İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

MEB ilk kez Diyanet adına yurt dışına öğrenci gönderecek

Yayınlandı

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığının Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğünce yürütülen YLSY Programı kapsamında yurt dışında eğitim görmek isteyen adaylar, resmi burslu öğrenci sistemi (REBUS) üzerinden, https://rebus.meb.gov.tr internet adresinden 26 Ağustos’a kadar başvuru yapabilecek.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Selim Argun, öğrencilere resmi burslu statüde yurt dışında yüksek lisans ve doktora imkanı sağlayan program hakkında AA muhabirine bilgi verdi.

Tarih boyunca bütün devletler tarafından ilmi, akademik ve teknolojik gelişmelerden haberdar olmak amacıyla farklı ülkelere öğrenci gönderildiğini veya birçok amaca bağlı yabancı öğrenci kabul edildiğini belirten Argun, bu karşılıklı öğrenci hareketliliğinin günümüzde de yoğun bir şekilde devam ettiğini ifade etti.

Osmanlı’daki devşirme usulünün dahi bu çerçevede bir tür yabancı öğrenci hareketliliği olarak değerlendirilebileceğini ifade eden Argun, Sultan 2. Mahmut dönemi ile özellikle Batı Avrupa’ya çok sayıda öğrenci gönderildiğini kaydetti.

Argun, Türkiye Cumhuriyeti’nde ise 1929’da çıkarılan kanun kapsamında Milli Eğitim Bakanlığınca Türkiye’nin nitelikli insan kaynağı ihtiyacını karşılamak amacıyla akademik çalışmalar için yurt dışına öğrenci gönderilmeye başlandığını aktardı.

Bakanlığın bursuyla bu yıl 1115 öğrencinin yurt dışına lisansüstü eğitim için gönderileceğini söyleyen Argun, YLSY bursları kapsamında Diyanet İşleri Başkanlığına 49 öğrenci kontenjanı verildiğini bildirdi.

“Başkanlık personeli ve diğer vatandaşlar başvurabilecek”

Argun, Diyanet İşleri Başkanlığı açısından bu durumun devrim niteliğinde olduğunu ifade ederek, Başkanlık personeli ile diğer vatandaşların da programa başvurabileceğini duyurdu.

Yurt dışına gidecek öğrencilerin akademik çalışma yapabileceği alanlar hakkında bilgi veren Argun, şunları söyledi:

“Öğrenciler diğer ülkelerdeki dini yapıları inceleme, İslam hukuku ve fıkhı alanında yeni gelişmeleri takip etme, İslami finans, helal gıda sektörü, dini azınlıklar hukuku, din sosyolojisi, radikalleşme, azınlık fıkhı, biyoetik ve ibadet vakitlerinin tespiti, modern İslami akımlar, modern düşünce akımları, deizm ve ateizm gibi alanlarda çalışma yapabilecek.

Eğitimlerini tamamlayıp yurda döndüklerinde yurt dışında geçirdikleri sürenin iki katı kadar zorunlu olarak kurumda hizmet edecekler. Yüksek lisansını bitiren adaylar Diyanet İşleri Başkanlığı ve Din İşleri Yüksek Kurulunda uzman yardımcısı, doktora öğrenimini tamamlayıp dönen adaylar ise uzman olarak görev yapacaklar. Dolayısıyla iş garantisi olan cazip bir burs programıdır. İlanda belirtilen gerekli şartları haiz tüm adayların programa başvurmalarını tavsiye ediyorum.”

“Hiçbir kadronun boş kalmasını istemiyoruz”

Adayların Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika, Kuzey Afrika ve bazı İslam ülkelerinin de aralarında yer aldığı 35 bölgede akademik çalışma yapma imkanına kavuşacağını vurgulayan Argun, Diyanet İşleri Başkanlığına verilen hiçbir kadronun boş kalmasını istemediklerini dile getirdi. Argun, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu 49 kadronun hepsinin dolmasını, bu arkadaşlarımızın o ülkelere giderek evvela yabancı dillerini geliştirmek, yüksek lisans ve doktora tezlerini hazırlamak suretiyle oradaki bilgi ve tecrübe birikimini alıp ülkemize, kurumumuza getirmelerini ve katkı sunmalarını bekliyoruz. Kayıtlar açılmış durumda. Adayların Diyanet İşleri Başkanlığına değil Milli Eğitim Bakanlığına müracaat etmeleri gerekiyor. Bütün iş ve işlemler Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından takip edilecek. Oluşturulacak komisyonlar ve mülakat heyetlerinde Başkanlığımızı temsilen görevliler de olacak. Kazandıktan sonra da yine iş ve işlemler Bakanlık tarafından takip edilecek. Eğitim programı tamamlanıp ülkeye dönüldükten sonra kurumumuza alınacaklar ve hizmet süreci başlamış olacak.”

Dört yıllık fakülte mezunu, ALES’ten 70 ve üzeri puan alan, 1989 ve sonrası doğan vatandaşların başvuru yapabileceğini kaydeden Argun, “Bu vesileyle hem Sayın Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a hem de Bakanlığımız ve Başkanlığımızda konuyu takip ederek neticelendiren ilgili bürokrat arkadaşlarımıza teşekkürü bir borç bilirim.” ifadelerini kullandı.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Tatildeki tercihleri okullarını güzelleştirmek oldu

Yayınlandı

Yazar :

Ardahan

Ardahan‘daki 23 Şubat İlkokulu‘nun idarecileri ve öğretmenleri, yeni eğitim-öğretim döneminin başlamasına sayılı günler kala, öğrencilerine güzel bir eğitim ortamı hazırlamak için 18 derslikli okulun boyasını yapıp, kapıları ve dolapları onardı, duvarları resimlerle süsledi.

Kent merkezinde yer alan ve 20 öğretmenin görev yaptığı, 470 öğrencisi bulunan okulun müdürü Gürbüz Yıldız, müdür yardımcısı Kasım Akçay ve öğretmenler, öğrencilerinin temiz, düzenli ve daha güzel bir ortamda eğitime başlaması için tatilde olmalarına rağmen adeta seferber oldu.

Yıldız, Akçay ve gönüllü öğretmenler tarafından alınan malzemelerle okulda hummalı bir çalışma yapıldı.

Yaz tatilinde Ardahan’da kalan eğitimciler, okulun dış duvarından iç kısımlarına, sırasından öğrencilerin kullandığı dolabına kadar tüm bölümlerini boyayıp onardı.

Eskiyen eşyaları onaran, boyanacak alanları boyayan okul idarecileri ve öğretmenler, duvarları da resimlerle süsleyip öğrencilerine güzel bir ortam hazırladı.

Okulun müdürü Gürbüz Yıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, her yıl olduğu gibi gönüllü öğretmenlerden oluşan bir ekip oluşturup, bu işi birlikte severek yaptıklarını söyledi.

“Öğretmen arkadaşlarımla gurur duyuyorum”

Her tatil döneminde okulun eksiklerini kendi imkanlarıyla giderdiklerini vurgulayan Yıldız, şunları kaydetti:

“Biz her yıl bu işi severek yapıyoruz. Yaklaşık bir hafta önce öğretmenlerimizle tadilat ve tamirata başladık. İlk olarak eksik olan boyaları yaptık, panolar düzenlendi. Şu an hiçbir eksiğimiz yok. Sadece sınıfların düzenlenmesi ve temizlik işlemleri kaldı. Öğretmen arkadaşlarımla gurur duyuyorum. Çünkü yaz tatilini aileleri ile geçirmeyi değil, okulda çalışmayı tercih ettiler. Bu durum beni gururlandırdı.”

Velilerden Seyfettin Tekin, gönüllü öğretmenlerin çalışmasının örnek teşkil ettiğini dile getirerek, “Çocuğumu kayıt için getirdim. Öğretmenlerin okulu son hızla yeni döneme hazırlamaları bizi sevindirdi. Bunu kendi imkanlarıyla yapmaları da ayrıca önemli, çok mutlu olduk. Duyarlılıkları için teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Okul idarecileri ve öğretmenler, çalışmalarının sürmesine rağmen kayıt için gelen velilere de zaman ayırarak, okul hakkında bilgi verip ikramda bulundu.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

MEBden özel okul açılmasına yeni düzenleme

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, özel eğitim kurumlarına standartlar getirilmesi konusunda çalışma yürüttüklerini belirterek, “Kim okul açmaya ehildir, yetkindir anlamında bazı standartlar çalışılıyor, bunun yönetmeliği de bitmek üzere.” dedi.

Bakan Selçuk, katıldığı bir televizyon programında eğitim gündemine ilişkin soruları yanıtladı.

Emine Bulut’un eski eşi tarafından çocuğunun gözü önünde öldürülmesi olayıyla ilgili soruyu yanıtlayan Selçuk, bakanlık olarak olaya çocuğun gözünden bakmak zorunda olduklarını belirtti.

Bu konularda bir taraftan müfredat içerikleri bir taraftan da öğretmen ve ebeveynlere yönelik halk eğitim merkezleri aracılığıyla eğitimler düzenlediklerini, ulusal ve uluslararası kuruluşlarla ortak projeler üretildiğini dile getiren Selçuk, “Bu işin sosyolojik, antropolojik, ekonomik boyutu hepsinin birlikte değerlendirilerek topyekün bir bakış açısı, farkındalık geliştirme ihtiyacımız var. Milli Eğitim Bakanlığı olarak da tekil olarak da bu tür olaylarla bağlantılı sorumluluğumuzu sonuna kadar yerine getirmek için ama asıl daha küçük yaşlardayken kadın erkek eşitliği konusunda ve değerlendirmelerin daha rasyonel bir temele oturması hususunda birtakım çalışmalarımız var.” diye konuştu.

“Okullarda bilinçli fidan dikimi eğitimleri verilecek”

Orman yangınları ile ilgili bir soru üzerine de Selçuk, yangınların önemli bir kısmının bilinçsizlik ve neyin nerede, ne şekilde kullanabileceği konusundaki farkındalık eksikliğinden kaynaklandığını aktardı. Selçuk, konuya ilişkin, “Okuma parçalarında, sınıftaki tartışmalarda çeşitli hikaye kitaplarında bu konuların gündeme gelmesi, çeşitli videolarla kamu spotlarıyla farkındalığın artması konusunda hem Tarım ve Orman Bakanlığımız, hem Milli Eğitim Bakanlığımız ve ilgili diğer kuruluşlar çalışıyor.” dedi.

Bakan Selçuk, bu sene fidan dikimi konusunda çocukların var olanı korumakla ilgili bir bilinç geliştirmeleri ve yeni fidan dikerken daha şuurlu olmaları için de gayretleri olduğunu ifade etti.

“Risk taşıyan özel okullarla ilgili çalışma yürütülüyor”

Selçuk, İstanbul Halkalı’daki bir özel okulun, kısa mesajla kapatıldığını velilere duyurduğuna yönelik habere ilişkin değerlendirmesinde ise “Bu yıl özel eğitim kurumlarına standartlar getirilmesi konusunda çalışma yürütüyoruz. Özel okul açılabilmesi için fiziksel ve mekansal şartların ötesinde, kurumun yetkinliği ve yatırım sermayesiyle ilgili konularda bazı kriterler getirip bunlar doğrultusunda kim okul açmaya ehildir, yetkindir anlamında bazı standartlar çalışılıyor, bunun yönetmeliği de bitmek üzere.” bilgisini paylaştı.

Binlerce özel okulda çok az sayıda problem yaşandığını dile getiren Selçuk, “Sistemin bütünü üzerinden, bir okul üzerinden bütün özel öğretim kurumlarını, özel okulları yaftalarsak bu bir gereksiz güvensizlik oluşturur. Ama bu tür bir okul varsa da gereğini yapmak öncelikle öğretmenimizi, çocuklarımızı, velilerimizi mağdur etmemek için tedbir almak bizim sorumluluğumuz. Bu olayın da farkındayız.” ifadelerini kullandı.

Haberde sözü geçen özel okulla ilgili haftalarca önce soruşturmanın başlatıldığını bildiren Selçuk, ayrıca kapanma riski olan okullarla ilgili çalışma yürüttüklerini aktardı.

“Makbuz karşılığındaki gönüllü bağışları online izliyoruz”

Bakan Selçuk, okullara kayıt için “zorunlu bağış” ve “özel sınıf” iddialarına ilişkin de açıklamalarda bulundu.

Eğitimin ücretsiz olmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu ve adrese dayalı sistemde otomatik kayıt sisteminin bulunduğunu hatırlatan Selçuk, “Herhangi bir okulun, adresteki öğrencinin kaydını orada olduğu halde ‘yapmıyorum’ demek gibi bir şansı asla yok. Bize gelen şikayetlerden de biliyoruz ki bu tür yaşanmışlıklar var. ‘Hiçbir okulumuzda bağış alınmamaktadır’ diye bir şey doğru olmaz.” dedi.

“Özel sınıf açma konusunda bu okulların tamamında soruşturma başlattık.” bilgisini veren Selçuk, “Bir okulda ayrı bir sınıfı farklı bir şeye dönüştürmek bizim asla onaylamayacağımız bir şey.” ifadesini kullandı.

Selçuk, okullarda eğitim öğretimin kalitesinin artırılması için okul aile birliklerinin velilerden makbuz karşılığında aldıkları gönüllü bağışları da bir yazılımla online olarak izleyebildiklerini aktardı.

“Fen liselerinde profesörler eğitim verecek”

Bakan Selçuk, yeni eğitim öğretim yılı hazırlıklarını anlatırken yaz döneminde öğretmenlere yönelik onlarca eğitim programı düzenlediklerini söyledi.

Öğretmenlerin geliştirilmesi konusunda üniversitelerin eğitim fakülteleri ile ortak çalışmalar yaptıklarını dile getiren Selçuk, “Özellikle fen liselerinde fizik, kimya, biyoloji, matematik gibi dersleri üniversitelerden bazı profesörlerin vermesi konusunda bu sene ilk kez çalışmamız olacak” dedi.

“Liselerde yapay zeka dersleri başlayacak”

Yapay zeka konusunda büyük bir hazırlık yürüttüklerini bildiren Selçuk, makine öğrenmesi, büyük veri gibi konuların bakanlığın karar destek sistemlerinin içine girmesi, e-okul ve dijital altyapıda kullanılması için yürütülen çalışmalara değindi. Bakan Selçuk, ayrıca lise seviyesinde de yapay zeka derslerinin olması için hazırlık yürüttüklerini söyledi.

Selçuk, tasarım-beceri atölyelerinde kodlama eğitimlerinin verilmesi için de çalıştıklarını, bu çalışmaların birkaç sene içinde toparlanacağını vurguladı.

Açıklanan ortaöğretim programıyla ilgili 100’ün üzerinde kuruma yazı yazdıklarını, bu konuda çok güzel geri bildirimler geldiğini dile getiren Selçuk, böylece “Tarih seçmeli ders olacak” gibi bazı yanlış anlaşılmaları da önleme fırsatı bulduklarını kaydetti.

“Ödevimiz var, farkındayız”

Bakan Selçuk’a öğretmenlerin özlük hakları, atamaları gibi konulardaki iyileştirmelerle ilgili çalışmaların hangi aşamada olduğu da soruldu.

“Kısa vadede ücretli öğretmenlerin durumunu iyileştirmekle ilgili bir ödevimiz var, bunun farkındayız.” diyen Selçuk, “Ekonomik imkanlar elverdikçe bunu en kısa sürede hayata geçirmekle ilgili çabamız sürüyor.” açıklamasında bulundu.

Eğitim fakültelerinden her sene 40 bin dolayında yeni mezun verildiğini aktaran Selçuk, bu kontenjanı yüzde 10 düşürmekle ilgili YÖK’le mutabakat sağladıklarını bildirdi.

Pedagojik formasyonun kaldırılmasının amacını, “Bu sertifikayı alan herkesin atama beklemesi yerine atamaya hak kazanan öğretmenlere formasyonu yeni bir kimlik içinde vermek” olarak açıklayan Selçuk, “Yani hiç kimsenin formasyon alması gerekmiyor. Onu biz zaten halledeceğiz.” dedi.

“Okullardaki kurslarda merkezi sınav yapılacak”

Dershane sonrası döneme ait yapılan çalışmaları da özetleyen Selçuk, bakanlık olarak okullarda ücretsiz düzenlenen destekleme ve yetiştirme kurslarıyla ilgili yeni bir modelleme yaptıklarını ifade etti.

Bu kurslarda öğrencilerin yeteneğini, becerisini izlemek, ailelerine geri bildirim vermek gibi yenilikler olacağını vurgulayan Selçuk, bununla ilgili bir yazılım hazırlandığını bildirdi. Video kütüphane de oluşturduklarını hatırlatan Selçuk, bu kütüphaneye mobil ulaşımın da mümkün olacağını, böylece Türkiye’nin her yerinde Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na hazırlanabilmek için bir altyapı sağladıklarını söyledi.

Bakan Selçuk, “Bütün bu hazırlıklarımız, ortaokul ve lisede hafta sonu kurslarıyla da destekleniyor. Sonuçta bunu izlemekle ilgili merkezi sınav düzenleyeceğiz, bu yeni bir şey. Çocuklar bu kursları alırken verimle ilgili değerlendirme yapacağız.” bilgisini paylaştı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Çocuklara ümidi yeşertecek bir insan olarak bakın

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, çocukların ülke için birer umut olduğuna işaret ederek “Baba diyor ki çocuğunu gösterip ‘Bu bizim küçük, çok yaramaz, adam olmaz, tek okulu bitirsin yeter.’ Böylesi cümleler… Çocuk ilkokula yeni başlıyor baba bunu söylerken. Yavrudan ümidi, daha yolun başında kesmişler.” ifadelerini kullandı.

Paylaşımında Şirazlı Sadi’nin “Yaşlı biri günlerini tamamladığında, bir talihli de beşikten başını kaldırır.” sözüne yer veren Selçuk, şunları kaydetti:

“Bana göre her yeni doğan çocuk, hayata karışan, okula başlayan her çocuk bu ülke için bir umuttur. Ben bu umutla, bu umut için buradayım. Lütfen çocuklara, sizin bıraktığınız yerden, sizin bıktığınız yerden geçecek, sizin tükettiğiniz ümidi yeniden yeşertecek yeni bir insan olarak bakın. Ülke olarak bu umuda, bu ümide su gibi, hava gibi ihtiyacımız var.”

Okumaya Devam