programda yaptığı “Pandemi Süreci ve Sonrasında Okul Fobisi” başlıklı sunumunda, çocukların salgın sürecinde okuldan ayrı kalma ve evde uzun süre bulunma gibi iki ayrı riskle karşılaştığını anlattı.

Çocukların Kovid-19 tedbirleri kapsamında uzun süredir okula gidemediklerini anımsatan Öztürk, şöyle konuştu:

“Okula gitmek istemeyenler dahi okulu özlemeye başladı. Çocuklarda okulla ilgili tuhaf bir duygu oluştu. Bir kısmı tatil havasına girdi, bir kısmı online olarak eğitimlerine devam etti. Bu, tekrar okulların başlayacağı eylül dönemi için birtakım riskler oluşturuyor. Bu nedenle birinci konumuz okul fobisi oldu. Yani okula gitmek istemeyen çocuklarda bununla karşılaşır mıyız? Bu gerek okuldan uzak kalmayla ya da okuldan soğumayla alakalı gerekse de içinde yaşadığımız temel problem olan virüs korkusuyla olabilir. Kaygılar tetiklenip okula gitmek istemeyen bir çocuk grubuyla ağustosun sonunda karşılaşacak mıyız ki böyle bir ihtimal var.”

Öztürk, bu eğitimle yeni eğitim öğretim döneminde okula gitmek istemeyen çocuklarla karşılaşabilecek rehber öğretmenlerin ve psikologların, bilgilerini tazelemek ve onları yeni döneme hazırlamak istediklerini dile getirdi.

“Günümüz çocukları için evde kalınca yapacakları şey online olmak”

Bu süreçte ikinci büyük riskin çocukların uzun süre evde kalması olduğunu belirten Öztürk, “Günümüz çocukları için evde kalınca yapacakları şey online olmak. Tablet, telefon ya da bilgisayardan oyun ya da sevdiği bir etkinliğe katılmak ve uzun süre ekran maruziyeti. Bu da bir problem. Çünkü ailelerden bu yönde şikayet geldiğinde hepimizin ortak söylemi şuydu; ‘Buna bir alternatif bulacaksınız.’ Kapalı mekanda nasıl bir alternatif bulunur o da ayrı bir konu. Büyük bir efor sarf etmeniz gerekiyor. Bu anlamda efor sarf eden aileler, çocuklarıyla ilişkilerini tekrardan düzene sokanlar, çocuklarını yeni tanıyanlar, çocuklarının kişiliklerini fark edenler olduğu gibi maalesef çocuklarıyla anlaşamayanlar da oldu. Bunların hepsi bu sürecin birer yansımaları.” değerlendirmesinde bulundu.

Okul fobisi ve okul reddi kavramlarının ortaya çıkış nedenlerine ve tarihine değinen Öztürk, “Teknoloji bağımlılığı çok net bir okul reddi nedenidir. Özellikle ergenlik döneminde okul reddi olan çocuklarda teknoloji bağımlılığının çok önemli bir risk olduğunu düşünüyoruz. Çünkü oyun başından kalkıp okula gidememek ciddi bir problem.” ifadelerini kullandı.

“Kaygısı tetiklenmiş birçok çocukla karşılaşacağız”

Sunumunun ardından katılımcıların sorularını yanıtlayan Öztürk, “Pandemi sürecinde hastalık bulaşma korkusu nedeniyle okul reddi olan olgularda tanısal yaklaşımımız nasıl olmalı?” sorusu üzerine şunları söyledi:

“Burada tabii yeni bir şeyle karşı karşıyayız. Ne göreceğimizi çok bilmiyoruz. Yüksek ihtimalle kaygıları tetiklenen çocuklar gelecek. Yani zeminde kaygısı olan ama ortaya çıkmayan belki de ya da var olan, bu kaygılar tetiklenerek bize gelecek. Hastalık bulaşma korkusu dediğimiz kaygı muhtemelen kompulsif bozukluk vakası olarak karşımıza gelecek. Bu konudaki aşırı tedirginlik, kaçınma, tedbir ve temizlikle ilgili şeyler belki bir obsesyon olarak gelecek ya da öbür bir panik atak yaşama şeklinde olacak. Bu süreçte kaygısı tetiklenmiş birçok çocukla karşılaşacağız. Bunu yönetirken rehber öğretmenlerimizin mutlaka okulun ilk açıldığı günden itibaren pandemi sürecindeki hijyen kurallarıyla ilgili yönetimi iyi yapmalarına ve çocukları rahatlatıcı psikoeğitim vermelerine ihtiyaç var.”

Çevrim içi seminer formatında düzenlenen programda uzmanlar, okul fobisi ve davranışsal bağımlılıklarla ilgili tedavi yöntemlerini ve yaklaşımları anlattı.

Yaklaşık 3 bin kişinin katılımı beklenen ve tüm oturumlara katılanların sertifika almaya hak kazanacağı eğitim programı, yarın sona erecek.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Bakan Selçuk: Uzaktan eğitimi eğitim sisteminin parçası yapmak için yeni bir proje çalışmasının içindeyiz

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Ziya Öğretmen ile Eğitim Buluşmaları” kapsamında Kahramanmaraş’taki meslektaşlarıyla video konferans yöntemiyle bir araya geldi. Görüşmede, öğretmenler tüm öğrencilerine ulaşabilmek için ürettikleri çözümleri, ders notlarını okulda çoğaltarak evlere bıraktıklarını, bayramda çocuklara şeker ve hediyeler götürdüklerini, özel gereksinimli öğrencilerle telefonda ders yaptıklarını, kapı önü sohbetleriyle hasret giderdiklerini anlattı.

Türkiye’nin uzaktan eğitimde öğretmenlerin özverisi sayesinde önemli bir yerde olduğunu belirten Bakan Selçuk, “Biz meslektaşız. Çocuklar için aynı amaca yönelik olarak çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı. Selçuk, öğretmenlerle beraber bir işi yükleniyor olmak ve birlikte çocuklara hizmet etmekten büyük mutluluk duyduğunu vurguladı.

Öğretmenlerin, salgın sürecinde fayda gördükleri uzaktan eğitimin bundan sonraki süreçte de bazı konularda devam etmesini istemesi üzerine Bakan Selçuk, “Uzaktan eğitimi önümüzdeki yıllarda da Türk eğitim sisteminin olağan bir parçası olarak yapmak için yeni bir proje çalışmasının içindeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Kahramanmaraş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi atölyesinden toplantıya katılan Leyla Çakmak, maske üretimi yapan mesai arkadaşlarıyla Bakan Selçuk’u selamladı. Bunun üzerine Bakan Selçuk, emeklerinden dolayı öğretmenlere teşekkür ederek tüm ülkenin kendileri için dua ettiğini aktardı. Selçuk, öğretmenlerin çabalarının sadece Türkiye’de değil, dünyada da yankı bulduğunu belirtti.

Edebiyat öğretmeni Ramazan Avcı da Bahattin Karakoç’un öğretmenleri anlattığı “İnsanlık Türküsü” şiirini okudu. Bakan Selçuk, Avcı’ya çocuklara verdiği emek için teşekkür etti.

Müzik öğretmeni Mahmut Kırbaş ise Abdurrahim Karakoç’un Mihriban türküsünü Bakan Selçuk’a armağan etti. Mihriban’ın çok sevdiği bir türkü olduğunu söyleyen Bakan Selçuk, “Bu türkü bin yıl dinlense kimse bıkmaz.” ifadesini kullandı.

18 yaş altı için sokağa çıkma izninde tedbirleri alarak okullarına gelen 8’inci sınıf öğrencileri de öğretmenleriyle birlikte Bakan Selçuk ile konuşmak için bilgisayar karşısına geçti. Bakan Selçuk, öğrencilere “Hayatta sizi çok güzel başarılar bekliyor.” diye seslendi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Sorumluluk sınavları 22-30 Haziranda yapılacak

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafından illere gönderilen yazıya göre, tüm derslerden başarılı olan öğrenciler ile başarısız dersleri bulunanlardan yıl sonu başarı puanı en az 50 olan öğrenciler sınıfını doğrudan geçecek. Alt sınıflar da dahil, başarısız ders sayısı toplamına bakılmaksızın doğrudan sınıfını geçemeyen öğrenciler ise baraj, ders ayrımı yapılmaksızın sorumlu olarak bir üst sınıfa geçecek.

2019-2020 eğitim ve öğretim yılında sorumlu geçilen derslerini kapsayacak şekilde yapılacak sorumluluk sınavlarına 9, 10, 11 ve 12’inci sınıf öğrencileri ile hazırlık sınıfında öğrenim gören öğrenciler katılabilecek.

Sınavlar, öğrenci ve velilere duyurulup okul yönetimlerince gerekli tedbirler alınarak 22-30 Haziran’da gerçekleştirilecek.

Öğrenciler, sınavlarda, 2019-2020 eğitim ve öğretim yılının derslerinden birinci döneme ait konu ve kazanımlardan sorumlu olacak.

Okumaya Devam