İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

MEB Türkiyenin eğitim haritasını çıkardı

Yayınlandı

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Bakanlığa bağlı tüm okul ve tesislere ilişkin verilerin yer aldığı Milli Eğitim Bakanlığı Coğrafi Bilgi Sistemi‘ne (MEBCBS) ilişkin, “Oluşturulan veri tabanıyla tapu bilgisi, fotoğraf, kullanım türü, derslik sayısı gibi her türlü bilgiye çok rahat bir şekilde ulaşma imkanına kavuşmuş oluyoruz.” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), 2023 Eğitim Vizyonu‘nda yer alan veriye dayalı yönetim anlayışı kapsamında, Bakanlığa bağlı okul ve tesislere ilişkin verilerin yer aldığı MEBCBS’nin tanıtım toplantısı düzenlendi.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Toplantı Salonu’nda düzenlenen MEBCBS tanıtım toplantısında konuşan Selçuk, verinin politikaların belirlenmesinde stratejik değeri olduğunu belirterek, aldıkları kararların veriye dayalı geliştirilmesi için çalıştıklarını söyledi.

Eğitime ayrılan bütçenin her lirasını daha iyi değerlendirilebilmenin yollarını aradıklarını ifade eden Selçuk, bunun çözümünün de veriye dayalı karar almaktan geçtiğini vurguladı.

Selçuk, 2023 Eğitim Vizyonu’nun veriye dayalı politikaları merkeze alan bakış açısıyla hazırlandığını hatırlatarak, “Bakanlık olarak bu kadar hızlı değişimin olduğu bir dönemde, bizim çok sayıda okulumuzun, yüz binlerce öğretmenimizin, milyonlarca öğrencimizin bulunduğu sistemde çok daha hızlı hareket edebilmek için belki de bütün bakanlıklardan daha fazla bilişimden yararlanmaya, veriye dayalı politikalar üretmeye ihtiyacımız var. Çünkü Milli Eğitim Bakanlığında alınan her bir kararın olumlu ya da olumsuz etkisi çok daha büyük ölçekte yaşanıyor.” diye konuştu.

Eğitime doğrudan veya dolaylı olarak katkı sağlayabilecek her türlü bilimsel veri ve teknolojik yeniliği MEB bünyesine taşımaya gayret ettiklerini söyleyen Selçuk, şu ana kadar yapılan ve yapılacak olan okullarla ilgili verilecek her türlü karar için “neye göre karar veriliyor?” sorusunu ortaya koyan ve bunun cevabını taşıyan bir sistem paylaştıklarını ifade etti.

Selçuk, MEBCBS’nin sadece inşaat ve emlak ile ilgili bir mesele olmadığını belirterek, “Bu sistem tüm okullarımızın optimizasyon çalışmalarını yüksek çıtalara taşıyacak bir husus. Milli Eğitim Bakanlığının, Coğrafi Bilgi Sistemi ile yapmaya çalıştığı şey, öğretim daireleri dediğimiz genel müdürlüklerimiz, il ve ilçelerimiz ile okul seviyesinde alacağımız kararların kanıta dayalı olarak alınmasını sağlamak.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Selçuk, sisteme ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Bu sistemin inşasında büyük emek var. Taşınmaz envanteri oluşturmak için öncelik olarak tüm okul ve kamu binalarımız kayıt altına alınıyor. Oluşturulan veri tabanıyla tapu bilgisi, fotoğraf, kullanım türü, derslik sayısı gibi her türlü bilgiye çok rahat bir şekilde ulaşma imkanına kavuşmuş oluyoruz.”

MEBCBS’deki verilerin güncel tutulması için merkez başta olmak üzere il ve ilçe teşkilatlarına büyük görev düştüğünü vurgulayan Selçuk, kurumların açılması, kapatılması, yer ve isim değişiklikleri gibi süreçlerin mekansal veri üzerinden güncellenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Sistemi geliştirme çalışmalarının süreceğini söyleyen Selçuk, “Devam edecek çalışmaların uluslararası düzeyde bize belli standartları getireceği açıktır. Coğrafi Bilgi Sistemi alanında atılan her adımın merkezden en uzak noktaya kadar her aşamaya etki ettiği bilinciyle, bu alanda dünyaya örnek bir sistem inşa etmeyi kafamıza koyduk.” dedi.

Selçuk, projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen Bakanlık ve kurumlara teşekkür ederek, “Bu sistemler aslında bizim mevcut yönetimi, durumu idare etmekten yönetime daha büyük bir liderlikle yönetsel süreçleri götürebilmemize imkan sağlıyor. Sistem akıllandıkça, çalışanlar da akıllı davranmak şansına sahip oluyor.” ifadelerini kullandı.

“Çok sayıda faktörü aynı anda değerlendirmek gerekiyor”

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Reha Denemeç de okulları planlamak, üretmek, izlemek ve denetlemek, gelecek nesillere modern, çevreci, özgün mimaride yapılar geliştirmenin temel görevleri olduğunu belirterek, “Bu temel görevlerin yerine getirilmesi için şehir planlarında eğitim için ayrılan yerlerin eğitime uygunlukları, mülkiyet yapıları, afet gibi çeşitli risk unsurları karşısında durumları, şehrin yerleşim dinamikleri gibi çok sayıda faktörü aynı anda değerlendirmek gerekmektedir.” dedi.

Denemeç, bu gereklilikleri yerine getirmek için okulların ve hizmet verdikleri tesislerin her an nerede ve ne durumda olduklarını bilmeye ihtiyaç duyduklarına işaret ederek, ihtiyaç duyulan tüm bilgilerin bir arada ve mekana dayalı olması gerektiği gerçeği çerçevesinde MEBCBS’nin hazırlandığını söyledi.

“Tek tıkla tüm envanterimize erişebilir durumdayız”

MEBCBS’de yer alan veriler hakkında bilgi veren Denemeç, şunları paylaştı:

“Eğitim-öğretim faaliyetinin sürdüğü tüm okulların, Bakanlığımızın kullandığı tüm hizmet tesislerinin, tüm öğretmenevlerinin, rehberlik ve araştırma merkezlerinin, BİLSEM’lerin, il ve ilçe müdürlüklerinin konum, yüzölçümü, kapasite, yapısal bilgileri; imar planı olan yerlerde, tüm eğitim alanları ile Bakanlığımıza tahsisli tüm alanların mülkiyet durumları, coğrafi özellikleri, konumsal bilgileri; imar planı olmayan yerlerde ise Bakanlığımıza tahsisli alanların tamamına yakını MEBCBS’de kayıtlıdır. Artık, günlerce süren yazışma, durum tespit ve detay bilgilere yönelik araştırma işlemlerine ihtiyaç duymadan tek tıkla tüm envanterimize erişebilir durumdayız. Bu sayede sınırlı sayıda insan kaynağı ile sınırsız bir saha hakimiyetine kavuşuyoruz.”

Denemeç, 3 yıllık emeğin sonunda ülkeye ve eğitim sistemine hizmet edecek örnek bir sistemi hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, “MEBCBS sistemi ile 42 bin 623 eğitim alanı, 162 bin 190 eğitim parseli, 43 bin 145 kampüs, Bakanlığımız envanterine kayıtlı ve 22 farklı kategoride gruplanmış 132 bin 435 bina kamunun hizmetindedir.” dedi.

MEBCBS ile diğer kurumlar tarafından da yapılan kent bilgi sistemi, coğrafi bilgi sistemi gibi çalışmalara altlık sağlandığını kaydeden Denemeç, kamu harcamalarında olası mükerrerliklerin önüne geçildiğini ve kaynak tasarrufuna katkı sağlandığını söyledi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Yardımcısı Fatma Varank da içinde bulunulan dönemde verinin toplanması ve kullanımının önemini vurguladı.

Varank, MEBCBS çalışmalarının tamamlanması, daha etkin ve kaliteli hizmetlerin sunulması, veri paylaşımının yaygınlaştırılması ve iş birliğinin artırılmasında emeği geçenlere teşekkür ederek, sistemin ülke için hayırlara vesile olmasını diledi.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Aldıkları eğitimi labirentte yarışarak pekiştirdiler

Yayınlandı

Yazar :

Trabzon

Trabzon’da çocuklara dini bilgileri oyunla öğretmeyi amaçlayan dernek, atık malzemelerle oluşturulan labirentte öğrencilere hem eğlenme hem de öğrenme fırsatı sundu.

Lisansız İnsan Derneği öncülüğünde İl Müftülüğü, Büyükşehir Belediyesi, Ortahisar İlçe Müftülüğü, Ortahisar Belediyesi, Halk Eğitim Merkezi ve İl Engelli Koordinatörlüğünce hazırlanan “Engelsiz Yaz Okulu Kampı”na katılan öğrenciler, Yol-İş Sendikası Ortaokulu’nda yaklaşık 2 ay eğitim aldı.

Aralarında down sendromlu, hafif otizmli, zihinsel, görme, işitme, konuşma ve bedensel engellilerin de bulunduğu 120 öğrenciye yaz okulunda müzik, resim, drama, Kur’an-ı Kerim, dini bilgiler ve değerler eğitimi verildi.

Her hafta cuma günü, aldıkları eğitimleri pekiştirmek amacıyla dernek tarafından hazırlanan “Lazvivor” parkurunda yarışarak dereceye giren 10 öğrenci, eğitim sonunda atık malzemelerden oluşturulan “Akıl Küpü” adlı labirentte yarışmaya hak kazandı.

Çocuklar, atık malzemelerden oluşturulan labirentteki soruları yanıtlayıp çıkışa ulaşırken hem eğlendi hem de öğrendikleri dini bilgileri pekiştirdi.

Lisansız İnsan Derneği Başkanı Selim Çolak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Trabzon’da 4 yıldır yaz okulu düzenlediklerini belirterek, verdikleri eğitimleri oyunlarla pekiştirmeye çalıştıklarını söyledi.

İlk yıllarda müezzini olduğu caminin alt katını çocukların oynaması için düzenlediğini anlatan Çolak, zamanla mekanın kısıtlı olmasından dolayı oyunları yaz aylarında okul bahçelerine kurduklarını ifade etti.

Çolak, çocukların oyunlara ilgisinin arttığına dikkati çekerek, “Bu yıl düzenlediğimiz kampta çocuklar öğrendikçe daha fazla oyun oynamak istiyordu. Biz de parkurumuza her hafta yeni bir oyun ekledik. Böylelikle çocukların öğrenmeye ilgisi arttı çünkü öğrenemeyen öğrenci, oyunlarda çıkan sorulara da doğru yanıt veremiyor. Dini bilgileri iyi öğrenen öğrenciler, finalde oynamaya hak kazandı.” dedi.

“Çocuklar oynayarak öğrenir, oyunla uslanır”

Çolak, 3 yıldır yapmayı planladıkları labirenti 7 aşamadan oluşturduklarını kaydederek, şöyle devam etti:

“Akıl küpü ismini verdiğimiz labirentin ilk aşamasını okul bahçesinde kurduk. Çocuklar, labirentle öğrendiklerini pekiştirerek zamanla yarışıyorlar ve saniyeler içerisinde heyecanlı bir şekilde çıkışa gitmeye çalışıyorlar. Çocuklar için çok faydalı olduğuna inanıyoruz. ‘Çocuklar oynayarak öğrenir, oyunla uslanır’ diyoruz. O mantıkla oyunlarımızı hazırlamaya başladık.”

Çocuklara örnek olabilmek amacıyla labirentin malzemelerini tamamen geri dönüşümden oluşturduklarını anlatan Çolak, böylelikle çocukların hiçbir şeyin atılmayacağını, başka işlerde kullanılacağını öğrendiğini söyledi.

Çolak, labirenti hazırlarken öğrencilerin de kendilerine yardım ettiğini belirtti.

Çocukların, labirentteki sorularla çıkış yönünü belirlediklerini ifade eden Çolak, “Soruları bilip labirenti en kısa sürede tamamlayan öğrencimiz birinci oldu. Dereceye giren öğrencimize tamamen manevi destekli olsun diye bir paket balon hediye ettik ve öğrencimiz işin özünü almış ki kazandığı hediyeyi diğer arkadaşlarıyla paylaştı.” diye konuştu.

Çolak, oluşturdukları oyunları sanal ortama taşımak için çalışmalar yaptıklarını kaydederek, bu konuda hayırsever iş adamlarından destek beklediklerini dile getirdi.

Tüm engelli kategorilerindeki çocuklar için içerisinde parkurların olduğu oyunlar planladıklarını aktaran Çolak, şunları söyledi:

“Sanal ortamda da engellileri ve değerler eğitimini işlemeye çalışacağız. Sanal ortamda da çocuklar bilgilerine göre oyunları geçip ödüller kazanacak. Engelin sadece zihinlerde olduğunu düşünüyorum. Bizim hayallerimizde engel yok. İnsanoğlu fıtratı gereği hayal ettiği her şeyi yapabilir. Biz de yapmak için ekip arkadaşlarımızla birlikte çalışıyoruz.”

Çolak, yaz ayında düzenledikleri dini değerler eğitimlerini okul döneminde de Yeni Hal Camisi’nde sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Özel okula giden öğrenci sayısı 1,5 milyonu bulacak

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

Tüm Özel Eğitim Kurumları Derneği (ÖZ-KUR-DER) Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Çevik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’de anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki özel okul sayısının 11 bini aştığını belirterek, özellikle anaokul sayısının bu toplam içerisinden ciddi pay aldığını söyledi.

Geçen yıl özel okullara giden öğrenci sayısının 1,4 milyona yaklaştığını dile getiren Çevik, kayıtların 2019 başından beri sürdüğünü, özellikle bu yıl yeni kayıtlarla birlikte sayının 1,5 milyonu bulmasını beklediklerini ifade etti.

Çevik, halihazırda özellikle Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) açıklanan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında istediği sonucu alamayan ve bu yıl lise birinci sınıfa gidecek öğrencilerin kayıtlarının sürdüğünü hatırlattı.

Türkiye’nin her ilinde özel okul bulunduğunu aktaran Çevik, bu okulların özellikle İstanbul, İzmir, ve Ankara gibi illerde yoğunlaştığını, son dönemde kadınların iş gücüne katılımının artması ve okul öncesi eğitimin ebeveynlerce daha iyi kavranması gibi nedenlerle anaokulu sayısının hızla arttığını aktardı.

Fiyatlar 10 bin liradan başlıyor, ortalama 20-40 bin TL

Çevik, özel okulların fiyatlarının yıl başından itibaren belli olduğunu, zaman zaman değişiklik yaşanabildiğini belirterek, bu yıl da birçok kurumun fiyatını erkenden açıkladığını söyledi.

Özel okul fiyatlarının yıllık 10 bin liradan başladığını dile getiren Çevik, “Özellikle Anadolu’da bu rakamlara öğrenci alan okullarımız var. Fiyatlar 100 bin liraya kadar çıkıyor, hatta sayısı az da olsa, bu rakamı aşan okullar mevcut. Ancak sayıları 11 bini geçen özel okulların yüzde 80’inin fiyatı 20 ila 40 bin lira arasında değişiyor. Ortalama 20-40 bin lira aralığında.” diye konuştu.

Çevik, bu fiyatların özel okullar için eğitim-öğretim ücreti olduğunu ifade ederek, servis ve yemek ücreti gibi giderlerin buna dahil olmadığını bildirdi.

Çevik, özel okul seçiminde sınav başarısının tek kriter olarak görülmesinin doğru olmadığını belirterek, velilerin başarıyı sınav başarısıyla sınırlı tutmamaları gerektiğini vurguladı.

“Özel okullar kayıttan önce iyi incelenmeli”

Türkiye Özel Okullar Derneği (TÖZOK) Yönetim Kurulu Başkanı Nurullah Dal ise, velilerin çocuklarını özel okullara gönderirken okulun 4, 8 veya 12 yıl olduğunu düşünmesi gerektiğini belirterek, burada uzun süre bu ücreti karşılayabilmenin öneminden, aksi takdirde çocuğun okulu dönem ortasında değiştirmek zorunda kalacağından bahsetti.

Dal, velilerin uzak bölgelerde okul tercih etmemesi gerektiğini kaydederek, şu ifadeleri kullandı:

“Servisle en fazla 30-40 dakika uzaklıkta okul tercih edilmeli. Sosyo-ekonomik yapıya uygun özel okullar tercih edilmeli. Tercih etmeden özel okullar ziyaret edilip kurumların fiziki özellikleri ve olanakları incelenmeli. Bunun dışında akademik personel ve idareciler tanınmalı. Alt yapısı nasıldır, geçmiş başarıları nelerdir, okul kaç yıllıktır, mezunlar nasıl insanlardır, kimlerdir, toplumda nasıl bilinirler… Bu konular çok önemli. Okulun akademik başarısı tek başına tercih sebebi olmamalı. Okulda esas verilen değer eğitimdir. Öğretim her yerde her şekilde yapılabilir. İnsani değerlerin yüksek şekilde verilebildiği akademik kadroya sahip olması çok önemlidir okulun.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Üniversitelere elektronik kayıt işlemleri başladı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığının internet sitesinde yer alan duyuruda, 2019-YKS yerleştirme sonuçlarının erken açıklanması dikkate alınarak, bir programa kayıt hakkı kazanan adayların elektronik kayıtlarının önceden belirlenen 19-21 Ağustos yerine, başvuru sürelerinin adayların lehine genişletilmesi amacıyla 16-21 Ağustos’a alınması kararı alındığı anımsatıldı. 

Bu kapsamda 2019-YKS yerleştirmeleri sonucunda bir programa kayıt hakkı kazanan adaylar, 16-21 Ağustos tarihlerinde, “öğrenci dostu yeni YÖK”ün 2014-2015 öğretim yılından itibaren e-Devlet Kapısı üzerinden öğrencilerin hizmetine sunduğu elektronik kayıt (e-Kayıt) uygulaması ile kayıt işlemlerini üniversitelere gitmeden kolayca yapabilecek.

e-Kayıt yaptırmak isteyen adaylar, YÖK’ün e-Devlet üzerinden sunduğu birçok hizmetin yer aldığı sayfada bulunan “Üniversite e-Kayıt” uygulamasını tıklayarak, “https://www.turkiye.gov.tr/yok-universite-ekayit” adresi üzerinden 21 Ağustos saat 23.59’a kadar elektronik kayıt işlemlerini gerçekleştirebilecek.

Son yıllarda adaylar tarafından kayıtta en çok tercih edilen yöntem olan “e-Kayıt” uygulaması, bütün devlet üniversitelerinde geçerli. Ayrıca uygulamayı hizmete sunan yaklaşık 50 vakıf üniversitesi de bulunuyor.

Okumaya Devam