İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

MEB-TRT iş birliğiyle lise öğrencilerine gazetecilik eğitimleri başlıyor

Yayınlandı

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT), liselerin 11 ve 12’nci sınıf öğrencilerine yönelik “gazetecilik eğitimleri”nin düzenlenmesi ve meslek liselerindeki alan öğrencilerine TRT’de beceri ve staj imkanının sağlanmasına yönelik iş birliği yaptı.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, TRT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren, Türk Telekom Sosyal Bilimler Lisesi’nde, “Gazetecilik Eğitim Protokolü”nü imzaladı.

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mustafa Safran, törendeki konuşmasında, TRT Genel Müdürlüğü ile gazetecilik eğitimini planladıklarını belirterek böyle bir eğitime üniversitelerin iletişim fakültelerinde bile rastlamanın çok zor olduğunu ifade etti.

Okullardan Türkiye’nin en iyi sosyal bilimcilerini, beşeri bilimcilerini ve gazetecileri yetiştirmek istediklerine işaret eden Safran, şunları kaydetti:

“Analitik bakış açısı kuvvetli bireylere ihtiyaç bugün daha fazla görünüyor. Sizlerin iyi yetişmesi, adaletli analizler yapmanızı ve isabetli karar vermenizi sağlayacaktır. Bizim vicdanlı, ahlaklı, muhabbetli, merhametli bilim insanlarına, gazetecilere ve bürokratlara ihtiyacımız var. Size verilecek gazetecilik eğitimine özellikle bu nazarla bakmanızı istiyoruz. Tüm gayemiz adil ve kritik bir bakış açısı kazanmanız.”

“Okuyun, araştırın”

“Bu okul çatısı altında her duyduğunu sorgulamadan inanan tek bir öğrenci ya da öğretmen varsa biz hedefimizden şaşmışız demektir.” diyen Safran, “Gençler, bu okulda bilgi ve malumatın farkını sizlere öğretememişsek bu eleştirel bakışı sizlere kazandıramamışsak durup düşünmemizde fayda var.” değerlendirmesinde bulundu.

Sadece ders programlarıyla bu bakış açısını kazanmanın yeterli olmayacağına işaret eden Safran, öğrencilere “O nedenle sadece ders çizelgenizde yazanla veya kitaplarla yetinmemeniz gerekiyor. Okuyun, araştırın, bilginin ilk kaynağına ulaşmadan kimseyi bilgilendirmeye kalmayın. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma gayretinde asla bulunmayın.” sözleriyle seslendi. 

“7-8 saatimizi başımız öne eğik, tabletlerde ve cep telefonlarında geçiriyoruz”

TRT Genel Müdürü İbrahim Eren ise protokolün “Gençler için Gazetecilik” programını alacak gençlere, Milli Eğitim Bakanlığına ve TRT’ye hayırlı olması temennisinde bulundu. 

Medyanın giderek daha da fazla tüketildiğine işaret eden Eren, şöyle konuştu:

“Tabletlerle, cep telefonuyla ve diğer dijital mobil cihazlarla biz aslında daha fazla içerik tüketiyor, ekranla daha fazla muhatap oluyoruz. Geleneksel medya yerini gitgide dijital medya araçlarına bırakıyor ama bizim ekranla olan süremiz artıyor. Eskiden sadece televizyon olduğu günlerde maksimum 2-3 saat televizyon seyrederken şimdi elimizdeki cep telefonu ve tabletlerle günde 7-8 saatimizi başımız öne eğik, tabletlerde ve cep telefonlarında geçiriyoruz. TRT olarak amacımız Twitter, Facebook, Instagram gibi dijital platformlarda yayılan haberleri sağlıklı biçimde analiz etmenizi sağlamak. Bir haberin doğruluğu nasıl anlaşılır ile ilgili bilgi ve birikimlerimizi aktarmak. Ancak şunu itiraf ediyorum. Acaba bu sürecin sonucunda sizler mi bizden öğreneceksiniz yoksa sizler mi bizden öğreneceksiniz, onu merak ediyorum.”

Konuşmaların ardından Bakan Ziya Selçuk, Bakan Yardımcısı Mustafa Safran ve TRT Genel Müdürü İbrahim Eren protokolü imzaladılar ve daha sonra TRT’den sertifika alan öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirdiler.

Öğretim programları güncellenecek

Protokole göre, Milli Eğitim Bakanlığı ile TRT-TRT World Kanal Koordinatörlüğü iş birliğinde TRT World Citizen sosyal sorumluluk programı kapsamında tarafların mutabakatı ile belirlenecek resmi ve özel ortaöğretim okullarda 11 ve 12’nci sınıf öğrencilerine yönelik “Gençler için Gazetecilik” programı düzenlenecek. Bu kapsamda öğrencilerin, gazetecilik, yazılı-sözlü hikaye anlatımına/yazılı-sözlü iletişime ilişkin bilgi, beceri ve yeteneklerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılacak, telefon, tablet gibi mobil araçlar kullanılarak video çekim ve düzenleme tekniklerine ilişkin becerileri geliştirilecek.

Ayrıca, yaratıcı yazım teknikleri konusunda bilgi ve becerilerinin artırılması, kendilerini ifade etme ve özgüven ve becerilerinin gelişiminin sağlanması, gazetecilik alanında ve gazetecilik mesleği ile ilgili merak ve öğrenme isteğinin oluşturulması da amaçlanıyor. 

Protokol kapsamında, mesleki ve teknik eğitimde gazetecilik alanında öğretim programları ve eğitim materyalleri güncellenecek, alan öğretmenlerine güncel teknolojiye uygun teorik ve uygulamalı eğitim verilecek ve alan öğrencilerinin TRT’de işletmelerde beceri eğitimi almaları sağlanacak. Alan öğrencilerine TRT’de işletmelerde beceri ve staj imkanı sağlanacak. Alan mezunlarının TRT’de istihdamlarına mümkün olduğu ölçüde öncelik sağlanacak.

MEB, ilk kez dört beceride Türkçe sınav pilot uygulamasını başlatmıştı. TRT ile yapılan işbirliği kapsamında Türkçede dört dil yeterliliğinin (okuma, yazma, konuşma ve dinleme) ölçülmesine yönelik materyal geliştirilmesine TRT’nin destek vermesi kararlaştırıldı. 

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Öğrenciler ekran ve sosyal medya bağımlılığından projeyle uzaklaştı

Yayınlandı

Yazar :

Kırşehir

Milli Eğitim Bakanlığınca Kırşehir’de pilot olarak uygulanan “Kırşehirli Genç Ahiler Çalışma Hayatında” adlı projeyle öğrenciler, Ahi duasıyla teslim edildikleri esnafın yanında iş deneyimi edindi.

Kırşehir Valiliğinin öncülüğünde, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Kırşehir Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) ile Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin (KESOB) iş birliğinde 8 Temmuz-9 Ağustos tarihlerinde uygulanan projenin sonuç raporu yayımlandı.

Farklı kurumlardan oluşturulan komisyonun hazırladığı rapora göre, Kırşehir’deki okulların 8, 9 ve 10’uncu sınıflarından 575 öğrenci, proje kapsamında Kırşehir Milli Eğitim Müdürlüğüne müracaat etti.

KTSO’ya bağlı 179 ve KESOB’a bağlı 121 işletme, toplam 506 öğrenci için talepte bulundu. Yapılan değerlendirmeler sonucunda 481 öğrenci çeşitli iş yerlerine yönlendirildi.

Mesleklerin tanınması ve öğrencilerin mesleki çalışma şartlarıyla daha erken yaşlarda tanışmasını amaçlayan projeye gönüllülük esasına göre dahil olan ve Ahi duasıyla esnafa teslim edilen öğrenciler, bir aylık sürede çeşitli kriterlere göre belirlenen uygun esnafın yanında gözlem yapabilme imkanı buldu.

Raporda, öğrencilerin elde ettiği kazanımlarla ilgili şu bilgilere yer verildi:

“Öğrencilerimizdeki ekran ve sosyal medya bağımlılığının olumsuz etkilerinin azalması sağlanmıştır. Öğrencilerimizin, kazanacakları hayat tecrübesi ile okullarında daha verimli olmalarına imkan sunulmuştur. Ahiliğin başkenti Kırşehir’de mesleki eğitimle ilgili yeni bir başlangıç noktası ortaya konulmuştur. Öğrencilerin çalışma hayatını tanımalarına fırsat sunulmuştur. Girişimcilik yönleri teşvik edilmiştir, sosyalleşmelerine katkı sunulmuştur.”

“Kırşehirli Genç Ahiler Çalışma Hayatında” projesi, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mustafa Safran’ın haziran ayında Kırşehir Valisi İbrahim Akın’ı ziyaretinin ardından imzalanan protokolle hayata geçirilmişti.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Teknoloji alanında doktora yapmak isteyenlere burs fırsatı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından bilgi güvenliği, blok zincir teknolojileri, bulut bilişim, nesnelerin interneti, yapay zeka ve enerji teknolojileri gibi alanlarda yurt dışında doktora yapmak isteyen öğrencilere burs sağlanacak.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Yurt Dışı Doktora Burs Programı kapsamında Cumhurbaşkanlığı Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu ile TÜBİTAK Yönetim Kurulunun belirlediği alanlarda yurt dışında doktora yapmak isteyen öğrencilere destek verilecek.

Bilgi güvenliği, biyoenerji, blok zincir teknolojileri, bulut bilişim, eklemeli (additive) imalat, enerji depolama teknolojileri, enerji verimliliği, geniş bant teknolojileri (kablolu/kablosuz iletişim teknolojileri, IP teknolojileri), güneş enerjisi, kömür teknolojileri, kuantum teknolojileri, mikro/nano/opto-elektromekanik sistemler, nesnelerin interneti, robotik, mekatronik ve otomasyon, rüzgar enerjisi, tarım ve hayvan biyoteknolojisi ile yapay zeka ve makine öğrenmesi alanlarında uzmanlaşmak isteyen öğrenciler, yurt dışında bir doktora programına kayıt yaptırmış olmaları şartıyla programa başvurabilecek.

Son başvuru tarihi 21 Ekim

Söz konusu programa, lisans öğrenimlerinde son sınıfa geçmiş, lisans öğrenimini tamamlamış, bir lisansüstü programına kayıtlı veya bir lisansüstü programını tamamlamış öğrenciler müracaatta bulunabilecek.

Son başvuru tarihi 21 Ekim olan program kapsamında, burs almaya hak kazanan öğrencilere yol, aylık yaşam gideri, öğrenim harçları ve sağlık sigortası desteği verilecek.

Bursiyerlerin, belgelemeleri koşuluyla kayıt yaptırdığı okulun başvuru ücreti, öğrenim görülecek ülkeye ait vize bedeli ve her bir sınav türü için bir kereye mahsus genel yetenek sınav ücretleri de ödenecek.

Sonuçlar yıl sonunda açıklanacak

Doktora eğitimini tamamlamak için bursiyere tanınan süre 6 yıl olarak belirlenirken, burs ödeme süresi 2 yıl olacak. Bursiyer, bursunu ancak grup yönetim kurulunun uygun bulması halinde aralıklı veya dönemsel olarak kullanabilecek.

Doktora öğrenimini belirtilen sürede tamamlayamayanlara veya doktorasını tamamladıktan sonra doktora sonrası çalışma yapmak isteyen bursiyerlere uygun görülmesi halinde ek süre verilebilecek.

Başvurular, TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) Başvuru ve İzleme Sistemi üzerinden (https://e-bideb.tubitak.gov.tr/giris.htm) çevrim içi olarak yapılacak, başvuru sonuçları aralık ayında açıklanacak.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Özel gereksinimli çocukların eğitiminde yeni dönem

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen hafta Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği’ndeki değişikliklerin hem ailelere hem de kurumlara sağladığı yeni olanaklar hakkında değerlendirmelerde bulundu. 

Özel gereksinimli çocuklar ve ailelerinin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışmalarda her zaman büyük bir hassasiyetle hareket ettiklerinin altını çizen Selçuk, bu yönetmeliğin de ilgili tüm tarafların görüşü alınarak, ortak bir çalışmayla hazırlandığını bildirdi.

Selçuk, yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle kurumlardan ve ailelerden çok sayıda teşekkür mesajı aldıklarını anlatarak, “Sayın Cumhurbaşkanımızın himayeleri ve vicdani duyarlılığıyla 2005’te sosyal güvenlik kapsamında sunulan özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti, 5378 sayılı Kanun ile vatandaşlık temeline yayılmış ve o tarihte 60 bin özel gereksinimli birey hizmet alabilirken, günümüzde bu sayı 380 bine ulaşmıştır.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin 81 ilindeki 2 bin 605 özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde 28 bin 968 eğitim personeli, 9 bin 995’i de diğer alanlarda görevli personel olmak üzere toplam 38 bin 963 kişinin görev yaptığı bilgisini paylaşan Selçuk, özel eğitimin engelli bireyler, aileleri ve alanda çalışanlarla birlikte 1,5 milyon kişilik bir camia olduğuna dikkati çekti.

Milli Eğitim Bakanlığı olarak böylesine büyük bir hizmet alanında yürütülen çalışmaların kalitesini sürekli artırmayı hedeflediklerini vurgulayan Selçuk, “Bakanlık olarak özel gereksinimli bireylerin yapabilirliklerini en üst düzeye çıkararak kendilerine yeterli, topluma adapte olmuş, üretken bireyler olmalarına katkı sağlamayı, özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetini dünyaya model oluşturacak şekilde geliştirmeyi hedefliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Destek eğitimi alan öğrenciler “yarım gün” izinli sayılacak

Yönetmelik değişikliğiyle birlikte getirilen yenilikler hakkında bilgi veren Selçuk, “Yönetmelikte yapılan değişikliklerin en önemli ayaklarından biri tam gün eğitim veren örgün eğitim okullarımızda okuyan özel gereksinimli öğrencilerimiz, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde bulundukları vakitte okullarından yarım gün izinli sayılacaklar. Daha önce böyle bir uygulama olmadığı için devamsızlık gibi sebeplerle çocuklarımız özel eğitim derslerinden yeterince faydalanamayabiliyordu. Yeni düzenlemeyle bu alandaki sıkıntıları çözüme kavuşturmuş olduk.” ifadelerini kullandı.

Bakan Selçuk, böylelikle özel gereksinimli öğrencilerin destek eğitimlerini en verimli şekilde alabileceğinin altını çizerek, çocukların ayda 8 seans bireysel, 4 seans da grup eğitimi alma haklarının bulunduğunu, bunun yıllık 96 seans bireysel, 48 seans da grup eğitimine karşılık geldiğini anımsattı.

Çocuklar katılamadıkları eğitimlerini yıl içinde telafi edebilecek

Daha önce çeşitli mazeretleri sebebiyle özel eğitim merkezine gidemeyen çocukların kullanamadığı seans haklarını kaybettiğini belirten Selçuk, “Bir başka yeni düzenlemeyle çocukların kullanamadığı eğitim seanslarını 12 ay süresince telafi etme hakkı getirildi. Bu çok önemli bir düzenleme. Örneğin, çocuğumuz haziran ayında alamadığı iki bireysel ya da grup eğitimini yıl içerisinde alabilecek. Hakları kaybolmayacak.” diye konuştu.

Evinden çıkamayan çocuklara “özel eğitim” imkanı

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, “Üçüncü önemli düzenleme de bedensel engeli sebebiyle evinden çıkamayacak durumda olan özel gereksinimli çocuklarımız için evde fizyoterapi hizmeti alabilme imkanını getirdik. Esasen çocuklarımızın akranlarıyla beraber özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti almaları çok önemli iken bu uygulama ile evinden çıkması riskli olduğu için ya da hiçbir koşulda evinden çıkamayan özel gereksinimli çocuklarımızın mağduriyetini ortadan kaldırmış olacağız.” dedi.

Bu eğitim hakkından faydalanabilmek için öncelikle Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinden (RAM) “evde eğitim alabilir” yönündeki raporun alınması gerektiğini aktaran Selçuk, “Evde özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti alacak çocuklarımızın eğitim süreleri aynen özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerindeki gibi olacak. Yani ayda 8 seans bireysel eğitim alacaklar.” şeklinde konuştu.

Selçuk, ailelere de “Evinde özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti ihtiyacı bulunan çocuklarımızın ailelerinin bu süreçte Rehberlik ve Araştırma Merkezlerine başvurması sonrasında yapılan değerlendirme sonucunda ‘evde eğitim alabilir’ yönündeki raporu alması büyük önem taşıyor. Bu başvuru sonrasında çocuklarımızın ihtiyaç duyduğu özel eğitim ve rehabilitasyon desteği merkezlerimizce sağlanacak.” çağrısını yaptı.

“Çocuklara verilen eğitimin kalitesi artacak”

Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin önündeki bazı bürokratik süreçleri de azalttıklarını aktaran Selçuk, iş takviminin kaldırıldığını, günde 3 seans bireysel ya da 3 seans grup eğitiminin verilebilmesi, aynı haftada 4 seans bireysel, 2 seans grup eğitimi ile telafi eğitimlerinin yıl boyunca yapılabilmesi gibi kolaylaştırıcı teknik düzenlemelerin de yapıldığını dile getirdi.

Bakan Selçuk, “Tüm bu düzenlemeler sayesinde bürokrasi azaltılacak. Kurumlarımız bürokratik süreçler yerine çocukların eğitimine daha fazla odaklanabilecek. Çocuklara verilen eğitimin de kalitesi artacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam