İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

MEB ilkokulda on binlerce öğrencinin başarı şifrelerini araştırdı

Yayınlandı

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), öğrenci, öğretmen ve okulun akademik beceriler üzerindeki etkisini ölçmek için on binlerce 4’üncü sınıf öğrencisinin katılımıyla hazırlanan “Türkçe-Matematik-Fen Bilimleri Öğrenci Başarı İzleme Araştırması”nın veri analizleri tamamlandı.

MEB 2023 Eğitim Vizyonu’nda, belirli sınıf düzeylerinde herhangi bir notlandırma olmaksızın “Öğrenci Başarı İzleme Araştırması” yapılması hedef olarak yer almıştı.

Bakanlık, bu kapsamda nisan ayında 81 ilde 4, 7 ve 10. sınıf düzeylerinde Türkçe, Matematik ve Fen Bilimleri derslerinden öğrenci başarı izleme araştırması yaptı. Katılan öğrenci sayısı ve araştırmanın ölçeği göz önünde bulundurulduğunda bu araştırma, Türkiye’de yapılan en geniş çaplı izleme çalışması oldu.

MEB, 4. sınıflar düzeyindeki araştırmanın değerlendirme sonuçlarını, “Türkçe-Matematik-Fen Bilimleri Öğrenci Başarı İzleme Araştırması (TMF-ÖBA)-I: 2019 4. Sınıf Seviyesi” başlıklı raporda topladı. 7. ve 10. sınıf araştırma sonuçlarının da önümüzdeki ay yayımlanması bekleniyor.

4. sınıf seviyesinde araştırmaya devlet ve özel öğretim kurumlarında öğrenciler katıldı. Araştırmanın Türkçe alt testine 112 bin 465 öğrenci, matematik alt testine 112 bin 322 öğrenci ve fen bilimleri alt testine 111 bin 742 öğrenci katıldı.

Türkçe’de tüm soruları yanıtlayanların oranı yüzde 3,55

Türkçe alt testinde “bilme” düzeyindeki soruların ortalama doğru cevaplanma oranı yüzde 63, “anlama” düzeyindeki soruların ortalama doğru cevaplanma oranı ise yüzde 60 oldu.

Öğrencilerin bu testte aldıkları 100-500 arası puan dağılımları incelendiğinde ortalama puanın 331,12 olduğu belirlenirken, öğrencilerin yüzde 26’sının puanının 400-500 aralığında olduğu tespit edildi. Testte tüm soruları doğru yanıtlayan öğrencilerin oranı yüzde 3,55 oldu.

Matematik alt testinde ortalama doğru cevap oranı “bilme” düzeyinde yüzde 63, “anlama” düzeyinde yüzde 59 ve “akıl yürütme” düzeyinde yüzde 49 olarak gerçekleşti.

Öğrencilerin bu testteki ortalama puanı 323,02 olarak belirlenirken, yüzde 24’ünün 400-500 arasında puan aldığı tespit edildi. Öğrencilerin yüzde 4,34’ü ise tüm soruları doğru cevapladı.

En yüksek başarı fen bilimlerinde

Fen bilimleri alt testinde bilme düzeyindeki soruların ortalama doğru cevaplanma oranı yüzde 65, uygulama düzeyindeki soruların ortalama doğru cevaplanma oranı yüzde 70 ve akıl yürütme düzeyindeki soruların ortalama doğru cevaplanma oranı ise yüzde 61 olarak gerçekleşti.

Öğrencilerin fen bilimleri alt testinde aldıkları 100-500 arası puan dağılımları incelendiğinde ortalama puanın 342,07 olarak gerçekleştiği ve öğrencilerin yüzde 31’inin 400-500 puan aralığında olduğu tespit edildi. Öğrencilerin yüzde 6,29’u ise tüm soruları doğru cevapladı.

Türkçe, matematik ve fen bilimleri alt testlerinden alınan puanlarla, öğrencilerin o derslerden 4. sınıf yıl sonu başarı puanları arasında pozitif ve istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki tespit edildi. Bu ilişki, Türkçe alt testinde orta düzeyde iken matematik ve fen bilimleri testlerinde yüksek düzeyde gerçekleşti.

Araştırma sonuçları, velilerin eğitim süreçlerine katılımının başarıyı artırdığını da ortaya koydu. Tüm alt testlerin her birinden alınan puanlarla, velilerin çocuklarının eğitim süreçlerine katılımı arasında pozitif ve istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki tespit edildi.

Üç alt testten her birinden alınan puanlarla öğrencilerin eğitim hedefleri arasındaki ilişkide de benzer bir tablo ortaya çıktı.

Gelecekte alacakları eğitim konusunda henüz ilkokuldayken hedef koyan ve üniversite veya daha yüksek bir eğitim basamağını bitirmeyi hedefleyen öğrencilerin her bir alt testte aldıkları puanların hedef koymayanlara göre oldukça yüksek olduğu belirlendi. 

Okula devam başarıyı artırıyor

Öğrencilerin devamsızlık durumlarına ilişkin tespitlerin de yer aldığı rapora göre devamsızlık azaldıkça her bir testte başarının arttığı, hiç devamsızlık yapmayan öğrencilerin başarısının devamsızlık yapan öğrencilere oranla oldukça yüksek olduğu görüldü. 

Raporda, Türkçe, matematik ve fen bilimleri alt testlerinin her birinden alınan puanlarla okul yöneticileri ile öğretmenlerin kıdem yılı arasındaki ilişki incelendi ve kıdem yılı arttıkça her bir testte öğrencilerin başarısının arttığı ortaya çıktı. Ancak yönetici ve öğretmen deneyiminin bu etkisinin düşük düzeyde gerçekleştiği tespitine yer verildi.

Ödev, öğrenci başarısını artıyor

Ödev verme sıklığına ilişkin tespitlerin de yer aldığı rapora göre ödev verme sıklığı arttıkça her bir testte öğrencilerin başarısının arttığı belirlendi, ancak bunun etkisinin de düşük düzeyde kaldığı görüldü.

Yürütücülüğünü Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer’in yaptığı Eğitim Analiz ve Değerlendirme Raporları serisinin dokuzuncusu, Dr. H. Eren Suna, Dr. Hande Tanberkan, Emine Eroğlu ve Ümare Altun tarafından hazırlandı.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Açıköğretim lisesi öğrencileri 170 krediyle mezun olabilecek

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, açıköğretim lisesinde okuyan öğrencilerin azmini ve hayallerini bildiklerine işaret etti. 

Bakan Selçuk, “Mezuniyet hedeflerine bir adım daha yaklaştırmak için yeni bir karar aldık. Mezuniyet için gerekli olan krediyi 170 olarak belirledik. Hayırlı olsun.” ifadesini kullandı.

Açıköğretim liselerinde mezuniyet için alınması gereken kredi 192 idi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

EBA dünya genelindeki eğitim siteleri arasında 1. oldu

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Eğitim Bilişim Ağı (EBA), kullanım miktarı ve internet trafiği kriterlerine göre, eğitim alanındaki tüm siteler arasında dünyada birinci sıraya yerleşti.

Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde ulusal ölçekte uzaktan eğitimin yürütüldüğü EBA’nın, 2020-2021 eğitim öğretim yılı birinci dönem istatistiklerini de geride bırakarak kullanım miktarı ve internet trafiği kriterlerine göre, eğitim alanındaki tüm siteler arasında dünyada birinci sıraya yükseldiği ifade edildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEĞİTEK) Genel Müdürü Anıl Yılmaz, EBA’nın 1 Ekim itibarıyla bir önceki aya göre, 27 basamak yükselerek küresel ölçekte eğitim alanında birinci sıraya çıktığını belirtti.

Yılmaz, yerli ve milli dijital eğitim platformu EBA’nın kullanımındaki bu artışta, yaz dönenimde yapılan iyileştirmelerin ve altyapı yatırımlarının büyük etkisi olduğunu kaydetti.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: 7 binin üzerinde köy okulu öğretmeni mesleki gelişim eğitimlerine katıldı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü, Sabancı Vakfı iş birliği ile hayata geçirilen “Köy Okulları Birleştirilmiş Sınıf Öğretmenleri Mesleki Gelişim Programı“nın çıktılarını, ilkokula başladığı okul olan Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Emirler Köyü İlkokulunda gerçekleştirilen toplantıda tanıttı. 

Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Doç. Dr. Adnan Boyacı, Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, Köy Okulları Değişim Ağı Derneği (KODA) Genel Koordinatörü Mine Ekinci’nin hazır bulunduğu toplantıya, Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı da canlı bağlantı ile katıldı.

Törenin gerçekleştirildiği köy okulunun bahçesinde konuşan Selçuk, “Bugün doğduğum köydeyiz. Bugün hatıralarımın başladığı yerdeyiz. Köy öğretmenleri ve köyde okuyan öğrencilerimizle ilgili bir konuda, özellikle bu okulu tercih ettik. Çünkü bu heyecanın bütün köy okullarına yansıması konusunda bir niyetimiz vardı. Burada sadece bir Bakan olarak konuşmuyorum, buranın bir öğrencisi, öğretmeni olarak da konuşuyorum. Benim nezdimde köy okullarının çok ama çok ayrı bir yeri var. Çünkü oradaki enerji, oradaki güzellik, oradaki çalışma aşkı, şevki bizi her zaman heyecanlandırıyor.” dedi.

Eğitimde fırsat adaleti sağlamayı çok önemsediğini dile getiren Selçuk, “Herkese eşit davranmak neticede adaleti doğurmayabilir. Herkese adil davranmak eşitliği doğurur. O yüzden de köy okullarımıza her zaman ayrıcalıklı bir şeklide imkanlar sağlamayı tercih ediyoruz.” diye konuştu.

“7 binin üzerinde köy okulu öğretmeni eğitimlere katıldı”

Köyde eğitimin ve şartların zor, iklimin de sert olduğunu ifade eden Selçuk, ancak hep menfi şeyler söylemenin doğru olmadığını vurguladı.

Köy okullarında öğretmen ve öğrenci ilişkisinin, öğretmen ve toplum ilişkisinin çok daha sıcak olduğunu anlatan Selçuk, “Yani köy okullarının hayatı öğrenmek bakımından çok ciddi avantajları da var. Bu avantajları daha da yükseltmek için köy öğretmenlerimize destek olmak için her türlü çalışmayı yapıyoruz.” dedi.

2023 Eğitim Vizyonu’nda köy okullarına ilişkin çalışmaların hızlandırılacağı hedefinin yer aldığına işaret eden Selçuk, buna ulaşmak için Bakanlığın imkanları ile sınırlı kalmayarak Türkiye’nin imkan ve birikimini kullanmayı tercih ettiklerini anlattı.

Köy okullarında birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlere yönelik mesleki gelişim programını hazırladıklarını belirten Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunu tam da öğretmenimizin sahada ve mutfakta neye ihtiyacı var? Bu sorunun cevabını ortaya koyarak çalışmayı başlattık. Projede 7 binin üzerinde köy okulu öğretmeni mesleki gelişim eğitimlerine katıldı. Mesleklerinin ilk yılında ‘Neyi, nasıl yapacağım?’ sorusunu soran öğretmenlerimize ‘Hiç merak etmeyin, biz size dünya standartlarında bir eğitim vererek neyi, nasıl yapacağımızı çok açık ve net biçimde ortaya koyacağız.’ dedik. Birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlerimiz için özel yayınlar, kitaplar çıkardık. ‘Her gün bu kitaplara bakarak okulda, sınıfta, köyde neyi nasıl yapabiliriz?’ sorusunun cevabını bulabilirsiniz dedik. Bu çalışmalar sadece köy öğretmenleri için değil, bütün sınıf öğretmenleri için faydalı bir çalışma. Yani sadece köydeki öğretmenlerin ihtiyacına yönelik bir içerik de değil, mesleğine yeni başlayan her öğretmenin, her şekilde faydalanabileceği bir içerik var bu kitaplarda.”

“Köy okulu öğretmeni, köyde aynı zamanda liderdir”

“Güçlü Öğretmen Güçlü Gelecek” vizyonu içerisinde Sabancı Vakfının desteğinin büyük olduğunun altını çizen Selçuk, öğretmenlerin bu desteklerle daha iyi yetiştiklerini gördüklerini söyledi.

Dünyanın sürekli değiştiğini, her nesil farklılaştıkça öğretmenin ihtiyacının da farklılaştığını, bu nedenle öğretmenlerin hayat boyu eğitime ihtiyacı olduğunu anlatan Selçuk, “Sadece öğretmenlerin değil, hepimizin sürekli öğrenmesi gerekiyor.” dedi.

Köydeki öğretmenlerin başka bir özelliğinin bulunduğunu dile getiren Selçuk, şöyle devam etti:

“Köy okulu öğretmeni köyde aynı zamanda liderdir, onlar aynı zamanda bir psikolog, sosyologdurlar. Köy öğretmenleri, mesleklerinin ilk yılında köye gittikleri için başka tecrübeye ihtiyaç duyarlar ve köyde bu uyumu sağlamak için bizim bu eğitimimizin ve kitaplarımızın büyük ölçüde faydasını görecekler. Bakanlık olarak başta ben olmak üzere bütün ekip arkadaşlarım bu işe baş koymuş vaziyetteler. Biz bu iyi görevlerden görev, işlerden bir iş olarak görmüyoruz. Bu işi gönülden bir iş olarak görüyoruz. Bundan dolayı da çok daha büyük bir sahipliğimiz var.”

“Öğretmen, bütün bir köyü dönüştürebilir”

Mesleki gelişim programına katılan öğretmenlerin “Burası bizde Ziya Hoca.” dediklerinde çok mutluluk duyduğunu ve gözünün arkada kalmadığını dile getiren Selçuk, şunları kaydetti:

“On binlerce öğretmenimiz ‘Burası bizde.’ dediğinde aslında ‘Türkiye bizde, çocuklar bize emanet.’ demek istiyorlar. Bu emanetin de şuurunda olduklarını, öğretmenlik vazifesinin ilahi bir vazife olduğunu, bize emanet olan çocukların hakkını hukukunu korumak meselesi olduğunun farkındalar. Bu nedenle, öğretmenlerimiz bu şuurla işlerini çok daha kolay yapacaklar. Bize düşen onlara hizmet etmektir, ihtiyaçlarını karşılamaktır, problemlerini çözmektir. Bu vazifeyi mutlu şekilde yaparken, Allah rızası için yaparken biz daha büyük bir gayret buluyoruz. Biliyoruz ki bir öğretmene dokunursanız o öğretmen, sadece bir çocuğu değil bütün bir köyü dönüştürebilir.”

Selçuk, projenin hayata geçirilmesinde ve diğer eğitim konularında desteğini esirgemeyen Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’ya, vakıf çalışanlarına ve KODA’ya teşekkür etti.

“Çok güzel kazanımlara sahip oluyoruz”

Güler Sabancı ise canlı bağlantı ile yaptığı konuşmada, Sabancı Vakfı olarak 46 yıldır bu topraklardan kazandıklarını, bu toprakların insanlarıyla paylaşmak için çalıştıklarını anlattı.

Toplumsal gelişme için yürüttükleri çalışmaların içinde en öncelikli konular arasında eğitimin bulunduğunu aktaran Sabancı, “Vakıf olarak eğitimde fırsat eşitliğinin sağlandığı bir toplumu hayal ediyoruz herkesle beraber. Eğitimin hakkı tartışılmaz diyoruz. Türkiye’nin her yerinde ve eğitimin her kademesinde desteklediğimiz projelerle kadın, genç ve engellilerin eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için çalışıyoruz.” dedi.

Kırsalda eğitimin niteliğinin artırılması için de KODA ile 4 yıl önce çalışmaya başladıklarını ifade eden Sabancı, şöyle konuştu:

“Bakan Selçuk’un her fırsatta belirttiği gibi köy okullarının, eğitimin göz bebeği olduğuna biz de gönülden inanıyoruz. Yaklaşık bir yıl önce Bakanlık ile çıktığımız bu yolda çok güzel kazanımlara sahip oluyoruz. Online eğitimlerle Türkiye’nin neredeyse tüm köy okullarında hedeflediğimiz sayıda öğretmene ve öğrenciye ulaşıldığı haberini aldım ve çok mutlu oldum. Yüzlerce köy öğretmeni de yüz yüze eğitimlere katıldılar. Toplumsal gelişimin teminatı, eğitimin göz bebeği olan köy okullarımızın aydınlanması için meşaleyi her zaman en yukarıda tutan öğretmenlerimize bir kez daha çok teşekkür ediyoruz.”

“Nice Ziya Hocalar, nice mühendisler, nice öğretmenler bu köylerden yetişsin”

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı da 7 bin dolayında köy okulunda 240 bin dolayında öğrencinin eğitim aldığını kaydetti.

Köy okullarındaki öğretmenlere yönelik ısınmadan, tarım ve hayvancılığa kadar pek çok konuda farkındalık sağlayacak, velilerle etkileşimi artıracak, birleştirilmiş sınıflardaki öğrencilerde fark yaratacak eğitimlere başladıklarını anlatan Boyacı, şunları kaydetti:

“Köyler her zaman Anadolu’da medeniyetin ışığı oldular. Köylerden yetişenler, cumhuriyetle birlikte bugünün Türkiye’sinin değişimini yönlendiren, fark yaratan insanlar oldular. Bugün sayın Bakan’ın köyünde olmak bunun en önemli göstergesi. Bu köyden, bu okuldan çıkmış Ziya Hoca, Milli Eğitim Bakanı olmuş, biz istiyoruz ki daha nice Ziya Hocalar, nice mühendisler, nice öğretmenler bu köylerden yetişsin ve ilerlesin. Bu projeyle birlikte köylerde görev yapan öğretmenleri desteklemeye devam edeceğiz.”

Okumaya Devam
Advertisement