İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Liseliler uluslararası diploma için yarışacak

Yayınlandı

Ankara

AA kamerası, Türkiye’de IB programında ilk mezunlarını veren Türk Telekom Sosyal Bilimler Lisesi‘nin “IB” sınıflarında verilen dersleri görüntüledi.

Konuya ilişkin bilgi veren Okul Müdürü Mehmet Emin Ergün, IB programının 16-19 yaş arası öğrenciler için hazırlanmış, geniş kapsamlı, üniversite öncesi iki yıllık bir program olduğunu söyledi. Ergün, “IB, öğrencileri, üniversitede ve sonrasındaki yaşamlarında başarılı olmaları için hazırlayan, final sınavlarının bulunduğu, akademik olarak zorlayıcı ve dengeli bir eğitim programı. Öğrencilerin entelektüel, sosyal, duygusal ve fiziksel esenliğini sağlayacak özellikler taşıyor.” dedi.

Bakaloryayı uygulayan üç devlet lisesinden biri

2004-2005 eğitim öğretim yılında Türkiye’nin ikinci sosyal bilimler lisesi olarak eğitim hayatına başlayan Ankara Türk Telekom Sosyal Bilimler Lisesinde 2016-2017 eğitim öğretim yılından itibaren IB programının uygulanmaya başlandığını aktaran Ergün, “Bakalorya’yı Türkiye’de uygulayan yaklaşık 50 okul arasındaki üç devlet lisesinden ikisi İstanbul’da bulunuyor. Ankara’daki IB uygulayan tek lise, Türk Telekom Sosyal Bilimler Lisesi.” bilgisini verdi.

Ergün, IB programından Kasım 2018’de verdikleri ilk mezunların, yüzde 60’ın üzerinde başarı elde ettiğini aktardı.

25 Mayıs’ta 9. sınıflar arasında “IB Kabul Sınavı” düzenleneceğini bildiren Ergün, “9. sınıfı geçmiş bütün liselerden öğrenciler, bu sınava katılabilir. Sınavda öğrencilerimize bir notlandırma değil bir durum tespiti yapıyoruz. Eksikliği olan öğrenciler için yaz kursları düzenleyeceğiz. Bakalorya için devlet okulları kar amacı gütmediği için oldukça uygun bedel ile bu eğitimleri yürütüyoruz. Ankara Türk Telekom Sosyal Bilimler Lisesinde dışarıdan sınava katılacaklar için okulun web sitesindeki formu doldurmak gerekiyor.” dedi.

Uluslararası diploma şansı

IB programı öğretmenlerinden Uğur Temiz de buradan mezun öğrencilerin, uluslararası geçerliliğe sahip diplomaya sahip olduğunu dile getirdi. Temiz, böylece bu öğrencilerin dünyanın saygın üniversitelerinde ve Türkiye’deki vakıf üniversitelerinde tam burslu veya değişik oranlarda burslu okuma hakkı elde ettiklerini vurguladı.

Temiz, öğrencilerin, okuldaki program kapsamında toplum hizmeti çalışmalarını da yürüttüklerini anlattı.

Kıvanç Taş da TEOG’dan 470 puan almasının ardından, Anadolu lisesi için hazırlık yaptığı sırada IB programının uygulandığı liseden haberdar olduğunu anlattı. Taş, buradaki eğitim farkının edebiyat, matematik gibi derslerin hayatla iç içe geçirilmiş müfredattan oluştuğunu söyledi.

IB ile öğrencilere çok farklı bakış açıları kazandırıldığını dile getiren Taş, hedefinin mühendislik olduğunu ve Almanya’da eğitimine devam etmeyi planladığını söyledi.

Programda İngilizce ve Almanca olmak üzere iki dil öğrendiklerini aktaran Taş, “Sosyal Bilimler Lisesinde IB programı denilince bu öğrencilerin hepsinin tarihçi ya da hukukçu olacağı anlamına gelmiyor. Okulumuzda tıp ve diş hekimliği fakültesine giden öğrenciler bulunuyor. IB’de neredeyse bir fen lisesi öğrencisi kadar biyoloji gibi dersler alıyoruz.” bilgisini paylaştı.

Taş, “Bu okul, bu program, sana ne kazandırdı?” sorusunu “Sanırım hayat deneyimi kazandırdı.” diye yanıtladı.

Dünyada 4 bin 500 okulda uygulanıyor

Uluslararası ortak bir lise müfredatı oluşturmak ve üniversiteye girişte tüm dünyada ortak bir kriter kullanmak amacıyla 5 kıtada 150 ülkede 4 bin 500 okulda IB Diploma programı uygulanıyor.

Program ile açık fikirli, araştırmacı, bilgili, dengeli, duyarlı, eleştirel düşünen, iletişim kurabilen, ilkeli, kendisinin farkında ve risk alabilen bireyler yetiştirilmesi hedefleniyor.

Öğrenciler, bu programda problem çözme, iletişim kurabilme, kendini yazılı ve sözlü ifade edebilme, eleştirel yaklaşım, yaşayarak öğrenme ve araştırma becerileri kazanıyor.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Bizim çıtamız Paris, New York, Londra

Yayınlandı

Yazar :

Afyonkarahisar

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Afyonkarahisar diğer illere göre daha iyi olabilir. Fakat çıtamız diğer iller değil, bizim çıtamız Paris, New York, bizim çıtamız Londra. Eğer böyle düşünürseniz, bizim çocuklarımız dünyada kiminle yarışıyor diye bakarsanız o zaman yapmamız gereken çok işin olduğunu görürüz.” dedi.

Selçuk, Afyonkarahisar Belediyesini ziyaret etti. Daha sonra bir restoranda düzenlenen, eğitime katkı sağlayan hayırseverlere belge takdim törenine katılan Selçuk, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin artık bir şekilde hayırseverlik meselesini daha da yükseltmek zorunda olduğunu söyledi.

Hayırseverliğin sadece maddi katkıda bulunma meselesi olmadığını belirten Selçuk, bunun bir toplumun manen birleşmesi, bütünleşmesi ve toplumun milletleşme sürecinin hızlanmasında faydası bulunan bir husus olduğunu vurguladı. Selçuk, “Bundan dolayı da herkes hayırsever olamaz. Herkesin parası olabilir ama herkes hayır yapamaz. Allah nasip etmez. Bu nasip, kısmet meselesi. Sizlerin şimdiye kadar yaptığı ve bundan sonra yapacağı bütün hayırların, tüm çocuklarımızın gözündeki ışıltıyı, parlaklığı artıracağının farkındayız.” diye konuştu.

“Çocuklarımızın bütünsel olarak yetişmesine hizmet etmek istiyoruz”

Selçuk, bir süre önce Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile Dolmabahçe Sarayı’nda yaklaşık 140 iş insanıyla bir araya geldiklerini aktaran Selçuk, şöyle devam etti:

“Tasarım Beceri Atölyeleri dediğimiz, eğitim sistemimizin bir şekilde sıçrama tahtası olacak bir atölye yaklaşımını, iş yaklaşımını, üretme yaklaşımını içine alan bir projemiz var. Bizim çocuklarımız sadece A, B, C, D yazarak, kağıt üzerinde bir eğitim görme deneyimi yaşıyorlar. Ama eğitim dediğimiz şey bütünsel, komple bir kurum. Yani bir çocuk şahsiyet terbiyesi, duygu terbiyesi almazsa, aletlerle uğraşarak fiziksel bir terbiye almazsa, sanatla, sporla uğraşarak bir kişilik geliştirme terbiyesi almazsa tek yanlı yetişmiş olur. İşte bu atölyeler marifetiyle çocuklarımızın bütünsel olarak yetişmesine hizmet etmek istiyoruz. Afyonkarahisar diğer illere göre daha iyi olabilir. Fakat çıtamız diğer iller değil, bizim çıtamız Paris, New York, bizim çıtamız Londra. Eğer böyle düşünürseniz, bizim çocuklarımız dünyada kiminle yarışıyor diye bakarsanız o zaman yapmamız gereken çok işin olduğunu görürüz.”

“Yani tam sıçrama aşamasında”

Afyonkarahisar’ın bugünkü ekonomik ve sosyal birikimi düşünüldüğünde tıpkı bir uçağın tam kalkışa hazır olduğu noktada bulunduğunu dile getiren Selçuk, “Ne diyorlar buna pilotlar, ‘take-off’ aşaması diyorlar, yani tam sıçrama aşamasında. Afyonkarahisar da böyle bir sıçrama aşamasında. Ya yeni bir vizyon ve paradigmayla farklı bir üretim, ticaret, eğitim modeline doğru geçeriz ya da mevcut geleneksel uğraşımızla devam edip 3’ü 4 yaparız, 4’ü 5 yaparız.” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖKten turizm fakültelerine iyileştirici düzenleme kararı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, turizm fakültelerine ve yüksekokullarına yönelik bir dizi iyileştirici düzenleme yapmayı planladıklarını bildirdi.

Prof. Dr. Yekta Saraç, Twitter hesabından yaptığı paylaşımında, Turizm Fakülteleri Dekanlar Konseyi (TURDEK) ile YÖK’te bir araya geldiklerini aktardı.

Turizm fakültelerindeki eğitim ve öğretimle ilgili meseleleri müzakere ettikleri yararlı bir görüşme olduğunu vurgulayan Saraç, “Önümüzdeki yıl turizm fakültelerimiz ve yüksekokullarımıza yönelik olmak üzere, birlikte bir dizi iyileştirici düzenleme yapmayı planlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Okul Gıdası logosunun kullanım detayları belli oldu

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Tarım ve Orman Bakanlığının “Okul Gıdası Logosu Uygulaması Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ”i, 16 Eylül’de yürürlüğe girmek üzere Resmi Gazete’de yayımlandı.

Buna göre, Okul Gıdası logosu kullanımının uygulanmasında Tarım ve Orman, Sağlık ve Milli Eğitim bakanlıkları iş birliği yapacak.

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren kantin, kafeterya, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde satışa sunulacak hazır ambalajlı gıdalarda “Okul Gıdası” logosu yer alacak.

Logo, Tarım ve Orman Bakanlığından işletme kayıt/onay belgesi alan gıda işletmecileri tarafından, belirlenen kriterlere uygun olarak üretilen hazır ambalajlı gıdalarda herhangi bir başvuruya gerek kalmaksızın kullanılabilecek. Buralarda satılacak hazır ambalajlı gıdalar, Türk Gıda Kodeksi’ne de uygun olacak.

Eğitim kurumlarında satışı uygun olmayan gıda ve içeceklerde Okul Gıdası logosu bulunamayacak. Bakanlıklar tarafından okullara dağıtımı yapılan okul sütü, okul üzümü ve benzeri bedelsiz ürünlerde de logo kullanılacak.

Logo

Ambalaj üzerinde yer alacak logonun çapının, en geniş yüzeyi 80 santimetrekareden büyük olan ambalajlarda veya kaplarda 2,5 santimetre, 25 ile 80 santimetrekare arasında olanlarda 2 santimetre ve 25 santimetrekareden küçük olanlarda 1,5 santimetre olması gerekecek.

Okul Gıdası logosunda yer alan yazı karakterleri ve şekiller, etikette kullanılan zeminle kontrast oluşturacak şekilde kullanılacak.

Okullarda satışa sunulacak gıdalara ilişkin talep ve öneriler Tarım ve Orman Bakanlığı başkanlığında 3 bakanlığın 2’şer temsilcisinden oluşan komisyonca alınacak.

Denetimler

Okul Gıdası kriterleri, Milli Eğitim Bakanlığı aracılığıyla gıda işletmelerine bildirilecek. Okul/kurum müdürlükleri, bünyelerinde faaliyet gösteren gıda işletmelerinin belirtilen kriterlere uyum sağlayıp sağlamadıkları konusunda gerekli denetimleri yapacak.

Tarım ve Orman Bakanlığınca yapılan denetimlerde, Okul Gıdası logosu bulunmayan veya logo bulunduğu halde belirlenen koşullara uygun olmayan gıda satışı yapan işletmeler tespit edildiğinde gerekli tedbirlerin alınması için aylık olarak Milli Eğitim Bakanlığı il/ilçe müdürlüklerine iletilecek.

Bakanlıklar belirlenen usul ve esasların uygulanmasında Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) ile iş birliği yapabilecek. Bu kapsamda TGDF, gıda işletmelerinin logo kullanımına uyum sağlamalarına ilişkin süreçte gıda işletmelerinin bilgilendirmesini sağlayabilecek.

İlgili bakanlıklar, gerekli görülen durumlarda diğer sivil toplum kuruluşlarıyla da iş birliğine gidebilecek.

Tebliğ, Bakanlığa bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren yemekhaneleri kapsamayacak.

Okumaya Devam