İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

MEB, öğretmenler için otizm mesleki gelişim programı planladı

Yayınlandı

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Özel Eğitim Öğretmenleri Otizm Spektrum Bozukluğu Mesleki Gelişim Programına ilişkin, “Öncelikli olarak bin öğretmenimizin eğitici eğitimlerinin gerçekleştirilmesi ve akabinde ilk fazda 18 bin 443 öğretmenimizin, ikinci fazda ise 280 bin okul öncesi ve sınıf öğretmenimizin mesleki gelişim sertifika programına katılmasını planladık.” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), UNESCO Türkiye Milli Komisyonu ve Anadolu Üniversitesi’nin desteği ile yürütülen Özel Eğitim Öğretmenleri İçin Otizm Spektrum Bozukluğu Mesleki Gelişim Programı’nın tanıtım toplantısı, Yenimahalle ilçesindeki bir otelde yapıldı.

Bakan Selçuk, burada yaptığı konuşmada, özel eğitim ihtiyacı olan çocukların zihinsel, sosyal ve benzeri hayat becerilerini, bireysel farklılıklarını geliştirmenin ve onları destekleyerek toplumla bütünleştirmenin temel amaçlarından olduğunu belirtti.

Dünyada ve Türkiye’de otizm spektrum bozukluğuna ilişkin çalışmaların hızla ilerlediğine işaret eden Selçuk, bu alanda dünyadaki birikimle Türkiye’dekileri birleştirmek ve karşılaştırmak için çalıştıklarını vurguladı.

Selçuk, Bakanlık olarak son dönemde otizm spektrum bozukluğuna ilişkin birçok çalışma yürüttüklerine değinerek, “Engelli bireylerin ve ailelerinin yaşamlarını kolaylaştırmak için birçok tedbir aldık. Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği yayımlayarak gerekli mevzuat düzenlemelerini yaptık. Rehberlik ve araştırma merkezlerimizi güçlendirdik. Özel eğitim meslek okullarının sayısını da hızla artırmayı düşünüyoruz. Bu merkezler üretmenin, geliştirmenin ve birlikte çalışmanın odağı haline geliyor ve çocuklarımızın buradaki mutlulukları bizi de mutlu ediyor. Öğrenme güçlüğü olan çocuklarımızın çalışma yapabileceği destek eğitim odalarının da artırılması bir başka hedefimiz. Bu çerçevede son dönemde çok sayıda okulumuzda destek eğitim odalarını düzenledik.” diye konuştu.

Otizm konusunda toplumun ve tüm öğretmenlerin farkındalığının artırılmasını önemsediklerini vurgulayan Selçuk, “Bu anlamda Cumhurbaşkanlığı Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Bireylere Yönelik Ulusal Eylem Planı önem taşıyor. 2023 Eğitim Vizyonu hedefleri doğrultusunda öğretmenlerimizin, otizmli öğrencileri tanımlama ve eğitim süreçlerinde karşılaşacakları problemlerin çözümüne ilişkin birtakım bilgileri içselleştirmesini önemsiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

280 bin öğretmene mesleki gelişim sertifika programı

Ziya Selçuk, program kapsamında, sivil toplum kuruluşlarından, sendikalardan ve Anadolu Üniversitesinden temsilcilerin katılımıyla düzenlenen birçok toplantı sonucunda sosyal mutabakat metni hazırladıklarını anımsatarak, “Bu kapsamda, Özel Eğitim Öğretmenleri İçin Otizm Spektrum Bozukluğu Mesleki Gelişim Programı’nın eğitimleri İzmir’de düzenlendi. Öncelikli olarak bin öğretmenimizin eğitici eğitimlerinin gerçekleştirilmesi ve akabinde ilk fazda 18 bin 443 öğretmenimizin, ikinci fazda ise 280 bin okul öncesi ve sınıf öğretmenimizin mesleki gelişim sertifika programına katılmasını planladık.” ifadesini kullandı.

Bu çerçevede okul öncesi eğitim ve sınıf öğretmenlerinin otizmle ilgili farkındalığı ve birikiminin gelişeceğini kaydeden Selçuk, eğitimlerin dijital, somut içeriklerle desteklenmesi amacıyla “Özel Eğitim Öğretmenleri Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi” ve “Özel Eğitim Öğretmenleri Otizm Spektrum Bozukluğu Eğitimi Etkinlikleri” mesleki gelişim kitaplarının da hazırlandığını vurguladı.

Selçuk, uzaktan eğitim sistemi içerikleri ve program hazırlama konusundaki çalışmaları sürdürdüklerini belirterek, “Bundan sonraki hedefimiz, ülkemizde bulunan bu branşlardaki öğretmenlerimizin birikimini dünya standartlarına yükseltmek. Sadece özel eğitim öğretmenlerimizin değil, tüm öğretmenlerimizin bu konudaki farkındalığını yükseltmeyi hedefliyoruz.” dedi.

İlkokul, ortaokul ve lise düzeylerinde 16 mesleki gelişim programı ve 28 kitap hazırladıklarına değinen Selçuk, “Bu konuda geçtiğimiz aylarda bin 200 kadar rehber öğretmenimize özel bir eğitim verdik. Onları formatör olarak yetiştirdik. Onların da bulundukları illerde diğer öğretmenlerin eğitimiyle ilgili çalışmaları sürdürüyor.” bilgisini paylaştı.

Selçuk, engelli bireylerin ve ailelerin hayatını kolaylaştırmak için ellerinden geleni yapacaklarını vurgulayarak, şunları söyledi:

“Farklılıkların, zenginlik olduğu konusundaki vurgumuzu tekrar tekrar yineleyeceğiz. Bütün çocuklarımızın hep birlikte, eğitim ortamında zenginleşmesine, gelişmesine, büyümesine yönelik çabamız sürecek. Bu tür çalışmaları bir görev, mesai gibi değil, hayatın vazifesi olarak, çocukların bize verdiği ödev olarak yapmayı, gönülden yapmayı çok önemsiyoruz. Bütün kalbimizle çocuklarımıza ve onların eğitimlerine ilişkin bütün çalışmalara destek vermeyi çok değerli buluyoruz.”

“Anne babalar çocuklarının ekranla ilişkini kontrol etmeli”

Öğretmenlere ve ebeveynlere tavsiyelerde bulunan Selçuk, “Çocuklarımızın beslenmesiyle ilgili, dijital eğitim içerikleriyle karşılanması hususunda biraz daha dikkatli olunması için birbirimizi nezaketle uyaralım, bilgilendirelim, kitapları makaleleri paylaşalım.” dedi.

Selçuk, çocukların beslenmesinin önemine işaret ederek, şöyle konuştu:

“Literatürde, çocukların beslenmesi konusunda dikkat sergilendiğinde, çocukların 3-4 yaşına kadar ekranlardan uzak tutulması sağlandığında ve benzeri birkaç ana faktörde mesafe alındığında çok büyük bir ilerleme kaydedilebiliyor. Onun için anne babalardan çocuklarının beslenmesine dikkat etmelerini, ekranla ilişkilerini kontrol etmelerini istirham ediyorum. Bu konudaki yayınları takip etmelerini istiyorum. Bu konuda öğretmenler, öğrenciler, uzmanlar, anne ve babalar için yayınlar üretiyoruz ve ücretsiz olarak toplumla paylaşıyoruz. Bu konudaki dijital eğitim platformlarını da çok yakında hizmete sokacağız. Halihazırda olanları daha da genişleteceğiz.”

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı da mesleki gelişim programının ortak akıl, irade ve çabanın sonucunda oluşturulduğunu aktararak, emeği geçenlere teşekkür etti.

“Güçlü öğretmen, güçlü gelecek” mottosuyla yola çıktıklarını belirten Boyacı, öğretmen ve okul yöneticilerinin eğitimiyle özel öğrencilerin gelişimine katkı sağlamayı hedeflediklerini kaydetti.

UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Savaş Koparal’ın da konuşma yaptığı programa, Ankara Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar, MEB yöneticileri, eğitim sendikalarından temsilciler ve öğretmenler katıldı.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Yapay zeka mühendisliği için TUSAŞ ve TAIden eğitim desteği

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

 Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Haluk Özen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tıptan hukuka, istihbarattan savunma sanayisine kadar birçok alanda kullanılan yapay zekanın öneminin her geçen gün arttığını vurguladı.

Özen, Türkiye’de ilk olarak bu akademik dönemde başlatılan Hacettepe Üniversitesindeki Yapay Zeka Mühendisliği Lisans Programı’na 2019 yerleştirme puanına göre öğrenci alındığını anımsattı.

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinin, yaklaşık 1,5 ay önce, son 10 yılda Türkiye’deki tüm üniversitelerin yapay zeka konusundaki yayınlarını çıkardığını anlatan Özen, “Hacettepe, son 10 yılda Türkiye’deki bütün üniversitelerin arasında yapay zeka konusunda en çok çalışma yapan üniversite olarak belirlendi.” diye konuştu.

Dünyada hiçbir şeyin tesadüfen olmadığını belirten Özen, yapay zeka mühendisliği konusunda Hacettepe Üniversitesinin önünü açan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’a da teşekkür etti.

Prof. Dr. Özen, yeni açıldığından bu bölüme girecek öğrencilerin hangi dilimi kapsayacağını tam öngöremediklerini ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Tahminlerimiz vardı ama tam olarak bilemiyorduk. ÖSYM, son 15 yılda yaklaşık 1,5-2 milyon çocuğun en çok tercih ettiği 100 bölümün hangisi olduğuna ilişkin araştırma yaptı. Hacettepe Üniversitesinin Türkçe tıp, İngilizce tıp, diş hekimliği, bilgisayar mühendisliği, yapay zeka mühendisliği ve elektrik-elektronik mühendisliği sıralamada yer aldı. İlk kez bu yıl açılan yapay zeka mühendisliği bölümüne öğrencilerin hangi dilimden girdiği bu listeden anlaşılıyor. Yapay zeka mühendisliği için öğrencilerin yer aldığı dilim, bilgisayar ile elektrik-elektronik mühendisliği arasında oldu.”

Tıp Fakültesi Yıllık Akademik Kuruluna katıldığını anlatan Özen, “Müfredatımıza, bilgisayar mühendisliği ve yapay zeka bölümünden dersler alınacak, bununla ilgili paneller yapılacak. Ayrıca YÖK’e bu alanda lisans üstü çalışmalara olanak verecek programlar sunuldu. Yapay zeka bölümünün içinde de özellikle sağlık alanıyla ilgilenen bilim insanları ayrışarak özelleşme yolunda ilerliyor.” diye konuştu.

“Bugün için doktorun yerine geçmesi söz konusu değil”

Özen, yapay zekanın radyoloji, patoloji gibi alanlarda kullanılmaya başlandığına işaret ederek, “Ama bu ‘Artık doktor patoloji sonuçlarına bakmasın, yapay zeka yapsın.’ demek değildir. Yapay zekanın, en azından bugün için doktorun yerine geçmesi söz konusu değil. İşlevi ancak hekimin hatasını azaltarak insana hizmetin niteliğini artırmak, hekime yardımcı olmaktır.” dedi.

Robotik cerrahinin kullanıldığı ameliyatları da yine hekimlerin gerçekleştirdiğini vurgulayan Özen, ancak robotla bir elin 360 derece dönebilecek şekilde kullanılarak daha nitelikli uygulama yapılabilme şansının yakalandığını söyledi.

“Karşılıklı anlaşmalar imzalamanın da zamanı geldi”

Prof. Dr. Özen, yapay zeka mühendisliğinde eğitimciler için TUSAŞ ve TAI ile görüşmeler yaptıklarını anlatarak, “Bizim yerli ve milli uçak, helikopterlerimizi yapacaklar. Sayın (TUSAŞ Genel Müdürü) Temel Kotil ilk dersi üniversitemize gelerek verdi. Yapay zeka bölümündeki öğrencilerimize, tüm öğrenimleri boyunca, bizim Teknokent’teki ofislerinde çalışmak kaydıyla 1. sınıftan itibaren burs verildi.” diye konuştu.

ASELSAN’ın sağlıkta yerli tıbbi cihaz üretimi için harekete geçtiğini anımsatan Özen, sözlerine şöyle devam etti:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli dış finansman açığını, sağlıkta yapılan ithalat oluşturuyor. Bu nedenle yerli aşı, ilaç ve tıbbi cihaz üretimi, yerli uçak üretimi kadar stratejik alanlardır Türkiye Cumhuriyeti adına. Devlet üniversitesi olarak, bizler de bu alanlarda çalışmak, üretmek ve bunun ülkemizde yapılabilmesi için altyapıyı oluşturmakla yükümlüyüz. ASELSAN ve HAVELSAN ile daha önce de iş birliği yapıyorduk ama bugünden sonra iş birliğinin içine artık yapay zeka mühendisliği de girdi.

Açılış dersinde Doç. Dr. Temel Kotil, ‘TUSAŞ ve TAI olarak bizim daha 10 bin nitelikli mühendise ihtiyacımız var.’ dedi. Bu gerçekten çok büyük bir proje. Bu yatırımların meyveleri kısa vadede alınmayabilir ama yarın meyvelerin alınacağının habercisidir.”

Yapay zeka mühendisliği bölümünde okuyan öğrencilerin eğitimlerinin bir kısmını bu alanda öne çıkan yurt dışındaki üniversitelerde gerçekleştirmesi için iş birliği çalışması yapılacağını belirten Özen, “O konuda karşılıklı anlaşmalar imzalamanın da zamanı geldi.” açıklamasında bulundu.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Eğitimde Türkçe içerikli sanal gerçeklik teknolojisi dönemi başlıyor

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (ETÜ) Mütevelli Heyet Başkanı Başdanışmanı ve Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Teyfik Demir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un açılışını yaptığı EBULIZ VR-AR (Sanal ve Artırılmış Gerçeklik) Mükemmeliyet Merkezi’ne ilişkin bilgi verdi. 

EBULIZ adının Ismail Ebul-Iz Bin Razzaz El-Cezeri’den geldiğini ifade eden Demir, merkezin TOBB ETÜ, Exploristan, Southeastern Institute of Manufacturing Technologies (SIMT) ortaklığında açıldığını ifade etti.

Amerikan araştırma, danışmanlık ve bilgi teknolojisi şirketi Gartner’s Hype Cycle’da 2018 yılı başında ticarileşmesi en yüksek seviyede beklenen teknolojiler arasında sanal ve artırılmış gerçeklik teknolojilerinin gösterildiğini aktaran Demir, ABD’deki Silikon Vadisi’nde bulunan tüm sanal gerçeklik şirketlerinin arka planında SIMT’in bulunduğunu söyledi. Demir, bu nedenle 2 yıl süren görüşmeler neticesinde SIMT ile Türkiye’de ortak içerik geliştirilmesine yönelik anlaşma yapıldığını bildirdi.

K12 okullar için yazılımlar geliştirilecek

Teyfik Demir, merkezde sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik ve karma gerçeklik üzerine K12 eğitim yazılımları geliştirilerek eğitimin daha nitelikli, pratik ve etkileyici hale getirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.

Merkezde geliştirilecek içerik ve yazılımların Zspace, Oculus, Google Glass, Class VR, HTC VR gibi tüm donanımlarla çalışabileceğini belirten Demir, şu bilgileri verdi:

“Merkez, ilk olarak K12 okullar için yazılımlar geliştirecek. İlk defa Türk milli eğitim müfredatına uygun Türkçe hazırlanmış yazılımlar çıkacak. Böylece Türkiye, kendi milli müfredatına uygun yazılım geliştiren ve kendi dilinde eğitim için içerik hazırlayan dünyada 5. ülke konumunda olacak. Yapılan incelemelerde en yaygın kullanılabilecek donanım Zspace olduğu için Zspace ile özel bir anlaşma yapılarak içerikler ortaklaşa geliştirilmeye başlandı. Merkezimizin hedefi, ülkemizdeki tüm öğrenciler için erişilebilir donanım ve içerik geliştirmek.”

Projenin birinci aşamasında mühendislerin SIMT tarafından eğitileceğini ve devam eden bir yılda uzaktan eğitimi sürdüreceklerini anlatan Demir, bu aşamanın sonunda tamamı Türk mühendislerden oluşan 10 kişilik bir ekibin içerik geliştirme konusunda yetkin hale geleceğini aktardı.

Böylece eğitim içeriklerinin tamamının Türkçe ve Türk mühendisler tarafından geliştirilir hale geleceğini bildiren Demir, “TOBB ETÜ bu yeni merkezi, araştırma geliştirme faaliyetlerinde bir laboratuvar olarak kullanılacak. İkinci olarak da merkez, eğitim içeriklerinin deneyimlenmesi için bir ön gösterim ve çalışma merkezi olarak hizmet verecek.” bilgisini verdi.

Medikalden enerjiye kadar geniş kullanım alanı

Demir, iş güvenliği ve işçi sağlığı açısından verilecek eğitimlerle ilgili müfredatın da sanal ortamda verilebilecek şekilde geliştirileceğini belirterek, şunları kaydetti:

“K12 yazılımlar konusunda uzman 150 öğretmenden oluşan bir danışma kurulu tarafından milli müfredatımıza uygun içeriklerin senaryoları hazırlanıyor. Ayrıca, tüm AR-VR donanımları için ortak bir platform kuruldu. Bu yazılımlara ek olarak mesleki ve teknik eğitim ile özel eğitim alanlarında çalışmalara da başlandı. Üretilen eğitim yazılımları, akademisyenler, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri tarafından da kullanılarak akademik çalışmalara katkı sağlayacak. Ebuliz VR-AR Mükemmeliyet Merkezi’nde eğitim yazılımlarının yanı sıra medikal ve sağlık, ulaşım, endüstri ve üretim, savunma, uzay teknolojileri, coğrafi bilgi sistemleri ve enerji kaynakları alanında yerel yazılımlar üretilecek.”

Demir, Ebuliz VR-AR Mükemmeliyet Merkezi’nin tüm donanımlarla uyumlu olarak çalışabilen içerikler geliştiren dünyadaki ilk merkez olacağını sözlerine ekledi.

– Türkiye, TOBB ETÜ bünyesinde açılan EBULIZ VR-AR Mükemmeliyet Merkezi’nde geliştirilen artırılmış gerçeklik yazılımlarıyla milli müfredata uygun yazılım geliştiren ve kendi dilinde eğitim içerikleri hazırlayan dünyada 5. ülke konumuna yükselecek 
– TOBB ETÜ Mütevelli Heyet Başkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Teyfik Demir: 
– “Üretilen eğitim yazılımları, akademisyenler, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri tarafından da kullanılarak akademik çalışmalara katkı sağlayacak” 
– “Eğitim yazılımlarının yanı sıra medikal ve sağlık, ulaşım, endüstri ve üretim, savunma, uzay teknolojileri, coğrafi bilgi sistemleri ve enerji kaynakları alanında yerel yazılımlar üretilecek” 

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Öğretmenlere akıllı teknoloji ve yazılım geliştirme eğitimi verilecek

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğretmenler yetkinse çocukların yetkin olma potansiyelinden söz edilebileceğini belirterek, “Eğer çocuklarımız yetkin öğretmenlerle, bu çağın cevabını verebilen yetişkinlerle karşılaşırlarsa o zaman onlar için daha farklı ufukların açılması işten bile olmayacaktır.” dedi.

Selçuk, Sheraton Otel’de yapılan Akıllı Teknolojiler ve Yazılım Geliştirme Mesleki Gelişim Programı tanıtımında, organik olan ile dijitalin bütünleştiği bir çağda yaşandığını belirtti.

Ağ yönetimi, siber güvenlik, yapay zeka ve makine öğrenmenin sıradanlaşarak günlük hayatta kullanılan alet ve araçlara dahil olmasının, teknolojinin ne kadar olağanlaştığını gösterdiğini ifade eden Selçuk, ilkokuldaki öğrencilerin “Büyünce ne olacaksın?” sorusuna verdikleri yanıtlardaki birçok mesleğin, iş hayatına atıldıklarında olmayabileceğine dikkati çekti.

Akıllı teknolojilerle ilgili, öğretmenler için Cisco ile beraber düzenlenen eğitimlerin, aslında öğrenciler için yapıldığına işaret eden Selçuk, şunları kaydetti:

“Öğretmenler yetkinse çocukların yetkin olma potansiyelinden söz edebiliriz. Eğer çocuklarımız yetkin öğretmenlerle, bu çağın cevabını verebilen yetişkinlerle karşılaşırlarsa o zaman onlar için daha farklı ufukların açılması işten bile olmayacaktır. Öğretmenlerin alacağı sertifikalar, öğrencilerin de uluslararası sertifikalara yöneltilmesi, özellikle lise öğrencilerimizin ağ yönetimi, siber güvenlik, nesnelerin interneti, yapay zeka, robotik alanlar, otomasyon gibi birçok alanda uluslararası sertifikalar almasını çok önemsiyoruz. Lisedeki derslerle yetinmeyip eğer bu sertifikaları alırlarsa çok daha gelişme fırsatı bulabilecekler ve sertifikaları biriktirerek dünyanın birçok ülkesinde çalışma imkanı bulacaklardır.” 

Öğretmenlere akıllı teknoloji ve yazılım geliştirme eğitimi verilecek

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü ile Cisco Network Akademi iş birliğinde hazırlanan program kapsamında; dijital çağda, çocukların teknolojiyi etkin kullanan, yetkinlikleri güçlü, iş dünyasının ihtiyacı olan becerileri kazanmış bireyler olarak yetişmesi amacıyla öğretmenlere, akıllı teknoloji ve yazılım geliştirme eğitimleri verilecek. Öğretmenlere bilişim ve teknoloji alanında çağın taleplerine uygun şekilde yetkinlik kazandırılmasının hedeflendiği programda, öğretmenlerin, disiplinler arası bir yaklaşımla yazılım, nesnelerin interneti, ağ yönetimi ve siber güvenlik konularındaki bilgi ve becerilerini artırmak da amaçlanıyor.

Ulusal ve uluslararası akredite mesleki gelişim programının pilot eğitimleri, 18-22 Kasım’da Ankara ve İstanbul’da gerçekleştirildi. Programın ilk etabında “Python” eğitimi açılarak 1032 öğretmen 8 haftalık eğitime alındı.

Program kapsamında açılan ağ yönetimi, nesnelerin interneti ve siber güvenlik eğitimleriyle 19 bin bilişim teknolojileri öğretmeni öncelikli olmak üzere toplam 1 milyon öğretmene ulaşılması hedefleniyor.

Okumaya Devam